(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Children's Library | Biodiversity Heritage Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "ibn Arabi Futuhat-i Mekkiye"

ONSOZUMUZ 

Muhterem okuyuculanm, Aziz Musliimanlar! 

Himmetleri varolsun bir 90k miinevver din adamlarimiz bu 
memleketin yarim asra yakla§an dini ilimlerdeki aksayan ve 
gerileyen bilgileri telafi etmek icin bir 90k faydali eserleri telif 
ve terceme ederek tarihi boyunca Allah'ma, Resuliine ve vata- 
mna devletine kalben bagli ulan mtistakbel ve dindar Turk 
gencliginin hizmetine vermis, bulunmaktadir. §u nokta iyice bi- 
linmeliki Allah'siz ve imansiz bir kiitle hie bir zaman payidar 
olamaz. Vatanin yiikselmesi, ya§amasi, ve payidar olmasi an- 
cak saglam bir akide kalpte ya§atilan kuvvetli bir iman ve Al- 
lah a§kiyle mumkun olur. 

Bilhassa dinimizin getirdigi ilahi kanunlar ve hiikiimler, 
yalmz musliimanlar icin degil biitiin diinya icin bir nur ve rah- 
met olmu§tur. Bilhassa Tiirkler bu dine biitiin varhklariyle sa- 
rildiklarmdan, ve ahkamim amel ettiklerinden dolayi vatan te- 
sis etmi§ler ve biiyiik bir imparatorluk ve medeniyyet kurmu§- 
lardir. 

Resulullah efendimizin hayirh timmetlerinden ve en ba§ta 
gelen fedakar bir kiitle olmu§lardir. §u cihet acikga biliniyor ki 
islamiyet cahsmayi emreder, islamiyet giizel ahlaki emreder, 
islamiyet ataleti, tenbelligi, manasiz ham taassubu red eder. 
Islamiyet diinya ve ahiret huzuru ve Mutlulugunu temin eder. 
Islamiyet tecaviizii (yerine gore) red eder, islamiyet bari§i se- 
ver, islamiyet her tiirlii ilim ve fende ilerlemeyi emreder, isla- 
miyet bid'at ve hurafeleri kabul etmez, islamiyet zuliim ve zor- 
baligi §iddetle red eder. islam' da adalet ve hukuk vardir, is- 
lam' da kolelik yoktur. 

Biitiin bunlardan anladigmuza gore Islamiyet dort ba§i ma- 
mur bir dindir. i§te bu zayif ve naciz arkada§imz da icleri 



6 Fiituhat'i Mekkiye 

imanla dolu memleket cocuklarmm hizmetine islam'm en bii- 
yiik mutasavviflarmdan §eyh Miihiddin-i bin Arabinin Miielle- 
fatmdan olan Fiituhati Mekkiyeyi terceme edip sunmakla §eref 
duyar, 

Muhterem okuyucularim! Sizlere sundugumuz bu eser hak- 
kmda biraz bilgi verelim. Bu muhterem zatm hay at hikayesini 
tafsilatiyle kitabmuzm sonunda bulacaksimz. Kendisi Ispanya 
kitasimn Endiiliis 'tinde diinyaya gelmi§ hicaz araplarmm en 
Asil bir ailesine intisabi vardir. Bu Aile comertligiyle, soz ve 
ahitleriyle, §airligiyle tin almis. bir aile idi. Abbasi Devletinin 
kurulmasiyle §am Emeviye devletinin yikilmasi takibata ugra- 
yanlardan bazi kiitleler, magribe iltica ederek oradan Ispan- 
ya'ya gecmi§ler Endiiliis Emeviye devletini kurmu§lardi. 

Tank bin Zeyyad, Musa bin Na§ir gibi Islam kahramanlan, 
cebeliit-tarik bogazim gectikten sonra gemilerini yakarak ma- 
iyyetlerine ya oliim veya yasamak icin miicadele ruhunu alev- 
lendirmi§ ve Islam'm Ispanya'ya tutunup kalmasma ve yayil- 
masma sebep olmu§lardir. 

I§te Islam fiituhati ispanya'da geni§lemis, Abdiirahman Ga- 
fiki kumandasmdaki Islam ordulari Pireneleri a§arak Fran- 
sa'yi dahi tehdit ederek, Puvatya'ya kadar varmisjardir. 

I§te bu Muazzam fiituhati Bati'dan Araplar, Dogudan da 
Tiirkler tamamlami§ olsalardi, bugiin icin biitiin Avrupa Islam 
iilkesi haline gelirdi. I§te bu olay, Ispanya'da kurulan Endiiliis 
Islam devletinin sekiz buguk asra yakm payidar olmasma se- 
bep olmu§ muazzam Islam medeniyetinin dogmasma amil ol- 
mu§tu. 

Avrupa o devirlerde cehalet icinde ve §6valyelik ya§antismi 
ya§arken Ispanya'da §ehirler kuruluyor, kiitiiphaneler tesis 
ediliyor, alimler yeti§iyor, saraylar, hastahaneler, imaret hane- 
ler, camiler, mescidler, hamam. lar, yollar yapiliyor. ilme susa- 
mi§ binlerce talebe Avrupa'dan, Afrika'dan, Asya'dan oraya 
akin ediyor, ve feyizlerini ahyorlardi... Tib, Astronomi, yapi 
ilimleri tarih cografya, edebiyat, ve bilhassa dini ilimler, fikih, 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 7 

hadis, felsefe, mantik, gibi ilimler oldukca gelismi§, ve biiyiik 
alimler yetismi§ 7 bunlarm yazdiklari binlerce eser, kiitiiphane 
raflarim doldurmu§tu. 

Esefle arz' edeyim ki, bu gtin icin bu Islam diyarmda, tarihi 
bir kac kalmtidan ve o muazzam medeniyetin cansiz yapilarm- 
dan baska bir §ey kalmami§tir, Avrupa'da Ronesansin dogmasi- 
mn birinci amillerinden biri Endulus Islam medeniyyetidir. 
Bin bir terceme ve telif eserlerle dolu kutiiphaneler, yagma 
edilmis, yikilmis. ve yakilmi§, Islam halki da kihctan gecmlmi§, 
ve son olarak sahillere dogru kagi§an Musliimanlan da Barba- 
ras Hayrettin pa§a kurtararak Cezayir'e gbtiiriip yerle§tirmi§, 
ve boylece Endulus Islam devleti de bunca asirdan sonra, dii§- 
tiigii sefahat ve Ahlaksizligm, bir birini cekememezligin cezasi- 
m agirca 6demi§ti. Son hukiimdarlarmdan uciincii Abdurrah- 
man bu muazzam Islam diyarimn pargalanmasi ve yok olmasi 
acisiyle aglarken, faziletli annesi ogluna §6yle hitap etmistir: 

Agla goziim agla hicran yara§ir 

Vatansiz erkege zindan yara§ir 

Boylece Islam'm arasma nifak, adaletsizlik, zuliim tefrika, 
girmesi Allah, Kur'an ve Peygamberi yolundan ayrildigi icin bu 
azamet qokmeye ba§lami§, ve bilhassa ilimden uzakla§ma keyif 
ve sefaya, sefahate meyletme koca Endiiliis Islam medeniyeti- 
nin yok olmasma sebep olmu§tur, Bu bizler icin bir ders olmali, 
seciye ve ahlakimizi saglam tutmali, orf ve adetlerimizi bin yil- 
lik tarihimizi sarsacak, ahlaki diiskunliiklerden uzak kalmali- 
yiz, tarih bir dersi ibrettir, koca Imparatorlugumuzdan bize 
emanet kalan anadolu, ancak kuwetli bir seciye ve ahlak, sag- 
lam bir akide ve iman, ve durmadan cah§mak, ve ilme fenne 
baglanmakla bu vatam ve §iiheda diyarim koruyabiliriz. 

Muhterem okuyucularim! I§te bu kitabm yazari bbyle bir di- 
yarda dogmu§ yeti§mi§, zamanimn biiyiik mutasavviflarmdan 
biriydi. Hayati boyunca eser yazmi§, talebe yeti§tirmi§ dogu ve 
batiyi dola§mi§, adi biitiin cihana ve Islam ulkelerine yayilmi§ 
ve itibar gormu§tu. 



8 — — Fiituhat-i Mekkiye 

Fiituhati mekkiyesini hicazda yazmis,, ve hocasma ithaf et- 
mi§ti. Tahminen 2800 sahife tutan bu muazzam eser, gayet ka- 
pah, zor bir dil ve lisan iizerine ve iislubu ile yazilmi§tir. Ciim- 
leler arasi, ba§langic ve sonu hie. bir §ekilde noktalanmami§ ve 
aynlmamis.ti. Agir tasavvufl fikir ve miinaka§alarla lebaleb do 
ludur. 

Mana ve fikir bakimmdan bu eserde iic yon goriilmektedir, 

1 — Kendi §ahsiyyeti ve ermi§ligi ve fikirleri, 

2 — §eriat ve Ahkam yoniinden diisunceleri ve tavsiyeleri, 

3 — Tasavvufl §iirleri. 

Qa§adigimiz giinlerin, zorlugu, hayatm agir olmasi, bir insa- 
nin vakit bulup tig bine yakm Agir manah, ve herkesin hazim 
edemiyecegi, bu eseri okumaya vakit bulmamasi yoniinden ve 
Ahkam §eriat kisimlarmda, Islamda oturmu§ ve yerle§mi§ ol- 
masi bakimmdan, bizler bu buyuk zatm tasavvufl diisunceleri- 
ni, yani Allah ahiret ve din telakkisini, nazara alarak, bu ese- 
rin faydah ve en bnemli muglak kisimlarim niiisliiman karde§- 
lerimize yarayacak ve anlayacak bir dille terceme etmeye ka- 
rar verdik, ve arz ettigim gibi diger kisimlannm tercemesinden 
sarfi nazar ettik. Gayemiz bu §ahsiyetin buyukliigunii, ermi§li~ 
gini, miisluman halkimiza anlatmak ve tamtmaktir. 

Qok kiymetli okuyucularim! Geceli gunduzlii cah§arak 
mumkiin mertebe yanh§ yapmadan bu §ahsiyyetin fikriyyat 
mumkiin mertebe yanhs, yapmadan bu §ahsiyetin fikriyat kis- 
mini cikarmak igin, be§ ay ugra§tim, §airligim olmadigi halde, 
bazan §eyhin ruhaniyetinden ilham alarak bir kac kiymetli §i- 
irini yerine gore ve kendi §iirine sadik kalarak, tiirkceye cevir- 
dim, bunda hece veya aruz vezni diye bir sanat yokur, yalniz 
aslma uygun bir mana vardir. 

Tarn kemal sahibi Hazreti Allah oldugu icin benimde mu- 
hakkak bir cok kusur ve noksanlarim vardir ve olacaktir. Ter- 
ceme sirasmda yegane dikkat ettigim nokta ifadenin aslma sa- 
dik kalmak olmu§tur. Qiinku bu eser bir biriyle celi§en fikirleri 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 9 

kapsadigi igin bunlari bugiinku sagma terimlerle ve uydurma 
kokii olmayan kelimelerle bu giinkii tiirkgemizde ifade etmek 
imkansizdir. Bu sebeple biraz eski birazda yeni tiirkgedeki 
oturmu§ ve yerini bulmus, terim ve kelimeler kullanarak mak- 
sadimizi anlatmaya gahs,tik. Kitabimizm sonunda burada ge- 
gen bazi kelime ve istilahlarm turkge olarak kisa bir lugatcesi- 
ni koydum. 

Bu kitabm tercemesine ba§lamadan evvel uzun uzun dii- 
§umdum, daha dogrusu cesaretim yoktu, biiyuk §eyhin ruhani- 
yetinden gekiniyordum. Hata yapmaktan korkuyordum. Fakat 
Allah'm inayeti bana yeti§ti, riiyamda bu ulu zatm bana sesle- 
nerek beni anadolu cocuklarma ve halkma tanit, ben onlari se- 
vering vaktiyle o diyarlari da ziyaret etmis.tim. Mevlana gibi 
bir talebem vardir, diye seslenmesi bana bu kitabi tereceme et- 
meme, ve bilhassa beni tamyan Allah sever vatanda§lanmin ve 
hususiyle §akir Hoca Kitabevi'nin maddi ve manevi te§vik ve 
destegiyle bu eserin tercme ve tabma tevessiil edilmi§tir. Zatm 
rizasim kazanmi§ isek ne mutlu bizlere. 

Muhterem karde§lerim! Bu kitabi okurken bir masal veya 
uydurma bir hikaye veya bir vehim mahsulu ve maksadiyle ya- 
zildigmi zan etmeyin, bu zat gercek olarak mirac sahibi bir ev- 
liyadir. Allahii tealanm, Evliyalari icin Kuranmda zikrettidigi 
gibi onlari big bir korku ve endi§e tutmaz, buyururlar. Biitun 
imbatlarmi Kur'an ayetlerinden, hadislerden ve kendisinin 
manen olan Esrasmdan almi§, gordugunti bildigini, duydugu- 
nu yazmis, ve anlatmi§tir. Hadisleri iyi bilenler ve biiyiik zatla- 
nn ba§ta Peygamberimiz oldugu halde naklettikleri rivayet ve 
hadislerden bu zatm dogru ve gergekgi oldugunu anlar ve tas- 
dik ederler. 

t§te bu sebeple zamanmm ham dii§uncelileri, bu zati zmdik- 
hkla, veya peygamberlik iddiasiyle ling etmeye kalkmi§ Hak 
teala onu her defasmda korumu§tur. Kendisi su katilmadik bir 
gergekgi idi. Ve hatta Nasihat babasi idi. Bildiklerini, duyduk- 
larmi cesaretle soyler etrafim uyarirdi. 



10 Futuhat-i Mekkiye 

Sizlerde bu kitabi okurken ilk once hayrete dii§eceksiniz, 
okudukga bu zati benimseyeceksiniz, ve bu zatm ruhuna indik- 
ce hakikati g6rmii§ olacaksiniz, sakm aklimzdan bir §ey gec- 
mesin, ben bu on soztimdeki yazimla onun Propogandasmi yap- 
miyorum, yalmz hakikatleri ifade ediyorum. §eyh Miihiddin 
hazretleri her §eyden mtinezzeh temiz ve pak, ilahi A§km bir 
semboliidiir. 

Mevlana Celaleddin Rumi Harretterine de vaktiyle hiicum 
edilmi§ ve bin bir itham altmda tutulm.us.tu. Her btiyiik ki§inin 
mutlak cekemeyenleri ve du§manlan oldugu gibi bu zatmda 
mevki ve yiiceligini gekemeyen ham kafalar vardi. Bu sebeple 
kendisine yaki§mayan adlar takilmi§, ve bir takim kimseler 
ileri giderek ona (Evliyayi kiifur) adim takrm§lardi. Bu ne de- 
naet, bu ne bayagilik, bir kerre evliyadan kafir nasil olur. Bu 
acikca Kuranla alay ve istiskal degilmidir? 

Muhterem okuyucularim! Bu zat Kur'an ahkammdan, tefsi- 
rinden, hadjslerden ve kendine vahiy olunandan ba§ka bir §ey 
ifade etmemi§ ve soylememi§tir. I§te felsefesi, ilahi anlayi§i 
boyle idi, hiq bir noktasinda ne ktifur, ve nede bir hezeyana, 
rastlanamaz, du§iinceleri tasavvufidir, tasavvufun ne oldugu- 
nu bilenler, bu zata hayrandir ve onu anlarlar ve dogrularlar. 

Dikkat edilecek olursa biittin hayati boyunca ilim ve fenne 
kar§i gelenlere kar§i koymu§ ve onlarla uzun miicadeleler et- 
mi§ti. 

Fenayi fena, iyiyi iyi olarak gostermi§tir. Bundan dolayi se- 
vilmi§ ve takdir edilmi§, maddiyattan uzak ve fakir, ruhan zen- 
gin olarak ya§ami§tir. 

Gerek suriye Selcuklarmm ve gerekse anadolu Selcuk Padi- 
§ahlarinm takdir ve sevgisini kazanmi§tir. Ne yazikki omrii 
pek uzun surmemi§ 76 ya§mm en verimli zamamnda gociip 
gitmi§ dogdugu ve yeti§tigi vatamndan uzakta ve yine tarihi 
bir Islam iilkesinde gozlerini hayata yummu§tu. Vatan hasreti 
gerek §iirlerinde gerekse fikir ve yazilarmda agikga sezilir. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 11 

Okuyucularimi daha cok tatmin igin bu zatm o devirdeki va- 
tam olan Endiiliiste yeti§en ulema ve gunumiize kadar gelmis, 
ve dillerde destan olan yapilariyle kuttiphanelerini anlatan ve 
tarafimdan yazilan, bir yaziyi da kitabimizm hitammda bula- 
caksmiz. 

Bu kitabi sizlere terceme edenin Hay at hiyayesini gelince: 
Kisaca, sabik hicaz hatti kumandanlanndan ve askeri muhen- 
dislerinden §ehit Erzurumlu Osman Feyzi bey mahdumu aslen 
Istanbullu, ve rumelili Turk bir babadan 1326-1910 da Medinei 
Mtinevverede dogdum, §amda mifusa kayd oldum. Qok kuguk 
ya§ta §amda cahk mahallesindeki §eyh Abdullah tekkesine de- 
vamh Kuran tilavetini ogrendim. Daha sonra. §eyh Hamit et- 
taki Elnakisbendi hocamdan, arapca sarf ve nahiv, insa imla, 
kitabet ve hat, ile Kuran tefsiri, mana ve hadisleri ogrenip 
yuksek derecede icazet aldim, bu meyanda arapcadan gayri ya- 
banci bir dile de merak edip ogrendim. Cumhuriyetin ilamn- 
dan sonra, Izmir havalisinde, yunan i§gal ve katliammdan son- 
ra hayatta kalanlarla, Istanbula gelerek, usktidarda yerle§tik, 
ve kuleli askeri idadisine 1925 senesinde girerek ve orayida 
1931 1932 senesinde harp okuluna ve daha sonra, 1934 sene- 
sinde bir muvazzaf subay olarak serefli ordumuzun siralarma 
katildim. 15 sene hizmetten sonra, Ikinci Diinya Harbinin hi- 
tammda, 946 senesi sonunda yeti§tigim bu §anh ordu ocagm- 
dan ayrilmak mecburiyetinde kaldim. Tekrar hicaza dondiim 
yuksek okullarda Islam tarihi, astronomi, topografya okuttum 
ve bir hayli talebe yetistirdim, on iki sene memleketim olan Is- 
tanbula dondiim. Baki kalan ho§ bir sedadir. 

Bu eserin tercemesi Allah'm inayetiyle 15/haziran/1971 gii- 
nii temamlamis, oldum. 

SelahaddinALPAY 



ONSOZ 




— uv^ 






Bismillahirrahmanirrahim 

"Elhamdii lillahi RabbiTalemin. Vessalatu ves-selamii 
ala seyyidina Muhammedi'n hatemil enbiyai vel miirse- 
lin. Ve ala auhi ve sahbihi ecmain." 

Hamd, alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim, Din giiniinun 
sahibi olan Allahu Teala (c.c.)'ya; salat ve selam; Alemlere rah- 
met olarak gbnderilen Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu 
ve's-selam'a, temiz ehli beytine, ashabma ve biitiin ehli islam 
ve biitiin miimin kullarma olsun. 

Yaratici ve yaratilmi§larin arasmdaki ili§kiyi, bagi, his ve 
duygulan, sevgi muhabbet ve a§klarm ifadesi ne iledir? Yara- 
tilmis.larm canh olanlarmdan bitkilere dek baktigimizda her 
an, her lahza yaraticisina §ukretmenin hazzmi zikrederek'ya- 
§adigmi duymaktayiz ve hissetmekteyiz. Hatta oyle anlan olur 
ki bitki, nebatat aleminin gozya§larim ta topraga kadar ula§ti- 
rir, toprakta bu g6zya§larm ne igin aktigim biitiin benligiyle 
Rabbine olan a§kin ifadesindeki hazzi duyar. 

Allahu Ziilcelal, goriindii ve gosterdi. Lakin bu sirri sonra- 
dan gizledi. Ve orttii. Kuldaki goz ve goru§, ilk olarak onun 
isim ve yiiceligini isbat etti. Qiinkii bu mu§ahede ve goru§, 



l^MML. 



14 — — Futuhat-i Mekkiye 

Onun yiice mevcudiyetinin kat i bir subut delilidir. Yani Birinci 
Adm subutiyetidir. Ikinci Adile, bizlere yoklugun ve Mahviye- 
tin, tahdir mu§ahadesinin subutma imkan verdi. Qiinkii bun- 
dan evvel var olu§unu bizlere isbatlami§tir. §ayet asrimiz ve 
asrimizdakiler olmasaydi, yani Alim ve cahiller omasaydi, hie 
bir ki§i bu yiiceligin ne birinci ve nede ikinci adini bilip ve 6g- 
renemezlerdi. Ne Batin ve ne de Zahir bulunabilirdi. Ve ne de 
Hak Teala'mn (Esmaiil Hiisna) yani giizel adlarmi ve nede yii- 
celige giden yolu gbremezler ve bulamazlardi. §u varki, bu yol 
menzillerde yani konaklarda bir tebayiin goruliir bu hususa 
Hiilul [Inceden inceye bir §eye niifuz etmekj edildiginde her §ey 
zahir olur ve goruliir. 

Mesela: Abdiilhalim - abdiilkerim olamaz, Anlamdada e§itlik 
yoktur. na bakimdan sakin ve uysal kula, comert eli agik kul 
diyebilir miyiz? Sunun tersi de bbyledir. Ve yine Abdiilgafur 
Abdii§§ekur olur mu? Tabiatile cevabi olmaz. Her §ey sifatile 
miiseiamadirfAdlandirma isimlendirme] Her Abd[Kul - kole] 
ile bezenmi§ ad ol kimsenin rabbidir. O bir cisim adi ise cis- 
min kalbidir. 

O her §eyi bilir ve ogretir O oyle bir yargictirki, yargilar ve 
yargilatir. O byle bir kuvvet ve azametdir ki, kudretine, biiyiik- 
liigiine, eri§ilmesi imkansizdir. O byle bir kahirdir ki kahreder 
ve kahrettirir. O byle bir Bakidirki, Ezelden var olan, sonsuzlu- 
gu olmayan bir varliktir. O her menzil ve durakta temiz ve 
pakdir. Fakat bir kul, karar kilacak bir menzilde Onu tenzihe 
hakki yoktur. Qiinkii Siiphanehu ve Taalayi o parlak Azametli 
mevkiinde kendisine benzetmi§ olur ki, haddi zatmda onun 
benzeri olmasi gerek. Aksi halde o kulda yonler degi§ir zulcela- 
la nazar ettiginde, o Ilahi miiltefit baki§lar yok olup gider. 

Izzet ve Azametinin hicap perdesi kendisinden gayrisine ka- 
panmi§ olur. Bana hibe ettigi ilmi, ba§ma bah§ ettigi giizel si- 
fat ve Ilahi terbiye ve gbstermeyi liitf ettigi celal cehresinden 
dolayi yiice Tanriya Hamd ve senalar olsun. O Tanri ki Zatini 
bilme yollan kapah ve kilitlidir. O bir kula hitap ettiginde, em- 



Muhyiddin-i Ibn~i Arabi ~- 15 

rini duyurur ve i§ittirir. §ayet o kul onun emir ve istegiyle ha- 
reket ederse, O kul terbiyeli ve itaatlidir. Bu hakikat belli oldu- 
guudan, hayretimi mucip olmu§ ? bu hikmete gore irticalen §u 
§iirimi soyledim. 

Allah Haktir kulda haktir bu §irimle zorlanmasaydam 
kul der is em o fanidir Allah der isem ne zorlugu vardir 

Allahii Teala kendi nefsine itaati, kendi gtizel Hulkile kendi 
nefsinde icra eder. Kendi Azameti Hakkaniyetine gore insaf 
hakkma sahiptir. Bunun aksi ise damlan yikilan hayal ka§ane- 
lerinin cikardigi ho§ bir giirultiiden ba§ka bir §ey olamaz. Bun- 
lar oyle sirlar ki, ancak hidayet yolunda yuriiyup, dogruya eri- 
§enler bunu duyar ve bu gizliligi bilir. Allah'a §iikiirler olsun 
bu yolda Mahviyetle, sabirla giiglukle ara§tirma ve incelemel^ 
rin neticesinde Allahm yiice ismi bana zahir ve beyan oldu. 

(La havle vela kuvvete ilia Billah) manayi celili ile O ulu 
varhgin seha ve kerametinin comertliginin Hakikat olgiisii zu- 
hur etmi§tir. Aksi halde Cenneti amel miikafati olarak kullari- 
na verseydi, o Ilahi kerem ve comertlik nasil du§uniilurdu. 

Ki§iligine gore ilim sana ondan bir bagi§tir. Bu yone gore 
nefsin yani ki§iligin utangag ve gizlidir. Eger sana ait olmayan 
bir ceza veya miikafati istemi§ olsan, kendi esas gayeni veya 
amelini nasil gortirsun? Oyle ise Haliki ve seninle halk ettigi 
§eyleri birak nziklarla riziklarm sahibini unut?... Bikmadan 
usanmadan kuluna hibe ve ihsanda bulunan, Ata ve kerem 
vasfile herkese sonsuz bol bol veren, ancak O dur. Izzet ve Sal- 
tanatimn celali kendindedir. Kullarimn her yaptigmi bilen ve 
onlara kar§i daima iyi olan, giizellik sifatinm sahibi ancak 
odur. O duyar ve goriir. Hie. bir benzeri yoktur. 

Kainatin gizliliklerine ve inceliklerine, Alemin istek ve arzu- 
larma, elleri Allah'a dogru uzanan, veghesi rabbma dogru yo- 
nelen, ve yedi yolu a§an kalbi miika§efe ve bir gaybet amnda 
huzur-u siiphaniyesine kabul eden yiice bariye selat ve selam- 
lar olsun. 



;ri- ^^^ 



16 Futuhat-i Mekkiye 

Bu hutbeyi yazarken alemi hakikatte, ve huzuru celalide o 
yaradanm gaybetinde kalbi miika§efe amnda biiyiik Efendimiz 
Sallallahii Aleyhi ve Sellem i o lemde hakim, maksatlan ma- 
sum, mu§ahedeleri yazili ve mahfuz, ve harekatile muzaffer ve 
galip gordiim. Biitun Peygamberler elleri arasmda siralanmi§ 
duruyorlardi. Onun sevdigi hayirli iimmetide etrafmi cevirmi§- 
ti. Goz kama§tiran vazifeli Melekler etrafmda doniiyorlar, di- 
ger melaikeler de emrine amade olarak bekliyorlardi. 

Hazret-i Siddik saginda, hazret-i Faruk ise sol tarafi kudsi- 
lerinde idi. Elinde muhrii niibiivveti ta§ryordu! Hazret-i Ali ise 
bu muhriin dilile terciimanligmi yapiyordu. Zinnureyn/Hazre^ 
Osman] ise haya ve hicap dolu halile ona yonelmis. duruyordu. 
O sirada Nur ve ke§if sahibi, zerafet ve giizellik sahibi, temiz- 
lik ve pakligm bir timsali olan o en biiyiik Efendimiz beni bu 
hatmin arka'smda gordii. Benim oradaki mevcudiyetim, her 
ikimiz arasmda mu§terek bir karar ve hiikme varmak ve ken- 
dilerile isti§arede bulunmak i^indi. 

Bu sirada ~Katim[Muhur, yilzilk] e i§aret ederek ve beni gbs- 
tererek: Bu efendi senin bacanagm ve e§indir. Oglun ve dostun- 
dur. Ona llgm agacmdan bir minder kur? oniimde ve ellerimin 
arasmda olsun. Sonra bana i§aret ederek: kalk ya Muham- 
med[$eyh Muhittin-i tbn-i ArabVnin esas adi] ona dogru yurii 
seni bana gosterenibana getir. Sende benim sagimdan bir kil 
var! Benden ayrilmak istemez i§te o senin sultanligmm i§areti- 
dir. Bana donecek olursan bu kilye/Tac, zinetli kanat, sus] ile 
don. Ilerdede mutlak doneceksin. Bu donus. zor ve sikmtili ol- 
mayacaktir. I§te benim igin bu miijde bir seadet oldu. Buna §ii- 
kiirler ettim. Bu sirada minber kuruldu bu azamet butiin hey- 
betile goriindii. Minberin cephesinde nurla yazili parlak bir ya- 
zi vardi. Bu yazi §6yle idi: «Bu minber Muhammedin makami- 
dir, buna kim gikarsa onlar Muhammedin varisleri dirler. §eri- 
at-i Ilahiyyeyi yaymaya ve haklari korumaya memurdurlar». O 
vakit bu Hikmet ve hitabm azameti bana Cenab-i Allah'tan 
bir liitfii ilahi ve bagi§ olarak verildigini his ettim. Allah'a 
hamd ve §iikiir ederek minberin en yiiksek yerine ciktim. Yiice 



Muhyiddin-i IbnA Arabi — r .„_ y? 

Peygamberle kar§i]a§tm*!. O Allah'ma yakm ben de ona yaklas- 
mistim. Benim bulundugum son basamaklarm birinde bana be- 
yaz birkac ortix vererek bulundugum basamaga yaydrm. Ve lis- 
tiinde durdum. Bimun sebep ve manasi yerimi bilmek ve onun 
balundugu dereceyi agmainak idi. Ve bizlerede bir tenbih ve ih- 
tar idi. Allah'm vechmi gormek ve ona bakmak icin ve kendisi- 
nin gordtigtmu gormek, biz Varisleri icin ancak ve ancak onun 
elbisesi arkasindan bu imkana kavu^a bilirdik. Bizlerde bu ha- 
kikati ayan beyan gorur ve kesi ederdik. Onun bildigini de bi- 
lirdik. 

Onun izi tizerinde yuriiyenleri gormiiyor, musunuz? Onun iz- 
lermi bizter gormiiyor, onun sifatlanm, cahp nasil haber verip 
anlatacaksm? mesela O sifati olmayan bir toprak parcasi gordii 
ve ustiinde ilerledi. Sen onun kendisini degil ancak ayak izleri- 
ni gorursun. Burada oyle bir sirri ilahi [Gizlilik] hafi hali vardir 
ki eger bundan konusacak olursam ve agiklarsam, sen de bu 
sirri vakif olursun. O hidayetten beri onder oldugu icin en 6n~ 
der oldu Ve ilerledi. Hie bir izi gormez ve bilmezdi ' ben Onun 
ke§f etmedigini ke§f ettim?.., l§te bu makam Hazret-i Musanm 
inkariile zahir oldu. Ona, peygamberlere ve Hizir Aleyhisse- 
lam'a selam ve salat. olsun, I§te bir gaybet haline o Esra [Mirag 
- huzuru ilahiye -giki§] gecesi huzur-u celalde ve onun elleri ara- 
sinda ondan Kabe Kavseyn [Ikiyay uzakligij ve Edna mevkiine 
vardigimda bana bir bal gelerek kendimden utandim. Bu kudsi 
Ruhu Teyit ederek irticalen §unlari soyledim: 






18 — — Futuhat-i Mekkiye 

Ya miinezzile el ayati vel enbiya 

Enzil aleyye mealimi il esmai 

Hatta ekune lihamdi zatike camian 

Bi ma hamide esserrai vel zerrai 

Manasi: Ey Ayetlerin ve Haberlerin miinezzili, banada isim 
ve sifatim ogret ki, senin iyiliklerinin, ve iyiliklerinin tiimune 
hamd ve senada bulunayim. Bundan sonra efendimize donerek 
§unlari soyledim: 



< v* j ~> i jc— y>. <xii _, 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 



AV \t 



0<PJ JH^»& C^&J&s U X^y& 



I 



ft 



19 



t^^^jur* 



> U-^»rf 15 ^^-4^ AjiAj 



J^Uikj %^\y UJ >^ 



vu ■ r. 



i*^**-"* 1 *" <■? <~*^* a 



sLijii 



S-i^a^^jSU: D ^U«w* 



O s-t^sw,* iLo> b 






Ve yekune haza esseyyidii el ilmi ellezi 

Cerredethu min devreti el hulefai 

Vecaltehu el aslu elkerimi ve ademe 

Mabeyne tineti helkihi velmai 

Ve nekaltehu hatta estedare zemanihi 

Ve ateftu ahirihi ala elibdai 

Ve ekimtuhu abden zelilen hadian 

Ve hirren binacikum bigari harra 

Hatta atahu mube§§iren min indekum 

Cibrile elmahsusi bil embai 

Kale esselamu aleyke ente muhammeden 

Surru el ibadi ve hatime elenbiyai 

Ya seyyidi hakken akulu ve kale li 

Sidkan netaktii ve ente velle zidai 

Fahmid vezid fi hamdi rabbike cahiden 



20 Fictuhat-i Mekkiye 

Felaked vehebtii hakaiki el e§yai 

Ve esirlena min min§eni rabbike maencela 

Li fuadike elmahfudi fi el zulema 

Min kulli hakkin kaimin bi hakikatihi 

Yetike memluken bigayri §irain 

Bu §iirin Tiirkce Mana ve Kars.iligi §6yledir. 
Odur Ilmin Efendisi Onu Hiilefalardan ayirdm 
Comertlikle Ona Hulk verdin camur ve suyla yarattm 
Zamam gelince onu gonderdin bize kurremize 
Ba§langicma bagladm sonunu oyle bize 
Onu oyle Itaatli bir kul yaptm ki, bulunmaz 
Senelerce gozleri Hara de yiice Bariden ayrilmaz 
Sizlerden ona bir mujdeci geldi sevindirdi 
O haber Eltisinin adi Hazret-i Cibril idi 
Va Muhammed Selamlar olsun sana seslenerek 
Sen bu i badm sirri elgilerin hatimisin diyerek 
Ey efendim sana dogruyu soyledim ne dersin 
Dogruyu soyledin Sen Benim ortiimun golgesisin 
Hamdet Allab'ma dualarm artsm ve yagsm bana 
Ben sana Bah§ ettigim bak esrarim ogrettim ya 
Hak ve tecelli icin bizlere §irinle devam et 
O temiz kalpte saklanan esrari bize If§a et 
Her Hakkin Hakikatim bizlere boylece soyle 
Bunlan alacak, parasiz koleler gelecektir bekle 



* * * 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 21 

Bundan sonra ogretenin dilile konu§maya ba§ladim, Yiice Pey- 
gamberimize hitaben Temiz olanlarin ancak tutabilecegi Kur'ani 
sana indirene Hamd ve senalar olsun. O kitap senin giizel hulk 
ve tabiatmdan bturii sana gonderildi. Seni her tiirlii §er ve kotii- 
liikten korur, ve muhafaza eder. Nun da Cenab-i Hakka dediki: 

Bismillahirrahmanirrahim, Nun velka-lemi vema yas- 
turun, Ma Ente bi nimeti Rabbike bi Mecnun, ve Enne 
leke leecren gayre Memnun, ve inneke leala Huluken 
Azim, Fesetubsiru ve yubsirun?... Manasi §6yledir: Levhi 
Mahfuzu yazan Kaleme yemin ederim ki, sana Rabbinin verdi- 
gi nimetlerden delirmezsin, senin igin bir cok miikafat vardir, 
sen bir ahlak timsalisin, az bir sure sonra hanginizin delirecegi 
sizler ve onlar de goreceklerdir. Sonra irade kalemini alarak 
sonsuz ilminin hokkasma daldirarak kudretinin sagmda bulu- 
nan Levhi Mahfuz'a yazdi. 

Goriinen ne varsa ashnda yoktu. Onun icin olmayacakta 
olur. O isterse yaratir, isterse yaratmaz. Bu onun sonsuz ilmi- 
nin en tartili kudretinden ba§ka ttirlii nasil olabilir? (ve 
su phane Rabbike ve Kabbil Izzeti Amraa yasifun) O Allah ki 
bir tektir. Birin Biridir. Mii§rikler O Ahadiyyet sifatmdan dola- 
yi §irke kapildilar, i§te Cenab-i Hakkm isim kalemi §u adi yaz- 
di. O Ya Muhammed ben sana Miilk olacak bir Alem yarataca- 
gim buyurdular. Ve yaratti. 

I§te ilk olarak su Cevherini halk etti. Ve bunu yaratti. Bu 
sanadir dedi O yine anda gormemezlik ve yapamaz, diye bir 
§ey yoktur. 

Hak Teala suyu kati ve soguk olarak bir miicevher ve yuvar- 
lak bir §ekilde yaratnu§tir. Ve panldamaktadir. Bunun i^ine 
biitiin ku we tile Cismi Zatlari ve bunun zitlarmi yerle§tirdi. 
Sonra Ar§i [Allah'in makami] yaratip Rahman [Allah'm ikinci 
adi] adile iistiine yerle§ti sonra kiirsiiyii viicuda getirerek iki 
ayagmi iistiine sarkitti. 

Sonradan o ilahi baki§la yarattigi o su cevherine bakmca, O 
miicevher utancmdan derhal eridi. Zerreleri birbirinden aynla- 



22 Fiituhat-i Mekkiye 

rak su oldu. O vakitler heniiz bu arzimiz ve gokumiiz mevcut 
degildi, i§te Rabbinin Ar§i o eriyen suyun iistiinde idi. Burada 
ancak gercekler tezahiir ediyor. Kendisi suya iifledigine su tit- 
reyerek dalgalandi. Ar§in sahilinde bulunan saka carpti. Sak 
titredi ve seslendi: Ben Ahmedim dedi. Su utarup ters yiiz ede- 
rek kardi. Ve cekildi. Bu 9ekilme ile sahilde bir tortu birakti. 
Her calkalanan suyun biraktigi tortu ve 6z gibi. 

I§te Haliki mutlak bu ozden yuvarlak diinyamizi viicuda ge- 
tirdi. Yerin surtu§mesinden hasil olan ate§ ve duman semalari 
yararak goklere yiikseldi. Ytikselen bu duman gok sakinlerinin 
evi olan bir i§im merkezi oldu. Bu merkezin cevresini yildizlar- 
la siisledi. Qiinkii dlinyamizda bitki ve 5igeklerle siislii oldugu 
gibi, ondan sonra Ademle iki cocugunu hazirladi. Burada cese- 
di bir varlik viicuda getirerek iki e§it pargaya ayirdi Birincisi 
kendi cesediyetinin zevali, ikincisi ise bekasimn kabulii idi. 

Bu cesedi ne§etin meskenini viicud yuvarlagi icinde bulun- 
durdu. Yalniz goz ve basiretini gizledi. Ve ibadma donerek! Bu 
yaptigim yapiya bakm. Ne diregi vardir ve ne de bir dayanagi 
buyurdular. Insan evladi hayat Berzahmdan [Ilahi gegit - 
bogaz] gecerken gokler yarilir akici yagli bir ate§ gibi gecer. Bu 
izafi hakikatleri anlayan, haber verdigimiz bu i§aretleri de an- 
lami§ olur. 

Katiyyetle bilinen bir sey var ki ? bir dam direksiz ve mesnet- 
siz [Direk - dayak - tutucuj in§a edilemez. Mesela: Baba olma- 
ymca cocuk olur mu?. Olmayacagi bellidir. Direkten mana ve 
kasdimiz kubbeyi tutan demektir. Eger elleriyle tutan insan ol- 
dugunu kabul etmiyorsan, o tutam kudretin sahibi oldugunu 
kabul et! Bundan da bu kubbeyi tutanm kim oldugu anla§ilir. 
Bir mal ve miilk olurda sahibi olmaz mi? Akil hangisine yatar- 
sa i§te o damm tutucusu demektir. Iyi ve kotiilerin demle beka 
am, yani kudrete dogru intikal vaktini dii§unuyorum. Bu son- 
suzluga intikal eden yapilarm ciiruk veya saglam olduklan dii- 
§uniildugiinde Saadet ve bahtiyarlik suratla viicud bulmaya 
Mihnet ve §ekavet sahiplerinde de inkar goriiliir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 23 

Hak Teala bahtiyarlar hakkmda bizleri ikaz edip neticeden 
haberdar etti ve dedi ki: 

"Ulaike yiisariune fiyhayrative hum leha sabikun." 

bunun medlulii ve manasi siirattir, iyilik yapmada dogru ol- 
mada tezligin subutudur. §ekavet icin Hak Teala §6yle buyuru- 
yorlar, i§te buda atalet ve §ekaveti doguran ve gerilemeye bir 
ikaz ve tenbihdir. Dlinyaya mahsus o glizel kokular vticutlara 
temas edip esmeseydi, bu Alemde ne bir Alim ve ne de bir cahil 
bulunmazdi. 

"Feseyyetehiim ve kilakiidu kagalkaidine." 

Yiice Peygamberimiz siirat ve Atalet hakkinda bizlere §oyle 
bir haberde bulundu. 




"Inne rahmetallahi sebakat gadabehu." 

manasi: Allah'm Rahmeti gazabmi gecer veya oniindedir. 

Sonra Hak Teala hakikatleri kendi Hakkaniyet isimleri sa- 
yisinca viicuda getirdi. Kendi sifat ve hulkuna gore ve bu hul- 
kun sayismca Teshir Melaikesini yaratti. Ayrica her bir haki- 
kate kendi yiice isimlerinden bir isim vererek, bunlar O isimle 
onu tamr bilir ve ibadet eder. Ayrica her biri Sirn Rabbanisine 
gore hizmet edecek bir melek yaratti, i§te bu hakikatlerden bi- 
ri de kendi nefsinin gizli ve ismi zatisi tarafmdan gorulmeme- 
sidir. I§te bu, kendi teklif ve hukmiinden cikarak Rabbma kar- 
§1 inkara sapmi§tir. Bunlardan inkara sapmayanlarm kadem- 
lerini tesbit ederek isimlerini kendi isminin oniine aldigmdan, 



24 - Futuhat-i Mekkiye 

bunlar bundan dolayi Rab-lerine daimi secdededirler. Boylelik- 
le goriilen birinci yoldan kutuplarm nurunu cikardi. Bunlar 6y- 
le giine§lerdi ki, Ilahi makamatta ve bo§lukta yiiztiyorlardi. 
Sonradan kerem ve seha sifati ta§iyan ve kainat bo§lugunda 
yiizen Niiceba [Comert - iyi ahldkh - eli agik cemi nilcebadir] 
nurunu yaratti. Sonradan 4 esas riiknii yerle§tirdi. Bunlarla 
iins ve cin korundu. Arzimizm sarsintilanni yok edip sakinle§- 
tirdi. Boylelikle diinyamiz agag, gigek ve bitkilerle siislendi. 
Bunlarla arzimiz bereketlendi. Gbzler bu ig agici gorunii§ler- 
den, burunlar o ltir misali kokulari koklamaktan, agizlar ise 
bu i§tah agici nimetlerden faydalandi. 

Sonradan O bilen ve dii§unen 7 salih ki§iyi gonderdi. Bun- 
lardan her biri o memleketin sahibi veya onde giden kutupla- 
rm veziri ve tabii oldular. 

imam Ebu Hamid'in dedigi gibi: Hak Teala diinyamizi, bii- 
tiin zerafet ve inceligiyle ve artik bundan daha giizel olamaya- 
cak bir §ekil ve goriinu§te yaratmi§tir. Mevcudiyetini belli et- 
mi§tir. Bunlari nakleden der ki: Bir gun bulundugum bir top- 
lantida bizlere: Allah vardi ve beraberinde bir §ey yoktu, i§te o 
oyle bir mevcudiyyettir demi§ti. Allah'm selati ona olsun?. 

Kainatm Hakikati bu haktir. Ba§ka hakikatlan ilave edeme- 
yiz. Bu §eyin olmamasi o §eyin viicut bulmamasi demektir. Bu 
hakikatlar ilimden ayri, ba§ka txirlii olsaydi, buradaki dii§unce 
ve hukiimde ayrilik ve fark hemen belirirdi. 'Bundan dolayi hii- 
kiimde, kararda, hakikatlan arayip, ve buna eri§mek ancak il- 
im yoliyle olur. 

Faraza diyelim ki, O hakikat vardi! Viicut bulmasi icin bir 
sebep yoktur! Fakat O Allah'mi tammada eskiden oldugu gibi- 
dir. I§te biitiin yaratiklarda hak ve hakikat boylece belli olur, 
ve isim alir. Buna ba§ka tiirlii bir sebep aramak imada bulun- 
mak, isim ve sifattan dolayi sende bir §iiphe ve tereddiit dogu- 
rur. 

Anlattigimiz bu hakikatlerin manasma eri§mek ve bunu 
kavramak giXq ve tiirlii tiirludiir. §ayet ba§langigla sonsuzlu- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 25 

gun sebebi ve birbiriyle baglantismi bilmeseydik, bizler birbiri- 
mizi tamyamazdik. Ve ilk hiikmumuzle bunu isbatlayamazdik. 
O vakit kisaca Allah ve kul vardi deyip gecerdik. Her kim nef- 
sinin mevcudiyetini ve §ifasim arzularsa, terenniim [§arki 
soyleme] ettigim, bu nagmeleri dinlemelidir. 

Her seyin sonu o §eyin ba§langici oldugunu gormiiyor mu- 
sun? En dogrusu budur. Ne igin insan cahil ve kor olsun? ve ne- 
den karanlikta yunisiin ne bir su ve ne de bir golge gormesin? 
En dogru haber insanm anlayis ve dii§iincesidir. Miirekkep ve 
basit olan bu kainat gevresinin varligi, giine§te i§ikta gbriilen 
toz zerreleri gibidir. I§te bu goriilen ve goriilmeyen zerreler vii- 
cudun (var olmamn) bizatihi asli olduguna gore, Rabbani i§,ik 
boylece tecelli etmi§ olur. Tecelli eden bu i§ik, §ekil ve cehre, 
senden bir parcadir. Goru§leri ayni, tabiati gaybi, Cenneti Ade- 
ni, duygusu kalemle yazili, bilgileri sagci, gizlilikleri uzuncu, 
ruhlan vahyi, yapisi be§eri olan senin mevcudiyyetini anladim 
ve kabul ettim? 

Sen Ruhaniyette eskiden oldugu gibi bizim velimizsin Adem 
Aleyhisselami da o toplulukta bizlere cismani bir peder olarak 
i§aret ettin; i§te bu unsurlarm ebeveyni vardir. Goriilmeyen bir 
zerrenin asil ve esasta bir oldugu gibi, bu husus bir §ey veya 
bir neticeden olmayrp, iki sebepten ne§et eder. Senin mevcudi- 
yetinin beka ve kudreti, Alim bu sifatla hukiimlerinin dogrulu- 
gunu, ba§kasimn yardimi olmadan kazandigm bu hususlari 
kim den aliyorsun? demek sen Murid/Ta£e6e - istekli - O yolun 
yolcusu - (Ilahi yolda giden)] sin, isteklisin, onun icin cirpim- 
yorsun, demek bir hakikati goruyorsun ki ondan faydalanmaya 
cah§iyorsun? 

Bir mevcudiyetin teferriidii dogru olamaz. Ve imkansizdir, o 
§eyin zatiyetini arastirmak bizleri yorar. Bu yorgunlugun ne- 
denini bilemez ve ke§f edemez isek o hakikatlara kar§i koriiz 
demektir. Bir sifatla vasf edecegin bir §eyi kavramak ve ogren- 
mekle bu yorgunlugun hakikati o anda belli olur. Yogunlasan 
bu Alemleri meydana getirip, ve bunlarm ye§illiklerini, yatak- 



26 Fiituhat-i Mekkiye 

larmi ve §erefli basamak ve mertebelerini hazirladiktan sonra, 
ilk devrede kendisinin mtimessili halife olarak bakireyi nuzlil 
ettirdi. Bundan dolayi Hak Teala dlinyada olan vaktimizi 7 bin 
sene olarak emir buyurdu. Bu miiddet sonunda uyku ve uya- 
mklik arasmda kalarak yokluga mahkum oluruz. Ve yollarm 
birle§tigi bir Berzaha gecmis, olur. Ugar ve hayali hakikatler di- 
ger hakikatlari yener, izzet ve devlet ruhlara geri doner, onun 
halifesi de o esnada 600 kanatli bir ku§ olur ve ucar. O sirada 
Ruhlara tabii olan bir 90k hayaletleri gbrmu§ olursun, o esma- 
da insan arzuladigi, bir §ekil ve surete girebilir ki, Ha§ir giinii 
kabirlerinden dogrulanlar ve Cennete sevkini bekleyenler, 
minnettarlik car§ismi goriir ve dogrularlar. 

Adem Aleyhisselami kasd ederek bakmiz dedim, Allah'm 
Rahmeti uzerinire olsun Rahman olan Hak Teala onu Cismani 
olarak bab alarm ilkini yaratti, bizleri Musltimanhkla isimlen- 
diren §u goriinen nura bakm! (yani ikinci pederi) kasd ederek, 
sagir ve dilsizleri beyaz ak saghlari ihlasla avaz ederek iyi ede- 
ne bakm! Kitapta da yazildigi gibi ? du§iik bir paha ile satilan 
§u giizellik timsali nefis yakutuna bakm? Onun hulk ve sifati 
olam gostererek §u kirmizi aitina bakm dedim. 

Sonra Faziletle konu§anlari gostererek: §u karanhkta paril- 
dayan sari Yakuta bakm, dedim. 

I§le kim ki bu i§iklara dogru yonelirse Ilahi gizliliklere var- 
mi§ olurlar yeter ki bulundugu mertebe ve dereceyi iyice anla- 
mi§ ve kavramis. olsun. O vakit oyle bir makam sahibi olur ki, 
§iikranla Allah' a yonelir ve secdeye varmi§ olur. I§te o an Rab 
Merbubuna, A§ikta Ma§ukuna kavu§mu§ olur? Boylelikle sizle- 
re Sir'larimdan ve Hikayelerimden daha bilgi verecek olur s am, 
zaman ve imkan buna miisaade etmeyecegi gibi, halkmda bu 
bulu§lari kavramayacagim, ve bilmeyecegi, cihetle bu kadarla 
iktifa ediyorum. Korkarim ki bu hikmetin manasim anlama- 
yanla, mevzu di§ma cikmis, olmasmlar. Hak Teala'ya hamdile 
hamd ve senadan sonra! Onu o yiiceliklere eri§tirene selat ve 
selamim tarn olsun. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 27 

Ey Allah'm dostu ey akil ve edep sahibi insan hikmet ve sir 
sahibi olan ki§i, evinden ve dostlarmdan uzakla§mak zorunda 
olsa dahi, orada olup bitenleri Gaybeti esnasmda muhakkak 
bilir ve goriir. §u bilinmeli ki, Allah'm dostu (Veli) g6runii§te 
onlardan uzaktir, hakikatte O oradadir. Hakkmda iyi veya ko- 
tii konu§anlan bilir ve goriir. 

I§te bu Allah'm dostu, Allah onu korusun 590 senci hicriye- 
sinde dost ve yakmlarmdan aynlarak ilk sefere yani ilk yolcu- 
luga cikmi§ti. Benim bu ayrihgima kimse aldirmadi ve iltifat 
edilmedi. Benim maksatlarima, du§uncelerime kar§i bir ho§- 
nutsuzluk uyanmisti. Bunlarm ba§mda benim bir dostum var- 
di, Allah'm rizasi iistiine olsun. Aleyhimde beyan olunan ve 
gaybetim de hakkimda serd edilen miilahaza ve mazeretleri se- 
zince, hali zahir ve nassi §ahit olarak, batim duygularimi ben- 
den alrp ona verdi. Qiinkii ben o dostumdan ve ailesinden ve 
yakmlarmdan yolculugumun sebebini gizlemi§ bulunuyordum. 
Ve kendilerini bazan uyariyordum. Bunlardan biri dahi kem 
giizle bana bakmaya Allah razi degildi. O dostumun bir gun 
meclisinde kulaklari cmlamaya ba§lami§ti. Fakat Allah'm bu 
dostu o meclisin ba§ ko§esinde oturmasma Allah tarafmdan 
emr edildi. Bizim Esra kitabimiza §u §iirleri yazarak ve teren- 
niim ederek tevdi ettim 



<j, \j> ^ \ 7-J -> ^ 7-J J ^J J 



28 Futuhat-i Mekkiye 

Cj\ — ^^UjL-JO^ «-* 

Ena el kur'anu velseb'i elmesani 

Ve ruhu erruhu li erihi elevani 

Fuadi inde malumi mukimun 

Yii§ahidehu ve inde kemmi lisani 

Efela tentezure bi tarafike nahve cemi 

Ve idde an ettenaumi bilmaani 

Ve gussa fi bahri zate elzati tabassurun 

Acaibe ma tebedded lil ayani 

Ve esraren teraetu miibhimatun 

Miisterretiin bi ervahi el maani 

Manasi: Ben Furkamm ben Kur'an'im §ey ruhu degil ruhun 
ta kendisiyim Kalfoim malumumda dilim sizlerde goriiniir ma- 
lumumla kalbim mukim Cismime'yan gozle bakma sakm sayi- 
siz nimetlerle dolu bir manayim Zatinm zat ummanma dalar- 
san §ayet goriirsun acayipleri a§ikar Sana mubhem goriiniir 
bundakiler manalarm ruhile dolu kapali Esrar 

§una yemin ederim ki, bu manzumeden heniiz bir satir oku- 
mami§tim, bir an kendimi 6lmu§ gordiim. Okudugumu duyu- 
yordum. Soyleyen sanki ben degildim. Bu hikmetin ilahi bir ri- 
zayi arzulamaktan ba§ka bir gayesi yoktu. Bu giizide topluluk 
ve Ehlullah hakkmda kanaat ve duygularim bundan ibaretti. 

Ileri bir makam sahibi ve onder olan Ebu Abdullah bin Mu- 
rabit bana zit bazi du§iince ve duygularim ve benim i§ime mii- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 29 

dahale hususunu, diger ileri ya§ta merhum olan §eyh Cer- 
rah'm bulundugu bir mecliste onun huzurunda alenen tarti§- 
mi§tik. 

Hatta ondan ayrildiktan sonra dahi, ona kar§i daima min- 
nettarlik hissettim. Onun meziyetlerini ve menkibelerini an- 
dim. Yiiksek ahlak ve edebini herkese anlatarak oyaladim. 
Ona kar§i bu duygularimi dahi kalemimle yol boyunca kitapla- 
rima yazdim. Bir ay boylece bir 50k sehirlerde onu diisiinerek 
avundum. 

Biitiin bunlara Allah'm dostu vukufu olmu§ ve kendi ig ale- 
minde bunlari g6rmii§ ve bilmi§ti. Dostlugumun kiymet ve se- 
dakatini ben gostermeden, evvel onda malum olmu§tu. I§te 
uzaktan uzaga olan miika§efei kalbiyye ve rabitamiz, [Rabita, 
Bag veya baglanti demektir] bir kac sene sonra mahallinde bu- 
lu§arak tahakkuk etmi§ti. Onunla ikametimiz tarn dokuz ay 
bulmu§tu. Bu esnada ikimizden her biri kar§ihkli olarak anla- 
§ip anla§amadigimiz hususlarda birbirimizi bo§ gbrerek vakti- 
mizi gegirdik. Benim bir dostum ve onunda bir dostu vardi. 
Her iki dostta vefakar sidik sahibi idi. Arkada§imm dostu bilgi- 
li her hususu kavrami§ akilli bir §eyh olan ve yukarda ismi ge~ 
gen Ebu Abdullah bin Murabit idi. 

Izzeti nefs, miitevaizi, vakur, yiiksek ahlak meziyetine sa- 
hip §6hretli bir ki§i idi. Hak Tealanm daimi zikrinden bos. kal- 
maz, bu zikir bazan gizli ve bazen a§ikar olurdu. Geceleri sa- 
bahlara kadar tesbih geker ve Kur'an okurdu. O bir Amel kah- 
ramam, hak ve hukuk koruyan ulu bir ki§i idi. 

Benim dostum ise nur sagan bz bir i§ik idi. Kendi aslen Ha- 
be§li isminde Abdullah Bedir Elhabe§iy Elyemeniy idi. Onda 
hig bir §ey gizli kalmaz ileri goru§lu, her hakki bulup sahibine 
teslim eden, haksizi da durdurup baskasma tecaviiz ettirme- 
yen meziyetlere sahip makam sahibi bir ki§i idi. Kirmizi altm 
gibi saf, sbzii ozii dogru, vaitlerine sadik Ulu bir §ahsiyet idi. 
i§ te bizler dbrt ki§i olarak dbrt temel te§kil ediyorduk. 



30 Futuhat-i Mekkiye 

Bu bulu§ma ve tani§ma ve sevi§meden sonra birbirimizden 
ayrildik bunun sebebi benim Hacca niyet etmi§ olmamdir. Bii- 
tiin arzum Hac ve Umreyi yapip Allah' a olan borcumu odeyip 
tekrar doniip o Ulu olan dostlarimm meclislerine katilmak, ila- 
hi a§k ve cezbeye kavus,makti. Bu suretle §ehir ve koylerin 
anasi olan Kudiis'u §erife vardim. Mescidi\[Kudus'teki Omer 
camii olup Peygamberimizin miraca giktigi yer] Aksa'yi ziyare- 
tirn sirasmda, Hak Teala bana O Allah'm dostu, Ulu Veliyi ha- 
tirlatti. Ona yeni bildiklerimden ve ogrendiklerimden haber 
vermeyi ve kazandigim ilim cevherinden bir hediye gonderme- 
yi dii§undum. Ve yazabildigim bu oksiiz risaleyi, hakiki temiz 
ve su gibi berrak ve saf, olan ve e§siz bir sofi olan sevgili dos- 
tum, zeki karde§im, riza cevheri sahibi oglumuz Abdullah/Bw 
zat (Ebillganaim ibin ebil futiih Elharani) nin azadh kolesi] el 
bedir'e ithaf ettim. 

I§te boylelikle bu saf ve berrak ilahi sudan igip §erefli bir ga- 
yeye varmak, ilahi kudret ve varliginm ruhaniyetine eri§mek, 
sonsuz ve inhayetsiz Rabbani ilim denizlerine dahp bir mucev- 
her bulup gikarmak gayesiyle, Haremi/Xd6e-i Muazzama'dir.] 
§erifi tavafim sirasmda Murakabeye Dahp bu risaleyi yazdim. 
Arifler igin bir gok sirlari gozecek kiymette olan ve yukarda 
zikr ettigim dostuma hediye olan bu naciz risalemin adim Ma- 
lik ve miiklten kinaye olarak Elfutuhatiil Mekkiyye koydum... 

Allahii Teala Hak'dir, kolayhk ihsan eder kusurumuzu ba- 
gi§lar. Sallallahii Ala Muhammedin ve Ala Alihittahirin 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 31 



PEYGAMBERIMIZiN HAKIMIYET 
HAKKINDA BILGI DEVRI 

Allah seni teyit etsin! 

Ey ilmin talibi §unu bil ki! Cenab-i lem-Yezel ve takaddes 
Hazretleri, cesetlerdeki mahsur olan ruhlan, yerin devramna 
ve kendisinin ona bagi§ladigi, zamamn bitimine kadar o ceset- 
lerde kalmak iizere yaratmi§tir. Evvela zamamn hareketini 
halk edip ondan sonra tedbirli olan ve kendini bilir ruhu yarat- 
mi§tir. I§te bu Ruh Efendimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve 
sellemin Ruhudur. Sonra bir 50k ruhlar Felegin hareket ve 
devranile sudur etmi§tir. Bu ruhlarm Alemi gaypta mevcudi- 
yetleri varolup, Alem §ehadette sakli olanlar idi. Hak Teala 
Niibiivveti kendisine mujdeleyerek bildirdi. Insam da su ve 9a- 
murdan ol diyerek vticuda getirdi. 

Artik Peygamber Efendimizin batmi olan zamam bitmi§, cis- 
mani mevcudiyeti ve Ruhi baglantilan zamamn hiikmiine ve 
akimma intikal etmi§, bu da zahiri bilinen cismine ve ismine 
tahawiil etmi§tir. I§te Ylice Peygamberimiz boylelikle cismen 
ve ruhan zuhur etmi§ kendi karar hiikmii (diger peygamberler- 
de oldugu gibi) kendinde gizli ve batmi kalmi§tir. Hepsine selat 
ve selam olsun. 

Fakat sonradan bu hukum, onda batmdan zahire donmu§- 
tiir. Bu degi§me ile butiin batmi hukiimler ve bu iki huktim 
admin arasmdaki anla§mamazlik boylelikle zahiri hiikumlere 
intikal etmi§tir, §eriati getiren bir ki§i ise sahibi de o demektir. 
Cenab-i Peygamber: Ben bir peygamber idim buyurmu§lar. 
Ben insan idim, mevcudiyetim yoktu dememi§lerdir. Peygam- 
berlik Allah'm emriyle getirilen §eriatla ba§lar oyle degil mi? 
Bu ba§ka turlii olamaz! Ve kendileri bizlere diger enbiyanm 
viicud bulmasmdan evvel viicud buldugunu nubiivvetin esas 
sahibi oldugunu, digerleri onun bu diinyada mebuslari murek- 
kipleri olduklarmi beyan etmi§tir. 



32 — Futuhat-i Mekkiye 

Yukanda beyan ettigimiz gibi yiice Peygamber hissen, cis- 
men ve ruhan zahiri ismiyle cikip, kendisiyle beraber getirdigi 
§eriattan Allab'm emir ve istegiyle degi§tirecegi kadarmi degi§- 
tirdi. Geri kalam kendi emirlerine birakildi. 

Ben terk ve tebdil i§i Ahkami §eriyyeden olup usulden degil- 
di. Onun terazi ile gelmesi adaleti, hulk ve tabiatinm sicak ve 
serin yani miilayim olmasi da ahiret hukmiine i§aret idi. Fakat 
terazinin hareketi cennet ve Cehenneme girmenin bir olciisii 
ve i§areti idi. I§te §imdi bu Ummetteki ilim eskiden daha fazla- 
dir ve daha ileri gitmi§tir? Ilim daima ilerlemeli ve inki§af et- 
melidir. 

Qxinkti Yiice Peygamberi Zi§animiz ilmi daha evvelkilere ve 
hem de sonrakilere vermi§tir. Bu babta cok §eyler sbylemi§tir. 
Hakikatte terazi ve adalet bizlere bu ilmi vermi§tir. Velevki es~ 
ki Alimler daha akilli ve zeki olsalar dahi, §imdiki Alimlerin il- 
mi ke§fi eskiden daha siiratli olarak ilerlemektedir. 

Bu Ummetin bilginleri diger milletlerin bilginlerini Terceme 
ederek kendi diline aktardigmi gormiiyor musunuz?.. Bu Ilim- 
leri terceme eden alimler olmasaydi demi§ olsak, diger millet- 
lerin Ileri ilim sonuclarim nasil ogrenebilirdik ve nasil faydala- 
mrdik? 

Terciimanda bilgi ve nakil kabiliyeti olmasa! Nasil milletle- 
rin eserlerini terceme eder ve bizlere bu ilimlerden haber ve- 
rir? Bu hususta Peygamberimiz §6yle buyurmu§tur. 

Fealimte ilme elevveline vehiim ellezine tiikad- 
dimuhu siimme kale vel aherine 

Bu soziin sonundaki Aharin demek kendisinden sonra kiya- 
mete kadar ogrenilecek ilimler oldugunu yukaridaki haberile 
bize bildirdi. Peygamber Efendimizin bu sozii bizler icin bir §e- . 
hadettir. Ve dogru bir isbattir. I§te yiice Efendimiz diinyada 
iken HiikmiAn ve llmin Efendiligini temsil ediyor ve bir yerinde 
§6yle diyorlardi: §ayet bugiin Musa sag olsaydi, benim tabiim 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 33 

olur pe§imden gelirdi. Bu kelami peygamberden anla§ilan ve 
isa'mn bizlere getirdigi hiikiimlerden anla§ildigma gore o Diin- 
yaya her yoniyle bir Efendi ve Hakim olarak gelmi§tir. I§te 
boylelikle kiyamet giiniinde kendi §efaat kapisimn acdmasma, 
ve 50k insanlarm bundan faydalanmasma Allah'in bu hakimi- 
yeti ancak ve ancak yiice Peygamberimize verdigini 6grenmi§ 
bulunuyoruz. 

Bir Soru? 

Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve sellem sair Enbiyaya ve Me- 
laikeye §efaat edip, Onlara da §efaat Hakki Tamdim? Cevabi 
ise Evet'dir. Melaike, Enbiya ve Mumin Kullarma bu Hakki 
verdiginden o Hakki onarda kullanacaklardir. Mtibarek Mev- 
cudiyetinde Allah'm iznile §efaatcilarm onciisu ve hem de Arti- 
cisi olacak, Iyilerle birlikte bir iyilik ve hayirda bulunmayan 
kindarlari dahi ve ate§te yanmaya mahkum olanlari Ate§ten 
cikarip §efaatina nail edecektir. 

Bu oyle gizilen bir §eref Halkasidir, ba§i onunla ba§lar, so- 
nunda onun merhamet ile nihayet bulur. 

Ba§langici ona bagh olup, sonunda onun yiiceligi ve kemalile 
nihayetlenen hangi §eref dairesi bundan daha Azametli ve §e- 
refli oiabilir. 

E§yayi Zatiyye onunla ba§lar onunla kemal bulur. §efaatkar 
bir Mumin kul icin ne azametli §erefdir ki, kendisinin de §efa- 
atci olarak Peygamberimizin safmda olmasidir. Bundan daha 
biiyuk bir §eref payesi olur mu? iman sahibi olan, Allahii Teala 
ile peygamberler arasmdadir. 

Ilim ise yaratilan mahluka aittir. Bunun buyuk bir mevkii ve 
§erefi varsa da, bu deruni saadet Ilahi huzuru getirmez, Saade- 
ti ebediyye ancak ve ancak tarn imanla elde edilmi§ olur. Bun- 
dan da §u hakikata vanyoruzki Insanda Iman nurunun mevkii, 
imansiz Ilim nurunun mevkiinden daha §ereflidir. Eger bir 
imanhdan ilim cikiyorsa, bu cikan ilim i§igi, Alim olmayan bir 
muminden daha faziletli ve imtiyazhdir. Cenabi Hakda kendi 
yoniinde, muminlerden tlmi getiren Alimleri ilmi olmayan mii- 
minlerin listtinde tutar, onlara rutbe ve derece verir. 



34 — — Futilhat-i Mekkiye 

Burada Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Es- 
babina: Diinya i§lerinde sizler benden daha bilgilisiniz derdi. 
Yiice Allah ona Ummeti hakkmda oyle geni§ bir anlayi§ ve Iha- 
ta kudreti vermi§tir ki, hi? bir felek Onun feleginden daha ge- 
nis. olamaz ve degildir. 

Bu sebeple diger milletler ve ummetler Hakkmda Tabiyyete 
gore malumat ve vukufumuz olmasi icab eder. Allahu teala ona 
vahyile biitun Semavatm emirlerini vermi§tir ki, bu hie bir 
kimseye verilmemi§tir. Ilk emir birinci kat semada olup 
Kur'an'da ne bir kelime ve ne de bir harf degi§tirmi§tir. §eytan 
dahi tilavetinde eksik veya bir fazlahk yapamami§tir. 

I§te bu ulviyyet ve ismettir ki Muhammed 'in §eriati ba§ka 
§eriatla degi§tirilmesine imkan olmami§tir. Bunun istikrarmi 
goklerde ve semalarda bilhassa ikinci semada olan biitun taife- 
ler emri mahsusla §ehadet ederler. I§te bundan 




"Ya'lemiilevveline ve'1-ahirin." 

ilk bilenler ve son bilenler keyfiyeti meydana cikar ki bu da 
rikkati kalbi, yumu§aklik ve miilayemeti dogurur. I§te bu sifat- 
la Muhammed (S.A.V.)'in ruhu bezenmi§tir. Allah' da bundan 
dolayi miiminlere kar§i daima Rahimdir. §ayet Peygamberi- 
mizden bir kabalik gorulmu§ ise, oda mutlak emri ilahiyle ol- 
mu§tur. 

Ona Hak Teala §u emri verdi 

"Cahidilkxiffare ve'1-munafikine va'luz a'leyhim" 
Manasi: Ey Muhammedi Ktiffar ve munafiklarla cihad et 

Dogiis, ve onlara karsr sert davran. 

Kendi nefsine kizmak veya nefsini af ettirmek hususiyyeti 

insanda bulunmasma ragmen bunu yapmak Peygamberimizin 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 35 

tabma uymaydi. I§te bizim belirtmek istedigimiz ilac budur. 
Acaba o hiddetin icinde hissetmedigi ve duymadigi bir riza ve 
merhamet var midir? ve bu hiddeti riza ve merhamete cevir- 
mez mi? I§te bu hal ve and oyle bir esrar ve ilahi gizlilikler var 
ki bunu ancak bizler ve bizlerden olan Allah'm dostlan bilir. 

Bu yonden onun yiice Efendiligi alemlere hakim olmu§tur. 
Ummetinden olmayanlarda onun bu yonunii ve Hakikatleri 
iyice bildikleri halde tahrif ettikleri soylenir. Allahu teala onla- 
ri sapiklik ve ilim yoksunluguna ve bizleri de onun zikri uluhi- 
yetini korumamizi emir buyururlar. Ve Kur'an'i keriminde der 
ki. 

Kullarm i§itme, gorme, konu§ma, tutma (lemis) gibi hassa- 
lara sahip olmasi bu kitabm diinyada muhafaza edilmesine se- 
bep olmu§tur. 

Bu iimmetten gayri iimmetler bunu tahrif ettiklerinden, em- 
ri mahsusu ile 3'cii semadan vahiy ile gonderilen kilmc Mela- 
ikelerle birlikte muharebeye girmi§tir. Bu 3'cii gok melaikeleri 
Bedir muharebesinde miislumanlar ve peygamberimizin sua- 
larmda ve onlarla birlikte muharebeye girmi§lerdir. §ayet bti- 
tiin bu ayri ayri olan semalardaki olan ve biteni daha geni§ ve 
acik anlatacak olursam, Rasat ilmile ugra§anlardan bazilari- 
nm nazannda bu anlatacaklarimm acaip goriiniip inkara git- 
melerini onlemek ve dogru gorii§ ve insaf sahiplerinde hayret 
tereddiitde olmamalari igin agiklamami bu kadarla yetiniyo- 
rum. 

4'cii semada olan ilahi vahyi memuru Peygamberimizden ev- 
vel gelen peygamberlerin §eriatlarim ve dinlerini ve daha evvel 
nazil olan kitaplari, turn ile §eriati muhammediyeye (Dinleri 
ve kitaplarim dahil) tebdil ederek Allah'm hukmiimi yerine ge- 
tirmi§tir. Bunda da daha evvelki dinlerden hie bir dinin Allah 
katmda hukmuniin kalmadigi anla§ihr. Baki kalacak tek din 
Hz. Muhammed'in dini ve §eriatidir. Bunun giine§i de Hazreti 
Muhammed (S.A.V.)'dir. 



36 Futuhat-i Mekkiye 

__> XXL* \^> d)^y^sa c^J' 

"Elem tera inne allahu atake sureten 
Tera kulli melikin biha yetezebzebu 
Bi ennike §emsun velmiiluki kevkebiin 
Iza talaat lemyebdi minhunne kevkebiin" 
Manasi: Sana ol sureti veren Bari Hiidadir -sensiz gorlilen 
her Miilk bizlere ezadir Qiinkii sen bir giine§sin miilkler yjidiz- 
sen dogunca o yildizlar hepten kaci§ir. 

I§te Peygamberimizin ulastigi basamak, i§te onun getirdigi 
§eriatla diger enbiyamn §eriatlan, hepsine Allah'm selami ol- 
sun. Gokte parildayan ve ziyasim gunes,ten alan yildizlar, giin- 
diizler bizler icin geceler ise elleriyle cizye veren zillete ve kii- 
ciikliige razi olan kitap sahiplerinedir. 

Daha evvel semalarm birbirleriyle baglantisim ve burada 
her birine dii§en vazifeyi ogretmis, ve anlatmi§tik. Bunlardan 
emri vahy ile Hazreti Muhammede bagli olan 5'ci semadan 
bahs edecegi?,. Burada kadmlari sevmek emrini vermi§tir ki, 
hie bir peygambere bbyle bir paye katiyyen verilmemi§tir. Yu- 
karda acikladigrmiz gibi O Allah ybniinden bir Elci ve ins an 
olarak da su ve gamurdafi yaratilmi§ti. O kendisini ancak Al- 
lah'ma baglami§ ve adami§ti. Allah ile me§guliyeti o kadar 50k 
idi ki, ba§ka §eylere bakmak firsatmi bulamazdi. O sirf Air 
lah'm emir ve telakkilerini almak, edebini muhafazadan ba§ka 
bir §ey dii§unmezdi. Bu sebeple Allah ona kadm muhabbetini 
emretti. O da bu emri ilahiye imtisalen kadmlari sevdi. O bii- 
tiin kadmlari severdi sebebi Allahu Teala biitiin kadmlara onu 
sevdirmi§ti. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 37 

Mlislimin ihrac ettigi sahihindeki iman kapilarmdaki yazi- 
da: Adamm biri Resulii ekreme gelerek «Ya Resulullah ben gii- 
zel ayakkabi ve elbiseye merakliyim ve bunlari severim» deyin- 
ce, (Resulullah da: Allah gtizeldir, gtizelleri sever buyurdular. 

I§te bu be§inci gbkiin vahyi de iyiyi ve guzeli sevmektir, i§te 
nikahta onun siinnetidir. Uzlet, inziva ve ruhbaniyyet siinnet-i 
§erifeye girmez ve §eriati Muhammediyeye aykiridir. 

O Nikahi kendisine emanet edilen bir sirn Ilahi olarak ge- 
tirmi§tir, Be§inci semadaki emru Vahyi ise: Kendisine buradan 
niizul eden, kelime ve mana itibariyle inen butiin kitaplardan 
daha belagatli, taklidi imkansiz olan, Kur'an'i azimii§§andir. 
Ondan evvel gelen hie bir peygambere boylesi verilmemi§tir. 
Kendileri §6yle buyuruyorlar: Bana Cenabi Hakdan alti §ey ve- 
rilmi§dir ki benden evvel hie bir Peygambere bunlar verilme- 
mi§tir. Bxittin bunlardan §unu anhyoruz ki: Her Sema katimn 
Mahlukat ve diinyamiz yararma tatbik edilecek yonleri vardir. 
Sonug olarak Allah'm dbrdiincii semadaki vahy buyuru§ ile o 
yalniz ba§ma btitiin be§erriyeti hidayet yoluna getirmek igin 
gbnderildi. Onun muzafferiyeti ugiincii gok katmdan beslendi. 

Hak teala, ganaimden helal kildiklarim ve diinyamizi da yii- 
ce elcisine temiz bir mescid olarak yapihp verilmesini ikinci 
gok emrii vahyine vermis, tir. Yedinci gok emru vahy ilahisiyle 
kendisine verilen, ve biitiin kemaliyle gbriinen diinyamiz se- 
masidir ki, her §ey onunla tamamlanarak, §eriatlar'da bununla 
kemal bulup kendisinin de son peygamber olarak gelmesidir. 
Bu misallerle diyebiliriz ki O, toplumun §eref taci olmu§tur. 

Mesela: Onun dogumunda Hak teala bu yedi kat gokte nelei* 
oldugunu bize hatirlatmi§tir. O daima sene ve ay gibi zaraani 
ayirmami§, vakte seman demi§tir. Bunun anlami da oleek (Mi- 
zan) ve tartidir. Qiinkii zaman ile mizam inceleyecek olursak 
bu kelime deki mizamn Y harfini Z harfi takip ettigini goriiriiz. 
Z sayismi da zaman icinde hafifletmi§dir ki, bunun icinde Z de 
gunneli bir harf vardir ki, bu da ilk once zamamn mizamn icin- 
de bulunmasi ve yer almasi, ruhani adaletin viicut bulmasi de- 



38 Fiituhat-i Mekkiye 

mektir. Bu da Peygamberimizin Ismi batim devresi veya zama- 
nidir. Qiinku kendileri sbyle buyururlar: Ben bir Peygam- 
ber'dim, insan olarak da su ve camur arasinda idim. 

I§te boylelikle zaman devresi i§lemi§ aradan 78 bin sene bit- 
mi§, ikinci zaman devresi ba§lamisti ki buna da ismi Zahir 
devresi deriz. Bunda kendisi zuhur ederek §eriati, kinaye ola- 
rak degii butiin sarahat ve tarn bir acikhkla meydana cikmis- 
tir. 

Artik burada Cenabi Hak, hiikmiinu ahirete baglayarak der 
ki: Ben bu tartilan kistas olarak kiyamete biraktim. 






"Ve nadau'lmevazinelkista liyevmil kiyameti" 

Ve bizlere hitap ederek: 

"Ve akimiilvezne bilkisti vela tuhsiru'l-mizane" 

I§te yine bizlere: 



\\' 



J 



\ 



& 



3 






"Vessemaerefea'ha ve veda'almizane" 

Mizan demek: Her semaya emr olunan vahy ilahinin, ara- 
mizdaki her seyin muayyen bir mliddet icinde emr olunan hu- 
susatin ve olacaklarm neticeleridir. 

Hak Teala, (Mizan)'i alemler icin muayyen bir yere asmistir, 
(O yeri yalmz O bilir).« Herseyde olgii ve tarti vardir. Bunlar 
manevi ve hissi tartilardir. Bu iki olcek hie bir §ekilde hata et- 
mez, eksik veya fazla tartmazlar. Kusur ve hatadan temizdir- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 39 

ler. Soze, Sanata, dii§unceye de, manaya da terazi girmi§tir. 
Mesela: Bazi ecrami semaviyye ve bazi cisimlerin mevcudiyeti 
ve bunlarm mizan hiikmiinun yamnda ta§idiklari manalar, te- 
razinin ilahi vezin olan zamandan evvel mevcudiyeti, ilahi 
adaletin goriinmesidir ki: 

" La ilahe ilia hiive" 

Bu teraziden de isimlendirilen (Akrep-Elkavs-Elcedi-ed- 
delu vel hiit-vel Hamel-vessevr-vel Cevza-vesseratan-vel 
Esed-vessunbiile) dir ki, bunlarla terazinin yani mizamn za- 
man devresi nihayet bulmu§tur. 

Terazinin ikinci zeman devresinde Peygamberimiz zuhur et- 
mi§tir ki, zemamn her kismmdan bir kisnnnda onun hukmii 
vardir. ±§te yukarda sayili oniki ad (Terazi-Mizan ile birlikte) 
Allah'm var ettigi Melaike adlaridir. Bunlarm ayn ayri gorev- 
leri, yetkileri, ve mertebeleri vardir. Hak tealamn cevresinde o 
sonsuz bo§lukta gorevlerini yaparlar. Diinyamiz ise bunlardan 
ayirt edilmi§tir. Bununda bir hikmet ve sebebi vardir. 

I§te Muhammed Aleyhisselatii vesselam'm ruhaniyetidir ki, 
zemamn her devresinde ve hareketinde, ilahi emre istinaden 
cismaniyetinin zuhuruna kadar O'nun yiiksek ve begenilir bir 
sifat ve ahlakla gelmesiyle, Allah katmda nekadar sevildigine 
ve itibar gordiigiine bir delilidir. Hak teala, O'na §oyle sesleni- 
yor: 

"Ve inneke leala hulukin a'zimin" 

Manasi: O daima sert degil, tatli, guliimser bir yiize ve yumu- 
§ak bir ahlaka sahipti. Bu bakimmdan §eriatlar insanlarm 
hangi ahlakla bezeneceklerini gostermek amaciyle gonderil- 




40 Fiituhat-i Mekkiye 

mi§tir. Buna misal olarak en ba§ta, Ana ve Babayi ele alarak, 
bizlere sesleniyor. 



•&&&>% 



"Ve la tekul lehuma uffin." 

Man a si: Kavli §erifile insan ahlak ve mizacma yaki§rp ya- 
ki§mayacak yonlerle, menettigi yani yasakladigi mizaci anlat- 
mak istiyor. 

Ve yine Hak Teala: 

"tiffin lekum velima ta'budune min dunillahi fela 
tehafuhiim." 

Kavl-i Kerimiyle de Uffen [Sbzii kesmek, '«yaziklar olsun, of 
yeter artik!» gibi] kelimesinin korkmadan, nerede ve ne zaman 
kullamlacagmi bizlere agiklamaktadir. (Bunu daha once yasak- 
larm§ti ). 

Ve yine Hak Teala §6yle buyurdu: Hafuni — yani benden kor- 
kun ve cekinin. Burada da insanlara bu sifat ve hulkla, nerede 
bezeneceklerini ve ne sebeple korkacaklanni anlatrm§tir. 

Ke§if ehli olup, ilimle ugra§anlar hakiki alimlerdir. Bizlerin 
canli, cansiz, ta§ ve bitki gibi isim verdigimiz §eylerinde ruhla- 
ri vardir. Bunlar bizler gibi duyar ve hisseder. Bunlan ancak 
ke§if ehli goriir ve bilir. Bankalan bunlan hissetmez, ve gor- 
mez. 

Ke§if ehline gore, bu cansizlar ve canlilarm tumii, birer ko- 
nu§kan yaratiktir ve canhdir. I§te bu yaratiklardan ozel bir mi- 
zaca, §ekle, hulk ve sifat sahibi olan ve konu§an bu canli yara- 
tiga insan denmi§tir. Bu sebeple yaratiklar arasmdaki farklar 
ve mumeyyiz vasiflar mizaca gore ayrildi. Bizler yani gizli ke§if 
sahipleri, ba§kalarmm gormedigi ancak bizlerin gormu§ oldu- 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 41 

gu gizli ke§ifleri, inancimiza ilave ettik. Yukarida belirttigimiz 
canli ve cansizlarm ta§ ve bitkinin, Hak Tealayi bildigimiz dille 
zikr ettigini gordiik ve kulaklanmizla i§ittik. Bunlar arifler gi- 
bi, Hak Tealaya seslendiklerini duyduk. 

Bu ciheti her insan akli idrak edemez ve bilemez. Cenabi Al- 
lah'm halk ettigi her nesne, sifata ne olursa olsun, alemlerden 
bir alemdir. Bir kez hayvanlara bakalim: Hayvanlarda bazi va- 
siflar vardir ki, bunlar insanlarm bilginlerini dahi §a§irtir. Bir 
otlakta otlayan hayvanlar, ayni renk ye§illiklerin icinden ken- 
dine yararli olanlarmi secer ve yer, kendine zarar verecekler- 
den uzakla§ir. Bu hal onlarm fitratmdan ve yaratih§lanmn si- 
fatlarmdan ileri gelmektedir. I§te bu saydigimiz canli ve cansiz 
yaratiklarm zikrini ve konu§masmi, Hak Teala kullarmdan 
gizlemis, ancak ke§if ehline bu ybnii acik tutmu§tur. Onlar her 
an ve saatta, bir ehli ke§if ile konu§maktadirlar. I§te bu bir es- 
rari Ilahiyyedir. 

Yiice Peygamberimiz bu ke§iflerin tiimiine ve tamamina 
sahiptir. Onun gbrdtiklerini bizler dahi goremez ve ke§f edeme- 
yiz. Onun amel etmek iizere verdigi emirleri ehlullah, dogru ve 
yerinde bulmusjardir. Bir yerinde der ki: §ayet konu§malari- 
nizdaki fazlahk ve kalplerinizdeki eksiklik olmasaydi, gbrduk- 
lerinizi gormeyecek, duyduklanmzi duyamayacaktim. 

I§te bu ytiksek ahlak ve sifatlar hayati boyunca ona rehber 
olmu§, iglerinde, du§uncelerinde ve ibadetlerinde kemal dere- 
cesine varmis, tir. 

Bu yiice varhgi ile §ahsmda rabbaniyeti iddia ve his etrne- 
mis, oldugu icin, §ahsi hakimiyetini kurmu§, §eref ve mevkiini 
muhafaza etmi§tir. Zevcesi hazreti Ai§e; Resulullah biitun va- 
kitlerini, Allah'm zikriyle gecirirdi, demi§tir. Evet Ondan bizle- 
re gok miraslar kaldi, bunlarda insanin Batim Alemine mah- 
sustur. Bunun boyle bilinmesi lazimdir. Cenabi Allah, hakki 
sbyler ve dogru yolu gbsterir... 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi - — 43 



AR§ VE AR§IN TA§IYICILARI 
HAKKINDA BILGILER 

Arap dilinde ars kelimesinden murat (Miilk) dtir, Ayrica kar- 
yola ve hususi bir be§ik manasmada gelir. Ar§ bir miilk ise, 
onu koruyan sahibidir.Bu sahibi yabancidan olmaz, kendilerin- 
den olur ve o miilke tahakkiimederek, idare eder. 

§ayet Ar§a, karyola veya be§ik dersek, bunlar muntazam ko- 
§eli olup, omuz arasmda ellerile tutarak ta§ryan memurlari ol- 
masi icab eder. Bu Ta§iyicilarm kadrosu ve sayisi vardir. Yiice 
Peygamberimiz ar§i tas.ryanlarm diinya hiikmunde 4, kryamet- 
te ise 8 oldugunu haber vermistir. Bu hususta diyorlarki: Rab- 
binizin Ar§im iizerlerinde tasryanlar sekizdir. Bunuda sonra- 
dan su §ekilde izah etmistir: Bugiin icin diinyada 4 hamili var- 
dir. Omin daha evvel 8 demesi de ahiret giiniinde ta§ryicilari- 
nin sayismm sekiz olacagi anlamma gelir. Tarikat ve biiyiik ke- 
§if ehli eshabmdan, Ibni Meserret el cebeli'den rivayet olunur- 
ki : Ta§man ar§dan murad ve mana (Mulktur. Bu da (Cisim, 
Ruh, Gida, Mertebe) icinde miinhasirdir. 

Adem ile Israfil §ekil ve suretlere-Cebrail ile Mubammed, 
rublara-Mikail ile Ibrahim, erzak ve gidaya-Malik ve Ridvan 
ise, vait mertebelere memurdur. I§te hakikat, bu zikr ettigimiz 
gibidir. 

Gidalar demi§tik, bunun anlami; duygu yani his, bu da ma- 
nevi erzaktir. §imdi bu bapta zikr etmek istedigimiz yegane 
Ar§, manasimn miilk olu§udur ki bunun tasryicilarminda, ken- 
di arzu ve tedbirlerile bu i§i yaptiklaridir. Bu tedbirler iki tiir- 
liidiir: Unsuri-veya nuri bir suretle akil edilir ve du§iiniiliir. 
Bunuda tedbirli, basiretli ruhi i§ik olarak dii§unup ve canladir- 
mak lazimdir. Gidalanmak unsuri bir §ekilde olur. Ilim ve ma- 
rifet ise ruhidir. His ve Mertebeler ise Cennete girme Saadeti- 
le-Cehenneme girme felaketidir. 



44 — Futuhat-i Mekkiye 

Ruhi ve Ilmi Mertebeler, dort temel ve esas iizerine kurul- 
mu§tur. Bunlardan: Birinci mesele Suret, ikinci mesele Ruh, 
uciincii mesele Gida, dordiincu mesele ise, Makam ve merte- 
be'dir ki, hedefimiz de budur. Her mesele iki kisma ayrilir Bun- 
larm toplami sekizdir. Bunlarda Hameletul Ar§ dedigimiz miil- 
kiin ta§iyicilandir. Bunlarm sekizi birden zuhur edecek olursa, 
Miilk dogrulup kalkacak. Bu miilkiin melikide (hakimi) kalkip, 
yiikselerek ar§in iizerine cikip, oturacak demektir. 

Birinci mesele de iki kisimdir: 1- Cismi §ekil ve surettir. Bu- 
nun tazammum ettigi manada hayali bir ceset §eklidir. 2- Cis- 
mi ve miri §ekil ve surettir. 

Biz burada Cismi Nuriyi ele alalim! Diye bilirizki Cenab-i 
lem yezel ve takaddes hazretleri, ilk olarak kendisinin emirle- 
rini ifa edecek hiisiin ve cemal sahibi Meleki, cisimlerin ruhla- 
rim yaratmi§tir. Ilk olarak, bu meleklerden (Birinci akil ve nef- 
sin tamami)m halk etmi§tir. Bbylelikle Allahm nurundan yara- 
tilmi§ olan ecsami nuriyyedirki, onda nibayet bulur. 

I§te yukarda acikladigimiz melaikelerden sonra, halk edilen 
Melaikeler ki, onlar hangi kainat ve eflakte yaratildi iseler, o 
felegin hiikum, tabiat, ve hakimiyetindedirler. Ve o felegin 'rins 
ve terkibinden yaratilmi§lardir. Ve onun diizeni ile vazifelidir. 
Mesela bunlardan Unsurlar Melaikesi, kullarm amel ve nefes- 
lerinden halk olan en son ce§it melaikelerdir. Bunlari da sizle- 
re kisim kisim anlatahm! Allahii Teala cihetrve ybnii olmayan, 
Zaman icinde halk edecegi §eyleri halk etmeden Once, alti bo§, 
iistii bo§, sonsuz bir ummanda gizli idi. Onun ilk gbrunu§tinde, 
onda Zatimn Ilahi nuru yiikseldi, kitabmda dedigi gibi. 



>$&&>* 



-Oil 



"Allahii nuriissemavati." 

Manasi: Allah, Semavatm ve diinyarmzm nurudur. Bu gizli- 
lik, karanhktan nura boyamnca, ilk olarak tabii cisimlerin ve 
biitiin alemlerin fevkinde bulunacak ve yukarida anlattigimiz 



Muhyiddin~i Ibn-i Arabi 45 

Hak tealamn emirlerine amade, sadik zerafet-incelik, guzellik 
sahibi sekiz Melaikeyi yaratti, ilahi ar§tan ve bunlardan daha 
ileri ne bir ar§ ve ne de bir Melaike vardir. Bunlari vticuda ge- 
tirip onlara gorundii. Bu goriinusten onlarda gaybet hasil oldu. 
I§te bu gaybet onlara ruh oldu. Cenabi Allah'in giizelligi kar§i- 
sinda kendilerinden gegip bayilip kaldilar ve uyanamadilar. 
Vaktaki, Hak Teala yazi ve cizgi Alemini yaratmak istediginde, 
kendisine yakin olan melaikelerden birini bu i§le vazifelendir- 
di. (Ehnelaiketiil/A^a^'a yakin melaike - gam ve sakinti md- 
nasina gelir,] elkerubiyyin.) Iste bu melek, nurdan yaratilan ilk 
melektir. Bunun adini da Akil ve kalem koymu§durki, ogret- 
mek icin neye liizum varsa ve ne yapacaksa, kendinde o kudre- 
ti bulur ve zatirida ilim hazineleri bulunan bir melektir. 

Hak Tealamn ilahi isimlerinden ve Alemi halki yi gikarmak 
iqin bu akil meleginden diger bir §ey viicuda getirdi. Buna da 
Levha ismini verdi ve kaleme bu levhaya sarkmasmi ve kiya- 
mete kadar olacaklarm, bu levhaya yazilmasi emir edildi. Ve 
bu kaleme 360 sene ya§ verdi. Tekevvunii yani olu§u bakimin- 
dan akil oldugu igin ona ? 360 incelikle tecelli[Dogmasi - gdriin- 
me - belli olma - gizlilikten qikma] ettirmi§tir. Her tecelli ve in- 
celik, 360 ce§it icmali ilimlerden nasibini alir, doldurur ve ta- 
mamlar. Mezkur levhaya agikhgi ile yazar. I§te kalem mahfuz 
levhaya, bu yaziyi emanet ederki, bunun manasi ilmin kiyame- 
te kadar korunacagidir. 

Dunyadaki ilimlerden biri de, tabiat ilmidirki, Hak tealamn 
arzuladigi ve yaratmak istedigi bu levhaya yazdigi ilk ilimdir. 
Bu tabiat ilmi, nefsimizdirki bunun temami nur alemindedir. 
Sonra Hak teala, koyu karanhk olan zulmeti, bu nura kar§i zit 
olarak yaratmi§tir. Buda A&emifKafi yokluk] mutlakin, viicu- 
dnfKati varhk ve var olmak] mutlaka i§aretidir. 

Bu karanligi yarattiktan sonra, tabiatm yardimi ve zati tav- 
siye ile nuru zulmete ismarladi. I§te bu nur, bu' karanligi ay- 
dmlatmca, bundan ar§ tabir ettigimiz cisim zuhur ederek, Ismi 
Rahman-Ismi Zahir ile gorunerek, cikip ar§a kuruldu. Bu key- 



46 — — Futuhat-i Mekkiye 

fiyyet, halk (yaratili§) aleminin ilk goriintusiidur. Bundanda 
imtizacli nuru yaratti. Mesela, ar§m etrafmi cevreleyen mela- 
ikenin Seher vakti nuru gibi, bir vakitte Kur'anda yazih ayette 
oldugu gibi. 

"Ve terelmelaikete haffine min havlil ar'§i yiisebbihu- 
ne bihamdi Rabbihim" 

I§te bu melaikelerin gorevleri, ar§in cevresinde donerek, 
kalblerini zikir ve tahmit etmekten ibarettir. 

Biz alemin yaratihsmi (Akliyettil Miistevfez) yani korkamn 
ilticagahi adli kitabimizda aciklami§tik. Bu kitabimizm bir kac 
yerini inceleyelim. Oradada anlattigimiz gibi yaratilan bu ar- 
§m bagnnda Kiirsuyi Muallayi viicuda getirerek, kendi hulku 
ve tab'ma gore melaike yaratti. Nasilki ademi topraktan yara- 
tip, arzimizi ona ve cocuklarma imar ettirdigi gibi, yaratilan 
her felek ve alem kendi biinyesinde ve terkibinden var olarak 
kendine bir diizen vermi§tir. 

Bu kudsi kiirside, Kelime; haber ve hukiim olarak ikiye bo- 
lunmu§tur. Allahm ar§tan sarkan iki kademi (ayak) oldugunu, 
gerek Kur'an-i kerim ve gerekse Peygamberimiz (Sallallahii 
aleyhi ve sellem) efendimiz bizlere bildirmi§tir. Sonradan kiir- 
siiyi muallamn b'agrmdaki bo§lukta, alemler icinde alemler ya- 
ratti. Her bir alemin imari ve i§lerinin gortilebilmesi igin, O 
alemde Melaike denilen elciler var etti. Bu alemlerin gbgunii, 
diger gezegenlerle siisleyip, emirlerinin yapilmasim istedi. Ve 
yaratilacaklarm suretlerinin halk olunmasim buyurdu. 

Hak teala cansiz ve ruhsuz olarak giyaben viicuda getirdigi, 
bu nur ve unsuri §ekilleri tamamadiktan sonra, her ge§it un- 
surda §ekli bir tekevviXn[Tekevvun, vilcut bulma] viicut buldu 
ki, bu unsurlarda tecelli eden §ekillerin ruhlaridir. Azze ve eel 
burada ruhlari halk edip suretin emrine vermi§tir. Bunu Aynn- 
tih yapmayip bir tutmu§tur. Yalmz bazilarmi digerlerinden 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 47 

ayirmi§ ve ustiin tutmus.tur. Buda suretin olusuna gore olmu§- 
tur. Hakikatte bu suretler, ruhlarla kaynasmazlar kendilerini 
buyiimserler, halbuki bunlar ruhlann miilkiidiir. Tasarruf ve 
hakimiyyet ruhdadir. 

Bundan sonra Hak teala, giizel ve ince §ekillerle hayali ce- 
sedleri viicuda getirdi. Bu sureti ceseddiyyede a§ikar goriinen 
nur§ekillerile, ate§ §ekillerini meydana cikardi. Bu sureti ce- 
sediyyede (Uyku hali, olum hali, bais) halinde manevi §ekil ve 
suretlerin, hissi §ekiller tarafmdan yuklenildigini goruriiz. I§te 
bu intikal ve gecis, bir berzahdir. Bu gegit nurdandir. Ustii ge- 
ni§ ve alti dardir. Ust kismi sema, alt kismi yerimizdir. Cesedi 
suretlerde, insamn batmmda melaikelerin ve cinnilerin ve cen- 
net 5ar§isimn goriindiigu verier, sureti §ekli olarak uyku esna- 
smda goriiliir. 

Sozumiizun ba§langicmda dedigimiz gibi hakikatta bu go- 
rii§ler diinyamiza imar eder ve yeniler? 

Uciincu mesele olarak; Hak teala bu suret ve ruhlara, erzak 
ve gida hazirladi, bununla bekalarmi temin etti. Buda, hissi 
Rizik ve Manevi Rizik olarak ikidir. Manevi Rizik, hallerin te- 
cellisi ve ilimle gidalanmaktir. Hissi Rizik ise bu bellidir. Ruha- 
ni manalardan olan yiyecek ve icecek sekilleridir. Bunun neti- 
cesinde de Kuvvettir yani bu bir gidadir... Hissi §ekillerde dedi- 
gimiz gibi gida almak umumiyetle manevidir. 

Sureti Nuriyye, Sureti Hayvaniyye, veya sureti cesediyye 
bunlardan hangisi olursa olsun, kendi gidasini munasip bir §e- 
kilde alir ve beslenir. Bunun aciklanmasi, incelenmesi uzun 
olacagmdan sarfi nazar ediyoruz. §u bilinsinki Hak teala her 
yarattigi alemde, Saadet ve Bedbahthk (§ekavet) m yer ve ba- 
samagini tesbit etmi§tir. Bunun tafsilati geni§tir. Saadette ye- 
rine goredir. Bunlardan Saadeti Garadiyye yani I§ Bahtiyarhgi 
ve digerleri Saadeti Kemaliyye-Saadeti Miilaime- Saadeti Va- 
ziyyedirki yani seri saadettir. Bedbahthk da, saadette oldugu 
gibidir. Yani ziddi ve aksileridir. §ekavet veya Bedbahthk ne i§, 
ne de kemal ve ne de mizaca ve ne de §eriatla imtizac edip an- 
la§amaz, bunlann hepsi his edilir ve du§imuliir. 



48 — Futuhat-i Mekkiye 

Bunlardan, his edilenler, bedbahtlik meskeni olan diinya ve 
ahiret iztiraplarmdan duyulan iiziintiilerle, bahtiyarlik evi 
olan diinya ve ahiret lezzetlerinden duyulanlardir. Burada bu 
iki lezzet, temiz olarak birbirile imtizac etmi§lerdir. Bu temiz- 
lik ve hashk ahiret eviyle alakahdir. Ve imtizach olanlar ise 
diinya eviyle alakah olanlardir. Bu hiikiimle bahtiyar olanlar, 
bedbaht goriiniirler. Bedbahtlar da, bahtiyarlar suretinde ci- 
karlar. Bu suretle, bunlarm arasmdaki fark, ahirette anla§ihr. 
§ekavet, diinyada bedbahthgijde goriiliirki, ahiret bedbahtligi- 
na kendini baglamis. olur. Burada, bahtiyarda ayni iz iizerinde- 
dir. Fakat bunlar Mechulatdadir ve bilinmezler, oteki diinyada 
farklan anla§ilacaktir. Ayeti celilede 

"Vemtaziil yevme eyyiihel mucrimune" 

i§te burada mertebe ve dereceler, sahiplerine gore tesbit edile- 
cek, demektir.. Iste izahimizla koruyucu ve tasryici melaikele- 
rin 8 oldugunu, bu da ar§ tabirini ve ismini te§kil eden mela- 
ikeler oldugunu 6grenmi§ oluruz. Bu makamda Hak tealanm 
sifati §unlardir : 1- Hayat ?- ilim 3- Kudret 4- Irade 5- Kelam 
6- I§itme 7- Gbrme 8- Idrakdirki bu yenileni, Koklamlan 
Lemsi kendi sifati zatiyyesine gore idrak etmesidir. Bu idrakin 
i§itilecek hususta i§itilmesiyle, goriilecek hususta goriilmesiyle 
alakasi vardir. I§te bbylelikle bu ar§i te§kil eden Melekler 8 hu- 
susta birle§mi§ ve ar§i viicuda getirmi§lerdir, Bunlardan diin- 
yada zahir olanlar ve bilinenler 4'diir. Kiyamette ise 8'i toplu 
olarak goriiniirler. Kavli keriminde de 






"Ve yahmilu ar§e rabbike fevkahum yevmeizin se- 
maniyetun" 



Muhyiddin-i ibn-i Arabl 49 

buyururlar. Peyganlberimiz (Sallallahii aleyhi ve sellem) efen- 
dimiz, Onlar bu gun igin 4'dur. Bu ar§m melaike cephesinden 
tefsiridir, fakat be§ik, veya karyola olan ar§ iginde: Allahii te- 
alamn melaikeleri vardirki, onu gogiisleri ve omuzlari iizerinde 
ta§irlar, bunlar bugiin igin 4, yarm igin 8 dir, buyurmu§lardir. 
Ibin Meserret'in kavline gore, bu dort hamelei ar§tan biri, in- 
san, biri Asian, uguncusii Kartal, dordiinciisii Okiiz, §ekliyle 
gbruliir ve §ekillenir. I§te Essamiri, bunu boyle goriip onu, Mu- 
sa'nm Allahi olarak taniyip, kendi kavmine bu inek yavrusunu 
gostererek: I§te bu gordugiiniiz sizlerin ve Musa'nm Ilahidir 
demi§tir. Hikaye bunu boylece anlatir. Hak Teala ise, dogruyu 
gosterir.... 




Muhyiddin-i tbn-i Arabi 51 



ENBIYANIN SIRLARI HAKKINDA BILGI 

Yukardaki ba§hktan kasdim, veli olan enbiya hakkmdadir. 
Tekamiil etmi§ milleterin kutuplan, Adem Aleyhisselamdan, 
son Peygamber Hz. Muhammed (Sallallahii aleyhi ve selleme) 
kadar gelenlerden hig birinin olmedigine gore acaba meskenle- 
ri nerededir? 

Enbiyanin evliyasi birbirlerinin (Varisleridir 

Bunlari gonderip ilgilenen, ta kendisidir 
Dururlar onunde Onun, dehsetle, titreyerek 

Bir sir kapmak, onlarin bir tek gayesidir 
Sonra ihsan olunur, onlara Allah tarafmdan 

Hulkune zerk edilmis, olan, ta Makesidir 
§ukiir olsun, onu izzeti ikbal ile gonderene 

Ona kalbiyle §ukiirde bulunan tabileridir 
O kutuplarin Meskeni, nerede hangi diyarlarda 

Bunu bilen, ancak Onlarin Sir varisleridir. 

Allah seni teyit etsin! 

§unu bil ki: Peygamberimiz (Sallallahii aleyhi ve sellem) e 
gelen Melek yiice Allah'm emri vahyile gelmi§tir. Bu vahyi ila- 
hi, §eriati kendi nefsinde toplar. §ayet Peygamberden ba§kasi 
gonderilmis, ise, O bir elcidir, yani resuldiir. Bu suretle, bu me- 
lek ona iki tiirlu gelir ve sokulur. Birincisi vaziyyet-i ahvale go- 
re, ya kalbine Bizar veya iner. ikincisi kendi izniyle cesedi su- 
rete gelir. Soyleyecegini yani evamir-i Ilahiyyeyi, goziine gorii- 
nerek veya kulagma soyleyerek teblig eder. O da, onu goriir, 
i§idir ve his eder. Bu kapi ve bu keyfiyet, yiice Peygamberimiz - 
le son bulup kapanmi§tir. 



52 — — Filtuhat'i Mekkiye 

Hak Teala, hie bir zaman seriati Muhammediyeden baska 
bir §eriatla, kendine ibadeti istemez ve kabul etmez? 

Isa Aleyhisselam dahi, diinyaya doniip hiikm etmeye gelse, 
ancak seriati Muhammediye ile hiikum edebilir. Artik O velile- 
rin hatimidir. Yani sonudur. Peygamber efendimizin §eref paye- 
lerinden biri de, kendi ummetinin Allah tarafmdan velayetinin 
sona ermesidir. Kiyamet giinu, ha§ir esriasmda, Peygamberler- 
le bir peygamber olarak, evliyalar ile bir evliya ilarak, Ilyas 
peygamberle birlikte ha§re katilacaktir. Selat selamimiz onlara 
olsun. 

Fakat bu Ummetten olan evliya Enbiyasmm durumu ise: 
Hak teala her §ahsi kendi tecelliyatmdan bir tece\\i[Gdrunmek 
- A§ikdr olmak] ile getirir. Bunlari da Muhammed (sallallahu 
aleyhi ve sellem) efendimizin ve Cebrail aleyhisselamm yardim 
ve destegine kavu§turur. Bu ruhani yardim ve destek, o kimse- 
de arzulanan peygamber tarafmdan bildirilen ve dogrulugunda 
§iiphe olmayan ahkamm hitabmi duyurur. Bu hitabm Ummeti 
Muhammediyye hakkmda nelerle yuklii oldugunu bilmi§ olur. 
Bu emir ve tebligat kesilince o vakit veli olan zat, bu ruhani- 
yetle kendine duyurulan bu sesle bildirilen ve dogrulugunda 
hie bir §uphe ve tereddiit olmayan ve kalbiylede tasdik ettigi 
bu Peygamberin hukumlerini ahp, onun iizerine amel ederek, 
Allahim memnun etmi§ olur. 

Boylelikle ruhu Muhammed ile veli arasmda bir irtibat veya 
bag kurulmu§ olur. Bazi nakil edilen hadislerin §iipheli ve ek~ 
sik olmasi sebebiyle Veli, bunu amel etmekten vaz gecer ve red 
eder. 

Veli bir hadisden tereddudii varsa, bu hadisi yazanla, manen 
ve ruhan bulu§ur ve tarti§ir ve daha katiyyete ve dogru bir ne- 
ticeye varmak icin, Peygamberin ruhundan bunu sorar ve ogre- 
nir. (Nasil ki giinun birinde Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi 
ve sellem) bir meclisde sahabeyle toplu olarak otururlarken 
Peygamberimizle Cebrail Aleyhisselamm Islam, Iman, Ihsan 
hakkmda konu§tuklarmi ve birbirlerini tasdik ettiklerini i§it- 
tikleri gibi). 



Muhyiddin~i Ibn~i Arabi 53 

Eger Veli, bu hadisi kendisi gibi, yumu§ak ve pak bir mu- 
haddisin/HacZ isleri nakl veya hikdye eden ki§i] ruhaniyetinden 
duyar ve i§idirse, bunu tipki Peygamber efendimizin agzmdan 
i§itmi§ gibi sayar, artik bu hadisin dogrulugunda suphesi kal- 
mami§ olur. 

Belkide nakil edilen hadis, nakiller tarafmdan dogru soylen- 
mi§ hissini verir. I§te bunu ke§f eden ka§if (Veli), bu ciheti mu- 
ayene eder ve Peygamber Efendimizden bu hadisin dogrulugu- 
nu sorar. Alman cevap, ya inkar veya tasdiktir. Alman cevap 
inkar ise Ben boyle bir §ey soylemedim, bununla bir hukiim 
yiirutmedim buyurulur. I§te bunun xizerine veli, o hadisi terke- 
der ve onun iizerinde amel etmez. Velevki bu hadisleri nakil 
edenler ve bunun dogruluguna inananlar bununla amel etmis 
olsalar dahi, ol veli tarafmdan bu miika§efeden sonra bu hadis- 
le artik amel edilmez. Bu hususta Allahm da kat'i beyam var- 
dir. 

Sahih-i Muslim ismindeki kitabmda §6yle anlatir: Veli veya 
muka§if bazi kimselerce dogruluguna inamlan bir hadisin, dog- 
ruluk derecesini muhakkak bilir. Ruhani bir mazhariyyetle bu 
hadisin dogrulugu kendisine, bunu nakil eden §ahsm sureti is- 
miyle birlikte bildirilir ve gosterilir, i§te bu gibiler enbiyanm ev- 
liyasidir. Bunlarm ayri ayri §eriatlan yoktur. Bu §eriatdede faz- 
la bir sbz haklari yoktur. Ancak bunu anlatip, Muhammedin §e~ 
riati oldugunu bildirirler. Bu §eriatm sahibini §ahit gosterirler. 

insanlarm uykuda idrak edemedigi hususlari, veliler bir Ya- 
~ka.za[Uyku He uyaniklik arasmdaki hal veya dalginlik] amnda 
Peygamberle bulu§up, o hususu idrak edebilirler, i§te bu paye 
ve makam, bu yolda yiiriiyen evliyalar igin tesbit edilmi§tir. Al- 
lahtan ba§ka hig bir kimseden yardim gormeyen, hig bir hoca- 
dan faydalanmadan, kendi kabiliyyet ve himmetleriyle cah§ip, 
dogruluk ve bilhassa ilmi elde eden ve kendilerini insanlik me- 
ziyyetleriyle siislemis, olanlar, bu makama sahip olmu§lardir. 

Bu ilimlerden bir ilimde (bitki ve ye§illik) ilmidir. Allahii te- 
ala bu ilmi bu §eriatta kendisine Muhammed (Sallallahii aley- 



54 Futuhat-i Mekkiye 

hi ve sellem) diliyle ibadet edilmesi icin getirmi§tir. Bunlarm 
aracilan fakihler ve yazi ve cizgi alimleridir. Bu ilimler Lediin- 
m[tndi - kendi tarafini iltizam eden] ilimleridir. Bu iimmetin 
Peygamberlerinden gikan ilimler olmadigi gibi, Peygamberle- 
rin varisi olan evliyalarmda ilmi degildir. Bu ilim Indi dir ve 
insan §ahsiyetile alakasi vardir. 

Bunlarla varilan netice §udurki ? butiin topluluklar Allaha 
tarn bir §uur ve idrak ile dua etmelidir. Allahii tealanin Pey- 
gamberine soylemesini emr ettigi gibi. 






^^Ai^^M^Y^S>^^M 



&i\ 



"Ud'u ilallahi a'la basiretin ena ve menittabea'ni ve 
hiim ehle hazel mekame fihim fi hazihil ummihi misle 
enbiyai beni israil." 

Manasi: Bana ve benim yolumda yuriiyenler icin Basiretle 
Allaha dua edin, Onlar bu makamin sahibidirler. Onlar bu um- 
met icinde Israil ogullarmm veya kavminin, Musamn §eriatiy- 
le Hanina ibadet eden israil peygamberleri gibidirler, (ki bura- 
da Hamn aleyhisselam bir peygamber olup, Hak tealada onun 
peygamberligini tasdik etmi§tir) Bu cihet, Kur'anlada aciklan- 
im§tir. I§te bunlar gibiler, hie §iiphesiz hakiki §eriati Muhafa- 
za edenlerdir. Ve en cok bilgi sahibidirler. Fakat fukeha buna 
pek iltifat, itibar etmez ve inanmazlar. Onlar bunlarm dogrulu- 
gunu aramaya liizum gormezler, onlarca arzulanan tek §ey ma- 
kamlarim korumak ve hakikatleri gizlemektir, oyleki kendile- 
rince dogru olarak bilinen cihetleri dahi, yazi ve cizgi bilginle- 
rine bildirmezler. 

Bu hal tibki ictihat ve hukiim sahibi bir kimsenin, cah§ma- 
digi ve delaili ile ugra§madigi halde bir hiikum vermesine ben- 
zer, §ayet bir hukiim verirse yanh§ vermis, olur ki burada hii- 
kum hilafma bir hukiimde bulunmasi edep ve ahlak icabidir. 
Mii§ahede ve g6rii§leri hatali olmahdir. Peygamber efendimi- 
zin verdi gi bir haberde: Bu iimmetin alimleri de Israil peygam- 



Muhyiddin~i Ibn-i Arabi 55 

berleriyle birdir, demesi Israil peygamberleri elcilerle gonderi- 
len §eriatlan ezberler ve onunla gorevlerini yaparlardi. 

I§te bu iimmetin alimleri ve imaijilari da kendi peygamber- 
lerinin ahkammi korur ve ezberler ve onunla amel etmeyi ken- 
dilerine s,iar edinmi§lerdir. 

Eshabm ulemasmdan, tabii ve onlarm etbai gibi. Mesela: 
Siifyantis-sevri ve Ibni lyne ve ibni Sirin, Hasan, Mali ve ibni 
Ebi rebah ve Ebi Hanife ve yine bu et'badan Imam §afii ve 
Imam Hanbel gibi bu yol ve izde yiiriiyenler ahkamin koruyu- 
cusu olmu§lardir. 

Ayrica ve yine bu Ummetin ulemasindan-bir gurup taife var- 
dirki, Peygamber efendimizin halve tavirlan ve ilmmin esrari- 
m ezberlemeye ve ogrenmeye gah§mi§lardir. Bunlar sirasiyle: 
Ali, Ibni Abbas, Selman, ve Ebii Hiireyre, ve Hazife gibi ve 
bunlari izleyen Hasan Elbasri, ve Malik bin didar, ve Benan el- 
hal, Eyyub elsahtiyani ve bunlari zamanla izleyen, §iban Er'rai 
ve Ferec El'esved Elmuammer. Adil bin iyas. Zinnun Elmisri 
ve bunlarm izleyicisi olan Ciineyd, Eltesteri gibi ve daha bun- 
lara miimasil bir goklan Peygamberi halin hifzma ve Lediinni 
ilimlerle ugra§ip Sirn ilahiyi gozmeye gali^anlardir. 

Hiikiim Muhafizlarmm koruyucularm esrari ise: Ar§m altm- 
daki Rab kademinin bulundugu Kiirsiide bulunmaktadir. On- 
larda bir peygamberi hal bulunmadigi icin seslenerek veya hi- 
tap ederek Lediinni ilimleri if§a etsinler, hali Nebeviyi Lediinni 
ilmi hifz edenlerin ve hiikiim muhafizlari esrari ve benzerleri. 
ar§m yamndadir, orada durup yiiriidiigii goriilmez, bunlarm 
makami olup olmadigi bilinmez, §ayet makamlan olsaydi, 
bunlarm derece ve farklari belli olurdu. §ayet izler arasmda 
bir izi olsaydi o iz en giizel bir belirti olurdu ki, bu da ancak ve- 
raseti Muhammediyye tarn kemaliyle baglanmi§ olanlarda go- 
riiliirdii. 

Bu iimmetten gayri iimmetteki kemale eri§mi§ ve ya§adikla- 
ri zamana gore daha evvel gelen kutuplari bir cemaat bana 
arapca dille isimlerini soylemi§di. Onlari toplu olarak bir gay- 



56 Futiihat-i Mekkiye 

bet esnasinda ve Kurtubada bulundugum bir sirada bir ber- 
zahte gordiim. Ve bu kudsi bir mu§ahede idi. Bulundugum yer- 
de Me§hedi Akdes ismindeki yerdi. Bu gorduklerimi ve bana 
arapca soylenen 'isimlerini sirayla yaziyorum: El miiferrek, 
Mudavilkelum, Velbuka, Elmurtefi, El§ifa, Elmahek, El- 
menhur, §ahrulma, Unsur elhayat, El§erit, 'Elraci, Esse* 
ne, Ettayyar, Esselem Elhalife, Elmaksum, Elhay, Elvasi, 
Ebahiir, Elmulsak, Elhadi, Elmusleh, Elbaki. Hazret-i 
Ademden, Muhammed Aleyhisselama kadar bizlere bu isimleri 
ba§ka iimmetlerin kemale gelmi§ alimleri vermi§tir. (Burada 
ba§ka veya diger iimmet demek arap olmayan musluman iim- 
met kast edilmektedir). 

Fakat Tek kutup olan Muhammed (Aleyhissalatii ves'sela- 
mm) ruhaniyetidir ki, bu ruh butun enbiyalara ve kutuplara 
insanm ne§etinden kiyamete kadar ondan intikal etmi§ veya 
onun tarafindan verilmi§tir. Allahin selami iizerlerine olsun. 

Yukanda yazili isimlerin ' yanh§ telaffuz edilmemesi igin 
Arapcasi §6yledir: 

"El mefraku mudavil kulumi velbikai vel miirtafau 
vessifai vel mahiki vel meshuri ve serhulmai ve unsurul 
hayati ve esseridi verracii vessanii vettayyari ve elsali- 
mi vel halifeti vel maksumi velhayyii verrabi velvasii vel 
bahru vel malas vel hadi vel muslahi velbaki." 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 57 

Bunlarm tiirkge anlami da sirasiyle: Ayiran- Yara tedavi 
eden- Aglayan- yiikselen- §ifa bulan?- Yok eden- Izle- 
yen- kemlini oldiiren- §u sakmtisi- Hayat Unsuru- Ay- 
lak- gerileyen- Sanatci- Ucan Guclu Olan- Halife- Bolii- 
nen- Ya§ayan- Ok atan- Enli olan- Deniz- Biti§ik- sa- 
kin- Ban§tirici- Baki olan. Peygamber efendimize sormu§- 
lar; Ne vakitten beri Peygambersin? da: Ben gamur ve su 
arasmda insandim, buyurmu§lardir. Ona Mudavilkelum ismi 
verilmi§tir. Manasi yarayi iyi eden demektir. Bilgi, flkir, diinya 
Ahiret ve §eytam ve nefsi bilen biitiin peygamberin velayetine 
sahip olan ve dillerini kusursuz bilen bir mutahassis idi. 

Onda Mekke ve §amda cismaniyyetinin dogu§una ait bir 
mii§ahede vardi. Sonradan bu nrii§ahededen vaz gegerek kim- 
senin tahammiil edemeyecegi bir yere bakti. Fakat bazi kimse- 
ler onun baki§larmi Mekkede yerinde gordiiler. Bu ruhaniyetli 
baki§i ile, o gorak yerlerin suyla doldugunu gordiiler. Bizler on- 
dan bir gok ilim ve malumat aldik, dolayisile ruhi Muhamme- 
dinin alimlerde bir belirtisi vardir ki kendisinin teferriidti, za- 
mamn kutbu olmasimn en biiylik belirtisi velayeti Muhamme- 
dinin, umumi velayetin onda son bulmasidir. Umumi velayetin 
hatmi Isa aleyhisselamdir. Bnndan sonraki beyanlarimda sira- 
si gelince anlatacagim. O yara ve bere ve daha bir gok marazla- 
rm sirlarim bilir bir hekim idi. Ve bu babta dogan bir takim 
ilimlerin sahibi ve alimi idi. Ondan sonra bu hekimlik sirri ka- 
za ve kadere teslim olan ismiyle ba§ka birinde goruldii. Sonra 
bu htikiim Vadii isminde birisine intikal etti. Ondan da Haic 
(yani ta§km)e, Ondan da Hakem Vazii isminde birine intikal 
etmi§dir. Zan edersem o da Lokmani Hekimdir. Allah dogrusu- 
nu bilir. Qiinkii bu zat Davut Peygamber zamanmda gelmi§dir- 
ki katiyetle onun oldugu anla§ilmaktadir. Sonra ondan Kasibe. 
Kasibeden de hukmtin toplayicisma gegmi§ ve bundan sonra 
da kime gegtigini bilip ogrenemedim. Allah dogruyu sbyler ve 
hidayete eri§tirir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 59 



NEFESLER VE BUNLARIN KUTUPLARI 
HAKKINDABILGILER VE ILAHI GIZLILIKLER 

Peygamberimiz, (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) efendimiz §6y- 
le buyurdular ki: 

"Inne nefsurrahmani yetine min kabli elyemini." 

Manasi: «Allahm nefesi, kokusu bana Yemenden dogru geli- 
yor» denirki: Ensar (Peygamberimizi kiiffar ve mu§riklerin 
yaptiklari kotiiliiklere kar§i korudugundan) yani Hak Tealanm 
Peygambere kanat germis, nefesidir. I§te bu nefesler Ilahi ko- 
kulardir. 

Arifler burnuna bu koku ve esinti geldiginden, bunlari tarn 
ve bu koku ve nefesin nereden geldigini ara§tirir ve bulur. 
Bunlarm Sabit Kadem olan bir mevcudiyyetten geldigini ve 
manasmm mevcut oldugunu, o gizli makamdan gelen bu nefe- 
sin icinde bir 90k gizli ilimlerin gizlendigini ara§tinr ve bulur. 
Netice derin ara§tirmalardan sonra, kendilerinin arzuladigi ve 
ara§tirdiklan ilim ve gizliligin bir zatta bulundugunu ogrenir- 
ler, Hak Teala zati bunlarm icinde bir kutup/Mcmds^ en yilk- 
sek ve - En ileri bigin] olarak getirmistir. Kendi semalari ve fe- 
lekleri onunla birlikte donmektedirler. 

Bu kutubun adi da (Mudavilkelum) dur. Bahsi ve ismi da- 
ha evvel gecmi§di. Bir 90k ilimler, hikmetler ve gizlilikler onun 
sayesinde yayildi ve ogrenildigi. Bu ilimler o kadar 50k idi ki, 
kitaplar yazilsa tiikenmez ve bitmez bir vaziyettedir. I§te ilk 
gizlilik yani sir, birinci zamandan bir 90k zamanlarm ve devir- 
lerin tekevvunu olmu§tur. Burada ilk yapilan yedinci gok kati- 
nm yani arzimiz diinyasmin semasina Allah tarafmdan verilen 



60 — Filtuhat-i Mekkiye 

veya emanet edilen Ilahi ruhaniyettir. Burada buyuk bir dik- 
kat ve tedbir ile (tedbir sanati) demir gumiis. olmaktadir. Ve yi- 
ne hususi bir tedbir sanatiyle demir altm almaktadir. Hie §up- 
hesiz bu acaip bir sir idi. Bu hale ve bu i§ san'atma pek ragbet 
olmadi. Fakat Asil merak ve arzu bunlarm degi§ikligi iizerinde 
manada idi ki, bu hal tekevviin sirasmda olmakta idi. Birinci 
derecedeki tekevviin sirasmda, madeni buharla§malar ve bo§- 
luktaki kainat hareketleri ve tabii hararetin tesiriyle Civa ve 
Asit kibrit gibi maddelerin tesiriyle madenler tekevviin etmis, 
ve kemal gayesine ula§mi§tir. Bunlardan biride altmdir. Bu 
madeninde bir 50k istihalelerden gegerek yani bir cok hastalik- 
lar gecirerek altun olabilme §ekline gelmesidir. Mesela maden 
cevherlerindeki kuruluk ve onu izleyen §iddetli ve a§iri rutu- 
bet, sicaklik ve sogukluk gibi onu itidalden yani ortamdan ci- 
karmis, ve bu madenlerden demir, bakir ve emsali gibisine sira- 
yet eden hastaliklarm sonunda bunlarm birbiriyle kan§masm- 
dan altun madeni cikmi§tir. 

I§te yukarida ismi gecen bu hekim veya doktor! Bu hastalik- 
lari yok edecek, tibbi ilaglan talebesine verince altim bu hasta- 
liklardan kurtarmi§ oldu. Ve kendi de bu san'atta kemali bul- 
mu§tur. Bu babta, bu olgunlukta yeterli degildir. I§te bir cisme 
hastalik girdimi, kolayca bundan siynlamaz, hastada keder ve 
iizuntu ba§lar, biitiin giiciiyle bu afetten kurtulmaya cah§ir. 
Yahya ve Adem Aleyhisselam gibi. 

Asil gaye insanlik kemalidirki o da Halika yonelmekle olur. 
Ba§ka ? tiirlii kemale eri§ilmez. 

"Halkulinsane fi ahsene takvimi siimme reddehu esfe- 
lessafiline illellezme amenu ve amilussalihati." 

Manasi: Hak Teala insani en giizel bir §ekilde yaratti, sonra 
en alt dereceye atti. Fakat Iman edip iyilik yapanlan kendi gii- 
zel ve sihhatli §ekilleri iizerine biraktigmi bizlere haber veriyor. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 61 

Tabii olarak insan cismine bir cok illet ve marazlar ariz ol- 
du. Bu hekim hastalanan cismi eski sihhatma kavu§turmak 
icm kimya denilen bu ilmi san'ati ele aldi ve bununla elde etti- 
gi ilaglarla cismi eski sihhatma. koymaya cahs,ti. 

Hak Teala insam. Adem (A.S.) [Insan demektir] olarak ya- 
ratti, bu keyfiyet insani dogu§un ve yaradili§m temeli idi, bu 
yaradilis, tabii ve cismi te§ekkulun viicut bulmasi igin dort ka- 
n§imin mevcudiyetine ihtiyag vardir. Bunlar: Sicaktan-soguga 
ve Rutubetten-kuruluga sonradan bunun tersi olarak Soguk- 
tan-sicaga ve Sicaktan-nemlilige tahavvulii insanm biinye un- 
surunda, dort hayati unsurun dogmasina sebep olmu§tur. Bun- 
lar Morarma (siyahlik) - Balgam - Kan - Saradir. Dikkat*edile- 
cek olursa bu kari§imda dort §eyden ibarettir. Ate§ - Hava - Su 
- Toprakdir ki bu da buyiik hekimin buldugu kan§imdir. Hak 
Teala insanm cismini camurdan yaratrm§dirki bu keyfiyyet su 
ve topragm kansrmi demektir. Sonra bu camurdan var ettigi 
cisme, bir nefes etti (iifledi), bu nefesle o yapiya ruh verdi, bu 
keyfiyet daha evvel inen ve beni israil peygamberlerinden bir 
peygambere inzal edilen bazi kitaplarda yazildigi bilinir, bu- 
nun nassmi §imdilik sizlere soylemeyip ancak hatirlatma yo- 
niinden bildiriyorum. Qiinkii bu dersimizle ilgili oldugu icin 
bunu agikladim. 

Hak Tealamn en dogru haberini bize nakil eden ve elinde se- 
nedi olan bir Allah ehl-i olan Kurtuba'h Mesleme bin Vaddah 
diyorki: Beni Israil Peygamberine indirilen bazi kitaplarda Al- 
lah diyor ki: Ben Ademi su ve topraktan yarattim, ona nefesim- 
le ruh verdim, cesedini topraktan, nemliligini sudan, lsisim da 
nefesten, soguklugu da ruhdan yaptim. Sonra devamla: Ceset- 
te 4 turlii §ey viicuda getirdimki birbiriyle bagi vardir. Iki Aci 
odle, kan ve Balgam dm Bunlari birbirleriyle toku§turdum, Ku- 
rulugun meskenini siyah 6d kesesinde, hararetin meskenini 
sari 6d kebesinde rutubet ve nernliligin meskenini de kanda, 
soguklugun meskenini de balgamda yaptim. 



62 — Futuhat-i Mekkiye 

Sonra Azze ve celle diyorki bu cesetlerden hangisinde bir 
sihhat ortami olursa, o cesette sihhat var demektir, bunlardan 
biri artar, digerlerini rahatsiz ederse, o cesede hastalik girmi§ 
demektir. Bunun akside, her hangi birinde bir eksilme olursa 
mukavemet azalacagmdan, sihhat ortami sarsihr ve hastalikta 
cesede girmis, olur. l§te Tip ilmi cogalmada eksiltmeyi, eksilme- 
de de cogalmayi amirdir. Burada da bleu ve denge. vardir. Vu- 
cut daima itidal ve ortami arar. Ve hekim de bu ortami arar. 

I§te bunlari bize nakil eden imam, tabii ne§'et ve tekevvii- 
niin en giizide alimlerinden biri idi: Yukarida alemlerde yiizen 
ve parlayan yildiz; ve uydularm gidip gelmesi ve inip cikmasi 
ve bu sonsuz bosluktaki hareketleri, Hak Teala'nm emir ve 
vahyile oldugunu soylerdi. 

"Ve evha fi kiilli semain emreha." 
ve yine kitabmda diinyamiz icinde 



^ fy ^o X3j 



"Ve kaddere fiha akvateha" 

yani diinyamiz icinde olciilii nimetler verdigini Kufanla bize 
bildirmektedir. t§te bu zatta geni§ bir bilgi, kudretli ve kabili- 
yetli bir kavrayis, vardi. Biitiin bu bildikleriyle zevk ve hal ba- 
kimmdan 7. ci semamn hudutlarim a§amami§tir. Ancak bu de- 
rin goriis, ve ilhamla, bu kainat bo§lugunda neler oldugunu ve 
neler dondugiinu gorur ve bilirdi. 

Ozet olarak diye biliriz ki bu zat fikir, diisunce ve klirasala 
birlikte ruhaniyetiyle yiizerdi. Onda oluleri diriltmek igin gizli 
sirlar vardi. Sonra Hak Teala onu hangi yere misafir etse, ora- 
da nimet ve bereketler ta§ardi. Peygamber efendimizden nak- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — — 63 

len Hizir hakkmda rivayet olunur ki: Hizir'a ismini sorunca, 
oturdugu post veya deri titrer ve alti ye§illenirdi. 

I§te bu imamin zati marifet ve kuvveti zatiyede de derin bir 
bilgisi olan bir talebesi vardi. Daima yakmlarma onu tavsiye 
ederdi. Ve onu cekemeyenlere kar§i da onu her bakimdan ko- 
rurdu. I§te bunun icin kendisine ad olarak (Miidavilkelum) 
denmi§ti. Yakub'un Yusufu kardes.lerinden korudugu gibi, bu 
ulu zatta, bu talebesini boylece sever ve korur, onun o ismi al- 
masi iftiharmi mucip olurdu. 

I§te bu talebe, biitlin eshap ve yakmlarma ilim tedbiri ve 
bunun gibi ilim fenninin ilgili oldugu ruhlann cesetlere iadesi 
cesetlerin tahlili ve ruhlarla imtizaci gibi §eyleri ogretir, bu ila- 
hi yapmm ne oldugunu ogrenmeye ve ogretmeye cah§irdi. 

I§te bu kutubun cali§malarmdan Alemler ilmi cikmi§tir. Bu 
kitaba yazip emanet ettigim §eyleri, o ruh bana haber vermis, 
ve bildirmi§ti. Guniin birinde dostlarmi bir yere toplar biitun 
mehabbetiyle onlara §unlan soyler: §u makamimdan sizlere ne 
i§arette bulundugumu ve ne demek istedigimi bulup cikarm. 
Bu sozii i§idenler, du§undiiler. Hazinesiyle birlikte hangi alem- 
de oldugunu ve zamamnm vuslatmi bulup meydana cikardilar. 
Ve kendisine bildirdiler. da cevap olarak: Size nasihatim su- 
dur ki, benim bu soylediklerimi duyanlar bunu yaymasmlar, 
Qiinkti her ilimde oldugu gibi, bunda da mutahassis kimseler 
bulunur ki, bunda infirad edemezler. Qiinkii bu ihtisasi yap- 
mak icin infirat etmek, buna ne zaman ve ne de vakit kafi gel- 
mez. Bu ancak toplulukla daha cabuk ogrenilir. Qiinkii bir top- 
lulukta, her tiirlu fikir sahibi bulunur. Birbiriyle anla§an fikii'- 
ler oldugu gibi, anla§amayan ve imtizac etmeyen fikirlerde bu- 
lunur. Topluluk demekten meramin bunlarm icinden birisi ye- 
ti§ir ki, benim i§aret ettigimi yani anahtan bulur ve onunla il- 
im hazinelerini agar. 

Her makamm bir dili vardir, her ilmin adi vardir, her gelece- 
gin bir hali vardir, i§ittiklerinizi birakm, ne demek istedigimi 
anlaym, nurunun nuruna yemin ederim ki, hayatm ruhiyle ve 



64 Futuhat-i Mekkiye 

ruh hayatiyle imtizac edemedim. Ben sizden ayrihyorum, nere- 
den geldimse ve mevcudiyyetim ne ise, asla rucu ediyorum. Bu 
karanlikta oturmam bir hayli uzadi, boylelikle nefsim daraldi, 
artik sizden uzaklasmayi niyyet ettim. O da bana yola gikma 
ve uzakla§ma iznini verdi. Yalniz benim sozlerime sadik kahn, 
o vakit dediklerimi anlarsimz. Kararla§tigim ayrilik stiresi bit- 
meden ve ben avdet etmeden yerinizden ayrilmaym. Qiinkii 
ben kararlastigim siire bitince donecegim, sayet icinizden ayri- 
lan varsa dondiigiimde o da tekrar donsiin, demi§ti. Ve gitmi§- 
ti. 

Bu sozlerin mana ve nagmesi cok ince ve yumu§ak idi, harfe 
manamn yenilmesi gibi. Hakikat hakikattir. Yol yoldur. Burada 
cennetle diinya, tibki kerpigle yapilan bina gibidir. Bunlardan 
biri gamur ve samandan, digeri de inci ve gumii§ten olsa dahi; 
aralarmda i§tirak vardir ; . i§te o zat, kendi cocuklarma ve dost- 
larma bunu tavsiye etmi§ti. Bu cihet gok onemli ve biiyiik oldu- 
gu kadar, agir bir problemdir, izi ve i§aretini bulmak zordur, 
bunu bilen rahata kavu§ur. 

Bir gun Kurtuba Kadisi Ebilvelid bin Rii§d'un huzuruna gir- 
dim. Pederim, beni ona gondermifti. Bir halvet esnasmda, Hak 
Tealamn bana ne gizli sirlar agtigim duymu§tu. Bu cihetle pe- 
derimden bir miilakat istemi§ti. Ve o da pederimin yakm bir 
dostu idi, 

Bu davetle huzuruna girdigim vakit, ayaga kalkip beni ke- 
mali tazimle ve muhabbetle kar§iladi. Boynuma sarilarak beni 
optti. Ve bana hitaben, Evet dedi. Ben de ona cevaben, Evet di- 
yerek kar§ilik verdim. Bu kisa konu§madan sonra bana kar§i 
iltifat ve sevinci artti. Bunun tek sebebi ise kendisini bir tek 
kelime ile anlarms olmamdir. Ben de bu sevincin neden oldugu- 
nu sezince ona Hayir cevabmi verdim. Bunun iizerine ytizti ta- 
kallus etti ve rengi degi§ti, kendinden §uphelenerek §6yle dedi: 
Feyiz ve ke§fi ilahi ile emrimizi nasil buluyorsunuz? Acaba na- 
zarimiz mi bunu bize verdi? dedi. Ona Evet ve Hayir diye ce- 
vap verdim. l§te bu evet ve hayir arasmda Ruhlar, madelerrin- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 65 

den ve Boyunlarda, cesetlerinden ucarlar deyince, Ibn-i Hiis- 
diin rengi sararnns, kendisini bir du§iince alarak oturmustu. 
Ciinkii ne deniek istedigimi arilamisti. Bu da tibki imam, ku- 
tup olan Miidavilkelum meselesine benzer bir mesele olmustu. 
Bu -hadiseden sonra pederimden tekrar bulu§mak icin bir mii- 
lakat istemi§ti. Burada bizlere soyleyecegi sevler vardi. Bu soy- 
leyeceklerine benim muvafakat veya muhalefet edecegimi an- 
lamak istiyordu. Qunku bu kadmm akil ve fikri nazari erba- 
bmdan idi. Ve kendisi der ki: Onun halvetine cabil girip. bir- 
ders veya mtitalaa gormeden ve okumadan alim giktigimdan. 
Allaha siikurler olsun. Ve yine derki: Lste bu ha] erbabim gor- 
meden, bu hall isbat ettigimizden, Allaha hamd ve senalar ol- 
sun, cok §ukur ki, ben fetih erbaba zamamnda oldum ve yiice 
Allaha hamitler olsun ki, onu gozlerimle gordum demisti. 

Sonradan ikinci defa onunla bulusmayi arzuladim! Allah 
rahmet eylesin onunla carpi i§areti gibi bir perde ile ayrilan, 
bir hucrede bulu§tuk. Bu ince till gibi perdeden ona bakiyor- 
dum ve onu gortiyordum. Fakat o beni gbrmuyordu, hatta otur- 
dugum yeri dahi kestiremiyordu. Nefesiyle benimle ugrasip 
durdu, ona dedim ki, bu vaziyefcle bizler anJasamayiz ve arza- 
lanmiz da olmaz ve aynldik. Aradan yillar gectikten sonra 595 
senei hicriyesmde, onunla tekrar Fasm Merakes'mde buiustuk. 
Orada rahmete kavusarak, cismaniycti Kurtubaya getirii.dk 
kabri de oradadir. Bizde Kurtuba'da bu haberi aimistik. Hay- 
vana yuklenen tabutu onumuzden gecerken, tabutu bir taraikk 
amelleri de diger tar aft an sarkiyordu, bu agirhk denk gelnrisck 
Ben de bu manzaranm §ahidi idim. Ve yanrmda da fukabadan 
ve iidebbadan Ebu Sait Efendinin katibi Ebul Hiiseyn Muham- 
med bin Cubeyr ve aziz dostum, Ebulhikem Amru Ibin Serrac 
Ennasih bulunuyordu. Ebulhikem bize donerek: imam Ebu 
Rii§t kime benzer, bir bakimz. I§te imam bir tarafta, amelleri 
de digeri tarafmda olarak gidiyor ve yukte bir muadelet vardir 
dedi. Oradan Ibni Cubeyr soyle seslendi: Bu goriisun dogrudur 
dediklerini defterime yazdim dedi. Bunlarm hepsi rahmete ka- 



66 Futuhat-i Mekkiye 

vu§arak o vakitler benden ba§ka kimse kalmami§ti. §u beyti 
soylemi§ti: 

"Hazel imamii ve hazihi a'maliihu 
ya leyte §i f ri hel etet amalehu" 

I§te bu imam, i§te ameli 
§i'iimle tahakkuk etti mi ameli. 

I§te bu ilmin kutbu Miidavilkelum idi. Bizlere Kainatm 
hareket halinin sirrini verdi ve gosterdi, Eger kainat bu §ekliy- 
le olmami§ olsaydi, hie bir §ey var olamazdi. Hikmeti Ilahiyye- 
yi gosterdiki kalpler, Allahm ilmi de e§yasiyle bezensin. 




ifcAMttf 



"La Ilahe ilia huvelalimiil hakimu" 

Manasi: O bir tek Allah'tir, hikmet sahibidir ve her §eyi bi- 
lir. Zat ve sifati ogrenmek igin bu kutbun i§areti ogrenildi. 
Eger dairevi bir yol iizerinde hareket etmeseydi, bu bo§luk ka- 
inat olamazdi. Ancak bu hareket bo§lukta bir iz olarak kahrdi. 
Ve bu §ekildeki hareketle bir emrin tamami tekevviin edemez- 
di. Eksilirdi. 

Bu kutbun haberinde: Alemin mevcudiyyeti, cevresi (muhiti) 
ile orta noktasi yani (merkezi) arasmda bulundugunu i§aret 
eder. Bunlarda siralami§ mertebelerine enli veya dar olduklari- 
na gore yerlerini alirlar. Bunlardan dairenin kenarma dogru 
olanlar daha biiyiik ve daha geni§. Ice dogru olanlar ise, daha 
kuciiktiir. Bunlarda da hacim ve viisatma gore, giinler daha 
uzun ve mekan itibariyle kapladiklari yiizey daha geni§, lisam 
daha sarih, kuvvet tahakkuku bakimmdan safiyeti daha belli. 
t§te bu ve bu mevkilere gore digerleri de aym tarzda ve bu nis- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 67 

betle te§ekkiil ederler. Kuculiip ufaldikca, a§agrya iner, arzimi- 
za dahi diiserler. Mihver iizerinde muhitteki her parca iistun- 
deki ve altmdaki parcaya denktir. Hie, biri digerinden fazla ve- 
ya eksik degildir. Qiinkii birinin yeri geni§lerse, digerinin yeri 
darahr. Bu da biiyuklerin kiiguklere veya kuvvetlinin zayifi 
turnesine benzer ki, bu kanun tabiat-i ilahiyyeye mugayirdir. 
Nasil dar ve kiicuk bir §ey, enli ve bliyiik olamaz ise, enli de da- 
ralip kuciilemez. Butiin bu kainat kalabahgi bir noktaya bak- 
maktadir. Nokta en kiiciik bir ciiz oldugu halde, muhitindeki 
pargalan bizzat kollar ve goriir. Muhitin kisaltilmi§i noktala- 
nn, muhitten (eevreden) kaldirilmis, olmasi demektir. Bunun 
aksine bakin! Bu unsurlar kiiciilup alcaldikca, sonu arzimizda 
nihayet buluyor, arzimiz da bulandiriyor. Suya dii§en bir ce- 
min, suyu bulandirdigi gibi. Her sulu madde indi olarak, dibe 
bir tortu birakir, ustu ise temizligini ve safiyetini muhafaza ed- 
er. Bundan mana sudur ki, tabiat alimleri de bu nurlarm ma- 
hiyeti ve gorulmesine mani olan §eyleri, bir takim §ehvet hir- 
siyle ve kotu §uphelerin tahtinda idrak edemediklerini, o lisan- 
da ve gorii§te, i§itmede, yemede, igmede, giyinmede, binmede, 
helal dahi olsa nikahlanmada, §ehvet tortularimn, iistlerine 
kusmasi ve dokiilmesinden oldugunu zan ederler. 

Hakikatte, ahirette de §ehvete kimse mani olamaz. Oradaki 
§ehvet hirsi, diinyadakinden daha azametlidir. Qiinkii bu bir 
ilahi tecellidir. Buna kirn mani olabilir. Orada tecelli gozlerde- 
dir, goruniir. Dlinyada ise, bu gorus, ve baki§ §ehveti gormez 
ancak his eder, diinyadaki §ehvet tecelli mekam degildir. Bura- 
daki tecelli, zahiri ohnayip batanidir. Batm ise, sehvet mahalli- 
dir ki, tecelli ile §ehvet bir yerde birle§emez. Bunun icin arif ve 
zahitler, diinya §ehvetlerinden kendilerine dii§en payi azaltma- 
ya ve onu agac dograr gibi yikmaya ve pargalamaya cah§irlar. 

I§te bu Imam, yakm dostlanna §unlari ogretmi§tir: Kainatta 
bulunan yedi semanm veya 7 iklimin idarecisi ve koruyucusu 
olarak yedi zat vardir ki, bunlara (Ebdal) denilir. Bunlarla, 
Hak Teala yedi iklimi korur. Bu Ebdalden her biri bir sema ik- 



68 Fiituhat-i Mekkiye 

limine sahiptir. Sonsuz yetkileri vardir. Bu yedi Ebdal, yedi ik- 
lim ve semavatm ruhaniyetiyle ugra§ir. Ve her biri kendi sema- 
sinda bulunan peygamberlerin ruhaniyetinden kuvvet alir. Bu 
peygamberlerden sirasiyle: Ibrahimelhalil onuda Musa - Ha- 
run -Idris - Yusuf, bundan sonra da Isa ve en sonra da Adem 
gelir. Hepsine Allahm Selami olsun. 

Yahya peygambere gelince, onim yeri Isa ile Harun arasm- 
dadir. Onun hakkmda bir tereddiit vardir. Bu peygamberlerin 
hakikat goru§leri, bu yedi Ebdal in kalplerine girer ve yerlesir. 
Bu kainat fezasmda ve sonsuzlugunda Allahm emir ve kudre- 
tiyle yiizen ve bu yedi iklime, Hak Tealanm verdigi hareket, ve 
buralara hakim esran i]ahiyye ve ilimler, ulvi ve siifli izlerle 
lebaleb dolu, bu iklimler bu koruyuculara ilahi nazarla bakar- 
lar. Allahii Teala §6yle buyurur: 

"Ve evha fi kiilli semain emreha felehiim fi kulubihim 
f? kiilli saa'tin ve ft kiilli yevmin" 

Manasi: O yerin, o giiniin ve o saatin sultam, ne emir eder- 
se, bu ruhani emirler Ebdal'm kalbine indirilir. 

Dim babinda verilen emirler, Idris aleyhiaselamm ilmi mad- 
delerinden ahnarak Pazar gunii verilir veya gonderilir. Boylece 
her ulvi escr, hava ve ates unsuruna o gun verilir. Misal olarak 
bundan, liak Tealanm ilahi nazariyle giinesin bu bosiukta yiiz- 
mesh bun aala su. hava ve toprak unsurlarma te'sir etmesi gbs- 
Ua'ilebili!". 

4, ikh'iniii harekenaden vo icmde muhafaza ettigi zatm Eb- 
Halieri-e no gi.bi bir netice verecegi durumuna gelince! Bu ikli.m- 
den su .iliraka' verilir ve gorderilir. Ruhaniyyetin esran - Nur 
ve ziya - bbmsek vo alev -L^ikiayan eisimler ve sebepleri - ve 
bunlann mizin-inri hakknabki ilimlerdir. Mesela, yavarlak da- 
ne sekh hay-zaniar f'bocek ve miistehaseler), bitkilerden incir 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 69 

agaci, menev§e ve usulii, ta§lardan billur tasi, inci ve yakut gi- 
bi ve bazi hay van etleri, Melaikelerde ve insan, hay van ve cm- 
salinde goriilen kemal ve olgunluk ilmi ile hay van ve bitkilerde 
goriilen diiz istikamet, hareket ilmi gibi ilimlerdir. 

Yerle§me veya temerkiiz ilmi, nurlarm nefesleri ilmi, tedbir- 
li ruhlarm cikanhp atilmasi ilmi, anla§ilmayan gizli ve hali zor 
olan meselelerdir. Bo§luktaki hareket halinde bulunan ve do- 
nen cisimlerin seslerini alma ve musiki aletlerindeki tellerden 
cikan sesler ve bunlarla, hayvan ve bitki mizac ve tabiatlarmin 
arasmdaki mukayese ilmi ve icgudti ile sonuclanan ilimlerden 
hos esansli kokularm men§ei ve bu kokularm neden oldugu, 
havanin bunlari nasil bir yerden bir yere siiriikledigi ve nasi] 
burun yoliyle koku idrakine intikali gibi ilimler, pa'zar ve onu 
takip eden giinlerin belli 4 saatlerinde, o iklimin hukmiyle, 
oradaki peygamberin ruhaniyetinden faydalanarak, 6 iklimin 
sahibi olan Ebdal tarafmdan cuma giinii devresi gelinceye ka- 
dar ahnir ve ogretilir. 

Hava ve ate§ unsurundan olan her ulvi eser ve ilmi emir, 
Adem aleyhisselamm ruhaniyyetinden ahnarak, Ebdal tarafm- 
dan pazartesi giinii verilir, 

Ay kiirresinin bo§lukta yiizmesi, toprak ve su unsurunda bu- 
lunan her siislii eser, diinya semamizm yani 7 nci iklimin sahi- 
bine aittir. Bu yedinci iklimin Ebdali orada bulunan Peygam- 
berin ruhaniyyetinden kendi nefsinde neleri toplar ve pazarte- 
si ile cuma giinii ve bu belli iki gun arasmdaki saatlerde ne gi- 
bi ilimler hasil eder, bunlari inceleyelim. 

I§te bu yedinci iklimden ve sail giinii verilen ilimler §unlar- 
dir: Bahtiyarhk ve bedbahthk, Isim veya ad ilmi ve bunlarm 
hususiyetleri, Med ve cezir ilmi, Artma ve eksilme ilmi. ve buna 
benzer ilimlerdir ki Hamn aleyhisselamm ruhaniyyetinden ah- 
narak verilir. Ate§ ve hava unsurundaki her ulvi eser kirmizi- 
nm ruhaniyetinden verilir. Toprak ve su unsurunun icindeki 
her siiili eserdeki hareket, 5 sema ikliminde bulunan Bedel den 
ve yine bunun 3 ncii sema ikliminden aldigi emirle, su ilimler 



70 Filtuhat-i Mekkiye 

verilir. Bir miilkin idari ve siyasi ilmi, himaye ve kahramanlik 
ilmi, ordular te§kili ve harp ilmi, in§a ilmi, kurbanlar ilmi, 
hayvan kesmek ilmi, nahir giinleri esrari ilmi, ve diger yerlere 
sirayet ilmi, dogru yol gorme ilmi delalete dii§me ilmi gibi ilim- 
lerdir. 

Qar§amba giinii verilen ilmi emirler ise, Isa aleyhisselamm 
ruhaniyetindendir. O gun nur ve i§ik giinudiir. Bu i§ik yoluna 
girip girmedigimizi kollar ve bizlere nazar eder. Ate§ ve hava 
unsurundaki her iz ve eser, o semada yiizen katibin ruhaniyye- 
tinden, toprak ve suda bulunan her sufli eser, 2 nci semamn 
hareketinden ve §u ilimlerde o gun ve saatlarda 6 nci iklimin 
sahibi ebdalden $ikar. Ilham ve vehimler ilmi, Vahi ilmi, Fikir 
ve Mukayese Uimleri, Riiya ve Ibadet Ilmi, Sanayi Ke§ifleti Il- 
mi, kokular ilmi ve kari§ik ilimler ki anlayi§, yazi, edep, i§ken- 
ce, kehanet, sihir, tilsim gibi ilimlerdir ki, bu ilimler Musa 
aleyhisselamm ruhaniyyetinden per§embe giinii verilir. Bura- 
da ve bugiinde goriilen hava ve ate§ riikniinde olan ulvi [Ulvi 
eser demek dunyaya gore gbzle yikanda goriilen] eserler Mii§te- 
ri yildizinm bo§lukda yiizmesinden, su ve topragm unsurunda 
bulunan sufli iz ve eserler de ikinci semadaki hareketten ve 
oramn sahibi BedeFden nes/et eder. 

Yine bu giiniin ve gelecek saatlerinde de bitkiler, namus, ah- 
lak, kerem ve hayir ilmi, Allah'a yaklasma ilmi, is. ve amel ilmi 
ve buna benzer ilimler, Cuma giinii verilir. Be§inci semadaki 
Allah'm korudugu zat olan, Yusuf aleyhisselamdan cikar. 

Ve her ate§ ve havada bulunan ulvi iz ve eser Ziihre yildizi- 
nm baki§mdan su ve yer unsurunda bulunan sufli [Sufli eser 
ise bize oranla ayagirniz altmdaki su ve topraktir] iz ve eserler- 
de, yine ziihre yildizinm hareketinden olur. I§te biitiin bunlan 
halk ettigi sema ve iklimlerine, kendi kudsi zatiyyetinden ver- 
mi§tir. Bu ilahi emirler diinyamizla, gogiimiiz arasmda inei'ek 
hukmunii icra eder. Nasil ki insan tekevvunii icin di§i yaratik 
suyu erkekten alip, kendi rahmine akittigi gibi ayni hal hay- 
vanlarda da bu §ekilde hiikmunii icra eder. Hak Teala, Kur'an-i 
Kerimiyle bizlere diyor ki: 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi -^ 71 

"Halaka seb'a semavatin ve minelardi mislehunne ye- 
tenezzelulemre beynehiinne litaglemu ennellahe a'la 
kiilli §ey'in kadirun" 

Manasi: Kudretin ancak icatla, yani yaratma ve mevcudi- 
yetle alakasi vardir. Bu emirlerin ini§inden murad, yaratma ve 
tekvindir. 

I§te bugiin ve saatlerinde verilen ilimler §unlardir: Insan ve 
guzelliklerini gosteren tasvir veya resim ilmi, hal ve durum il- 
midir ki, bunlar cumartesi giinleri verilir, birinci sema veya ik- 
limindeki Bodel'den gonderilir ki bu ilimler, Ibrahim Elhalil'in 
ruhaniyyetinden cikar. Buradaki ate§ ve hava riiknundeki ulvi 
eserler, Kivan ismindeki yildizm kendi semasmdaki hareketin- 
den ve burada goriilen yer ve su unsurundaki siifli eserler ise, 
mezkur yildizm mensub oldugu semamn hareketinden ileri ge- 
lir. Hak Teala yarattigi semalarm hareketi hakkinda §6yle bu- 
yururlar: 

"Kulliin fi felekin yesbehun" 

ve yine 



"Ve binnecmi hiim yehtedune" 

yani yildizlara bakarak yollarim bulurlar. Yine bu gun ve o geri 
kalan saatlerde gonderilen ilimler §unlardir: Sebat ve temkin, 
ya§ ama ve beka ilmi, ilimleridir ki bu da yukarda bahsi geqen 
imamin ilminden cikarki bu imamm hulk ve tabiati semalarm- 
daki Ebdal gibidir. Hak Teala ona bu mazhariyyeti vermi§tir. 



72 Futuhat-i Mekkiye 

Ve kendisi derki: Birinci makam hulk ve .adeti hie bir seyc ben- 
zemez bunun sebebi baslangicm tekevviiniidir ki, §ayet bunu 
yasamak isterse veya firsat bulursa bu hulk ve adetten kendi 
makamma ahr ki, bunun ikinci makam hulk ve adeti ne miina- 
sip oldugunu zikir eder. 



Q^j^Sy^^iSi 



"Lenefidelbah.ru kable en tenfede kelimatii Rabbi" 

Bunun manasi, denizin suyu tiikenir Allahm kelaim bitmez. 
Lste burada mana, ilki ilahi ilmin makami ve onunla ilgili olan 
sonsuzlukta, onun ikinci vasfidir. 

Birinci vasif hayattir, bunu ilim takib eder ve uciincu zatm 
hulk ve adeti ve makami nefsimizin icindedir bunu gormuyor- 
musunuz? Iste bu uciincu vasif mertebedir yani makam basa- 
magidir. 

Birinci aye tier o ilahi adlardir, ikincileri ise yiikseklerdedir, 
bunu izleyenler ise zati nefislerimizin icindedir. 
Hak Teala: 



, » .* 




iCrtb^fc^ 




"Senurihim ayatina fil afaki ve fi enfusihim" 

onun icin, iicuncii hulk ve adetin Bedeli bu i§e tahsis edilmis- 
tir. 

4 ncii hulk ve adet makami. 






"Ya leyteni kiintu tiiraben" 

Manasi: Keske toprak olaydim. Bunu soyleyen icin mihver 
merkezinin istedigi 4 ncii rukimfTemel - direk - kok - dayak da- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — — — 73 

yamaclan] olmus olur ki, bu soz, bu nokta icin degil, yere yakm 
bir buyuklukte olan bir kiirre icindir. Iste o noktadir ki cevre- 
nin olmasma sebep olmustur. O nokta esyalann daimi mucidi 
ve Hak Teala'ya yakm olmayi arzular. Bu yakmlik arzusu an- 
cak tevazu ile elde edilir. Iste bu tevazu nehirlerin kendiligin- 
den ta§masi ve tazyik ve baski neticesi inen ve akan sular gibi 
ilmin menbaidii'. Arzdan ytikselen nem ve buhariasmamn neti- 
cesi olarak, su menbalannin pat.lam.asi ve nehir olarak akmasi 
ve bu akmti ile yine buharlasarak goklere yiikselmesi, su ola- 
rak tekrar inmesi, dordiincu makam ihtisas ve esaslanna giver. 

5 nci makam ise bunu bilmiyorsaniz zikir ehline sorun! Bu- 
rada ancak dogmus, olan bilinir. Cunkii o, heniiz cocukluk dev~ 
resindedir. Ancak seslenilirse anlar ve ses verir, fikir meram 
edemez. 

"Ahrecekiim min butuni iimmehatikum la taglemune 
§ey'en." 

Bu Ayetin Manasi, sizleri analarmizm karmndan bir §ey 

bilmeyerek cikardi. Evet hie bir sey bilmez, ancak sual edihrse 
cevap vermeye gah§ir. I§te gocukluk hali be§inci basamaktadir. 
Ciinkii anal an dorttiir, bunlar o tifilhgm esas ve temelleridir. 
Bu da behind makamm hulk ve adetidir. 

6 nci makam hulk ve adeti ise 




"Ve ufevvizu emri ilallahi" 

gibi, yani emir ve arzumu Allaha biraktim manasmdadir. Bu 
keyfiyyet altinci mertebenin, altmci basamagidir ki o tifla aidi- 
yeti vardir. Qiinku, be§inci mertebede cocuk seslenir ve hie bir 
§ey bilmezdi. Fakat seslendigi §eye kar§ilik verilirse, o seyi bi- 



74 Futuhat'i Mekkiye 

lir ve ogrenir ki, boylece Allahim bilir ve tanir, o 90cugu.11 hal 
emridir ki Allahim kendine vekil ettirir. Qiinkii kendi emri 
elinde olmadigim boylelikle bir §ey yapamayacagmi, ancak Al- 
lahm her arzuladigi §eyi yapacagmi ogrenir. Burada tevkil ve- 
ya tefviz daha tercihli oldugundan bu hulk ve adet olarak ka- 
bullenir. 

7 nci makam ise, emanettir. Bununda basamagi yedinci ba- 
samaktir ki Adem dedigimiz insamn tekevvunudiir. Insanm te- 
kevvunii §unlardan olur: Akil - Nefes - Mahviyyet/Yb^ olma ve- 
ya kendini manen yok olmus gorme. Tevazuun son bdsamagina 
inmedirj Felek - ve iki amel, toplami altidir. Insanm viicudu 
siinbiile denilen seyyarede oldugu ve zamandan da kendisine 
yedibin sene verildiginden, kendisinin zaman ve miiddet baki- 
mindan 7 nci basamakta oldugu anla§ihr. Yukarda zikir ettigi- 
miz bu emaneti, bu basamakta oldugundan yuklenmi§tir. Buda 
dogurucunun yedincisidir ki, hulk ve adetini bu zikir ettigim 
ayetten almi§dir. 

Boylelikle sana dogurucularm makam ve basamaklarim 
acikladik ve §unu da sizlere bildirdim ki, kainatta ki Miidavil- 
kelurn dedigimiz bu kutup, velayeti kendi heykeli icinde hapis 
edildigi zaman ayaga kalkrp dursaydi, onun bu duru§una yet- 
mi§ kabile ve a§iret ayaga kalkardi. Bunlarda da mevcudiyye- 
tin esran ve ilahi anlayi§lar cikar ve onun bildiginden fazla bir 
§ey bilemezlerdi. 

I§te bu zat dostlarmm yamnda uzun miiddet kaldi, bu dost- 
lardan kendisine en yakm olanlardan biri de Elmusteslim is- 
mindeki ki§i idi. Bu zat Kutbiyyet makamma cikmca, kendini 
zaman ilmine vermi§ti, Qiinkii onun butiin bilgi ve kudreti, za- 
man ilminde idi. Bu cok §erefli bir ilimdir. Bu ilimden Ezeli 
[Ba§langici olmayan] kavradigmdan ve bildiginden §unlari 
soylerdi: 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 75 



> 



^J^&^J <W 3 tkssa 



"Kanallahii ve la §ey'e maa'hu." 

Allah var idi ve yanmda bir §ey yok idi. Gecmi§ zamanlarda 
insanlardan bu ilmi ogretenler cok azdi, tek tiik idi. I§te bu 
ezelden zaman ve dehir bulundu. Onun icin Allaha zaman ve 
dehir adi veridi. Allahm selami ona olsun, derdi ki: Dehre, kii- 
flir etmeyiniz. Qiinkii, dehir demek, Allah demektir. Bu cihetin 
Sahih'de kati senedi ve isbati vardir. Kimki zaman ilmiyle ug- 
ra§irsa kendine ancak Hak ilmini goriir. Qlinkti cok geni§ bir 
ilimdir. 

I§te bu ilimle Allah hakkmda bir cok soz ve makale yazildi. 
Bu sebeble akideler degi§ti. Bu ilimle ugra§an, bu ilmi biitun 
hakikatlariyle kabullenmesi lazimdir. Bu umumi bir ilimdir. 
Bu ilahi kapah bir zarfa benzer. Esrari da acaiptir. Gozu olma- 
dan her §eye hakimdir. Hakikati, hakkm nisbetine gore, tekev- 
vunii de kendi nisbetine gore kabul eder. O bizlerce goriinen ve 
goriinmeyen isimlerin Sultan'idir. 

Bu imamda ki eller beyazdir. Kendi insanlarma diinya hik- 
metinin oynadigi oyunu bilirdi. Kendi bu oyunun icinde idi. 
Ona oyun hakkmda bir §ey soruldugunda: §oyle cevap verirdi! 
Allah oyunu icad etti, ekseriyyetle oyun zamana nisbet edile- 
rek denilir ki: zaman kendi ehliyle oynadi. Ehlinden murad, in- 
sanlariyle demektir. Bunun ezel ile alakasi olmakla sonuca da 
tahakkiim ettigi goruliir. 

I§te bu imam hikmeti bildiginden, kazanci zam eder duyu- 
rur ve agzma almazdi. Onun icin bu meziyetiyle yiikselir ve 
ilerlerdi. 

Haberim oldu ki, bu imam, Hak Tealanm kendi hulkuna he- 
diye ve emanet ettigi eserlerden 36 000 ilim, ulvi alemler il- 
minden de 500 ilim ogrenmeden olmemisti. 

Allah rahmeteylesin. Onu fazil bir §ahsiyyet takip etti. 
Onun da issi Mazharulhak idi. 150 sene ya§adi ve oldu. Ondan 



76 Fiituhat-i Mekkiye 

sonra yerine Hale geldi. Bu zat ismiyle sohret bulmustu. Ki- 
hncla ortahga cikmr§di. 140 sene sonra bir muhaberede sehit 
oldu. Onu maglup ederek oldiirende ilahi isimlerden. Elkahhar 
icli. Ondan sonra bir §ahis gelir ki ismi Lokmandir? Bu zat hik- 
metlerin mucidi diye lakap almis.ti. 120 sene ya§adi ve oldu. Bu 
zatm ilimlerin tertibinde biiyiik bir bilgisi vardi. Bilhassa ma- 
tematik bilumum riyaziye ilimleri, tabiat ve ilahi ilimlerde de 
yekta idi. Bu ilimleri yakmlarma ve sevdiklerine ve bu ilmi ar- 
zu etmi§ olanlara ogretmek isterdi. Eger kitapta zikir edilen bu 
lokman ise, Hak Teala bu zatm ogluna ettigi vasiyyetini bize 
bildirmi§tir. Bununla o zatm ne derece ilahi ilimlerle ugrastigi 
ve bunlari ne kadar iyi bildigini bizlere ogretmektedr. 

Ogluna daima sogukkanlilik ve itidali tavsiye etmis, kast ve 
tecaviizden uzak kalmasim istemi§ti. Bu zat, Davut aleyhisse- 
lamin zamanmda olmu§tur Ondan sonra yerine Elkasip gecti. 
Bu zat, iki alem arasmdaki miinasebet ile, ilahi miinasebet i.l- 
minde ileri di Bu imam vticut bulmayan bir eseri gostermek is- 
tedigi vakit, kendi nefsine tesir eden miiessirleri du§iinerek, 
kendi nefsine o anda beliren bir tarti ile baktigmda, o eser ve iz 
derhal dogruca hiylesiz meydana cikardi. O derdi ki: Hak Teala 
ilmi, sema iklimi olan feleklerine emanet etmi§tir ve insam da 
bu alemlerin kolesi veya yumu§ak ince kaygan bir yaprak ola- 
rak yapmi§tir. I§te bu incelik ve yumusaklik ve mahviyyet, bi- 
len Arif kisiyi istedigi anda harekete getirir. Alemde bir §ey 
yoktur ki, onda insamn izi ve}^a eseri bulunmasm, demek ale- 
min her izi insanda var oldugu anlasihr. Bunlardan nurun zi- 
yasi gibi. I§te bu imam da 80 sene ya§ayip olmu^tii. Ondan 
sonra onun makamma Camiulhikem isminde biri varis oldu. O 
da 120 sene ya§adi ki, bu zatm 7 dogurucularm yani Ebdal ha- 
likmda ve hoca -ile talebesi arasmdaki miinasebet ve bitkilerde- 
ki esrarda ve bunlar iizerinde geni§ ve derin bilgilen vardi. 

Iste bu bilgileri sizlere genis ve zengin olarak acikladim. Al- 
lah claha dogruyu bilir ve hidayete erdirir... 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 77 

KEVNI VE SUFLI ILIMLER, ALLAH'I 

BILMENIN BA^LANGICI EBDAL VE EVTAD, 

BUNLARDAKi ULVI RUHLAR, 

BULUNDUKLARI iKLIMIN TERTTBI 

HAKKINDA BILGILER 

Allah seni teyin etsin, §unu bilki Ebdal'in makamlan ve ba- 
samaklari ve bunlardaki ulvi ruhlarm kendi feleklerini idare 
etmesi, bunlann nurlarda biraktigi izler hakkinda, bundan ev- 
vel size genis. malumat vermi§tim §imdi sizlere Siifli eserler 
hakkinda bilgi verelim. Buradaki siifli basamaklar ve eserler 
dort yonde ba§ka bir sey degildir. Qiinkii bu dort yonden §eytan 
insana sokulur.. Bu melegi siifli deriz, sebebi bu s,eytan mela- 
ikeler arasmda Allah'a asi en siifli olamdir Insana miinasip 
olan bir zamanda, miinasip bir yonden yani sagdan, soldan ar- 
kadan, onden sokulur ve yapacagmi yapmaya cahsn\ 

Hak Teal a bu babta diyor ki: 

"Siimme leatiyennehixm min beyni eydihim ve m'ui 
halfihini ve an imanihim ve an §emaihim." 

Manasi: O insanin bir yarchma muhtac oldugu bir anda soz- 

de yarchma gelir, bilhassa onun yarchma gelisi, insandaki sen- 
vet hislerinin uyanmasi anmda olur. Iste insana yakisam da 
bu seytanla dort yonde dogtismektir. Veya §eytarim girmemesi 
icin dort yonunii tahkim etmesidir Mesela, seytan ellerinin 
arasmdan sokuimaya cahsirsa, bunu hissettigin anda onu ko- 
varsm, bu hareketinle sana nur ilmi gortinmeye baslar Id, yap- 
tigm hareketin Allah tarafmdan sana gonderilmis bir arm aga- 
in olmus, olur. Hak Teala senin kabiliyyet ve giicune gore bu il- 
mi sana verir Bu ilim ikiye ayrihr 1 - Ke§if ilmi, 2 - Burhan il- 



78 — — Filtuhat-i Mekkiye 

midir. Korkunc sapikhgi ve §upheleri yiizgeri ederek, Burhan 
yolu ile Allahin var oldugunu isbat ve onun tevhit etmek, yiice 
adlarmi bilmek, Burhan ve ibadet ilmiyle mumkundiir. Bu bur- 
han ve isbatla buna inanmayanlarm kar§isma gikihr. QiinkiA 
bunlar, yani §irk ehli Allah'a, daimi bir Allah ortak arar ve bu- 
nun boyle oldugunu soylerler. 

Allah ne sebeple tevhid edilir? Cevab; Bir tek oldugu icin 
tevhid edilir ilahi adlari bunlarm hikmetini ve kainattaki kafi 
ve dogru izlerini kabul etmeyenlere mana, akil isbati yolu ve 
vasitasiyle ve Burham Sern'i yoliyle kar§i cikilir ve isbatlamr. 
I§te bu fikri ta§iyan feylesoflarada bu yolla cevap verilir. Bun- 
dan §u cikar ki: Hak Teala Fail'dir, Mefulat da onu taakkul ve 
i§itme keyfiyyetidir. 

Ke§if ilimlerine gelince, bunlar Tecelliyat ve Mazhariyyette 
Ilahi bilgilerden hasil olur. Eger §eytan sana arkandan sokulur 
bir §eye buyur ederse, ona senin bildigini Allah bilmektedir, 
dersin. Allah'm sana vahy ettigi burhamn mektubunu sorarsm. 
Hatta istersin Qiinkii §eytan her iimmette yoldan cikanlari ve 
Allahi inkar edenleri goriir ve bilir. Dolayisiyle senin de bu ko- 
tii yola gitmeni ister, sana egriyi dogru gostermeye cali§ir. Alla- 
h'l tevhit ve tahmitte sana kar§i gelir, seni celmeye gah§ir. Sen- 
deki sufli olmayan ulvi melekler ise, bunun tersi olarak senin 
elinden tutup iyi olanin yapilmasma ye kotti amelden seni ali- 
koymaya cali§ir ve senden bunu ister. Salih amele yonelirsen, o 
arkana sokulam kogmu§sun demektir. Hak Teala bunun mii- 
kafatim sana Dogruluk ilmini vermekle, senin cehdine istirak 
eder. Hak Teala'mn buyurdugu gibi: 




"Fi mak'adi sidkin" 

Yani Hak Teala seni sidik ve dogruluk koltuguna oturtmus. 
olur. Ve yine: 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 79 



"I'nde melikin muktedirin." 

Seni oturttugu sandalya ise, iktidar sahibi bir sultamn ya- 
nmdadir, iktidar ile sidik birbiriyle imtizac eder ve birbirine 
yaki§ir manasida kuvvet demektir Mesela hedefe isabet eden 
oka, sadik ok denir ve yine bir§ey hakkmda konusulurken 90k 
kati ve sert dendigi gibi. Demek burada kuvvet sadikm sifati 
olunca, nefis giiclenerek onun siisu olur Ba§ka siis arzulamaz, 
Hak Teala daima kendi kavlinde, hallerinde ve fiillerinde hak- 
ki iltizam eder ki sidik ile siisleneni, muktedir bir sultamn ya- 
mnda sandalyaya oturtur, sidkma kar§ilik kendisine kuvvet 
veren ilahi kuvveti gostermis. olur Bir muharebede bir kuvvet 
gosterisi icin bir §airin soyledigi: 

"Melektu biha keffeyye feen hertu fetekaha 

Yara kaimtin min duniha mavaraiha" 

Manasi: Bir darbe vurdura yara de§ildi Ayaktadir Jiala des- 
tekleyen kimdi. 

Bunu yine avucta sikilan hamura benzetiriz. Yogurma ara- 
liksiz olur. §iddetlenirse hamur tavma gelir, bu yogurma gev- 
§ek olursa, hamur tavma gelmemis. demektir. Burada: ilahi 
kuvvetle icadm yekdigeriyle alaka, ilmi belirir Hakikat ehli 
olan dostlanmiz arasmda bu noktada bir anla§amamazlik var- 
dir. Bundan da Ismet, Hifzi ilahi ilmi cikar ki, vehim ve §iiphe- 
ler sana ve onlara etkisi olmaz O vakit sen Allahma hulus et- 
mi§ olursun. 

§ayet §eytan sana sagdan sokulursa, ona kar§i kuvvetlisin 
demektir. Onu kovarsm. §eytan kuvvet vasfi olan bu yonden 
sana gelirse, senin imanim zayiflatmak icin gelir ve senin bur- 



80 Futuhat-i Mekkiye 

han ve isbatim ve kesfini stipheli gostermeye gah§ir. Allah'in 
sana gosterdigi her kesifde, golge aleminden bir emri vardir. 
Bu hayal alemini senin icin ve sana benzeterek bulundugun 
hal icinde sana gosterir. Hakikatle, hayali ayiracak bir ilmin 
yoksa, senin makamm Musevi Makami olur ki, o anda bu cesit 
emir elbisesmi giymis. olursun. (Sihirbazlar gibi) 

Umumiyetle biitiin sihirbazlarm ip ve degneklerinin yilan 
olacagmi hayal ettikleri gibi. Hakikatte bunlar yilan olmayip, 
tabii cisimlerdir. 

Hazreti Musa elindeki asayi atmca yilan olmu§tu. ve kendisi 
de bundan korkmu§tu Bu i§in esasim ve ma'rif etini Hak Teala 
ona sihirbazlarla kar§ilasmadan evvel ona gostermi§ti. Bunuii 
bir ayet oldugunu ve kendisine bundan bir zarar gelmeyecegmi 
bildirmi§ti. 

Onun ikinci korkusu da, sihirbazlar ip ve degneklerini attik- 
lan vakit bunlar halkm goziinde hayalinde hep yilan olarak go- 
runmesi, iple degnegi fark edemeyecekleri korkusu idi 

Iste bu iki korkunun giderilmesi icin Allah 'ma dua etti, Hak 
Teala ona hitab ederek. 






"Huz ha ve la tehaf senuidii ha siretehal ula" 

Manasi: Sen o ydam elinle tut ve korkma! Onu eski haline 
getireceglz, demesiyle onu yakalamis, o yilan da Musa'nm elin- 
de bir asa haline gelmistir Hak Teala yilanin berzaha benzeyen 
dar ve uzim govdesinde, kendi ruhaniyyetiyle asayi saklamisti. 

Musa'nm bu yilarn, sihirbazlarm mevhum hayali yilanlarmi, 
bunu seyreclenlerin gozleri oniinde yutmus. Artik sihirbazlarm 
ip ve degneklerinin zahiri goruniisu kalmadigmdam kendi hue- 
cetinin dogrulugu goruliince, orada bulunanlar bu ip ve deg- 
neklerin, ip ve degnek olarak yerde durdugunu gorduler. Mu- 
sa'nm yilani bu ip ve degnekleri yutarak ortada bir sey birak- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 81 

masaydi, Musa §iipheyi davet eder ve hiiccetini isbat edemezdi. 
Sonradan sihirbazlar ve orada bulunanlar Musa'nm yilani tut- 
tugunda degnek oldugunu, sihirbazlarin attigi ip ve degnekle- 
rin yerli yerinde bulundugunu goriince, ruho hmc ve kin kuv- 
vetinin, tabii hmc ve kini desteklemesinde oldugunu anladilar. 

Orada Hz. Musa (A.S.)'nm asasi, sihirbazlarin ip ve degnek- 
lerinin yilana benzi yen hayat §ekil ve suretlerini yutmus.tu. 
Haksiz yere konu§an bir ki§inin susmasi, kar§i taraf icin bir 
hiiccet olurki, susma keyfiyeti kar§i taraf iddiasmin dogrulu- 
gunu isbatlamis, olur. 

Sihirbazlar Musa hiiccetinin kuvvetini goriince ve kendi za- 
yif hiiccetlerine benzememi§ olmasi, Musa'nm da o an icin go- 
rulen korkusunun kendi iginden olmayip Allahdan geldigini, 
bu korku kendi icinden olsaydi cekinmeden ve korkmadan onu 
tutabilecegine kanaat getirdiler. 

I§te Musa'nm sihirbazlara kar§i yegane burham ve isbati, 
bu korku olmu§tur. Seyredenler de bu korkunun digerlerini 
yutmadan ileri geldigini sanmi§lardi. Bu hadise tizerine biitiin 
sihirbazlar onun Allah tarafmdan gonderilmi§ bir peygamber 
oldugunu kabul ederek ona iman ettiler. Bir rivayete gore bu 
sihirbazlar kalabaligi 80 bin ki§i idi. 

Buradaki en biiylik beyyine, kalabahgm gozti oniinde bu §e- 
kil ve suretlerin yutulmasi, ve Musa (A.S.) asasmm §ekli bun- 
larm ve sidki onlari ne re retlerin yutulmasi, ve Musa (A.S.) 
asasmm §ekli bunlarm gozlerinde yilan olarak goriinmesiydi. 
O vakit Musa'nm dogruluk ve sidki onlari nereye ve ne icin da- 
vet ettigini anlami§lardi. Bu olaym sihir olmayip ilahi bir 
emirle ona verildigi, onun igin bu beyyine ile kar§ilarma gikdi- 
gim anlayarak Peygamberligine inanmi§ oldular. Firavn'm i§- 
kencelerini Hak Tealamn azabma ve ahireti de dtinyaya tercih 
ettiler ve Allah 'm yiice ilmini dogruladilar ve Allah'm her §eye 
kadir olduguna inanmi§ oldular. 

I§te hakikatler hiq bir zaman degi§mez, Musa'nm sihirbazla- 
ra gosterdigi bu beyyine ilahi bir ilimdir, Musa'da bundan fay- 
dalanmi§tir. 



82 Fiituhat-i Mekkiye 

Allah'm ortakligi hakkmda sende §uphe yaratmak, seni i§in- 
den giiciinden etmek maksadiyle §eytan sana tepeden sokulur- 
sa onu derhal kovmalisin? Bunu yaparsan Hak Teala sana tev- 
hit delaili ve nazari ilmi ile bu yonden kuvvet verir. 

insanm zayif yonii arkasidir ve atil kilma yonudiir, §eytan 
buradan sana sokulursa, bunu Allah'm mevcudiyyetini bildiren 
ilimle ve bilgiyle ona kar§i koyar ve kova bilirsin. 

Boylelikle arka yon, i§ bozma, yukari yon, §irk ve kufre, sag 
yon, hastalik ve zafa, eller arasi ybmi ise, duygularda §iiphe 
yaratmaya, yarayacak §eytanm geli§ yol ve ybnleridir. 

I§te burada, sende uydurma ve i§e yaramaz duygu dogar ki 
gorti§ ve nazar ehli buna beyyinelerin sihhati ve istinadi der- 
ler. 

I§te Musa (A.S.) onlann yanli§ fikirlerini, onlara gosterdi- 
ginden ve onlann da buna cevap olarak evet bu gbsterdigin §ey 
ilmin azizligidir, dediler. Musa (A.S.) da bu bir ilimdir, elinizde 
bunun ilmin azizligi oldugunu isbat edecek bir beyyineniz var 
midir? Onlar da evet dediler, yine deriz ki bu bir ilim degil bir 
takim uydurmalardir. Musa (A.S.) bu israrli cevap iizerine: Bu 
sozlerinizle bunun bir ilim olmadigini, bir takim uydurma ve 
yanh§ goriisler olup ilmin azizligi oldugunu soyluyorsunuz ki, 
bu ifadelerinizle bunun bir ilim oldugunu isbatlamis. oluyorsu- 
nuz, diyerek onlann icine bir §iiphe ve tereddiit sokmu§tu. 

Hak Teala ismetimizi korudu, duygumuzda bir yanli§lik 
yoktu. Bir kelime ile diyebilirizki, hissin idraki haktir. Bu hak 
bir baglantidir. Hakim degil §ahittir. Akil ise hakimdir. Hu- 
kiimde hata ve yapmak, hakimle ilgilidir. Ve ona aittir. Buna 
bazilan idrak ve his hatasi, bazilari da goru§u kotii ise, akil 
hatasi derler. Boylelikle gorii§ iki kisimdir, Dogru gorii§ ve ko- 
tii gorii§. Bunlar insanm elindedir. 

§unu bilki: Hak Teala insam kendi bedeni kurulu§undan 
otiiru iki kisimdan yapmi§tir. Kalbi de iki boliimim arasma 
yerle§tirilmi§tir. Kalbin bulundugu yer, bedenin iki kismi ara- 
smda bir hudut cizgisidir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabl 83 

Birinci bolumiin yukari kismmda ve ba§m bulundugu yerde, 
hissi ve ruhani kuvvetler toplanrm§tir. Diger ikinci kisimda 
ise, hissi kuvvetlerden ancak lemis hissini yerle§tirmi§tir. Bu 
lemis duygusiyle sicak-soguk, ince-kaba yumus.ak-sert, kuru 
veya serin olduguiiu tamr his eder. ikinci kisim beden yapisi- 
mn iizerine bu his hakimdir. 

Tabiat kuvvetinin viicudun idaresi yoniinden alakasi ise ca- 
zibe kuvvetidir. Bununla karaciger gibi organlara yaramaya- 
cak olan hayvam nefisleri, cezb ederek onlardan kendi yararim 
almcaya kadar orada kalmasidir. 

Bu faydalanma midir derseniz? Peki hastalik bedene nere- 
den girmis,tir? §unu bilinki, hastalik bedenin ihtiyactan fazla 
veya eksik gida almasindan dogar. Arti ve eksi olan bu iki kuv- 
vetin yamnda bir terazi yokturki tartip, olcii ile ihtiyaci versin. 
Demek bu hal bir terazi i§i olmayip, bir cazibe i§i oldugu anla- 
§ilir. 

§ayet bu gidayi tarn olcii ile ahrsan, bunun anlayi§ hiikmiy- 
le diger miiessir bir kuvvetten oldugunu, kast hukmtinde olma- 
digini bu ilmi ogreten bilmelidir. 

"Innallahe yefa'lu ma yuridii." 

Allah istedigini yapar. Keza bedende, bir itici kuvvet vardirki 
bununla insan terler, tabiat itici degildir, tarti ve olciisii de 
yoktur. O ba§ka bir emrin hiikmii altindadirki, fuzuli olarak 
mizaca te'sir ederek insanda §ehvet kuvvetini dogurur. I§te bu- 
tiiniyle insan viicudunu yukardan a§agiya etkileyen §eyler 
bunlardir. 

Diger kuvvetlere gelince onlar, ikinci yari bedende en §erefli 
bir yer olan iki hayatin bulundugu yerdedir. Biri kalptir. Bu 
kan hayati yeridir. Digeri cigerler nefes hayati yeri. Bu organ- 



84 Futuhat-i Mekkiye 

lardan hangi birisi oliirse ya§amasi icin onda bulunmasi lazim 
olan kuvvet yok olmu§tur,, demektir. Bir organ bir ariza veya- 
hut biitiiniyle kuvvetle bir yere carpmadan ve sarsmti gecirme- 
den yok olursa, onun hukmii dii§er ve bozulur, dogru bir bilgi 
vermez Tipki bir hayale bir illet ariz oldugu gibi. Hayal birakil- 
maz kahr, ilmen dogrulugunun kayip oldugu goriilur. Akil ve 
biitun ruhani kuvvetlerde boyledir. Her hangi bir organda, his- 
si kuvvetler ile idrak arasma bir mania girer. Gozlere inen su 
gibi. O sirada btitiin kuvvetler kendi yerlerindedir ve ayrilma- 
mi§lardir. Aradaki barikat yuziinden birbirini.gorememektedir- 
ler. I§te bunu kor olan ki§i bu perdeyi goriir, onu karanhk bu- 
lur I§te bu perdenin karanligidir. Kendisinin baktigi ve gordii- 
gii de bu perdedir. Mesela, bal ve §ekerdeki aciligi his eden dil 
orgam, bunun safra kesesinden geldigini anlar, his der ki ; ben 
acilik duydum, hakim yamlirsa bu §eker acidir der. Eger dog- 
ruya hiikmederse hastahgi bilir ve §ekeri acihkla ittiham et- 
mez. Idrak kuvvetini bilir ve hissi de §ahit olarak kabul eder. 

Bu cihetle gerek kadilar ve gerekse hakimler, dogru ve hata- 
h i§ler yaparlar. Bu ybnden Hakki tammak icin §unu bilmek 
lazimdir: Kainatm, zati ilimle ilgisi yoktur. Ilim mertebe ile 
alakahdir ki O da Allah'tir. 

Bu ilahi tammada, isimlerini bilmede, Celal sifatim ogren- 
mede ve bu kainatm hangi hakikatle bu sifatlardan cikdigim 
bilmek ve gozle goriilmeyen bir keyfiyeti tammak icin yegane 
izlerdir. 

§iiphe yoktur ki bu keyfiyyet bizce bilinmez, buna Naut yani 
sifatlar sahibi denir. Onun daha evvelden ve ezelden mevcudiy- 
yeti dolayisiyle onu Hades'den tenzih igin bu ad verilmistir. 
Bunlar oyle isimlerdir ki, onun ezelligine ve sonsuzluguna 
inanmayanlar ve ona bu sifatlari yaki§tirmayanlar icin konan 
adlardir. 

Bizlerle konu§an bazi §airler arasmda bu noktadan anla§a- 
mamazhgimiz vardir. Onlar Hak Tealadan zati sifati resmiyye 
ogrendiklerini zan ederler yazik ki bu sanatm kendilerinde bu- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 85 

lundugunu bilirler. Sonra bir takim konu§macilar, bunlardan 
Ebu Abdullah elkittani ve Ebil Abbasil E§kar ve Cevza'mn sa- 
hibi ve ilmi kelam mutahassisi Eddarir Esselavi ve Ali Ebi Sait 
elharraz ye Ebi Hamit ve emsali gibiler Allahi, ancak Allah bi- 
lirlerdi ve §6yle derlerdi: 



i^i-iib 



o 



"La ya'arifullahe illallah." 

Dostlarimiz arasmda Allah goru§\i hakkmda fikir ihtilafi 
vardi. Ahirette onu gbzlerimizle gordiik. Fakat ne gormu§tuk 
bu hususta onlarm gbzti aciktir. Bizler bu fikirleri, ayri ayn 
olan bu mevzulari bu kitabimiza agikligiyle degil, ima olarak 
getirdik ve yazdik. Qiinkti bu bizler igin dar ve sikmtili bir 
mevzudur. 

Biitun isbat ve delilleriyle agikca goriineni reddetmek Pey- 
gamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) efendimizin bu yon- 
den soylediklerini nakiz etmek bizlerce hayretle kar§ilariir ve 
bunun kar§ismda akillar da durur. 

Evtad/Mesnerf - temel - direk - mih mdndsina gelir.] ve bu ba- 
hisle ilgili olan cihete gelince: Hak Teala'mn bu kainati tutan, 
koruyan evtad, be§ degil dorttiir. Ebdal, iki imam ve kutup 
olandan daha ba§kaca hususiyetleri vardir. Bazilari, bunlarm 
40 oldugunu ve bazilari da 7 oldugunu soyler. Yedi ebdali evdat 
haricinde farkli olarak tutarlar. Bizlerden de dort ebdalm, as- 
len dort evtad oldugunu soyleyenler vardir. 

Hakikatte ebdal yedidir, bunlardan dordii evtad'dir. Diger 
iki bedel iki imamdir. Yedincisi de Kutup'dur. 

I§te bu heyeti umumiyyeye ebdal denir ki, mana bakimin- 
dan yerine kaim olan demektir. Mesela bunlardan yani yediden 
biri oliince, onun yerini 40'dan biri doldurur. Bundan eksilenini 
de 300'den biri doldurur. Bundan eksileni de Hak Tealanm 
emirleriyle salih amel ve murnin kullarmdan birini secerek bu 




86 Fiituhat-i Mekkiye 

acigi onunla kapatir. Boyle olmasaydi o makamlara sahip ola- 
mazlardi. 

I§te bu dort evtad da ebdal da oldugu gibi zati ve ilahi ruha- 
niyet vardir. Bu evtaddan biri Adem'in kalbine, digeri Ibra- 
him'in kalbine ve bir digeri isa'mn kalbine, dbrdiinctisii de Mu- 
hammed (aleyhissalatii ve Sellem)in kalbine dayamr veyahut 
kalbine girer. 

Bunlardaki ruhaniyyet ise: Bir Veted-i Israfil aleyhisselamm 
ruhaniyyeti, ikincisini Mikail aleyhisselamm ruhaniyyeti, 
ucuncusiinti Cibril aleyhisselamm ruhaniyyeti, dorduncusiinii 
de Azrail aleyhisselamm ruhaniyyetleri takviye eder. 

Her bir Veted'in bir meskende yeri ve ruknti,/Esas yer] var- 
dir, Adem'in kalbinde olan yere §am Riiknti, Ibrahim'in kalbin- 
deki yere Irak riiknii, Isa'mn kalbindeki yere Yemen riiknii, 
Peygamberimizin kalbindeki yer de Kabe'de bulunan Siyah ta§ 
riiknti, denir ki Allah'a §iiktirler olsun bu da bizim ruknumuz- 
dtir. 

Bizim zamammizm kuvvetli §ahsiyetlerinden ve riikiinlerin- 
den Elrebi bin Mahmut Elmardini elhattab admdaki zat oldtik- 
ten sonra, yerine birisi gecmi§ti. Ebu Ali Elhavariyye o §ahsi- 
yetleri gormeden ve tammadan Hak Teala tarafmdan ona ke§if 
ettirmi§ ve gostermi§ti ve kendisi de olmeden evvel onlardan 
ticiincti his aleminde gormtis ve tammi§ti. Bu tig kisiden biri 
hamd olsun bizdik. 599 sene-i hicriyyesinde 6lmu§tti. Bana ver- 
digi haberde dedi ki: 4 iincuyii goremedim. O bir habe§li olsa 
gerek, demi§ti. 

§unu bil ki, bu Evtad kendilerine yaki§an ve liizumlu ilim- 
lerle bezenmi§lerdi. Bu ilimler kendilerine bir mesned ve daya- 
nak oldugundan bu ismi ahrlar. Bunlardan bazisi 15 ilim sahi- 
bidir. Bazilari da 18 ilim sahibidirler. Bunlardan bir kismi 21 
ilim ve bir kismi, da 24 ilim sahibidirler. Bunlardan biri veya 
hepsi fazla olarak cemaatm ilmini toplar. Bunlarm hususiyet- 
leri de, her biri o ilmi digeri olcusiinde almalandir. Her birinin 
bir yonti vardir, bunlardan Iblise Kar§i olanlar hakkmda Hak 
Tealanm kelamim bu mevzuun ba§mda zikr etmi§tik. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi - 87 

Bir kimseye iblis hangi yonden girmi§ ise, ahiret giiniinde o 
yonden §efaatcisi bir veted vardir. 

Iblisin sokuldugu ilmi yonler; on cephedeki ilimlere sokulur 
ki, bunlar: Ekin bicme ve kesme ilmi, Vecit, Heves, devk, ask, 
gizli mesele, g6rii§, beden terbiyesi, tabiat, ilahi ilim, tarti ve 
terazi, nurlar ilmi, zahiri yiigme, mu§ahede, yokluk ve mahviy- 
yet, ruhlari kullanma, ulu ruhaniyyetin nuzul ilmi, haraket, 
iblis ilmi, miicahede, ha§ir, ne§ir, amel ve i§ tartilari, cehen- 
nem, sirat, ilimleridir. 

Sag yon ilimler: Sirlar, gayp, hazineler, bitkiler, madeni, 
hayvani, gizli emirler, sular, tekvin, boyama, koklesme, sebat 
makami ula, eskilik ve kidem, mevsimler, zahiri ilimler, siiku- 
net, ula, cennet, ulvi beka, bu ve buna benzer ilimlerdir. 

Sol yon ilimleri: Berzahlar ilmi, berzahi ervah, ucu§ manti- 
ki, ruzgarlann dili, mi§, istihale, i§kence ve iizme, zati miica- 
hede, niifus hareketlendirme, meyil, mi'rac, yazi, kelam, nefes- 
ler, ahval, i§itme, hayret, havailik ve buna benzer ilimlerdir. 

Arka yon ilimleri ise: Hayat ilmi, akaide bagli haller ilmi, 
nefis tanima ilmi, tecelli, nikah, manassat, rahmet, atifet, se- 
daket, dostluk, zevk, icme ve sulama, Kur'an cevheri, furkan 
incileri nefsi emmare gibi her ki§inin bildigi ilimlerdir. t§te ge- 
rek ebdal gerek evtad hakkinda ve iki imam ve kutup yoniinde 
size geni§ aciklamalarda bulundum, Allah dogruyu soyler ve 
hidayete erdirir 



M& 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 89 



SONSUZ VE TUKENMEYEN ILHAHI 

ILIMLERIN KEVNI ILIMLERE INTIKALi 

HAKKINDA BILGILER 

Allah seni dogrulasm. §unu bil ki: Alemde gbrtilen ve goriil- 
meyen ne varsa, bir halden bir hale gegmektedir. Zamamn kev- 
nide boyle hareket halindedir. Nefis alemi de her nefiste degi- 
§ir. Tecelli alemi de ke*a iiHt kal halindedir. Hareket ve intikal 
kesilmez daimidir. Hak Teaia der ki: 




>>^j^== 



"Kiille yevmin htive fi se'nin." 

Ve yine bu soziinu Hak Teala §u ciimle ile teyid etmistir: 

"Senefrugu lekiim eyyiihessekalani" 

Her insan kendi nefsinin gah§masmda, hareketlerinde, kalbin- 
de ce§itli hatiralar olur. 

Ulvi ve Siifli alemde bir devrim yoktur ki Allah 'm nazari onu 
gormez olsun, veya kendine has tecellisi olmasm. §u bilinmeli 
ki biitiin kevni ilimler ondandir. Bunlar da kevinlerden ahnmi§ 
bilgilerdir ki, bu bilgiler de kevinlidir. 

Yine kevinlerden ahnan ilimler vardir ki bunlar kevni ilim- 
ler olmayip Hakkm zatiyyetini bildirir ve yine Hakdan ahnan 
ilimler vardir ki, bu da kevinleri bildirir. I§te bu ce§it yoll?.rla 
bilinen ilimler kevni ilimlerdir. 



90 Futuhat-i Mekkiye 

Bunlar, hareket ve degi§melerine gore adlanchrilir. Ki§i da- 
ima bu kevni ilimlerden birini ogrenmeye cah§ir. Veyahut ken- 
di istegine bir rehber olmasi icin bu kevinlerden bir kevni se- 
cer. Eger bunda muvaffak olmu§sa Hakkm cehresi ona goriin- 
mu§tiir demektir. Bu tecelli ile diger §eyleri birakir, bu cehrede 
onun tasavvuru degildir. Qunkii kendisi ara§tirmalarla onu 
bulmu§tur. Ona asilmi§tir. Bundan dolayi o ilk arzusunu birak- 
mi§, o cehreden ilme intikal ederek istedigini almaya ba§lami§- 
tir. Bunlardan bildigi oldugu gibi bilmedigi de vardir. Kendisin- 
den de gideni bilmedigi gibi geleni de bilmez. 

Bazi hal ve tarikat yolculari derler ki: Bir insam kirk gun 
ayni hal icinde gorurseniz, o ki§inin acaip bir Murai/J&j yilzlil - 
yalanci - hilekar] oldugunu biliniz. 

Iki nefisten birisinin veya iki zamandan bir zamanm bir §e- 
kil ve hal iizerinde kalacagmi hakikatler bize isbatlayabilir mi? 
Kalirsa, Uluhiyyet'in Kevni hakkmda fiili veya ameli bozul- 
mustur demektir. Bundan anla§ilir ki, o bilgin intikalin ne ol- 
dugunu bilmiyor demektir. Qiinkii intikal emsalleriyle olur. Bu 
intikal nefislerle birlikte bir §eyden bir §eye gecmi§ olmasidir. 
Yani o nefsin sureti diger bir nefis suretine elbise gibi giydiril- 
mi§ olur. 

Mesela §6yle denir: Filan hala yiirumektedir. Yani heniiz 
oturmami§tir, hareket halindedir. Yuriiyu§ demek bir cok hare- 
ketleri icine ahr, her hareket §ekli bir otekine benzemez, bir 61- 
ciide olsa dahi. I§te senin bilgin ve ilmin de degi§mektedir ve 
hareket halindedir. 

§6yle konu§ulur: Hal onda bir degi§iklik yapmadi amma, ni- 
ce intikaller onda nice haller yaratti, denir. 

llahi Ilimlerin intikali ise: Ebulmaalinin Istirsal ve Muham- 
med bin Omer bin elhatibiirrazi'nin Taallukat'a gidi§i gibi, bu 
koklii ulu ki§iler ve bizim yolda olanlar intikal hakkmda bir 
§ey soylemezler. E§yanm hali kendi malum olan §ekilleriyle 
Hakkm goziinde goriinur ve bilinir. Bunlardan gozleri sonsuz 
gorenler varsa Ibn-i Hatibin mezhebiyle alakasi yoktur ve ne 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 91 

de Hara meyn imaminin Istirsal mezhebine girer. Allah onlar- 
dan hosnud olsun?... En dogru akli isbat bizim gidi§imizdir. Bi- 
zim de onayladigimiz Ehlullah'in zikridir ki, akli tavir ye hare- 
ketin arkasmda bulunan makamdan insana ke§if ve bulu§ key- 
fiyyetinin verilmesidir ve bunun boyle olacagim bunlar dogru- 
lar ve tasdik ederler. 

Hak Teala gortisu temin icin, gozleri kendisi icin degil, ya- 
rattigi §eyde bulundurur. Qiinkii o oldugu gibi zamanlariyle 
mekanlariyle oldugu yerdedir. Zaman ve mekan intikallerinde 
ona bu haleri yani olanlari gosterir. Bunu da sira ile bir halden 
bir hale intikal ettirerek ona gosterir. 

Hak Tealaya nisbeten bu ayni i§dir ve birdir. Onun dedigi gi- 
bi; 




%^l 



"Ve ma emriina ilia vahidetun." 

bunun siireside goz kapagimn agilip kapanmasi kadardir. Bu 
ilahi emirle meseleyi gozmii^ ve istedigimiz olmu§ demektir. 
Yeter ki bizde yanli§ bir gorii§ ve du§iince olmasin! 

Ekseriyetle emirler de birdir, ne yok olur ve ne de kaybolur. 
Bunun tadini alanlar bu hali boyle goriip, kendilerinin tiirlu 
hali olan bir ki§i gibi oldugunu anlar, onun her hal ve suretin- 
deki intikali, kendilerinde de aynen goriirler. §imdi, seninle bu 
suretler arasmdaki perde acildi, senin bu perdede bir suretin 
vardi, sen bir du§iince ve gorii§le bunu hatirlarsm. Hak Teala o 
perdedeki s,ekil ve suretinden dolayi bunu kapali tutmadi, ak- 
sine bunu acip kaldirdi. Ve ona 01u§ yani var olu§ suretini giy- 
dirdi. Bununla ebedi nefsinin ebediyyetinin ne §ekilde oldugu- 
nu miilahaza ve muayene etti. Hakta bir nazar yoktur. Hak ne 
mazi ve ne de mustakbeldir. Biitiin bu emir suretleriyle saye- 
siyle, basamaklariyle bellidir ve sayisizdir. Sonu yoktur ki du- 
raklayasm? I§te bunlar ademiyle, varligiyle ve miimkuniyle 



92 Futuhat-i Mekkiye 

Hak Tealamn azametli idrakidir. Bu sebeple hayal ve haller de- 
gi§ir, yoksa bunlari bilmemekle degil ke§finden bilerek istifade 
etmi§tir ki onda hal diye bir §ey yoktur. Bu, bir sirdir, kapah- 
dir. Kader sirriyle ilgisi vardir. Dostlarimizdan pek azi bunu 
bulmu§tur. 

Allah Teala hakkmdaki bilgimize gelince: Bu iki kisimdir, 
Zati ilahiyyeyi tanimak kuwetli ve cevreli bir gorii§ ve mii§a~ 
hede ile tahakkuk eder. Ikinci kisim ise, bilgimizdeki Allah ta- 
savvuru ile tahakkuk eder ki, bu da iki emre dayamr. Bunun 
birisi Ata ikincisi ise Nazar ve istidlal'dir. 

I§te kazamlmis. bilgi budur. Dim serbest oldugundan bu ser- 
bestlik Hakka nisbetle sifatlandirihrsa Ahadiyyet'in mevcudi- 
yeti ona kar§i gelir. Hak Teala der ki: 



j£d\Qk**s&± 




"Efemen hakkat aleyhi keliketiilazabL" 

Ve yine derki: 






"Ve lakin hakkalkevlii minni." 

bu ayetle tamamladigi soz. ne giizeldir. 




$to 



"Ma yubeddilulkavle ledeyye." 

i§te burada kader sirrma i§aret etmektedir. Allah'm kendi hul- 
kuna en biiyiik hiicceti budur. Allaha da yaki§am budur. 



^^^Mj&CTj 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 93 

"Ve ma ene bizallamin lilabid." 

Hak Teala'nm kevne ait olam da 

"Ve lev §i'na leateyna kulle nefsin hedaha." 
Manasi: Arzularsak her nefse dogrulugunu getiririz, demektir. 
O istemeden bunu idrake baglami§ oldugunu, idrakle dogru yo- 
lun bulunmasi imkamni anlatiyor ve i§aret ediyor. 

Hakikat halde bu nokta iizerinde duralim ve bunu inceleye- 
lim! Bu emrin icinde Hak Teala'mn yalniz emri ve istegi vardir. 
Hal irnkani nisbetinde Allahca da bilinir, 

Mesela: Belli, a§ikar ve makul olan ve du§unulen bir ihtira- 
sin §ahidi, goreni Olmazsa bu ke§fin dogrulugu nasil tahakkuk 
eder? 

Hak Tealamn bir tek sifati subutiyyesi vardir. Bunun iki ve- 
ya daha fazla olmasi dogru olmaz, sifati subutiyyesi fazla ol- 
saydi, Zati Subutiyyesi miirekkeb olurdu, ilahi sifati icin Ter- 
kib imkansizdir. Bundan dolayi bunun birden fazlasimn isbati 
zordur ve olamaz. 

Bazilan §oyle du§iinur ve soyler: Hak Teala madem ki evlili- 
gi ve nikahi s.er'an getirmi§tir. Acaba kendisi evlenir mi? 

Bu soz ve anlayi§la bunu ifade etmek Hak Tealaya kar§i ter- 
biyesizlik yapilmis. olur!. Bunun soylenmesi ve yapilmasi im- 
kan olan §eyler iizerinde du§unulup soylenirse daha dogru 
olur. Qunku §eriat evlenmeyi koymu§tur, yasaklamami§tir. 
Akil da bunu kabul eder, bu kabul etme keyfiyeti Allaha isnad 
edilmemelidir. 

Ilahi ilimler bunlardan daha genistir. Anlatmakla bitmez. 
Bu soylediklerim kisacasidir, §imdilik bu kadarla iktifa ediyo- 
rum. Allah d'ogruyu soyler ve hidayete erdirir... 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 95 



MASUNIYETI OLAN KUTUPLAR; 
BUNLARDA KI SIRLAR HAKKINDA BILGILER 

Allah seni teyit etsin §unu bil ki: 

Bu mevzuumuzu Hak Tealanm Melami kullarma tahsis et- 
tik. Bunlar velayetin en iist basamaklarma varan ki§ilerdir ki 
bunlarm iistiinde ancak nlibiivvet basamagi bulunur. Buna ve- 
layette Kurbiyyet Makami derler. 

Kur'an-i Kerim'deki buna temas eden ayetlerden: 



k-" -\ \ V r \-" > °- " C> > 



"Hurun maksuratiin filhiyami." 

bundan murat Hak Tealaya son derece bagh ki§ilerin korun- 
masi veya rmikafatlanmasi icin Firdevsdeki Cennet kadmlari- 
mn sifatiyle ve bunlari bu ko§k ve maksurelerde neden habs 
edip gbzden sakladigmi Ehlullah ile ilgisini anlatmak istiyor. 

I§te bu Melamilerin Allah katmda yerleri bu ilahi cardak ve 
maksurelerde dir. Onlarla ancak huriler ilgilenir. 

Bunlar halkm goziinden saklidirlar. Halkm elinde bu gibile- 
re yarayacak hizmet veya bunlara tahsis edilecek bir makara 
olmadigi cihetle, bu ulu kisHere ne gibi bir hizmette buluna- 
caklarim ve bunlarm da ne gibi bir istegi olacagim bilemezler 
ve bulamazlar. 

Bunlarm zahiri gbrunu§u bu cardak ve maksurelerde hapis 
edildigi, burada ibadetle me§gul olduklan ve yine burada farz- 
larla, nafile namazlarma devam gibi zahiri i§lerle ugra§tiklari 
bilinir. Bunlar adetlerini bozmazlar. Onlarm herkesin iyi bildi- 
gi §eyleri yapmaya davet edilmeleri liizumu yoktur. Qiinkii 
bunlar fesat ve kotiiluk bilmeyen kisilerdir. Bunlar gizlilige sa- 
hiptir. Bunlar her turlii ithamdan temiz ve uzaktirlar. Bunlar 
son derece emindirler. Gozleri dtinyaya ve insanlara kapahdir. 



96 — — Futuhat-i Mekkiye 

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu noktayi i§a- 
ret ederek dedi ki: Korkusu seri olan, kildigi namazdan zevk 
ahp Allah'mm ibadetini iyice ba§aran, gizli ve acik i§lerde 
rabbma itaatli olan, biiyiik goriinmemek, bilinmemek, ibadet- 
lerini gostermemek icin gozden saklayan, mahremiyietlere giz- 
li veya a§ikar tecaviiz etmeyenler benim nazarimda en 90k sev- 
diklerim bunlardir ve bunlar benim evliyamdir. 

Bunlara benzer bazi ki§iler onlardan bu ki§ilerin zatiyyeti 
soruldugunda bu gibiler diinya ve ahirette cehreleri siyahtir, 
derler. Bundan gaye bu Melami taifenin yukarda zikr ettigimiz 
sifatlarmdan dolayi soylenmi§se yiiz kararmasmdan maksatla- 
ri diinya ve ahirette gecirecekleri vakitlerin Hak Teala tarafm- 
dan kendilerine verilmi§ bir tecelli olmasmdandir. 

Hak aynasmda, Allah'm tecelisi, kendi nefis ve makammda 
tecelli etmezse bir insan bu tecelliyi goremez. 

Qiinkii o da varhklardan bir varliktir. Hak nurunun varhgi 
da zulmettir. Ancak onun karanhgmi goriir. Qunkii her §eyin 
yiizii, o §eylerin ta kendisidir ve hakikatidir. 

I§te Ilahi tecellinin devami ancak bu taifeye inhisar eder ki, 
bu olaylar ve olanlar diinya ve ahirette Hakla birliktedirler. 
Onlar diger ki§ilerden ayrilmi§ olurlar. 

Yoksa yukardaki sozden maksat onlarm biiyiikliigunu leke- 
lemek icinse siyah gehreyi insamn hakiki zati cehresi demek 
istemi§ olur... 

Diinya ve ahirette bunlarm hakimiyyetleri vardir denmi§ 
ise ? belkide vardir. Belki bu hakimiyet ozellikle ancak Allah'm 
elcilerine verilmi§tir. 

Qiinkii evliyalarm kemali Peygamberlere nisbeten eksiktir. 

Peygamberler ilahi §eriati yiiriitmek i5in zuhur etmek mec- 
buriyetinde kalmi§lardir. Evliyalarda ise bu mecburiyet yoktur. 

Gormiiyor musun? Hak Teala dini nasil ikmal ettirdi ve bu- 
nu kime ve ne sebeple indirdi. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 97 



<*•*> \ 



&^>#&*^4?^^Ui^\\ 









"Izacae nasrullahi vel fethu ve reeytennase yedhulu- 
ne fi dinillahi efvacen fesebbih bihamdi rabbike ves- 
tag'firhu." 

Bunun manasi: Nefsini Allahi tenzih icin cah§tir, onu sena 
et, tahmit et, ciinkii, O senaya hak kazanmi§tir. 

Bu sure tie ona son emrini vererek alemden ayirdi. Bundan 
demek istedigim, bu risalenin tebligiyle her §eyin tamamlan- 
mi§ oldugunu, kendi hulkunun maneviyyetiyle orttinmesi icin- 
de ancak ondan tovbe ve istigfar istemekle tahakkuk edecegi- 
dir. Bu istigfar perdesiyle kendini hulkundan ayirip infirada 
cekmi§ olmasidir. 

Qiinkii o cok zorlu bir zamanda geldi. Gbrevi bu cetin tabiat- 
li halki uyarma ve onlara yaradam bildirme ve risalenin onlar 
iizerinde tatbiki ve ifasi idi. Biitun bunlari vakti ve zamani ici- 
ne alamiyordu. Ancak rabbi, o vakit ve zaman icinde idi. Diger 
vakitlerini halkm i§lerine yoneltirdi. Hak Teala sureyi kerime- 
yi §6ylece ikmal etti. 



ej*ifc^-<!t 



"Innehu kane tevvaben." 

Yani senin tovbe ve istigfarlarimn neticesine kar§ilik Hak 
sana donecektir. Yiice Peygamberimiz bu sureyi bitirdigi vakit, 
meclisinde bulunan sahabelerden yalniz Ebu Bekir essiddik 
«Radiyallahu anh» hazretleri aglamis.ti. Qiinkii Azze ve eel, re- 
suliine sifati ilahiyyesini bildirmi§ti ki, miimtaz §ahsiyyet Pey- 
gamberimizi en 90k ve en iyi taniyanlardan birisi idi. Oradaki 



98 — - — - — Futuhat-i Mekkiye 

Cemaat, Ebu Bekir hazretlerine hayret etrni§lerdi. Ve sebebini 
bilmiyorlardi. 

Biiyiik ve ulu veliler nefislerini terk ettikleri vakit, bu yol- 
dan artik hig bir sekilde ayrilamazlar, giinkii onlar bilirler ki 
Hak Teala onlari hig bir kimse igin halk etmemi§, ancak kendi 
igin halk etmistir. Bu sebeple nefisleri gayri ihtiyari ve ancak 
Allah igin gah§ir. 

§ayet Hak Teala onlara halkm goziinde buyiitmek igin kendi 
arzulariyle bu yola girmis, olduklarmi gostermek isteseydi, Onu 
yapardi. Rim man! olabilirdi?. Fakat bunlari gizleyip, kapa- 
makla bu ululugu 6rtmii§tu. 

Bunlar umumiyetle halkm gozunden saklanmayi ve Allah -a 
yonelmeyi tercih, ederlerdi. 

Bu hal ve tesettiir ile kendi nefislerinden dahi ula§tiklari 
basamaklari saklarlardi ki, bunu baskasma nasil gosterebilse- 
lerdi? 

§imdi bizlere bunlarm aldiklari Masuniyyet duraklarim bil- 
dirmek kahyor. Bu masuniyyet duraklarmdan biri, o sehrin in- 
sanlariyle ve beraberce ve o kiyafette, farzlan eda etmek, cami 
ve mescitlerde kendine belli bir yer ayirmamak, Cuma namazi- 
nm edasmda bir ko§ede ve cemaat arasinda bulunur ki gozleri 
bu kalabalik arasinda kap olsun kimseyi gbrmesin. 

Halk onunla konusursa o da konusur. Qiinkii Hak Teala'nm 
daima kendini kolladigmi bilir. Halktan kendisine bir sey du- 
yurulursa kendi de bildigini onlara duyurur. 

Insanlarla ve kalabahkla tinsiyeti azdir, onlarla diismez 
kalkmaz, ancak komsulariyle sik goriisiir ki, onlar kendisinin 
ne i§e me§gul oldugunu bilmesinler. Kiigiiklerin gonliinii alir, 
dullarm hayrma ko§ar, gocuklariyle ailesiyle Allah'm nza gos- 
terdigi sekilde onlarla mesgul olur hatta oynar ve onlari oyalar, 
onlarla mizah eder, ancak hak ve hakikati konusur. 

Kendisinden gikma bir mevzuu ba§kalarmdan duyarsa o 
mevzuu terk ederek baska bir mevzuu ele alir, bunu yapamaz- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi - — 99 

sa bildigi bir mevzu iizerinde konu§ur. Kendine ragbet edilmesi 
igin ve daha gok iyilik yapmak igin bilhassa insanlarm ihtiyaci- 
nm temininde bunlarm paylari biiyiiktiir. Suretinde ve maka- 
minda bir degi§iklik ve tahavvlil varsa, insanlardaki ruhani 
degi§iklikler gibi kendi de degi§erek kendini bir melek gorme- 
yip beyaz bir odun veya bir tutkal agaci cubugu gibi goriir. Boy- 
lelikle Hak Teala'nm emir ve rizalariyle §6hret sahibi olmama- 
ya gali§ir. Ve boyle goruniir. Fakat o bunu hissetmez. 

Qiinkii bunlar kalpleriyle Allah'tan ba§ka bir mefhumla ug- 
ra§madiklarmdan ve bununla kendilerini koruduklan igin bu 
ilahi basamaklara varmi§lardir. Onlar ancak manen Hak Teala 
ile otururlar, konu§malan Allah'ladir. Onlar, Hak Teala'nm ya- 
nmda ayaktadirlar. Yalniz Allah'a bakarlar. Daimi olarak onlar 
Allah istikametinde hicrettedirler. 

Agizlan, nutuklan lafzu celaldir. Allah'tan ahrlar, ona verir- 
ler. Ve ona tevekktil ederler. Allah'm nezdinde ikamet ederler. 
Kendi nefislerinin dahi nerede bulundugunu bilmezler, onlar 
gaybm icinde saklidirlar. Onlar Hak Teala'nm kuzulandir. Pey- 
gamberlerin bulundugu sahada yemek yerler ve bunlar pey- 
^gamberlerin alimleridir, tabileridir ve onlara baghdirlar. Onla- 
rm car§ismm yegane mu§terisidirler. 

I§te bu ulu ki§iler peygamberlerin bulunduklari durak ve 
basamaklarmi, bilir ve halleri de boyedir. Allah dogruyu soyler 
ve hidayet yolunu kuluna gosterir. 




Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 101 



KEVNI ILIMLERDEN GELEN VE ACAIP 

HUSUSIYETLERI OLAN IKI §ERIAT 

ARASINDAKI i§TTRAK VE KALPLERIN A§IKI 

OLDUGU NEFS ALEMI, BUNLARIN 

BASAMAKLARI HAKKINDA BILGILER 

Hak Teala der ki: Beni davet edin ki davetinizi icabet ede- 
yim! Sen bunun manasim bilirsen, Hak Teala'mn her §eyin 
rabbi oldugunu bilmi§ olursun. Allah'tan ba§ka her§ey bu rab 
igindir. Her miilk, miilk sahibi olanmdir, yani Allah'mdir. 

Kainatin, alemin Allah'm miilkiyyetinin icine sokulmasmm 
manasi yoktur. Ve bunu ona tensip etmek dogru degildir. An- 
cak onun bu mulkte istedigi gibi tasarrufu vardir. Miilkii etki- 
leyen efendisidir. O da Cel ve Aladir. 

Boylelikle burada bir ihtilaf vardir, bu da tiirlii turliidiir. 
Meselamiilk iizerindeki tasarrufu gibi. 

Hak Teala derki: 



-^jf ^=^>y 



"Ketebe rabbiikum a'la nefsihirrahmete." 
Manasi: Rabbiniz, nefsini rahmetle siisledi veya yazdi. Hak 
Teala bu kavliyle kendi nefsi ilahisi arasmda viicubu olan bir 
i§tirak gikiyor. Bunu kendi nefsine vucup etti ise olur. Soyledigi 
dogrudur. Vaidleri de bir haktir. Buda insanin kendi nefsine Al- 
lah vxicup kilmadan, vacip kildigi adaga benzer. 

Hak Teala kendi nefsindeki ahde sadik oldugundan, kuluna 
da nezir ve vaitlerinde vefa ve sidki emir eder. 

Burada bakiyoruz ki, Hak Teala sikilan bir kulun davetini, 
bu davet fiili' olduktan sonra kabul eder. Burada kulda davet 



102 — — Futuhat-i Mekkiye 

edilmeden Hakka icabet etmez Ta ki Hak onu davet ede. Bu se- 
beple Hak TeaM der ki: 






»*ii 



"Felyestecibu li." 

Bundan Allah'm miilkii olan kul ve kainatta, Hak Teala'mn 
kuvvetli bir yan tasarrufu goriilur. 

Bu tasarrufta §eriatm icabi olmayan yalmz alemin arzuladi- 
gi ve zati talep muktazasmdan Hak Teala bu daveti kabul eder. 

Hak Teala'mn kevni hakkmda bu soylediklerimizle sual edil- 
diginde veya cagnldigmda, kulun bu isticabetine memnunlukla 
icabet eder. 

Burada kulda Allah'm emri iizerine ona icabet eder. Hak Te- 
ala'mn kitabmda dedigi gibi: 



A^=^ ^r^ ^?J U ^4^ !>j£ 



"Ve evfu biahdi ufi biahdikum" 

Bu ayetle yapilacak i§lerde de bir i§tirak gbruliir. Buradaki 
mana §udur: Benim ahdimi yapip oder seniz, ben de sizin iste- 
diginizi yerine getiririm demektir. 

§ayet Hak Teala zati Dahiyyesi muktazasi, koyup koymadigi 
bazi mecburiyetlerden dolayi kuluna yalvaracaksa, vaz ettigi 
mecburiyetlerin yapihp yapilmamasmda kul gibi hareket et- 
mesi iktiza eder. 

Madem ki kuluna yapilacak bir takim me§ru ameller koy- 
mu§tur, bu me§ruiyetin ifasiyle kula bir miikafat verinek ister, 
ciinkli bu talep kendindendir, yapilmasim kuldan istemi§tir. 
Boylelikle bu ululuk kendi miilkii olan ibadma miilk oldu de- 
mektir. Qiinkii bu miilkii icinde akil vasfi olan kulda vardir. Bu 
miilahazadan §u cikar, anla§ilan vasif ta §u olur: Miilkiin miil- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi - 103 

kudiir... Hak Teala ismi fail olan Maliktir. Miilk ise mefulun- 
bihdir yani biitiin kainat ve ibada verdigi emirlerdir ki, tek ku- 
luna da o emri kendisi vermektedir. Kuluna verdigi emirde og- 
re ttigi gibi kul da bu emre imtisalen der ki: 




"Rabbigfirli." 
Manasi: Allah'rm senden magfiret istiyorum demektir. 
Ve yine Hak Teala'nin kuluna dedigi gibi: 



t^-jjarSi\ fr 4i 



"Ekimissalate lizikri." 

Beni hatirlaman ic.in namaza dur. I§te Hak Teala kulundan 
bunlari istemektedir. 

Bazilari buna: Hak Teala kulundan istedigi bu degildir der- 
ler ve yine Hak Teala'dan istenilen ilahi bir dua olamaz denir. 

Hakikati halde bu ilahi bir emridir, bunun iki emirle ilgisi 
vardir, ilk olarak bu yonden benim ilmimi kabul eden Muham- 
med bin Ali ettirmizi'den ba§ka bu lafzi kullanan ve konusam 
gormedik ve i§itmedik, belki ondan evvelkilerden bu lafz ve is- 
tilahlarla konu§anlar olmu§tur. 

Burada bildigimiz §udur ki, bu bir emirdir ve dogrudur, ne 
bir istilah ve ne de bir isim ve duadir... 

Nazar ehli ve konu§macilara akil voliyle Hak Teala'ya viicup 
isnat etmek ve bu gibi fikir sahipleri arasmda bir ayrilik var- 
dir. Kimi boyledir der, kimi degildir der. Vucubu seriyi ancak 
imam olmayanlar inkar ederler. Buna bir 90k misaller gostere- 
biliriz, zikir etmeye liizum yoktur. Yuce Peygamberimiz, bir 
giin efendisinden dayak yiyen siyahi bir kole kadma sorar: Al- 
lah nerdedir? Siyahi eliyle gokii gostererek i§aret eder. Bu i§a- 
reti Resulullah dogru bulur ve kabul eder, bu kolenin efendisi- 



104 — Futuhat-i Mekkiye 

ne donerek: Bu kadim azat et ciinkii iman sahibidir der. Allahi 
iyi tamyanlar boyle bir halde iken tamrlar, bunlarm ba§mda 
yiice Peygamberimiz gelir, demek Hak Tealayi en 90k tamyan 
odur. 

Baza resim alimleri kadmin eliyle yaptigi i§areti ve peygam- 
berimizin de bunu kabul etmesini tevil ederler, peygamberimi- 
zin bu tasdikini kadm tarafmdan kabullendirildigi zehabmda 
idiler. 

Kendilerince o zaman icin, devri cahiliyette, halkm ilahlan 
semada olmayip yerde bulunuyordu. Kadmin semayi i§aret 
ederek gostermesi dogru mu idi? I§te bu gibi tevilde bulunan- 
lar cahil ciihela alayi idi, ilimle irfanla alakasi olmayan ki§iler- 
dir. 

Malumdur ki daha eski devirlerde araplar E§§ii'ra ismindeki 
yildiza ibadet ederlerdi. Bunu da onlara Ebu Keb§e ismindeki 
zat 6gretmi§ti. I§te bu yildiz ilahlann ilahi olarak telakki edilir 
ve ona tapilir ve yalvanlirdi. 

Bu sebeple Hak Teala i§te E§§u'ra'nm rabbi benim dedi. 
§ayet gokteki bir ciirme ibadet edilmeseydi belki bu ki§ilerin 
tevili dogru olabilirdi. 

Ebu keb§e bu yildiza ibadetin me§ruiyetini araplara kabul 
ettirmi§ti. Kendiside peygamber efendimiz (Sallallahii Aleyhi 
ve sellem) in ana tarafmdan ve ecdadmdan idi. Araplar bundan 
dolayi ekseriyetle onu bu soy dan gelen ceddine intisap ettirir- 
lerdi ve derlerdi ki: Ebu keb§enin torunu bir tek Allah'a ibadeti 
getirmi§tir tipki dedesinin E§§ii'ra'ya getirdigi ibadet gibi. Bu 
soz araplar arasmda yayilmi§ti. 

I§te bizlerden evvel gelen kutuplardan biri Muhammed bin 
Ali Ettirmizi el hakim ve §eyhlerimizden de Ebu Medyen ki, 
Allah'm rahmeti iizererine olsun. Kendisi ulvi alemde rubani- 
yetcilerin tesmiye ettikleri Ebin necavibe diye anilirdi. Manasi 
(neciblerin babasi)... Allah'm rizasi tistiine olsun derdi ki: Be- 
nim Kur'an'daki suretim budur: 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 105 






"Tebarekellezi biyedihilmulkii. " 

Bundan dolayi gecen bahislerde kendisine iki imamdan biri 
demi§tik, i§te imamin menzil ve makami budur. 

Ve yine diyelim: Madem ki Hak Teala ihtiyaci olan bir §ey- 
den dolayi kuluna icabetle ondan istedigini sormu§tur? Oyle 
ise mutasarrif gibi olmu§tur. Bundan dolayi Ebu medyen Hak 
Teala'ya, mulkiin mulkiidur der ve i§aret ederdi? Bu soziin se- 
bebi ve dogrulugu, her nefis ve kulun bizatihi yani kendisinin, 
Allah'm miilku oldugunu bilmeseydi. Bu fikri sarsmadan ve 
bozmadan kabullenmesi idi... 

Iki §eriat arasmdaki sirlara gelince: Hak Teala der ki: 



is^k^p^^ 



"Akimissalate lizikri." 

I§te bu makam evliyalarla bu gun icin kendi adamlari olan 
Hizir ve Ilyas'm makamidir. Ilerleyen ve gerileyenler icin ya- 
rarli olsun diye, bu birincinin isbat ettigi, subutiyyetin zaman- 
la degi§en ikinci takriridir. 

Birincide oldugu gibi burada ne mekaa ve ne de hal degi§mi§- 
tir. Demek yukardaki hitap ikinci teklife aittir. Her iki veghe za- 
mana ve ondan almaya baglanmami§ olmasi cihetiyle iki §ahis 
arasinda i§tirak §eriatce caiz olur. Burada ibarenin dili ve zama- 
m birbirini tutmamaktadir. Ayri ayridir. Qtinkii bu soz ayni lisan 
ve ayni anda s6ylenmemi§tir. Musa ve Haruna denildigi gibi: 



&* 



i\S>£j-&\£*% 



"Izhebe ila fir'avne innehu taga." 

Bununla beraber hepsi budur ve yine onlara denildi ki: 



106 — Futuhat-i Mekkiye 



&$<&$•& 



"Fekula lehu kavlen leyyinen." 

Burada Hak Teala'nm kavliyle onlarda inkar goriiliir. 

Musa, Harun igin der ki; Karde§im benden fazla fasahati li- 
saniyyeya sahipti. Bir ki§iye gbnderilen.bu risaleden ve ruzi ki- 
yamette bulunacaklari aym makam ve mecliste bu ibareden 
dolayi, aralarmda bir anlasmamazhk zuhur edebilirdi. Faraza 
diyelim ki bu gibi dostlarimiz ve §eyhlerimiz Ebu Talip el Mek- 
ki gibi cemaatm mevcudiyeti men edilmi§ olsa deseler, bizde, 
deriz ki: Eba Talip El Mekki ne soylemis. ise, o soz bizler igin 
dogrudur ve katidir. 

Hak Teala bir §ahis igin tecellisini tekrarlamaz, kendi ilahi 
viisatini geni§letmek igin ve iki §ahis arasmdaki ortakligma i§- 
tirak igin ortaklik kabul etmez. 

Biitiin bu misaller ve te§bihler arasmda bunu i§iden ve go- 
rende ilahi buytikliigu kavramada zorluk ve kendilerinde de 
vehim yaratir. 

Hak Teala her yerdedir ve en buyiiktiir. Zatiyyetinin geni§le- 
mesine ve yayihp buyiimesine ihtiyag hissetmez. O her §eyi 
kendi ibadma ve halk ettigine vermi§tir. Bu emirlerle her §eyin 
birbirinden ayri §ey oldugunu belli etmi§tir. Her §eyin biri ve 
ahadiyeti odur. Iki §ey bir mizagta igtima etmez. Ebulatahi- 
ye'nin dedigi gibi: 

Her §eyde O'nun bir ayeti goruniir. Bu i§aret O'nun 
bir tek oldugudur. 

Bir §eyin ahadiyeti olmazsa aralarmda i§tirak dahi olsa, bir- 
birine benzediginden otiirii iki §ey bir araya gelemezdi ve imti- 
yazh olan belli olmazdi. Bunlardan ve imtiyaz sahibi ki§iler, bu 
kitabda yazdigimiz gibi aklen ve ke§fen farkh olanlardir. 

Yine bu kitapta yazilan ve i§aret edilen konaklarda anlatil- 
digi gibi biiyiigiin kiigiige, geni§in - dara etkisi gibi yani enlinin 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 107 

daralmadan ve darm da geni§lemeden birbirine etkisi gibi... O 
seyin zatiyyetinde ve halinde bir §ey degi§dirmeden te'sir et- 
mektir. 

Gorii§ ehli ve hiikema! Kendi aralarmda bu noktada, o seyin 
cismiyetinde veya curmiiyetinde degil hakikatmda birle§mi§- 
lerdir. O §eyin btiylimesi veya kiiciilmesi onlann vardiklari ha- 
kikate etkisi yoktur. 

Bu nokta Ebu Said Elharraz, iki zit seyin bir araya gelme-.: 
sinden dolayi Hak Teala'mn tarifmi yapti ve sonra sunlan oku- 
du: 

"Hiivelevvelu velahiru vezzahiru velbatinu." 

Yam: O evveliyette vardi, sonda var, a§ikardir ve gizlidir, 
manasma gelir. Ba§ka neseb ve nisbetlerden degil onu bir yon- 
den bilmek istiyor, tipki goriis. ehli olan resim alimleri gibi. 

Ey ilmin isteklisi §unu bil ki! Isa aleyhisselam, mutlak ine- 
cektir. Peygamber efendimizin getirdigi seriati Muhammediyye 
ile bizlere hiikum edecektir. Peygamber oldugundan bu olay 
ilahi vahy ile olacaktir. Qiinkii Peygamberler §eriati kendine 
verenden alir, yoksa ba§ka bir kimseden almaz. 

Ona bir Melaike gelip Muhammed'in getirdigi §eriati haber 
verecektir. O da bununla inip, hie bir §ey degistirmeden tahrim 
ve tahlil dahi yapmadan, hukmunii yiirutecektir. 

I§te onun niizulii ile ictihat sahiplerinin, biitlin ictihatlan 
kalkmis olacaktir. O vaktiyle getirdigi seriatla bizlere hiikum 
etmeyecektir. Kendisi Peygamber oldugundan bu no'ktayi in- 
meden evvel ilahi bir vahy ile ogrenmistir. O bu vahy ile kendi- 
sinin tabii oldugu §eriati Muhammediyyeyi de bilmektedir. 
Kendisi Peygamber efendimizin mhaniyyetine kesfen bilgi sa- 
hibi oldugunu ve oradan bu §eriati alarak Peygamberimiz (sal- 
lallahii aleyhi ve sellem) efendimizin iimmetine bu §eriatla hii- 
kum edecektir. 



108 ■ Futuhat-i Mekkiye 

Burada isa aleyhisselam, Peygamberimizin bir dostu, onun 
bir tabii ve evliy alarm da en sonuncusu olacaktir. Bununla da- 
ha evvel kendi iimmetinde hatimi evliya olan Peygamberimiz 
icin bir §eref olacaktir. 

Qunkii kendi iimmetinin evliyalik hatmi, ikram sahibi pey- 
gamber olan Isa aleyhisselamla tamamlamr.. O bu ummet-i 
Muhammediyyenin en faziletlisidir. Tirmizi'nin Hatmiil Evliya 
kitabinda su noktalan bizlere bildirir: O Isa aleyhisselamm, 
Ebu Bekir Essiddik hazretleri ve emsaline gore ustunliigtinu 
gormu§tur. 

Ebu Bekir, ummet ve milleti Muhammediyyenin bir velisi 
ise, Isa aleyhisselam, hem Peygamber ve hem de elci olarak iki 
vasifla Hak Teala tarafmdan gonderilmi§tir. Onun kiyamet gii- 
niinde iki ha§ri vardir. 

1 — Kendi Peygamberlik livasiyle ve kitabiyle, kendi eshap 
ve tabileriyle, diger peygamberler saffmda bir metbu olarak; 
ha§r olur. 

2 — Bizlerle yani Evliyalarla beraber, Adem aleyhisselam- 
dan son evliyaya kadar, gelmi§ gegmi§ evliyalarm ba§mda Li- 
vayi Muhammedinin altmda ve ona tabii olarak ha§r olur. 

Kiyamet giiminde hig bir Peygamberin tabii olacagi bir Pey- 
gamber yoktur, ancak bu istisna ve temayiiz Peygamberimiz 
(sallallahu aleyhi ve sellem) efendimiz hazretlerine ki, ona ta- 
bii olan Isa ve ilyas aleyhisselamla birlikte ha§ir olacaklardir. 

Zaten o durakta Adem'den kendisine kadar olanlarm biitu- 
nii, kendi bayragimn altmda bulunacaklardir. Bu onun Umumi 
Livasi'dir. 

Bizler ve her birimizde ayrica ozel bayragimn altmda topla- 
nacagiz. Bundan anla§ihyor ki ahiret giiniinde hasirda ylice 
peygamberimizin iki sancagi goriilecek, biri Livayi Umumi, di- 
geri Livayi Hususf dir. 

Soziimiiz; iimmetine ait olan ve hususi bir hatimle ona indi- 
rilen velayeti Muhammediyye ve §eriati igindir ki, Peygamberi- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 109 

mize inzal olunan bu hususi hatim, tsa aleyhisselamdan bir 
riitbe a§agidir. Qiinkii isa re'-sen Allah'm Elcisi idi. t§te bizim 
bulundugumuz asirda, bu hatim dogdu. Bende onu gozlerimle 
gordiim. Onunla bulu§tum. Bundan sonra veli yoktur. O hatim 
de ona donecektir. Peygamberimizden sonra bir Peygamber 
olamayacagi, olursa da ona donecegi gibi, Isa da inse yine ona 
donecektir. 

Bu hatimden sonra gelecek her evliyamn, ahirete nisbeti, 
Peygamberimizden sonra bu iimmete gelecek Isa ve Hizir, Ilyas 
Peygamberlerin niibuvveti nisbeti gibi olacaktir. 

Bbylece size Isa aleyhisselam'm makam ve menzilini goster- 
mi§ oluyorum. §ayet o inerse ne soylemek istersen soyle! Ister 
iki §eriat gelmi§tir de! Istersen ayni §eriat gelmi§tir de! Hepsi 
birdir ve bu da boyledir. 

Nefeslere Gbniil Baglami§ Kalplere gelince: Hayvan! ruhla- 
nn hazinesi, Ilahi Nefeslere goniil baglar. Bu yonden Peygam- 
berimiz §oyle buyurur. Allah'm Nefesi bana sagdan veya Yemen 
cihetinden geliyor. 

Demektir ki, Hayvani ruh bir Nefes'tir. Bu nefeslerin hakiki- 
si rahmani Nefese a§ik olan kalplerde olup, uzaklarda Yemen 
gibi diyarlardan esip, kendi vatanmi evini birakarak, bu hicre- 
te katlanip, uzun mesafeler kat ederek gelen nefesi almaktir. 
I§te boyle uzaklardan terki diyar edip gelen nefesin, mutlak 
faydasi vardir. Sikmti ve kederi sayar, insana nes/e ve ferah ve- 
rir. Peygamberimiz diyor ki: 




"Innallahe nefehatiin." 

Manasi: Hak Teala Nefeslerdir. Rabbimzm nefeslerini kar§ila- 
ym ve koklaym? 

Bu nefeslerin menzilleri: Sayi itibariyle her menzilde 330 
nefes olmak iizere 330 menzili vardir. Yarii 330 x 330 = 108, 



110 — — Futuhat-i Mekkiye 

910 Allah'm nefesleri bu sayidadir ve bu rakami bulmus olur- 
sunuz. 

Bu sayriar Hakkm nefesleri oldugu gibi, be§eri alemde bili- 
nen rahman isminden oldugudur. 

Benim tahkikatima gore, bu menzillerin sayisi bu miktar- 
dan 200 menzil fazla olduguna kaniim, o vakit bu nisbet, 
330.200.500x330 165.000 olur ki hakiki Rahman nefeslerinin 
sayisi gikmis. olur. Bu rakamlar rahman nefesinin insani alem- 
deki bulunan ve bilinen sayilaridir. 

Bu nefeslerden her biri kendi menzillerinde Allah'm tecellisi 
ile miistakil bir ilmi ilahidir ve o menzillere mahsustur. 

Kim ki, bu giizel kokulardan birini koklamis, olursa, bu ilahi 
nefeslerin sayisim bilir. 

Burada ve bu diyarda bu nefesleri tamyan ve bilen ki§ilere 
rastlamadim. Ancak bu kokulan koklayip taniyanlar Endiiliis- 
lii idiler. 

Bunlardan birisini Kudusii §erifte ve sonra da Mekke'de ta- 
nidim ve onunla bulu§tum. Bir giin, bir mesele hakkmda konu- 
§urken bana dedi ki: Bir §ey kokluyor musun. Bu soziyle, bu 
zatm o makam ehlinden oldugunu anladim. Bir zamanlar bana 
hizmet etti.. Benim babamm bir karde§i vardi, yani Amucam 
ismi de Abdullah Bin Muhammed bin El arabi idi. Hissen ve 
manen bu makama sahipti. 

Cahillik ya§imizda yani genglik gagimizda ve bu yola girme- 
den evvel, bunu ondan gordiik ve i§ittik... 
Allah dogruyu soyler ve hidayete erdirir.. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 111 



OZEL VE UZUN OMURLU BIR VETED ■ DORT 

BASAMAKLI ILIM - MENZILLER, GIZLILiGIN 

SAHIBt OLAN UZMAN KUTAPLAR 

HAKKINDA BILGILER 

Ey dost veli, Allah seni teyid etsin. §unu bil ki: Bu temelli 
uzun omiirlli Veted, Musa'nm dostu Hizir'dir. Kendisi su ana 
kadar ya§iyor ve ya§ayacaktir. Onu gorenleri bizler gordiik, 
onun hakkmda acayip §eyler i§ittik. Allah rahmet eylesin, ho- 
camiz ve §eyhimiz olan Eba El Abbas El Ureybi ile benim 
aramda, bir §ahis yiiziinden bir hadise gegmi§ti. 

Bu hadiseye sebebiyet veren zat, Hizir aleyhisselamm, gii- 
niin birinde peygamberimiz (Sallallahii aleyhi ve sellem) §ek- 
linde zuhur edecegini iddia etmi§ti. Ve bana da ismini acikladi. 
Bana boylelikle adim duydugum ve §ahsiyetini tamdigim birini 
anlatmi§ti, Ailesini g6rmii§ ve tanimi§tim. Bunun iizerine bu 
mesele iizerinde durdum. Onun sozlerini nazan itibara alma- 
dim. Qiinku onun durumundan da haberim vardi. Benim tered- 
dudiimu §eyhim sezmi§, okunu o konu§ulan zata cevirip atmi§, 
boylelikle onu bu manevi okla rahatsiz edip keyfiyyetten ha- 
berdar etmi§ti. 

Heniiz ben kendi dii§unce ve duygularimm ba§langicmda 
idim. Bu konu§madan sonra evime doniiyordum. Yolda tamma- 
digim bir ki§i tatli ve dostane bir §ekilde selam vererek bana 
sokuldu ve §6yle konustu: Filan hakkmda sana bilgi veren 
§eyh Ebul Abbas dogruyu soyler, o sozii gecen zatta filandir. 
Bizzat §eyhin tarif ve tasvif ettigi zati soyledi, ona evet dedim. 
Qiinkii ne kast ettigini anlami§tim. Geri gerisiye donerek §ey- 
he vardim. Olandan bitenden, onu haberdar edeyim, dedim. 

Yanma girdigimde heniiz selam vermeden: Bana, Ya Eba Ab- 
dullah, bir §ahis hakkmda bir mesele iizerinde aramizda gecen 



112 — — Fiituhat-i Mekhiye 

munaka§ayi, biliyorsun? Hizir igin filanm, soyledigini kabul et- 
memi§din, danlmazsan soyleyeyim: Senin yolunu kesip te, ara- 
mizdaki munaka§amn dogrulugunu ve benim sozumiin a§ikar- 
ligim tasdik eden kimdi? 

Bunun iizerine §eyhe donerek! Tovbe kapisi aciktir dedim. O 
da bana tovbenin kabulii vaki'dir, demi§ti. Hocanm bahis ettigi 
ve benim rastladigim §ahsin Hizir oldugunu katiyyetle anla- 
mi§tim. Ayrica keyfiyyeti §eyhten sordum. Evet, ta kendisidir, 
demi§ti. 

Bundan ba§ka gtiniin birinde Tunus sahilinde bir gemi ile 
yolcu idim, bir ara karmmda bir sanci peydah oldu ? ne yapa- 
yim diye du§iindum, yolcular ve gemi tayfasi yatmi§lardi. Gii- 
vertede kenara gelip durdum, denize baktim piril, piril parli- 
yordu, ay bedir halinde idi. Bu sirada ve ay i§igi altmda bir 
mesafeden, bir ki§inin gemiye dogru yakla§tigim gordiim, de- 
niz iistiinde bize dogru yakla§iyordu, geldi ve benimle beraber 
durdu, bir ayagmi kaldirarak diger ayagi iizerinde kaldi. Soma 
ayni hareketi oteki ayagiyle tekrarladi. O anda bir §eyim kal- 
madigi gibi, o ayak kaldirmadan da giydigi kisvenin ig kismi- 
mn lslakhgim gordiim. Kendine mahsus sozle konu§tuktan 
sonra, selam verip deniz kenarmda ve bizden iki mil uzakta ve 
bir tepe iizerinde bulunan bir minare istikametinde uzakla§ti. 
Bu mesafeyi iki adimda almi§ti ki minareden sesini duyuyor- 
dum. Kendisi Aiiah'i zikir ve te§bih ediyordu. Belki de oradan 
da §eyhimiz Cerrah bin Hamis Elkittani ye gidecektir. Bu zat 
Iydun denilen deniz kasabasimn ileri gelenlerinden idi. Orada 
idim, daha geyenlerde oradan gelmi§tim. Gemiden aynlip §eh- 
re vardiktan sonra, bir salih ki§iye rastladim. Bana: Senin dim 
gece Hizarla birlikte gemideki durumun nasildi? Sana neler 
soyledi? Sen ona ne cevaplar verdin? diye sormu§tu. 

Bu tarihten bir zaman sonra Atlas denizi sahilinde seyahate 
cikmi§tim. Yanimda da salih ki§ilerin hal ve hareketlerini ten- 
kid ve inkar eden bir yol arkada§im vardi. 



Muhyiddin~i tbn-i Arabi 113 

Ogle namazmi kilmak icin orada bulunan, harap bir mescide 
beraberce girmi§tim. 

Biz icerde iken yolda kalmis, bir seyyah kafilesinin mescide 
girdigini gbrdiik, onlar da bizim gibi namaz kilmak icin gelmi§- 
lerdi. 

Birde baktim ki vaktiyle gemide gordugiim ve deniz iizerin- 
de korkmadan yiiriiyen ki§i yani Hizir'm onlar arasmda oldu- 
gunu mii§ahede ettim, 

Ayrica iclerinde ondan daha kadir ve menzil sahibi ve bir de- 
rece iistiin bir zat vardi ki eskiden onunla aramizda derin bir 
dostlugumuz vardi. Kalktim kendisine selam verdim. Selamimi 
bir gbniil ho§nutlugiyle iade etti. Oniimiize gegerek bizlere 
imamhk yapip namaz kildirdi. 

Namaz bitince imam gikmca, pe§i sira biz de giktik, kendisi 
kapiya dogru gidiyordu. Kapida mescidin bati tarafmda, denize 
nazir Bekke denilen bir yere kar§i idi. 

Imamla kapida konu§urken Hizir dedigimiz zat mihrapta 
bulunan bir hasiri alarak yedi ar§m yiiksekliginde havaya yay- 
di, iistiine gikarak nafile namazi kilmaya ba§ladi. 

Dostum imama onu gostererek: Bu ne yapiyor? diye sordum. 
Bana §byle cevap verdi: Onun yanma git ve ne yaptigmi ondan 
sor? 

Dostumu orada birakarak Hizirin yanma ben de cikmis. ol- 
dum. Namazi bittikten sonra kendisine selam verdim ve hatir 
sordum. Bana dedi ki: Ey ki§i ne yaptim ? ne ettim ise, seninle 
beraber seyahat eden bu miinkir igin yaptim? Diyerek yolda- 
§im bulunan ve mescidin sahanligmda oturan arkada§imi i§a- 
ret ederek ona bakiyordu. 

Allah'm her §eye kadir ve istedigini yapacagim ve yaptiraca- 
gim goriip ve inansm diye bunu yaptirmi§ti. 

Yiiziimu munkire cevirerek dedim ki: Buna ne dersin? Goz 
gordukten sonra artik ne denir, diye cevap vermi§ti ve tuttugu 
yoldan d6nmu§tii... 



114 * Futilhat'i Mekkiye 

Sonradan beni mescidin kapismda bekleyen o biiytik imama 
donerek bir saate yakin §uradan buradan konu§tuk, bir ara 
kendimi bilmez yaparak kendisine: Hasir iizerinde yedi ar§in 
havada namaz kilan bu zat kimdi? Diye sordum, bana: Bu Hi- 
zirttir dedi ve sustu. Onu tamdigimi kendisine s6ylememi§tim. 
Sonradan biz de yolumuza koyulduk, salih ki§ilerin gidecegi 
bir mevkiye yoneldik. Bu yer Atlas denizi sahilinde Be§kinsar 
denilen yere yakindi. 

I§te bu esas Veted ile aramizda gegen hadiseler bunlardi. 
Onu gormekle Hak Teala bizi faydalandirdi. Allah tarafmdan 
ona bagi§lanmi§ Ledunni bir ilim vardir ki bu ehline ve layik 
olanlara verilir. 

Ve yine §eyhlerimizden birisi onunla bulusmu§tu. Bu §eyhin 
adi da Ali bin Abdullah bin Cami'dir ki bu da Ali El Miitevekkil 
ile Ebi Abdullah Kadip Elban'mn maiyyetinden idi. Bu zat, 
Musul kenti di§mda Makalla denilen yerde bir bahge iginde sa- 
kindi. 

I§te Hizir bu zata, §eyh Abdullah Kadip Elban'mn huzurun- 
da hirka giydirmi§ti. Bu seyhte Hizir'in o zata giydirdigi hirka- 
yi bahgesinde ve ayni yerde bana giydirmi§ti. Bu keyfiyyet, ay- 
ni hal ve ayni vech icinde bulundugumuz sirada olmu§tu. 

Yine ayni hirkayi gok daha uzun bir yoldan dostum olan Ta- 
kiyyeddin Abdurrahman bin Ali bin Meymun bin Ebelveze- 
ri'den ve eliyle giymi§tim. O da bu Hirkayi Misir diyarmm ba§ 
§eyhi olan Sadreddin bin Hamaviyye'den giymi§ti. Bu zatm de- 
desi de o hirkayi Hizir'in eliyle giymi§ti. 

I§te o tarihden beri hirka diliyle konu§tum, layik olanma 
giydirdim. Qiinku Hizir bu yaptigimi begeniyor ve itibar goste- 
riyordu. §imdilik bilinen bu hirka iizerinde daha evvel konu§- 
mami§tim. 

Bizler igin Hirka, dostluk, edep, ahlak ve ustiin hulk elbisesi 
ve mefhumudur? Bunda Peygamberimizin hirkasiyle bir alaka- 
si yoktur. Fakat bu edep ve takva sohbeti olarak tabir edilir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 115 

I§te hal sahiplerinin adetlerince dostlarimn birisinde, bir 
yonden eksiklik gbruliince, bu eksiklik doldurmaya cah§ihr, bu 
§eyh o eksik tarafli dostla blrle§ir yani bir araya gelir. Bu bu- 
lu§mada kendi hali tizerindeki elbiseyi ahr, yani kendi hirkasi- 
m gikararak ayni hal iizerinde bulunan o eksik zata giydirilir. 
Bu ameliyye ile §eyhin hali, o zata ge^er o zatta noksamm dol- 
durmus, olur. I§te bu keyfiyet bizlerce ve muhakkikin ve §eyh- 
lerce bilinen elbise yani hirkadir. 

§unu bil ki Allah'm ulu ki§ileri dort mertebe iizerindedirler: 

1 — Zahiri olan ki§iler 

2 — Batmi olan ki§iler 

3 — Araf denilen ki§iler 

4 — Nazar sahibi (Elmuttali) ki§iler 

§imdi bunlari ayri ayri miitalaa edelim, ne olduklarim ogre- 
nelim: 

Hak Teala ntibiivvet ve risalet kapisim kapaymca, mii'min 
kullarma hulk ve ilahi anlayi§ kapisim a9ik birakti. 

Ali bin Ebu Talip (Radiyallahii anhii) bu bapta der ki: Pey- 
gamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) den sonra hig bir vahy 
gelmedi ve kesilmi§tir. Elimizde ancak kullarma ilahi bir nzik 
olan Kur'ani kerimi birakti. Bu dbrt mertebeden her mertebe- 
nin ki§ileri vardir. Bu taifelerden her bir taifenin bir Kutbu 
vardir. O kutup, bir semanm ke§fini idare eder. 

595 sene-i hicriyesinde Endiilus iilkesinin Girnata kentinin 
en ileri hal ve ke§if ehl-i kullarmdan olan emektar §eyhim Ebi 
Muhammed Abdullah E§ekkaz'i ziyaret etmi§tim. Kendisi bu 
yolun en ileri ictihatgisi idi. Bana dedi ki: Dort tiirlii kisi var- 
dir: 

1 — Kendisini Tasdik edip ahitlerinde Allah'a soz vermeyen- 
ler; 

I§te bunlar zahiri ki§ilerdir. 

2 — Sati§ ve ticaretle oyalanmayip Allah'm zikrinden vaz- 
gegmeyn ki§iler; 



116 . Futuhat-i Mekkiye 

Bunlar batmi ki§iler ki Hak Teala katinda ve meclisinde 
me§veret igin oturanlardir. 

3 __ Araf ki§iler, sinir kisHeridir; Cennet'le, Cehennem ara- 
smda smir cizgisinde yiiksek bir yerde oturanlardir. Hak Teala 
der ki: Arafta ki§iler bulunur. Bunlar yalniz iyi sifati olmayan- 
lari temyiz eder ve azaptan kurtarir. Bu arif kullarmdan biri 
de Ebfi. Yezit Elbistamfdir 

4 — Huru§ Ehlidir; Bu ziimre, Hak Teala'nm cagrri§mda, bu 
caginya bir vasitaya binmeden siiratle gelenlerdir. 

Ke§if ve zahir ehl-i ki§ilerin mulk ve gorgii aleminde tasar- 
ruf haklan vardir. Bunlardan biri de akilli §eyh Ebussuud bin 
§ebli Bagdadi'dir. Bu makami Allah'a kar§i teedduben terk et- 
tigini Bagdatli §eyh Etralbedir ettema§iki bana haber vermi§ 
ve demi§ti ki: Ebussuudun miiritlerinden olan §eyh Muham- 
med Elevani arasmda ve bir toplantida §eyhine hitaben: Hak 
Teala memleketimizi seninle benim aramda ikiye ayirdi, ben 
kendi payimda tasarrufta bulunuyorum, sen ne icin kendi pa- 
ymda tasarrufta bulunmuyorsun? 

Ebussuud Hazretleri onun bu sorusu iizerine §oyle'cevap 
verdi: Ey Muhammed Bin Kaidiil Evani' Hak Teala'nm bu bap- 
taki kavlile seni vekil ta'yin ettim kendi payimi da ehalisiyle 
sana hediye ettim, bundan sonra kendimi Hakkm tasarrufuna 
biraktim dedigini §eyh Evani §eyh Tema§ikiye bildirmi§tir. 

Ebul Bedir bana anlatmi§ti. O Ebussuut §ebli §eyh Elevani 
igin Ben ona kendi payimm tasarrufunu vereli onbe§ sene ol- 
mu§tur ki, bu sure iginde bana bir §ey zuhur etmedi. Demi§ti. 

Batmi ki§ilere gelince: I§te bu gibiler Gayp ve Melekut ale- 
minde tasarruf sahibidirler. Kendi iq giidtilerine gore ulvi ruh- 
lari kendilerine arzuettikleri §ekilde indirtirler. 

Ulvi ruhlar dedim bununla anlatmak istedigim Ecram ve 
Kevakibin ruhlaridir. Melaike ruhlari degildir. Qiinku bunlar- 
da kuvvetli ilahi bir yasak vardir. 

Bu bapta Hak Teala'nm emriyle Cibril aleyhisselam Pey- 
gamberimiz Muhammed (Sallallahii aleyhi ve sellem) efendi- 
mize: Biz ancak Rabbinin emirleriyle ineriz, buyurmu§lardir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 117 

Ecram ve Kevakibin ruhlarmm Nuzuliine gelince, bunlar 
Bahurat ve adlarla ve buna benzeyenlerle iner. Qiinkii bu ma- 
nevi ini§tir, bunda hayali §ekiller gbriiniir, hakikatte o curiim 
ve kevkepler yerlerindedir ve ayrilamazlar. Hak Teala bu ec- 
ram ve Kevakibin i§iklarim Kevin ve Fes at alemlerine etki 
yapmak icin indirmi§tir. Bunu ancak Arifler bilir, doyarak su 
icmek doyarak yemek yemek gibidir. 

Yere atilan bir danenin mevsimi gelip yagmur yagmca nebat 
olup canlanmasi gibi. I§te bunu her §eyi bilen ve hikmet sahibi 
olan Hak Teala bagi§lami§tir. 

Yuce Bari Tarafmdan indirilen kitaplann temiz sahifelerin- 
de, biitiin alemin kelamim, harf ve adlarmm manaca tertip ve 
tanzimini, bir ba§kasma vermeden sirf bu zatlara ilahi bir ihsi- 
sas olarak verilmi§tir. 

Araf veya sinir ehli ise: Berzah Alemi olan ate§li ruhlarda 
onlarm tasarrufu vardir. 

Bunlar bu gibi ate§ cinsinden olan ruhlari indirtir. Buhlarin 
tertip ve hazirligiyle ugra§irlar. Bu araf ehl-i Sura benzeyen 
bir maniada olup Cennet ve Cehennem smiri iizerinde bir yer- 
de otururlar. 

Bu oyle bir berzah ve gecitdir ki: gecidin icinde rahmet, di- 
§mda ise azap vardir. Bu araf ehli, bahtiyarlik evi ile bedbinlik 
nevi ve gbrus, evi ile gizlilik evi arasida bir smir cizgisi veya bir 
kaledir. 

Bu ki§iler bu smir duvarim bilen ve taniyan bahtiyarlardir. 
Bunlar bir birine zit olan bu smir izini gortirler Kur'an-i Ke- 
rim'de yazih oldugu gibi: 




"Beynehuma berzehu la yebgiyani." 



1X8 Futuhat-i Mekkiye 

Bunlar bu smir cizgisini asamazlar, Hak Teala bunlari ic ge- 
ni§ligine ve genis, rahmete sahip etmi§tir. 

Bunlar bu rahmet alanma her an icin girip cikarlar. Bunlar 
akli vahyi, imtiyazlari olanlari birbirinden ayirabilirler. 

Qikis. ehli veya diger ismiyle Ricaltil Elmatla'a gelince: Bun- 
lar ilahi adlarda tasarruf sahibi kisilerdir. Bu adlardan arzula- 
diklarim Allah'm riza ve tasvibiyle kendilerine indirirler. Bir 
ba§kasma indiremezler. 

Ve yine uc tasarruf sahibi olan Araf, Batm ve Zahir ehli ki§i- 
lerin tasarrufunda olanlari da indirtirler. 

Bunlar Melami dedigimiz en biiyuk ki§ilerdir. Kendileri de 
bu anlattigim giictedir. Bunlar Ebussuud §ebli ve Emsali gibi 
olan zatlardir. Bunlarda diisunce ve anlayi§da aciz diye bir §ey 
yoktur. I§te Ebussuud boyle ki§iler arasmdaki farki bilirdi. O 
bu yiicelige ermi§ti. 

§eyh Ebulbedir ondan §u sozleri nakleder: Allah ehlinden ki~ 
§iler vardir ki hatir iizere konu§ur, fakat hatirlamaz degildir, 
sahibinden haberi yoktur onu da tarif edemez. Der... 

§eyh Omer Elbezzaz ile §eyh Ebulbedir bu §eyhin halini- ve 
sifatim bizlere anlattigi vakit onun Allah katmda ne yiice ma- 
kama dahil oldugunu anlami§dik. Demi§lerdi. 

Onlar yine Mezkur §eyh hakkmda derler ki: O ancak be§ va- 
kit namazi ve olumii bekleyen bir ermi§ti. Bu soziin altmda bii- 
yiik mana yattigim anlamis.tik. O daima Allah ile beraber, san- 
ki ucan bir ku§ agirhgi nisbetinde agzi zikri ilahiyle soyler ve 
yuriir, i§te biiytik insanlann Allahla beraberlik hali boyledir, 
bunlar her mekan ve yere gore hak ettigi makamda bulunur- 
lar. Hepsi bu kadardir. 

Bir ara§tirici bu dunyanm yerini ve amelini bulamaz ve bile- 
mez, ancak bu §eyhin bilgi ve sozii bunu ba§arir ve bilir. Mese- 
la: Bir evde bir ki§iden muhalif bir i§ cikarsa bu muhalefetin o 
ki§inin nefsinden oldugu bilinir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabl 119 

Peygamber ve elcilerinin varislerinden ve o evin sakinlerin- 
den bir muhalif cikarsa ve verilen emri yerine getirmezse bu 
bir ihanet ve inkar olur ki, yaratilan insamn Halikine kulluk 
yapmak ve tapmaktan uzakla^masidir. Unutulmamali ki bir 
Rab vardir doniilecek ve hesap verilecek yer orasidir. 

Menzil ve Menzillerin gizliligine gelince: Her §ekil ve surette 
yarattigi gibi Hakkm Tecelli ile cikmasidir. 

Bu Tecelli olmasaydi hie bir §eyden bir §ey cikmazdi. Hak 
Teala kitabmda der ki: 



^0 ^ £-45 Sj 




"Innema kavliina iza eradenahu 
En yekulelehu kiin feyekun." 

(l)sayili ctimlenin manasi: «Arzularsak veya ister isek» ma- 
nasim ta§irki bu bir §eyin icadi icin ilahi bir tevecciihtiir. 

(2)sayi ile i§aretlenen yazimn manasi: O §eye emrinin duyu- 
rulmasidir. Bu bir rakamli yazi manasmm adet menzillerine 
sirayetidir. Bundan da nihayetsiz sayilara gidilir. 

Bu menzillerdeki bir sayismm (yani Vahidin) bulunmasi 
sonsuzluga yol agar §ayet bu bir sayisi olmasaydi rakamlan se- 
cemezdik, ve bunlara bir isim veremiyecegimiz gibi, bunun ay- 
niyyeti ve ismi hie bir zaman olamazdi. O vakit sayilara §oyle 
ba§lardik: Iki, Uc, Dort, Bes,, gibi derdik.. Bu saydigimiz sayi- 
run her birinden bir sayisim cikanrsak, saymm hakikati ve is- 
mi yok olur. Bundan dolayi bir sayisi sayilarm ayniyetini ve 
viicudiyle kemmiyetini muhafaza eder. Ve ismiyle yok eder. 
§6yle dedigimiz gibi: Eski yeniyi yok etti veya Allah Alemi yok 
etti. gibi. 



120 Futuhat-i Mekkiye 

§ayet Alemden Hak Tealanm korunmasi ve Hifzim kaldirir 
isek, Alemde varlik ve yokluk diye bir §ey olmazdi ve kalmazdi. 

Allah'm Hifzi devam ettigi siirece, Alem ve Mevcudat var de- 
mektir bu tecelli ve bu ilahi §iki§ ve gorii§le Alem Alem olarak 
kalir. I§te dostlarimizm yolu Peygamberler yoludur. Her nefis 
kendi icinde Allah'm var olmasma muhtactir. Allah dogruyu 
soyler ve hidayete erdirir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 121 



t§ARET VE RUMUZ EHLININ KUTUPLARI VE 

BUNLARDAKI HALLER VE GiZLiLIKLERI 

HAKKINDA BILGILER 

Ey evliya dostum §unu bilki Hak Teala seni Kudsi ruhla 
te'yit etmi§tir. Bu rumuz ve i§aretlerin miiasinm kendi zati 
nefislerinde olmadigim sana gostermi§tir. 

Bu rumuz ve i§aretlerden murad Kur'an Azimu§§anm Ayet- 
lerinde bulunan bu harf ve i§aretlerin mana ve gizliligidir, yok- 
sa maksadimiz o i§aretin ayniyyeti degildir. 

Hak Teala der ki: 






"Ve tilkel emsalii nadribiiha linnasi." 

Buradaki Emsal kelimesini kendi zati nefsi icin koyup soyle- 
memi§tir. Bu Emsalden ogrenecegimiz ne gibi §eylere mtiessir 
olacagidir. 

Ve yine Hak Teala'mn dedigi gibi: Goklerden indirilen sular, 
indirilen olcii kadar vadilerde akar bir sel halini alir. Bu sel ise 
ate§de yakip ve seyrine duyamadigimz ozleri ta§ir. 

Keza Hak Teala, Hakla batili carpi§tinr, batih yener ve yok 
eder, bu batilm ozu ise cefadir... Hak Teala'mn dedigi gibi 



W^ 1 . 



"Ve zehakalbatilii" 

Hakkaniyyeti olmayan bir §eyin yok olmasim kast eder, ve yi- 
ne: Insanlara yarayacak §eylerin daima yerde bulunacagim 
bizlere bildirir. Bundan murat ta Hakkaniyyet'dir. 



122 Fiituhat-i Mekkiye 

Ve yine Emsalleri birbiriyle carpi§tirarak der ki: 



^.w * ** 



IklM\>&\^;^ 



"Kezalike yadribtQlahulemsalu." 

ve yine: 



^ 






"Fagtebiru ya iililebsar" 

demi§tir. Bu soylenenden ne mana sikaracaksimz ve ne bula- 
caksimz du§iinun. 



O 



^JHuJ^'sXJ^d^. 



"Ve inne fi zalike lei'breten liulilebsar." 

Buldugunuz sondan hayrette kalacaksmiz, i§te bulacagimz 
veya buldugunuz netice basiret sahipleri igin, (Vadiyi gecen ka- 
zamr, kabilinden) bir ibret dersi olacaktir. 

Burada bir ima ve i§aret seziliyor, Hak Teala Zekeriyya Pey- 
gambere hitaben: 

"Zekeriya en la tukellimennase selasete eyyamin ilia 

remzen" 

Ma nasi: Ey Zekeriya uc gun siire ile halka dilinle degil; i§a- 
ret ve rumuzla konu§, emrini vermi§tir. Burada yine rumuz 
i§aret goruliir. Ve yine Kur'an'da Meryem Hikayesinde bu i§a- 
retten bahisle, Hazret-i Meryemin kimse ile konu§mamasi icin 
Rabbma verdigi soz misali ornek olarak gosterilebilir. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 123 

I§te bu i§aretleri bilen ve remizleri anlayan biiyiik ki§iler 
vardir. Bunlarm biiyiikliigii bu gizlilikleri bilmelerindendir. 

Bu gizlilikler, Edeb ve Ezel —Hal ve hayal— Riiya ve Ber- 
zahlar gibi kudret-i ilahiyyeye intisabi olan ilimlerdir. 

Alem-i Tabiatta ne varsa tek veya mlirekkep harf ve isim gi- 
bi hassalara malik olan ilimlerdendir. 

Tabiat bu bilinmeyen gizliliklerle leba leb doludur. 

Ezeliyyet sirrmi bilme ilmi ise: En ewela ezel nedir bunu bi- 
lelim, Ezel demek ba§langici red etmek demektir. Allah oldu- 
gundan vasfi da budur. Qtinkii ona bir ba§langic yapilamaz. 

Allah oldugundan ondan baslangici cikarir isek o kendine 
Ezelden beri koydugu isimlerle anilir. Bu isimlerden, Ya§ayan 
Alim, Isteyen, Kudretli, I§iden, Duyan, Goren, Konu§an, Halk 
eden, Miilkii §ekillendiren, zevali olmayan gibi isimlerle gagn- 
lir ki ba§langici bu isimlerle red edilmi§ olunur. Qiinkii o konu- 
§ulam i§idir, gozetleyeni goriir. Ondaki gbrgu ve duygu hassa- 
lari bizde yoktur. Biz var oldugumuz gtinden itibaren goruriiz. 
O ise ezelden beri goriir, biz gordugiimuz §eyi biliriz. O, o §eyin 
ezelden bilir; olan ve biten hakkmda ezelden beri temyiz (seg- 
me ve ayirt etme) kudreti vardir. 

Nefsi viicudu ilahiyyede goz olmadan bunlar Hak Teala tara- 
fmdan sabit ve muayyen gozlerle imkan mertebelerinde gorli- 
niir ve bilinir. 

Bu imkanlarm mevcudiyeti kendi nefsinden vacip olarak 
gelmemektedir. 

Bu imkanlar Ezelden beri onda mevcut oldugu gibi ebediyen 
sonsuzluga kadar onda mevcuttur. 

Hak Tealamn Zati, viicud-u viicubu Ezeldendir. Bundan do- 
layi Aleme olan imkan viicubu da Ezeli olmu§ olur. 

Hak Teala'nm Mertebeleri Esmaiil Hiisna iledir. Bu sifatla 
cagirihr ve anilir, ona ilk ve son nisbeti verir. Zahirde de batm- 
da da boyledir. 



124: — Futuhat-i Mekkiye 

Ona, en evvela su nisbet ve sonra da su nisbet verilir dene- 
mez! Bu imkanlar olmasi ve olmamasi hali vucud-u vacibe bag- 
lidir. Buna ihtiyaci vardir, §ayet bir §ey viicuda getirirse demek 
imkan kendisindedir ve bu imkan devam etmektedir. §ayet bu 
imkan yok olursa bu imkanlan var edemez viicuda getiremez 
demektir ki, burada da yok olduktan sonra mumkune de viicud 
giremez, ve yine Alemi Halk etmede viicudu vacip olan Halika 
Nefsinin vucudi viicup olan sifatimn izalesi giremez. Hak Teala 
ancak boyle bilinir ve imkanlar da boyle anla§ihr. 

gayet bu soylediklerimi anlamis, olursaniz? Hudus ve kide- 
min ne oldugunu anlamis olursunuz. 

Bundan sonra ne istersen sbyle, §ayet sonu varsa alemin 
bas,langic ve sonu bir emri izafidir dersin gecersin? 

Alemin viicud bulmasmda ise her zaman i^inde bir son var- 
dir. Erba-ke§if bu sonsuzlugu red ve Hiisbaniyeti Muvafik bul- 
dular, bunlarda bazi §airler fikren iltihak ettiler. Bu goruniis, 
ve bu dii§iince iki zaman alarak kalmaz. Birincisi Alemden 

A 

sonra halk olacagi bir nisbettir. Ikincisi de Alemden evvel halk 
olanin nisbetine aittir ki: Allah'm isimlerini, eweliyet ve son- 
suzluga, zahir ve batm gibi isimlerden birine isnad etmek akil 
kari degildir. 

Qunkti alemler cogahyor, hak ise bir olarak kahyor, sayisi 
artmiyor. Bizler igin onu ba§langic olarak kabul etmek dogru 
degildir. Qiinkii bizim riitbemizle O'nun riitbesi arasi kiyas ka- 
bul olunmaz. Oyle ki riitbemiz onun ba§langicim kabul etmez. 
§ayet riitbe ve mevkiimiz onun eweliyetini kabul etmis, olsa 
dahi eweliyet isminin degi§mesi icab eder. 

O vakit onun evveliyetinin ikinci Adini basJangic olarak kul- 
lanmak mecburiyetinde kahrdik. 

Bizler ise Hak Teala'nm ikinci adiyle ba§langicmi kabul et- 
meyiz. O bizim icjn ilk evvel olan da degildir. Eger eweliyetini 
tesbit edersek, sonunu da tesbit etmis. oluruz! Boyle idrak ve 
muhakeme sahibi bir ki§i, Hak Tealanm tecellisiyle verilen ila- 
hi ilimlerden ve dogru mti§ahedelerden haberi olmadigi anla§i- 



Muhyiddin-i Ibn4 Arabi — 125 

hr. §eyh Ebu Sait Elharraz'm i§aret ettigi ve soyledigi gibi: Iki 
zid §eyi cem etmekle Allah'i tamdim der. Bu aoz-lden sonra ag- 
zmdan §u kelimeler duyulurdu. O ilk ve son, Batm ve zahiridir, 
derdi. l§te boylelikle size Ezel sirrim aciklami§ oldum. 

Sonsuzluk yani Ebed sirrma gelince buralarda akil son bul- 
mayi reddeder. Bu red keyfiyetiyle mumkun olan da §eran red 
olmu§ olur ki Cennet'te ikamette sonsuzdur. 

Nasil ki Hak Teala'mn evveliyyeti oldugunu kabul etmiyor- 
sak, sonu oldugunu da kabul edemeyiz. 

Yukaridaki evveliyet hakkmdaki aciklamamiz, ilahi sonsuz- 
lukta da aynidir degi§mez. 

Hal sirrma gelince — Bu her an olana hal derler. O her mev- 
cudun viicudu gibidir. Bunun ne evveli ve ne de sonu yoktur. 

I§aret ve remiz sirlarmi bilen ki§ilerden bazilarim size tanit- 
tim. Bu 90k geni§ kapili bir mevzudur, ilahi nisbetler ilmi olan 
riiya ve berzahla alakalidir. Bunlarla sozii uzatmak dogru-de- 
gildir, yalmz bunlarm Rumuzlari bilme y online gelince: §unu 
bil ki! Harflerin kendine gore bir hassasi vardir. Bu iic tiirlii- 
dtir: 

1 — Sayi Harfleri. 

2 — Lafiz harfleri 

3 — Istihzan Harfler (dir ki, insanm vehim, tahayyiil, ve ta- 
savvurile viicut bulmus. harflerdir.) Harflerin riitbe ve vazifele- 
ri vardir ki, hazirhkla ugra§irlar. Bu hazirhk yazi veya Telaf- 
fuzda olur. Telaffuzdaki harfler ancak isimlendirilmi§ harflei- 
dir ki bu isimlendirilmi§ harflerin hususiyetidir. Burada ta- 
mamlandirilmi§ harfler isim olamazlar. t§te bu ilimde cah§an- 
lar bunun fiili olur mu olmaz mi diye ihtilafa du§tiiler, bu ihti- 
laf bir harfmde idi. Bunlardan bir Cemaatm bu rakami yasak- 
ladiklarim gbrdiim, onlarm arasma girip bu anla§mazhgi gi- 
dermek icin bu i§i ele almca onlari dii§tukleri yanh§hklardan 
kurtardim. Eksiklerini tamamladim. 

Bunlardan bir cemaat Vahidin fiilini isbat etmisjerdi. Diger- 
leri ise Vahidin fiilini kabul etmemisjerdi. En nihayet bunlara 
yanli§hgm nereden geldigini gosterdim, ogrettim. Bunun iizeri- 



126 Futuhat-i Mekkiye 

ne her iki cemaatta yanildiklarim itiraf ettiler, her iki tarafa 
da bu gbsterdigim usul iizre tecriibe yapmalarmi tavsiye ettim. 
Kabul ettiler ve tecriibeler yapildi, netice benim iddiamm dog- 
rulugu anla§ilmca gok sevindiler. 

§unu bil ki bir harf ister sayilansm veya lafizla soylensin 
onu rakamla hazirlamaya ve muhayilesiyle onu lafza sokmayi 
ugra§ip amel eden bir kimsenin cak§masi beyhudedir. 

§ayet kendisinde hazirhkli gahsma varsa, yani bu istihzar 
nutuk ve rakamla mtirekkeb olur. 

Iki cemaatin iddiasmdan istihzarm §ekli bir harf ile kayip 
olmu§tur ki, bu istihzar bir harfile anla§ihr bir i§ goriirse, O is- 
tihzardan gaflet edip bir harfine bu i§i intisap ettirir. 

Kim ki telaffuzu ve rakami bir harfile istihzarsiz imtizac et- 
tirirse, harf burada bir i§ gormez bu da dolayisiyle kabul olun- 
maz. Bunlardan hig biri istihzarm manasmi du§unmez, i§te 
bunlar emsali mtirekkebe harfleri olan gift vav ve bunun ben- 
zerleridir. 

Bizler bu iki cemaata bunun tecriibesi igin tavsiyede bulun- 
mu§tuk, bu tecriibe yapilmi§ ve dogru oldugu kendilerince an- 
la§ilmi§tir. Bu aklen ve §eran tesbit edilen bir ilimdir. 

Lafzi Harflere gelince: Bunlari kullanma esasmda mertebe- 
leri vardir. Bunlardan bazilari digerlerinden fazla i§ yapar ve 
kullamlir. Burada en cok Vav harfi kullanihr. Qlinkii bu harfte 
diger biitiin harflerin kuvveti bulunur. 

Her harfi ise en az kulamlan ve is, goren bir harfdir. I§te an- 
lattigimiz bu iki harf arasini mertebelerine gore diger harfler 
doldurur, i§te bu ilim Evliyalar ilmi diye anihr. Bu ilimle Ka- 
inata bakilir. Bu yonden Hak Teala'nm uyarmasim gormiiyor 
musunuz? 01 diyince Arzuladigi §ey oluyor. 




"Kiin fe yekun." 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 127 

Yani burada kevin veya tekvin harflerden zuhur ediyor ki 
Tirmizi bu sebeple bu ilme Evliyalar ilmi olarak Ad koymustur. 

Bundan dolayi bir Harfini kullanmayi men eden men etmi§- 
tir, QunkiX bunu iktidar tlahiyle birlikte gormu§tur ki yalniz 
bir harfini icadla gelmemistir. O uc harfle gelmistir biri Gaybi 
Harf diger ikisi Zahiri olan harflerdir. §ayet bu bir harfe bir 
harf daha eklenirse bunlarm kendiliginden ixq harf oldugu go- 
riiliir. 

I§te anlatmaya gah§tigimiz bu ilim, bu ki§ilerin ilmidir, rast 
gele insan bu ilmi kavrayamaz. Bu bilim ki§ilerinden bir cogu 
bir takim cetveller hazirlamalarma ragmen hataya d(i§mu§ler- 
dir ve bazilari da bu hatah cetvellerle ogretim yapmislardir. 
Maksatlan bu insanlari bu ilmi bilmekten yoksun kilmak ve 
goren gozleri de kor etmekti. Bu miilahazayi Caferi Sadikm bir 
talebesi yurutmu§tii.. 

Ben size harflerin hakiki tabiatmi agiklayan bir cetveli gos- 
teriyorum: 



NEMLI KURU SOGUK SICAK 



Dal 


^ 


Cim 


£ 


He 


^j 


i 


Elif 


He 


c 


Ze 


J 


Vav 


<J 


-& 


He 


Lam 


J 


Kef 


il 


Ye 


iS 


J» 


Tah 


Aym 


t 


Sin 


U* 


Se 


d> 


f 


Mini 


Re 


J 


Kaf 


<3 


Sad 


J> 


J) 


Fe 


Ha 


t 


Nun 





Te 


o 


J* 


§in 


Gayn 


I 


Za 


J* 


Dat 


J* 


i 


Zal 



Bu harflerden her hangi bir harf sicak hanesinde ise o harf 
sicaktir, soguk hanesinde gortilen harfta soguktur. Digerleri de 
boyledir. 



12 g ____ ■ — Futuhat-i Mekkiye 

Buna ragmen bu cetvel her i§te dogruyu vermeyebilir, buna 
ragmen ekseriyyetle bu cetvel kullamlir ve tatbik edilir. 

§unu bilki bu harflarm hususuyeti harf olduklarmdan degil 
resim ve §ekil olduklarmdan, i§te bunlar §ekil olduklarmdan 
hususiyyetleri de §ekilden gelmektedir. Boylelikle bunlarm ya- 
pacagi degisjk i§ler ; kalemlerin yapacagi degi§ikliklerle bir gi- 
der. Qunkii sekiller degi§ir. Fakat sayi harflan gozle gormekle 
his edilir. 

§ayet bu rakami harflarm gozlerini bulursan, o vakit bu 
harfin zati hayati ile ruhlanni bulmu§ olursun. 

Buradaki hususiyyet O harfin ruhile §ekli ve terkibine gore 
olmus. olur. §ayet §ekil iki, iic veya daha ziyada harfla yiiklu 
ise, bu §ekilde bir Ruh olurki tek harfdaki ruha benzemez. Bu 
ruh gider ve harfin ruhu onunla birlikte kahr. Qiinkii bir harf 
§eklini ancak bir ruh idare eder. Bu bir harfin ruhu diger ruh- 
lara Berzah alemine intikal etmi§ olur. 

Burada §eklin olumu harfin yok olmasidir. Lafzi Harflara 
gelince: Bunlar Havada te§ekkiil eder. Misal olarak konu§ulan 
bir §eyin aynen i§idilmesidir. Konusulan §ey havada te§ekkiil 
amnda ruhlari dogrulur kalkar, i§i bittigi halde bu harflan ha- 
va tarn §ekli ile tutmaya cahsm Bu ameliyye havada te§ekkul 
eder. Ondan sonra diger iimmetlere veya insanlara iltihak ed- 
er, bu iltihak ile amelin Vazifesi Allahi zikir ve tes>ih ise te§ek- 
kiil eden ve havada bulunan bu sozler Hak Tealaya dogru yiik- 
selir. Bu yukselen kelimeler iyi kelimelerdir Kiifru tazammum 
eden kelimeler yukselmez sahibinde kahr. Bu yonden §eriatci 
derki: Allah Hakkmda Kotu konu§an §ahislar, bunu Allahin 
duymadigim zan etmesinler. 

Bu gibi konu§anlarm Allah katmda cezasi 70 Son bahar Yani 
yetmi§ sene Ate§le yanmaktir, i§te Allah'a kar§i kotii konu§an- 
larm cezasi budur. Hak Teala gonderdigi kitaplarmda kendisi- 
nin nasil agiza almac&gmi yazmi§tir, bu kitaplar Hak Tealayi 
Temcit, Takdis, ve Tazim ile yad edilecegini bildirmektedir, isf e 
bu Telaffuzlarla Allaha yakla§ilmis, olur. Semavi kitaplarmda 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 129 

Musevi ve Hristiyanlarm yaptigi kiifurler zikr edilmektedirki 
Vebali onlara rucu etmi§, kelimeler ise oldugu gibi Kiyamet ka- 
pisinda onlara verilecek miikafat veya cezayi beklemektedirler. 
I§te bu lafzi kelimeler, rakami harflara nisbeti olarnaz, lafzi 
kelimeler daima kalirlar, rakami harflarm ise zevali vardir ve 
degi§ir. Bu miinasebetle kainatm semalan, Alemlerin telaffuz 
ve kelamile Lebaleb dolmustur. Bunlari bir resim gibi ancak 
ke§if ehli gorlir ve hisseder. 

Insanlar tarafmdan istihzar edilmis harflar ise: Viicud §ekil- 
leri hisde olmayip Berzah de ise bunlar bakidirler. Bunlarda fi- 
ili diger harflarm Fiillerinden daha kuvvetlidir. 

Bu Miistahzar Harflarm fiilleri Hakkmda, bazi ulema geci- 
nen, vefa ve himmet sahibi olmayanlar bu harflarm hususiyet- 
lerini ve ne gibi bir netice doguracagim bilmediklerinden ileri 
geri konu§urlar. 

Burada gozlerimizle gordugiimuz, bir husus vardir, mesela 
haberi ve du§iincesi olmadan K. Kerimden bir ayet okuyan ki- 
§i, kendinde tuhaf bir his dogar. Zeki ve duygulu olan okuyucu 
o anda aklma gelen fikirle olup olmadigim anlamak icin O aye- 
ti tekrar ederki bu ayetin izi hangi ayeti alakadar ettigini dii- 
§uniir. Boylelikle okur ve nazar eder, durur ve tekrarlar hatta- 
ki O izi ta§iyan ayeti gormu§ olsun, Onu bulunca oradaki fiili 
goriir ve geger. Fakat bu sefer izi goremez kayb etmi§ olur, bu- 
nu bulmak igin hiddetlenir tekrar ve tekrar arar ve bulur. 

I§te bu hiddet onun hakikate varmamisa sebep olmu§tur. O 
hiddetle aradigi izi bulmus, olur. 

I§te bu ilim §erefli bir ilimdir ancak bilinen Salih ki§ilerin 
yolile gidilirse elde edilir aksi halde cok cefasi vardir. 

Allah cumlemizi alim kullarmdan eylesin!... 

Allah dogruyu sbyer ve Hidayete erdirir 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 131 



CEHENNEM VE ATE§ EHLILIN MERTEBELERI 

MENZILLERI VE BURAYA GIRECEKLER 

HAKKINDA BILGILER 

Hak Tesla'nm kendi kerem ve Rahmetinden bahisle iblis 
derki : Bana ikramm bu mu? Bunlardan birisi miistesna, gidip 
ciimlesini hiikmum altma alayim, kbkiinu, kaziyayim? 

Hak Teala Ona: Git! seni taniyacak olanlari, ve senin izin- 
den yiiruyenleri sonsuz azabima garpacagim, ne duruyorsun? 
Maiyyetinle atlarmla yurii ve bunlara seslen! soztinle sohbetin- 
le yalanmla istedigini kandir! kendine taraftar yap! Qocukla- 
rmda, mallarmda, Vaitlerinde onlarla beraber ol! Yolun a$ik ol- 
sun! demistir. 

§u var ki Iblis Hak Tealamn emrile gelmi§tir. Ona verilen 
ilahi bir emirdir. Bunda tehdit ve hem de soz ve vait vardir. 

I§te bu bizim igin §iddetli bir iptiladir. Hak Teala btmu kendi 
yakini elan Ibliste bir kuvvet ve tahakkiim olamayacagim gos- 
termek igin yapmi§tir. Hak Tealamn terk edip rezil rtisvay etti- 
gi kullarini iki ziimreye ayirmi§tir. Birincisi: i§ledikleri kaba- 
hatlardan ve suglardan kendilerine bir kotiiliik gelmeyen ziim- 
redir Hak Teala Bu hususta derki: Allah sizlere af ve magrifet 
ediyor, bunlara ate§ temas etmez, giinkii Hak Teala tovbe ve 
ulvi Melaikelerde onlara istigfar ve duada bulunmu§lardir. 

Ikinci ziimre ise: Hak Teala bunlari istedikleri biitiin kaba- 
hatlanyle kabul eder, ve bunlan da ikiye aymr. 

Bir kismim, Akli Nazari olan Ehli Tevhidin ve bilhassa yiik- 
sek iman sahibi ki§ilerin §efaati ve Allah'm inayetile ate§ aza- 
bmdan gikarir. Ve bir kismi da ate§te kalir ki §efaatcisi yoktur. 
I§te bunlar ate§ Ehlidir Bunlar miicrim ve sabikah olanlardir. 



132 — Futuhat-i Mekkiye 

Hak Teala bunlar igin diyorki: 

"Vemtaziil yevme eyyiihel mucrimune." 

Yani Hak Teala mucrimlere sesleniyor, Ey bu azaba miista- 
hak olanlar Ey miicrimler! I§te bu ate§ evini sizlere tahsis et- 
tik, maalindedir 

I§te bu mesken Cehennemdir? Bu evi idare ve idame eden ve 
ya§atan sizlersiniz. Buradan §efaata mazhar olup gikanlar Ahi- 
ret Evi Cennete girerler. Bu sabikah ve mucrimlere gelince 
bunlar Dort ziimredirki hie. bir zaman Ate§ten, azaptan kurtu- 
lamazlar. Bunlar da sirasiyle sunlardir: 

1 — Mutekebbirin Yani kendilerini Allahtan biiyuk gorenler 
ve kendi nefsinde Rabbaniyet gorenler ve iddia edenlerdir (Fi- 
ravunlar gibi, Nemrud gibi) bunlar kendi halkma §6.yle hitap 
ederlerdi: Ey insanlar Benden ba§ka bir Allah olmadigim size 
ogretmedim mi? I§te ben sizlerin en biiyiik Allahiyim! der, gok- 
lerde kendinden baska bir Allah olmadigim gostermek ister. 

2 — Ikinci ziimre mu§riklerdir. Hak Tealaya ortaklik isnat 
edenlerdir. Bunlar derler ki: Biz, bu ilahlara yakin olmak igin 
onlara tapiyoruz, Onlara denir ki: Siz bu taptigimz Allahlan 
bir Allah yapm ve oylece ona tapm? Onlar derdi: Bu teklifleri- 
niz cok tuhaf ve acayiptir. I§te bu ziimrenin ehli bunlardir. 

3 _ tFciincu zumre ise Muattalehlidir, yani kotii ciki§ ehli, 
Allahi kabul etmez ve kainatta Allah yoktur diyenlerdir. 

4 — Bu ziimrede Miinafiklar ziimresidir. Bunlar islamiyeti 
evvela kabul edip yukardaki aciklamalarda bildirilen ates, eh- 
linden korkarak kendi canlarim, kanlanm, mallanni, ziirriyet- 
lerini korumak igin o iig ziimreye iltihak eden ve donen kimse- 
lerdir. I§te bu taife ate§ taifesidir. Bunlari Ate§te yanmaktan 
kimse kurtaramaz? 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 133 

Bundan evvelki bahislerimizde iblisin insana ne ybnden so- 
kulacagim yazmis,tik ve 6grenmi§tik. iblis insana onden, arka- 
dan, sagdan ve soldan sokulur. Burada Iblis mu§rik olana iki 
eli arasindan onden gelir, muattal Ehline yani bozuk fikirli 
zlimreye arkadan gelir, ve miitekebbir olanlarda sagdan gelir 
Mtinafikada soldan sokulurki, insanin zayif tarafida bu yon- 
dtir. Qunkii bu yon sagdan daha zayiftir Insanin sag yonii daha 
giiclii oldugundan Mixtekebbirin yerini kendi oranma gore sag 
tarafa almi§ tir. 

Iblis §irk ehline iki elleri arasindan sokulurki o yon gorgii 
yoniidtir. O ki§iye Allahi tamtmamak ve gbstermemek, ve bir- 
likte Allaha §irkte bulunmak icin, perde yapmak gorevile on- 
den gelir. Bunu boyle yapmazsa o mu§rik rabbmi goriir ve ta- 
nir O vakit iblisin i§i bozulur. 

Muattal'a ise arkadan gelir ki, ard yon gorii§ yonti degildir. 
Burada §eytan ona sokularak der ki: Kainatta bir §ey olmadigi 
gibi var olan bir Allah da yoktur, der. 

Hak Teala §byle buyurur: Cehennemin 7 kapisi vardir, her 
kapidan bir par^a ayrilmi§tir. 

Ate§ Ehlinin her kapida 4 azap mertebeleri vardir, i§te her 
kapidan ayrilan kisim bu gibilerin azab meskeni olmu§ olur. 
Iblisin ki§iye girdigi yonii yedi kapi ile carpacak olursak netice- 
nin 28 azab meskeninin bulundugunu ogrenmi§ oluruz. 

Hak Teala tek kuluna (miinferid) takdir ettigi menzillerden 
Ay kevkebi ba§ta olmak iizre, seyir halinde olan burglar ve kev- 
kepleri menzil olarak tahsis etmi§tir. Bunlar da §u isimlerle 
anilir EYhunnusfHunnus, §u kevkepler toplulugudur: Zuhal. 
Mii§teri, Utarit, Merih ve Ziihre] ve Elk.ilnnus[Kunnus, yedi 
burgtur.J 

Bu kevkeplerin hareketinden unsuri alemde bir takini fuller 
tekevviin etmi§ olur. i§te yedinci kat semasmda bulunan 4 
Azap Menzilini, 7 Kunniis burcu ile carpacak olursak Aziz ve 
Alim olan Allah'm Takdirile bunlarm 28 durak, veya menzil ol- 
dugunu goruriiz. Hak Tealamn dedigi gibi. 



134 Futuhat-i Mekhiye 




"Kiillun fi felekin yesbehun." 

Manasi: Hepsi bu bo§lukta ve bu felekte yiiziiyorlar. Bu da 
bizlere ilahi seyir ve hareketi gosterir. 

I§te bu 28 menzilin Ilahi seyrinden 28 Harf vticut bulmakta- 
dir. Bu harfler kelimeleri te§kil etmi§tir. Ve yine bu kelimelerle 
kiifur ve iman belli olmu§tur. 

Her nefis kendi nefsinin, kufiir ve dogrulugunu Sadakat ve 
emanetini bu harf ve kelimelerle lafza sokup belli eder Hak Te- 
ala bu konu§anlari ilerde bir hiiccet olarak bulundurmak icin 
bu telaffuzlan tesbit ve kayt edecek melaikeler memur etmi§- 
tir. Hak Teala bu Ilahi yazicilar hakkmda §byle diyor: 




l^=»W>^ 



"Kiramen Katibine." 

Hak Teala Boylelikle ate§ menzillerini 28 menzil olarak tes- 
bit etmi§tir. Cehennemi de Bahtiyarm konaklayacagi cennet 
gibi yukaridan a§agiya yiiz katli yapmi§tir. §ayet bu 28 menzili 
100 cehennem kati ile carpacak olursamz neticenin 2800 men- 
zil ciktigim gorursuniiz, ki bu 28 sayisi daima bizimle beraber 
oldugunu bilmeniz lazimdir. 

I§te Ate§ duraklari bunlardir. Bu dbrt ate§ taifesinden her 
taife icin 700 ce§it azap vardir. 

Dort taifenin azap toplami 28x100 = 2800 yapar, ki bu Cen- 
net ehline liitf-i Ilahi ile sevaplari icin verecekleri sadaka Hak 
Teala'nm beyani gibi: 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 135 

"Kemeseli habbetin enbetet seb'a senabile fi kiilli siin- 
biiletin mietu habbetin" 

Manasi: Misal olarak bir bugday danesinin 7 ba§ak verdigi- 
ni ve her ba§akta da 100 dane verdigi misaldir. Bakacak olur- 
sak bunun toplamimn 700 oldugunu goruriiz. 

Cennetteki Taifeler 4 diir. 

1 — Riisiil ve Elciler 

2 — Enbiya 

3 — Evliya 

4 — Tan iman sahipleri 

I§te Cennette Allahin nimetlerinden bu dbrt Taifeden her bi- 
rinin verecekleri sadaka 700 diir. 

§u Kuranin azametine bakm, Hak Tealanm Kullan arasin- 
daki iki diyarda, Cennet ve Cehennemdeki adalete bakm! Mii- 
kafat ve azaplardaki Hakkaniyete bakm! Buradaki imtiyazm 
bir hususiyeti vardir! Ate§ Cennnete gore imtiyazlidir. Qiinkii 
Azap ve Ate§te Ilahi bir ihtisas yoktur. Hig bir Azapta Allah ta- 
rafmdan arzu ile hazirlanmi§ degildir Hak Tealanm intikam 
vasfi yoktur. Hak Teala Ramet ile sifatlanmi§tir. 

Ate§teki AzabiMiistahak olanlar geker, Cennetteki Naz ve 
naimi de Miistahak olanlar tadar Cennetteki Adalet Tartisi Ce- 
henneme uymamaktadir, Qunkii ate§ ehli yaptiklari kotii amel- 
lerle azaba kenndilerini atmi§lardir. Cennettekiler ise ekndi 
amellerinin miikafatmi gortirler ayrici diger nimetlerden fay- 
dalanmi§ olurlar. 

Bahtiyarlar Ehlinin ii^ cenneti vardir. 1 — Amel Cenneti 2 
— Ihtisas Cenneti 3 — Miras Cennetidir. 

Ins ve cinde bir kimse yoktur ki ? Cennet ve Cehennemde ye- 
ri olmu§ olmasm! Bu diyarlar onlarm Asli Mekani degildir. 
Qunkii yaratilrnadan evvel ademde kalmasi ve bulunmasi 
miimkundiir. Bu hakikatten iki §ey dogar, ya ate§ istenir veya 
naim olan cennet istenir. 

Cennet Harkesin bila istisna kendisine gelmesini ister, Ce- 
hennemde aym §eyi talep eder. 



136 Futuhat-i Mekkiye 

Hak Teala derki: 




'A^^fcC-J^J^ 



"Velev §ae lehedakum ecma'ine" 

Ben isteseydim hepinizi hediye ederdim. Qunkii sizlerde bu 
kabiliyyet var! Bu Ayette bu kelime Hak olmus.tur, Izi gecmis,- 
tir, olacak §ey Infaz olmus.tur, artik kendi veridgi emri geri ala- 
maz. Onun hikmetine sual olunmaz. Amellere gore Cennete 
mtistahak olanlar cennete iner. I§te bu Cennet Miras olan cen- 
nettirki daha ewel ate§ Ehline tahsis edilmisti.. Bunlar ate§e 
girmeselerdi miikafat olarak burada oturacaklardi. Onlarm bir 
de ihtisas cenneti vardir, Hak Teala bu cennet hakkmda der ki: 

"Tilkel cennetiilleti nurisii min ibadina men kane ta- 
kiyyan" 

I§te bu Cennet ate§ ehlinden miras yolu ile salih ki§ilere in- 
tikal etmi§tir; esas sahibi onlardir. Bunlarm cehenneme gire- 
ceklerini Hak celle ve ala Hazretleri onlari haberdar etmek 
icin yukanda ayeti celilede zikroldugu gibi onlarm ate§ ehlinin 
ate§e mirasci olacaklarmdan aklimn ucundan bile gecirmemi§- 
lerdir. 

Mealen 

Bu oyle bir Cennet'dir ki, Biz ona kullarimizdan Takva sahi- 
bi olanlari varis kilanz. Meryem Siiresi. Ayet 63. 

I§te bunun da Kullar icin ilahi bir rahmet oldugunu unut- 
mayalim. Qiinku Hakkm Rahmeti Gazabmi gecer, demi§lerdir. 

Bu bakimdan Allah hie bir kuluna azabi nasip kilmami§tir 
Ate§e dii§enler kendi arzu ve Iradeleriyle ate§i istemi§lerdir. 
Bundan dolayi Cehennemde bo§ yerler vardir. Bu yerlere Cen- 
net Ehli varrms, olsa orayi imar ederler. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 137 

Hak Teala buraya Cennete giren insanlar mizacmda ki§iler 
gonderseydi, bunlar da Azap icinde kahrlardi. 

Peygamberimiz Sallallahii aleyhi ve sellemin kavli §6yledir: 
Cebbar olan Allah Kademini cehenneme koyunca, cehennem 
ona seslenir : Kat, Kat, Hasbi, Hasbi, Manasi kafi kafi, yeter 
Hak Teala sorar: Doldumu? Hak Tealaya §6yle cevap verilir. 
Bir Fazla Olmasm mi? Hak Teala onlara byle ise doldurun der. 
Fakat onlarla buraya girecekler icin bir §art ko§mamistir. Hie 
§iiphesiz Cennet Cehennemden daha geni§tir. Ve daha biiyiik- 
tiir Bunun Eni Gokler ve yer gibidir, Uzunlugu ise Cehenneme 
nisbetle dairenin cevresi gibidir. 

Ate§in geni§ligi ise sabit olan Kevkep felegi dairesinin iki 
kutru kadardir. Bundanda anla§ihrla Cennetde darlik diye bir 
§ey yoktur Bize verilen haberlere gore Cennette kimsenin bu- 
lunmadigi bo§ mekanlar vardir. Hak Teala buralarm nimetle- 
rinden faydalanacak bir halk yaratarak buralari onlarla imar 
eder. Rahman olan Allah Kademini koydugu bu yer ihtisas cen- 
netidir. Artik bu Allanm hikmet ve rahmetile ilgilidir. O Aza- 
met ve fazilet sahibidir. Bu faziletlerden birisidir. Ate§ Ehlini 
kendi amelleri neticesi olarak ate§e indirmesidir 7 keyfi ve arzu- 
su igin degildir. 

Hak Teala der ki: Onlarm azabma azap kattik. Bu ilahi soz, 
kendini bilmeyen ve delalete dii§man olan Eimme hakkmdadir. 
Yine Hak Teala der ki: 

"Vele yahmilunne eskalehiim ve eskalen mea' eskali- 
him." 

Manasi: Bunlar kendi agirhklarmdan gayri ba§ka agirhklar 
da ta§iyacaklardir. 

I§te bu gibiler kullan yanh§ yone ve delalete siiriikleyen ve 
iglerine delalet §iiphe sokan kimselerdir. Onlar kandirdiklan 



138 Futuhat-i Mekkiye 

kimselere: Sizlere gosterdigimiz ve bizim yurudiigumuz yoldan 
yiirurseniz biittin sue ve hatalanmzi yukleniriz demi§lerdir. 

Hak Teala bu gibiler icin diyorki: Bunlar yalancidir. Hie bir 
kimsenin sue ve hatasmi yiiklenemezler. Bundan su mana ci- 
kar, kendi hatalarmi yiiklendikleri gibi aldattiklan kimselerin- 
de kabahatlarmi yuklenmister demektir, onlarada uyanlar ay- 
ni yiik ve agirlik altindadirlar. Bu agirhktan bir sey eksilmez. 

Bu hususta Peygamber Efendimiz derki: Kimki bir kottiliik 
yaparsa bunun vebali eksiksiz olarak kendisine racidir. Bu gi- 
biler kufurlerini artirdiklarmdan azab iizre azap yuklenmi§ler- 
dir. Demek cennetin hilafma bu gibiler, bu yiiklendikleri yiik 
istihkakma gore Ate§ menziline indirileceklerdir. Bu cennette- 
kinin aksidir. Qiinkii Cennet ehli kendi istihkalan Nisbetinde 
amellerile Ate§e giren kafirler gibi cennette mekanim alacak- 
lardir. Ate§ ehli de amellerine gore ate§ iginde ceza siirelerini 
cektikten sonra Allah'm fazilet ve rahmetine kavu§acaklardir. 

Onlar ate§ iginden cikmadiklan halde his ettikleri acilari ve 
sonsuz elemi kayip etmi§ olacaklardir. O hengamede ne olecek- 
ler ve nede dirileceklerdir. 

Hasas Ruhun kendilerini terk etmesile yaralan uyu§arak o 
Ate§ acilarim his etmez bir hale gelirler Derileri yandigi halde 
onlar tatli bir uyku ve riiya icindedirler ve bu §ekilde yanarak 
azab siiresini doldururlar. Hak Teala'nm dedigi gibi. 

"Kema nadicet culuhiim" 

onlar derilerile birlikte uyu§turulmu§tur. Hig bir aci duymaz- 
lar. 

Bu uyusma siiresi dolunca artik azap bitmis ve ate§ de son- 
mu§tur. Sanki kendilerini azap cekmeyen cennet ehli gibi his 
ederler. I§te Hak Teala kendi kudreti Ilahiyesile onlari olme- 
dikleri halde onlari bir olii hissizligiyle orada birakarak bu se- 



Wfuhyiddin-i Ibn-i Arabi — 139 

kilde cezalandirmi§ ve onlara cezalarim bu §ekilde itmam et- 
tirmi§ olacaktir. 

Muslim sahihinde zikir ettigi gibi der ki: Bu da insanlar icin 
Allahm rahmet ve faziletidir. 

Cehennem kapilanna gelince: Anlattigimiz gibi Hak Teala 
suq Amellerine gore bu kapilari yapmi§tir. Bu ates, ehlinin dort 
ztimre oldugunu yukarida beyan etmistik. Bunlardan bir kismi 
§efaatli cikar ve bir kismi da oraya girer ve kalir. 

Gireceklerin sue dereceleri vasif ve amellerine gore bu kapi- 
lar isim alir. Bu kapilar sunlardir: 

1 — Cahim kapisi 

2 — Sakar kapisi 

3 — Sair kapisi 

4 — Elhutama kapisi 

5 — Laza kapisi 

6 — Hamiye kapisi 

7 — Haviye kapisi'dir. 

Buraya girmek igin gelenler amel vasiflarma gore kendileri- 
ne giris. kapisi gosterilir. Hak Tealanm Laza kapisi hakkmdaki 
kavli ve beyani §6yledir: 

"Inneha tedu men edbere ve tevella ve cemea' feeva 1 " 
ve yine Sakar kapismdan gireceklere denirki: Mesleginiz nedir 
bu sakar kapisma ne sebeple geldiniz? Gelenler der ki : Bizler 
musalli degildik, bicare ve zavallilara yardim etmez ve karmla- 
rim doyurmazdik, bizler de dalalet denizinde yiizenlerle yiizer- 
dik, Din gtinii olan Ahireti yani giinii yalanladik, derler. 

Hak Teala Cahim Ehli Hakkmda §unlan Buyurur: Onlar 
Ahiret guniimi yalanlar. Bu gibi giinahkar ve miitecavizdirler. 



140 Futiihat-i Mekkiye 

Hak Teala bunu ve benzerlerini gtinah ve itida ile vasiflan- 
dirmi§dir. Bu kapidan girecekler bu gibilerdir. 

Yine bunlar cahime girdikten sonra onlara denirki: Yalanla- 
digimz ve inanmadigirmz §ey bu mudur? 

Hutame ve Sair Kapilarmdan girenler de bu ce§it ziimreler- 
dir, Kuranda bunlar zikir edilmi§tir. 

I§te size Cennet ve cehennemin esas ve ana Menzil ve katla- 
rim anlattik, bu Menzillerdeki amel ve munasebetlere gelince 
hakikaten goktur. Bunun izahi uzundur Vakit almaz cunkti ge- 
ni§ bir mevzudur. Buradaki ameller zikr edilmi§tir. Bu amelle- 
re gore azap ta zikir edilmi§tir. 

Bunlardan hangi birinin iistiine dli§ersen Allanm orada bir 
Beyyinesini gorlirsiin. Hak Teala Keremile Onu sana gosterir. 

Allah dogruyu soyler ve hidayete erdirir 




Muhyiddin-i ibn-i Arabt 141 



OLUMDEN SONRA INSAN RUHUNUN DUNYA 

VE BA'S ARASINDAKI BERZAHDAKI DURUMU 

HAKKINDAKI BILGILER 

Kavlimiz: Sultanligin Sultanhgi kaldirmasi, yani hayal Sul- 
tam olan goz gibi Peygamber Efendimiz Sallallahli aleyhi ve 
sellemin kavli §erifi: Allahi goriir gibi ona Ibadet et! demi§tir. 
Bu bir Haberdir! Bunun Sultam da sozumuziin ba§langicmda- 
ki lafizlarimizm hayal sultam dir. 

§unu bilki! Berzah Denilen yer Hak Tealamn iki emrini ayi- 
ran bir emir yeridir. Bu yer ve emir katiyyen taraf iltizam et- 
mez, giine§ ve golgeyi ayiran mani sebep gibidir. 

Hak Teala derki: 

"Merecelbahreyni yeltekiyani beynehiima berzehun 
la yebgiyani" 

Bu son kelime olan Layebgiyan'dan maksat, bu denizin sulan 
birbirine kari§maz demektir. Buradaki his bunlari ayirmaktan 
aciz kalmasidir. Akil ise bunlarin birbirile kari§mamalarimn ? 
aralarmdaki bir maniin mevcudiyetinden ileri geldigini kabul 
eder. 

I§te bu aradaki makul mania veya ortii Berzahtir. 

Bunu his ile idrak edersek, yukarda anlatilan iki emirden 
biri olmasi yani bunun berzah olmamasi icab eder. 

Her iki emirde berzaha yakm olmak ihtiyacmda iseler ? bu 
iki emir 7 birbirinin aym, ve birbirine benzemedigi cihetle her 
birinde ayri ayri kuvvetler bulunur. 



142 _____ Futuhat-i Mekkiye 

Fakat Berzah denilen §ey, bilinen ve bilinmeyen, bulunan ve 
bulunlayan, miisbet veya menfi, Makul olmayan, Ayinci bir 
emir oldugundan buna bir istilah olarak Berzah ismi verilir. 

Bu cihet dogru ve makuldur. Tasavwr ve Hayal yolile akillica 

i. ■ 

ona yeti§ebilirsen, gbziiniin degdigi bir viicuda eri§mi§ oldugu- 
nu bilir ve idrak edersin. Ve bunun bir §eyin esasi oldugunu 6g- 
renirsin. 

Acaba bir seyin mevcudiyetini isbatlayan veya red eden amil 
nedir? Bunu isbatlayabilirsen artik ortada hayal diye bir §ey 
bulunmaz veya meghul kalmaz veya yok olmaz. Ne miisbet ve 
nede menfi bir §ey kalir. 

Bu tibki eehresini aynada seyreden insan gibidir. Burada 
gordtigu ve rbildigi kendi cehresidir. Yalniz aynaya dikkatle 
baktigi vakit katiyyetle yiiziinii gbrtir, ayna kiiciik ise gehresi- 
nih kiiciik oldugunu zan ederek, yiizuniin daha biiyiik oldugu 
zihabma vanr. 

Ayna biiyiik olursa kendi gehresini biiyiik gbrdiigiinu bunun 
daha kugiik olmasi zanni dogmu§ olur. Artik aynada gordiigii 
gehrenin kendine ait oldugunu kabullenerek, bu benim gehrem 
degildir diyemez. 

Esas aynada kendi suretinin olmadigim ve orada bir §ey bu- 
lunmadigmi bilir. O suretinde ayna ile kendi arasmda olmadi- 
gim anlar, kendi veya bir digerinin sureti dahi olmu§ olsa, O 
gbriis, ziyasimn zahiri bir surete akis etmis §ekli degildir. 

§ayet boyle olmasaydi sureti elde eder ve ona yeti§irdi. O ay- 
nada ki§i suphesiz kendini gbrmii§tur. Bu, ne yalanlamr ve ne- 
de dogrulamr. Kendi kulu fikrine gore kendini gormu§tur. Veya 
gormemi§tir Boyle olursa goriinen suret nedir? Yeri nerede idi? 
Vazifesi ne idi? 

I§te bu yon hem miisbet ve hem de menfi, mevcut ve ma- 
dum, malum ve meghuldiir. l§te orada Hak Teala bunu hakikat 
olarak kuluna gosterip ve gikarmisdir. Ne igin? Bunlari ogren- 
sin incelesin diye ona bu imkam; vermistir. §ayet bu hakikati 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 145 

bilir. Fikir ona hie bir §ekilde bu neticeyi vermemistir. Bundan 
dolayi o kendisini bu §ekilde yaratip ne§et ettiren Allaha sukiir 
etmelidir. Qunkii bu nes/et yaradili§ta olanlar elgiler, Enbiya ve 
inayet ehli olan evliyalardir. 

Ey sevgili kardes,im! Artik bundan sonra bu kapi arkasmdan 
sana gelecek tecelliyi dtisun ve tahkik et. 

Bu oyle azametli bir meseledir ki, kalp ve fikirler bu gecidi 
gecen Sidik sahibi kimselerdir. 

Oldiikten sonra gidecegin yerin admi da (bulu§ma ve kar§i- 
la§ma yeri) berzah koymu§tur. 

Orada kendi nefsimizi Hazret-i Israfilin surunu tifler, dili- 
mizle lslik galdigimizi gbriiriiz. O calan iifleyen biziz. 

Hal ve sifatlarm degi§mesiyle isimler de degismis. olur. Isim- 
lerinin iginde kendi isimlerinin icinde zatiyyeti bir tayfa olmu§- 
tur. Hak Teala kitabmda: 

> 



o^U^j 



"Ve nufiha fissur" 

der 



"Ve nufiha filmenfuhi" 

demez. Manasi surla uflenmi§tir, iiflenecek §eyle tiflenmi§tir 
demiyor? 

Nufiha fissur ile Nukire finnakur arasmda lugatca bir fark 
yoktur. Her ikisini de birbirinin icinde gbruriiz. 

Hak Teala insan suretinin tadilini zikir ettigi vakit der ki: 
Ve Nafahtti Fihi ona ufledim manasma gelir. 

Isa aleyhisselamm suretini yaratmadan evvel der ki: 



146 — — Fiituhat-i Mekkiye 

"Fenefahna fiha min ruhina" 

Manasi: (ruhumuzdan kendisine iifledik) Bunu yaptiktan 
sonra Hazreti Isamn §ekil ve sureti cikmi§tir. Ve bu hayreti 
mucip olmu§tur. Bunun asil ve esasi nedir? Acaba suret bu uf- 
lenen ruhun igindemidir? Veya iiflenen ruh suretin icindemi- 
dir? I§te boyle bir problem cikar. 

O esnada Cibril aleyhisselam be§er §ekil ve kiyafetine gir- 
mi§tir Hazreti Meryem onu bir insan gormu§tu. 

Acaba onu his gbziiyle mi tammi§ veya hayal gbziile mi gbr- 
miis. ve tammi§di ? O vakit hayali hayalle idrak etmi§ olursun, 
§ayet boyle ise bniinde daha biiyiik ve azametli bir mesele daha 
gikar! Hayal kudretinin hakiki ve hissi bir suret ve §ekil ver- 
mesi imkam var midir? 

Hissin hayale iistiinlugu yoktur. Qunkii his hayale §ekil ve 
suret verir. Onu etkileyecek etki ba§ka turlii nasil olur? Bunun 
da aksini du§iinursek aklen bunun imkansizhgim goriirtiz. 

Ey karde§im, bu hazineleri du§iin bunlari elde edebilirsen 
bu alemde senden zengini yoktur? 

Peygamber efendimiz sallallahti aleyhi ve sellem Sur hak- 
kmdaki soruya: O Israfil aleyhisselamm tepesindeki Nur boy- 
nuzudur buyurmu§lardir. 

Bunun §ekli boynuza benzer alti geni§ ve iistii dardir, demi§- 
lerdir. Burada boynuzun geni§ vya dar olmasi deyimi, boynu- 
zun en iistii nedir? Ve en alti nedir diye bizlerle gbrii§ ehli ara- 
smda bir fark vardir. Bundan sonraki mevzuumuzda bundan 
bahis edecegiz. Yalniz §unu bilinki bu boynuzun eni §u goriinen 
kainattan daha enlidir, hakikat halde bununla her §eye htik- 
meder. O hakiki bir yoklugu, muhah, ve imkanlari nisbetinde 
olacak mevcudati yok eder. Yoklugu da viicuda getirir ve §ekle 
sokar Onun hakkmda Peygamberimiz sallallahii aleyhi ve sel- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 147 

lem efendimiz derki: Onun mevcudiyetinden dolayi allahi go- 
riir gibi ibadet et. 

Hak Teala ibadet edenin kiblesindedir. Yani Allahmi daima 
kilende tahayyiil et ve diisun ki sen ona murakabe icin tevec- 
ciih ediyorsun. Ve ondan utanryorsun, onun kar§ismda nama- 
zmla edepli oluyorsun. §ayet bunlari yapmayacak olursan ede- 
bini bozdun demektir. 

Yolda yuriiyen hayal isminde bir hakikat hiikmu bulundu- 
gunu bilse, sanki goziinle goriiyorsun §eklinde sana soylemez- 
di. Akli delil bunu meneder. Benzetme ve gorme delili ile kapar. 
O vakit namaz kilan ancak duvari gorurdii. 

Hak Tealayi kendi tahayyuliindeki mes.ru kiblende kar§ila- 
mayi ^ertn sahibi sana bildirmi§tir. Hak Teala der ki: 

"Fe eynema tiivellu fesemme vechullahi" 

Manasi: Ne yone donerse donsiinler Allahm cehresi o yonde- 
dir. 

Bir §eyin yiizii o §eyin hakikati ve goziidiir. Hayali canlandi- 
rip, delili akli ile onun suretini tasavvur etmek imkansizdir. 
Bu sebeple boynuz genis,tir. Fakat onun darlik yoniine gelince, 
his, mana, neseb, ve izafete ait bir emri kabul etmenin hayalin 
elinde olmayip, ancak Allahm celali zatiyetindeki suretiyle 
olur. 

Hayal suret olmadan bir §eyi idrak etmek isterse ona o s.eyin 
hakikatini vermez, cunkii bu kuruntu olmu§ olur. Bu sebeple 
boynuz, kelimenin tarn manasi ile manalari maddelerden ayi- 
ramayacak kadar dardir. Bu sebeple his ona en yakm olandir. 
Qiinkii o suretleri hisden almi§tir. I§te bu hissi suretlerden ma- 
nalar cikarki, bunun darligmdan ileri gelir. 

Hayal en geni§ bilgidir. Bu azamet ve geni§ligine ragmen 
her §eye htikum edemez, maddelerden tecerriit etmi§ manalar 



148 - Futuhat-i Mekkiye 

dahi kabul etmekten acizdir. Mesela ilmi, siit bal, sarap inci gi- 
bi goriir. 

Islamiyyeti de bir kubbe ve direk gibi gbrtir. Kur'an-i da yag 
ve bal gibi gorur. Ve dini de yazi §eklinde goriir. Hakki da insan 
ve lsik §eklinde goriir. O genis. ve dardir, Allah ise, hie §iiphesiz 
genishgine son yoktur. Halkina ve mevcudatma verdigi her 
§eyden haberi vardir O her §eyi bilir ve her kudretin ustiinde- 
dir. Hak Teala der ki: 

"A'ta kiille §ey'in halkahu siimme heda." 

Onlara her emrini oldugu gibi aciklami§tir. 

Boynuz'un yaradih§i nurdandir, nur ise ke§if ve zuhurun 
musebbibidir. Bu nur olmasaydi goz hie bir §ey gbrmezdi. I§te 
Hak Teala bu hayali nur yaparak, onunla her seyi tasvir etmek 
imkamna kavu§turmu§tur. 

Onun nuru, has ve mutlak Ademe niifuz ederek onun mev- 
cudiyyetini tasvir eder. Boylelikle hayaller nurla tavsif mahlu- 
kattan ziyade, hayale nur ismini vermi§ olsak yeridir. 

Hayal nuru ba§ka nurlara benzemez, tecelli onunla elde edi- 
lir. I§te bu hayal goztimin nurudur, yoksa his gbziiniin nuru de- 
gildir. 

Bu ciheti iyi anlayin? Bu bir nur yapisi oldugu igin bu ybnii 
bilmen sana yarar. Bu bilgi ile bilmeyenleri uyarir ve hedefme 
varmis, olursun. Bu i§i hazmetmeyen ve anlamayanlar, bu ha- 
kikat olmayan basit ve bozuk bir hayaldir derler. Bu gibi §eyle- 
ri sbyleyenler Hak Tealamn verdigi hayal nurunun ne oldugu- 
nu bilmeyenlerdir. 

Ve yine, kendi idrakinde bulunan his konusunda da yanili- 
yorlar derler. Artik bunun hakkmdaki karar ve hukiim kendi- 
sine degil ba§kasma du§er. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 149 

Burada his degil karar veren hakim aldanmi§tir. Bundan 
kendi hiikmii yoktur. Qiinkii hayal de kendi nuru ile anla§abil- 
digi kadar anla§mi§tir. 

Burada karar ve hukum baskasma aittir ki, o da akimdir. 
Aklm verdigi hiikme hata yalu§tirilmaz, ciinkii bu bo§ fasit bir 
hayal olmayip, dogru bir hayaldir. 

Bu cihetten dostlanmiz ve tamdiklarimiz bu ilahi boynuz 
(Sur) hakkinda yanh§hklara dii§tuler. Bazi ukalalar bunun dar 
yerini merkez ve iistunu de geni§leterek en ulvi felek yaptilar. 
Artik onun iistunde her hangi bir Felek bulunmaz dediler. 

Biitun alemin Surunu ustunii 90k genis, ve altimda bu dunya 
kadar dar tuttular. Hakikat boyle du§undiikleri gibi degildir. 
Mademki hayal, hakki tasvir ediyor, hayah alemden ve Adem'- 
den cikarirsaniz, bunun iist kismi dar alt kismmm geni§ oldu- 
gunu anlarsmiz. Allah bunun ewela dar yerini ve sonra genis. 
yerini vlicuda getirmistir. Diger mahlukatmdan ziyahatlanda 
bu §ekilde yaratmi§tir, bir kismi yuvarlak ve sivri, alt kisimlari 
enlidir. 

Hie §iiphesiz ilahi fiiller ve mtikewenat du§undiigumuzden 
kat kat geni^tir. Bir bilgin igin viisat, kendi aleminde bildigi il- 
im nisbetiyle olciilur. 

§ayet o bilgin Allah'm Vahdaniyyeti ilmine intikal etmek is- 
terse o vakit geni§den dara dogru cikmaya ba§lar, yiikseldikce 
Allah hakkmdaki bigiside o nisbette azahr en nihayet yukari 
vannca onda hakki tammaktan gayri bir ilim kalmaz, i§te ora- 
si boynuzun en dar yeridir. Burada tam bir azamet vardirki 
alim igin bu dtisuncenin tezahiirii biiyiik bir §eref payi olmu§ 
olur. 

§ayet bu boynuzu Hak Teala bir hayvamn ba§mda bitirmis, 
olsaydi, o darlikla hie degi§meden yiikselirdi. 

Ey dinleyici! Hak Teala en eweela kalemi yaratip akh yuk- 
selttigini gormiiyormusun? O yiice vahidi halk etmi§tir, bun- 
dan da ilmi cikarip yapmi§tir, bu ilimle alem genis, lemi§tir. 



150 Futuhat-i Mekkiye 

Sonra sayilar da hep o bir sayismdan cikmistir, iki rakamida 
bir sayisinin mevcudiyetinden olmayip, artmasmdan ve her 
mertebede bu yukumii kabul etmesindendir. Bu sayilar boyle- 
likle oyle geni§ler ki bu geni§leme sonsuzluga vanr. 

§ayet bu birlerden viicuda gelen bu binler sayismdan, bir 
sayisim istemi§ olursan, bu binlere varan sayi genishginin iki 
rakami kalmcaya kadar kayboldugunu ve daraldigmi goriir- 
sxin? Birin ikiye baslangic olmasmdan bu sayilar dogmustur. 

I§te vahit e§yanm en daridir. jnsanlar da bu suru anlatma- 
larmda kendi aralarmda bu yonden anlasmazhga du§mii§ler- 
dir. 

§unu bilki? Hak Teala halk ettigi bu tabii cisimlerden ruhla- 
ri alacak olursa, bunlari cesedi suretler §eklinde bu nur boynu- 
zuna emanet olarak birakir. I§te bu yer berzahtir, insan oraya 
emanet edilmi§tir. 

Olumden sonra insamn idrak ettigi biitiin §eyleri ; kendine 
benzer bir §ekilde bu nur boynuzu iginde g6rmii§ olur. I§te bu 
keyfiyyet bu surdan olma idrakten ileri gelir ? bu bir tasarrufa 
bagh degildir. Bunlardan bazilari serbesttir. Kendi idrakiyle 
kendini idrak eder bunlar Peygamber ruhlari ile §iiheda ruhla- 
ndir. Bunlardan bir kisimda bu berzah evinden diinyaya ba~ 
kar. Bunlardan bir kismi da diinyada kendileri gibi, uyuyan 
hayal alanma girerek rtiyasim tasdik eder. 

Her riiya dogrudur, yanli§ ve bo§ degildir Riiya hata etmez, 
§ayet hata ederse onu tabir eden yani riiyanm delalet ettigi 
manayi anlayip bulamadigmdan hata etmi§ olur. 

Peygamberimiz Sallallahti aleyhi ve sellem efendimizin bir 
§ahsm gordiigii rtiyasim tabir ederken ona : Dogru soyliiyorsun 
ve bazande hata ediyorsun dedigini bilmiyormusun? 

Mezkur §ahsm riiyasmda boynunun kesilip oniine diistugii- 
nii, dii§en ba§la iti§ip konu§tugunu anlatan ki§iye Ebu Bekir 
§eytan seninle oynuyor demi§ti? Halbuki efendimiz bunun ma- 
nasmi anlami§ti fakat ona senin du§iincen kotiidiir dememi§- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 151 

tir. Burada Ebu Bekir tevilde yamlim§tir. Sonradan efendimiz 
bu riiyamn iq yuzunii Ebu Bekre a^iklami^tir. 

I§te Firavn kavmi de orada sabah ak§am ate§e tutulurlar. O 
berzahta kendi suretleri iginde hapis edildiklerinden o nur boy- 
nuzuna giremezler, kiyamet giiniinde de en §iddetli azaba gir- 
mi§ olacaklardir. Bu azap oldiikleri vakit duyduklari hayal 
azabi degil hakiki his edilen bir azap olacaktir. 

Hayal azabi hayal goziyle hayali §ekilleri idrak ve his et- 
mektir. Berzah alemine intikal eden her insan ta kiyamet giinu 
gelinceye kadar amelleri kazanciyle Rehin, ve Amel §ekilleriyle 
hapis olunur. 

Allah dogruyu soyler ve hidayete erdirir.. 




152 — Futuhat-i Mekkiye 



KIYAMET GUN VE DURAKLARI, BASIN NE 
§EKILDE OLACAGI HAKKINDA BILGILER 

§unu bilki, insanlarm kabirlerinden kalkacaklan ve alemle- 
rin sahibi olan Rablarmin kar§ismda duracaklari bu giine ki- 
yam giinii adi verilmi§tir. Bundan birazim berzah aleminde zi- 
kir etmi§tik. 

Adalet ve hak bu Kiyamla gelecek Melekler de onun kars> 
smda sira sir a saf tutacaklardir. 

Hak Teala: 

"Yevme yekumunnasu lirabbilalemine." 

Der. Alemlerin Rabbi geldigi igin insanlar ayaga kalkacaklar- 
dir. Eger Rab miilk sahibi ise kahir ve rahmet sifati olacaktir. 
O gun igin Rahman sifatiyle gelmeyecektir, gtinkii orada mut- 
lak bir gazabi olacaktir. Bu bapta yazildigi gibi ilerde de bu hu- 
susa temas edilecektir. 

Kiyamet guniinde mutlak bir hesap vardir. Cehenneme sevk 
vardir, olgti ve terazi vardir. Ve bunlar hakkaniyetle olacaktir. 

Hak Teala oraya gelenleri Islah, terbiye, korku yoluna sok- 
mamak igin Rab ismiyle gelmi§tir. Bu isim ilahi rahmet ismi- 
dir. Burada rahmeti gazabim geger. Qunkti ekseri insanlarda 
kusur vardir, bu kusurlari kar§i Hak Teala onlari rahmet teca- 
viizii ile kar§ilar, bu sebeple rahmetinin ilerde oldugunu goste- 
rir. 

Arzm uzamasi, semayi tutarak yere vurmasi, Rab ve Mela- 
ikelerin o gun igin geli§ §eklini, arzm §ekil degi§tirerek yayil- 
masim, bu esnada insanlarm nerede bulunacagmi ve ne olaca- 



Muhyiddin-i ibn~i Arabi — 153 

gim, cehennemin geli§ini, Allahm o gun olacaklar hakkmda ne 
diyecegini sizlere anlatmak ve aciklamak isterim. 

Bundan sonra soziimii 50 bin senelik siiresi olan kiyamet 
menzillerine intikal ettirecegini. Ondan sonrada §efaati anlata- 
cagim. 

Ey karde§im, §unu bilki, insanlar mezarmdan kalkmca Hak 
Teala bu yeri baska bir yerle degi§tirmek ister. Onu uzatir ve 
yarar. Buraya gecmek icin aydmlik bir koprii kurdurur. Arzda- 
ki biitiin mahlukatla bunun iistiine cika. bu degi§ikligi arzula- 
digi §ekilde yapar, ya §eklini degi§tirir veya ba§ka bir arzla de- 
gi§tirir ki, bu arzm adi da 

"Essahiretii" 

Essahiradir. Kitabmdaki bu olayi i§aret etmi§tir. 



< > >. o 



V\Vs\ 



J> 



"Ve izelardu muddet" 

der. Bu geni§ligi istedigi kadar artirir bu artirma 21 parcadan 
99 parcaya kadar gikar, artik bu yaydigi yerin iizerinde ne bir 
egrilik ve nede bir yiikseklik goriiniir. Ondan sonra gokleri eli- 
ne alarak, kapatilan bir kitabm sahifeleri gibi bu gokleri katla- 
yip eline alarak, yaydigi bu arzm iistiine firlatip a.tar. Hak Te- 
ala kitabmdada bunu zikr eder. 

"Ven§akkatissemau fehiye yevmeizin vahiyyetu" 

Der. Ondan sonra halki o kopriiden yaydigi arza sevk eder, on- 
lar da akibetlerini gormek icin ayakta intizar halinde bulunur- 
lar. 



154 Futuhat-i Mekkiye 

Gokler yarildigmda Melaikeler Arzm etrafina yayilir ve cep 
cevre sararlar. 

Mezarlarmdan kalkan ve arzda bulunan kiyam ehli bunla- 
nn kendilerinden 50k oldugunu goriirler. Bu halk bundan evvel 
boyle ha§metli ve azametli bir kalabalik gormemi§lerdir. Bu in- 
ert Melaikelerle Hak Tealanm arza indigini zan ederek sorar- 
lar: Rabbimiz sizdemidir? Melaike cevap verir: Rabbimiz ara- 
mizda degildir, §imdi gelecektir! Diyerek inen bu Melaikeler 
ins ve cinnin cevresini ku§atarak arzm etrafmda bir halka ya- 
parak siraya girerler. I§te bu Melaikeler diinya semasimn mi- 
mandirlar. 

Ondan sonra Hak Teala ikinci diinya semasmda eline alarak 
katlar kevkeb ile birlikte ate§e atar ve kevkebin adi katip'dir. 
Oramn gok halkimn da arza inzal eder, bu ikinci gok Melaike- 
leride ilk gok Melaikelerinden daha kalabaliktir. 

Yine arzimiz insanlan onlara Rabbimiz sizde midir diye so- 
rarlar, bu sozden korkup iirken Melaikeler: O bizimle gelmedi 
aramizda yoktur. Yakmda gelecektir diyerek cevap verirler, ve 
otekilerin girdigi nizama girerek arkadan ikinci sirayi te§kil 
ederler. 

Bundan sonra ucuncii gok semasnnda Hak Teala katlayarak 
soluna kor ve kevkebi olan Ztihreyi de ate§e atar. Ve Melaike si- 
nide arza indirir, yine insanlar ko§arak onlara Rabbin gelip 
gelmedigini sorarlar, onlar hayir derler bizde degil gelecektir 
cevabim verirler. Bu §ekilde blitiin yedi kat sema ehli hepsi ar- 
za inerler. Fakat yedinci felek Melaikeleri diger semalardakile- 
re nisbetle en kalabaliktir. Insanlar bu yedinci sema Melaikele- 
rine de ayni suali sorunca onlar Rabbimiz gelmi§tir, Rabbimi- 
zm vaidi mutlaktir, derler. 

Hak Teala buraya Melaike bulutlari golgesi iginde ve Cehen- 
nemin sol ecinlerini de yamna alarak bir padi§amn geli§i gibi 
gelir. O gun iqin onun adina din giinii sultam denir. 

Arz halkiyle etraflarim gevreleyen yedi sira Melaikeler gii- 
ntin sultam olan Rablarim kar§ilar. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 155 

Oradaki Cehennemin zalim ve kibirlere kar§i nasil homur- 
dandigmi ve korkunc ve deh§etli manzaradan iirkmeyip ve 
kacmayanlan ve bu korkuyu tatmayanlan Melaikeler kar§ilar 
ve onlara: t§te size vaid edilen gun bu gimdiir derler, onlari 
teskin ederler. Bu gibiler Peygamberlerle tarn iman sahibi ki§i- 
lerdir. 

Bu deh§et anmda Peygamberler kendilerindeki has §efkatle 
kendi ummetlerinin akibetleri icin korkudadir. 

Bunlar o gun eman, eman, eman diye baginlar, feryad eder- 
ler, merdiven, merdiven diye seslenirler, ciinkii Hak Teal.a 
iman mujdecilerine o giin icin nur minberleri kurulmasim emir 
etmistir. Bu minberler de iman sahiplerinin derecelerine gore 
yiiksekte veya alcakta kurulmu§tur. Bu gibiler buraya cikip 
huzur-u kalple oturur ve Rablarmm gelismi beklerler. 

Bu minberler Rabbin huzurundan evvel Melaikeler tarafm- 
dan hazirlanmi§tir. Diger deh§et ve korku iginde kalanlar, Ce- 
hennemin bu deh§e~tinden kaci§irlar, fakat etrafi cevreleyen 
Melaikeler, bu kacanlari kovalar ve yerlerine iade ederler. 

Bu esneda Peypamberler ,kaci§mlara geri doniin, geri doniin, 
diye seslenirler, kacismlarda bu seslere uyarak bu nida birbiri- 
ni cagirirlar. 

Hak Teala Peygamberimiz Sallallahti Aleyhi ve Selleme di- 
yor ki: 

"inni ehafii aleykiim yevmettinadi yevme tiivellune 
miidbirine malekiim minallahi min asimin" 

Manasi: O nida ve gagirma gununde deh§ete kapilarak kac- 
mamzdan korkuyorum, o giin icin Allah'tan baska bir siginak 
yer yoktur, manasmdadir. 

O deh§et anmda elci Peygamber ise Allah'im, Allah'im sen- 
den eman ve sulh diye bagirarak dua ederler, Allah'ma yalva- 



156 Futuhat-i Mekkiye 

rirlar. Boylelikle kendi ummetlerinin akibetlerini kurtarmaya 
cali§irlar. anda ummetleri de kendi neflsleri icin korku ha- 
lindedir. 

Muhafaza altma alinmi§ ve temiz kalmi§ olanlar da Pey- 
gamber gibi huzur heyecani icindedir. 

Bu sirada Hak tarafmdan bir ses duyulur, kiyamda bulunan 
ciimle alem bu sesi i§idir, bunun Hak nidasi mi veya Hakkm 
verdigi bir emrin nidasimi ve nerden geldigini bilemezler. 

Bu ilahi ses §oylehitab eder! Ey bu yerde toplanan kiyam eh- 
li bu gun kerem sahibi kimdir, ogreneceksiniz? 

Bir gtin §eyhim aglayarak bizlere §6yle hitab ediyordu: Ey 
ehali onun keremiyle alay etmeyin, onun keremiyle meydana 
geldik, hie bir §ey degildik. Bilmedigimizi, bize bildirdi. Bize en 
once kendine, kitaplarma, Melaikelerine, inanmak iman ve 
kuwetini vermi§ti, bunlari bizler du§unmuyor ve bilmiyorduk, 
aklimiza geldikten sonra, inkar ve iftiramn bize azab verdigini 
ogrendik ve imana geldik. Has,a ha§a onun kereminden, biz 
ona layik degiliz diyerek beni ve orada bulunanlan aglatmi§ti. 
Bu bizler icin huzur ve ferah aglayi§i olmu§tu. 

Mevzuumuza donelim! O nida ile Hak Teala diyor ki: 

"Innellezine kanet teteca fi cunubiihii anilmedacii' ye- 
dune rabbehiim havfen ve tama'an ve mimma rezakna- 
yunfukum" 

Bu ayetindeki beyan iizere bu gibi ki§ileri cennete sokar. 

Sonradan Hakkm ikinci nidasi duyulur, bilmiyorum bu Hak- 
km zati nidasi mi, veyahut Hak emrinin nidasi midir? 

Ticaretlerini, kazanclarmi, sati§larim Allah zikrenden iistun 
tutmasmlar, namaz ve zekatlarmi Allah korkusiyle icra eden- 
ler, kalb ve basiretlerinin degi§mesinden, kendi amellerinin 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 157 

neticesi olarak verilecek mlikafat ve cezanm artip eksilme sin- 
den korkarlar. 

Muhakkak ki Hak Teala kendi fazil ve kereminden bunlari 
umduklarcndan fazla verecegini bildirir. 

I§te bu ikram ve atiyye ihtisas cennetindendir, orayi onlara 
tahsis eder. Ve yine Hakkm sesi duyulur, bilmiyorum Hak nef- 
sinin sesimi? yahut Hak emrinin nidasimidir? 

Ey bu durak ehli insanlar, bu gun kimin kerem sahibi oldu- 
gunu goreceksiniz Allaha akit vermeyip sidik sahibi olan in- 
sanlar neredesiniz? I§te §imdi vefa ve sidkimizm miikafatmi 
goreceksiniz diyerek onlari da Cennete ihdal eder. 

Bu sesleni§ten sonra Cehennem ate§i iginde bir boyun uza- 
nir ve insanlara gbrtintir. Bunun iki gozii ve acik ifadeli dili 
vardir. Ve §byle seslenir: Ey kiyam ve bu durak ehli ben sizler- 
den tic ztimreye vekil oldum. 

Hitabi iic defa tekrarlamr. (Cennete giren tig mutluluk ztim- 
resine sesle-nildigi gibi)... 

I§te kiyam giinu hesaptan evvel btittin alem bu durakta, 
korku tela§ ? kan ve ter iginde, kalpler garpmakta, deh^etli 
manzaramn tesiriyle ytirekler sizlamaktadir. Herkes §a§kmdir, 
ne yapacagini bilmez bir haldedir. 

I§te bu Cehennem ate§i iginden gikan ve uzayan ve yapisi 
ate§ olan bu boyun §6yle minldanir: Ben zalimlerin vekaletini 
aldim, diyerek o mah§eri kalabahk siralarm iginde zalimleri 
bir ku§un susam danesini ta§idigi gibi, bir ayiklayip yakalar. 

Ikinci defa yine o ate§ boynunun sesi duyulur: Ey durak eh- 
li, §imdide Hak Teala'ya dil uzatan ve elgilerine eza ve cefa ya- 
panlara vekil oldum, diyerek bunu yapanlari bir ku§ hafifligiy- 
le ve bir susam danesini buldugu gibi bu gibileri o kalabahkta 
hemen toplar ve bunlardan bir kimseyi birakmaz. 

Bu da bittikten sonra yine ayni ses ve hitabi tekrar ederek: 
§imdi Allah'm halk ettigini halk ederim, ben Allah'im diyenleri 
(yakalar ve gotiiriir) ... 



158 Fiituhat-i Mekkiye 

Bunlar ressamlar ve heykeltira§lardir. Kiliselerde ve mabed- 
lerde resimler yaparak ve heykeller dikerek halki bunlara iba- 
det ettiren ki§ilerdir. Hak Teala kitabmda bunlar icin der ki: 






"Eta'budune ma tenhitune." 

Manasi: Ta§dan oydugumuz §eye mi tapiyorsunuz? Evvelki 
devirlerde ve §imdide ta§tan ve tahtadan oyulmu§ kazmmis, 
heykeller yapip ibadet ederlerdi. I§te bunlari, yapanlari o ate§ 
boyun derhal ayiklar ve gotiirur. 

Artik orada diger insanlar kalmi§tir ki bunlarm icinde yine 
ressam ve heykeltira§lar vardir ki, bunlamn viicuda getirdik- 
leri eserler, yukarda anlatilan sanatkar olmayip, maksatlan da 
ayrihr, fakat bunlar da oteki meslektasjan yiiziinden, kan ter 
icinde ve korku ile akibetlerini beklerler. 

§eyhlerimizden olan (Elkassar 599 hicri senesinde Mekkei 
MiAkerremede iken ve Kabedeki Kiikntil Yemani mevkii kar§i- 
sinda bu Cehennem halini bize mesnedi ile §oyle anlatmi§ti; ve 
nisbetini §u §ekilde sbylemi§ti: Ben bu nakli, Yunus bin Yahya 
bin Huseyin bin Ebil Berekat Elha§imil Abbasi'nin agzmdan 
dinlemi§ o da bunu Ebul Fadil Muhammed bin Ali bin Muham- 
med bin Musa Ibnil Hayyat diye amlan bin Caferden naklen 
agzmdan duydugunu o da bunu Ali Ebi Sebil Mahmut bin 
Omer bin Ishak Elabkeri bunu okumu§du ve bende dinlemis,- 
tim. Ona sormu§tuk bundan size Ebu Bekir Muhammed bin 
Elhasenelnakka§ bahs ettimi? O da evet bundan bize Ebu Be- 
kir Elnakka§ bahs etti. Ve yine bundan Ebu Bekir bin Ahmet 
bin Huseyin bin Ali Ettaberi Elmezuri de bahs etti. Ve yine 
bundan Selme bin Salih de bahsetti. 

Ebul kasim bin Hakem, Selam Eltavilden, O da Elyas bin 
Elmesib den naklen aldigmi §oyle anlatti: Ali bin Ebi Talih ra- 
diyallahu anh hazretlerinin meclisinde oturuyordum. Yaninda- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 159 

da Abdullah bin Abbas hazretleri vardi, etrafinda da Peygam- 
ber sallallahu aleyhi ve sellemin Eshabi kirami oturmu§tu, 
Hazreti Ali radiyallahii anh dedi ki: Resiilullah soyle buyur- 
mu§>tu: 

Kiyamet giiniinde elli durak vardir. Her bir duraktaki duru§ 
veya bekleme siiresi 1000 senedir. Birinci durakta halk kabir- 
lerinin kapismdan cikip ciplak, yahnayak, ag susuz, 1000 sene 
bekleyeceklerdir. 

Allahi'na ve Resuliin'e, Cennete ve Cehennem'e ate§e ve Ba- 
is Badelmevte, kiyamete, kaza ve kadere, hayir ve §erre, Pey- 
gamberimizin mii'minler hayrma getirdigi miieyyidelere, iman- 
Ii olarak mezarlanndan gikanlar, her tiirlu azaptan kurtulduk- 
lari gibi, butiin uhrevi seadeti kazanmi§ olacaklardir. Bundan 
§iiphesi olanlar 1000 sene o sefalete katlanacaklar Hak Teala'- 
nin haklarmdaki kararmi bekleyeceklerdir. 

Bundan sonra bu durak makammdan mah§ere sevk edile- 
ceklerdir. Orada ate§ mahzenlerinde, kizgm giine§ altmda, alt- 
larmda ates, sag ve solunda ate§, cephelerinde ate§, tepelerinde 
Gxine§ ve Ar§ golgesinden baska hie bir gblgesi olmayan o mah- 
§erde 1000 sene ayak ustti vakit gecireceklerdir. 

Ancak Hak Teala'ya hulus ile bagh olan, Peygamberini ikrar 
eden §irk ve sihirden uzak olan, islam kardes kam dbkmeyen, 
Allah ve Resuliinun nasihatlarim dinleyen, Allah'a ve Resulii- 
ne asi olanlardan nefret eden, bu gibi ki§ileri Rahman olan Al- 
lah kendi ar§inin gblgesine ahr ve uziinttiden kurtarmis, olur. 
Bunun aksini yapanlar anlattigimiz 1000 seneyi ates, uziintii 
azab iginde gecirirler. 

Bundan sonra bu insanlar nur ve zulmete sevk edilir. Bu ka- 
ranlikta 1000 sene kalmir. 

Allah'ma kar§i §irkte bulunmayanlar, kalbine §uphe girme- 
yenler, nifak yapmayanlar, dininden §iiphesi olmayanlar, Hak- 
ki ve emaneti sahiplerine kendi arzulariyle verenler, halk ara- 
sinda insaf sahibi olanlar, acik ve kapah Allah'a ibadette bulu- 



160 Fiituhat-i Mekkiye 

nanlar, Allah'm kazasma boyun egenler, Allah'm verdigine ka- 
naat getirenler, bu gibi ki§iler zulmetten nura gikarlar. Bu key- 
fiyyet 50k kisa bir an iginde olur. Almlari agik ve beyaz uziintii 
ve kederden de uzak olmu§ olurlar. 

Bu saydiklarimizm aksini yapanlar 1000 sene azap keder, 
aci iginde kaldiktan sonra siyah bir aim ve gehre ile oradan gi- 
karlar. 

Bundan sonra halk hesap kovuklarma sevk edilir. Bu hiicre- 
ler on adettir. Her bir kovuk ve hxicrede 1000 sene kalimr. 

Ilk hesap hiicresinde insan ogluna, mahremiyetler, giinahlar 
sorulur, bu gibi §eylerden uzak ve temiz kalmi§ ise or ay a so- 
kulmayip, ikinci hiicreye aktarihr, burada kendilerinden, keyf 
ve eglence yonti sorulur, bunda da bir alakasi yoksa, bekleme- 
den tiguncti kovuga sevk edilir. Orada ana baba ve gevre hakki 
sorulur, §ayet ana baba ve gevreye miitecaviz degilse, oradan 
suratla gegerek dorduncti kovuga sevk edilir, orada kendisin- 
den Allah, Kur'an ve din hukuku sorulur. Eger bunlarda kusu- 
ru yoksa altmci yere sevk edilir. Orada yakmlerinin ve kom§u- 
larimn hukuku sorulur. 

Onlara kar§i iyi kom§ular yapmi§ ise, oradan atlayip yedinci 
yere geger. Orada kendisinden merhameti sorulur, bunu gos- 
termi§ ise, sekizinci yere sevk edilir, burada kendisinden hased 
- kiskanglik sorulur §ayet onda bu ahlak yoksa dokuzuncu ko- 
vuga goturultir. Burada kendisinden, kottiliik kin du§manlik, 
Allah tarafmdan men edilen §eylerin yapilip yapilmadigi soru- 
lur, buradada bir kusuru bulunmazsa oradan gegip, gozleri 
agik, kalbi ferah, yuzii giileg olarak Hak Teala'nm Ar§ golgesi- 
ne siginir. 

§ayet bu saydiklarimizdan aksi olarak bir §ey yapmi§sa, her 
durakta 1000 sene, ag giplak ve azap iginde kahrlar. Ve kendi- 
lerine §efaatgida bulamazlar. 

Bundan sonra amel defterlerini ellerine alarak tekrar ha§re 
gikarlar, ve her bir durakta 1000 sene beklemek §artiyle 15 du- 
rakta hapis edilmis, olurlar. Ve sorulan sorularda §unlardir: 



Muhyiddin-i ibn-i Arabt — 161 

Durak No. Sorulacak sorular: 

1 — Mallari iizerindeki farz olunan sadakalarm yapilip ya- 
pilmadigi 

2 — Ilahi af, kendisinin de af edip etmedigi 

3 — Iyilik yapma emri sorular 

4 — Helal ve Haram 

5 — Ahlak ve tabiat gtizelligi 

6 — Allah a§ki ve Allah du§manhgi 

7 — Haram mal ve riisvet yiyip yemedigi 

8 — Igki igip igmedigi 

9 — Haram olan fergler ve zina 

10 — Yalan, riya, sapiklik ve Allah'tan ba§kasina tapip tap- 
madigi 

11 — Imaninda sidik olup olmadigi 

12 — (Riba) faizcilik, fahi§ kazang, karaborsacilik 

13 — iftira, iffetlere dokunup dokunmadigi 

14 — Yalanci §ahitlik yapip yapmadigi hususu 

15 — (Biihtan) bir musluman karde§ine kir atip atmadigi 
Bu onbe§ durakta hesap verip temize gikanlar on be§inci, 

durakta beklemeden gegip Livayi Ahmedi ye kavu§urlar. Ve 
sag ellerindede amel defterlerini ta§iyarak hesap derdinden si- 
kmti ve kederden kurtulmu§ olurlar. Bunun aksini yapip amel 
defterlerinde iyi notu bulunmayanlar ise bu on be§ duragm be- 
herinde 1000 sene ac susuz, peri§an azap icinde kalmi§ olurlar, 
haklarmda Hak Teala'mn insaf ve merhameti cikmcaya kadar 
bu vaziyette kalacaklar demektir. 

Bundan sonra insanlar amel defterlerini okumak igin 1000 
sene ayakta tutulurlar, bunlardan comert olam, malmi fukara- 
ligi ugruna sarf etmis, ise elindeki amel kitabi derhal okur, oku- 
ma ona kolay gelir, Kendisine Cennet taci takilarak, Cennet el- 
bisesi giydirilir, Rahman olan Allah'm Ar§i gogesine oturtulur. 
Artik o ki§i huzur ve ferah icindedir. 



162 — — — — Futuhat-i Mekkiye 

§ayet dunyasmda cimri, hasis ise mal biriktirip sarf etme- 
mi§ ise, ve kimseye bir hayri olmami§ ise, amel kitabi sol eline 
verilecek ate§de bulunanlarm basmda beklemek tizere ve yine 
ate§te ona bir yer gosterilerek 1000 sene aym lzdirap ve aci 
icinde kalir. 

Kendi ata ve ihsanlarmm tartisim agirla§tiranlar, ve bunu 
tercih etmis. olanlar, derhal ve stiratle kurtulur. 

Ata ve ihsanlarmm terazideki tartisim hafifletenler ve sey- 
yieleri agir basanlar, ahirette terazinin yamnda 1000 sene ha- 
pis edilirler. Bunlar da ayni feci §artlar icinde bulundurulur. 

Bundan sonra halk Allahm huzurunda 12 durakta duru§ma- 
ya caginhr. Her bir durak yine 1000 senedir. Bu duraklarda §u 
sorular sorulur: 

Durak No. Sorulacak Sorular: 

1 — Koleleri azad edip etmedigi 

2 — Kur'an hakki, Kuran okuyup okumadigi 

3 — Allah ugrunda cihada i§tirak edip etmedigi 

4 — Kisinin giyabmda konu§ulan (giybet) sorulur 

5 — (Elnemime) sir tutup tutmadigi, if§a edip etmedigi 

6 — Yalam olup olmadigi sorulur 

7 — lime istemli olup olmadigi 

8 — Dinini, ve nefsini begenip begenmedigi sorulur 

9 — Kendini btiyiik gbriip gormedigi, yani tekebbiir. 

10 — Kunut yani Allah'a olan limit ve rahmeti. 

11 — §er, fesad, hile ile Allah'tan korkup korkmadigi. 

12 — Kom§u hakkmm verilip verilmedigi 

Bu on iki duraktan sorulan yapmi§, ve bunlara dogru cevap 
vermi§ ise kendini Hak Teala'mn huzurunda ve elleri arasmda 
bulmu§ olur. Burada kalbi ferah ytizu temiz ve ak, giiler bir yii- 
ze kavu§ur, hie bir derdi ve korkusu kalmami§tir, Rabbi da ona 
ikramda bulunarak rizasimn kendisine verildigini miijdeler, 
bununla oyle bir sevince kapihr ki, bu sevinc hig bir ifade ile 
anlatilamaz. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 163 

Bu on iki duraktaki sorulari yapmamis, ve cevap veremezse, 
ve bunlarm birisini dahi yapmadan olimis. ise ve tovbede etme- 
mi§ ise her durakta 1000 senesini azap icinde gecirdikten son- 
ra, Allahm takdir ve emrini bekler. 

Bundan sonra btitun mahlukat Sirat'a cagrihr. Bu sirat Ce- 
hennemin iistlinde kurulan kildan ince ve kihctan keskin, di- 
kenli kbpriilerdir 

Kbpriiler diyorum gtinkii bunlar bir degil 7 koprtidiir, kirk 
bin seneden beri bu ates, iistlinde kurulup, bu giinii beklemek- 
tedir. Ustii, alti her iki yam kizgm alev ve ates. icindedir. 

Btitiin mah§er nisanlan istisnasiz bu kopriiniin iistiine sevk 
edilir, bu kopriilerden beherinin 3000 sene yokus. 1000 sene 
dtiz 1000 senede ini§i vardir ki, be§ bin yurtiyii§ senesi uzunlu- 
gundadir. 

Hak Teala'nm dedigi gibi (Inne Rabbeke Lebilmirsad) bu 
kopriilerde halki kollayip gozetleyen Melaikeler vardir. 
. Bu kopriilerden geci§te sorulacak sorular §unlardir: 

Sirat koprxisu No. Sorulacak sorular 

1 — Allah ve iman hakkmda 

2 — Namaz kihp kilmadigi (eksiksiz olarak) 

3 - — Zekatmi verip vermedigi 

4 — Orucunu tutup tutmadigi 

5 — islamm hiicceti Yani hac odevini yapip yapmadigi 

6 — Temizlik ve tahareti olup olmadigi 

7 — Zuliim yapip yapmadigi 

Bu sorulara dogru, ve eksiksiz cevap verildigi, ve bunlar ek- 
sik yapildigi sabit olursa yedinci kopriiden beklemeksizin atla- 
yarak Cennete girer. Yok, bunlari yapmamis, ve sorulara cevap 
vermemi§ ise, her yapmadigi ve cevap vermedigi soru icin ala- 
kah kopriide 1000 sene hapis edilirki, Allah'm af ve magfireti- 
ni beklemekten baska 9aresi kalmaz. Bundan sonraki konu§- 
malarimiz Cennet bahsinde gececektir. 



16 4 - Futilhat-i Mekkiye 

Burada Insanm berzahtaki ikinci ne§eti yani ikinci yaradili- 
§1 hakkmda bir §ey soylemedik. Qiinku bu yaradili§ ve ne§et 
hayal mahsulii olmayip his edilir bir haldedir. 

Kiyamet ise, Hakkm muhakkak bir emri ve dunyadaki gibi 
hissi bir mevcudiyetidir. 

Bu noktadan insanlar kendi aralannda fikir ihtilafma dis- 
tiller. Iman sahiplerinden bazilari ecsamm oldukten sonra 
ikinci ne§etteki hasnm kabul etmelerine kar§i digerleri bunu 
red etmis>rdir. Akli ve his edilmeyen emirlerle ikinci ne§etin 
ahirette olacagmi soyleyenlere kar§i degiliz. 

Yalniz bir §ey varki kendileri bu yonden yamkyorlar, burada 
iki ne§et vardir, birincisi: Cisimlerin ne§eti, Ikincisi ise: Ruhla- 
rm ne§etidir. Bu ikincisi manevi ne§ettir. 

I§te bu killer manevi ne§eti isbatladilar fakat hissi ne§eti 
isbatlayamadilar! Ruhani ve manevi ne§et hususunda bizde 
onlar gibi du§unuyoruz;. Yalniz insan olumiinde bu halin kendi 
kiyameti oldugunu idrakle bulabilirse, bu keyfiyyet onun kiya- 
meti olmu§ olur demektir. 

Yiice Peygamberimiz sallallahii aleyhi ve sellem efendimiz: 
Kimki oliir ise kiyameti kiyam eder. buyurmu§lardir. 

Ha§ir ise: Ciizi nefislerin tani olarak nefisde toplanmahdir. 
I§te size bu kadar soyleyebilirim, muhaliflerimizde bunlari soy- 
lemi§tir, kiyamet hakkmdaki dii§unceleri ve konusmalanda 
buraya kadar gelir dayanir, daha ileriye gidemezler. §ayet bu 
yonden bu gibilere cevap verecek olursak mevzuumuzdan cik- 
mi§ ve bahsi uzatmi§ oluruz. 

§unu bilmen lazimdir ki: Ne§etin duygu ve his ile oldugunu 
soyleyen mxi'minler arasindaki anla§mazhk ne§etin yeni ba§- 
tan olmasma racidir derler ? bir diger kismi ise bu geri dbnme- 
nin insanlar olacagmi soyler, ve bunada misal olarak, evlilik, 
nikah, tenastildeki ba§langig gibi ve yine halkin ba§langicini 
ilkden camur olup, Adem ve Havvanm viicut buldugu uflene- 
rek hayatiyet verilmesi gibidir ve be§eri alemin sonuna kadar 
boylelikle gitmesidir derler. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 165 

Evet bunlar hep kisa anlar icinde Allahm takdiri ile olur, 
derlerdi. I§te §eyh Ebulkasim bin Kusa'nm iki papucunun aya- 
gmdan gikarip atmasi Hak Teala'nm bu kavline istinaden oldu- 
gunu soylerdi. 



"Kema bedeekiim teudune" 

«Ba§langicmizdaki gibi bana geri doneceksiniz,» manasma 
gelir ki, Hak Tealanm mezhebi bu mudur? Yahut bununla ken- 
disi icin konu§an mi kast etmi§tir? Bilmiyorum. 

§ayet boyle ise o kelami ile Allah'a kar§i gelmi§tir, giinkii o 
okur yazar olmayip iimmi idi. 

Yine bunlardan bir kismi rivayeten nakil ettikleri bir haber- 
de: Semadan meniye benzer bir yagmur yagdigmi, arzi bunun- 
la bula§tirdigmi, bundan da ahiretin ne§et ettigini soylerler. 

Bizce burada Hak Teala'nm kema bedeekiim teudum ciimle- 
si onun bir kavlidir. Bununla ve hie, bir misal getirmeden Hak 
Tealanm birinci ne§etini ogrendik. Ahiret ne§etide aynen boy- 
ledir, Hak Teala'nm ikinci ne§eti de bir misal ve benzer goster- 
meden mevcudiyeti hissedildigi halde viicuda getirir. Peygam- 
ber efendimiz, Cennet ve Cehennem ehlinin sifat ve evsafmm 
dtinyadaki ne§ete muhalif olmadigim zikir etmi§tir. Kudreti 
ilahide daha azametli olan bu ne§et, yukardaki misali iptal et- 
tigi gibi, ol ki§ilerin dillerine kolay gelen soz ve kavillerin de 
bizlere etkisi olamaz. Bir rtizgar gibi bize esmeden gegip gider. 
§ayet birinci ne§et bir ke§if ve Ihtira olmu§ olsaydi, kendi dii- 
§iiniir ta§mir tedbirini alir bir emir veya daha ba§ka bir §ey 
yaratmaga cah§irdi. §ayet bu ne§eti iade etmis, olsaydi yerine o 
miktarda ve o sifatta ba§ka bir halk yaratmasi icap ederdi, on- 
dan faydalanmayi du§iinenler icin en iyi ve yakm hazirlanmis, 
bir ihtirai da ilave ederek fikriyle viicuda getirirdi! Hak Teala 
boyle §eylerden miinezzehtir. O yiiksektir, hemde bildigimizden 
daha azametli bir yiiksekliktedir. 



166 — — Futuhat-i Mekkiye 

O herkesin faydalanmasi igin cali§ir, kendi faydalanmaz, il- 
me ihtiyaci yoktur, ilim onda bir yenilik yapmaz, ciinku o ilmi 
kiilli ile sonsuz alimdir. I§te Hak Tealaya bu Celal yaki§ir! Hak 
Teala, diinya ne§etinden arta kalan kabahat ve kusurlarla ahi- 
ret ne§etini yapar, i§te bu asildir. Bu asla ahiret ne§etini yuk- 
ler. Fakat bizim Ebu Hamid mezkur haberde tuhaf buldugu §e- 
yin nefis oldugunu dusunur, ve bunun iizerine ahiret ne§etinin 
bindirilecegini soyler. 

Bunlardan ba§ka Ebu zeyd Elrikraki su fikirdedir: O bir cev- 
heri ferddir. Bu diinya ne§etinden kalmi§tirki, ba§kaca bir ne- 
§eti yiiklenemez? Mahazajbunlarmda ihtimali vardir! Amma 
usulden bizlere bir i§ik vermemektedir, fakat makul yonlerdir, 
bu ybnlerden her biri maksath olmahdir. Benim kes,fime gore 
sue begenmek gaye ise ne§et bunu kabul etmez ve bununla an- 
la§amaz, cevahirde olsa Hak Teala ahiret ne§etini hazirlayip 
yapar, Ademden gikarak viicud bulmu§ zat ve sifatlar, asillan 
viicuda geldikten sonra hig bir zaman yok olamazlar. 

Yalmz bununla §ekil ve resimler birbirine imtizac edip kari- 
§arak degi§ir. Bu imtizac §ekil ve resimlerde gorulecek bir acik- 
hk ve gosteri§ dogurur, buda alim ve aziz olan Allahm takdiriy- 
le olmus, olur. §ekil ve resimler hazirlamnca, yakici ot misali 
gibi ruhlarm kabuliine hazirlamr, yanmaya hazirlanmis, kuru 
ota bir ate§ geldiginde nasil ve birden yanarsa, berzahdaki re- 
sim ve §ekillerde ruhlarla yanmakta olan bir kandile benzerler. 

I§te Israfil aleyhisselam bu Sur icine iifler uflemez, bu nefes 
Surdan gecerken bu berzahta kandil gibi yanan bu degi§ik ruh 
§ekilleri s6nmii§ olur. 

Ikinci liflemeyle yanmaya hazirlanmis, olan §ekil ve suretler 
yamp i§ildamaya ba§lar, i§te bu Ikinci ne§ettir. Bunlar bu ikin- 
ci liflemeyle dogrulup kalkarlar, ve neticeyi beklerler, o surda 
konu§an canlilar haline gelirler. Kimisi Allah'a hamdeder, ki- 
misi bizi kim mezarimizda diriltti diye sorar, bunlarm bir ki- 
simda Bizleri oldiikten sonra yeni ba§tan ihya edip kaldiran 
Suphanehii ve Tealadir der Orada her konu§maci kendi ilmi ve 
kabiliyetine gore evvelden ne ise oylece konu§ur. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 167 

O kendisinin berzahtaki varligim unutarak, dalgin bir insa- 
mn gbrdiigii §ey gibi bir riiya oldugunu zan eder, oldiikten son- 
ra berzaha gegtigi vakit dalgin olan insamn ruhuda berzahta 
idi, o vakit diinya hayati onun igin bir riiya olmus,tur, boylelikle 
ahirettede diinya ve berzah hayati onun ic^in bir riiya olmu§ 
olurku bu yakaza denilen ani dalginlik durumudur. Insan bu 
halde iken §6yle der: Insan diinyada riiyadadir, uyandigi vakit 
gbrdiigunii hatirlami§ olmasi gibi gelir. Sonra ahiret ne§etide 
bu yakaza anidir ki, artik saadet ehli icin ne ba§langicmda ve 
ne de sonunda uyku ve riiya diye bir §ey kalmaz. Fakat azap 
ehli icin orada azap rahatligi vardir. 

Peygamberimiz sallallahii aleyhi ve sellem: Diinyada insan- 
lar uykudadir, oldiikleri vakit kendilerine gelirler, diinya ve 
berzah nisbeten uyku ve riiyadir, buyurmu§lardir Berzah hak- 
km emirlerine daha yakmdir, burada kendine gelme ve uyan- 
ma hali daha 9abuk olur. 

Berzah ta ikinci ne§ete gore, yani ahiret giiniine nisbetle bir 
riiyadir. I§te bunlari boylece bilesin! 

insanlarm o giin mezarlarmdan dogruldugunu, arzmda ya- 
yihp geni§ledigi, goklerin yarihp yildizlan a§agiya yuvarladigi, 
Giine§ ve Aym tutularak i§iklarimn kayip oldugu vakit, vah§i 
hayvanlar da mah§ere gelirler, denizler ta§ar, nefisler bedenle- 
riyle giftle^ir. Melaikeler diinya gevresine inerler Rabbimiz bu- 
lut golgesi halinde buraya gelir ve Miinadi: Ey mutlu olanlar 
diye seslenerek, daha evvelki bahsimizde anlattigimiz iig ziim- 
reyi alir. 

O sirada ate§ten boyun uzanarak o da iic §ekavet ehlini ister 
ve toplar, bu sirada insanlar §a§kmdir, ter dokmektedir, giinkii 
sicak artmi§tir, Cehennem getirilerek insanlarm oniine kuru- 
lur, biitiin bunlarla Hakkm ne arzuladigi bilinmez. 

Peygamberimiz sallallahii aleyhi ve sellem efendimiz: Orada 
insanlar birbirine, gelin Adem babamiza kagahm ve ondan ha- 
limizi sorahm ve isteyecegimizi isteyelim bu azaptan bizi kur- 
tarmasmi talep edelim derler ve Hazret! Ademe varirlar, Adem 



168 — Futuhat-i Mekkiye 

aleyhisselam onlara: Hak Teala bugun oyle bir gazaba gelmi§- 
tirki, bundan evvel boyle bir gazab gostermemi§tir, bundan 
sonrada boyle gazaba gelmeyecektir diyerek vaktile i§ledigi 
kendi hatasini dlisunlir, Allahma bu insanlar icin muracaattan 
utamr. Oradan Nuh aleyhiselama ko§arlar O da Ademin dedi- 
gini onlara tekrar eder ve kendi kavmine olan davetini onlara 
hatirlatir. Ve 

"Ve la yelidu ilia faciren keffaren." 

kavli §erifmi agziyle soyler ve tekrar eder. Ondan sonra Ibra- 
him aleyhisselama giderler, oda onlara soyleyecegini soyleye- 
rek isteklerini kar§ilayamaz. Oradan Musa ve Isa aleyhissela- 
ma varirlar, ne istediklerini anlatirlar, Hazreti Ademin soyledi- 
gini onlarda tekrar ederler. En nihayet Peygamberimiz Sallal- 
lahii aleyhi ve sellem efendimize gelirler, arzu ve isteklerini 
aciklarlar, o ahiret gunimiin efendisi oldugundan onlara: Iste- 
ginizi yaparim, taleplerinizi Hak Teala'ya arz ederim der. Qiln- 
kii o kiyamette kurulacak mahmut bir makamm sahibidir. 

Derhal gelerek Allah'ma secdeye varir, Allah'ma oyle bir ha- 
mitte bulunurki, o vakite kadar bilmedigi §eyleri dahi Hak Te- 
ala ona ilham eder. §efaat kapismm acilmasi icin Rabbma diia 
eder. Rabbininde istekte bulunur. 

I§te o an §efaat kapisi acilarak Hak Teala, Melaike, Peygam- 
berler ve miiminlere, §efaat iznini verir. t§te yiice Peygamberi- 
miz kiyamet giiniinun insanlarm efendisi olmus olur. 

Yiice Peygamberimiz kendisine biitiin mahlukatm efendisi- 
yim dememistir, yiiksek edebi buna manidir. Ancak ben kiya- 
met giiniinde insanlarm efendisiyim demi§tir. 

Bunun aksini soylemis, olsaydi, Melaikeler dahi bu soziin §u- 
muliine girerdi. Burada yiice Peygamberimiz, Hakkm bu aza- 
metli gazabmda dahi, Rabbma yalvararak Insanlarm istegmi 



Muhyiddin-i Ibn4 Arabi 169 

Rabbma bildirmi§ onun §efaatma herkesi kavu§turmu§tu. Iste 
bu miinacattan sonra, teraziler asilip sirat kopriisii hazirlan- 
mistir. 

gefaati ilk evvel Melaikeler yapar, ondan sonra enbiya ve 
tarn iman sahiplerinin §efaati gelir, en sonada Rahman ve Ra- 
him olan Hak Teala kalir. Qiinkii bu mevzuda Hak Teala maka- 
mi gibi azametli uzun ve genistir. Ancak o gun Hak, en az gorii- 
lecek bir surette orada zuhur ve tecelli ederek: Ben sizin Rab- 
binizim der. Insanlarda: I§te bizler Rabbimizi gelinceye kadar 
burada bekleyecegiz, sen bizim rabbimiz degilsin, Rabbimiz 
senden bizleri korusun, derler. 

Hak Teala yine seslenir: Rabbinizin i§aretini biliyor musu- 
nuz, aramzda anla§acagimz bir is.aret var midir? Diye sorar. 
Onlar da evet vardir derler. O sirada Hak Teala onlann rabla- 
rim tamdigi bir <§ekilde tecelli zuhur eder.". jnsanlar o vakit he- 
yecan ve tela§la: I§te Rabbimiz budur, sensin active feryat eder- 
ler. 

Hak Teala onlara kendisine secdeye varmalarim emreder. 
Bu anda secdeye varmayan bir tek ki§i dahi gorulmez. Bunla- 
nn icinde yalniz korkorak Riya ve yalan olarak secdeye varan- 
lar varsa, bunlarm arkasi derhal bakirdan bir kiilce olur. Her 
secdeye vari§ta arkalarma yikihrlar. Hak Teala'nm. 

"Yevme yiik§efu an sakin ve yedune ilessxicudi fela 
yestatiune." 

Kavlinde diinyada saglam idiler burada secde etmeleri iste- 
nince bunu yapamiyorlar, Bu ayetteki Sak kelimesi kiyamet 
giiniinun azametli bir meselesidir. Araplar darbi mesellerinde 
derler ki, (Kesafet Elharbu An sakiha) Harp kendi govdesini 
gostermistir, yani bu da harbin siddetlendigini anlatir. 



170 Futuhat-i Mehkiye 

"Ke§efetil harbii an sakiha." 

burada mana olarak birbirine kan§acak ne bir ayak ve ne de 
bir govde manasma gelir, bu ayetle kiyamet giiniinde biiyiik ve 
zorlu meselelerin zuhur edecegini bizlere bildirmektedir. 

§efaat ciktigi an ate§te §eri miiminlerden asla kimse kalma- 
yacaktir. Bunlardan ehli tevhit, yani ehli delail ile tevhidi bu- 
lup ogrenenler, Allaha §irkte i§ tirak etmeyenler, hig bir hayirda 
bulunmayanlar, §eri bu iman ile iman etmeyenler, Peygamber- 
lere uymayanlar, bir zerre iman sahibi olmayanlar ve hatta 
bunlardan daha a§agilik olanlarda Rahim olan Rahmamn §e- 
faatma mahzar olur. 

Hazreti Osman bin Affan radiyallahii anhti hazretlerinin, 
Muslim bin Haccac'm Sahihinde Peygamber efendimiz sallalla- 
hii aleyhi ve sellem: Kimki, La Ilahe Illallah ctimlesine iman 
edip ikrar etmeden olecek olursa Cennete girer, buyurmu§lar- 
dir. 

Burada bu gibiler icin, Allah'm inayeti ate§i gecmi§ olur. 
Ate§ bizatihi hangi yonde olursa olsun tevhid edeni ate§te tut- 
mak istemez. 

Bu yonlerden en saglam yon bilerek imandir. I§te vakit ilim 
ile imam bir araya getirmis, olur. Iblis Allah'm bir oldugunu bil- 
mez mi? Elbette bilir, fakat Hak Teala'ya kar§i §irki hazirlayan 
odur! Biitlin mti§riklerin giinahi ondadir ki ate§ten gikmasm- 
lar diye oyle bir giinaha onlari sokmu§tur. Acaba bu olen ki§i 
mii§rik olarak olmii§ ise bunu nasil anlayabilirsin? Iblis bizati- 
hi ate§ ehlidir, ate§den cikmaz, bunun btesini Hak Teala bilir, 
bu uzun bir mevzudur, bu yonden bilinenler vardir maksatlari- 
mizdan bizleri uzakla§tiracagmdan hiilasa olarak gegiyorum. 

Fakat buna ragmen kiyamet hakkmda bazi agiklamalar icab 
eder. Kiyamet gununtin karar kihnacak me§hur yerlerinden 
mesela: Arz yeri, kitaplari alma yeri, terazi ve tarti yeri, sirat 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 171 

yeri, araf yeri, olumti kesme veya kurban etme yeri, ve yemek 
ziyafeti yeri olarak cennet meydamnm yedi ba§lica yeridir. 
Bunlar Cehennem ve Cennette bulunan 7 kapimn ana yerleri- 
dir. Sekizinci kapi ise ruyet Cennetidir bu atesteki cennete ba- 
kan kapidir, bu katiyyen acilmaz sakhdir, buna hicab kapisi 
derler. Qunkii Cehenneme girenler yaptiklarmdan utanarak 
gektikleri azabi Hak Teala gormesin diye bu kapi daimi kapah 
kahr. Bu yedi cennet ko§esini sira ile anlatalim: 

1 — Arz ko§esi: Bu yer hakkmda Resulullah efendimize 
Hak Teala'nm 

t^i \ tie- 4^ tl^ lSJH 

"Fesevfe yiihasibu hisaben yesiraru" 

Kavli sorulunca, bu yer arz yeridir ya Ayise hesap rminaka§a- 
sindan azap duyanm hesabmm soruldugu yerdir, buyurmus- 
lardir. Bu yer insan halinin Allah'a arz edildigi yerdir, bu bir 
ordunun kendini en biiyugune gbsterecegi gibi, resmi gecit ye- 
ridir. Hak Teala orada her §eye hakimdir. Burada nasil asker- 
ler kiyafetleriyle kendilerini tamtirsa oda orada mucrimleri si- 
masmdan tamr. 

2 — Kitaplan alma yeri ise: Bundan kasit, amel kitaplari- 
dir. Hak Teala'nm 

"Ikra' kitabeke kefa binefsikelyevme aleyke hasiben." 

Kavlile, kimki kitabmi sag elile getirirse bu mutlu ve imanh 
bir ki§idir. Kitabim sol elile getirirse bu kisi miinafiktir, miina- 
fiktan islamhk alinmaz, yalniz Imam calmmi§ veya ahnmis. 
olur. Miinafik icin, biiyiik Allah'a imam yoktur denir. Bu soz 
ile, munafikin icine veya anlamina, muattala ile musrikte gir- 
mi§ olur. 



17 2 — Futuhat-i Mekkiye 

Miinafikm biitiin gabasi, malini, cocugunu, kanim camm ko- 
rumak ve kendi nefsinin rahatim temin etmektir. Muhakkak ki 
bu koruyacagi uc seyden biri icinde saklidir. Yukardaki ayetin 
bu saydigimiz iic hususu anlatmak istedigini demi§ olsak, mii- 
nafikm kavli, biiyiik olan Allah'a iman etmemekdir. Miinafik 
Allah'i hie bir zaman tasdik etmez ve bunlar iki taifedir. Birin- 
cisi: Allah'i tasdik etmeyenler muattala olanlardir. Ikincisi: Al- 
lah'm vahdetine inanmayanardir. Bunlarda miisriklerdir. 

Bu ayette Hak Teala'nin belirtmek istedigi, Allah'a kar§i 
kendilerini biiyiik gorenlerdir. Bu ayet onlar hakkindadir. Alla- 
h'm hak etmis oldugu azametine itikadi olsaydi, kendini o Al- 
lah'tan daha biiyiik ve daha azametli gormezdi. Bunlar atesde 
yanacak ziimre oldugundan miinafikm bunlardan bir farki var- 
dir. 

Amel kitabmi arkasmda getirenler, kitaplarim, arkalarm- 
dan cikaranlardir. Bu kitabla cok degil az bir sey satin almis 
olurlar. Kiyamet giinii bunlara kitabmi arkandan cikar denir- 
se, yani diinya hayatmdaki yerinden cikartmak isterse, kendi 
amel kitabi degil, kendilerine nazil olan kitabi cikarir, i§te zik- 
ri gecen kitap budur. Bu kitabi arkasmdan cikardigi vakit ar- 
tik oksiirmeyecegini zan eder. Qiinkii kendisine, yiikenen bir 
agirhk his eder. Sahihde yazildigi gibi: Kiyamet giinii Hak Te- 
ala ona, benimle bulusacagmimi zan ettin? Der. Hak Teala; 

"Ve zalike zannukumiillezi zanentiim birabbikum er- 
dakum." 

Rabbimiz hakkmdaki siipheniz sizlerin suphesidir onu size ge- 
ri gonderir. 

3 _^ Mizan ve tarti yeri: Burada teraziler amelleri tartmak 
icin yerlestirilir. Bununla insanlarm amel kitaplari tartihr, ve 
en son olarak teraziye insamn kavli olan ve her daim sbyledigi 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 173 

Elhamdulillah konur. Bu yonden Peygamberimiz sallallahu 
aleyhi ve sellem efendimiz, bu Allaha hamdetme kelimesinin 
teraziyi doldurdugunu soylemi§lerdir. 

Teraziye biitun ibadm amelleri yuklenir, bunlardan tevhit: 

"La ilahe ilia hiive." 

istisna edilir. Qiinku terazinin bir gozune tek insanm ameli 
konmu§tur. Diger kefesine ise zikir ve tahmid yuklenir. Bunun- 
la terazide denklik temin edilir. (Burada istisna edilir tartiya 
girmez) Ancak (La ilahe Illallah) kelimesi tevhidi miisrikin §ir- 
kile birle§erek terazide muvazeneyi temin eder. 

Hie bir kimsenin tartisma tevhit ve §irk sokumaz, ciinkii bu- 
nu inanarak soylemi§ olsa Allaha kar§i §irki yoktur demek, §a- 
yet §irkte israr ederse tevhide itikadi olmadigmdan bunu kul- 
lanmaya luzum gormez, bundan §u netice cikar: §irkle tevhit 
imtizag edemez ve bir araya gelemez, bu sebepledirki tartiya 
girmez. 

Kiyamet giiniinde ne amelleriyle ne nede ba§ka bir sebeple 
tartilmaz. Mu§rikin hayir amelleri ahiret giinti kalkmi§ olur 
ki, bunlarm §errini dolduracak veya kaldiracak dara yoktur. 

Bu gibiler, kotti sicili olanlardan hie bir hayir i§i yapmami§ 
olsa da guniin birinde agzmdan tevhit kelimesi cikarsa, bu Sir 
tevhide kar§ihk 99 §er ameli silinmis. olur. Qiinku hayir olarak 
ancak bu tevhidi kullanmi§tir. Boylelikle terazinin bir kefesi 
agir basar, diger kefedeki kotulukler ise hafif gelerek ta§arlar. 
Kendiside buna hayret eder. Tartilara ancak §erden ve hayir- 
dan gelen hususat girer. Bunlar i§itme, gorme, dil, el, kann, fe- 
re ve ayak gibi uzuvlardan gelen iyilikler ve kotiiluklerdir. Bu 
uzuvlann i§ledigi fiiller mutlak teraziye girer. Batini iyilikler 
veya kotulukler ise hissedilen terazi ve tartiya girmez. Fakat 
bu yonden de adalet tatbik edilir. Bu adalet hiikmi ve manevi 
tarti ile temin edilir. 



174 — Futuhat-i Mekkiye 

4 — Sirattir: Bu mes.ru bir mana siratidir. Daha evvel bahsi 
gecen Sirat hissedilen ve gonilen siratti. 

"Ve irnie haza sirati miistakimen fettebiu'hu vela tet- 
tebiussiibule feteferraka bikiim an sebilihi." 

Bu ayeti Resulullah sallallahti aleyhi ve sellem tilavet eder et- 
mez bir cizgi cizdi, iki yamna muayyen blctide §u §ekilde (IX) 
cizgiler koydu, i§te tevhit sirati ve hukuku ve yardimcilari bu- 
dur, buyurmu§lardir. Yine Resulullah bir soziinde: Ben insanla- 
rm La Ilahe Illallah ciimlesini onlara soyletmek icin muharebe 
emri aldim, kar§imda bunu soyleyenler, kanlarmi, canlarim, 
mallarim benden Islam hakkiyie korumu§ olurlar, ve hesaplari 
da Allah'a kalir buyurmu§lardir. Hesaplari Allah'a kalir deme- 
sinden maksat, tevhidi kullanmalan buna olan itikatlarmdan 
mi degil mi? Onun icin bu ybnli Hak Tealaya havale etmi§tir. 
§unu bilin ki, firkin ayagi tevhid Siratina basmaz. Onun ayagi 
hakiki surette viicuda gelen siratla basar. 

Elmuattal ise: Hakiki viicud siratina ayak atmaz. Mti§rik 
tevhidi kullanmadigmdan, kiyamet giinii kryamda muattal ve 
ona benzeyenlerle dogruca ate§e sokulur. 

Bunlardan yalniz munafiklara evvela Cennet icindeki ni- 
metler gosterilir burada gordukleri naz ve nimet manzarasm- 
dan icleri hasretle dolu olarak Cehenneme sevk edilir. I§te bu 
da Allah'm bir adaletidir. Onlar kendi amellerinin kar§ihgim 
gbrtirler. 

Ate§te ebedi kalmiyacak ziimreler ise: Tutulur, sual edilir, 
siratta iskence edilir, o sirat ki, daha ewel izahini yapmi§tik, 
bu kildan ince kihcadan keskin, Cehennemde sonu goriinme- 
yen bir gecittir. Bu sirati Hak Teala cengellerle tutturup asmi§- 
tir, sirat ate§ iistiinde olunca Cennet yolu da mutlak olarak bu- 
radan gecer. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 175 

Hak Teala: 



*£*1&%-U 



>j j 



"Ve inne minkum ilia variduha." 

Sizden her biriniz mutlak bundan gececektir. 

"Kane ala rabbike hatmen makdiyyen." 

Buyurmu§lardir. Bu ayetin manasim bilenler cehennemin me- 
kamni ve ne oldugunu bilmi§ olur. Cehennem hakkmda bir so- 
ruya yiice Peygamberimiz: Cehennem'den sorarlarsa ne oldu- 
gunu soylerim, susmam buyurmu§lardir. Allah bilgisi hakkm- 
daki soruya da: Allah'm emrile ancak soylerim, demi§lerdir. O 
bo§ yere konu§mazdi, ciinkti bu diinya i§ine ait bir mesele de- 
gildir. 

Bizimle sukutumuz terbiyemizden ileri gelir. Burada susa- 
hm. Siratm kildan ince ve kilmctan keskin oldugunu soylemi§- 
tik, bu bir §eriat ilmidir. Bunun icin cah§tik cabaladik bu yiiz- 
den zan altma da girdik bunun hakkmda tevatiir ve hikaye de- 
gil, kati delaili aradik. Ilimde tevatiirden faydalamr. 

Buna ancak a$ik ve miitevatir bir nas ile vanlabilir, bunuda 
bulmak zordur, ve nadirdir. Hak Tealamn kavline gore bunlar 
tarn olarak ondur. Kildan ince ve kilmctan keskindir der. Boyle 
olmasi dogrudur, buradaki §ere gore sirat diizdiir. 

Bizler her namazda §byle deriz: Yarabbi bize dogru sirati ba- 
gi§la artik bunlar ahirette g6runii§u hissedilen siratlardir. Ve 
anlatilan sifattadirlar. 

Hak Tealaya basiretle ve hulusla dua ederseniz siratm diin- 
yadaki ciki§mi kendisine gbstermi§ oluruz. Bunun diinyada 
iken gorenler, Peygamberler ve tabileridir. 



176 — Fiituhat-i Mekkiye 

Bir habere gore sirat kiyamet giinti iistiinden gecenlerin 
i§iklan kadar goze goruniir. Bir takim insanlara keskin gorii- 
nlir, bir takimlarina da geni§ olarak goruniir: 



"Nuruhum yesa f beyne eydihim ve bieymanihim." 

Hak Teala'nin bu kavlile bunun dogrulugu anla§ihr. Burada 
Sai yiirumek ilerlemek demektir. Muminin bu yiirudugii yerde 
sirattir. Diinyada buna iman deniyor. Qunkii ahirette muminin 
solu olmadigmdan i§iklari da onlarla beraber sagda yiiriir. Ce- 
henneme girenlerin ise sagi yoktur. I§te sirattaki hallerden bi- 
risi de budur. 

Bu siratm asildigi veya onda bulunan, askilar, cengeller, di- 
kenler, vincler bunlar insanin gordiigii arnelleri suretleridir. Bu 
suretleri orada yani siratta arnelleri tutar. 

Allah'm §efaati, ve Rabbani Inayeti gelinceye kadar bu si- 
rattakiler, ne ate§e dti§erler ve ne de cennete varirlar, sirat 
iizerinde azap icindedirler. Ey insanlar, Hak Teala amellerinize 
gore sizlere yarm karsihgmi verir terbiyeli ve ahlakli olun ki 
istikbaliniz korunsun. 

5 — Araf yeridir: Burasi Cennet ile Cehennem arasmda bir 
settir veya maniadir. Bunun icinde rahmet var ki, Cennet'le il- 
gilidir. Zahirinde de azap var ki, ate§le ilgilidir. 

Terazi kefelerinin denk gelmesinden o ki§iler, hem Cennete 
ve hem de Cehennem'e doniip bakarlar, acaba ne tarafa gidece- 
giz diye iglerinde bir istifham belirir, ortada yalmz secdeye da- 
vet kalmi§tir. Bunlar secdeye cagirildigmda secdeye varirlarsa 
iyilik tartilari agirla§arak Cennete girmi§ olurlar. Ayrica bun- 
lar ehli tevhid oldugundan, tevhidi terazide gormediklerinden 
endi§eye kapilmazlar. Qiinkii Hak Teala'nin haksiz yere zuliim 
yapmayacagim katiyyetle bilirler. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 177 

Araf ta oyle insanlar var ki gelenleri simalarmdan tamrlar. 
Cennete girecekleri caginrlar onlara size selam olsun derler. 
Fakat bunlar nazlamr girmek istemezler. Cehenneme girecek- 
lere de bakarak: Ya Rabbi bizi O zalim kavimlerden yapma, on- 
lardan uzak tut, diye soylenirler. Buradaki zuliim kelimesi §ir- 
ki ilgilendirir, yoksa ba§ka bir zuliim degildir. 

6 — Oliimii kesme yeri: Oliim nasil kesilir ve manasi nedir: 
Hak Teala oliimu giizel bir koc olarak bu yere kor. Ey Cennet 
ehli, diye seslenir, Cennet ehli ba§lanm o tarafa dogru uzata- 
rak bakarlar, ondan sonra Cehennem ehline seslenir, onlarda 
boyunlarmi uzatarak o tarafa dogru bakarlar, o sirada ate§te 
ancak ate§ ehli bulunmaktadir. 

Her iki tarafa birden: Bunu tamyor musunuz? Diye sorulur, 
onlarda evet bu oliimdiir taniyoruz derler, o esnada Yahya aley- 
hisselam gelir keskin bir ciletle veya bigakla o kog §eklindeki 
oliimii keser. Bu sirada miinadiler bagmr, ey Cennet ehli artik 
sizlere oliim yoktur! Ve yine ey Cehennem ehli artik sizlere de 
oliim yoktur, diye seslenir. I§te bu gun hasret giiniidiir, Cennet 
ehli blmeyeceklerine sevinerek, Allah seni bizlere miibarek kil- 
sm derler. Bizleri diinya derdinden kurtarmi§dm bizlere Cen- 
netler getirdin derler. 

Bu bapta Resulullah efendimiz, oliim muminin hediyesidir. 
Buyurmu§lardir. Fakat ate§ ehli oliimii goriince: Bizler i5in bir 
§er idin! Nimetler ve hayir icinde iken aramiza girdin, ke§ke 
bizleri oldiirsen de bu azaptan kurtulsak derler, ve bagri§irlar. 

Artik Oliim olmayacagmdan her iki tarafa da bu hal bir has- 
ret ve i§tiyak yaratmi§tir. Bundan dolayi bu giine hasret giinii 
demi§lerdir. Ondan sonra Cehennem kapisi bir daha acilma- 
mak iizere kapanir, ate§ oradakilerin iizerlerine dokiilmeye 
baglar, herkes birbirine girer oramn alti iistiine gelmeye basi- 
lar, insanlar ve §eytanlar birbiriyle kari§mi§ goriiliir. Altl arm- 
da ate§ tufanlar gibi kaynamaktadir, §eytan ve insanlar birer 
et lokmaciklari halinde goriiniir, ate§ siikunet bulunca tekrar 
degi§ir ve yakilir, o sirada insanlarm derileri degi§ir onlar da 
yanmaya ba§lar, bu §ekilde azap devam edip gider. 



178 — Futuhat-i Mekkiye 

7 — Ziyafet ve davet yeridir: Bu da ev sahibi Padi§ahm C en- 
net ehline bu cennet kosesinde gektigi yemek ziyafetidin O si- 
rada ate§ ehli topla§ip agla§maktadir. Cennet ehli ise davette 
goniilleri ferah ve sevinc icmdedir. 

Bu ziyafette onlara, su ve hayat unsuru olan balina veya ki- 
hnc baligimn yurek ve kalp artiklan verilir, yerler beyaz ve yu- 
varlak nimetlerle dolu olarak bnlerindedir. Okiizden alman da- 
lak ve bobreklerde Cehennem halkma verilir. I§te Cennet ehli 
sudan cikma ve Cennete miinasip olan ve hayat unsuru olan 
bu baligin yiiregini yerler (burada ytirek hayat evidir). Hayat 
sicak olur, nemli olur, kanm buhan ise hayvani ruh olan nefes- 
dir ki, beden onunlaebedi ya§ar. Ev sahibi Cennet ehlini bu zi- 
yafetle mujdelemis, olur. 

Fakat hayvandaki dalak veya bobrek ise, o pislik ve kir evi- 
dir, cunkii hayvanm pisligi bunda toplanir, i§te bunlar cehen- 
nem ehlinin yemegidir. Bu pis sakatat okiizden cikmisUr ki, bu 
da bir toprak hayvamdir. Pis, soguk ve kurudur, i§te cehen- 
nemde camus yani manda §eklindedir. 

I§te Cehennem ehli bunlari yemekle ne ihya olurlar ve ne de 
hastahktan kurtulurlar, hep sikmti ve maraz icinde kahrlar. 
Bu dersimiz bu kadar Allah dogruyu soyler ve hidayete erdirir. 



*** 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 179 



CENNET DURAKLARI VE BASAMAKLARI 
HAKKINDA BILGILER 

Allah seni ve bizi teyit etsin §unu bil ki: Cennet ikidir, biri 
hissedilen bir Cennet, digeri manevi Cenneftir. Akil ise her iki- 
sini bir goriir. Alem de ikidir: Ince, yumusak, giizel bir alem 
olan alemi Gayb, digeri de, kesafeti olan bir alemdir ki, ale- 
mii§§ahadedir, yani goriilen ve ispatlamaya liizumu olmayan 
alemdir. 

Bunlara kar§i hitabla mukellef olan nefsi natik, kendi gorii- 
§ii ve akli delail ile ula§tigi, ilim ve anlayi§tan, hayvani nefis- 
ten hissi kuvvetlerle de lezzet §ehvet nimetlerini elde etmi§tir. 
Mesela, yemek, nikah, giyim, kusam, koku ; tath nagmeler,. gii- 
zel bir sevgili, ask, degi§ik renkler, agaclar, nehirler gibi ve em- 
salini, hislerimiz nefsi natika tasm Bu intikalden nefsi natik o 
tabiatmdan dolayi kendisinde lezzet ve zevk duyar. 

Bunlardan zevk ve tat almayan hayvani hissi ruhtur. Nefsi 
natik degildir. Boyle olmasaydi hayvanda giizel bir kadmdan, 
gene ve giizel bir cocuktan renklerden, zinetten ho§lamr zevk 
duyardi, fakat hayvanda bunlardan zevk alan bir sifat gbremi- 
yoruz. §unu ogrendik ki nefsi natik hissi kuvvetin verdigi §ey- 
lerle lezzet almaktadir. 

§unu bilki, Hak Teala halk ettigi bu his Cennetini aslan 
burcunu halk ettigi vakit yaratmi§>tir, bu burg bu Cennetin 
anahtaridir. Bu Cennetin ruhu olan manevi Cenneti de ilahi 
sevincten yaratmisUr. Bu kemal sifati, goniil hoslugu, sevinc 
gibi hasletlerden olmu§tur. Mahsus Cennet ise cisme benzer. 
Akli Cennet ise ruh kuvvetleridir. Bu sebeple Hak Teala diin- 
yayi hayvan evi olarak isimlendirmi§tir. Burada ya§ayanlar, 
hissi ve manevi nimetler icinde oliirler. Bu soziimden darilma- 
ym bu misal ve aciklanan dii§iince ve mana insani bir latifedir. 



180 Filtuhat-i Mekkiye 

Cennete girenler daha naz ve nimet icindeler, cennet kendini 
insanlarla doldurmak ister. 

Resultillah efendimizden haber aldigimiza gore, Cennetin 
Bilale, Aliye, Ammara, ve Selmana gorecegi gelmi§tir miijdesi- 
ni buyurmu§lardir. Bunu da onlara sevinerek bildirmi§tir. Ne 
gtizel ve manali miijdedir bu. Kelimeler ve manalan, da birbi- 
rine uymu§tur. Bilal, ebelden gelir yani hastalik ve illetten 
kurtulmak manasmadir. Selman ise, selamete cikan manasma- 
dir. Ammar ise, elemden kurtulup sihhatla y as, ay an demektir, 
Ali ise ulviyetten mu§taktir, yani yukan mevki sahibi demek- 
tir. I§te Hak Tealamn isimlere de tecellisi boyledir. 

Insanlarda kendi durumlarma gore dort mertebe sahibidir. 

1 — Bunlardan bir kismi arzusu ve i§tiyaki coktur ve cenne- 
te susami§tir. Bunlar btiyuk insanlar olan, Resuller, Enbiya ve 
evliyadir. 

2 — Cenneti arzular fakat, i§tahi ve i§tiyaki olmaz, bunlar- 
da manalari hislerinde galebe galan Hak Teala'mn hal ehli in- 
sanlaridir. 

3 — Cenneti arzular fakat oraya hemen gitmek istemez. 
Bunlarda muminlerin asileridir. 

4 — Cennete gitmeyi arzulamayan ve ne de ona istek ve i§- 
tahi olan insanlardir. Bunlar din giiniinu yalanlayanlar, ahire- 
te inanmayan kimselerdir. Hissi cenneti de sozleriyle red'eden- 
lerdir. 

§unu bilki Cennetler U9tiir: 

1 — Ihtisas Cenneti: Diinyayi anlamayan, amelleri olma- 
yan, 6 ya§ma kadar olan gocuklar girer. Fakat Hak Teala iste- 
digini buraya sokar. Mesela akillanmayan deliler buraya girer 
ve vine buraya ilmi ehl-i tevhit ve feterat ehli girer. Yani iki 
peygamber arasmda gelenler, peygamberlerin davetini alma- 
yanlar. 

2 — Miras Cennetidir: Daha evvel bahsi gecen muminler 
buraya girer, burasi daha evvel ate§ ehline aynlmi§ olan cen- 
nettir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 181 

3 — Ameller Cennetidir: Insanlarm amellerine gore ken- 
dilerinin inecegi Cennettir. Cenneti olmayan hig bir amel yok- 
tur. Yalmz ameller birbirine nisbetle artar eksilir. Buna gore 
amel sahipleri Cennette yerini bulmus, olur. 

Sahibinden nakil edilen bir hadisten haber aldigimiza gore 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Bilali Habesi- 
ye: Ya Bilal! Hangi sebeple benden evvel Cennete vardm, hangi 
ko§esine varsam ve yiirusem oniimde senin hi§irtim duyuyo- 
rum. Hazreti Bilali Habe§i de: Ya Resulullah, yeni bir §ey icad 
etmis, degilim abdest ahr almaz hemen iki rekat namaza duru- 
rum, demesi tizerine, Resulullah efendimiz ona evet sebep bu- 
dur buyurmu§lardir, i§te buradan bunun amel cenneti oldugu- 
nu anliyoruz. Resulii Ekrem yine Bilali Habe§iye: Iki elimin 
arasinda oniimde, yammda her vakit ve anda, adeta benimle 
yari§ir gibi etrafimda dolanmanm sebebi nedir, diye sorar, Bi- 
lal de sebebini anlatir, dogrudur bunlarla benden ilerdesin bu- 
yururlar. 

Bu fiillerde bulunanlar, farz, nafile ve hayir i§i yapanlar, 
muharrem ve mekruhu §ere gore tatbik edenler i§te bu cennete 
girer, oradaki nimetlere kavu§ur. 

Buraya girenler arasinda daha imtiyaz sahibi olanlar vardir. 
Bunlar bu gibi amelleri daha fazlasile yapan ya§li olanlardir. 
Fakat islamlik ve taatte amelleri denk ise ileri ya§ta olanlar 
daha az ya§ta olanlara nisbetle daha ustiin tutulurlar. Qiinkii 
ileri ya§ta olanlar digerlerine nisbetle bu i§te daha fazla amel 
sahibidir. Vakit ve zaman bakimmdan, Ramazanda, Cuma gii- 
niinde, kadir gecesinde Zilhiccenin onunda, A§ure aymdaki 
ameller ve bunun failleri, yine bunlari vakitlaririda yapmayan- 
lara gore Cennetteki yerlerinde ustiinlugu ve riichaniyeti vai- 
dir. 

Ayrica mekan ve yer bakimmdan efdal olan ameller vardir 
ki cennetde de failleri iistiin mevkie getirilir. Mesela: Namazim 
Kabede kilanm, Medine'deki mescitte namaz kilandan daha af- 
daliyeti vardir. Medinede namaz kilamn Mescidi Aksada na- 



182 Futuhat-i Mekkiye 

maz kilandan Efdaliyeti vardir. Mescidi aksada namaz kilanm 
diger mescit ve camilerde namaz kilana afdaliyeti vardir. Ce- 
maatla namaz miinferit kilman namazdan daha efdaldir. Bu 
da hal bakimmdandir. 

Ve yine Hak Teala biitiin amelleri birbirinden efdaliyetli 
yapmi§tir. Mesela, kendi riza ve merhametiyle sadaka veren, 
istemiyerek ve merhametle sadaka verenden efdaldir 

Ehli beytten §erefli olan bir kimseye verilen bir hediyenin, 
§erif olmayan birisine verilen hediyeden daha efdaliyeti vardir. 
Tercih ve efdaliyetlere size bir 90k misaller getirdim. Hak Teala 
tarafmdan gonderilen elgilerin de Cennetteki efdaliyetleri ihti- 
sas Cennetinde zuhur eder, 

Amel bakimmdan hal ve vaziyete gore onlar amel Cennetin- 
deler, bazi insanlar aym vakit ve zaman iginde bir 90k ameller 
yapar. Zekatmda, namazmda, zikrinde kulagmi ve kendini 
amele sarf eder, goz ve nazarim zemanma gore harcar, elini sa- 
dakasmda namazmda zikrinde niyetinde harcamis, olur. Bunla- 
rm hepsi bir vakitta yapilir, hi9 §iiphesiz bu fiillerinde ayn ayri 
yapilanlara nisbetle efdaliyetleri vardir. 

Resulullah efendimiz sekiz. Cennet kapismm hangi birinden 
girmek istedigini Ebu Bekre sorunca, Ebu Bekir elsiddik radi- 
yallahii anh hazretleri: Ya Resulullah, bu sekiz kapidan aym 
anda girilmez mi? diye sorunca: Allah'tan dilegim bu §ekilde gi- 
renlerden biri olasm buyurmu§lardir... Bu yonde de Ebu Bekir 
hazretleri aym anda biitiin kapilan ilgilendiren bir 90k amelle- 
rin yapilabilecegini ima ve anlatmak istemi§tir. I§te burada da 
ahiret ne§etinin ne oldugunu 6grenmi§ olursun. Burasi dtinya 
Cennet ve haline M9 bir suretle benzemez. 

Ahiretteki yaradih§ hissi yaradih§tan daha kuvvetlidir. Bu 
hilkatin diinyadaki kesafetiyle, dtinya evinde bunun tadim al- 
mi§tik, insamn zatiyeti bir 90k yerde ayri ayri bulunur, i§te bu 
hali insanlar uykuda ve riiyada bulurlar. 

Kendi nefsime ait, kendim bir riiya gbrmu§tum, bunu Al- 
lah'tan bir mujde olarak kabul ettim. Bu Peygamberlerimizin 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 183 

Hadisine Uymaktaydi. Resulullah: Peygamberler arasmda be- 
nim gibisi tek bir kerpig yeri kalmcaya kadar divar, bin a eden 
ki§iye benzer ki bu kalan bu kerpig benim, benden sonra ne bir 
elgi ve ne de bir peygamber gelecektir. 

Hakikat halde o son Peygamber olmu§tur. Duvar denildigi 
vakit akla kerpig gelir, burada Peygamberligi duvara, Peygam- 
berleri de kerpice benzetmesi yerinde ve cok giizel bir ornektir. 
599 senei Hicriyesinde Mekkede idim, bir gece riiyamda Kabe 
duvarlarimn kerpicle bina edildigini gbrdiim, burada kullanr- 
Ian kerpiglerin cinsi, altm ve gumus, idi, yapicilar bir kerpig al- 
tm ve bir kerpig gumus, kullanarak duvan bina edip tamamla- 
mi§lardi, bende hayran hayran ve bir zevkle bu guzelligi seyre- 
diyordum. 

Bana yakm olan Riiknu Yemani ile Riiknu §ami tarafina do- 
niince o taraftaki duvarda biri gumii§ digeri altm iki kerpig ye- 
rinin en list iki sirada bo§ ve eksik kaldigmi gordiim. Kendi 
nefsimi o anda bu bosluklan doldurdugumu gordiim. O anda o 
iki eksik kerpig ben olmu§tum boylelikle eksik tamamlanmi§ 
ve duvarm in§asi bitmi§ti, Kabede eksik bir §ey kalmami§ti. 
Butiin bunlari ayakta goruyorum, ve ayakta oldugumu biliyo- 
rum. O iki kerpicin kendim ve zatiyetim oldugunu goriiyor- 
dum. 

Kendime geldigimde Hak Teala'ya sukranda bulundum, bu 
riiyayi §byle tabir ettim, Hak Teala beni Peygamberler ve elgi- 
ler safmda ve onlarm bir tabii olarak bana bu riiya ile tecelli 
ettirdi. Belkide evliyaligi benimle sona erdirmi§ olmasi ihtima- 
li vardir, Allah ikramcidir ve Azizdir. 

Peygamberimizin Hadisi §erifiyle bu gordugum riiyamn bir 
baskasi gormu§ gibi yaparak tabiri igin Mekke'nin bu i§le ugra- 
§an tariki dunya bir alimine ba§ vurmu§tum. Bana bu riiyamm 
tevilini bildirdi, bu tabir ve tevil benim dusundiigiim gibi gik- 
mi§ti, Hak Teala'dan bunu bana bagi§lamasim dilerim. §unu 
bilki, ameller Cenneti 100 basamak yukari, Cehennem ise 100 
basamak a§agi dogrudur. Cennet ve basamaklarimn her biri- 



184 Futuhat-i Mekkiye 

nin bir cok duraklan vardir. Kuran ve §ehadet hakkiyle en ha- 
yirli iimmet olarak cikan Muhammet iimmetine ait olan bu du- 
raklarm, diger iimmetlere verilen Cennet duraklarmdan efda- 
liyetini soyleyelim. Bu sekiz simf Cennet'in her birinde 100 ba- 
samak vardir beher basamakta Cennet icinde bir Cennet'tir. 
Bu basamaklarm en ustii Aden Cennet'idir ki, bu cennetlerin 
ba§kentidir. Burasi sik ve kalabaliktir, Cennete girebilen ve 
Hak Teala'yi gdrmek icin gelen halkla doludur. Padi§ah sarayi 
gibi burasi Cennetlerin en yiiksegidir. 

Etrafi sekiz surla cevrilmistir. Her iki sur arasi bir Cennet- 
tir. Ikinci cennet Firdevs" Cennetidir. Bu Cennetlerin ortasi dir 
ve adenden sonra Cennetlerin en efdalidir. Ondan sonra Huld 
Cenneti gelnydaha sonra Nairn Cenneti, Elme'va Cenneti, Da- 
riisselam ve Dartilmakame Cenneti gelir. Ve son olarak ta El- 
vesile Cenneti gelir ki adendeki Cennetlerin en yiiksegidir. Bu- 
rasi Resulullah efendimize tahsis edilmi§tir. Bunu Hak Teala 
onu ummeti hakkmda §efaat duasi yaptigi igin hediye edilmi§- 
tir. 

Bizlerde onun sayesinde Hak Tealadan mutluluk kazandik. 
Biz insanlann en hayirhsi ummeti olarak cikanldik, kavli §eri- 
file bu hayirli iimmetimizle ummetlerin sonunu getirmi§tir. 
Cennet basamaklarmin her basamagi ayri ayri 5105 kisma ay- 
nhr, bu-daha 90k olurda eksik olmaz. 

Kesif ehli ittifakla anla§tigma gore bu basamaklardan iim- 
meti Muhammediye diger iimmetlerden ayri ayri olarak tahsis 
edilen basamaklar 12'dir. Buna baska millet ve iimmetler i§ti- 
rak edemezler. 

Bundan evvel Resulullah efendimize sair Enbiyaya nisbetle 
ahirette nasil bir §efaat efdaliyeti verildigini soylemi§tik. Bu 
diinyada alti husustan birini dahi Hak Teala hie bir Peygambe- 
re vermedigini Muslim Ellhaccac sahihinde zikreder. Bu alti 
husus §unlardir: Umumi risalet, ganaimin tahlili, korku ile za- 
fer kazanma, biitiin arzm ona mescit olarak verilmesi, diinya 
topraginin temizlenmesi, yer hazinelerinin verilmesi gibi, kim- 
seye nasip olmayan ve verilmeyen, §eylerin ona verilmesidir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 185 

§unu bilki Cermet ehli dort simftir: 

1 — Elciler yani peygamberlerdir. 

2 — Evliyalar, beyyine ile peygamberlerin tabileridir. 

3 — Muminler, evliya ve Enbiyayi tasdik edenlerdir. 

4 — Alimlerdir, akli isbatlarla Allah'i tevhit eden, ve 

"La ilahe ilia hiive." 

diyen alimlerdir, alim diye kast ettigim bunlardir. 
Bunlar hakkmda Hak Teala der ki: 






"Yerfei'llahiillezine amenu minkum vellezine utuli'lme 
derecatin." 

Hak Teala iman edenlerle bu babda ilimle bezenenleri basa- 
maklara gikararak yiikseltir. 

Allahi tamyip bilmek iqin iki yol vardir, bu iki yoldan gayri 
Allahi tevhit edenler mutlak surette taklitcidirler. 

1 — Birinci yol ke§if yoludur. Bu zaruri bir ilimdir, insan bu- 
nu ke§fi esnasmda nefsinde bulmu§ olur. Bu §uphe kabul et- 
mez ba§kaca bir isbati yoktur. Nefsinde bulunan budur. Bazila- 
n ke§fi esnasmda isbat ye delil bulur, isbatsiz ve delilsiz hig bir 
§ey bilinmez, muhakkak bir isbat ve iz bulunmasi ve dayamla- 
rak ke§if edilmesi elzemdir derler. Bu ybnii Fas'da iken §eyh 
Ebu Abdullah elkittani hazretlerinden duymu§tum, Bunu ken- 
di halinden haber vererek dogruladi ve boyledir dedi. Bunun 
boyle olmasi icab eder ve hatasiz oldugunu soyledi. Ba§kalan 
bunun nefislerinde delaili ke§if etmeden karar ve hiikum ver- 
meyi bir zevk olarak bulurlar. Bu ke§if ilmini Ilahi bir tecelliy- 
le kazanmis, olabilir. (Peygamberler ve bazi evliyada oldugu gi- 
bi) 



186 — — ■ Fiituhat-i Mekkiye 

2 — Bu yol burhan-i akli ile fikir yolu ile neticeye varmaktir. 
Bu yol bteki yoldan daha a§agi derecededir. Ve daha baskadir. 
Qunkii burada nazar sahibi ki§i isbat ve delilinde zorlu §tiphe- 
ler icine girmi§tir. Bunu kesfetmek icin ugra§ir hakkm vechini 
ara§tinr. Bir yol daha vardirki, bu yolda yiiriiyenler, Allah'in 
vahdetine §ehadet eden ilim sahibi kimselerdir. Bunlardan siv- 
rilmi§ olanlarm tevhid ilminde fazla bilgi ve goriis. sahibi ol- 
duklari muhakkaktir. Bunlarm isbat ve delilleri ehli ke§fin ba- 
zisinda goruliir, i§te bu dort taife Aden Cennetlerinde temayuz 
ederler: Beyaz kum tepelerinden bulutlar icinde gelen Hak Te- 
alayi bunlar goriirler. Bunlar orada dort makamdadirlar: 

1 — En yukari makam taifesi, Minber sahipleridir ki elci ve 
peygamberlerdir. 

2 — Ikinci makam taifesi, Peygamberlerin varisleri olan ev- 
liyalardir. Allah'in beyan ettigi bu ki§iler, ilahi aile ve ar§m 
dostlaridir. 

3 — Ugiincii makam taifesi ise akli burhan ve goru§ sahibi 
hak tealanm alimleridir. 

4 — Dordiiricii makam taifesi ise, tevhiddeki taklitci miimin- 
lerdir, bunlar akli nazari sahibi alimlerden hasirda, daha ileri- 
dir. 

Hak Teala ibadma umumi bir ziyaretle tecelli etmek isterse, 
Hakkm miinadileri butiin Cennetlerde: Ey Cennet ehli, Aza- 
met ve minnet sahibine, yakm ve pak mekan sahibine, ulu na- 
zar sahibine selama durun, kar§ilaym! Rabbinizi gormeye ko- 
sun. Bunun iizerine btitiin Cennettekiler, Aden Cennetine dog- 
ru ko§up girerler, her taife kendi mertebe ve derecelerine gore 
yerlere otururlar, yemek sofralarimn kurulmasi emredilir, ne 
diinyalarmda ve ne de bulunduklan amel cennetlerinde gorme- 
dikleri ozel sofralar onlerinde hazirlanir, o kadar nefis yemek- 
ler verilir ki, bunlan ne evlerinde ne de baska bir yerde gor- 
mii§ ve yemis, degillerdir. 

Bu yemek §oleninden sonra ne hayatlarmda ve ne de sonra- 
dan giymedikleri nadide elbiseler kendilerine giydirilir. 



Muhyiddin-i Ibn4 Arabi 187 

Bu ciheti ytice Peygamberimiz onaylayarak der ki: Evet go- 
ziin gormedigi kulagm i§itmedigi, hie bir be§eri kalbin aklma 
gelmedigi s.eyler giyerler. Buyurmu§lardir. Bundan sonra ora- 
daki beyaz miskten toplayarak kendi Cennet evlerine donmiis, 
olurlar. 

Ozel amelin meyvesi ilahi giizelligi gormek olmayip, Cennet 
nimetlerine kavu§maktir, gaye ve hedef bu idi, bu yonleri acik- 
lami§tik. 

Bu §6len esnasmda, aniden bir nur gozlerini almca, ciimlesi 
secdeye varirlar, o sirada o i§ik zahiren gozlerine ve batmen 
basiretlerine girmis. olur, viicudlarmm en ince ufak aksamma 
kadar rabbin bu giizellik nuru niifuz ederek iclerini doldurmu§ 
olur. 

szrada oradakilerin tumii goz ve kulak kesilmis, olur. Yon 
ayrmtisi yapmadan kendi zatmda onu goriir onu i§idir, i§te bii- 
tiin bunlari tumii ile onlara O nur vermis,tir ki bununla mii§a- 
hedelerini yapmi§ olurlar. Bu sirada onlara Allah'tan bir elci 
gelerek onlara: Rabbinizi gormek icin hazir olsun, iste sizlere 
goriiniiyor demesi iizerine tiimii onu gormek icin hazirlamr. 

Hak Teala kendini iic ortii arkasmdan gosterir ve goriiniir. 
Bu 119 hicap §unlardir: 

1 — Izzet hicabi 

2 — Azamet hicabi (ve biiyiikliik) 

3 — Ululuk hicabi (yiikseklik) 

Oradakilerin kendilerinde bu hicablara bakmak cesaret ve 
kudretleri olmadigmdan, Hak Tealaya bakamazlar. 

Hak Teala en biiyiik hicapcrya, ibadimm beni gormesi icin 
aramizdaki bu hicabi kaldinn? buyururlar. sirada Hak Teala 
tek ortii arkasmdan kendisini o giizel ve ince adile gostermis. 
olur. Oradakilerin tiimii onu goriir ve iizerlerine kolaylik nuru 
yagar, Rabbin giizelligi onlari §a§irtmi§tir, bu giizellik nuriyle 
onlar da parlami§ olurlar. 



188 Futuhat-i Mekkiye 

§eyh Nakka§m Hadisinde, Resultillah kiyamet duraklari 
hakkmda Hak Tealamn: Ey Ibadim, sizlere selamim olsun, siz- 
lere merhaba, Allah'm sizlere selami var, ya§ayan ve ebedi olan 
Rahim olan Rahmanm sizlere selami var; ebedi ve mutlu ola- 
rak iceriye girin. Cennet sizleredir, nefislerinizi burada bulu- 
nan nimetlerle doldurun, ve iyi edin. Mtikrim olandan sevab 
aim, ve ebedi kalm! I§te sizler imanli mu'minlersiniz, bende 
her §eye hakim olan iman sahibi Allah'im! Adlarimdan birini 
parcalayip size dagittim, artik sizler icin korku yoktur, sakm 
kederlenmeyin, sizler benim evliyamsimz kom§um ve dostla- 
rrmsimz, benim maiyetimsiniz, muhabbet ehlimsiniz, benim 
evimdesiniz! 

Ey Miisliiman kullarim, siz Miisluman ben de selamim, 
evim de selam evidir, sizlere yuzumti gosterecegim, ytiziimdeki 
hicabi kaldinp sizlere tecelli edersem bana hamdedin, utanma- 
dan sikilmadan emniyet ve selametle evime girin, bana cevap 
verin, etrafimda oturunki yakmdan beni goresiniz, sizlere he- 
diyelerimden hediye vereyim, sizleri miikafatlarimla sevindire- 
yim, guzelligimle sizleri bayiltayim, mulkiimden size miilk ve- 
reyim, gulu§timle sizleri memnun edeyim, kendi elimle sizi 6r- 
teyim, ruhumu sizlere koklatayim, i§te vaktiyle korkarak sev- 
diginiz Rabbmiz benim! Ben biitiin vasfi Celalunla sizden 
memnunum ve sizi severim, nefisleriniz ne dilerse, gozleriniz 
neden ho§lamrsa hepsi bende vardir, ne arzu ederseniz verece- 
gim, sakm utanmaym ve uzak kalmaym, i§te zengin ve comert 
olan Allah benim, vefa ve sidik sahibi benim, evimi sizlere mes- 
ken yaptim, Cennetimi sizlere helal kildim. Zatimi sizlere gos- 
terdim, i§te elim tizerinizdedir, size uzaniyor size bakiyorum. 
Goziimii sizlerden ayirmiyorum. 

tstediginizi bana sorun, ben sizin icin hem celis ve hemde 
enisim. Artik miskinlik yoktur keder yoktur, hastahk ve ihti- 
yarhk da yoktur. Kotiiliikte yoktur, siz ebedi buranm sakinleri- 
siniz. Buranm e§raf ve buyuklerisiniz. Sizler ki itaat etmi§ ya- 
saklarimi tutmu§tunuz, ihtiyaclarmizi bana bildirin ki size te- 
min edeyim! 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabt 189 

Cennet halki bu ilahi hitap kar§ismda hayran ve sevinc, icin- 
de: Bu ne bizim umdugumuz ve ne selametimiz degildi. Bizler 
yalmz senin cemalini gbrmek ve nzani almak isteriz baskaca 
hie bir §eye ihtiyacimiz yoktur ya Rabbimiz dediler. Bunun 
iizerine Hak Teala: 

Iste size yuziimu gosteriyorum! Bakm ve kendinizi rmijdele- 
yin. Rizam hepinizin tizerinde olsun. Kalkin zevcelerinize gidin, 
boyunlarma sarilm ve nikahlanm. Qocuklarmizla eglenin ve 
giiliin. Evlerinize odalarmiza bahcelerinize girin, hayvanlarmi- 
za binin. Minderlerinize ve yataklarimza yaslanm, sirda§lan- 
mzla kom§ulanmzla tam§m ve muhabbet edin. Rabbinizin ve- 
recegi hediyeleri kabul edin. Elbiselerinizi giyinin, meclislerini- 
ze de konusun, karanlikta degilsiniz gaileniz kalmamistir, mev- 
cudiyetimin yakimmzda olmasmdan sonsuz emniyettesiniz. 

Buradan Kevser ve Kafur nehrine gidinizL tesirim, Selsebil, 
ve Zencebil isimlerindeki saf ve temiz olan su ile yikammz, 
sonra orada kurulan ye§il renkteki gadirlara giriniz, yuksekge 
kurulan yataklarimza uzamn burada sonsuz bir golge, akan 
sular, yasak edilmemis. ve heniiz koparilmami§ yemi§ler vardir, 
onlardan kopanp yiyiniz. Buyurmu§lardir. 

-Bundan sonra Resulii Ekrem su ayet-i celileyi okumu§tur: 



"Inne ashabelcennetilyevme fi §ugulin fakihune hum 
ve ezvacuhum fi zilalin a'leleraiki 

Miittekiune lehiim fiha fakihetiin ve lehum ma yedde- 
une selamun kevlen min rabbin rahimin." 

Bundan sonra §u ayet-i celileyi tilavet etmi§lerdir: 



190 — Futuhat-i Mekkiye 

"Ashabiilcenneti yevmeizin hayriin miistekirran ve 
ahsenii mekilen." 

Kiyamet hakkindaki Eba Bekir Elnakka§m hadis nakli burada 
bitmis. olur. Hak Teala bu hitaptan sonra yiiziindeki ortuyii 
kaldinr ve ibadma goriiniir. Tumti secdeye vanrlar. Hak Teala 
onlara: Ba§inizi kaldirm burasi secde yeri degildir. Ben sizi 
sec( i e ye degil gormege davet etmistim. Bundan sonra bir diye- 
ceginiz var mi ? Buyururlar. 

Onlar: Ya Rabbimiz. Sen bizleri Riza evine aldm, Cehennem- 
den kurtardm, bizi kendine komsu ettin, kereminle bizi giydi- 
rip siisledin, ve en nihayet bize yuzunii gosterdin derler. 

Hak Teala, daha var, buyurur. Onlar: Bu ne olabilir diye so- 
rarlar? O da: Hakkmizda Rizamm surekli olmasidir, bunu siz- 
den esirgemeyecegim. Bu ne giizel bir soz ve ne giizel bir muj- 
dedir. Allah cumlemize bunu kismet etsin. 

Hak Teala ilk once konusmasiyle bizi yaratmisUr. Ol demi§- 
tir, olmu§uzdur. Ve bunu biz duymusuzdur. I§te Cennette de 
sonunu kendi sesiyle ve emirleriyle kapamista. Bu insanlar 
igin biiyiik bir mujde olmu§tur. 

§unu bilki, son rahatlik ve rahmet hepsi Cennettedir. Rah- 
met bedeni bir emir veya hal olmayip, ancak rahmete kavu§a- 
nin lezzet duydugu ve ho§landigi ruhi bir haldir. 

Cennetin ici nimetlerle dolu oldugundan buradakilerin tumii 
bolluk igindedir. Cennettekilerin hareketlerinde hile yoktur, 
yalan yoktur, amellerinde me§akkat yoktur. 

Yalniz Cennettekilerde uyku rahatligi yoktur, ctinkii uyku 
orada ate§ ehline verilmi§tir, bu yiizden Cennet'tekiler uyuya- 
mazlar, uyumak nimetinden yoksundurlar. Uyku rahatligi Ce- 
hennem'de yananlara verilmi§dir ki, bu azap bitinceye kadar, 
ve atesjeri sonunceye kadar bu uyku devam ederek o miidhis, 
lzdirap ve aciyi duymazlar, o ate§ iginde boylece yanarak vakit- 
lerini doldururlar. 

Buradan anlasUir ki ate§ hig suphesiz hissidir. Esasen ate- 
§in his vasfi yoktur. Ate§ bu vasfi kabul etmez, kiyamet gtimi 
Cehennem cisimlerle dolacagmdan bu vasfi alir: 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 191 



ft 



'^^c^U^ 



"Kiillema habet ve zidnahum segiran." 

Bu aye tin manasma niifuz edince, ate§ igindeki cisimlerin ken- 
di kendine yanmakta olduklari, anla§ihr. Bunlar sondiikge 
yanmasi kendi kendine arartar ve ba§lar. Hak Teala'nm buyru- 
gu budur. Yoksa bu cisimleri yakmak igin sonen ate§e ate§ ila- 
ve edilecegini Hak Teala soylemiyor. 

Bunun manasi, Cehennem'de yananlarm ate§i iglerindedir, 
i§te bu en §iddetli his azabi ki, manevi azaptan onlari uzakla§- 
tirmis. olur. 

Duygulan bakimmdan, zahiri goriinen ate§ hafifleyip rahata 
kavu§acaklari an, Hak Teala iglerine kotii amellerinin fikirleri- 
ni musallat ederek onlari tekrar tutu§turur. 

§ayet verilen ilahi emirleri suiistimal etmemi§ olsalardi, ig- 
lerinde bu azap olmayacak ve kendileride mutluluga kavu§a~ 
caklardi. Bu yonden aklimdan bunlar gegerek §unlari soyle- 
dim: Bu sizlere atesin ne oldugu anlatirsa ne mutluyum: 

Tiirkgesi: 






"Ennaru narani narunkiilleha lehebun 
Ve narun inana ala elervahi tatlau 
Vehiyye elleti ma leha sefaun vela lehebun 
Lakin leha elemun fi elkalbi muntabiun." 



192 Futiihat-i Mekkiye 

Ates ikidir biri Alevdir 

Biride manada ruha Ate§ tir 

Birinin rengi, Alevi olmaz 

Bununla kavrulan yalniz yiirektir. 

I§te boylelikle Hak Teala Cennet ehline kendilerinin umma- 
diklari nimet ve rahmeti verir. Onlarm vehim ve temennisi 
mana ile olmustur, Yani mana temennisidir. Hissi olmus ise bu 
hissedilmi§tir demektir. 

Ihtisas Cennetinin nimeti insamn bu dtinyadaki vehminin 
miikafati olmu§ olur. 

Akibetinin ate§ olacagim bilseydi, Allah'ma kar§i asi bir kul, 
olmaz, taat ehli salih bir ki§i olur, ve mutlulara iltihak ederdi. 
Fakat inayeti ilahiyye diinya evinde hukmiinii yurutmu§ ve 
onu bu giizel yoldan geriletmi§tir, i§te dtinyadaki her vehim ve 
temenni, Cennette ona bir miikafat olarak verilmi§ olur. Vehmi 
ve temennisi yiizunden Allah onu diinyada fena amellerden ko- 
rumu§ sonunda rahata kavu§turmu§tur. 

Bunlari anlattigimizm sebebi §udur, Resuliillah sallallahii 
aleyhi ve sellemden naklen gelmi§tir ki: Bir ki§i vardir ki ne 
bedeni kuvveti ve ne de mail vardir, koleleri azat eden, sadaka 
veren, halkm muhtacma ko§an, mescit ve camiler yaptiran, be- 
denen kuvvetli, ibadetini rahatlikla yapan bir adami goriir. 

I§te bu hasta ve fakir adamm iginde kiskan^hk degil, bir 
hasret ve temenni dogar, onun gibi olmayi ister, i§te Peygambe- 
rimiz bu netice iizerindeki mtitalaasim soyler, her iki adamm 
ecri ve sonlari birdir buyurmu§lardir. 

Qiinkti birinin hulus ile temennisi, diger amel sahibinin 
ameliyle denk gelmi§tir. Bu sebeple Cennette bu zaif ki§iye bir 
nimet ve rahmet verilir, temenni ve arzusuda olmus. olur. Diin- 
yadaki temennisi olmasaydi Cennette buldugu nimetleri daha 
lezzetli ve kuwetli bulur ve daha mutlu olurdu. §ayet bu ki§i 
diinyada iken bu temennisine kizip reddetmis, olsaydi, ona ahi- 
rette verilecek nimetler daha ytiksek ve 50k olurdu. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 193 

Ihtisas Cennetinde bulunan nimetler, kis.inin vehim ve te- 
mennilerinden yaratilarak makul amel ve vehimlerinin miika- 
fati olarak oraya konmu§tur. 

Temenninin diinyada hie bir §ekilde viicud bulmasi ve mey- 
ve vermesi mtimkun degildir. Bu sozlerimizle ihtisasi anlatmak 
istedik. 

Ikinci ihtisasi istersen, bu ne tevehhumden ve ne de temen- 
niden olur. Birinci ihtisasta ise temenni ve tevehhumiin ne ol- 
dugunu gordiik ki, bunun diinyadaki temenni ve tevehhiimiin 
cezasi oldugunu anladik. 

Kotti ve makbul olmayan nimetlerin bir faydasi olmaz, fakat 
sahibi bununla nimetlenmis, olur. Malda hala gbzii ve hasreti 
vardir. Hak Teala derki: 



&\^\*\&^&i 



\>k 



"Ve gurinnekumulemaniyye hatta cae emrullahi." 

§er ve hayir arasmda bir tefazul yoktur, kafirin diis.undugu 
ve umdugu hayir ona kiifurle geri donecegi cihetle viicut^a va- 
kii ve mahsus olacagmdan Cennet ehlinin hayri daha iyi ve da- 
ha tercihli olmu§ olur. 

Allah dogruyu soyler ve hidayete erdirir. 



¥¥ 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 195 



CEHENNEMDE EN QOK AZAP GORENLERLE 

BIR KISIM ULVt YARADI§LAR 

HAKKINDA BILGILER 

Hak Teala hepimizi korusun: Cehennem denilen yer en aza- 
metli ilahi hilkattir. O ahiretin ceza evidir Mii§rikler ve muat- 
taladan olanlar burada hapis olunurlar. 

Burasi iki taifeye mahsustur. (Makame) Evine kafirler mu- 
nafiklar ve miiminlerden biiyuk giinah i§leyenler girer. 

Hak Teala : 




)J£%j*£.tli 



"Ve cealna cehenneme lilkafirine hasiran" 

Cehennemi kafirlere tahsis ettik, der. Azaptan sonra bunlar 
aradan §efaatle gikarihr 

Buna Cehennem admin verilmesi, derinliginin fazla olma- 
smdandir. Buna derin kuyu veya dipsiz kuyu adi verilir. Asil is- 
mi Cihnamdir. Buradaki elif hazfedilerek cehennem olmu§tur 

Ate§ derecesi 50k yiiksek oldugu gibi soguk derecesi de cok 
du§tiktur, oyle ki, bu siihunete hie. bir §ekilde dayamlmaz. 

Cehennemin list kismi ile dibi arasmdaki zeman olcusti 70 
senedir. Bu Cehennemin halen mevcudiyeti hakkmda insanlar 
birbirile miinaka§a halindedir. Tarti§maya deger bir mevzu ol- 
dugundan oldu-bitti bu mevzu komi§ulur. Bu mevzuu tarti§an 
iki taifeden biri Cennet ve Cehennemin mevcudiyetini delail ve 
burhan serd etmeden red ederler. 

Fakat biz ve ehli ke§if olan dostlanmiz, bunlarm her ikisi- 
nin de halk edilerek hazirlandigim, gift olarak yaradilmi§ ol- 
madiklarmi, ve halen var oldugunu delaili ile soyler ve isbat 
ederiz 



196 — Futuhat-i Mekkiye 

Bir du§iinceden bir fikir dogar, bu fikirden de soz dogmu§ 
olur. Bu fikir bir ev yapmak ister en evvela dort duvarim in§a 
eder, bu duvarlar olunca ev yapildi denir, iceri girilirse yer gok 
ve duvarlar goriinur, bundan sonra ihtiyaca gore odalarim 
mahzenlerinin, zindanini, ve burada kullamlacak ne varsa ya- 
par ve hazirlar, ayrica bir bolumiinde sicaklik evi ilave eder, 
burasi havasi daimi yanan bir yerdir, koru yoktur, burada kor 
olarak insanlarve diinyada tapilan putlar heykeller vardir, 
bu ate§in alevi ise Ecinnilerdir. I§te bu anlattigimiz yer ve in§a 
edilen yer kiyamet giinunde gorecegimiz Cehennemdir. 

Hak Teala, 

"Ve kuduhannasii velhicaretii." 

Yakilacak malzemenin insan ve ta§ oldugunu bizlere haber ve- 
riyor. Veyine derki : 







"Innekum vema ta'budune min dunillahi hasabu ce- 

henneme." 

Ve yine: 

"Fe kiibkibu fiha hum vel gavune ve cunud iblise ec- 



maune." 



Diinyadaki ate§e miistahak olanlarla iblisin ve maiyyetinin bu- 
raya atilacagi bildiriliyor. 

I§te bu. Cehennem okiiz burcu ile birlikte yaratilmi§tir. Ce- 
hennem balkida §ekil ve sifatiyle okiiz ve mandaya benzerler. 
Bunun boyle oldugunu §eyh Ebulhakem bin Bercan, kendi ke§- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 197 

finde gbrmu§tur. Bazilarma da yilan §eklinde belli olmu§tur ki 
Hak Tealamn bunlari boyle yarattiklarma kani olurlar Mesela 
boyle gorenlerden biri de Ebiilkasim bin Kusa'dir. 

Hak Teala Cehennemi yarattigi vakit ziihal kevkebi okiiz 
burcunda idi ? kizil giine§te yay burcunda, diger cevherlerde ke- 
gi burcunda idi. 

Hak Tealamn Cehennemi muslimin hadisinde kendi kavlile 
§oyle anlatilir: Aciktim! Beni doyurmuyorsun, susadim beni 
icirmiyorsun? Hastalandim, beni yoklamiyorsun, diye cehenem 
boyle seslenir. 

I§te Hak Tealamn ibadma liituf ve keremi bakimmdan en 
azametli inis, ve tevazuu bu sozdedir, i§te bu hakikatten Ce- 
hennem yaratilmi§tir ? Allah ciimlemizi bundan korusun. 

Ilahi gazabm neticesi olarak icindeki lztirap ve elemlerile 
Cehennem zalimlerin ve kendini Allah gibi goren kibirlilerin 
yeri olmu§tur. 

Bu azap ve elem ve Cehennemin faaliyeti ins ve cinden halk 
edilenlerin buraya girmesile ba§lar. 

gayet buraya kimse sokulmamis, olsa, ne Melaikelerin ve ne- 
de Cehennemin nefsinde bir elem his edilir ve azapta duyul- 
maz, Cehennem zebanileri de Allahm zikir ve rahmetine dalar 
daimi onu te§bih ederek hie bir §ekilde iftirada bulunmazlar. 
Hak Teala onlara: Sakm orada fazla zulum yapmaym sonra ga- 
zabima ugrarsimz, gazabimi alan yok olmu§ olur. Hak Teala 
burada hiddet ve gazabim, Cehenneme ve zebanilere yiikler. 
§ayet bu gazabi ilahi onlara inmi§ olursa bu yer onlarm ebedi 
meskeni olmu§ olur ki, bunlar bu gazap igin yaratihp oraya in- 
dirildigi cihetle, Hak Tealadan da onlara gazaptan ba§ka bir 
§ey inmez. 

Buradaki gazabi ilahi 7 bizim duydugumuz elem ve acidir. 
Marifeti olmayan ve bizim yolumuzda du§unduklerini ve yurii- 
diiklerini iddia eden kisa goru§lu softalarm miinasip kuvvetle- 
rin temessulii yoniinden, Cehennemin ilahi kahirdan yaratildi- 
gini soyle'rler. 



198 — Fiituhat-i Mekkiye 

Burada Kahredici, Cehennemin Rabbidir. Ve tatli ve yumu- 
§ak goriinen ve bilinendir. Soyledikleri dogru olmu§ olsaydi, 
kendisi bizzat zalimlere musallat olur, kendi nefesile burayi ga- 
h§tinrdi. Ve artik ona, fazlasi var mi? Diyen ve birbirini yedi 
diyen kimse bulunmazdi. I§te o vakit her§eyi geni§ rahmeti igi- 
ne alan Hak zail olmu§ olurdu. 

Peygamber efendimiz sallallahii aleyhi ve sellem'den naklen 
gelen rivayete gore: Eshabi, ile bir gun mescitte otururlarken 
siddetli bir sarsmti duyulur. Oturanlar tirkerler, Resulullah 
efendimiz bu sarsmtmm ve gurultiiniin neden ileri geldigini bi- 
liyormusunuz? Diye sorunca: Eshab: Bunu ancak Allah ve Re- 
sulu bilir diye cevap verdiler. Bunun iizerine, bu bir ta§ parga- 
sidir ki yetmi§ sene evvel Cehennemin agasmdan igeri atilmi§- 
tir, §imdi bu ta§ Cehennemin dibine garparak bu sarsintiyi 
yapmi§tir. Buyurmu§lardir. 

Bu sozunii hentiz bitirmemi§ti ki mescide yakm bir yerden 
bir feryadm koptugunu duydular, orada 70 ya§mda bir munafi- 
kin oldugunii anladilar, bu sirada Resulullah Allahii Ekber, Al- 
lahu Ekber diyerek tekbir getirmi§tir. Eshabm ileri gom§leri 
de dii§en ta§m bu munafik oldugunu dogdugu giinden Cehen- 
neme atildigmi, 70 seneden beri bu cehennem iginde hedefine 
varmak igin yuvarlanmakta oldugunu, oliince hedefine ve ce- 
hennemin dibine vardigim anlami§lardi. 

Hak Teala der ki : 

"Innelmunafikine fidderkilesfeli minennari." 

Munafiklar cehennem ate§inin dibindedir. I§te bu sarsmtmm 
duyulmasi gerek eshab igin ve gerek ba§kalari igin biiyuk ve iyi 
bir ders ve ibret olmu§ tur. 

Dikkat buyurun burada Resulullahm soz ve i§areti ne giizel 
ve ne incedir. Hak Tealadan bana da boyle bir olay hissettirme- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 199 

sini diledim! Evet bana da Cehennemdeki munafiklarm du§- 
manhklarmi gosterdi. 
Hak Teala : 

"Kalu ve hiim fiha yahtesimune tallahi in kiinna lefi 
dalalin miibinin lidilalahum ve el hemahum 

tz nusevvikum birabbilalemine ve ma edallena illel- 
mucrimune." 

t§te bunlar ate§ halkidir. Ve oramn sakinleridir. 
Hak Teala bunlar hakkmda; 

"Vemtaziilyevme eyyuhelmiicrimune." 

Bu ayetten murad oraya girip de cikmayanlar hakkmdadir. 

Buradan cikmayanlar §efaatle cikanlara nisbetle daha imti- 
yaz sahibidirler. I§te bu ybnii Hak Teala bana ke§f ettirip gos- 
terdi. Cehennem ehli arasmdaki du§manlik ve bogu§ma ? diin- 
yada yapilan miinazaralarda birisinin hakikate varmasiyle ona 
kar§i cephe alip kar§i gelmelerine benzettim. 

Boyle bir hadiseyle kar§ila§irsamz, Hak Tealanm bana gos- 
terdigi bu Rahmeti hatirlaymiz? Ben bu Rahmeti, Peygamberi 
bir telekki ve teslimiyyette, kitabma, simnetine vukufumla 
buldum. 

Resuliillahm bu soziinu insanlar bilmiyorlarmi? Peygamber 
yamnda miinazaa ve ihtilaf olmaz, bu cihet kitabimizda da i§a- 
ret edilmi§tir. 

Boylelikle, Resuliillahm Hadisi okunur ve soylenirken dahi 
ses ve giiriiltii cikarmak, itiraz etmek, sozii kesmek dogru de- 
gildir. Hak Teala bu bapta der ki: 



200 Futuhat-i Mekkiye 

"La terfeu esvatekiim fevka savtinnebiyyi." 

Bu ayet yukandaki sozumtizu teyit eder. 

Allaha yakm olanlar, Peygamberin kendi sesi ve sozii ile 
kendi hadisini bir ba§ka birinin agzmdan dinlemek arasmda 
bir fark olmadigim soylerler. Bu hadis bir suale cevap olsa da- 
hi, boyle bir hadis anlatilirken bunun kar§ismda terbiye ve 
edep ve sessizlikle bunu dinlemek ve miicadele ve miinazaadan 
uzak kalmak icabeder. 

§ayet dinleyici itiraz eder konu§masile siikunu bozarsa artik 
o dinleyici degildir. Sessizlik ve hu§u edep ve terbiye mahsulii- 
diir. 

Bu sebeple Hak Teala Resuliine biiyiik bir ahlak ve terbiye 
vermi§tir. Hak Teala'nm Resuliine kavli: 






^jJ^J^o&V^ 



"Ve la ta'cel bilKur'ani min kabli en yukda ileyke vah- 
yiih" 

dir. Bunun manasi da, vahiy gelinceye kadar Kur'an'da acele 
etme? Ve yine Hak Teala: 

"Ve la techeru lehu bilkavli kecehri ba'dikiim li- 
ba'din." 

Bununla insanm his etmeden amel sevabimn gitmis, oldugunu 
bize anlatir. Burada insan kendi itiraz ve hiicumu ile Hak Te- 
alanin dininde bir tereddut yaratmayi du§iinur, bu diis,unce 
ona Hak Teala'dan gelmi§ bir oyun oldugunu §u ayetten anla- 
riz. Hak Teala der ki: 



Muhyiddin~i tbn-i Arabi — 201 






"Senestedriciihiim min haysii la yaglemune." 

Ve yine: 

"Ve mekerna mekran ve hum la ye§u'run." 

Buyurmu§lardir. 

Akilli ve nasihat sever bir mumin Hak Teala ve Resuluniin 
sozleri okunur veya soylenirken, susmasi, kulak kesilmesi ve 
edebini muhafaza etmesini bilmelidir. Bu konu§ulan ve soyle- 
nenlerden faydalanmalidir. 

Hak Teala: 

"Ve iza kuriel Kur'ami festemiu lehu ve ensitu lealle- 
ktim turhamune." 

Bu ayette Hak Tealamn hem ricasi ve hem de Rahmeti var- 
dir. Bu boyle liken nasil olur da buna kar§i gelinir ve du§man- 
ca hareket edilir, veya cikarilir, hadisin mana ve anla§ilmasma 
nasil mani olunur? Bu ricaya boylemi mukabele edilir? Ben bu 
ilahi Ricanin bteki bilginlerin du§undiigu gibi vacip olmasmi 
isterim. 

Bu yonii muayene ettigimde Hocada bir fevkaladelik his et- 
tim, ve gordum. Burada suyun havaya itimat ettigini, bunun 
bina in§asmda en tuhaf bir §ey oldugunu gordum. Bu iki cev- 
her bir yerde ve bir iz ve seviyede bulunmaz, bu ayrim onu ca- 
h§tirmaz, bu g6rii§le bunlari yaratip ve dogurtan amillerin 
kahramanim gordum. Ve anlamis, oldum. 

Escam ve e§yanm hareket ettiricisi Hak Tealadir. Bu sebeple 
fiilde izi gorulmez diyebiliriz. 



202 — Futuhat-i Mekkiye 

Bu gbrii§te, yumu§akhk ve inceligin, kati ve kaba olana nis- 
betle daha kuvvetli oldugunu gordiim. Burada hava sudan da- 
ha yumu§ak ve ince oldugu suphe gotiirmez bir hakikattir. Su 
havaya kuvvetile kar§i gelip havamn tazyikine mani olamaz. 
Fakat hava daha yumu§ak ve ince olmasina ragmen suyun 
a§agi inmesine mani oldugunu gordiim. 

Bu goru§le bir cok bilgiler elde ettim. Ate§ yoniinden degil, 
Cehennem olmasi yoniinden bunlardan yanacaklari gordiim. 
I§te bu cehennemde karanhk Elmuzlime denilen yeri gordiim. 
Sonra tathlik ve yumu§akhkla yukanya dogru su ile itildim, 
bunu gectim burada iistiin §eyler gordiim, bu ates ehlinin diis- 
manhklarmi seyrettim. Cehennemde de birbirine du§manhk 
ediyorlardi. 

I§te bu cekisrne ve iti§me onlarm azabi oluyordu. Cehen- 
nemdeki azaplan Cehennemden degildir, sakin olduklari ve 
hapsedildikleri evlerindendir. Hak Teala onlara bu evlerinde 
istedigi an ve zamanda bir elem ve azap yaratir, bu azap Allah- 
tandir ? amellerinin neticesi hak ettikleri ilahi adalettir. 

Hak Teala Cehennemde 7 kapi yaratmi§tir, her kapi bu 
alemden bir parcadir. Dahi azap bu kapilara taksim edilmi§tir. 
Bu yedi kapi stiresiz agiktir, ancak bunlardan biri kapali olup 
hie bir §ekilde acilmaz bunun adi da Hicab kapisidir. Yani Hak 
Teala buradaki asi kullarmi gbrmesin diye bu kapi kapali tutu- 
lur. 

Her kapida yedi gok katinin Melaikelerinden bir Melaike 
bekler, bunlarm isimlerini orada iken biliyordum, §imdi ise 
unuttum. Yalmz aklimda biri kalmi§tir ki adi Ismail idi. 

Biitiin ecrami semaviye ve kevkebler kendi parlakliklariyle 
goriinmez, tiimii karanhktir. Keza giines. ve aym dogu§u ve ba- 
ti§i, aynen olmu§olur. Fakat ne giines, ve nede ay nur ve ziya 
vermez. Boylelikle diger biitiin mukevvenatta Cehenneme ve 
icindekilere yakisn bir §ekilde hareketederler. Hak Teala'nm: 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 203 

"Ennarii yu'radune aleyha gudiivven ve ga§iyyen." 

I§te bu hal ve §ekil iizere, bir §ey degi§meden devam edip gi- 
der. 

I§te daha evvel anlattigimiz gibi berzah alemindeki gosteri 
yuruyu§unden sonra, ahiret diyarinda da iceri giris, ba§lar. 

Yalniz ecram ve kevakibin Cehennem evindeki hareket ve 
olgiileri, diinyada goriilen hareket ve olciilere benzemez. 

Oradaki Kiisuf dedigimiz giine§in tutulmasim goremeyiz. 
Qiinku o gozlerimizdeki Kusuf degil bizatihi kusufdur. Orada 
hava da vardir, eksik blciiden dolayi bu hava goriis, ile i§ik kav- 
ramimn arasina girerek gozlerin bu parlamayan kevkepleri 
gormelerine yardim eder. 

Ve vine kesin olarak bil ki, giine§ burada bizatihi i§ik verir, 
fakat ayin gune§i kapamasi goziin bu i§igi vermesine mani 
olur. Hiisuf da boyledir Yerine gore bu husuf ve kiisufda degi- 
§ir. 

§ekilve nevine gore Gunes.ni tutulmasi ilahi tecelliden ol- 
mayip tutulan cismin korkusundan ileri geldigini, Cehennem- 
deki hesabm sonu geldiginden, Cehennemin kapatildigim, Cen- 
net ehlininde sabit olan kevkeplerin a§agismdan Cennete gir- 
digini, digerlerinin esfeli saf iline indigine inanan cahil ve ima- 
ni zayif bir 90k insanlar vardir. 

I§te butiin bu sapik du§iinceler, §imdi icinde bir mahluk ol- 
mayan bu Cehennemdeki ozelliklerin artmasi sebep olur 

Hak Tealamn kiirre-i arzda tesbit ve ta'yin ettigi yerler var- 
dir ki, mesela Ravzai Mutahhara denilen minber ile kabri §eri- 
fi arasmdaki kisim ayrica serin hazirlayicisi tarafmdan her ne- 
hir veya yer Cennetin olur, geri kalam da ate§e donerek Ce- 
hennemin olur. 



204 Futuhat-i Mekkiye 

Bu yonden §eyh Abdullah bin Omer denizi gordiikce, ne va- 
kit ate§e dbneceksin derdi. 

Hak Teala'mn: 



C^S^J)^ 



"Ve izalbiharu siicciret." 

Yani denizler yamp kurursa, buradaki manadan ottirii §eyh 
Abdullah deniz suyu ile abdest almayi istemez, bana teyem- 
mum daha iyi gelir, der deniz suyundan kerahat duyardi. 

Hakikatte Hak Teala bu denizin hakikat yoniinu kullarma 
gostermek istemi§ olsa ve bunu brten gizliligi kaldirmis, olsa, 
kullar denizlerin tutu§arak yandigmi goriirler. Hak Teala iste- 
digini a^ar, istedigini kapar ve saklar o her§eye kadirdir, kud- 
retine eri§en yoktur. 

I§te misalini gbsterdigimiz bu gibilerde bir korku goriilur, bu 
korku haram ve helal §uphesinden dogar. 

I§te bu hisle korkan kimse i^inde haram olan bir yiyecegi do- 
muz veya bakire bir kiz olarak goriir, icilecek bir §eyi de hamir 
yani tahammur etmi§ bir igki goriir. Fakat bu korku sahibiyle 
oturan diger bir ki§i bunlari onun gibi gormez, ekmegi giizel 
bir somun, §erabida tatli bir su goriir. Acaba bu duygular hayal 
sahiplerinden hangisinin dogru his sahibi oldugunu gbsterir. 
Seri hiikiimleri bir suret olarak hatirlayip hisedenlermi veya 
adet iizere his ve idrak edilenmi dogrudur? 

I§te Mutezile'nin mezhebini kuvvetlendiren bu iki naldir. 
Qirkin olan kendi neisine ^rkindir, giizelde kendi nefsine gii- 
zeldir. 

Dogru bir fikre van§, haram olan §arabi hamir olarak gbr- 
mesidir. Bu nefsine girkin olmasaydi, bu ke§if sahibini dogrula- 
mazdi. §ayet onun fiili yemekde de yasaklan du§iinmek olma- 
saydi o yemek ona domuz olarak gbriinmezdi. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 205 

Bu fill mtikellefde olmadigi icin Hak Teala bu cirkin yasak 
yemegi yememesi igin ona bu yemegin rengini ve §eklini gos- 
termi§ olur. 

§unu kesinlikle bil ki, bunu adet iizere bir yemek gbren, 
hukmti sert ile kendi arasmda bir mania cikar ki bu maniada 
cirkinliktir. 

§ayet o nesne kendi hal ve vaziyetiyle cirkin olmu§ olsada, 
§eriati koyanin haberlerdeki kavliyle bunun firkin veya giizel, 
iyi veya fena oldugunu tasdik etmez, giinkti ona hilafi hakikat 
olarak bir haber verilmi§tir. Her akil sahibi ve sbzunii bilenler 
icin ahkam hie §iiphesiz ilahi soz ve baberlerdir. 

Burada Hak Teala bizlere nelerin baram veya helal oldugu- 
nun haber vermektedir. 

Allah '1 zera edenler icin Hak Teala diyor ki : 






"Vela tekulu lima tesifii elsinetiikumulkezibe 
Ha za halaliin ve haza haramun litefteru a'lallahilke- 
zibi." 

Bu emirle ve ayetle hukmunii gondermi§tir ki bu kesin ve 
§iiphesiz bir haberdir. 

E§yada ki cirkinlik ve gtizelligi idrak etmek be§eri kuwetin 
elinde degildir. Hak Teala bunu bize anlatir ve bildirirse bunun 
ne oldugunu anlariz, bu anlayi§imizla bunun cirkinligini veya 
giizelligini anlami§ ve ogrenmis oluruz. 

Mesela: Yalan gibi, nimet sahibine kiifur, veya aklen ihsan- 
da bulunmak sidik gibi, nimet sahibine siikranda bulunmak gi- 
bi, ozelliklerdir. 



206 — Filtuhat-i Mekkiye 

Giinah, sidik ve ecir ge§idi ile tekevviin eder. Bazende giinah 
yalanlarm ge§idiyle tekevvtin etmi§ olur. Hak Teala istedigine 
giizellik istedigine de giizellik ecri verir. Fakat bu o §eyin giizel 
veya girkin olduguna delalet etmez. 

Mesela yalamn girkin ve kotii oldugu bilindigi halde, bir 
mu'minin bliimden kurtulmasmda bu yalanm insana sevap ka- 
zandirmasi misalidir. 

§u bilinmeli ki! Cehennemdeki azapta en kuwetli azap ge- 
kecek ve yanacak olan Iblistir. §irki hazirlayan odur. Biitiin bu 
kar§i gelmesinin sebebi ate§ten halk olunmasidir. I§te onun 
azabida ate§te olacaktir. Hassas olan hayati cisim onun nefe- 
siyle tekevviin eder, bu nefes bogulma ve asilma gibi hallerde 
di§ari gikmaktan men edilirse geri dbnerek kalbi o anda yakar, 
o insanda derhal oliir i§te onun hayati nefesdedir, onunla ya§ar 
onunla oliir. Onun yok olmasi ve olmesi, nefes sahibi oldugun- 
dan veya nefes alamadigmdan degildir, kendi tekevviiniinde ki 
cazibe kuvvetinin soguk havayi kalbinde cezb ederek sicak ha- 
vamn dr§ari atilmasi hayatimn devam etmesini temin eder ki 
bunun aksi hali oliimu intag eder. 

Oldiirmek maksadiyle ate§e atilanlarda iki hal olur. Ate§te 
nefes almayayim derse iple asilan bir ki§iye benzer ki nefesi 
kendini oldiiriir. 

§ayet ate§te nefes alayim derse cazibe kuvvetiyle alacagi 
ate§ havasi kalbini yakmi§ olur. 

I§te ya§amada bu gibi §eyler vardir, iblisin ate§teki azabi 
ise, kendi tekevviimi ate§ten oldugu igin ate§ azabma kar§i ko- 
yabilecek gtigtedir. Bu sebeple azabi §iddetli sogukla yapilmi§ 
olur. Bu oyle bir ate§dir ki terkibi hava, su ve topraktir. Buna 
ragmen iblisin ne§eti olan ate§de de azabini gekecektir. 

Burada iki ate§ vardir, 1 — Hissi ate§dir ki, hay vaniyye tine, 
ig ve di§ duygularma baghdir. 

2 — Manevi ate§dir ki kalplere bakan ate§tir. Te§ekkuliinde- 
ki tedbirli ruh bu ate§ ten miiteessir olur ve azap duyar. 



Muhyiddin-i Ibn4 Arabi 207 

§unu acik olarak soyleyebilirim ki, Cehalet ruhlarm en bii- 
yuk azabi olmus. olur. Qiinkii cahillik tumiinii aldatmi§tir, i§te 
o azap giiniine (birbirini aldatma giinii) adi verilmi§tir. 

Nefislerin azabmda §6yle muhasebe yapar, keske diinyada 
bunu ke§fedip anlasaydim, i§imde basiret sahibi olurdum diye- 
rek nefsini aldatmaga 9ali§ir. Biitlin bu aldanma ve kandirma 
hesap gtinii dogru ve asilerce anla§ilmi§ olur. 

Itaatli ve dogru olanda mutlu olmasma ragmen, der ki : Ke§- 
ke ben biitlin giictimti verip bana verilen hakki fazlasiyle ode- 
mi§ olsaydim, Rabbimm kemaliyle tedbir sahibi olup geregini 
yapsaydim der. Asi olanda: Allah'imm emirlerine kar§i gelme- 
seydim, der. Bu bahsi kiyamet giiniinde konu§mu§tuk. 

Sana nefes ve teneffus mertebeleri hakkmda bilgi verdik bu 
bilgiyi vermemizin gayesi §udur: Cehennem ve Cennet Ehlinin 
ilahi ki^iligiyle, azap ve elemin, ve ilahi rahmetin buraya nii- 
zulii hakkmda bilgi sahibi olmamzdir. 

Sahih deki habere gore, Rahmamn nefesinde gazap sifati ta- 
§idigmi haber verir. Bizim tenefFusiimiizde de gazap ve hiddet 
sifati bulunur. 

Bu bakimdan rahmamn nefesi sag tarafindan gelirse kafir- 
lere ilahi gazap du§mus. olur. Hak Tealamn bu nefesi yardimiy- 
le ens arm kilm^ ve iman kuvvetiyle dii§mana galip geldikleri 
gibidir. I§te Allah'm bu gazapli nefesi ensar ve Peygamberine 
muharebeyi ve zaferi kazandirmis.tir. Burada bu elem ve azap 
du§manlara bu nefes gazabiyle gbnderilmi§tir. Burada size ce- 
hennemin ate§ evi olmasi hasebiyle ozelligini gosterdik ate§ 
ehlinin mertebeleri hakkmda size kafi izahat vermis, tim. 

Allah bizleri mutlu olanlardan yapsm arzumuz budur. 
Ebrar hakkmda Hak Teala der ki: 



208 — Futuhat-i Mekkiye 

"Ta'rifu fi vucuhihim nasdratennaimi." 

Bir sahipleri yaradih§lan icabi bu vasfx ta§irlar. 

Ate§ ehlinin ne§'eti Cennet ehlinin ne§'etine benzemez. Cen- 
netin yaratih§i Hak Tealamn emriyle ozel valilere verilmi§tir. 
Ate§ ehlinin, Cehennemin ne§'eti de yine ozel idarecilere veril- 
mi§tir, bunlar duruma gore artar veya eksilir. Fakat §u var ki 
bunlar goktur. Rakamla toplanmaz, sayilarim ancak Allah bilir. 

Buradaki her iki taraf Melaikelerinin diinyevi ne§'ette ve 
oralardaki ne§'etlerde bir ileri hiikmii oldugudur. 

Allah dogruyu soyler, hidayete erdirir. 




Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 209 



INHIRAF VE MUKABELEDE MU^AHITLERtN 

GORECEGI GIZLiLIKLER 

HAKKINDA BILGILER 

Sekizdir Nticeba kiramdir onlar 
Kentlerin sahibi vardir mutlaka 
Bizleri koruyan dort kale vardir 
Iki aleme vezir olurlar 
Alti yonde alii neferdirler 
Bu iki i§areti du§iindum uzun 

On ikidir Nukaba dini korurlar 
Gozle goriiltir ayan olurlar 
Hisar gibidir temeldir onlar 
Alemin meliki kutuptur onlar 
Imamlan camur sudandir onlar 
Sirrm zuhurunu gizlemek hiiner 

§unu bilki Hak Teala hepimizi kendi ruhiyle te'yit etmi§tir. 
Bu mevzuumuz zaman tammayan bazi ki§ilerin san'at ve sifat- 
lari ve bunlar hakkmda, bilinenlerdir. 

Bazi meseleleri ancak biiyiik ki§iler bilir. Bilhassa bu gibi 
ki§iler Niibiivvetin bitimiyle, Enbiya derecesine yakm bir yer 
tutarlar. 

Result! Ekremin vefatiyle subut son bulmu§tur. Bu son bu- 
lan §eriat niibiivvetidir. Fakat niibuwetin makam ve yeri son 
bulmami§tir. 

Hig bir §eriat onun §eriatmi inkar ve yok edemez, onun yeri- 
ne gecemez, gelse dahi getirecegi huktimlerle bir iistunliik elde 
edemez. 



210 — ■ Futuhat-i Mekkiye 

Kendisinin dedigi gibi, Peygamberlik benden sonra yoktur 
ne bir elci ve nede bir Peygamber gelir ki, benim getirdigim §e- 
riati bozsun. 

Iste Resulullahm vefatiyle bu yonden bu kapi kapanmi§tir. 
Fakat Peygamberlik makami kapanmami§tir. 

Hie suphesizdir ki, Isa aleyhisselam hem elci ve hem de Pey- 
gamber idi. O son zamanda adil bir hukum ve §eriatla inecek- 
tir. 

Bu getirecegi §eriat ne baskasmm ve nede kendisinin beni 
Israile getirdigi §eriat olacaktir. 

Ancak Muhammed aleyhisselatu vesselamm karar kilacagi 
§eriati ytiklenerek onunla inecektir. Qiinku Hazret-i Isa'nin 
nubiivveti Resuliillahca sabittir. Resuliillah efendimiz ise diin- 
yaya ondan sonra gelmistir ki, sozti ile bunu onaylami§, ve ar- 
tik kendisinden sonra bir Peygamberin gelmeyecegini ogren- 
mi§ bulunuyoruz. 

Nazar ehline gore Peygamberlik kazamlmi§ bir hak degildir. 
Bunun aksini iddia edenler Allah katmda kendilerine, ve nede 
baskalari icin seria muvafik olmayan ozel bir basamak vermek 
istemeyenlerdir. Peygamberlik kulun bilmedigi ^e/i tayin eder, 
Ahkam kurar bilhassa kesbe mani olur, diye konu§urlar. 

Kestf sahibi bu Allahm kulunun bu iddia ve sozti tizerinde 
durursamz soziinde iktibas'a i§aret ettigini gorursuniiz. 

Mesela, Eba Hamid Elgazali ve baskalan gibilerin gayeleri 
yukarda anlattigimiz gibidir. 

I§te bu gibiler Allah'm yakm dostlandir. Bunlarada: 

Elmukarreburi derler. 

Hak Teala bunlar icm: 

"A'ynen ye^rebu bihal mukarrebune." 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 211 

j§te bununla Hak Teala'ya elgisi olan Isa aleyhisselam hakkin- 
da ayet-i celilesiyle §6yle bildiriyor: 







^^jus^ 



"Vi cihen fiddiinya velahireti ve minel mukarrabine." 

Manasi, dlinya ve ahirette btiyuklerden olup bana yakm olan- 
lardandir, buyurmuslardir. Ve yine Melaikeler hakkmda da: 



yj^^iii^ 



"Ve lelmelaiketulmukarrebune." 

Buyurmu§lardir. 

Kesinlikle biliniyor ki 5 Cibril aleyhisselam Resulullah efen- 
dimize vahy ile iniyordu, §eran ona Peygamber ismi verilme- 
mi§ti. Halbuki o Peygamber sifatmda idi. 

Peygamberlik Allah tarafmdan kula verilen bir makamdir. 
B'u makam sahibide kesinlikle 9 kullarin en buyiigiidur ki, bu 
makam §eriatla gelen Peygambere ve onun siinneti ve §eriati 
iizerinde yiiruyen tabiine verilir. Hak Teala der ki: 

"Ve vehebnalehu ehahu harune nebiyyen." 

Tabi sifatiyle bu makama bakilacak olursa, bu makami etbai 
sayesinde iktisab ettigi cihetle, ona miiktesib maiyyete olan yo- 
nede iktisab denir. Burada ona Allahmdan gelmi§ bir §eriat 
yoktur ki, onunla ozelligi olsun. Veya baska bir §er ile ba§kasi- 
na eri§sin. I§te Harun aleyhissam boyle idi. Hakikat olmakla 
bu ntibuvvet makami soziinu kapayalim ki, diisunen bir insan 
bu telaffuzun bunun seri niibiivvete aidiyetini anlamis olsun. 



212 — Futuhat-i Mekkiye 

Mesela, bazi insanlar Eba Hamit Elgazali hakkmda yanil- 
mi§lardi, ve onun icin nubtivvet iktisabi Kimyayi Saadetle ol- 
mu§tur, dedigini sbylemis.lerdir. 

Allah muhafaza etsin, halbuki Eba Hamid Elgazali bunu de- 
mek istememis.ti, yeri gelince bu makam sahibinden sizlere 
bahsedecegim. 

§unu bil ki, anlattiklarim bu makam ehlinin bilgilerinden- 
dir. §imdi burada mevzuumuzun kapisi olan mukabele ve inhi- 
raft anlatalim. 

§unu bilki, kullarm Hak Teala'yi mu§ahede etmesi iki nis- 
betle olur 

1 — Tenzih nisbeti 

2 — Hayale inme nisbeti dir. 

Tenzih nisbetine gelince; Bunun tecellisi onun benzeri olma- 
digidir. Hayale inme nisbeti ise Resulullahm kavli ile, Allah'i 
goriir gibi ibadet et, ve yine Allah namaz kilamn kiblesindedir, 
buyurmu§lardir. 

Hak Teala bu yonden: 

"Fe eynema tiivellu fesemme vechullahi." 

Nereye donerseniz doniin Hak Tealamn ^ehresini gorursiiniiz, 
buyurmu§lardir. 

Bizlere gelen ayetler, hadislerdeki lafizlar manalariyle de- 
gerlendirilir. Qiinkii bunlar rast gele degil ustiin manalariyle 
gelmisjerdir. §ayet manalariyle gelmemis, olsalardi faydalari 
olmazdi. Qiinkti muhatabma kendini ve ne demek istedigini 
anlatamazdi, hangi dille inmi§ ise o dilde de bu hal muhalif 
olurdu. Hak Teala: 




*$^}£jXbazC\Kz 



Muhyiddin-i ibn-i Arabt — 213 

"Ve ma erselna min Resulin ilia bilisani kavmihi liyii- 
beyyine lehiim." 

Buyurmuslardir ki, kendi dilleriyle onlarla konusan ve beyan- 
da bulunacak elciler gonderdik, bu ayet bu manayi tasir. 

Yoksa, burada gonderilen elgi bu lafizlarla lafizlari serh et- 
memistir, yani aciklamami§tir. Qiinku o vakit istilana uymaya- 
cagim bilir. 

O lafizlardan gelen ve anla§ilan manalari da kendi nefsine 
yaki§tirdigi gibi, Allah'ada yaki§tiririz, o vakit telaffuzlarm 
mana ve agiklamasi o ulusun kendi diliyle olcagmdan zorluk 
cekilmez. §ayet bu aksi olmu§ olsaydi ba§ka bir dil telaffuz ve 
istilahlariyle gonderilmi§ olsaydi, bunun §erhi agiklamasi o 
ulusun anlayamayacagi mana ve sozle olmu§ olsa, o vakit biz- 
ler bu kelimeleri ve lafizlari yerinden ayirip, tahrif etmek veya 
uydurmak mecburiyetinde kalirdik. 

Bu §ekilde yanh§ ve tahrif edilmi§ §ekli ogrendiklerinden 
tahrifci olarak kalirlar. I§te biz den evvelkilerin kanaat ve iti- 
kadibudur. 

Bu iki me§ru nisbetlerden daha evvel anlattigimiz iizere 
hangisinde karar kilarsan, kalbinle ibadetinle bu iki nisbete 
biituniyle kamil olarak doniip ona baglanman ve bu kemal 
mertebelerinden birinden dahi vaz gecmemelidir. 

Akillari cihetinden Allah'm kelam ehli bunu neden boyle 
sbyler, veya akli kisa ve havai olanlar Hakki kendi hulk ve ta- 
biatma neden benzetirler? Her iki tarafta anlayamamis. cahil 
olduklanndan boyle du§uniir ve soylerler. Hak ise o toplulukta 
aralalarindadir, insan yaradili§i hakkmda ahnan haberde Halk 
Teala Ademi kendi elleriyle yaratmi§tir. 

Ademin te§rifini karinei hal ile anlayan Iblis, Adem aleyhis- 
selama hilkati bakimmdan §eref iddiasmda bulundugundan 
Hak Teala Iblise: Elimde halk ettigim bir seye secde etmeme- 
nin sebebi nedir? Buyurmu§lardir. Burada elleri kudrete yukle- 
memiz dogru degildir. Qtinkti burada gift el vardir: Bu elden bi- 



214 — Futuhat-i Mekkiye 

rinin nimet, digerinin kudret olduguna hukiim edemeyiz, ciin- 
kii -her mevcudta bu hal vardir. Onun bu §ekilde olmasi ve bu- 
nu tevil etmesi Ademe §eref vermez, bu §eref, onun kolunda 
halk ettiginin, §imdi ellerimdedir demesindedir. 

Anlattigimm aksine olarak bu iki nisbet yani tenzih ve te§- 
bih nisbeti insan hulkune donerse bununla §ereflenmesi miim- 
kiindur. 

Insan evladi kamil olarak ve biinyesinde bu iki nisbeti bir- 
le§tirerek hususiyle delili akli ve fikri nazari ile gelen lafzm 
ona verdigi benzerleriyle iic mertebe tizerinde gikmi§tir. 
Mii'minlerden bunun dordiinciisu yoktur. Mukabele ve inhiraf 
ancak ilahi hayalin inmesi nisbeti yontinden olur. Resululla- 
hm, Allahim goriir gibi ibadet et demesi, i§te bu Mabuda mu- 
kabeledir. Bu mukabeleden inhiraf ise iki suretlidir, ya onun 
tenzih etmekle olur ki, kohu§macilarm inhirafiyledir. Veya bir 
te§bih ile cisimlendirilmi§lerin ve ikmal edilmi§lerin inhirafi- 
dir ki, bunlar ki yonlii sbz ehlidir. 

Zikrettigimiz bu mukabele 360 makamdir bunun 36 makami 
ana makamlardir. Digerleri bundan daha a§agi makamlardir 
ki, bunlarm tiimu Dehir isminden olan §ehadet ehlinde topla- 
nir. 

§unu bilinki Allahii Teala Dehir dir. Feleklerin hareketini 
hazirlayan ve bilinen zamanda bu sozden endi§e etmez ve veh- 
me kapilmaz. 

§imdi bundan da kevkeplerin kat ettikleri dereceleri tahav- 
viil ederiz ki, buda zamandir. Sozumiiz zamanm zuhur ettigi 
Dehir ve makamlanna aittir. Ve alettahkik, zaman ise size bil- 
dirdigim gibi viicudi bir emir olmayip bir nisbet oldugudur. An- 
latana gore ezelin kadime olan nisbeti gibidir; Suretteki hulku 
bakimmdan zatiyetleriyle kar§ilarlarsa bu makamlar §ahadet 
ehline olmu§ olur. 

Burada zaman dehri kar§iladigi gibi ebediyette ezeliyeti 
kar§ilami§ olur. Bu kar§ila§ma ve mukabele esnasmda hig bir 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 215 

kevne, yaradihsa kendi zatiyetlerini ve gorecekleri zatlari ayir- 
mak i£Ln asla nazar etmezler. Birisinden boyle bir §ey vuku bu- 
lursa onun makami giinlerden bir giine donmiis. ve ayrilmis. 
olur, veya kar§iladiklan kimselerle kendi zafiyetlerinin kar§i- 
lanmasmdaki fark ve aynmi gormiis. olur. Bu ayrim gorii§u ile 
smiri a§arak mukabeleden inhiraf etmi§ olurlar. Boylelikle 18 
makam a§agi inmi§ olurlar. 

Bu miktar evvelki olcimtin yansidir. Bu inhiraf ya Allah'a 
veya makamin onlara olan inhirafidir. §ayet bu makam inhira- 
fi kendisine yani Hak Tealaya ise, bu makamlar onlardan 
uzakla§ir Ve kaybolmu§, olur. Onlarm da istekleri bunlarm on- 
larla bulunmalandir. §ayet bu inhiraf kendilerine ise kendileri 
ondan kaybolurlar buradaki istek te onunla bulunmalari arzu- 
sudur 

§ayet inhiraf yonii artarsa daha yariya inmi§ olurlar ve do- 
kuza inmi§ olur, yine yon ve inhiraf artarsa alti makama dii- 
§erler ki, bu on sekizin ucte biri demektir. Otuz altmm altida 
biridir. Kemal sahibi bir kulun yeri bu iki nisbet arasmdadir. 
Her nisbet kendi zatiyetinin kar§ihgidir. Zati yet te boliinmez. 
Bblunmeyince de tavsif edilemez. Qiinku her nis diger bir nis- 
betin kar§iladigim kar§ilamaz. 

Hak Teala bu iki nisbetle vasf olmasma ragmen nefsinde 
birdir. Ahadiyyet sahibidir. Bu iki nisbet sayida olsun bolmede 
olsun ona tahakkum edemez. Keza kamil bir kulda bu iki nis- 
betle Allah'i kar§ilamada degi§ik iki cehresi olamaz. Biitun nis- 
betlere gore Hak Teala'ya mukabele boyle olur. 

§ayet nisbetler gogahrsa bu iki nisbete geri d6nmu§ olurki, 
vasfedilenin goztinde bir §ey te§kil etmez, qiinku hepsi bir goz- 
dxir. Ve o mevcudiyetin giinahidir. Bu misalleri nisbet ybniin- 
den getirdik. Nisbetin gozleri yoktur. Bir goz ise haktandir, 
kulda da goz birdir, kulun gozii sabittir, ashm birakmami§, 
cevherlerinden cikmami§tir. 

Bu sebeple hakkm gozii bedenin igindedir, beden de onu ya- 
ratanin gozii olmu§tur ki, bundan da hak cikmi§trr, fakat ku- 



216 Futuhat'i Mekkiye 

lun gozii oldugu gibi durmaktadir, fakat kendi zatiyetinde ol- 
mayan ilimlerden faydalanmi§tir. 

I§te alimler Rab gbziinun mevcudiyetiyle birbirini goriirler. 
Kendi Habbi gozii ile kendine bakan bir ki§i bu farki goremez 
ve arzusundan uzakla§mi§ olur. 

I§te Allahm goziinde ve katmda cahil sifati bu gibilere veri- 
lir. Bu sifatla ona htikiini vermesi, viicut sifati olmadigi icindir, 
cunkii cehalet hicliktir, yok olmak demektir. 

1 — Riiyasmda Allah'i Allah olarak gordtim diyenler kamil 
kullardir. I§te her nisbet boyledir, bu bilginin en ytiksek dere- 
celeridir. 

2 — Marifet ve bilgi sahipleri: Goziimii yummus.tum, actim, 
ne gordlim ise Allah idi. Allah'tan ba§ka bir §ey gormedim, goz- 
lerim yerinde ve usulunde, Allahi gormede bana yardimi olma- 
di, diyenlerdir. 

3 — Bilgi ve marifette: Bir ziimre, bir §ey gormedim diyen- 
lerdir. 

4 — Marifet ve bilgide ise: Bir §ey gormeden evvela Allah'i 
gortiyordum. I§te bu simrlanmis, g6ru§tiir. 

Kulun iki nisbet arasmda tekevviin ettigini daha evvel soy- 
lemi§tik. Tabii cisim sahibi olmaymca insana bu isim yara§- 
maz. Insan bizzatihi cesediyle ve hakikatiyle bu diinya evinde 
bulunur. 

Kesinlikle bu insanlarm bu diinya evinde koruyacak, gidasi- 
m cesedinden ve ruhundan alan bir elgiye luzum vardir. 

O elgi ki Adem aleyhisselamdan kiyamete kadar hakki gos- 
teren bir elgidir. Bunu evvelki bahislerde geni§ olarak acikla- 
mis.tik. 

Resuliillah efendimiz (sallallahii aleyhi ve sellem) degi§mez 
dini, degi§miyecek §eriati getirip yerlestirdikten sonra vefat et- 
mi§tir. 

Artik boylelikle biitiin elci ve peygamberler, bu §eriatm icine 
girmi§ ve bununla amel etmi§ olacaklardir. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi — — 217 

§unu bilki! Arzimizda cismi ve zatiyeti ile ya§ayan Peygam- 
berler vardir. Bunlar insani alemin kutuplaridir. 

Bunlarm sayisi bin olsa dahi bunlar dan biri kesinlikle i§aret 
ettigimiz imamlardan biridir. 

Hak Teala, Resuliillahdan sonra bu alemde cismani olarak 
sag biraktigi tic, elqi vardir: 

1 — Idris aleyhisselam cismaniyetiyle sagdir. Yedi gok sema- 
smdan dordiincii sema katmdadir. Ve orada ya§ar. O semamn 
yok olmasiyle yok olur. Orasi dtinya alemindendir ve benzeri- 
dir. 

Qiinkii kiyamet gtinti, kainat aleminin §ekli, diinyamizda 
dahil olmak tizre degi§ecektir. Bu meyanda insanlar da degi§e- 
cektir. 

Haber aldigimiza gore ikinci ne§ette, mutlu olanlar, safiyet, 
incelik, giizellik bu gibi tabii ve cismi olan ne§etler, agirhklari 
kabul etmez. 

Bunlar diinyada olduklari gibi, kusmaz, abdest etmez, siim- 
kiirmez, olurlar. Ates. ehli de bunlar gibidir. 

2 — Ilyas ve Isa peygamberleri arzimizda birakmi§tir. ikisi 
de Allah'm elgisidir. Ikisi de Resuliillahm hanifi olan diniyle 
vazifelidir. 

I§te bu toplulugun ucu Allah'm elgileridir, dordunciisii de Hi- 
zir Aleyhisselam dir. Bunun hakkmda rivayetler degis.ir ve an- 
la§amamazlik vardir. Fakat bizce dogrudur. 

I§te bunlar cisimleriyle, zatiyetleriyle esas temellerdir. Bun- 
lardan ikisi imamdir, biri de kutuptur ki, bunda hakkm nazari 
vardir. 

I§te bunlar bu §eriatla ve "bu din ile kiyamet giinune kadar 
diinyada sag olup hiikumlerini icra ederler. Bu dort ki§iden bi- 
ri olan Hizir alehisselam esas kutuptur. Din evinin temellerin- 
den biridir. Yani Kabe-i rnuazzamadaki Haceri Esved'in temeli- 
dir. 



2ig Futuhat'i Mekkiye 

Bunlardan ikisi imamdirki dordii temel direkleri teskil eder. 
Hak Teala bunlardan birinde imam korur, ikincisinde vilayeti 
korur, iiguncusiinde niibiivveti korur, dbrduncusiinde de risale- 
ti korur. 

Hak Teala bunlarm dordiiyle de hanifi olan dini korumus. 
olur. Bunlardan kutup olan hie bir §ekilde olmez ve katila§- 
maz. 

I§te bunun aynini biz de ancak yolumuzda yiiruyen, emni- 
yetli ki§ilere gbsterdik ve ogrettik. 

Bu iimmetten olan, bu dort ki§iden her zaman icin kalpleri- 
ni bunlarm vticudiyle §ahislandirarak, o dort din temelinin ve- 
kil veya mebuslan olurlar. 

Engok evliyalar bizim dostlanmizdan olup yukarda ismi ge- 
gen dort temeli tammazlar. Ancak bunlarm vekili olan mebus- 
lan tamrlar. Bu yonde bu iimmetten bu makama uzananlar 
coktur, uzampta bu makami elde edebilirlerse, kendilerinin o 
esas elcilerin vekili olduklarim goriirler. 

Resuliillah efendimizin mucizelerinden biri de iimmetinden 
etba veya elcilerinden iki Muhammed adim birakmasidir. Bun- 
lar heniiz gonderilmemelerine ragmen makam sahibi olarak 
beklemektedirler. Ve makami Muhammediden gonderilecekler- 
dir, ve gonderilmi§ti bunu oylece bilin! Resuliillah (sallallahii 
aleyhi ve sellem) efendimizin Esra gecesi, hissiyle cismaniyye- 
tiyle biitiin peygamberlere imamhk yaparak namaz kildirdigi 
kesinlikle bilinmektedir. 

Resuliillahm oteki diinyaya intikalinden sonra, bu peygam- 
berlerde bu din muhafaza edilmistir. 

Boylelikle din Allah'm inayetiyle sabit olarak kalmi§tir. 
Alemde bu dini fesad ve fitne ile bozacak ve yikacaklar ciksa- 
da, bunu koruyanlar varken bundan hie bir temeli yikamazlar 
ve sarsamazlar, kendileri yikilir gider. Sana acikladigimiz bu 
sirlari ba§kasmdan duyamazsm, bunu kalben arzuladigim icin 
size sbyliiyorum. Yoksa bu sirlan if§a etmezdim. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 219 

Ey Karde§lerim! Kulaklarmiz, kalpleriniz bu ilahi gizlilik- 
lerle doldugundan, Allah'imiza hamdii senada bulunun, buna 
layik kabiliyetli ve imanli olunuz, bu gizliliklere kesinlikle ina- 
mn, onaylamadan kacmmaym, Aksi hareket ederseniz bundan 
sizlere gelecek hayirdan mahrum kalirsimz. 

Eba Musa Eldibiliy in vekillerinden olan Ebu Yezid Elbista- 
mi derki: Ya Eba Musa! §ayet bu yolun yolcularmm soziine 
mii'minlerden inanmayan birini goriirsen ona: Seni sozume 
inanmaya davet ediyorum diye soyle o kadar, cunkii o bu dave- 
ti hak etmi§tir. 

Ve yine §eyhim olan Ebu Umran Musa Bin Umran Elmiret- 
liy I§bilyedeki mesciddeki evinde hatip olan Ebal Kasim Bin 
Ufeyreya: Ebu Kasim tarikat ehlinin soylediklerini inkar edi- 
yor, der, sonra. Ey Ebu Kasim bunu yapma, bunu yaparsan 
toplumumuz iki mahrumiyet arasmda kalir. Nefislerimiz bunu 
gormez ve buna da bizden ba§kasi inanmaz, bunu red edecek 
delil kalmaz ve nede bunu seran ve aklen ate§leyip yakacak 
bulunur, demi§ti. Ve beni de §ahit olarak gostermi§ti. 

Ebu Kasim bize itikadi ve inanci olan bir zatti, §eyhin yamn- 
da ona kesin delail getirerek meseleyi isbatladim, ciinkii kendi- 
si Hadisci idi. Hak Teala'nm. ilhamma mazhar olarak bizim 
yolumuzu kabul etmi§ti. §eyhim de bundan dolayi bana te§ek- 
kiir ederek hayir duada bulunmu§tu. §unu bil ki, bu yolda yii- 
riiyen Allahm kullarm nefis alimleridir. Bu isim tumiine §amil- 
dir. Onlarm hal ve vaziyetleri ve dereceleri degi§iktir. Bunlar- 
dan bir kismi katlariyle biitiin halleri kendide toplar. Bir kismi 
da bunlardan istedigini alir ve yapar. 

Bu hal makam sahibi ki§ilerin, goriinu§ ve ciki§larma gore 
kendi katlannda bzel (lakap) soy adlari vardir. 
Hak Teala'nm 



fji^St^ (2°^^ 



220 — Futuhat-i Mekkiye 

"Ve mearic aleyha yezherune." 

dedigi gibi her taife kendi cinsiyle cikar. Bunlardan bir kismi- 
mn sayisi vardir, bir kisminmda liizumlu bir sayisi yoktur soy- 
leyerek cogalirlar. 

§imdi bunlarin her ikisini size anlatahm. Bunlardan bir kis- 
mi kutuplardir. Biitiin makam ve halleri asil ve vekil olarak 
kendi nefsinde toplayan ve anlattigimiz gibi olan ki§ilerdir. 

Bu hiirriyyet ve serbestiye malik olduklarmdan bunlar ge- 
ni§leyip kutup olmu§lardir. 

Hangi evde bir makam varsa kendi cinainin cocuklarma te- 
mayiiz ve infirad etmi§se ona o kentin kutbu veya o cemaatm 
§eyhi diye anilir. 

Boylece en iistiin vasifta olanlar bir §ey ilave edilmeden 
mustalah olan bu isimle anihrlar, bu kutuplardan her zaman 
icin ancak bir ki§i bulunur ki oda Elgavs adini alir. 

I§te bu zat o cemaatm efendisi olup kendi zamanmda Hak 
Tealaya en yakm olamdir. 

Bunlarin bir kismmm hiikmii zahiri olur, yani makam yo- 
niinden zahiri ve batmi icazet sahibi ki§ilerdir. 

Bunlar: Eba Bekir Elsiddik, Omer, Osman, Ali, Hasan, Mu- 
aviye Bin Yezit, Omer bin Abdtilaziz, ve Miitevekkil, gibileridir. 

Bunlardan bir kismi da ozellikle Batmi icaaet sahibidirler. 
Zahirde huktimleri yoktur. Ahmed bin Harun Elre§id Elsebtiy 
ve Eba Yezid Elbistami gibilerdir. 

Qogunlukla kutuplarm zahiri hiikmii yoktur. Allahm rizasi 
iizerine olsun ? bunlar da imamlardir. 

Bunlar da her zaman icinde ikiden fazla degildirler, iig ola- 
mazlari Bunlardan biri Abdiirrab digeri Abdiilmelektir. Ve ku- 
tup Abdullahdir. Hak Teala 



^jtfGf>4 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 221 

"Ve ennehulemma kame a'bdullahi." 

der burada Abdullah Peygamberimiz (sallallahii aleyhi ve sef- 
lem) dimizdir. 

Her ki§inin bzellikle bir ilahi adi vardir. Bu sebeple butiin 
kutuplarin adi Abdullahdir. 

Elimmelerin (imamlari) de her vakit icm adlari Abdulmelik 
veya Abdiirrabdir. I§te bu iki imam kutbun vefatmdan sonra 
onun halefleri ve vekilleri olurlar. 

Bu iki haleften biri yukari alemin mu§ahedesini digeri ise 
miilk t§leminin mu§ahedesini yaparlar. 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun bunlardan esas direk (Evtad) 
olan dorttiir. Ne artar ve nede eksilir. 

Bunlardan birini Fas iilkesinde gordiik bu (Ibin Cadun) is- 
minde bir zat idi. Gegimini, ticret mukabilinde kma elemekle 
yapardi. Bu zat bati Islam Ulkelerinin manevi muhafizi idi. 
Bunlardan biri de Dogunun, biri Guneyin biri de Kuzeyin ilahi 
muhafizlaridir. Bunlar yonleri Kabeden Idare derler, bunlara 
Dag adi verilir. Hak Teala'mn 

"Elem nec'alilarda mihaden velcibale evtaden." 

buyurmu§lardir. Bunlann alemdeki hiikmii daglarm ovalarm 
hiikmu gibidir. Bunlann makami Hak Teala'mn Iblise 

"Siimme leatiyennehiim min beyni eydihim ve min 
halfihim ve an imanihim ve an §emailihim." 

buyurmu§tur. 

I§te Hak Teala Evtad yani dort esas direk ile dort ciheti ko- 
rur. Bunlara §eytan tasallut ve tahakktim edemez. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 223 

Yine bunlardan: Abdiissekur, Abdiissemi, Abdtilbasir admda- 
ki her ilahi sifatm bir erkek bedelivardir. Hak Teala bu sifatla 
onlari goriir. Bunlardan hig bir kisi yoktur ki ilahi nisbetle bir 
isim almi§ olmasm. Bu adla onlar Hak Tealadan her turlii hay- 
n almi§ olurlar. 

t§te ilahi adlarla bezenmi§ olan bu Ebdal buyiik kavrayis, ve 
anlayis, sahibidirler. 

Bunlarm Ebdal olarak adlandirilmasimn sebebi, bir ernir ve- 
ya bir is icin o zat yerinden ayrilmis, olsa, kimsenin §uphesini 
cekmemek icin makammda yerine kendine benzer birisini ken- 
di arzu ve rizasiyle biraktigmdan, yerine kaim olacagi cihetle 
kendisine bedel demi§lerdir. Yerine biraktigi §ahis ruhani olup 
kendi benzeridir. I§te bu kuvvet ve kudret-bedeldedir. 

Hak Teala'nm riza ve iradesi olmadan yerine bedel koyamn 
bu ebdalden olmayacagi §tiphesizdir. Biz bunlari bir 90k defa 
gordiik ve muayane ettik. Bu ebdah Mekkede Hanbelilerin ki- 
rildigi yerin (mezarhk olabilir) arkasmda gordiik, onlarla ora- 
da bulu§tuk, bunlarm toplandigi yerden daha giizel yer gorme- 
dik. 

Bunlarm arasmda Musa Elsedderaniyi Endtiliiste t§bilyada 
586 hicri senesinde gormu§tum. Kasden bu toplantimiza gele- 
rek aramizda bulundu. Bunlardan §eyhiil Cibal Muhammed 
Bin E§ref Elretediyi gordiik, arkada§im ve dostum olan ve bu 
toplantida bulunan dostum Abdiilmecit Bin Selme bu topluluk- 
ta Meaz Bin E§res admdaki kendi btiyuklerinden birini gor- 
mu§tti, ve bizlere selamim gondermi§ti. 

Abdiilmecit Bin Selme ona bu bedellerin dereceleri ve men- 
zillerinin neden ileri geldigini sorunca, bu dort bedel hakkmda 
Ebu Talip Etmekki'nin dedigi gibi, bu zat ta bu mertebe ve ba- 
samaklari §u sifatla elde ettiklerini soylemi§tir. Achk, uyku- 
suzluk, siikun, sessizlik, insanlara kari§mamak, uzak olmaz 
vasfim ta§iyanlardir. 

Bu gibilere E§cebiyyin yani receb aymin ki§ileri olanlara Eb- 
dal adi verilmi§tir. Bunlarm sayilan 40'dir. 



224 — — Futukai-i Mekkiye 

Bu ebdal hakkmda ilerde bahsedecegiz. Recebilere gore Eb- 
dal 40 nefistir. Bunlardan en ilerde olanlara Niikeba derler her 
an ve zaman icin 12 dir ne artar ve nede eksilir. Bunlarm sayi- 
si 12 felek burcunun sayisma goredir. 

Her Nakib kendi burcunun ozellikerini, Allah'm oraya verdi- 
gi gizlilikleri ve etkenleri bilir, ve yine kendine ait ve ona inen 
sabit ve seyyar gok uydularmm ne verecegini bilir. 

Sabit olan gok uydularmm kendi burclarmda hareketleri 
vardir. Bunlar hisle anla§ilmaz, ciinku bu hareket binlerce se- 
ne gectikten sonra anlasriir ki, rasat ehlinin bu harekati gor- 
meye omiirleri vefa etmez. 

§unu bil ki: Hak Teal a bu Niikeba'mn eline seriatlar ilmini 
vermi§tir. Onlar bununla nefislerdeki sakli kotuliikleri, gailele- 
ri cikarir, ve bulurlar. 

Iblise gelince onlar tarafmdan ne oldugu bilinir Iblisi bildik- 
leri kadar kendi nefislerini bilemezler. 

ilim cihetine gelince bunlardan biri arzda dogru bir iz gizen 
birini goriirse, bu ki§inin iyi veya kotti bir izde oldugunu bilir. 
Bu gibilerden Misir'da coktur, bunlar eser veya iz bilginleridir. 
Eserlerini gogunlukla kayalardan gikarirlar, birisi bunu gorse 
ona, bu ki§i §u eserin sahibidir derler. Bunlar Allah'm evliyasi 
degildir. 

Hak Teala'nm bu nakiplere verdigi bu ilim hakkmda ne dii- 
§iinebilirsin? Yine bu ebdaldan Niiceba simfi vardir ki, bunlar 
iyi ahlak sahibi eli acik comert ki§ilerdir. Sayilari da sekizdir 
ne artar ve nede eksilir. I§te bunlara Hal galebe calar, bunlar- 
dan hangi birinin yukarida veya a§agida oldugu bilinmez. 

Bunlar sekiz ilim sifati sahibidirler. Bunlarm sekizincisi id- 
raktir. Bunlarm biri kiirsudur, niiceba kaldikca bunu tecaviiz 
edemezler. Ke§if ve ittila yoniinden bunlar da gok uydularmm 
seyri hakkmda yiiksek bilgileri ve kudretleri vardir ki, bu is,le 
ugra§an, bizim alimlerin ilmine ve bilgisine benzemez. 

' Burada Niikeba olanlar dokuzuncu felek ilmine vukuflari 
vardir. Niiceba ise kendi feleklerinden ba§ka sekiz felegin ilmi- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi - 225 

ni bilir ve tanirlar. Burada her felegin bir uydusu vardir. Al- 
lah'm rizasi uzerlerine olsun bu uykuda Elhavariyyun'dir. Bu 
her zaman icin birdir, iki olamaz. §ayet o bir tek oliirse yerine 
bir digeri ge9er. 

Asri seadette Resuliillah zamanmda Ziibeyr bin Avvam, ki- 
lmclariyle, cesaretleriyle dine hizmet eden bir 90k ensar ara- 
sinda temaytiz etmi§ bu makam sahibi olmu§tu. 

Havariler dinin zafer amili veya sembolii kihnc. ile hiiccet 
arasmda bir topluluktur. Mes.ru olan dinin sarsilmamasi icin 
kihnci, §ecaati, mukavemeti ve hucceti vermi§tir. 

Mesela Peygambere verilen mucizedir ki ondan sonra buna 
benzer bir hiiccet ve isbat vermez i§te havarinin makami bu- 
dur, ve bu makamda mucize adi kalim§ olur . 

Bu delail ile demek istiyorum ki, bu mucize adi Havari ile 
iktiran eder yani birle§ir, ve Resuliillah efendimizle birle§mez. 

Buna benzeyen bir §ey igin keramet ismi verilmez, bu veli- 
nin kerametidir diyemeyiz. 

Burada Mucizeler Peygamberlerin Hiiccet isbatidir. Kera- 
metler de evliyaullahm hiiccet ve isbatlaridir. Kerametlerde 
mucizeler gibi havariden cikmi§ olur. Boyle bir keramet goste- 
ren zatta zamanin havarisi olmu§ olur. 

Biz bu havariyi 586 hicri senesinde hayatta iken zamammiz- 
da gormu§tuk Allahm rizasi uzerlerine olsun gordiiklerimiz 
Recebiyyun idi. Bunlar 40 nefistir ne artar ve nede eksilir, bun- 
lar Allah'in azamele ayakta olanlardir. Bunlar yalmzdirlar, 
agir soz sahibidirler. Hak Teala bunlar icin 



>L^?ja^^^iLj 



"Inna senulki aleyke kavlen sekilen." 

der. 

Bunlara Recebiyyun demeleri, bu makamin hali onlarda an- 
cak receb ayinda ay hilalinin gbriinmesinden kaybolmasma ka- 



226 - — — Futuhat-i Mekkiye 

dar gbruliir. Bu hal sonradan kendilerinden silinir. Ikinci sene- 
nin recebi girinceye kadar beklenir. Bu yol ehli az ve daginik- 
tir, onlar birbirlerini tamrlar, bunlardan birine Diyari Bakirm 
Denigir kasabasmda rastladim. Bunlari gormeyi 90k arzulu- 
yordum, 

Bu gordiigum zat §ii olanlardan Kafizileri ke§federdi, boyle 
bir kalabaliga rastladimi, bunlarm arasmda bulunan rafizileri 
birer domuz olarak goriirdii, bunlardan biri sakli kiyafetle dahi 
gelmis, olsa dahi onu domuz bigiminde gbriir ve ona, Allaha tov- 
be etsen §ii ve Rafizisin der muhatabi da buna §a§ardi. 

§ayet o §ahis tovbe edip tovbesini tutarsa, artik onu insan 
olarak gormeye ba§lar, yalan yere tovbe ettim diye soylemi§ ol- 
sa onu yine domuz olarak gormeye devam eder ve ona ? yalan 
soyliiyorsun bu soziinde sadakat yoktur der, §ayet tovbesini 
tasdik ederse, artik onu insan olarak gormeye ba§lar 7 bu yon- 
den hie bir §ekilde aldanmaz. 

Buna misal olarak bir olaya rastladim, §afii mezhebinden 
akilli ve adalet i§leriyle cahs.an iki ki§i kalplerinde Ebu Bekir 
ve omere kotii niyyet ve Hazret-i Aliye de sevgi ve baghhk bes- 
lerler, bu hissiyatmi iglerinde tutarak bu mezhep sahibinin 
yanma girerler, bu girenleri goren tarikat sahibi §eyh, derhal 
di§an gikarilmalarim ister giinkii onlar kendisine bir domuz 
olarak gorunmu§, ne olduklanni ve kalplerindeki niyyetlerini 
gormii§ ve bilmi§ti. Onlari tovbe ve istigfara davet etmi§, bu iki 
§ahista fikir ve kalplerini sedaketle diizelttiklerinden §imdi si- 
zi insan olarak gorliyor ve kabul ediyorum demi§tir. 

I§te boylelikle stinni olmayanla'r bu tarikat ehline domuz 
olarak gorunurler, Hak Teala onlara bu hal ve gorii§u vermi§- 
tir. Bu mezhebin de yegane i§areti budur . 

I§te bu Recebciler, Recep aymm birinci giiniinden itibaren 
gokiin iizerlerine biittin agirhgiyle goktiigiinu hissederler, bu 
duygu onlarda bir donuklukla ba§lar, bedenlerinde, gozlerinde 
kirpik ve ellerinde, ayaklarmda bir canhlik ve hareket goriil- 
mez, aym birinci guniinu bu §ekil de, iizerlerine cbken bu agir- 



Muhyiddin4 tbn-i Arabi - 227 

likla, baygm, ve hareketsiz gegirirler Recebin ikisinde tizerle- 
rinde olan bu agirhk biraz hafifler, tigiincii gun daha azahr, i§te 
onlar bu hareketsiz halde iken onlarda ilahi tecelli ve ke§ifler 
ba§lami§ olur. Bilinmeyen ve gortinmeyen gizlilikler onlara ma- 
lum olur. Ikinci ve iiciincu gtinlerde biraz kendilerine gelirler, 
konu§urlar, ve sorulara cevap verirler, Boylelikle receb ayi bi- 
tinceye kadar, yemeden igmeden, yatarlar ve ayi ikmal ederler. 

§aban girer girmez sanki bir §ey yokmus, gibi kalkar ve ne- 
§esine kavu§ur ve eski halini almis, olurlar. I§ine giicune ko§ar, 
ba§ari elde eder. 

§imdi bunlardan bir olan (Elhitim) anlatayim, o zamanda 
bir degil, o alemde birdir, Bununla Hak Teala velayeti Muham- 
mediyyeyi hatmetmi§ olur. 

Muhammedi evliyalar iginde ondan btiyiigii yoktur, sonra di- 
ger bir batmi daha var ki bununla da Adem Aleyhisselamdan 
son veliye kadar umumi velayeti hatmeder, bu da Isa Aleyhiss- 
elamdir ki o evliyalarm hatimidir. Hazreti Isanm kiyamet gti- 
niinde iki has, n vardir. Ilkden Peygamberlerle ha§rolur, sonra- 
dan timmeti Muhammedi ile hasrolmasidir. 

Allah'm nzasi tizererine olsun, bunlardan ug ytizti Ademin 
kalbinde dururlar ne artar ve nede eksilirler. 

Resultillah efendimizin bu iic ytiz zat hakkmdaki kavliyle, 
bunlarin Ademin kalbinde olduklarmi bizlere bildirir. 

Resulullah efendimiz bunlardan ba§ka ? melaikeden ve in- 
sanlarm ileri gelenlerinden §ahislann kalplerinde de bunlar- 
dan bulundugunu sbyler. Ve bu tic ytiz sayismm Ademin kal- 
binde oldugunu haber vermi§tir. Fakat bu tic yiiztin timmetin- 
de oldugunu bize bildirmemi§tir. 

Bu tig ytizden her biri, ahlaki ilahiyeden 300 hulk ta§ir, in- 
san bu hulklardan biriyle ahlaklanirsa mutluluk ve seadete 
kavu§mu§ olur. 

Bu tig ytiz sayiyi merak ettiniz, bunlar Elmuctebun ve El- 
mustafun'dir. 



228 Futuhat-i Mekkiye 

"Rabbena zalemna enfusena ve in lem ta'fir lena ve 
terhamna lenekunenne minelhasirin." 

Hak Teala bu Ayetle bunlarm duasim kitabmd zikreder. 

Ve yine Hak Teala 

"Siimme ev resnalkitabellezinestafeyna min ibadina." 

der. Bunlar kendi nefsine zuliim edenlerdir. I§te bu taifenin 
300 senei §emsiye oldugundan Kur'anda 

"Vezdadu tis'an." 

dokuz fazlasiyle denilmesi, kameri hesaba gore 309 sene yapar, 
malumunuz her sene kendi mevsimleriyle tamamlamr ki, bu 
da Hak Teala'nm giiniinden 1/3 kar§ilar. Qiinkti Hak Tealanm 
bir giinii dlinyamizdaki bin seneyi kar§ilar veya sayar. 

Artik bununla mukayese edilirse i§in azameti cikmi§ olur. Dii- 
§iimin! Bir insan icin artik zaman katlanmi§ ve yigilmis, olur ki, 
gbzde de bir miktar ve uzakliklar o §ekilde katlanir ve yigilir. 

Kapami§ oldugunuz gbzuniizii actiginiz zaman sabit olan 
kevkeplerden birisine baktigmizda nazanmz oraya derhal ula- 
§ir, §u uzakhga bakm, §u surata bakm, ses te buna benzer. 

Bunlari dii§unecek olursamz, rabbinizin gorti§ ve azametini 
anlami§ olursunuz. Senden onu gbrenin, oradan seni gbrenin 
de kim oldugunu anlarsin. 

I§te bu kat bizlere i§aretlenmi§ olan ilahi isimleri bgretmi§- 
tir. Hak Teala bu yonde 



i^it^^X^iJi 



"Enbiuni biesmai haulai." 

buyurur. 

Allah dogruyu sbyler, hidayete erdirir. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 229 



RAHMAN VE RAHIM OLAN ALLAH ADIYLE 

Bu mevzu bir evvelkine baglidir. Allah'm Rizasi iizerlerine 
olsun, bunlardan Nuh Aleyhisselamm kalbinde 40 ki§i vardir. 
Ne artar ve ne de eksilir. Resuliillah efendimiz bunu boylece bi- 
ze bildirmi§tir. Bu katta kendi iimmetinden Nuh Aleyhissela- 
mm kalbinde 40 ki§inin bulundugunu soylemi§tir. Nuh Aley- 
hisselam Allah elcilerinin birincisidir, kalbindekilerin sifati ise 
Kabizdir (yani siki sikiya bir §eyi tutmak ve almak. Bunlarm 
duasi Nuhun diiasidir, bu diia da Kuranda yazili olan: 



^pM^3j^^:^y^%}(j^. 



"Rabbigfir li velivalideyye ve limen dehale beytiye 
mii'minen velmu'minati ve la tezidizzalimine ilia teba- 



ren." 



Nuhun kalbindeki bu 40 ki§inin yeri ve makami ve bunlarm si- 
fati, din a§ki ve kiskanghgidir, bu bakimdan bu yere eri§mek 
gok zordur. Bu yonden Resuliillah sallallahti aleyhi ve sellem 
efendimiz (innellaha gayyur ve min gayretihi harremel feva- 
hi§) manasi: Hak Teala kiskangtir, bu kiskangligmdan kotiiliik- 
leri yasak etmi§tir, buyurmu§lardir. Bu sozii ile bizlere kotiilii- 
giin mezmum ve iyi bir §ey olmadigmi i§aret etmektedir. Resu- 
liillah efendimize Hak Teala tarafindan: 



^j^LGS £^La i^tSJ>r\yiuX 



"Kul innema harreme rabbiyelfevahi§e ma zahera 
minha vema betane." 

emri verilmi§tir. Bu aye tie fuhu§un bilinen ve bilinmeyen ozel- 
liklerini gostermi§, ve ne sebeplerle insanlara yasakladigmi 



230 - — — Futuhat-t Mekkiye 

gostermi§tir. Hak Teala'nm yasakladigi her §ey kesin olarak 
kotii §eydir, Hak Teala kulunu kiskamr, kendi sifatlarmdan, 
ona verdigi cihetle hie bir kulunun kotii amel yapmasmi iste- 
mez. Bu kotiiliikleri kullarina daha evvel gonderdigi seriatlar- 
da da yasaklamisti. Iste burada bu yonii orten bir gizlilik var- 
dir, icilmesi ona helal olan bir (Hamir) icki, ona haram kihnmis, 
olan degildi, dyle ise icilmesi yasaklanan §ey ne idi? Muayyen 
seyin secilmesi ahkamm illetlerindendir. Bu yonden Kelam 
(soz) ehlinin mezhepleri degi§ik fikirleri vardir. Bu yonden en 
az iki mezhep ehlinin bunu onaylamasi zaruridir. 

Kesfedici kendi cemaatimn karar ve hukmiyle hiikiim verir, 
boylelikle ona bunun hakkmda bilgi verir. Bundan da dini kis- 
kanma Ve koruma cabasi bu makama eri§meyi giiclestirir. Bu- 
rada Hak Teala yukardaki ayette gosterildigi iizre kendi nefsi- 
ni Resuliillar diliyle aciklami§ ve tavsif etmi§tir. Burada ma- 
kamlar batmi, kalpler batimn sifatidir. Iste bu sifatla buraya 
varmaya cah§anlar, bu gibi §eyleri isbatlamaya ve mumkiinleri 
bulmaya galisirlar. Gayret, yani kiskanclik, mumkiinlerin tes- 
bit ve tayininden dogar. Mumkunlerin vucud bulmasi ve kabu- 
lii yoniinden Allah celle celaliihii cali§kandir gayret sahibidir. 
I§te bu yonden belli olan (Zahiri) ve olmayan (Batmi) kbtiiliik- 
leri yani (Fevahi§) i tiimii ile yasaklamista ki bu kiskanclik ve 
gayret tiimiinii 6rtmu§tur. Kiskanclik zihayat olanlann hamu- 
rundandir. Bunun hukmunii his etmez, kim ki aklen cahsir ve 
(gayret) sarf ederse, o seyin ayniyyetini ve isbatlandigmi gbr- 
miis olur. §eran cahsir ve gayret sarf ederse 6 §eyin ayniyyeti- 
nin vucud buldugunu gbrmu§ olur. 

I§te bu 40 lar bu makamm kisHeridir, ve hakiki yer ise Mu- 
sa'nm 40 kisi icin 40 gece ikamet ettigi yerdir. Burada gece ve 
giindiiz belli olmadan 40 giin Rabbinin mikatim beklemis. ve 
tamamlami§tir. Busa burada Mikati yeri ve zamani Rabbine 
izafet etmistir. Resuliillahm kavlini ogrendik Allah benden faz- 
la kiskanctir buyurmu§lardir. Burada Allah'm admdan muradi, 
onu Rab olarak adlandirmaktir, giinkii mana yoliyle kendisine 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 231 

kesinlikle Allah ismi verilmelidir. Buradaki durum halm iste- 
digi ozel adi kabul etmesidir. Rab vine Allah adiyle vasf edilmi§ 
olsa gayret Rabbin adma olur. Konu§ma ve tecelli bunlarm bu- 
tuniinde olsaydi, bu hal kirklardaki ki§ilerin alemdeki makam- 
lari, babalan Nuhun makami yerme cikmis, olurdu ki hazreti 
Nuh anlatildigi gibi ikinci babadir. Ademin kalbindeki 300 ki§i- 
den dagilan olursa kendinde toplandigi gibi kirk ki§iden dagi- 
lanlar da Nuh Aleyhisselamda birle§ir ve toplanmi§ olur. I§te 
bu kirklarla kirklar toplumu gikmisfar ki, bunlar kirk ki§i ola- 
rak toplarlar ve halvet ederler. Bu toplantiya da Fetih Halveti 
adi verilir. Bunlar Resuliillah efendimizin §u haberine de itiraz 
ederler, efendimizin: 

"Men ahlasa lillahi erbaine sabahan zaharet yena- 
biu'lhikmeti min kalbihi ila lisanihi." 

Manasi: Kim ki Allah kirk sabah hulus ile dua ederse o ki§inin 
kalbinden diline hikmet gozleri acihr. 

Allah'm Rizasi iizererine olsun bunlardan 7 ki§i de Halil Aley- 
hisselamm kalbindedir. Her zaman icin ne artar ve ne de eksilir. 
Resuliillah efendimizin bunlar hakkmda verdigi haberde, bunlar 
Ibrahim aleyhisselamm diiasiyle diia ettiklerini bildirir. 

"Rabbi bebli hukmen ve elhikni bissalihin. , ' 

Bunlarm makami §ek ve §tipheden uzaktir, Hak Teala bunlarm 
iclerinden kin, haset, ve yalam silmi§tir. Bu sebeple insanlarda 
bu kotii du§iinceden kurtulmu§ oldular. Bu yedi ki§i dogru ve 
ilim sahibidirler, zan ve §iiphe cahil ve bilgisi olmayandan ci- 
kar. Bunlar kendilerini nasil biliyorlarsa insanlari da oyle bi- 
lirler, kendisi kotii ise kotii bilir, iyi ise iyi bilir. 



232 — - Futuhat-i Mekkiye 

Hak Teala insanlarm ta§idiklan §erlerle bunlar arasma bir 
perde cekmistir. Hak Teala bu perde ve ayrim ile bunlara, ken- 
disi ile kulunun arasmdaki nisbeti gostermi§tir. Burada Hak 
Teala kullarma rahmet ile bakar, ciinkii onlara verdigi turn ha- 
yir ve nimetler bu rahmetten verilmi§tir. Kullar tarafmdan go- 
riilen de kendisidir, yani rahmetidir. Bir gun bu 7 ki§i ile giizel 
bir ko§ede bulu§tuk ? bunlarm bilgi, ve tabiatlarimn yumu§akh- 
gim takdir ettim, bu arkada§lar o giizel yerde kar§ilikli sedir- 
lerde rahatlikla sohbet ediyorlardi bunlar sidik sahibi ki§ilerdi. 
Ruhani ve Manevi cennetler onlarm kalplerinde acele kurul- 
mu§tur, bu kurulu§a hiikiimle bagli olmak degil, yaratih§larm- 
daki goru§leri var oldugundan Hak Teala'ya devamli saygiyle 
zikir halindedirler. 

Allah'm Rizasi iizerlerine olsun bunlardan be§i Cebrail aley- 
hisselamm kalbindedir her zliman icin ne artar ve ne de eksi- 
lir. Resuliillah efendimizden naklen bir rivayete gore bunlar bu 
tarikatm padi§ahidirlar. Cibril aleyhisselamm kanat kuvvetiy- 
le inip ciktigmi, ve kuvvet tabir ettigimiz ilmi kadar, inmeyi ve 
cikmayi ve onun bildigi ilmi bilirler. Fakat e§inin toplam bilgisi 
Cibril aleyhisselamdan iistiin olamaz, ve onun makamim gece- 
mezler, gaypten onlara uzanan odur, ha§ir giinii Cibril aleyhis- 
selamla beraber dururlar. 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun bunlardan 3 de Mikailin kal- 
bindedir. Bunlar geni§ rahmet, §efkat, hayir, ve iltifat sahibi 
ki§ilerdir. Bu 1x9 kisinin ba§hca vasiflan, ic rahatligi, giiler bir 
yiiz, yumu§akhk asm §efkat, ve bu sayilan sifatlarm amillerini 
ve nedenlerini arayip bulmaktir. Bunlar her zaman igin ne ar- 
tar ve ne de eksilir. Bu iic ki§inin bilgisi de Mikailin bilgisi iis- 
tiine gikmaz, ve onu gecemez. 

Allah'm Rizasi iizerine olsun bunlardan biri de her zaman 
icin Israfil aleyhisselamm kalbindedir. Her tiirlii emir ve hii- 
kiim ondadir. Her iki tarafi anla§tiran sifati vardir. Resiilullah 
efendimizden naklen bir rivayete gore Ebu Yezid Elbistami Is- 
rafilin kalbinde olanlardan birisidir. Israfilin kalbinde olanlar- 



Muhyiddin-i lbn-i Arabi 233 

dan birisi de Isa Aleyhisselamdir. isa'nm kalbinde olanlar ise 
Israfilin kalbinde olur. Israfllin kalbindekiler ise Isamn kalbin- 
de olmaz. Bizim §eyhlerimizden bazilari Isamn kalbinde idiler 
bunlar ulu ve biiyiik kisHerdi. Allah'm Rizasi tizerlerine olsun 
size nefis bilginlerini anlatayim: Bunlar Davut Aleyhisselamm 
kalbindedir. Her zaman icin ne azalir ve ne de cogalir. Bunlan 
Davut aleyhisselama intisap ettirdigimizin sebebi bunlarm da- 
ha evvel bu sifatta bulunmaladirdandir. Bundan murat §u ki, 
bunlardaki bilgiler haller, mertebeler, dagilmayip, tiimiinun 
Davutta toplanmasidir. 

Ben bu Alimlerin tiimiine rastladim, konu§tum onlardan 
faydalandim, onlar bulunduklari basamaklari hie bir zaman 
tecavxiz etmezler, bunlan Allah kismet ederse sizlere anlataca- 
gim. Allah'm Rizasi tizerlerine olsun: Bunlardan Gayb ehli var- 
dir bunlarm sayisi 10 dur. Ne eksilir ve ne de artar, bunlar Hu- 
§a ehlidir. Rahmanm tecellisi iizerlerinde fazla oldugu icin an- 
cak sessiz ve i§aretle konusurlar. Hak Teala 

"Ve ha§ea f tilesvatu lirrahmani fela tesmeu' ilia hem- 
sen." 

buyurur. Manasi: Sesler rahmana hu§uda oldugundan ancak 
bir mirilti duyarsm. I§te bunlar sakh olanlardir. Fakat kendile- 
ri dahi Allah'm semasmda ve yerinde neden gizli tutulduklan- 
m bilmezler. Yeryiiziinde yava§ yuriidiikleri halde, bunlar Hak 
Teala'ya miinacattan ba§ka bir §ey yapmaz Hak Teala'dan ba§- 
kasmi gbrmezler. Bunlarla bir cahil konu§ursa ancak selam ve- 
rirler, ciinkii bunlarm gidasi hayadir. §ayet bir ki§inin yiiksek 
sesle konu§up atip tuttugunu goriirlerse, yanlari sizlar §ah da- 
marlari kabarir sinirlenirler. Qiinkii hal ve sifatlan, Itaat, kor- 
ku, haya oldugundan, boyle bir olay kar§ismda hayrette kalir- 
lar. 



234 Fiituhat-i Mekkiye 

Bundan dolayi Hak Teala kullarma peygamberlerle konu- 
§urken seslerini yukseltmemelerini Resulun kelamim kesme- 
melerini emretmistir.Hak Teala 

"Ya eyyuhellezine amenu la terfeu asvatekiim fevka 
savtinnebiyyi ve la techeru lehu bilkavli kecehri ba'di- 
kum liba'din en tahbete a'malukum ve entum la te§u'ru- 

ne." 

buyurmusjardir. Bu ilahi emre gore, Resulullahm huzurunda 
seslerini yiikselten ve kelamim kesenlerin amelleri sakit plur. 
Bu sebeple Kuran okundugu vakit seslerimiz kesilir ve hu§u 
icinde Allah'm kelami dinlenir. Hak Teala 

"Ve iza kuriel Kur'anu festemiu' lehu ve ensitu lea'lle- 
kiim turhamune." 

buyurur, i§te gayb ehlinin makam ve halleri boyledir. Kuran- 
dan alman ve Resulullah tarafindan soylenen Hadis-i nebevi 
daha imtiyazhdir, bizim de Hadisi nebeviden konu§mamiz da- 
ha imtiyazhdir. Fakat haramdan §uphesi olup korkanlarm ara- 
smda bir dini meseleden bir miinazara acacak olursan iki ha- 
simdan biri Resulullahm bir hadisini anlatir, bunu anlatirken 
bu muhalif ve hasim taraf sesini keser ve algaltir i§te Allahla 
beraber olmayi ve bulunmayi isteyenlerin ve Allah icin ilmi ar- 
zulayanlarm terbiyeleri boyledir. Fakat zamammizm alimleri, 
ne Allah' a ve ne de Resulune kar§i, hayirlari ve ne de hayalan 
vardir. Bunlar miinazarada kar§i taraftan bir Hadis ve Ayet 
duysalar, onu dinlemedikleri gibi seslerini de kesmezler, o Aye- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 235 

ti ve Hadisi anlatan veya okuyana da miidahalede bulunurlar. 
Alim sifat ve ismini ta§idiklan halde kendileri butiiniyle cahil- 
dirler. Bunlarm haramdan giinahtan §upheleri azdir, Allah fiil- 
mizi bu gibilerin fiiline benzetmesin. 

§unu bil ki, gayb ki§ileri Allah ehlinin istilahmca zikrettigi- 
miz mevzuda isimleri geqenlere kar§i kullamhr. Bunlari ser- 
best birakarak insanlardan gbzden saklananlar istenir, ve bun- 
lari vasita kilarak Ecinnilerden mumin ve salih ki§iler istenir, 
hiilasa histen yoksun, bilinen ilim rizkmdan nasibini alama- 
yanlara gayp ehlinden, bu gibiler gonderilir. 

Allahm Rizasi iizerlerine olsun bunlardan 18 Nefis de ; Alla- 
hm emriyle zahir olanlardir. Bunlar belli ki§ilerdir ne artar ve 
ne de eksilirler. Biittin gorunu§lerinde Allahin kar§ismdadir- 
lar. Allah hukuku ile tesbit edilmi§ledir. Ah§kanhklarini teca- 
viiz etmek, ayetlerinin adetidir. 




"Kulillahii siimme zerhum." 

ve keza 

"Inni deaVtuhiim ciharen." 

onlari a§ikar olarak sesle davet ettir. Ve Allah de sonra onlari 
birakmanasmadir, Allah rehmet eylesin §eyhimiz Ebu Medyen 
bunlardan biri idi. kendi dostlanna §6yle hitap ederdi: Insan- 
lar size nasil kar§i gelirse gelsin, sizde uygun ne varsa onlara 
gosterin, Allah'm sizlere verdigi ve gorxinen nimetlerinden ne 
varsa onlara gosteriniz, gizli olan bilgi ve aliskanliklarmizi te- 
caviiz ediniz ve geciniz, i§te Ebu Medyen bunlari kast ediyor- 
du. 



236 — — Futuhat-i Mekkiye 

Hak Teala bu yonden 



^- £ ^^>^ k — -*i^utj> 



"Ve emma bini'meti rabbike fehaddis." 

kendi nimetlerinden konu§ulmasmi ister. Resuliillah (sallalla- 
hii aleyhi vesellem) efendimiz de: Nimetlerden konu§mak, Alla- 
ha §ukretmek demektir, buyururlar. Hak Teala bu makam ehli 
diliyle der ki: 






"Egayrallahi tedune in kiintum sadikine." 

burada siz onu davet ediyorsunuz. I§te bu 18 nefis elgi ve pey- 
gamberlerin basamaklarmda bulunurlar. Zahir ve batinda an- 
cak Hak Teala'yi bilirler. Bu sebeple bu kat ehli zuhur ehli ola- 
rak adlandmhr. Qiinkii bunlar §ahadet alemine gikmi§lardir. 
Kim ki goriis, alemine cikarsa, biitiin aleme Qikmi§ ve gbriin- 
mu§ sayihr. Gayp ehlini anlatan Sehil Bin Abdullah bu ilk on 
ki§i hakkmda der ki: Ki§i bir yerde namazim kilar, namazdan 
sonra kalkar gider, bu sirada kendisiyle beraber daglar misali 
Melaikeler de onunla giderler, kendisi bunlari gbrur, onlar da 
onu goriir. Bunu anlatana sehil hakkmda dedim ki: Ki§i bir 
yerde yalniz namazim kilar, namazim bitirdikten sonra gider 
fakat Melaikeden hie biri onunla gitmez, ciinkii, onun nereye 
gidecegini bilmezler i§te hakikat halde bizdeki gayb ehli bun- 
lardir. 

Bunlar iki kismidir: Bunlardan ytikselip gikanlar, yiiksek 
ruhlarm gayb ehlidir. Mahluka degil Hak Tealaya ytikselip go- 
riinenlerdir. Ikincisi de gbrgii ve §ehadetle yiiksek alemlerde 
goriinen gayb ehli vardir. Her kis.i de Allah'm emriyle zuhur 
edip, kainatta Allah'tan baskasmi gbrmezler. Kainat onlar icin 
Hakkm mazhandir. Bunlar a§ikar gbriinus, ve ses ehlidir. Her 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 237 

katta bulunanlar, kendi yer ve makamlarma a§iktirlar. Kendi 
makamlarmm krymetini ancak oradan ayrildiklari vakit bilir- 
ler. §ayet o yerden ayrilan yabanci bir gbzle ona bakacak olur- 
san onu tanirsm makamimn ytiksekligini gorursun, §ayet onun 
huzuruna girersen, zevk duyarsm, bir §ey icmi§ gibi ferahlar 
ve ne§elenirsin. §ayet ondan uzakla§irsan onun bulundugu 
makam ve mertebelerini zevkle goriir ve kadrini anlamis, olur- 
sun. 

Kendisi ince bir dille zevkle konu§tugundan ? her dedigini 
kabul edersin, onun §ahitleri de o konu§ulanlardir. Misal ola- 
rak, §iblinin Hallaci Mansur hakkmdaki sozlerini tasdik etti- 
gimiz gibi, Hallacm kendi nefsine ve §ibli hakkmdaki sozlerini 
tasdik edemeyiz. Qiinkii, Hallac daimi sarho§, §ibli ise daimi 

ayikti. 

* 

Allah'm Rizasi iizerlerine olsun yine bunlardan 8 ki§i vardir 
ki, bunlara ilahi Kuvvet ki§ileri denir. Kitapta yazili oldugu iizre 



MJ$&*\ 



"E§iddaii a'lelkiiffari." 

yani kafirlere daima merhametsiz ve sertdirler. Bunlara yine 
ilahi isimlerden 




i»i 



"Ziil kuvvetilmetini" 

giiclii kuwet ki§ileri adi verilir. Bunlar vacibil viicud olan nef- 
sin arzulamadigi ogrenmesini istemedigi bilgileri bilirler. Bun- 
lar kahir ki§ileridir. Nefislerde bunlarm degerli i§leri vardir. 
Bu kisiler bunlarla tanilir. Fas ulkesinde bunlardan bir ki§i 
vardi ismi de Ebu Abdullah Eldekkak idi. Bu zat: Kimsenin gi- 
yabmda konu§madim, huzurumda kimse hakkmda bir kimseye 
bir §ey sbyletmedim, derdi. 



238 — — Futuhat-i Mekkiye 

Endiiliiste bunlardan bir topluluga rastladim, bunlarm izle- 
ri tuhaf hal ve manalari da bana yabanci idi. Benim §eyhle- 
rimden bir kaci da nunlardandi. Bu yoldan olanlardan be§i 
kudret ve kuvvet bakimindan yukardaki zikri ge^enlerin en 
§iddetlileridir. Diger iicu biraz daha yumu§ak olanlardir. Fakat 
o be§ ki§inin sifatmi ta§miazlar, bunlarm makami peygamber- 
lerden bir basamak a§agidir. Hak Teala kitabinda bunlar hak- 
kmda 



^t£^j£ 



"Fe kula lehu kavlen leyyinen." 

ve yine 



^i3^>ixu>cC> 



"Fe bima rahmetin minallahi linte lehum." 

buyururlar. Bunlar kuvvetli ve sert olmalarma ragmen bazi 
yerde yumu§ak davramrlar fakat azim ve kesinlikle karar ver- 
dikleri bir §eyde bu be§in kuvveti sekiz ki§inin kuvvetine e§it 
olur. Belki de biraz artar bile. I§te bizler bunlarla bulu§tuk ve 
onlardan faydalanmi§tik. 

Allah'm Rizasi iizerlerine olsun bunlardan 15 ki§i vardir ki 
ilahi atifet ve rahmet ki§ileridir. Bunlar hakkmda Hak Teala 
Rih suretinde bu ayetle bahseder. Bunlarm, Allah'm mumin ve 
kafir kullarma §efkat ve merhametleri vardir. Bunlar kullara 
comert bir yaratik nazariyle bakarlar. Yoksa hukiim ve adalet 
goziyle bakmazlar. Bu ki§iler rahmette Hak Teala ile kesinlikle 
beraberdirler. Hak Teala. 



&^ 



>tjr^->~> 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 239 

"Ve rahmeti ve sia't kulle sey'in." 

der. I§te bunlardan bir topluluga rastladim, onlarla yurudiim. 
Sonra daha ewel size anlattigim be§ ki§iye dondiim, bunlarla 
onlan bir araya getirdim, kendi aralannda bir anla§ma (akit) 
yapildi Bu iki ziimreden kullari idare edecek velayetini yapa- 
cak kimse cikmaz bunlarm hal ve tabiatlari boyledir. Oylece bi- 
lin. 

Allah'm Rizasi iizerlerine olsun bunlardan 4 ki§i vardir ki 
her zaman icin bu miktardadir. Ne artar ve ne de eksilir. Hak 
Teala kitabmda bunlar hakkmda 



a * -' 



"Allahullezi halaka seb'a semavatin ve minelardi mis- 
lehunne yetenezzelulemrii beynehiinne." 

ve yine 



^t^o^^^iaii B:a 



"Tebarekel melikiillezi halaka seb'a semavatin tiba- 
kan." 

burada rahmanda bir (Tefaviit) yani artan eksilen bir §ey gore- 
mezsin. I§te bu dort ki§i heybetli ve celal sahibi ki§ilerdir. Bun- 
lar bahsi kitabimizm ba§inda gecen Evlada yardim edenlerdir, 
bunlarm hali ruhanidir. Kalpleri semavidir. Yerde bilinmezler, 
gokte ise birinci gok semasmda bunlardan bir ki§i bilinir. Hak 
Teala bunlari digerlerinden ayirip istisna etmi§tir. Hak Teala 
bunlar hakkmda 



240 Futuhat-i Mekkiye 

"Ve niifiha fissuri fesai'ka men fissemavati ve men fi- 
lardi ilia men §aallahu." 

buyurmu§lardir. Bunlardan ikincisi, sonsuz ttikenmeyen Ilmin 
sahibidir. Makami azizdir. Her §eyi toplu ve tafsilatiyle bilir. 
Bunlardan iicunciisu, Icadta faal himmet sahibidir. Bunda bir 
§ey bulunmaz. Dordunciisii ise, bunda e§ya bulunur. Fakat bu 
e§yada onun iradesi yoktur. Semavi alemi kendi mertebeleri ve 
derecelerine gore bagda§tmr ve tatbik eder. Bu bagda§tirdigi 
bir alemi Muhammed Aleyhisselatii vesselamm kalbine, digeri- 
ni §uayb Aleyhisselama, iicuncusii Salih aleyhisselama, dor- 
dunciiyii de Hud aleyhisselamm kalbine bagda§tinr. 

Yukan kattan bu dort ki§iden birine Azrail bakar ve nezaret 
eder. Digerine Cibril, digerine de Mikail, bir digerine de Israfil 
bakar. Bunlardan biri gbrmeden kor olarak Allah'ma ibadet ed- 
er. Ikincisi Ar§a nisbetle Allah'ma ibadet eder. Ugiinciisu, Sema 
nisbetiyle Allah'ma ibadet eder, dordiincusii de arzimiz nisbe- 
tiyle Allah'ma ibadette bulunur. I§te anlattigimiz bu dort ki§i 
de blitiin kainatm ibadeti toplanmis. olur. Bunlarm hal ve du- 
rumlari degi§ik oldugu kadar acayiptir. Hie bir yerde gormedi- 
gim bu zatlari §amda buldum. Anladim ki, yukarda zikri gegen 
ki§iler bunlardir. Ben bunlari §am'a gidip gbrmedim, bunlar 
Endiiliis'te iken benimle bulu§tuklari halde bunlarm bu ma- 
kam sahipleri olduklarmi bilmiyordum. Onlar sair kullar gibi 
yanimda bulunuyorlardi. Hak Teala bunlarm kimliklerini bana 
ogrettiginden ona binlerce defa hamdii senalar olsun. 

* 

Allah'in Rizasi iizerlerine olsun yine bunlardan 24 nefis var- 
dir ki bunlara Fetih ki§ileri derler. Ne artar ve nede eksilirler. 
Bunlar Allah kullarmm kalplerini agarak, icini bilgi ve ilahi 
gizliliklerle doldurur. Bunlarm sayilari giiniin saatma uyar. 
Bunlardan her birinin, gece ve giindiiz kendi saat vakti icinde 
gorevleri vardir. Bunlar yerde dagmiktirlar, bir araya gelmez- 
ler, bunlardan her ki§i saatmi ve yerini bilir. Yerinden ayril- 
maz, bunlardan Yemende iki ki§i, Dogu iilkelerinde 4 ki§i Bati 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 241 

tilkelerinde 6 ki§i geri kalanlarda degi§ik yonlerde bulunurlar. 
Hak Teala bunlar hakkmda 

"Ma yeftahillahii linnasi min rahmetin fela mumsike 
leha" 

Bu aye tin kismi da bundan evvel zikrettigimiz 4 ki§i hakkmda- 
dir. Hak Teala onlara temasla 

"Ve ma yiimsik fela miirsile lehu min ba'dihi ve huve- 
la'zizulhakimu." 

buyurmu§lardir. 

Allah'm Rizasi iizerlerine olsun yine bunlardan 7 nefis var- 
dir ki bunlara: 

"Ricaliilu'li." 

yukari Ilahi ki§iler denir. Bunlar ne eksilir ve ne de artar. Bun- 
lar yliksek basamaklann ki§ileridir. Her nefiste bunlarm yiik- 
seli§ basamaklari vardir. Bunlar nefislerin en yiiksek alemidir. 
Allah'm kitabmda bunlar hakkmdaki ayet: 

ARAPQA 

"Ve entumiila'levne vallahu meakum." 

Manasi, siz yiiksektesiniz, Allah sizinledir . 

Bunlarm sayisma bakan bazi tarikat ki§ileri onlari abdal 
olarak tahayyiil ederler Keza Recebciler de bunlan Ebdal ola- 



242 — Futuhat-i Mekkiye 

rak'kabullenirler. Qunku kendilerinin sayisi 40, ebdalinde 40 
oldugu yoniinden bu §ekilde du§unmelerine yol acmi§tir. Bu 
anlayi§m yegane sebebi buhlar hakkmda hie bir aciklama ya- 
pilmami§ olmasidir. 

Bu 7 ki§i ise, Uruc ehlidir. Biraz evvel ne olduklarim soyle- 
mi§tik. Ki§iligin nefsinde Hak Teala'nm ilminden almak icin ve 
onu tanimak, icin bir Mirac yam yiikselme ve tirmanma vardir. 
I§te bunlar ozellikle yiikselen nefislerle alimr. 

Hak Teala'mn bazi ki§ileri vardir ki onlarla inen Rahmani 
nefisler, diinyadaki insanlarm ve nefislerin hay at ve gidasim 
teskil eder. 

Allah'in rizasi iizerlerine olsun. Bunlardan 21 ki§i vardir ki 
bunlara: 



3^j£ 



"Et tahtel esfelu." 

en alt tabaka adi verilir. Bunlar hakkmdaki ayette: 



^^)^$L£\i&i 



■u>— * 



"Siimme redadnahu esfele safiline." 

Bu ayetten murad, tabiat alemidir, ondan daha a§agi bir alem 
yoktur. Bu Alemi buraya hayat bulsun ve ya§asm diye geri ce- 
virmi§tir. Bu ki§iler Hak Teala'dan aldiklari nefis ile, kendile- 
rinden cikan nefsi bilmeyen ki§ilerdir. Bunlar ne artar ve ne de 
eksilir. Qiinkii aslmda tabi, hulk bliidtir. Hak Teala bu rahmani 
nefis ile kainatta bu ya§anti devam etsin diye hayati geri cevir- 
mi§tir. 

Bundan maksat, kullarm Allah'a ibadetleridir. Bu ibadet an- 
cak canhhkla, ve Hiikmi olarakta olii bulunmakla olur ki boy- 
lece, oliimle hayati birle§tirmi§ olur. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 243 

Hak Teala bu ydnden: 



"Evela yezkurulinsanu enna halaknahu min kablii ve 
lemyekii §ey f en." 

Boylece sen bir §ey degilsin. Burada dedik ki: Sen yagryorsun, 
fakat hiikmen bir oliisun, bununla sana hie bir §ey olmadigim 
anlatmak istiyor. 

I§te bu ki§iler, Allah'm geri cevirdigi bu nefislerden bir §ey 
bilmezler. Yalniz vazifelerini yaparlar. Fakat devamh olarak 
Hak Teala'nm kar§ismda buldular. 

Allah'm Rizasi tizerlerine olsun. Bunlardan iic ki§i vardir ki: 
Bunlara Ilahi ve Kevni yardim ki§ileri derler. Her zaman icin 
ne artar ve ne de eksilirler. Bunlar Hak Teala'dan aldiklarim, 
ibadmin yardimma §iddet ve hiddetle degil, merhamet, §efkat 
ve yumu§aklikla gbtiiren ki§ilerdir. 

Bunlar kadinh, erkeklidir. Hak Teala tarafmdan insanlarm 
ihtiyacmi gidermek icin gorevlidirler. 

Bunlardan birisine Endtiltisteki I§bilya kentinde rastlami§- 
tim. Bu gbrduklerimin en buyiigu idi. Ismide Musa bin Umran 
idi. Zamamnm efendisi ve sozii gecen buyugii idi. 

Resuliillah (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimizden alman 
bir habere gore: Beni kim ki bir defa kabul etse, kimseye bir 
§ey soylemeden ben de ona cennette kar§ihgmi veririm, veya 
§u manaya da gelir; beni bir defa open, kimseye bir §ey soyle- 
meden, cennette benden kar§ihgmi ahr. 

Hak Teala bunu hazreti Osman bin Affan hazretlerine nasip 
etmi§ ve bunun, tizerinde kendisi cah§mi§tir. 

Bir gun, bir deveyle bir yere giderken, degnegi elinden diis- 
nrii§, kimseye degneginin kendisine verilmesi icin isaret etme- 
mi§tir. Devesini coktiirerek degnegini yerden almiiftir, iste bu 
gibilerin sifati budur. 



244 Futuhat-i Mekkiye 

Hareketlerinde dikkat, amellerinde yumu§akhk ve giizellik 
gdriiliir. Gayeleri halktan kendilerinin yardim gordiigunii an- 
latmak isterler. Bu iig kisiden ba§ka, halk seviyesine inen ve 
onlarla bu §ekilde geginen gbrmedim ve rastlamadim. 

Bu ixq ki§iden birinin fethi devamlidir. Kesilmez ve makam- 
larda da degi§mez. O Allah ile durmaktadir. Allah'm hulku on- 
da bulunur. Bu hulk ise; 

t i 



>J^®'Mim 



"Allahii la ilahe ilia hiivelhayyiil kayyumii." 

dir. 

Ikincisi ise, Melekutun sahibidir. Kainatta yer ve mekan ne 
varsa ondadir. Melaikelerle oturur. Halleri ve makamlan ken- 
dinde degi§ir Alemde her §ekil ve surette zuhur eder. Arzularsa 
6d agaci veya gunliik gibi kokar. 

Uguncusii ise, kendisine Miilk Alemi verilmis.tir. Insanlarla 
oturur ve yumus.ak tabiatlidir. Makamlan degi§iktir. Bu insan- 
lara yani hayvani nefislere yardim eder.. 

* 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun. Bunlardan uc ki§i vardir ki 
Ebdal olmadiklan halde bazi ahvalde Ebdale benzerler. Bunlar 
Ilahi ve rahmani ki§ilerdir. Her zaman i$in ne artar ve ne de 
eksilirler. 

Bunlar hakkindaki Ayette 

"Vema kane salatiihum i'ndelbeyti ilia mukaen ve 
tasdyeten." 

Manasi; Kabe evindeki namazlari, bir lshk ve mirilti gibidir. 
Onlar Ilahi vahiy kisileridir. Ilahi bir titreyi§ sesinden ba§ka 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 245 

hie bir §ey duymazlar. I§te bu ki§ilerin makami budur. Acaba 
Hak Teala bunlara kendi nefislerince mi bir anlayi§ vermi§tir. 
Veya Hak Teala'nm vahyi onlara bir rnadeni ses olan cmgirak 
gibimi gelir, bunu anlayamadim ve bilemedim. 

Allah'm rizasi iizerine olsun bunlardan bir ki§i vardir ki, Ki- 
§iligi belki de kadmdir. Bunun isbati ve sifati ayettedir: 



>ilH~* 




"Hiivelkahiru fevka i'badihi." 

Allah'tan baska her §eye elini uzatabilir. Biiyuk dava sahibidir. 
Kahraman ve merttir. Her §eyin dogrusun soyle, Adaletle hii- 
kiim verir. I§te bu, §eyhimiz olan ve Bagdatta bulunan §eyh 
Abdtilkadir Elciliydir. Biiylik bir §6hret ve hakkaniyet sahibi 
oldugunu soylerler. Fakat ben onunla bulu§madim. Kar§ila§- 
madim. Zamamzin sahibini bu makamda gordiim. Fakat Ab- 
diilkadirin bu kisMen daha ileri oldugu kesindir. Ondan sonra 
bu makama kimin ciktigmi bilmiyorum. 

* 

Allah'm rizasi iizerine olsun. Bir ki§i vardir ki, zamamnda 
ve makaminda Hazreti Isaya benzer. Sanki ruhla insanlik ara- 
smda yaradilmis, bir ki§idir. Be§erden bir babasi oldugunu bil- 
mez. Saba Melikesi Belkisin cin ve insan arasmda dogdugu gi- 
bi. O da kendini ona benzetir. Bu ki§i iki degi§ik cinsten olmu§- 
tur, Bu berzah kisjsidir. Hak Teala berzah alemini bununla ko- 
rur ve bunu oradan eksik etmez ki, dogumunun bir yonu bura- 
dandir. Ikinci dogu§ §eklide, anlattigimizm aksi olarak anasi- 
mn suy andan olmu§ olmasidir. 

Buna, Tabiat Alimleri ana suyundan kendiliginden bir cocuk 
olmaz derler. Halbuki Hak Teala her§eye kadirdir. 



246 — Fiituhat-i Mekkiye 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun. Bunlardan iki ki§i vardir ki 
bunlar Allah Zengini Ki§iler, derler. Her zaman icin nefis ale- 
mindedirler. Hak Teala'nm: 



^^L>t£fcS 



"Vallahu ganiyyun a'nilalemine." 

Hak Teala zenginlik makamim bunlarla korur. Bunlardan biri- 
nin digerine nisbetle ustunlugti vardir. Bunlardan biri kendi 
nefsine, digeri Hak Teala'ya izafe edilir. Resuliillah (sallallahii 
aleyhi ve sellem) Efendimiz bunlar hakkmda §u sozleri soyle- 
mi§tir: 



^&^/Jj&^s4 



J L^ 



"Leyseli'na min kesretilardi lakinneli'nannefsi." 

manasr. Zenginlik mal coklugu olmayip, nefis zenginligidir. Bu- 
yurmu§lardir. l§te bu iki makama bu iki ki§i bakar. Bu alemde 
nefis zenginleri varsada, bunlarm zenginlikleri bir halttan ba§- 
ka bir §ey olmayip anla§ilmaz, manasiz bir zenginliktir. 

Vakit ve zamana iki ki§i yardim eder. Bunlarm sonu ba§lan- 
gicmda, ba§langicida sonunda tiikenmi§ olur. Bunlardan birisi 
§ehadet aleminin yardimma ko§ar. Goru§ (§ehadet) aleminde 
her zengin bu adamdan kismetini alir. Digeri ise, Melekut Ale- 
mine yardim eder. Goriinmeyen bu melekut Aleminin her zen- 
gini bundan kismetini alir ve zengin olur. Bu iki kiside zengin- 
lik yardimmi, Hakla tahakkuk etmis, Allah'm zengin ettigi ulvi 
Ruhtan zenginliklerini ahrlar. 

Bir sonuncuyu da ilave edecek olursak burada Allah'm zen- 
gin ki§ilerinin iice ciktigi goriiliir. 

Fakat bunlara insanhk yoniinden bakarsak, bunlar anlatti- 
gimiz gibi ikidir. Bunlar kadmda olabilir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 247 

Allah'm rizasi iizerine olsun. Bunlardan bir ki§i vardir ki, 
her nefiste gezdigi gbriilur. Kendi ilmile rabbinin bilgileri ara- 
smda bir fark ve anla§amamazlik yoktur. Ve yine kendi ilmile 
Rabbinin Zatiyeti arasmda bir anla§amamazhk yoktur. Bunu, 
bu iki duraktan birinde gordugiin gibi ba§ka bir durakta da go- 
rebilirsin. Ki§iler icinde bundan daha acayibini goremezsin. 

Hak Tealayi bilme tamma ve bilmek bakirnmdan, bundan 
daha iyibilen, Allah'tan cekinip korkan, bir makam sahibi bu- 
lamazsm. 

Bu ybnii inceledim, buldum ve gordum. Hak Teala'mn bu ki- 
§iye temas ettigi Ayeti bana gbsterdi. 

"Leyse kemislihi §ey'\in ve huvessemiu'lbasiru." 

Ve yine Hak Teala'mn: 

"Siimme redadnalekiimulkerrete a'leyhim." 

kendisi bu ayetleri bana okudu. Allah korkusundan hala yanla- 
ri titrer durur. Iste biz bu kisiyi boyle gbrdiik. Allah dogruyu 
soyler. Hidayete eristirir. 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun. Bunlardan 10 kisi vardir ki 
bunlara 



^©teM^L^LV 



w> 



"Ricalii a'yneltahkim vezzevaid." 

Nefislerine korku yerle§mi§ kisilerdir. Bunlar her zman icin ne 
artar ve nede eksilir. 



248 Futuhat-i Mekkiye 

Bunlarm makam ve bdevi: Ozel arzular icin tatli ve miinasip 
bir dil ile dua etmektir. Bunlarm halinde iman fazlalagi gbrii- 
liir. Gayb ile hakikate varmakla kalplerine iman fazlaca dol- 
mus, olur. Bunlar hakkmdaki Ayeti celile: 



^^j^S; 



"Ve kul Rabbi zid ni i'lmen." 

diye yalvarirlar, imanlarmi biraz daha artmasi icin Hak Te- 
ala'dan mujde beklerler Hak Teala da onlara: 

"Ve iza seeleke i'badi a'nni karibiin ucibii da'vetedda- 
A i iza deani." 

Manasi: Beni kullarim senden soracak olurlarsa, onlara yakm 
oldugumu, davetlerine gelecegimi, soyle. Boyle bilmelerini ar- 
zulamaktadir. 

Allah'm rozasi iizerine olsun. Yine bunlardan 12 ki§i vardir 
ki bunlara Elbiidela derler yani degi§tiriciler manasma gelir. 
Fakat bunlar daha once anlattigimiz ebdal degildirler. Bunla- 
rm sayilan ne artar ve ne de eksilir. Bu adi aldiklarmm sebebi, 
bunlardan birisi, digerlerinin yoklugunda arkadas,larma veka- 
let etmesindendir. Ve onlarm yapacagmi tek basma yapmasi- 
dir. 

Bunlardan birinin goru§ti ve gozti, tumiinun gbzii ve gortisu 
gibidir. Bunlarm adlarmdaki vasiflar Ebdale benzer. Sayilanda 
Niikabaya benzer. 

Allah'm nzasi lizerlerine olsun. Bunlardan 5 ki§i vardirki 
bunlara, Arzulayan kisjler denir. Kendileri devamh §iiphe ve 
goniil sikmtisi icinde olurlar. Gordukleri §eyde arzulanmn §id- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 249 

deti onlara darlik ve sikmti verir. Bunlar Allah yolunun 
padi§ahlaridir. Be§ vakit Namazm ki§ileridir. Bunlardan her 
biri farz olan bir namaz vaktinin uzmam ve oztinii bilen 
kifilerdir. 

Resuliillah Efendimiz bunlar icin: 






*TJ 



"Vecea'lethukurrete a'ynehu fissalati bihim." 

Hak Teala bunlarla Alemin varligmi muhafaza eder. Hak Teala 
bunlar hakkmda: 

"Hafizu alassalevati vessalatilvusta." 

Manasi: Biitiin namazlarla orta namazim yapm ve 
muhafaza edin buyurur. Bunlar gece giindiiz namazlarim 
birakmaz ve birbirinden ayrilmazlar. I§te bunlardan biri de 
Salih Elberberiydir. Bu ki§i ile uzun zaman tam§tik, konu§tuk, 
oliinceye kadar ondan faydalanmi§tim. Ve yine bunlardan biri 
de Ebu Abdullah Elmehdeviydir. Bu zati Fasta gormu§tum, 

Bu taifeden bazi ke§if ehli ki§iler her vakit. Namazmm can- 
lanip cesedlendigini zan ederlerdi. Hakikatte boyle degildir. 
Bunlar goriinmez ve boyle bir §ey olamaz. 

* 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun bunlardan 6 nefis vardirki ne 
artar ve nede eksilir. Bunlardan biri de Harur Re§id Sebti'nin 
ogludur. 599 hicri senesinde Mekkede tavaf sirasmda bu zati 
gormu§tum. Kendisine soru sordum, Cevap verdi. Bu ki§inin 
tavaf esnasmda ruhunun cesedlendigini his ettim. Bu cesed- 
lenme keyfiyeti Cibril Aleyhisselam ybniinden bir gol adami 
kiyafetinde bana goriinmu§tu. 



250 Futuhat-i Mekkiye 

Onceden bunun nedenini gozememi§tim. Fakat sonradan 
Hak Tealamn alti giinde yarattigi bu alemin alti ki§isi ol- 
dugunu ahlak ve adetlerinden anlamis, ve 6grenmi§ oldum. 

Bunlarm hulk ve adeti, sifat ve halleri yoniinden Hak Teala 
Hazretleri. 

"Velekad halaknassemavati vel arda vema beynehiima 
fi siteti eyyamin ve ma messenna min lugubii." 

buyururlar. 

Insamn varhgmda bulunan alti yone bunlarm etkisi vardir. 
Bunlardan biri Rum diyyarmda k Erzin de oldugunu haber 
verdiler. (Burada bu velinin rum diyari dedigi yer Anadolu Er- 
zin dedigi yerde Erzincan olabilir. 

Bu zat aglamamn esiri idi. Onunla bulu§tuk ve tam§tik. Her 
vakit icin bana selam verirdi, ve sik sik beni gorurdii. Ken- 
disile §am'da, Sivas'ta, Malatya'da Kayseri'de bulu§tuk. Bana 
uzun bir vakit hizmet etmi§tir. Gercek sidik sahibi bir an- 
neside vardi. Onunla yine Harranda, anasma hizmet ederken 
kar§ilami§tik. Biitiin hayatimda anasma gercekten boyle 
sadakatle hizmet eden seven ve baglanan bir kimseye rast- 
lamadim. Kendisi mal miilk sahibi idi. §imdi seneler oluyor ki 
onu gormedim. §am'da kaybettim. Sag mi veya ya§iyor mu bil- 
miyorum. Allah'm Selami ona olsun. 

Hak Teala diinya idaresi icin ne vermi§ ve ne emretmi§ ise, 
sayilarma bunlarm her birine muhafazasi icin bir ki§iyi 
memur etmistir. Hak Teala emirlerini bunlarla muhafaza eder. 

Biitiin evliy alarm tumunii bilen btiyiik bir zat vardir ki, bu 
ulu ki§inin adi da; Imam Muhammed Bin Ali Eltermizi el- 
hakimdir. Bu zat marifet ve hikmet sahibi bir ki§i idi. §6hreti 
etrafi kaplami§tir. Ttim zorlu davalara egilen ve bir sonuca 
baglayan bu zat idi. 



Muhyiddin«i Ibn-i Arabi 251 

§imdilik bunlar hakkmda bu kadar soyledim, Allah dogruyu 
soyler, hidayete erdirir. 

Allah'm rizasi iizerine olsun bunlardan bir ki§i vardirki; 
bunun da bir kadm olmasi ihtimali vardir. Bu ki§inin biitun 
aleme dagilmis, cariye ve koleleri vardir. Makami ve §ahsiyeti 
ise acayiptir. Bu §ahis bazi tarikat sahibi ki§ilere kendini gos- 
terir ve girer. Kendini zemanin kutbu olmadigi halde kutbu 
gosterir. 

Allah'm rizasi iizerine olsun bunlardan bir ki§i vardirki, 
kendisine makammda (sakit elrefref bin sakit elar§) ismi ver- 
ilir. Manasi Refrefden dii§en Ar§tan dii§enin oglu) anlamma 
gelir. Bu zati konyada gordiim Bu zat hakkmda ayette (vennec- 
mu iza Heva) dir. Kendi hali kendisine tecaviiz etmez. Kendi 
nefsile daima me§guldiir. Rabbi Hakkmdaki dii§uncesi biiyiik- 
tiir. Hali azametlidir. G6riinu§u tesirlidir. Hal esnasmda onu 
gorenler onu kiiskiin bulurlar. Ben onu algak gonullii kendi 
nefsine kirgm ve kiiskiin buldum. Yiiksek meziyetlerine hay- 
ran oldum. Bilegisi, dili, 90k kuvvetli olup son derece haya 
sahibi oldugunu gordiim. 




Muhyiddin-i Ibn~i Arabi 253 



RAHIM VE RAHMAN OLAN ALLAH ADILE 
MELAMILER 

Melamiler, bunlara Melametciler de denir. Bu ad dahi liigat 
yoniinden bunlar icin zayif bir kelime olmus, olur. 

Bu gibi kisHer Allah yolunun efendileri ve onderleridir. Bii- 
tiin alemin tek efendisi bunlarm arasindadir. I§te o biiyiik 
efendide Resuliillah Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) 
efendimizdir. 

Bunar Hak Teala'nm emir ve nehiylerini bu alemde yerle§- 
tirdiler. Kuwetlendirdiler. Sebeplerini yerinde acikladilar. Ya- 
ramayanlarm da nedenlerini anlattilar. Diinya evine yaraya- 
cak hacetleri diinyaya biraktilar. Ahiret giiniinun hacetlerini 
de Ahirete biraktilar. E§yaya Allah'm baktigi nazarla baktilar. 
Gercekleri birbirine kari§tirmadilar. 

I§te butiin bu sebeplerin kalkmasi, bazi ki§ilerin cikip aksi 
cephe almasi hak ve hukuku yerinden kaldirip ba§ka bir yere 
koymalari, bunu getireni ve yerlestireni kottilemeleri kadrini 
bilmemeleri, aldiklari emanete hiyanet eden §irke ve Allahi in- 
kara kadar vardigmi goren melametciler, sebepleri tesbit ettik- 
leri halde bunlara itimad edemediler. Melametcilerin sadik ta- 
lebeleri erkekliklerinde degis,ik haller gosteriyor, digerlerinin 
talebeleri ise Nefsi Ahmakhk icinde calkalamp duruyorlardi. 
Melamilerin kadirleri bilinmez. Ancak onlari seven onlarla hu- 
susiyyeti olan efendiler bu makam ehlini bilirler. 

Bunlarm sayilari bilinmez. Bunlar artarlar fakat eksilmez- 
ler. Bunlardan Allah'm fukarasi gelirki bunlar maddeten fakir 
hie bir §eyleri olmadigi halde, Hak Teala yoniinden fakir degil- 
dirler. Gercek ise Allah'tan baskasma muhtac olmayi red eder. 

Hakikatte insanlarm Hak Teala'ya nisbetleri yoniinden du- 
rumu fakirliktir. Bu fakirligin de Allah'tan degil kendilerinden 



254 — Futiihat-i Mekkiye 

olmasidir. Hak, Teala fakirin nesine muhtac olur? Biliyoruzki, 
Hak Teala kendisine iftikar edilecegi bir §ekilde zuhur etmi§- 
tir. Insanlardan alacagi bir §eyi yoktur. Hak Teala insanlari, 
kendilerine verdigi e§ya ile gizlemi§tir. Bu efendiler ise, e§yala- 
ra, kendilerine tecelli eden Hak mazharile bakarlar. Iginden id- 
rak ederek, batmi ve zahiri ne ihtiyag his ederse o vakit insan 
gormek ve i§itmek ihtiyacim ve fukaraligim his eder kahindeki 
hadisde; Hak Teala unu §6ylece haber vermi§tir; 

"Innallahe semiala'bd ve basarehu ve yedehu." 

Burada bu fakir ancak Allah kar§ismda onu isitmek ve gormek 
fukaraligim his etmi§tir. Onun i§itmesi ve gbrmesi hakkm 
mazhariyyetinden ba§ka bir §ey degildir. 

Butiin e§yalarda da boyledir. Allah'in mevcudattaki sirayeti 
ne gtizeldir, ne inceliktir. Kendi kavli: 

"Senurihim ayatina filafaki ve fi enfusihim." 

Buradaki Ayet dedigi, delil ve isbatlardir. Bu hakkm mazhari- 
yeti ve gorunu§iidur, i§te fakirlerin hali boyledir. 

Fakir kimse, her §eye ihtiyaci olmakla, nefsine muhtac olan 
kimse olup kendisine muhtac. olunmayan kimsedir. Bu hal ve 
sifat, en yiiksek sifat ve mertebedir. 

Ebu Yezid Elbistami, derki; Allahim, Rabbim sana nasil yak- 
la§ayim? sana kar§i Bende Zillet ve fakirlikten baska bir §ey 
yoktur, diye sizlamrdi. Hak Teala. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 255 

"Ve ma halaktul cinne velinse ilia liyag'biidune." 

Ben Cinleri ve insanlari bana ibadet etmeleri icin yarattim, bu- 
yururlar. Bundan da gikan mana ise; Bana Tezelltil ve ihtiyac 
his etsinler, beni tamsmlar, anlami gikmaktadir. 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun. Bunlardan bir kismi Sofller- 
dir. Bunlarm sayilan belli degildir. Hem, artar ve eksilir. Bun- 
lar comert ve iyi ahlak sahibi kimselerdir. 

Ahlakmda ytikselme varsa tasavvufunda da yiikselme clur, 
derler. Bunlarm makami bir kalpte toplanmaktir Bunlar Erap- 
gada Ye harfile sonuclanan iig kelimeyi kullanmazlar. Bunlar 
(Liy ve (tndiy) ve (metaiy) Bunlardan hie, birisini kendilerine 
misafir edemezler. Bu iig kelime §u anlami ta§ir. Liy benim- 
lndiy, yammda-Metaiy Malim. Bunlarm Allah'm varligmdan 
baska, hie. bir §eyleri yoktur. 

Bunlar zaruret halinde dinin sihhati ugrunda cali§irlar. 
Bunlardan bir kismi Feylesof olarak goriilur. Ayrica bunlardan 
adetleri hilafma gortilmedik §eyler gbruliir. Mesela bunlar bi- 
zim tabii yuruyu§umuz gibi, su iizerinde ve havada yurtirler. 

Bu hareketleri bilhassa Melamiler ve Fukaralar huzurunda 
yaparlar. Qiinkii onlar bunlarm yiiriidukleri yerde, yurtiyemez. 
Bir adim dahi atamazlar. Binalarda oturamazlar. Bir toplanti- 
da bulunamazlar. Hak Teala'nm bir i§ icin kulunu nereden ala- 
cagmi bilmezler, ve duymazlar. 

Tibki peygamberlerin Allah'a itaati, onun huzurunda bulun- 
duklari gibi, kendilerinin emniyeti iktizasi olarak bunlarda on- 
lar gibi bazi fiil ve hareketlerde bulunurlar. 

Hak Teala'nm biitiin kullarma iyilik veya kotiiliik verecegi- 
ne inanmazlar. Qiinku diinyamn bir bela evi oldugunu bilirler. 
Her insan bundan dolayi kendi niyyeti ve makam derecesine 
gore ve amelinin sonuciyle dtinyada yerini alir ve ha§irde de 
yerini bulur. 



256 Futuhat-i Mekkiye 

Hak Teala kendi peygamber ve elcilerinin ve salih ki§ilerin 
insan topluluklari tarafmdan oldiirulduklerini bize bildirmek- 
tedir. Bunlan Hak Teala bu belali diinyanm kottiriiklerinden 
korunmali. t§te sofiler bu yuksek ahlak ve sifat sahibi ki§iler- 
dir. Bunlar hie bir kimsenin bir Allah'm kulunu bir §eye ve si-- 
fata razi edemiyecegini bilirler. Biri kabul etse digeri kabullen- 
mez. 

Bu sebeple bunlar kendilerine Allah'i, Melaikeleri, Evliyala- 
n ve Allah'a bagli salih ki§ileri dost olarak sectiklerinden, ah- 
lak ve tabiatlan da onlara benzer. 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun. Bunlardan bazi Allah'm ku- 
lu varki bunlara ozellikle Feraiz Ehli derler. Hak Teala bunlan 
Medih yonunden 

"Ve kanu lena abidine." 

bize ibadet ediyorlardi. Buyuruyor 

Bunlar ancak farzlan yaparlar. Bu gibiler kendilerini, dagda 
ormanda sahillerde, collerde vadi ve sahralarda kendilerini ve 
yollarim kaybeden seyyah dedigimiz kimselerdir. 

Bunlardan evinde ve Cemaatlarla farzlarmi yapanlar ve 
kendi nefsile gah§anlar vardir. Bunlardan ayri olarak bu say- 
diklarimizi birakanlar vardirki, bunlar zahir ve batm salih ki- 
ller olup, yalandan, hasetten, hirstan, kbtiiluklerden ve ser- 
lerden Hak Teala'ca korunmu§lardir. Bu ki§iler kotti s,eyleri iyi 
s.eylerle degi§tirmi§lerdir. Bunlar yalniz sevabi olan §eyleri go- 
riirler. Kryamet gunlinun deh§etini cennet ve ate§ onlarca go- 
riiniir. Goz ya§lari akitirlar. Yanlari ve dizleri ciimle organlan 
dua etmekten, aci icindedir. Rablerine korku ve istekle diia 
edip yalvanrlar. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 257 

Cahiller bunlara bir §ey soracak olursak yalmz Selam verir- 
ler. Kotii s6z duysalar, dahi iyi hisle ve duyguyla giderler. Ken- 
dileri daimi halde Rablarma secde ve kiyamda bulunurlar, igle- 
rini orugla baglar ve diigiimlerler, kurtulu§ yolunda yari§ eder- 
ler, israftan kacimrlar giinahtan kagarlar. 

I§te bunlardan biriside Bagdattan Endiiluse kacip, Kurtuba- 
da oturan ve sonrada orada vefat ederek Abbas Kapismda go- 
miilen Abbasi halifelerinden Ebu Veheb Elfadil ismindeki zat 
idi. Bu halifenin faziletlerini Ebul Kasim Halef ismindeki §ey- 
himiz anlamis, ve anlatmi§ti. Ve halifenin agzmdan dinledigi §u 
§iiri de soylemi§ti : 

Saraylanm kubbelerim vardi, biraktim kagtim, 
Saklanmanin artik faydasma vardir. 
Meskenim yerdir semadir tavamm, 
Bulutlarla cevrilsem ne ziyani vardir. 
Girersen bir gun evime benim. 
Imanli bir ki§i gorecegin vardir. 
Gir dostum kilidim yoktur benim. 
Igerde bekleyen bir fakir vardir. 

Allah Rahmet eylesin. Dayim Ebu Muslim Elhulaniy bu ta- 
ifenin biiyuklerindendi, Geceyi ayakta gegirirdi. §ayet uyku ve 
yorgunluk iistune cbkerse yanmda daimi sakladigi degnekle 
ayaklarmi doverdi. Ve bu dayagi binek hayvamndan fazla hak 
ettin derdi. 

Efendimizin Eshabi, Resuliillah efendimizden sonra bizleri 
gegeceklerinimi zan ediyorlar? 

§una yemin ederim ki kendilerinden sonra ki§i yetistirdikle- 
rini bilsinler diye onlari hiq bir §ekilde sikmadik. Bunlardan 
bir 50k ki§ilere ve Cemaatlara rastladigumzi kitabimizm bir 
gok yerinde i§aret etmis, bulunuyoruz. 



258 Futuhat-i Mekkiye 

Allah'm nzasi iizerlerine olsun. Bunlardan bazi ki§iler var- 
dir ki bunlara Zahitler denir. Bunlar diinyayi kudret yoniinden 
terk etmi§ kimselerdir. Dostlarimiz arasmda bunlar hakkmda 
degi§ik fikirler vardir. Mesela: Elinde, yanmda dtinya, diinya 
malmdan bir §eyi olmayan ki§i bunlari toplamaya ve istemeye 
kadirdir. Fakat yapmaz Qunku istekli degildir. Bu gibiler zii- 
hiit sahibi olurmu olmazmi? 

Dostlarimizdan bir kismi evet bu gibiler zahittir dediler. Bir 
kismi da hayir degildir dediler. Qunku bir §ey elde etseydi za- 
hit olmazdi dediler. 

Bunlardan en §ohret sahibi ki§i, Ibrahim bin Edhem'dir; ha- 
disi de me§hurdur. 

Benim bazi dayilarimda bunlardandi. Telmesani elde etmis. 
ve oramn padi§ahi olmu§tu. Adida Yahya bin Yagan idi. I§te 
onun zamamnda kimsesiz fakih ve fakir Allah'ma bagh Tu- 
nus'lu bir zat vardi ki, buna Ebu Abdullah Eltunisi denirdi. 
Kendisi Telmesan disrnda Ibad denilen bir yerde otururdu. Bu 
ki§i orada bir mescide iltica etmi§, hayatim orada tuketmi§ ; 
orada olmu§ ve oraya gomulmu§tu. Bunun kabri de bu giine 
kadar herkes9e ziyaret edilir ve bilinir. I§te bu Ulu ki§i bir giin 
Telmesan iginde ve ^ar^ismda yiiriirken Telmesan Padi§ahi 
olan dayima rastlami§ti. Kendisi gibi gayet kiymetli elbiseler 
giyinmi§ maiyetide vardi. Padi§ah bu §ahsi gbrtince kim oldu- 
gunu sormu§, bu zatm §eyh Abdullah Tunisi oldugunu kendisi- 
ne bildirmi§ler, bunun iizerine §eyhin bindigi atm yularmdan 
tutarak ona selam vermi§ oda padi§aha kar§ihgim vermi§ti. 

Padi§ahm iizerinde 90k kiymetli elbiseler vardi. Tunuslu 
§eyhe seslenerek: Ey §eyh bu giydigim elbiseyle bana Namaz 
Caiz olur mu? diye sormu§tu. 

Fakat §eyh bu soruya gulmu§tii. Padi§ah kendisine neden 
giiliiyorsun diye sorunca Nefsinin Cahilligine, Akhnm hafifligi- 
ne, Mahna, ve haline gtiliiyorum. Seni ancak bir le§in kanile 
karmni doyuran bir kopege benzettim, O kopek ki bu pislikle 
karnini doyurduktan sonra, kiiciik Aptestini edecegi vakit bir 
ayagim kaldirirki idran kendine bula§masm. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 259 

I§te sende haram dolu bir kaba benziyorsun. Halka yaptigm 
zulmiin giinahi boynunda iken, elbisenden dem cahyorsun. Di- 
ye padi§aha korkmadan cevap vermi^ti. Acaba sonuc ne oldu 
tabii merak ettiniz. O adamm kellesi mi gitti. Hayir! 

Padi§ah bu soz iizerine Aglayarak atmdan inmis, padi§ahh- 
gin m'akam ve yerini, mail ve servetini birakarak §eyhin hiz- 
metine girmi§ti. 

Uc gun §eyhin misafiri olduktan sonra, §eyhe bir ip getire- 
rek ona "Ey Padi§ah, misafirlik giiniin doldu. Kalk evvela ihti- 
yacimiz olan odunu tedarik et, buraya ta§i, demi§. Oda ko§arak 
odunlari basmda omzu iizerinde halkin gozleri oniinde ta§iya- 
rak odunculuga ba§lami§, bunlan satarak gecimini tedarik et- 
mi§ti. Halk da bu acikli manzara kar§ismda padi§ahlarmm bu 
haline acir ve aglarlardi. Odundan kazandigi paraile asgari ek- 
mek parasim ayirarak gerisini sadaka olarak dagitirdi. Boyle- 
likle kalan omriinii bu §ekilde gecirerek bliip gitti. §eyhinin 
tiirbesi dismda gbmuldu, kabri de bu giin dahi ziyaret edilir. 

§ayet §eyhe bir kimse gelip kendisinden bir diia istemis. oisa 
"gidin Yahya bin Yagandan iltimas talep edin" onun duasmdan 
faydalanm, ciinkii o bir padi§ah idi, Zahit oldu. §ayet ben de 
bu halimle onun gibi olsaydim beikide Zahit olmazdim derdi. 
Ctimleye Allah rahmet eylesin.. 

Zabitlik halk dilinde Allah'tan ba§ka diinya ve Ahiret'ten 
olan her §eyin terk edilmesi manasim ta§ir. 

Eba Yezid Bistami'ye ztihiit ve tekva hakkmda soruldugun- 
da: Zahitlik bir §ey degildir. Ve bence de kadrii kiymeti yoktur. 
Ben uc giin icin zahitoldum, birinci giinii diinya icin, ikinci gii- 
nii Ahiret ickt, iicuncii giinii Allah'tan gayri her §ey icin demi§- 
■tir. 

Bana ne istersin diye soruldu. Bende cevap olarak istemedi- 
gimi. istiyorum, cunkii istedigim Murad ve sende miiridsin, ya- 
ni ben istek sende isteklisin buyurmu§lardir. 

Allah'm Rizasi iizerlerine olsun! Bazi ki§iler vardirki bunla- 
ra Su ki§ileri denir. Bunlar oyle ki§ilerdirki, denizlerin ve ne- 



260 Futuhat-i Mekkiye 

hirlerin dibinde Allah'a ibadet ederler. Insanlar cogunlukla 
bunlan bilmez ve tammazlar. 

Bagdatli sidik ve akil sahibi bir zat olan Ebu bedir tema§iki 
bana zamanm kutbu ve imami olan Eba Suud bin §ibli'den 
naklen §unlan anlatti: "Bir gun Bagdatta dicle nehri kenarm- 
da oturuyordum, Hak Tealaya su altmda ibadet eden kimsele- 
rin olup olmadigi aklima gelmis, ve o an bunu du§unuyordum. 
Ben bu du§iincede iken, ontimde akan nehrin sulari calkalandi, 
ve yarildi ve bir ki§i cikarak bana selam verdi ve: Evet hak Te- 
alaya su altmda ibadet edenler yardir bunlardan biriside be- 
nim Ya Ebu Suud. Ben aslan Tikritliyim diye uzun boylu haya- 
tini anlattiktan sonra §u kadar gun sonra memleketimde bir 
olay olacaktir, bunun i£in orayi biraktim" dedi ve suda kaybo- 
lup gitti. 

Hakikaten on be§ giin sonra o su adaminm soyledigi tarihin 
hitammda Orada bir olaym ciktigini, su adaminm soyledikleri- 
ne tamamen uydugunu bana bildirmi§ti, demi§ti. 

Allah'm nzasi iizerlerine olsun. Yine bunlardan bazi ki§iler 
varki bunlar Elefrad yani yalniz olan ki§ilerdir. Bunlarm sayi- 
sim kimse bilmez. Bunlar §eriat dilile Allaha yakm olanlardir. 

Bunlardan biri Bagdatli §eyh Muhammed Elevani dir. Bu 
zat btiyuk Imam Abdiilkadir Elciliy'in dostlarmdandi. Abdiilka- 
dir bu Muhammed Elevani hakkmda, toplantiyi bozar ve hatir 
kirar, demi§ti. Bundan maksadi onu kotiilemek degil onun bu 
yolda oldugunu ve bununla teferriid ettigini anlatmak istemi§- 
tir. Bu gibiler kutup dairesinin di§mdan olanlardir. 

Hizir Aleyhisselam'da onlardan ve buna benzeyenlerdendir. 

Bunlara benzeyen ruh melekleri vardirki Celle Celalin da- 
imi emirlerindedir. Bunlara Kerubiyyun derler. Bunlar hakkm- 
da da kitabimizda aciklama yapmi§tik. Bunlar hakkm Huzu- 
runda itikaf ederler. Kendi nefislerinin ne oldugunu bilmezler. 
Yalniz itikafi bilir ve bunu yaparlar. Bu gibilerin makami Sidik 
sahiplerile seri nubiivvet arasmdadir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 261 

Bizim yolumuzda gidenler de cogunlukla bunu bilmezler. 
Eba Hamid ve emsali gibi. 

Bu makamm zevki biiyiik, mutlak bir peygamberlik maka- 
midir. Bu, ozellikle me§ru amel ile, Hakki tevhid ile, nefis kti- 
9iiltmekle elde edilir. Bunlara ait ozel bir ke§if vardir ki ancak 
bu gibilere nasib olur. 

Mesela Hizir gibi, daha ewel bunun da Efraddan oldugunu 
soylemi§tik. Resuliillah efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemde 
niibtivvet ve risaletle mii§erref olmadan once Efraddan idi. Yal- 
niz inziva eden ki§i idi. 

Resultillahm vefatmdan sonra yeniden bir risalet ve §eriat 
gelmeyeceginden, kendisinden sonra ancak makami kalmi§tir. 

§ayet tlim peygamberler ve elciler bu zamana kadar sag 
olup kalsaydilar tumii §eriati Muhammediyyenin hukiim ve 
niifuzuna girmi§ olurlardi. Fakat umumi §eriatlar ve risaletler 
(bundan maksadim ummetlere miitaddi olanlar ve her bir pey- 
gambere ait olanlardir) peygamberlerde olan ilahi bir ozellik 
ki, ne iktisab ve ne de amelle kazamlamaz. Allah'm hitabi Te- 
amiil ile elde edilir, bas,ka*turlu kazamlamaz. 

Her §eriatta amel ile o makami elde edemeyen, o §eriatm 
peygamberi de olsa o makama baska peygamberler gibi eri§e- 
mez. 

Hak Teala bu ybnden : 




"Velekad faddalna ba'dennebiyyine a'la ba'din." 

Buyurmu§tur. Ve yine : 

"Tilkerrusiilu fassalna ba'dahiim a'la ba'din." 

Buyururlar.. 



262 = — Futuhat-i Mekkiye 

Hizir Aleyhisselam Musa Aleyhisselam'a bu makam hakkm- 
da, Haberin olmadigi ve bilmedigin bir §eye nasil sabredersin 
diye sormu§tur? 

Qiinkii o vakit heniiz bu makam Musaya ait degildi. Adalet 
onu buradan surmu§tii. 

Musa Aleyhisselam Hizir Aleyhisselam'm bu sorusuna cevap 
vermedigi gibi, onun dedigini de inkar etmemisti. 

O kisaca §6yle cevap vermi§ti. 

"Setecidiini in§aallahu sabiran vela a'sileke emren." 
Beni Allah'm izniyle sabredenlerden, ve hie bir emrine karsi 
gelmeyenlerden bulacaksm, diye cevap vermi§ti. Bu cevaptan 
evvel Hizira §6yle demi§ti, Bana Allah hakkmda dogru bildi- 
gimden fazla bir §ey ogretecek isen pesmden geleyim? Hizirda 
ona, Benim gibi sabirli olamazsm demi§tir. 

Aralannda yine §6yle bir konusma gecmi§tir, Ya Musa! Al- 
lah'm bana verdigi bigiyi sen bilemeyecegin gibi, sana, verdigi- 
nide ben bilemem demi§tir. Peygamberlere verilen §eriat nu- 
biivveti Hizir Aleyhisselama verilmemisti. Bilmiyorum, Hizirla 
bulu§tuktan sonra, Hizira ait olan bu makam Musa Aleyhisse- 
lama verilip verilmedigini duymadim ve ogrenemedim. 

Fakat Allah'm rahmeti bu kuluna aciyarak ona gercegi bil- 
dirdi. Bu gercekte Musa Aleyhisselam Hizir Aleyhisselamm il- 
mini elde etmi§tir. 

Bundan dolayi bu makami kazanmistor, demektedir. Allah 
dogruyu soyler hidayete erdirir. 

Allah'm nzasi tizerlerine olsun. Bunlardan bazi ki§iler var- 
dirki bunlara (Eliimena) derler. Emin admm cogulu olan iime- 
na dir. Allah'm emniyyetli ki§ileri, emanete hiyanet etmeyen- 
ler, emaneti sahibine ve'renler manasina gelir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 263 

Resuliillah efendimiz aleyhisselatii vesselam: "Allah'm emin 
ki§ileri vardir demistir." 

Eba Ubeyde bin Cerrah icin "Bu ki§i bu ummetin emanetci- 
sidir." buyurmu§lardir. Bu iimena taifesi Melamilerdendir. 
Ba§ka bir taifeden olmaz. Bunlarm Melametgilerin ozii olani 
ve en ulusudur. Imamn Taleb ettigi bilinen ali§kanliklar sebe- 
bile bunlarm durumundan bir §ey bilinmez. Bunlar Allah'm 
emir ve nehiylerini yapan yiiksek iman sahibi ki§ilerdir. Krya- 
met guniinde de bunlarm diinyada iken bilinmeyen makamlari 
orada gorunmii§ olur. 

Hak Teala emaneti insana teklif etmi§, insanda bunu kabul- 
lenmi§tir. Yoksa emredilmemi§tir. Bu emaneti yiiklenmesinde 
cebir olsaydi, bu gibi ki§ilere yukletilirdi. 

§u varki bu emniyetli ki§iler bu emaneti zorunlukla yiiklen- 
mi§lerdir. 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun. Ki§iler vardirki bunlara El- 
kurra yani Kuran okuyuculan denir, bunlarm sayilari bilin- 
mez. 

Resuliillah efendimiz bunlar hakkmda "kuran okuyuculan 
Allah ailesindendir, buyurmu§lardir. Bunlar cah§arak kuram 
ezberlemi§lerdir. Harflerini, kelimelerini ezberlerinde sakla- 
mislar, ezbere okumu§lar ve dinletmi§lerdir. 

Eba yezid Elbistami bunlardan biri idi. Ebu Musa Eldibili 
ondan bahsederken, "Kur'an'i ezberlemeden olmedi," demi§ti. 

Her kimin hulk ve tabiati Kur'an ise, o ki§i Kuran ailesinden 
sayihr. Kur'an ailesinden sayilan ki§ide ? Kur'an Allah kelami 
oldugundan, Allah ailesinden sayihr. Allah kelami ilim oldu- 
gundan, kur'an kelami ilmidir ilmide zati demektir. Bu maka- 
ma sahip olanlardan biriside Siiheyl bin Abdullah Eltesteri dir. 
Bu kiiciik bir gocuktur, alti ya§mda iken onu Kalb secdesi bu 
yolda yurutmii§tu. Bu yolda yiiriiyen nice ya§li Allah'm velileri 
vardirki oldukleri vakit bunlarda ne kalb secdesi ve nede bu- 
nun ilmi olmamisti. 



264 — Futuhat-i Mekkiye 

Ki§ilerin kalbinde secdeler vardirki velayetle gercekle§ir, 
Ayagim buraya yerle§tiren ki§i bunu elde etmi§ olur. 

Kalb sucudi oldugu vakit ki§i secdeden basmi hiq bir §ekilde 
kaldiramaz, ve oylece kalir. 

Bircok evliyalar kalbin calkalanmasmi, bir halden bir hale 
donmesi gibi goriirler. Onun i9in Kalb adi verilmi§tir. Eger bu 
makam sahibinin kalbi ve hali bir gbzden degi§irse yerinde sa- 
bit kalirki ona Kalbin sucudu adi verilir. 

Stiheyl bin Abdullah Abadan §eyhinin huzuruna girdigi va- 
kit §eyhe Kalb secde edermi? diye sormu§ §eyhide ona, "Ebedi 
secde eder" demi§ti.. O da bu soz iizerine §eyhin hizmetine gir- 
mi§ ona hizmet etmisti. Hak Teala bilgisinden istedigi bilgiyi, 
istedigi ki§iye verir, onun dedigi gibi istedigi kulunada ruhu 
emirle gbnderir. Kendinin yarattigi kullarma her emir ondan 
gelir. 

Kendi inayetile istedigini kendine yakla§tmr, istedigine ma- 
kam verir, Peygamber, Elci, Melaike, veli, mumin; iimmet isim- 
lendirip verdigi gibi. 

* 

Allah'm Rizasi iizerlerine olsun. Bunlardan (Elahbab) var- 
dirki, bunlarm sayilan bilinmez, bunlarm sayisi artar ve eksi- 
lir. Bunlar hakkmda Hak Teala. 

"Fesevfe ye'tillahii bikavmin yiihibbuhum ve yiihib- 
bunehu." 

Bunlarm yaradih§mda sevmek vardirki onlarda bu yonden do- 
layi diinya ve Ahirette sevilirler. 

Cennette ise Hak Teala bunlara her iki yonden sevildikleri 
ve sevdikleri icin cennet ehli tarafmdan iyi kar§ilamrlar. Ken- 
dilerine verilen makamda Hak Teala bunlara gbruntir. Bu 
ziimre de iki kisimdir. Bunlardan birincisi hak Tealamn ilkden 




Muhyiddin-i tbn-i Arabi 265 

sevdikleridir. Ikinci kisim ise Allah'a itaat eder gibi resultine 
itaata memur etmi§tir. Bundan dolayi bunlarda Allah sevgisi 
dogmu§tur. 

Hak Teala derki: 

-Oil *\ l^AJis 

"Men yutii'rresule fekad etaa'llahe." 

Resuliine itaat eden Allah'a itaat etmi§tir anlamma gelir. 

Resuliillah Sallallahu Aleyhi ve sellem efendimizde hak Te- 
alanm kavlile 

"Kul in ktintum tuhibbunellahe fettebiuni yiihbibkii- 
mullahu." 

Soyle onlara, Allah'i seviyorsaniz benimle beraber olun, Allah 
sizleri sever, anlaraina gelir. 

I§te boyle bir sevgi ve baghlik boyle sonuc verir. Hepsi ahbab 
sayihr. Bu ahbaplarin gorunu§ti §en ve sefah olmak, yani ke- 
derden uzak olmalandir. Bunlarm bagliliklari eksilmez, azal- 
maz. Bunda sebat sahibidirler. Bunlar ya§adiklari zaman icin- 
de, §eriata uygun veya uymayan ki§ilerin amellerine terbiyele- 
ri iktizasmca muamele ederler. Bunlar Allah' a dost olarak, 
onun izinde yiirtirler, Allah'a dii§man olanlara, du§man kesilir- 
ler, Burada dostluk ve tebaiyyet yaradanin mevcudiyetinden 
cikmis, olur. Du§manhk, kar§i gelmek, zemde bu fena sifatlarla 
isim aldigmdan degil yaradilamn mevcudiyetinden cikar. 

Bu gibiler hukmeder fakat mahkum olmazlar. Hak Teala 
bunlari kendi nefsindeki edep ve terbiye ile kuwetlendirmi§tir. 
Bunlar hayir edeplerini kendi nefislerinde toplayan ki§ilerdir. 

Bu makami Allah'tan isteyene Allah sorar; Ey kulum bana 
ne gibi bir amelde bulundun? (Kul da) «Allahim sana namaz 



266 — Fiituhat-i Mekkiye 

kildim, senin igin cihat ettim, hayir i§inden §unu yaptim, bimu 
yaptim" cevabim verir. Hak Teala ona bu yaptiklarin kendine- 
dir, kul sorar, Allahim sana olan amel nedir? Hak Teala, bana 
yakm olmak igin bir veli oldun mu, ve beni kotiileyenlere dii§- 
man oldun mu? I§te sevileni segmek boyle olur. 
Hak Teala 

"Ya eyyuhellezine amenu la tettehizu adiiwi ve aduv- 
vekum evliyae." 

Ey iman edenler! du§mammla du§manmizi dost bitmeyin,, 
bunlari kendinize yakm bulmaym, anlamma gelir. Bunlar kuv- 
vet ve teyid ehlidir. Sahihden haber aldigimiza gore, benim 
muhabhetim beni sevenlere, ve benimle oturanlara, birbirine 
yardim edenlere, birbirini ziyaret edip hatir soranlaradir, bu- 
yurmu§lardir. 

* 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun bunlardan (Hadisciler) var- 
dir. Bunlar Resuliillahm hikmetli sozlerini zaptedip soyleyen- 
lerdir. Bunlardan biri Hazreti Omer Bin Hattap'tir. Bizim bu- 
lundugumuz asirda ise Ebu Abbas Elha§§ab'dir. Ebu Zekeriyya 
Elbicayi der ki: Bu hadisgiler Muarra da fukaralar manastiri 
denilen yerdeki halife Omer Bin Abdiilazizin tekkesinde otu- 
rurlardi. 

Bu hadisciler iki smiftir. Bunlardan birinci smif olanlara 
Hak Teala hadisin brtusii arkasmdan hadisi ona soyler ve soy- 
lettirir. Hak Teala bu ybnden 

"Ve ma kane libe§erin en yukellimehullahu ilia vah- 
yen ev min verae hicabin." 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 267 

Buyurmu§tur. Diger ikinci smif hadisciler ise, meleki ruhlar 
aracihgi ile kalplerine bazan kulaklarma hadisi soyletir ve soy- 
lettirir. 

Bu iki smifin tiimu de hadis Ehlidir. Meleki ruhlarin mii- 
haddisi ise buna varmak igin, nefis riyazeti ve ne yonden olur- 
sa olsun bedeni cihatla hadis makammi elde eder. §ayet nefis- 
ler duraklamamn uzuntusiinden temizlenirse tabiatiyle kendi- 
ne miinasip bir bilene iltihak etmi§ olur. O vakit nefis ulvi ruh- 
lara yeti§ir. Ulvi kainatm bir 90k gizlilikleriyle butiin alemde 
bulunan manalar, kendine nak§olmu§ olur, kendi ruhani sifati- 
na gore gayptan alacagmi alir. 

Qiinkti ruhlarin toplami bir tek emirdir. Her ruhun belli 
olan bir makami veya yeri vardir, bu makamlar katlara ve ba- 
samaklara goredir. Bunlardan en biiytik olan Cebraildir, bunla- 
nn biiytiklerinden de olsa Mikail ondan daha biiyiiktur (ma- 
kam yoniinden) Israfilin makami ise Mikailinkinden daha bii- 
yiik ve iistiindiir. Burada Cebrailin makami Ismailden daha 
biiytik ve iistiindur. Israfilin kalbinde olan Ismaile gelir, bura- 
da tsmailin kalbinde olanlar Mikailin kalbinde olanlardan da- 
ha yiiksektir. 

Bu hadiscilerden her biri miinasib ruhta olana hadis soyler, 
§ayet hadisci biitiin sifat ve meziyyetlere sahip ise, yani mes.ru 
yolla tabmdan kurtulur ve peygambere tebaiyyeti saglam ima- 
niyle hadisi seadete uygun olur ve buna da Rabbin hadisini ek- 
lerse bu hadisci birinci smifa girmi§ olur. Delalet ettigi mana- 
dan dolayi ilahi hadis dinleyici igin daha agik olur. 

Allahm rizasi iizerlerine olsun, bazi ki§iler vardir ki, bunla- 
ra, Ahilla denir. Ad olarak Halil'in toplami olur. Manasi: Allaha 
dost ki§ilerdir. Bunlarm sayilan bilinmez, artar ve eksilir. 

Hak Teala bunlar igin 



268 Futuhat-i Mekkiye 

"Vettehazallahu tbrahime halilen." 

manasi: Hak Teala Ibrahim Aleyhisselami kendisine dost edin- 
mi§tir, buyururlar. 

Resulullah efendimiz de, eger dost edinmek istemis, olsam 
Ebu Bekri kendime dost edinirdim, sizin dostunuz da Allahm 
dostudur buyurmu§lardir. Bu dostluk kelime ve tabirinden 
maksat ise, bu anlam ancak Allah ile kul arasmda olmasi icap 
eder. Bu anla§ma ve birle§me makamidir. 

tki ki§i arasmdaki sevgi, dostluk degildir, bu dostluk tabiri 
hem iman sahiplerinde ve hem de kafirlerde ad almi§tir. 

Hak Teala 







"El ehillau yevmeizin ba'duhum liba'din adiivven illal 
miittekme." 

Buradaki dostluk ve yakmhk, birbiriyle mua§eret yani tam- 
§ip anla§ma anlamma gelir ki, bize gelen bir haberde §byledir: 
Bir insan kimi candan dost edinirse onun dininden olmu§ olur 
denir. 

Biz dostlugun ancak kulla Allah arasmda olacagmi soyle- 
mi§tik, ciinkii e§yanm ayniyeti bellidir, ve ayniyyetin tekevvii- 
nil de bir baska mevcudiyyet olmayip, Hakkm mevcudiyyetidir. 

* 

Allah'm rizasi iizerine olsun bazi ki§iler vardir ki bunlara 
Elsemra denir, bugday renkli esmerler anlamina gelir. Bunlar 
coktur sayilan bilinmez, bunlar hadiscilerin ozel bir koludur. 

Hak Teala bunlar icm 

"Ve §avirhiim filemri." 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 269 

bir hususta bunlara dam§m, der. Bu zumrenin miliaria ilgisi 
yoktur, Allah ile ilgisi ve sozii vardir. Hak Teala bu yonden 



m&$£&vz 



"Yudebbiriilemre yufassilulayatii." 

buyurmu§lardir. Bunlar bu makaram §ehadet ehlinden ol- 
mayip, gayb ehlinden olarak sahipleridir. 

Allah'm rizasi uzerlerine olsun, bazi ki§iler vardir ki' bunla- 
ra Elverese derler. Yani varis ki§iler. Bunlar tig simftir: 

1 — Nefsine zalim olanlar 

2 — Nefsinden kisanlar (Muktasit olanlar ) 

3 — Hayir i§lemeyi nefislerinin onune alanlar, hayra ko§an- 
lardir. Hak Teala bunlar igin 

"Siimme evresnelkitabellezinestefeyna min i'badina 
feminhiim talimiin linefsihi 

Ve minhum muktesidiin ve minhum sabikun bilhayra- 
ti biiznillahi zalike hiivel faslula'zimu." 

buyurmu§lardir. Resultillah efendimiz de 



m^z*^ 



"El ulemaii veresetiil enbiyai." 

buyurmu§lardir. §eyhimiz Ebu Medyen, bu makam hakkmdaki 
konu§malarinda: Miiridin ki§ilerden kacmasi iradesinin sidik 
i§aretidir derdi. 



270 Futuhat-i Mekkiye 

Dogrulugun yegane i§areti kisHerden kagip Hakki bulmasi- 
dir, dogrulugun i§areti de buldugu Hakla ki§ilere geri dbnmesi- 
dir. Her iki yonde vefa ve sidik izidir. 

I§te Resuliillahm varisleri bbyledir. Peygamber efendimiz 
Hira dagmda ki magarada Allaha ybnelerek yalmz kalirdi, evi- 
ni, ailesini birakip Rabbine kagardi. I§te bu halde iken aniden 
Hak Teala onu kar§iladi ve bir uyarici elgi olarak onu kullarma 
gbnderdi. 

Yukarda yazili iig hal ile bezenenler varis olurlar. Amel ve 
ilimle bezenenler tarn ve kamil varis olurlar. 

Nefsine zalim olanlara misal olarak Ebu Dirda gbsterilir. 
Nefislerini ahirette mutlu kilmak igin bunlar kendi nefisleriyle 
nefislerine zulm edenlerdir. 

Resuliillah Efendimiz, nefsinin sende hakki vardir, gbzuntin 
de sende hakki vardir, buyurmu§lardir. 

Bir insan daimi oruglu olur geceyi uyanik gecirirse kendi 
nefsine, gbziine hakkiyle zullim etmi§ sayihr. Nefsine zalim an- 
lammdan kast, bu anlattigimiz zuliimden daha kuvvetli bir zu- 
liim yapabilir demektir. 

Bu da insanda gev§eklik ho§nutsuzluk yaratacagmdan, Siin- 
neti §erife hastalar ve zayif olanlar igin iki emir iizere gelmi§- 
tir. 

Hak Teala nefsine zalim ol demekle kendini helak et deme- 
mi§tir, giinkii §eriatca zultim mezmumdur ve yasaktir, bu §e- 
kilde hareket etmeni istemez. Ikinci smif varisler ise, mukta- 
sitler yani tutumlu olanlar dir. Bunlar kitabin varisleridir. Ken- 
di nefsine diinya rahatligmdan yardim alan kiyamet gunii ra- 
hatlik ve dogruluk arasmda Rabbine hizmet igin kendi nefsine 
diinya rahatligmdan hakkim verip yardim alan kiislerdir. Bu 
hal iki hal arasidir. Gidis, ve dbniis, gibidir. 

Geceleyin uyumayip bekleyen bir tutumluya muteheccit tu- 
tumlu derler. Qiinkii btitiin geceyi tarn uyumaz, uyur kalkar bu 
iz iizere ameli devam eder. Fakat hayiri one alip gegenler ise, 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 271 

vakit gelmeden hazirligmi yapan ki§ilerdir. Vakit geldigi za- 
man biitiin hazirliklarmi tamamlami§, vakitle birlikte vaktin 
farzma ba§lami§ bir kimsedir. Bu kismin hali evde, mescidde, 
camide, hep boyledir. Hazirligmi yapar gider bekler. Zekatta da 
boyledir ak§amdan zekat hazirligmi yapar, zekat giinii derhal 
verir. Biitiin hayir i§lerinde, dogruluklarmda hazirlikh ve ileri 
olmak ister. Daha evvel soyledigim gibi Resuliillah efendimiz 
Hazreti Bilale, Cennette beni neyle gegtin? sorusuna, hie bir 
yeni §eyim yoktur ya Resuliillah ancak vaktinden evvel abdest 
ahrim, abdesti miiteakip mutlak iki rekat namaz kilarim dedi- 
ler. Efendimiz bunun iizerine, evet bununla beni gectin buyur- 
dular. 

§unu bil ki, Hak TeaM bir takrm erkek ve kadm kullarmi ki- 
tabmda vasfetmi§tir. Vakit bulursak bunu size anlataragim. 

Kavline misal olarak 

"Innelmuslimine velmuslimati velmu'minine vel- 
mu'minati velkanitine velkanitati vessadikine vessadi- 
kati vessabirine vessabirati velhafii'ne velha§iati vel- 
mutesaddikine velimitesaddikati vessaimine vessaimati 
velhafizinefiirucehum velhafizativezzakiriallahe kesi- 
ren velil zakirati.." 

Sonra yine 




^tJx 



272 — — Futuhat-i Mekkiye 

"Ea'ddallahii lehum ma'firaten ve ecran a'zimen." 

Hak Teala bunlara magfiretini mukader olan kabahati i§leme- 
den ewel vermistir Buda Hak Tealanm onlara bir lutuf ve ina- 
yeti olmustur. Bimdan anla§ihyor ki, bu ziimrenin kullarma 
kabahatlar etkili olmaz. 

* 

Allah'm rizasi iizerlerine olsun, bunlardan bir zumre de evli- 
yalardir. 

Hak Teala der ki, 



a^%^ l t>>^^Q^ 



**Ela inne evliyaallahi la havfiin aleyhim velahiim 
yahzenune." 

bu ayeti celilenin evliyalar hakkmda Ahiret giintiyle bir ilgisi 
yoktur. Onlara her vakit ve her yerde, hayatlannda ve memat- 
larmda bir korku ve keder yoktur buyuruyor. 

Veli demek hal ki§iliginde Rabbini goren ve isbatlayan zat- 
tir. Veliden murat §udur, Allah yonlinden mujdelenmesidir. 

Hak Teala 

"Lehumulbu§ra filhayevatiddxinya ve fil ahireti la teb- 
dile li kelimatillahi zalike hiivelfeziil azimii." 

buyururlar. 

Bu ilahi mujdeden sora hangi korku ve keder insanda kalir? 
Bu ayetten sonra buna artik tevil girmez, i§te ben veli hakkm- 
da bunu demek istiyorum. 

Velayet ehli bir ck kisimlara ayrilir, Allahm izniyle insanlar- 
dan veli olanlari sirasi geldikce size anlatacagim. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 273 



RAHMAN VE RAHIM OLAN ALLAH ADIYLE 

Ey ilmin talibi! §unu bil ki, davalar bu yolda uzadikca soz de 
uzamis. olur. Biiyuk zevk ve iman sahibi me§hur hekim Imam 
Muhammed Bin Ali Eltarrazi sorulu ve cevapli olarak, yokla- 
ma ve sinav yontinden bir kolaylik, olsun diye 155 soru ve ce- 
vabim hazirlayip kaleme almi§tir, 

Ben bunlari 6z olarak size anlatacagim, bu sorulara cevap 
verebilmek icin kendisi gibi derin bilgi ve zevk sahibi olmak 
gerektir. 

I§te bu soru ve cevaplar sizlere bir cok meseleleri aciklar. 

1 — Birinci soru: Velilerin katlari, veya basamaklarmm sa- 
yisi kactir 

Cevap: Evliyalarm menzilleri ikidir. 1 incisi Hissi, 2 incisi 
manevidir. 

Hissi olanlar cennetlerdedir. Cennetin basamaklari da 100 
dxir. 

Mane vi menzilleri ise bilgi ve anlayi§tadir, duraklar da 148 
bindir. Buna da iimmetten baskasi varamami§tir. Bunlarm bir 
50k zevkleri vardir ki, her zevkin kendine gore ozelligi vardir. 
Bunu, tadan bilir. Bu 148 bin basamak 4 yerde toplamr. 

1 — Lediinni ilim makamr 

2 — Nur ilmi makami 

3 — Toplama ve bolme makami 

4 — Ilahi yazi ilmi makamidir. 

Bu 4 makam arasmda kendi cinsinden bazi yer ve makam- 
lar vardir ki sayilari bir kac ytize varir. I§te bunlarm tumii ev- 
liya yerleri ve evleridir. 

2 — Ikinci soru bu koy veya makam ehlinin evleri nerede- 
dir? 



274 - — Fiituhat-i Mekkiye 

Cevap: §eriatlar niibuvvetiyle (Siddiklar) kalbiyle inanan 
gercek iman sahipleri arasmdadir. 

3 — Uciincii soru Askerler (Erler) ne demektir bu nasil elde 
edilir? 

Cevap: Evvela bunun anlamim du§unelim ne maksatla elde 
edilir, bu kelimeden cikan anlam, yapilacak bir i§i §iddet ve 
kuvvetle yapmak, onu elde etmek icin azim ve sebatla, dovii§- 
mektir. Bu yolun yapisi da, Allah ahlakiyle ahlaklanmaktir. I§- 
te bu sifati ta§iyan bu erlere bu ahlak vasiflanndan dolayi Pa- 
di§ah ismi verilmi§tir. Padi§ah dedik mi, beraberinde kendisi 
gibi i§ yapacak bir ztimre bulunur. Padi§ah dedik mi, anlamm- 
da kuvvet ve §iddet yani giic sahibi ki§i akla gelir . 

§unu bil ki, Hak Teala kimsenin bilmedigi §eyleri bu makam 
sahibi olan erlerine bildirmi§tir. 

Hak Teala'nm 






"Ve ma ya'lemu ciinude rabbike ilia hiive." 

ve yine 



jjx^^-iirrj 



"Ve inne ciinde nalehumulgalibune." 

buyurmu§lardir. Bunlarin anlami, Rabbinin erlerini ancak o 
bilir ve bizim erlerimiz her vakit, iistun olurlar, galip gelirler.. 
Bu erler yiice makam sahibini tanirlar, bu erlere Alahtan ba§- 
ka hie kimse hukmedemez. Hak Teala bu sebeple kendine ten- 
sib etmi§ ve baglami§tir. Bunlar daima muzafferdirler, hie bir 
§ekilde yenilmezler, bu askerlerden bir kaemi size sayayim: 
Kasirga, yani olduriicii riizgar ile Fil esbabma kar§i gonderilen 
Ku§lardir. Resuliillah efendimiz bunlar hakkmda bir konu§ma- 
smda, Dii§mana firtma ve ellerimin arasmdaki korku ile galip 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi - 275 

geldim demi§lerdir. Hak Teala, bu erleriyle tasittigi cakil ta§la- 
rini yiiksekten dii§man iizerine attirarak dtisman ordusunu 
hezimete ugratmi§ti. 

Ve yine misal olarak Resulullah (sallallahii aleyhi ve sellem) 
efendimiz (Hiineyn) vakasmda okunu atmisUr, ne attimsa isa- 
bet ettirdim, fakat bunu ben degi Allah atti buyurmusardir. 

Allah ugrunda cihat ederek bir muharebeyi kazanan, Alla- 
hm bu erleriyle kazamr, yiice makam sahibi kendi maiyyetine 
kiminle dogu§ecegini bildirir ve belletir. 

Resulullah (sallalahii aleyhi ve sellem) efendimizin Bedir 
gazvei kiibrasmda yaptigi gibi, Allah'm her askerine kim ile 
doviisecegini ve nasil dovu§ecegini bildirmi§tir. 

I§te burada bu ilahi askerler cenk alanmda makam sahibi- 
. ne, kendisinin bulunacagi yerde maktul olarak kendi isimiyle 
ki§i olarak gbruniirler. Bunlan makam sahibi gbriince, bu 61- 
dtirulen filandir der. Bu makama erenlerde §u vasiflar bulu- 
nur. Allah'i sevmek, Allah'i sevmeyenlerden nefret duymak, bu 
kadarla sbziimu bitiriyorum. 

4 — Dordiincii soru: Bunlarm sonu nedir ve neye varir (erler 
icin)? 

Cevap: Hie siiphe ve gizli taraflan olmayan bu kat ehli akit 
ve ahit (yani anla§ma ve sozle§me )sahibi kimselerdir. Yani 
sbzlerine sadik, anla§malarma gercekten bagh ki§ilerdir. 

Bunlardan bir kismi Allah'a ahit vermeyip onu tasdik eden- 
lerdir. Bunlardan bir kismi muharebede blur, bir kismi da sag- 
dir giinunu bekler. 

Bu gibileri bir mahalde cihad icin toplanirsa bir anla§ma 
yapmi§lar demektir. Bu toplanan erler du§mana kar§i yiiru- 
diikten sonra, bu yiiriiyen askerlere benzeyenleri bulup cikar- 
mak icab eder, bu keyfiyyette arifin flkrine uymaz, §ayet mak- 
sat benzeyenleri, benzemeyenlere yeti§tirmek ise, hakikatler 
hie bir sekilde degi§mez, sayet blum bunlan gecmis. ise askerle- 
rin izleri viicudlari olmu§ olur. 



276 — Futuhat-i Mekkiye 

Ki olen ve Adem olan bu er digerleri iizerinde etkisi kalmaz. 
Qiinkii o olenler nefsiyle ki§iligiyle ademden gelen askerlerdir. 
Ruhlari gittiginden §ekil olarak viicudlari kalmi§ olur. I§te 
bunlarm tumii Hak Teala'mn mazhariyyetidir. 

Kasirga ve firtmanin askerleri ku§ erlerine benzemez. Ku§ 
erleri de dii§man erlerinin nefislerinde korku ve deh§et sacan 
mana askerlerine benzemezler. 

Burada her erin sonu, ona verilen gorev ve bdevle nihayet 
bulur. 

Mesela, kale cevirmesi, baskm, meydan harbi gibi her er 
kendi ihtisasma gore bir ozellik ta§ir. Hak Teala bu tic unsur- 
dan ku§lar iqin 



"Termihim bihicaretin." 

rtizgar i$in 



mimi." 



"Ma nezere min §ey f in etet aleyhi ilia cealethukerra- 

imi. 
korku ve iirkeklik iginde 

"Ve kazefe fi kulubihimiiru'be yuhribune buyutehiim 
bieydihim." 

buyurmu§lardir. 

I§te bu ayetler bu askerlerin ne yapacagim ve nereye vara- 
cagm»sizlere anlatir. 

Hak Teala kayd ve §art altina girmez, giinku o kayd ve §ar- 
tin gozii ve ta kendisidir. Kul ise hem sikilgan ve hem de sikil- 
gan degildir. Allah dogruyu soyler, hidayete erdirir. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 277 

5 — Be§inci soru: Meclis ve hadis ehlinin makarai nerede- 
dir? 

Cevap: Bunlarm bulunduklan yer ve makamlan, en a§agrya 
uzayip sarkmakta olan Kudsi Hicabm arkasmdadir. 

Bunlarin 6 ikamet yeri vardir. Ilk ikamet yerinde 8 meclisle- 
ri olur bu meclislerden o (turum) ikinci ve altmci meclislerine 
Rahatliklar meclisi derler. Bu Hak Teala'nm insanlara dostluk- 
la muamelesinin bir hediyesidir. 

4 cii ve 8 ci meclislerde kul ile Allah arasmda (Cemi) meclisi 
toplum meclisi adi verilir. Geri kalan dort meclis ise bunlar 
hakkmda hadis de degi§ik mertebeler vardir. 

Ikinci ve 4 cii ikamet yerlerinde yukarda sbyledigimiz gibi 
yine 8 meclis bulunur. 

Altmci ikamet yerinde ise 2 meclisleri vardir. 

Uciincii ikamet yerinde ise 6 meclisleri vardir. 

Meclislerine gore olmayip Hadis ehlinin hadisci olduklanna 
gore Ana meclisleri bunlardir. Meclisler ehli yaradili§lari yo- 
niinden hadisci olmayip §ehadet ehlindendir. Bunlarin da bee- 
lislerinde dort mertebeleri vardir. 

Hadisciler ise, Hicab arkasmda ve meclis ehli gerisinde Hak 
Tealamn kendilerine tahsis ettigi basamaklarda bulunurlar. 
Bunlarm bir kismmda minberler, bir kismmda sahncaklar, bir 
kismmda sandalyeler, ve bir kismmda da yerlerde cukurlar ha- 
zirlami§lardir. Bunlarm tumu bu mecliste oturanlan gortir, fa- 
kat konu§mazlar. 

Hadis ehlinin meclisleri 48 dir. Tirmiziye gore bunlar bizati- 
hi insan ki§ilerdir. Kendi zevkini ve inceligini kendi tabmda 
gordiigiinden bunu gogaltarak 56 meclis oldugunu soyler, dog- 
rusu da budur . 

6 — Altmci soru: Bunlarin sayilan kagtir? 

Cevap: Bunlarin sayilan; Bedir muharebesindeki kadardir. 
Hadis ehli bunlardandir. 40 nefistir. 



278 — Futuhat-i Mekkiye 

7 — Yedinci soru: Rablerine bunu yapmayi ne sebeple vacib 
kildilar? 

Cevap: Kendilerinde ve hulklarmda (yaratilis, ve tabiatlarm- 
da) bulunan yuksek ilahi edeb ve sifatla bezenmis, olduklarm- 
dan, bunu yapmayi kendilerine vacib kildilar. 

8 — Sekizinci soru: Bu meclis ehlinin Hadisleri ve sirlan ne- 
dir? 

Cevap: Ta§idiklari isme gore bunu ayiramayiz ve belli ede- 
meyiz, fakat ilahi usul saklidir. Daha ewel anlattigimiz, gibi 
birinci ikamet yerinin meclislerinde bu yonti az da olsa acikla- 
mi§tik. 

9 — Dokuzuncu soru: Mlinacata ne ile ba§larlar? 

Cevap: Gonderene ve isteyene gore degi§ir. Hak Teala anlat- 
tigimiz iizere onlari bu meclislere iic §ey yapmak suretiyle so- 
kar ve oturtturur. 

Ilk once bu kapiyi calarlar, sonra agarlar, sonradan igeriye 
girmeye muvaffak olurlar. Qunku onlar Hak Tealanm dedigini 
duymu§lardir. 

"Ya eyyiihellezine amenu iza naceytiimurresule fe- 
kaddimu beyne yedey necvakiim sadakaten." 

anlami: Ey iman edenler! Resule miinacatta bulunacaksmiz, 
iki elim arasma sirlanmzi bana sadaka olarak veriniz. 



ve yine: 






"E e§faktum en tiikaddimu beyne yedey necvakiim sa- 
dakatiin." 

ve yine Resulullahm kendi Hak menziline indirilmesinde 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 279 

"Ya eyyiihellezine amenustecibu lillahi ve lirresuli iza 
deakiim." 

Anlami: Ey iman edenler! Allah ve Resulu sizi cagirirsa bn ca- 
giriyi kabul edin ve gidin! buyurmu§lardir. Ve yine: 



^\£UJ!\jJ 




"Men yutii'rresule fekad etaa'llahe." 

Anlami: Kim ki peygamberine itaat ederse Allah'a itaat etmi§ 
olur. Qiinkii elci olan Resul yoliyle bu daveti yapmaktadir. 

Peygamber efendimiz, tatli ve iyi soz ve kelam sahibinin sa- 
dakasi olur buyurmu§lardir. En faziletli sadaka da kendi nef- 
siyle olan sadakadir. §ayet kul Rabbinin Necvasim arzularsa 
ilk once kendi necvasim elleriye kendi nefsine takdim etsin, 
9iinkii necva ve konu§ur 5 fakat kul Hak Teala'nm sesini duy- 
mazsa nasil olur da Allah'm kelamim anlar ve hazmeder? Nee- 
vada, Allah'ma hitabedecek kulun dili olmasa, kulun necvasi 
imkansiz, dogrunun dogrusu olamazdi. 

Burada Allah'm izniyle nefis nefsine miinacaatta bulunur. 
Kul istifade unsuru ve yeridir. Qiinkii emirle viicud bulunmu§- 
tur. 

Btitiin viicudta o viicudun gozii ve benzeridir. Bunu kul da 
kendi nefsiyle tasdik eder ki, bu sadakalarm en ustuniidiir. 

Burada Necva kesin olarak anlattigimiz gibi Hak Teala'yi 
dinlemek ve onun soziinii i§itmekle olur. 

Bu meclisler ehlinin ne ile miinacati agtiklarmi size anlat- 
tim. Bu kadarla yetiniyorum. 

10 — Onuncu soru: Bunu ne ile bitirir ve hatmederler 

Cevap: Acmak ve igeri girmekle olur? icerde aldiklari derece- 
ler degi§ik oldugundan sonlan da (hatim) kayitsiz olarak degi- 



280 Futuhat'i Mekkiye 

§ik olur. Sonra bu toplu bir emirdir ki, ondan aldigi adla kendi- 
sinden ayrilan iki ad arasinda bir durak olur. 

Bu iki ad arasinda bzel ve gizli ilahi bir isim vardir, ki hatim 
buna diverse, bundan ancak hadis ve meclis ehlinin haberi 
olur. 

O byle bir vucud ki, blitiin mevcudata, sirayet eder. Dikkatli 
oldugundan Onu his etmez. Misal olarak bunu Giine§ ve golge- 
yi ayiran smir hattma benzetiriz, bunu akleder anlar hissiyle 
ona varamaz, i§te e§ya arasmdaki smir budur. 

§unu bil ki Necvadaki, gizlilik ve emir bir daire cevre hatti- 
nin kendi ba§langicim aramasina benzer. Buradaki son yani 
Hatim, ba§langictaki acmak gibidir. Bundan dolayi bu emir ev- 
vel ile ahir arasinda zahir ile batm arasinda bulunmu§ olur. 

§ayet ba§larsa zahir olur son bulursa bu zahir batm olur. Ve 
boylece batm da zahir olur gider, Burada karar ve hukum ken- 
disindedir, ba§langi9ta burada hatim (yani son veya kapama) 
ba§langic ile ortuliir ve gizlenir sonucta da, a9ili§ ve ba§langig 
hatim yani sonla ortulmiis, ve gizlenmis. olur. 

Bu sebeple Resuliillah (salallahii aleyhi ve sellem) efendimi- 
ze nebilerin hatimi denilmi§tir. Tekewiinii su ile camur arasm- 
dan, insan oldugundan zuhuru hatimle brtulmu§ oldu. Bu §e- 
kilde zuhur ettiginden biitiin be§erin mertebelerini acti. Zuhu- 
runa gore kendisi batmen son peygamberdi. Uluhiyyet ondan 
viicud bulmu§tu ayeti celilede 

"Ve ileyhi yiirce'ulemru kulliihu fa'budhu." 

dikkat edilecek olursa iadet ikisi arasinda olmaktadir. 
Ve yine: 




Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 281 

"Tevekkelii a'leyhi." 

Burada giiven ve itimat ikisinedir Ve netice olarak: 



.CL^->£> 




"Ve ma Rabbiike bigafilin a'mma ta'melune," 

Anlami: Rabbiniz yaptiklanmzdan gafil degildir, haberi var- 
dir. 

Sizler Hak Tealamn Esmaiil Hiisnasmm mazharisimz, 
Onunla kederlenir onunla mutlu olursunuz, Allah sizlerle bera- 
berdir. Amelleriniz sizleri birakmayacaktir bunu oyle bilin.. 

11 — Onbirinci Soru: Bunlar ne ile miikellef tutulurlar, ne 
istenir? 

Cevap: Ba§langic ve sonlarma gore miikellef tutulurlar. 
Qiinkii bas,langicla nihayet arasmda bir 90k ilahi isimler var- 
dir. Bu adlar hadis ehli meclislerinde ve toplantiiannda konu- 
§ur. Adin hiikmii du§tiigu oranda cevap verirler. §ayet anlati- 
lan hadis §ahitli olarak ve manevi ise bunlarm cevabi bizatihi 
adlardan siynlarak verilir ki bu gergegin bir miikafati derece- 
sinde olmu§ olur. 

Kim ki, ifade ve istifade de hadisle birle§ir, ve bunlara dik- 
kat ederse ve bunlari kollarsa bu makam hadis ve meclis ehli- 
ne baglanmis. olur. I§te Tirmizi de bunu anlatmak istemi§tir, 
hadis ve meclis ehli demistir, yoksa hadis ehli diye bunlari bir- 
birinden ayirmarm§tir. 

Fakat insanlarm bazilan hadise riayet ederler. Yerine gore 
hal ve manevi hadise bir hiikum veremezler. §unu soylerler, 
arzun hakikatlerdir ba§ka bir §ey demezler. 

Fakat bizler, Tirmizi'nin mezhebi ve yolundayiz, bu meclis- 
lerde, kisa ciimleler ve ihtimaller degil, manevi hadisin tadmi 
biitiin agikhgi ile almi§ ve tatmi§ olduk, Allah dogruyu bilir, hi- 
dayete erdirir. 



282 — — Futuhat-i Mekkiye 

12 — On ikinci sora: Hadis ba§layacagi vakit bu kuslerin 
meclislere gidi§i nasil olur? 

Cevap: Masivadan ba§ka her tiirlu dii§unceden, siyrilarak 
giderler, manevi emirler maddeleri ne kabul eder ve ne de si- 
mrlandirir. Bunlarla olanlari ekmek, ve bunlardan olacak §ey- 
leri toplamak icin mesafeler katetmek dogru degildir. 

Yalniz burada yapisi ilim ve iman olan maddi hareketler be- 
raberolmak amaciyle caba ile birle§mi§ olur. 

Fakat alim olmadiklanna gore gidi§leri ise, nefislerini tabi- 
atm keder ve kotuliiklerinden siizerek, kevnin yaptigi hakkm- 
da bildiklerini hatirladiklarim kalplerinden bo§altmak iizere 
halvete (yalmzhga) gekilirler. Bu halvette hakki medhederler 
ve dua ederler. Nefsi temizleyip, bu nefisle alemi melekut ara- 
sindaki tabii (Hicab) ortii kalktigmda bunun aynasma alemi 
melekutta ne varsa toplanmi§ olur. 

Yukanda (Ulvi) alem halki da bu nefis aynasmda cikarlar. 
vakit nefis kendinde bunlardan nelerin bulunduguna bakar, 
bunun bir zuhur tecellisi kabul eder. Bu safiyeti korumak igin 
ulvi alem halki ona yardimci olur. O vakit bu nefis ulvi alemin 
yardimiyla giig alir, Allahi tanir ve bilir. Bu bilgi ve tamma, 
nefsi, ilahi feyzi almaya yoneltir, bu yoneltme kesinlikle nur 
ruhlariyle olur. 

I§te buna Seyr yani yuriime derler, bu yiiriiyu§u yapabilmek 
icin nefis kesinlikle giiciinu toplamasi zarureti vardir. 

§ayet bu ki§i yuruyii§unu imanli ilmiyle bagda§tirabilirse, 
veya ilimsiz iman sahibi olmak isterse bunun cabasi ancak Al- 
lah ile alakali olmu§ olur. Qunkii iman o ki§iye ancak Allahi 
gosterir. 

Ilim ise o kisiyi vasitalara, alemdeki ah§ilmi§ hikmet tertibi- 
ne goturiir, iman sahiplerinin yuriiyu§u, me§hur emirlerin 
azimle yapilmasiyle gercekle§ir. 

I§te yiiruyu§un §ekilleri; derece ve mertebelerine gore boyle- 
dir. Hizir ile daha once anlattigimiz Efrad bu makam ehlinden- 
dir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 283 

13 — Onuciincii soru: Resulullah efendimiz niibiivvet hatimi 
oldugu gibi, evliyamn hatimi olmaya kim hak kazanmi§tir? 

Cevap: Iki ttirlu hatim vardir, biriyle Hak Teala velayeti so- 
na erdirir ikincisi ise Hak Tealanm hatmiyle, Muhammedi Ve- 
layeti, hatim etmesidir. 

Fakat Velayet Hatimi isa Aleyhisseladir. Bu iimmet zama- 
nmda onun niibiivvette mutlak velayeti vardir. O son zamanda 
son varis olarak inecektir. Ondan sonra kesin bir ntibiivvetle 
bir veli gelmeyecektir. 

Nitekim Resulullah efendimiz niibiivvet hatimidir, ondan 
sonra mesru bir niibiivvet yoktur. 

isa aleyhisselamm zamanla hiikmii bu makamdan gectigi 
icin, sonradan mutlak bir nubuwetle, ve veli olarakta, bizler- 
den ewelki, Muhammedi evliyalarla birlikte incegidir. 

Bu emrin Nebi olarak ba§langici Adem sonuncusu da Isa 
Aleyhisselam olacaktir, dedigimiz gibi onun kiyamet giiniinde 
iki ha§ri olacaktir. Birincisi bizimle ve Allahm elcileriyle, digeri 
Peygamberlerle hasirde bulunacaktir. Velayeti Muhammedin 
hatimi ise bu arap soyundan bir ki§idedir ki, bu milletin en 
asillerinden bir zattir, bugiin icin sagdir, bu zati 595 hicri sene- 
sinde Fas'ta gormus. ve rastlami§tim. Ve hatta Hak Tealanm 
onda sakladigi velayet izini dahi ke§fetmis ve gormiisttim. 

14 — Ondorduncii sora: Buna miistahak olan hangi sifatta 
olur? 

Cevap: Emanetle olur, elindeki nefes anahtariyle bu nefesle- 
ri, ayinp ve harekete gecirmek suretiyle ba§ariya varir. t§te 
Isa aleyhisselamm sifati budur. 

Oliileri iiflemekle diriltir ve harekete gecirirdi. Bu Allah elgi- 
lerinin en zahidi idi. Kendisi Seyyah idi, emaneti muhafaza 
ederdi. Bu sebeple yahudiler ona dii§man oldular ve du§manhk 
ettiler, fakat hie bir zaman Allah'tan umudunu kesmedi. 

Bazi meseleleri acikliga kavu§turmak icin onunla sik bulu- 
§urdum, onun huzurunda tovbe ettim, diinya ve ahirette din 



284 — Futuhat-i Mekkiye 

ugrunda sebat etmem icin bana dua etti ve bana sevilen ki§i 
adim takti, bana zahit olmayi tavsiye etti, inzivaya cekilmemi 
emretti, fakat velayeti muhammediyyenin hatimi olmayi iste- 
mem, yiice barinin izniyle ve mekarimi ahlakla velayetin belki 
de benimle birlikte son bulacagi kuvvetlidir. 

Kendi giizel huy ve sifati sebebiyle insanlarm da iyi huylu, 
anlar ki§i olmasim temin edemeyen Isa aleyhisselam, bu in- 
sanlara baska bir yonden, bir hekim nazariyle bakmaga ba§la- 
di. 

Ne yapacagmi icinden ne gibi arzu dogdu ise, o arzu ve go- 
rii§le mevcudata bakti. 

Bu mevcudatta (varliklarda) Hak Teala gibi bir dost, onun 
dostlugundan daha iistiin bir dostluk bulamadi. 

Mutlulugu onun emir irade ve muvafakatmda buldu. Kendi- 
sine verilen seri hukiimler sininm a§madi, ve onu tatbika ko- 
yuldu. Onun me§ru kildigi §eylerden biri de, ikramci bir Pey- 
gamber ve imam olarak Allahtan gayri kimselerle nasil bir mu- 
a§eret kuracagmi, ogrenmis, ve gbstermis, olmasiydi. 

Halk idaresi icinde, halki elinden tutan kumandandan, ca- 
vu§-onba§i, dost-akraba, cocuk-hizmetci, ebe, hayvan, bitki ve 
cemaat gibi ne varsa ve bxitiin saydiklarimizla onlarla hakka- 
niyet derecesinde iyi gecinmis, ve onlara efendisi Reauliillah 
(sallallahii aleyhi ve sellem) efendimizin yiiksek sifat ve ahla- 
kmi alarak onlara ahlak brnegi olmaya calismi§tir, bu sebeple 
ona da 



J£ ^} Js*^-k\j 



"Ve inneke lea'la hulukin a'zimin." 

dendi. 

Hazreti Ay§e, Efendimiz hakkmda bir soruya, Onun yaradi- 
li§i ve hulku "Kur'andi, hamid diliyle Allahi hamdeder, Allahi 
zem edeni de zem ederdi, buyurmu§lardir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 285 

Bu cabasi sonucu butun alem onun ahlakim ornek aldi, §6h- 
reti dort yana yayildi. 

Iste bu sifati sebebiyle Isa aleyhisselam, hazreti Resululla- 
hm tabii olarak, hulku da Resulullahm hulkuna benzediginden 
Velayeti Muhammediyeyi, hatmetmek hakkini Hak Teala'nm 
(ve inneke Leala Huluken Azim) kavliyle kazanmi§tir. 

15 — Onbesinci soru: (Hatim) in mana ve mevcudiyeti ne- 
dir? 

Cevap: Cevap olarak diyebiliriz ki, makamm tekamulu, bu- 
nun sebebidir. Men etmek (son olmak, yasak etmek) ve hacret- 
mektir (vesayet altma almak). 

Madem ki Diinyamn bir ba§langici vardir, sonu da onun hat- 
midir denir. Bu ba§langic ve son arasmda Hak Teala, Peygam- 
berler kanaliyle insanlara bir 50k §eriatlar gondermis. tir. 

Hak Teala butun bunlan Muhammedi (sallallahii aleybi ve 
sellem)in getirdigi §eriatla 6rtmii§ ve onlarm hiikmimu kaldir- 
mi§tir. 

Qiinkii, O Peygamberlerin hatimi idi. Hak Tealamn her§ey- 
den haberi vardi. Hazreti Resuliin getirdigi §eriat icinde umu- 
mi velayette vardi. Hak Teala bu velayeti Adem'den ba§latrp 
Isa'da hatmettirmistir. 

Bu hatim ba§langicla esjttir, buna misal olarak Allah katm- 
da Isa ne ise Adem de odur, demekle bu ciimlenin sonunu 
Ademle kapanmi§tir, deriz. Bu ciimledeki anlam, burada Ade- 
mi hatimle bagladi, hatimi de Ademle baglanmis oldugunu go- 
ruriiz. 

Resulullah efendimizin getirdigi ahkam ve usul, diger enbi- 
yanm getirdigi ahkam ve usule benzemez. 

Bilhassa bunlardan, umumi bais giinu, ganaimin tahlili, na~ 
maz icin yerin temizligi, telefuzun toplu ve diizgiin ifadesi, ma- 
nada korku ile zafer kazanma, butun arz hazinelerinin (maddi 
ve manevi olarak) ona verilmesi s^i niibuvvetin, onda son bul- 
masi, ondan sonra geleceklerin, hiikmi bir Peygamber degil, bir 



286 Futuhat-i Mekkiye 

veli hiikmu ta§iyarak gelmesi gibi, bu meziyyet ve farkla gel- 
mis, olmasi, Resuluniin ne derece yiiksek makama eri§tigini 
gosterir. 

§ert niibiivvet makami boylelikle kapanmis, fakat velayet 
makami durmaktadir, bu sebeple bunu da yani velayet maka- 
mmi da bir sona (hatme) baglamak hakkim kazanmi§tir ki bu 
kendi seviyesine gore bir son olsun ve kendi sonuna benzesin. 

I§te bu sona getirecek ve bizim bekledigimiz Mehdi degildir. 
Bu ancak kendi akrabasmdan olacaktir (Eblulbeyt), 

Bu hatim'e kismet olacak ki§i Resultillahm bissi sulalesin- 
den, olmayip kendi terinin emegiyle yeti§en, kendi ahlakiyle 
bezenmi§ bir siilaleden olacagidir. 

Hak Teala bizim i§aret ettigimiz gibi ve bu yonden diyor ki 

"Ve likiilli iimmetin ecelun." 

anlami, ber iimmetin bir eceli vardir demektir. 

Dunyada bulunan turn $e§itli yaratiklar, iimmetlerdir. Hak 
Teala bu yonden der ki: 







"Kiillun yecri ila ecelin musemmen." 
ve yarattigi eserder dolayi der ki: 

"Yuliciilleyle finnehari ve yiiliciinnehare filleyli ve 
sahharessemse velkamere kiillun yecri ila ecelin mu- 
semmen." 



Muhyiddin-i tbn-i Ardbi — 287 

Bu ayetlerden de anlasdan, kainatta her §eyin belli bir sona 
gittigidir. Kainatta canli cansiz her seye ona zikr ve tahmid ed- 
er, diinyada her gesid sey bir ummettir, bunun manasim iyi an- 
la. Bunlar gizli hazinelerdir ki, ancak ke§if yoliyle bilinir. Allah 
dogruyu soyler hidayete erdirir. 

16 — Onaltmci soru: Miilk melikinin meclisleri kactir? Bu 
ne anlami ta§ir? 

Cevap: Bu miilk sahiplerinin meclisleri, Meleki hakikatler, 
Nari hakikatler, ve insani hakikatlere ve hakka icabet icin 
kendi istihkaklan sayismcadir. 

Burada Melikul mtilk ne demektir? Anlatilmak istenen ne- 
dir bunu ogrenmek zaruridir. Bu anla§ildiktan sonra, sayilari 
belli ise meclisleri de anla§ilmi§ olur. 

Burada melik, Padisahtir, bunun anlami, kendi hukmii ve 
hukmuniin gectigi turn yerlerde, her seye istedigi gibi tasarru- 
fu olan ki§idir. Emirlerini dinlememek ona kar§i ikrahtan do- 
gar, kendi arzulariyle ondan kacmayip emirlerini alanlara mu- 
tavaat etti deriz. 

Hak Teala der ki 

"Velillahi yescudii men fissemavati ve men filardi 
tav'an ve kerhen." 

anlami: Arzda ve goklerdekiler ister istemez, (kerhen veya 
itaatlada olsa) ona secdeye variyorlar. 

Hak Teala butun kainatm padisahi oldugu icin gerek yerde- 
kilere, gerek goktekilere geleceksiniz demi§ olsa, burada gorev- 
li olan onun mahdir, amir ise mal sahibidir, gercekten amirin 
emri yerine getirilir. Qiinku bir amirin memurundan bir talep 
hakki vardir. Buradan ogrendigimiz sudur, memur amire nis- 
betle mal oluyor, amir de mal sahibi sifatini ta§ryor. 

Burada memur amirinin emrine hazirdir, ne sorarsa cevap 
verir, cagmr ise gaginsma ko§ar, sayet caginlan kendinden 



288 — — — Futuhat'i Mekkiye 

yuksek bir mevkide ise bu sefer o list mevkiinde ve caginlan 
kismin emrinde ast olarak bulunur. Sira ile en a§agi bir seviye- 
de olsa dahi bir yukandakinin hiikmii, kahn, emri altina gir- 
mi§ olur. Zira kendisi artik bir biiyugiin veya tistun mulku sa- 
yihr. Burada soz ve irade efendisinindir, cunkii emri altindadir, 
onun mlilku yani mall olmu§tur. Hak Teala o mal seviyesine 
kadar inmistir, bu kui icin bir ilahi ini§tir. Her yonden boyledir. 

Meclislerine gelince akil yoluyla sayilmaz, giinkii bu miilk 
efendisinden kolesine, kolesinden efendisine devamli intikal 
halindedir. Bu sebeple sayilari belli degildir. 

Ebediyyet her iki dunyada haktan degil, §erin hukmunden- 
dir. Oyle ise miilkun maliki yani (malm sahibi) ve bunun meo 
lisleri ^i yoniinden belli edilmemi§tir, daha evvel demi§tik ki 
bunlarm sayilari, diinya mahlukatmin sayilari kadardir. 

17 — Onyedinci soru: Gelen Peygamberlerin Rablarmdan 
bekledigi nedir? 

Cevap: Bunun cevabi du§iinulemez, giinkii Peygamberlerin 
aldigi ilahi, zevk ve bu zevkin ozelligi kendi §ahsiyetlerine 
mahsustur. 

Allah elcileri ve evliy alarm, aldiklari tadi, kendileri bu tadi 
tadip his ettikleri icin, bu tad onlarca bilinir. 

Bazi Allah ecileri uc zevk vardir. 1 — Veli olduklan icin veli 
zevkini 2 — Nebi olduklan icin nebilik zevkini, 3 — Resul (elci) 
olduklan igin resul tadim tadarlar. 

Hizir aleyhisselam Musa aleyhisselama: Neden bir haber bi- 
rakmiyorsun, haber insana zevk verir.. Musa ona cevap olarak. 
Allahin bana verdigi bilgiyi sen bilemiyecegin gibi, Allahin Sa- 
na verdigini de ben bilemem i§te ben buyum zevkim de budur. 
Buyurmu§lardir. 

Bir bilginler meclisinde bulunuyordum, Musanin gordiigu 
riiyanm hangi makamdan oldugu, aralannda miinaka§a edi- 
yorlardi, biri dedi ki, su makam da iken sormu§tur, Ben de ona 
dedim ki sakm yapma cabuk bir hiikme varma, evliyalarm son- 
lan kesin olarak enbiyanm ba§langicidir, dedim. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 289 

Enbiyalarm hallerinden ve durumlarmdan hie bir veli zevk 
alamaz, yukarda bu ybnii aciklami§tik, usuliimuz iizere biz bu 
gibi konusmalan birakahm, zevk denilen §eye bakalim, Bizler 
ne elci ve nede §eriat getiren Peygamberin, Musanin gordugii 
riiyayi, Rabbine hangi makamda iken sordugunu nereden bili- 
riz? 

Bunu bir veli sormu§ olsa cevabmi verebilirim, belkide bu 
tad ve zevk sende de vardir. Tadiyorsun. 

Bu zevk bahsinden §unu anliyoruz ki, Allah elgilerinin aldigi 
ve duydugu zevk, Allah elcisi olmayan icin yasak edilmistir. 
Burada akli imkansizlik yaradili§la (viicud) birlesmi§tir. Qiin- 
kii zatiyet ancak bu ozel tertibi icap ettirir. Bundan sonrasim 
nasil istersen oyle soyle. 

Bu zevk ozel blarak peygambere nereden gelmi§tir? diye bir 
soru sorulsa bunun akil ile cevabi: Peygamberlerle kullari ara- 
smda ancak inayet nesebi vardir, ayrica sebep olarakta hiikum 
vardir, vakit yoniinden ise ezeliyyet vardir, geri kalanlar ise 
gormemezlik ve uydurmadir. §unu bil ki, Rabbaniyet ulvi mer- 
tebeleri belli eden sebepler ise, bu Allah'in inayetindendir. 

HakTeala 

"Ve be§§irillezine amenu enne lehiim kademe sidkin 
i'nde rabbihim." 

Hak Teala bu Ayetle iman eden kullarim mujdelemektedir. 

Peygamberlerin Rabbinden olan ozel zevkinin, ismi sebebi, 
her Peygamberin ismiyle bu zevkin ilgili kilmmasidir. Allahm 
Resulleri be§er ile temasta ve onlar arasmda bulunmaktadir, 
butiin alakalari, gok halkiyle degil diinya halkiyledir. Bu gibi 
sorular fikirleri yorar, bazi zayif dii§unceliler tarafzndan, dedi- 
kodular ve fesad doguracagmdan bunun bu kadar bilinmesi ye- 
terlidir. 



290 Fiituhat-i Mekkiye 

Geldigi zamana gore her peygamber ve elcinin ve her ilahi 
haberin kendine ve getirene gore, bir ozelligi ve kiymeti vardir. 

Ve her bir peygamberin ve elcinin getirdigi haberle bir odevi 
vardir. Bu sebeple bunlar arasmdaki makamlar da degi§ir. 

Hak Teala 

"Tilkerrusiilu faddalna ba'dahiim a'la ba'din.'' 

buyurmasi bunun bir isbatidir. Hak Teala her peygambere bir 
ihtisas vermi§tir, mesela, Adem aleyhisselama, ilahi adlari bel- 
letmi§, ve bu ilmi onun ihtisasinda kilmi§tir. Resuliillah efendi- 
mize, Kelam ve cumle tertibi ihtisasini vermis, tir, Isa aley hiss- 
lama da ozel bir ruh ve nefes vermi§tir ki, Isayi da bu ruh ve 
nefesle ihtisas sahibi kilmi§tir. Isa bu ihtisasiyle oliileri dirilt- 
mi§ korlerin gbzunii acmi§, kulaklari sagir olanlari i§itmeye 
kavu§turmu§tur. Bunlar Hak Tealanm bilecegi ve istedigine 
verecegi ozelliklerdir. Boyle anla§ilsm. 

18 — Onsekizinci soru: Enbiya makamma gore Resuliillahm 
makami nerdedir? 

Cevap: Ayni sirada dorduncii makamdadir. 

Biliyorsunuz ki insanlari mutlu kilacak dort basamak var- 
dir. Bunlar 

1 — Iman, 2 — Velayet 3 — Niibuvvet 4 — Ilahi Haber. En- 
biya makamlari ybniinden elciler, ikinci derece te§ri hakkma 
sahip peygamberlerdir. Makam ybniinden uciincu derecedirler. 

Velayetin §artlarmdan, biri de ameldir. Yoksa iman degildir. 
Qiinkii iman habere istinat eder, bu haberle iman velide dogar. 

Ve yine bilinmeli ki Hak Teala ilimsiz ve cahil kimseyi veli 
paymami§tir. Resim alimlerince her hangi yolla olursa olsun, 
Allahi tevhid ve takdis eden alim kimsenin yeri birinci makam- 
da olup, velayet makammda da yeri vardir ki bundan sonra si- 
rasiyle niibiivvet makami, haber makami ve iman makamimn 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 291 

geldigini iddia ederler. Iman ise §ukiirler olsun bizde vardir. 
Resim alimleriyle aramizdaki fark onlar velayeti ba§a ahp, 
imam sona birakirlar, bizce makamlarm tertip sirasi §6yledir, 
Iman, Velayet, Nubiivvet, Risaiet (ilahi Haber) 

19 — Ondokuzuncu soru: Veli Enbiyamn makami nerdedir? 

Cevap: Yine o siralardadir. Yani makami ardan 3 cii makam- 
dadir. §unu bil ki, Hak Teala evliyalarim kendi velayetinden 
kazandirmiftir. (Jiinku bunlar dort diis, mania carpis,irlar. 

Bu diis,manlar, keyfleri, nefisleri, diinyalan, §eytanlaridir. 
I§te veli bu dort du§manla durmadan miicadele halindedir. 

Veli olan enbiyamn niibuvveti son bulmami§tir ve kesilme- 
mi§tir. Qunkii, bu §eriat niibiivveti degildir, Bu gibilerin maka- 
mi zikrettigimiz gibi bahsi gecen ferd, ve efradim, ibadet ettigi, 
teferrtid etmis, ilahi ad makamidir. 

20 — Yirminci soru: Hak Teala kendi adamdan hangi adi bu- 
laravermistir? 

Cevap: Bu sorunun dort ozelligi vardir, 

1 — Ona Allah tarafindan verilen vicdamn Allaha donmesi. 

2 — Vicdamn makama donmesi 

3 — Vicdamn ilahi isme donmesi 

4 — Vicdamn kendi ismi icinde olan kula donmesidir ki, o 
adm kula aidiyeti olur ki Allaha aidiyeti kalmaz. 

Bu verilen vicdan adi nedir Acaba bir ilahi admidir, veya bir 
makammidir? Burada kulun hak etmi§ oldugu adlari, ilahi 
hulk yoniinden almis, ise bunun anlammi bilir, dolayisiyle bu 
adlar kendisine verilmi§ olur, biitiin adi arm Hak Tealaya ke- 
sinlikle bir nisbet ve yakmhgi vardir. Adlar kulun ozelligine go- 
re Hak Teala tarafindan verilir. 

Mesela, Resuliillah efendimizin ve diger peygamberlerin ad- 
lari gibi, kendi hulk ve yaradihslarma gore kendilerine veril- 
mi§tir. 

21 — Yirmibirinci soru: Evliyalar yiice barinin hangi adla- 
rmdan haz duyarlar? 



292 Futuhat-i Mekkiye 

Cevap: Burada iki yon vardir. Birincisi kendi zati admdan, 
veya velayeti altma aldigi ad'dan haz duyar. Kendi zati adm- 
dan haz duymasi iki kisimdir. Biri kazanilmis. hazlar, digeri 
kazamlmamis. hazlardir. Bunlardan her birinin kendine ait ve 
icabi bir ozelligi vardir. Ve yine ta§idigi ad'dan dolayi buna ve- 
layet etmesinden, aldigi hazdir. Bu sebeple hazlar degi§iktir, 
bundan dolayi bazlara gore adlar da degi§ir, bunu boyle bilesin. 

22 — Yirmi ikinci soru: Ba§langic bilgisi ve ilmi nedir? 

Cevap: Genel halk dilinde bunun anlami baslangici verir, ve 
ozel dilde de kendi mezhebinde gordiigiine gore anlatihr. 

Her iki yonii de birlikte anlatahm. Ba§langic ilmi kiymetli 
oldugu icin hie bir §eye bagli, degildir. Kelime ve soz olarak 
ba§langic deriz. Zazana baglanan miimkiinlerin ardi ardma 
bulunup gikmasiyle, zati tekevviiniin ba§langici meydana 51k- 
mi§ olur. 

Demek burada zaman cismani imkanlardan olup, mecbur ol- 
dugu bir mtimkune baglanmadan, bunun hazzmi duymaz ve 
almaz. Allahm mevcudiyetini kar§ilamada eskiden beri Ademle 
sifatlanmi§ sabit gozler vardir ki, Halika gore bu bir §ey olma- 
yan kevinden ibaretti. Fakat onun mevcudiyeti, hazirhklan ik- 
tizasmca, benzerlerine gectiginden, benzerlerindeki bu tekev- 
viin beyyinesiz bir tekevviin olmu§ olur. 

Bu tasavvurdan iki yoldan birini secmek liizumu vardir. Ya 
ke§if yolunu veya ke§ifle goriinenin anlamim isbatlayacak, nu- 
tuk ve fikri isbat yolunu secmek lazimdir. 

Buradaki yon hayal mahsulii degildir, soylenmez, lafizlarm 
kaliplarma uymaz ve girmez, esbabi da birinci sebepteki bilme- 
mezligin, yani cehaletin sonucudur ki Hakkm zatiyyetini bil- 
memekten ileri gelmi§tir, bu bilmemezlik bir sebep oldugun- 
dan ; burada Hak Allah olmu§tur. Yani Allah'i olana Allah ol- 
mu§tur. 

Bazi dostlarimiz ba§langicm kahirdan ba§ladigmi soyler, ba- 
zi dostlarimiz da ba§langicm kudret ve seri nisbetinden oldu- 
gunu soyler. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 293 

Bizim bildigimiz ve peygamberlerin anlayisma gore ba§lan- 
gic, icinde zor kokusu olan bir emir nisbetidir. Iste ba§langicm 
yolu kisa ve 6z olarak budur. 

23 — Yirmi uciincii soru: Allah vardi fakat bir §eyi yoktu, 
bunun anlami nedir? 

Cevap: Hak Tealanm seyiyyetle ilgisi yoktur. Zati vasfi yo- 
niinden bir §eyle beraberligi olamaz, fakat Hak Teala e§ya ile 
beraberdir. E§ya onunla birlikte olamaz, cunkii maiyyet bilgiyi 
izler, madem ki bizi bgretiyor, O bizimledir, ciinkti biz onu 6g- 
renmiyoruz. 

§unu bilki burada (kane) idi lafzi zaman kaydim verir, bura- 
daki istedigimiz zamam baglamaz degil, istedigimiz Kevin dir 
ki buda vticuddur, yani yaratilmadir. 

Kane lafzmin incelemesinden bunun tekevvunii bir harf ol- 
dugu anla§ilir. Buda zaman isteyen bir fiildir. 

Bazi konu§kan resim alimlerinin sozii yanhs, degildir. Bu 
mevzuda derler ki, O §imdi neyse yine o idi. Buda Hadislerde 
sik gegen bir mevzudur. Misal olarak, hig bir bilgiden bilgisi 
yoktu, veya buna benzer, Allah af edici ve magfiretcidir. Bunlar 
gibi Kane lafzmm (tiirkcedeki idi) ciimle ile baglanmasidir. 

Bu sebeple liigatcilar, bu ve buna benzeyen harfleri, fiiller 
yapan harfer olarak ad vermi§lerdir. Lugat ybniinden izahi 
uzun olacagmdan burada birakalim. 

Elan arapca Kelimesi zamana delalet eder, Tiirkcede kar§ili- 
gi §imdidir. Hakikat halde bu kelime ayirici zamana i§aret ed- 
er. Bu zamanlar ise mazi ile miistakbel arasidir. (Tiirkce olarak 
gecmi§ ile gelecek arasidir), yani §imdi dersek, bize iki zaman 
arasim anlatmis. olur. Bulundugu am anlatmaya cah§ir. Yoksa 
bu kelime hakkm mevcudiyetini anlatmak icin konmami§tir. 

Bu sebeple bir §ey bir §eyle beraber olmaz, ancak vadenin 
htikmiyle hayirli bir vaitle beraber olur. Bu da a§agidan yuka- 
riya du§uniilemez, alem ise Allah'la beraber degildir. Qiinkti 
alemin viicud ve yokluk sifati vardir. 



294 _. Futuhat-i Mekkiye 

Vacibilvucud ise Hakkm zatiyetidir. 

24 — Yirmi dordiincii soru: Adlarm ba§langici nedir? 

Cevap: Bunu aciklamak igin iki yol vardir, birinci yol adlan 
sormak ikincisi izlere gore adlarm nereden ba§ladigidir. 

Bu iki ozelligin iki dah vardir, ad lafizlarmm medlullerini 
bulmak, mevcudiyetinin olup olmadigim ara§tinp, bulmak §u- 
nu bilmek lazimdir ki, ad lafizlarmm mevcudiyeti vardir, yok- 
lugu yoktur, bunun kidem ve mustakbel ile bir bagi yoktur. Bu 
vasfi ancak mevcudiyet ve yokluk kabul eder. 

§unu bil ki, elimizde bulunan ilahi adlar, konu§ucu oldugun- 
dan, Hak Tealanm kendi nefsine verdigi adlardir. 

§imdi yukarda soyledigimiz adlarla, bu adlarm, zahiri, ke- 
lam, ilmi, yonden benzerini agiklayalim. Adlar ancak nesebiyle 
olciilur, ve du§unuliir. Nesep de, alemdeki tabiri olan gorunii§ii 
ile anla§ilir. 

Boylelikle di§ gorunu§lerin, meydana 9ikmasiyle nesebde ol- 
mu§ olur. Buradaki aidiyet olaydir, adlar da bu olaya tabidir. 
Anla§ilan, bir hiikiimle var oldugu halde, mevcudiyeti yoktur. 
§unu diyebiliriz ki, ilk ad olarak Hak Teal ay a elvahidiilahad 
(birin biri) veya tekin teki, denir. Bu tek olarak bir ad'dir. Rah- 
man ve rahim, gibidir, yalmz yukumludur. 

Hak Tealanm ilk adi Allahtir demek dogru degildir. Boyle 
olursa ortada vahit (bir) kaliyor ki, buda ilahi adlar arasinda 
yalmz ba§ma gecmemektedir. Bundan dolayi adlan bir neseb 
olarak kabul ettik, iz olmayan bu ilk adm nisbeti nedir? 

Bunun nisbeti bellidir, kendi mevcudiyetinin kar§ihgmda, 
mevcudiyeti olmayan, Hakkin mevcudiyetinden faydalanan sa- 
bit benzerleri vardir. Mevcudiyetlerindeki srfatlar, bunun belir- 
tileri olmu§ olur. I§tirak ve benzerlikten dolayi bunun benzeri- 
ne Vahidiilahad dememiz dogru degildir. 

Bundan dolayi buzati Celale yalmz kendisinin mevcudiyeti 
yoniinden kesinlikle ilk ad olarak Elvahidiil Ahad admi vermi§ 
olduk. Allah dogruyu soyler hidayete erdirir. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 295 

35 — Yirmi be§inci soru: Vahyin ba§langici ve anlami nedir? 

Cevap: Akilca aydmlanmis, ve belli olmus, manalarm, hisse 
bagh olarak, kalplere gegmesi ve inmesidir. Bu da insanda iki 
hal iizere olur. 1 — Uyku halindeki hayal ile 2 — Uyamk iken 
ani bir dalgmhk anmda yani (yakaza) de iken olur. Bu hal his- 
sin idrakiyle anla§riir. 

Mesela Resulullah efendimiz, ilmi siit §eklinde ilk olarak rii- 
yasmda idrak etmi§tir. 

Hazreti Ay§enin, Resuliillaha ilk vahiy riiyada gelmi.§ tir, ne 
gbrdii ise sabah gtine§i gibi dogru gikmi§tir, Resulullah efendi- 
mizin riiya vahyi alti ay devam etmi§tir. Buyurmu§lardir. 

Alti ay miiddetle riiya ile ba§layan bu vahiy, niibiivvetin 
1/46 bir pargasidir. Resuliillahm nubiivveti 23 sene siirdugiin- 
den bu 6 riiya ayi niibuwetinin kirk altida bir pargasi olmus. 
olur. Riyazi nisbetide rakamlarla §6yledir: 

23X12 1 



6 46 

26 — Yirmi Altmci soru: Ruhun ba§langici nedir? 

Cevap: Yollar ehli, Ruh kelimesini degi§ik anlamlarla agik- 
larlar. Filancada ruh var derler, bu bir Emri Ilahidir kime gi- 
rerse canlanir derler, yeterki o ruh kalbe girsin. Burada ruhu 
anlamak icin en iyi yol, Allah ehlinin himmet ve ibadetle bul- 
dugu ruhtur ki, ruhun ba§langici Hak Tealamn nefesi icinde- 
dir. Bunuda, kendisine himmet ve ibadet eden Allah ehlinin 
nefsine vermi§tir. Bununla beraber rahmanm nefesi nefislerin- 
de birle§irse, gabalari sokucu olarak degi§ik §eyler gordukleri 
halde Allah'i goremezler. Bu gaba ve mucadele olmasma rag- 
men, kul ile Allah arasmda arayi kesen ve bolen perdeleyen, 
bir mania vardir. Sikmti, vesvese, keder, utanma, sahizi olan 
ki§i bu manevi ve ig agirhklan iistiinden atmak icin gab a sarf 
ederken, birden bire rahmanm nefesi kendine dogru esmeye ve 
igini doldurmaya ba§larki, o vakit kendi du§iincesine gore igin- 
deki nefis aynasmda Hak Tealamn yuziinii gormiis. olur. I§te 



296 Futuhat-i Mekkiye 

bu nefes bu e§yalarda ve bu manialarda da, her e§yada da hak- 
kin yiizunu gosterir. Bu gbrusu yapan ayniyettir, ayniyeti mu- 
hafaza eden mevcudiyettir. Boylelikle o ki§i Allahtan ba§kasim 
goremez, i§te boylelikle cali§arak pe§ini birakmak istemedigi 
cabadan olan yorgunlugu da gitmis, olur. Ilk once bunu anlaya- 
madigi icin iiziilur, bu uzuntiiden sonra o ki§iye rahman nefesi- 
nin icini doldurmasiyle, kendisinde genis, bir ferahlik ve seving 
duyar. I§te bu nefes onda bir ruh olmus. olur, onunla hayat bu- 
lur, Hak Teala: 







"Ev hayna ileyke ruhan min emrina." 

buyurmus.tur. 

Hak Teala kuluna! sana verdigimiz bu hal, senin kazancm 
degildir ve nede bunu kazanmak icin ugra§mami§tim, sen da- 
ha evvel daha iman nedir, kitap nedir bilmiyordun, biz ruhu 
bir i§ik olarak istedigimiz kula hediye ederiz. 

I§te bu kul anlayis.li kuldur. Bunun hakkuida §6yle denir. Bu 
ruh sahibidir! ve yine onun hakkinda «o ya§iyor ya§ayanlara 
kan§ti» derler. Hak Teala: 






"Evemen kane meyten feahyeynahu ve cealna lehu 
nuran yem§i bihi finnasi ve Iem yeca'lillahu lehu nu- 



ran." 



I§te bu ayette sbzii gecen ruhlar, bu ruhun i§igi yoktur bunun 
zevki olmadigindan gozden saklidir. I§te arif ki§ilerce ruh ba§- 
langicmm anlami budur. Bu ruh oyle bir i§iktirki Rabbaniyetin 
cercevesinden gelmistir, yoksa rastgele bir yerden degildir. Bu- 
nun ozti ve gercegi de Rabbin emrinden oldugudur. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 297 

"Hiive min emri Rabbi." 

27 — Yirmi yedinci soru : Huzurun baslangici nedix? 
Cevap : Bir §ey yapmadan tasavvur edilen o §eyi her yoniyle, 

dikkat ve anlayi§la gozden gegirmektir. Boyle yapilmaymca hu- 
zur dogmaz. Ibrahim aleyhisselam Hak Tealaya «bana oluleri 
nasil dirilttigini goster» dedi. Hak Teala ona, bana inanmiyor- 
musun diyince Ibrahim «inamyorum kalbime rahatlik ve huzur 
gelsin diyesordum ya Rabbi» demi§tir, i§te burada inanci hu- 
zurun ba§langici yapmi§tir. 

28 — Yirmi sekizinci soru Adil nedir? veya Hakkm anlami 
• riedir? 

' Cevap: Yer ve gbkleri yaratan Haktir. Sehil Bin Abdullah ve 
benzerleri, Adil bir ad oldugu igin buna yine Adil demi§lerdir. 
Ebul Hikem Abdiisselam Bin Bercan Adle kendind^n halk olan 
Hak adim vermi§tir. Qunkti bu zat Hak Teala'nin 

"Ma halaknahiima ilia bilhakki." 

dedigini bilmektedir. Ve yine Hak Teala'mn 



o 



"Ve bilhakki enzelnahu." 



ve 






"Siimme heda." 

burada Hak Teala yarattigi kullarma her §ey verdigini ve kulu- 
nuda Hak olarak yarattigini bildiriyor. Adaleti ve hakki seven 



298 - — Futuhat'i Mekkiye 

ki§i Allah'a yonelmis, demektir. Haksizdan alip hakliya veren 
ki§iye adaletgi veya hakkaniyet sahibi derler. Yani o ki§iye 
hakki olan §eyi vermi§tir. Bundan dolayi Hak Teala hilkati, 
hakla yaratmi§, kendi hulkundan ona yeterini vermis, tir. 

29 — Yirmi dokuzuncu soru: Enbiya ve evliyamn birbirinden 
ustunliigu nelerdir? 

Cevap: Hak Teala Enbiya igin 

"Ve lekad faddalna ba'dennebiyyine a'la ba'din ve 
ateyna Davude zeburen." 

Kullar icinde 

j. I^~" ^^ **** <** * f. a £ ^ a ^ \^ *"* ^ ^ 

■ & * -* 

"Ve refa'na bag'dehum fevka bag' din derecatin." 

bu ayete kullarla, evliy alarm tumii girer. 
iman sahibi ki§ilerle ulema hakkmda 

"Yerfeillahullezine amenu minkum vellezine utiililme 
derecatin." 

bazi dostlanmiz arasmda bu yonden fikir ihtilafi olmu§tur. Me- 
sela: Ibin Kusey bizlerden her birimizin bir digerine ustiinltigu 
vardir demi§tir. Onun du§iincesi budur. Mertebeler arasindaki 
bu ayrim nisbetinden yanli§ bir dii§unceye saplamlmamasi la- 
zimdir. Qiinkii her ki§inin ameli digerlerine oranla artar ve ek- 
silir. Tartida aym darayi tutmaz. I§te Ayetteki 6z mana budur. 
Herkes kendi amel olgiisii ile derecesini alir. Hak Teala'mn si- 
fatma gore ilahi adlar arasmda da birbirinden tistiin olani var- 
dir. Fakat Hak Teala'ya nisbet edilirse btitiin bu adlar onundur 
ve ohca birdir. Enbiya da bbyledir. Mesela, Musa, Isa, Yakup, 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 299 

gibi Peygamberlerin, digerlerine nisbeten ilahi ustiinlukleri 
vardir. Kul arasmdaki ve geng dimaglar arasmdaki soylentile- 
re gore ve bu soylentileri bir sonuca baglamak igin Resulullah 
efendimizin huzuruna ybneldim, bu mevzuu bana agiklamasmi 
istedim, kendisi bu icabetimi kabul ederek bana, Ya Muhiddin 
Melaikenin kula gore ustunlugu vardir, buyurdular. Bunun 
iizerine ben: Isbati nedir diyince, eliyle beni gosterdiler. I§te 
sizde bana yapilan bu i§aretin ne oldugunu, ne anlam ta§idigi- 
m elbette anladimz, benim de diger kullardan bir ustiinlugum 
oldugunu anlami§ oluyorsunuz? Evet meclisi Muhammedide, 
bu sorunun aciklamasi bitince icim yanarak §u sozler agzim- 
dan doktildu: 

Bizler surur meclisinde §ad oluruz, 

Siz olmaymca meclisinizde Hak Oluruz. 

30 — Otuzuncu soru: Insanlan Hak Teala zulmettemi yarat- 
ti. 

Cevap: Hak Teala kitabmda: 

"Vallahii ahrecekiim min butuni ummehatikum la 
ta'lemune § ey'en veceale lekumussema' vel ebsare velefi- 
dete." 

buyuruyor. I§te bu Ayet sana bir i§ik tutuyor, bununla e§yayi 
anhyorsun, idrakine ne lazimsa sende onu hazirlami§, ve ver- 
mi§tir, Yalmz seni sen yapmami§tir, sen onunsun, sen bir mev- 
cudiyetsin, varligim yoklugunu bilen bir viicudsun. i§te biitiin 
bunlari kalp yoliyle anlarsm. Mumkiinler tiim olarak bizatihi 
karanliktir. Bir §eyin goriilmesi o §eyin var olarak kendini gos~ 
termesi demektir Bu kendini gosterirse miimkiinlerde bundan 
faydalamr ve kendini gosterir. Takdiri ilahi viicudu yaratma- 
dan once bir miihendisin yapacagi hazirlik gibi hazirhgmi yap- 
mi§tir. Bir miihendis yapacagi ve tasarladigi bir i§in projesini 



300 Futuhat-i Mekkiye 

nasil hazirlarsa, Hak Teala da mevcudiyeti yaratmadan once 
bunu du§unmiis. ve hazirlamis^tir. Kainatm ve her§eyin ba§i, 
miihendis ve proje sahibi odur. Nizam ve devran onundur. Bun- 
dan biiyiik mtihendislik mi olur. Hak Teala bu yonden. 

"Yudebbirulemre yiifassilulayati lea'llekiim bilikai 
rabbikiim tukinune." 

burada, bir gun sizde Diinya mevcudiyetinden, Ahiret mevcudi- 
yetine gececeginizi bilirmisiniz? Buyuruyor, insan nasil karan- 
liktan dogup nura cikiyorsa, sonunda nurdan cikip karanlikta 
kalacaktir. Bu sebeple karanligmiz sizi seven bir dost gibi pe§i- 
nizi hie bir zaman birakmayacaktir. 

31 — Otuz birinci soru. Yaradilanlarm oteki diinyadaki du- 
rumlari nasildir? 

Cevap: Bunlarm durumlan ve halleri, intizar yani olacagi 
beklemektir. Hak Teala bunlara kendi olciilerine gore nurdan 
yapili mevcudiyyet elbiseleri giydirmistir. Bunlar bu nuru kul- 
lamrlar. Bununla kiyamet giinu yiiriir ve yollarim bulurlar. 
Qtinkti kiyamet guntinun i§igi yoktur, Bu sebeple biitxin ki§iler 
bu nurla kendi yollarim aydmlatirlar. Orada kimse kimsenin 
i§igim gormez, ve birbirinin nurundan faydalanamaz. Resuliil- 
lah (Sallallahii aleyhi ve sellem) efendimizin dedigi gibi «Ahi- 
ret giiniinde karanlikta yiiriiyup aydmlik mescidlere varanlara 
mujdeler olsun,» bu soz iki nurun toplami anlammi ta§ir. Biri- 
si gozleri perdeleyen ve iclerinde bulunan ve yalniz kendilerine 
goriinen nurla, Dtinyada iken namaz ve diia, icin karanlikta 
Beytullaha giderken, yolunu bir kandille aydmlatrp karanhgi 
defeden nurdur. Bu i§ik insanlar sabah ve ak§am karanligmda, 
mescid veya camiye giderlerken, karanlikta yollarim bulmak 
icin faydalandiklan bir nurdur. Diinyalarmda kendilerine, yol 
gosteren bu nur, Ahiret karanligmda da onlann icinde yanarak 
yollarim aydmlatmis. olur. Kendileri bu nurla yiiriir ve bekler- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 301 

ler. Bu bekleme bir hal beklemesidir. Qiinkii onlar bu yonden 
bilim sifatiyle sifatlanmamis,lardi, bilimle sifatlanmak, mevcu- 
diyetten olur, burda onlar heniiz var olmami§lardir, belkide da- 
ha tekevvun halindedirler. Hak Teala karanligi dogu§a bir kilif 
veya zarf yapmi§tir ki (Htinak-orada) demi§tir. Bu da zarfin 
icindekine delalet eder. 

Ve takdire baghdir. , ^ 

§ayet Hiinak ^J ^ ^ "Hiinake" yani orada, yerine ^J— *-H3 
"Fi zulmetin" karanliktadir demi§ olsaydi, karanligi yarada- 
nm hal oldugu anla§ilirdi. Bundan iistli hava alti hava, korliik 
ve gormemezlik anlatilmak istenmi§tir. Bunu da Resuliillahm 
bir sozii isbatlami§tir, kendisine Rabbimiz nerdeydi, sorusuna, 
da; iistii hava, alti hava, gortinmez bir yerdedir, buyurmu§lar- 
dir. Hak Tealanm vasiflanndan birisi de, gizlilik ve gorunme- 
mezliktir. Bu oyle bir ilahi vasiftirki butiin alemin vasfi olmus- 
tur. Bu yan olan bir vasiftir, bunun tizerindeki vasifLar benzer- 
lerinin durumlarma gore degi§ir, 

"Ma ye'tihim min zekeri min rabbihim muhaddisiin." 

Burada onu hudusla anmi§tir. (Jtinkti bu bir Muhaddise/lfara- 
tan, Konu§an, var eden] inmi§tir, ve onun yanmda hadis ol~ 
mu§tur. Hie §iiphesiz bunun muhaddis oldugu bilinmiyordu, i§- 
te hadis olan budur, acaba Muhaddis de bizzat kendisimi idi 
Buna Hakkm Hak ettigi sifati demi§ olsak, evet bu sifat oteden 
beri ondadir deriz. Mahlukatm karanhkta olma keyfiyeti, ben- 
zerleri bulup, hakkm mevcudiyetini bu benzerlerde gormek ve 
kabul etmektir. 

32 — Otuz ikinci soru: Mikdarlarm/A^Zami: Kader, olgii, tar- 
ti, ahnyazisij sifati nedir? 

Cevap: Miktarlar e§yanm zati sifatlaridir, kendi sifati degil- 
dir, ve yine bu, e§ya iizerindeki sifatm ba§ka bir §eye sifat ol- 
mamasi icin aralannda mani bir smir cizgisidir. Bu sorudan 



302 — Fiituhat-i Mekkiye 

murad, bu olgulerin veya bu mikdarlarm sifati yasaklamak de- 
mis, olsak, hakikat halde blciilerin sifati yoktur diyebiliriz, giin- 
kli bir sey kendine sifat olamaz. Nefsi sifatlar zata fazla bir ya- 
kistirma degildir demis olsan sana, (evet dogruyu soyluyorsun) 
deriz. 

§ayet bir seyi kendi nefsiyle vasfedersen, bende derimki, 
eger o sey yiikumlii degilse sifati ustundedir derim. Boylelikle 
simrlari uc zati mertebeye ayirdik, bunlar Zati, Resmi, Latzi, 
dir. 

Mekadir ve ekdar, miktann toplamidir. §unu bilki; zati 
emirlerin smiri kendi olgiilerini hazirlarm§tir, esas vezin ka- 
derdir, tartilarda mikdarlardir. Bununla esya tartilir, emirler 
smirlarryla belli olur, burada haddini bilmeyen de, haddini bil- 
mi§ demektir. 

33 — Otuz iiciincii soru: Peygamberler ve insanlardan, kat- 
lamp gizlenen KADER bilimi nedir? 

Cevap: Bu soruda bir eksiklik vardir, kader biliminin kaldi- 
rilmasinm sebebi nedir diye sorulmasi icab ederdi, sayet bunu 
soran ve soyleyen kisi, kulun en faziletlisi (ustiin olam) Mela- 
ikelerden daha faziletli oldugunu kendi diliyle soyleyecek olur- 
sa, Allahtan gayrisine her§eyi gizlemi§ sayilir, §ayet o ki§i Me- 
laikelerin en iistiinii beserin en ustiin olamndan daha iistiin- 
diir demis. olsa o ki§iden kader ilmi kaybolmus, demektir. Qiin- 
kii bu sbze be§er olduklarma gore peygamberleri de tiimiiyle 
sokmu^tur. Peygamberleri bu sbziinden istisna etmesi liizumlu 
idi. Onceden hangisi daha yiiksektir sbzii olabilirdi, onuda og- 
renir bulurdu, simdi ve bundan sonra kaderin ne oldugunu bi- 
len varmidir yokmudur, sorusunun cevabi kalmi§tir. Ona da 
hayir, deriz, zira onun gizliligini, Hak Teala'nm kudret ve ta- 
hakkiimii bilir. I§te biitiin bunlari Hak Teala bize bildirdi. Alla- 
ha hamdederimki bu kadarim bgrenmis olduk. Hakkm belirti- 
leri alem denilen miimkunlerin benzerleridir. Kaderin izleri 
Hak mevcudiyetinin bir i§aretidir. Kendi nefsiyle isbatlanmis 
bir §eyin basjka bir isbati olamaz. Hak baska bir §eyle bilinmez, 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 303 

nefsiyle benzerleri olan mevcudiyetin nisbeti bilir. I§te buna 
kaderin izidir deriz, kaderi biraktigi izle Hakki da mevcudiye- 
tiyle biliriz. Qiinkii kader bilinmeyen ozel bir nisbettir. Hak ise 
mevcuttur ve vardir, bu sebeple ilmin mechuliimuz olan kader- 
den degil Haktan geldigi daha dogrudur. Zaman mevcut olma- 
yan makul bir nisbettir. Bu nisbette kainattir. 

Zaman ilme gore cok krymetlidir, en cok Hak Teala'ya soru 
soran Uzeyir Peygamberdi, en nihayet Hak Teala kendisine 
«Artik kaderden bir §ey soracak olursan niibiiwet divanmdan 
ismini silecegim,» buyurmu§lardir. Hak Tealanm fiillerinde bir 
yanli§lik ve eksiklik olamaz, ezeliyyet taalliilu soru olarak ka- 
bul etmez. Bu ancak bir bilgisizden ve bir cahilden yikar. Bu 
sebeple Hak Teala bizatihi kendisinin bu olciilerle ilgisi oldu- 
gundan, kader ilmini gizli tutmu§tur. Evlar ve kullari bu kader 
iminin Hak tarafmdan gizlendigi igin ogrenmek istemezler, §a- 
yet ona asi olur bunu Allahtan isterlerse, bunu nazari fikirle 
degil Ilahi ke§if yoliyle ogrenmeye 9ali§ir ki Hak Teala da bu 
asi kuluna yakla§maz, o da hie bir §ekilde bunu ogrenemez. Bu 
sebepledir ki Ilahi e^ilerden ve kullardan bu yon saklanmi§tir. 
Allah biliminde, kader ilmi de kader cahilligi de vardir. Hak 
Teala mechuldur, bu sebeple kader de meghulumiizdur. Kade- 
rin, sirri mikdarlarla tahkim edilen benzerdir. Bu da tartmin 
tartilana hakim olmasma benzer. Terazi ise tarti blciisii ile tar- 
tilamn arasmda bir nisbet bagidir. Bununla tartilanm miktari 
belli olur. Hak Teala terazi koymus, ve bunu bir hadde kadar 
indiririz buyurmu§lardir. Kaderi de, olciisii de her §ey onun 
adaleti ve hiikmii altmdadir. Hak Teala'nm kader ilmini gizle- 
mesi zatidir, zati oldugundan sorulmaz. 

34 — Otuz dordiincii soru: Ne sebepten bunu gizledi ve kat- 
layip kaldirdi? 

Cevap: Bu soru bir smav sorusudur, bunu soran bir alim ise 
bu bilinen bir §eydir. Nasil olurda bilmez ve kendisine de bil- 
memezligi isnad ettirir. Peygamberlerden ytiksek olan Mela- 
ikeler de kader onlarca biliniyor diye konu§anlar, hakiki e§ya- 



304 Futuhat-i Mekkiye 

larm ilmiyle Hak Teala ilmi arasmda fikren dahi bir istirak ol- 
mamasi igin, bu goriis. ve dusuneelerini akillarmdan silmeleri 
lazimdir. Herhangi bilinen bir §eyde Hak Teala ile ilimde isti- 
rak olmaz. §ayet Kader ilmi kendi ahkamim kaville ogretmis 
olsaydi, kul bu ilimde serbest olurdu. Hak Tealaya ihtiyaci kal- 
mazdi, kendini tarn zenginlige kavustaurdu. Mademki Hak 
Teala bu ilmi kullarmdan esirgemi§tir ve ogretmemistir, Alla- 
hin kulu da bu yonden bilgisiz cahil ve fakir kalmi§tir. Bu -bilgi 
yoksunlugu fukarahgi. Onu soru dilenciligine goturiir, yalvanr 
yakarir, dinler, sorar ve aglar, butiin bu aci sikmti ve cabilligiy- 
le bunu ogrenmeye cali§ir. Bu sebeple bu ogrenme vasfi ondan 
kendiliginden kaybolur, butiin gabalan bo§a gitmi§ olur. Hak 
Teala bu sim Peygamberinden dahi gizlemi§tir, ki bu ba§ta ge- 
len Ilahi gizliliklerden birisidir. 

35 __ otuz be§inci soru: Kader sirri onlara ne vakit gorunur 
Cevap: Kader sim, o kader degildir. Bunun sirn mahlukata 
tahakkiim eden bir benzerindedir. Hak Teala onlarin ba§an 
oluncaya kadar, bu sir onlara acilmaz ve gorunmez. Gorii§leri 
Hak gorii§u olursa, e§yalara da Allah goziiyle bakarlarsa, o va- 
kit kendilerine bu sir agiklanmis olur. Zira Hakkm goziinden 
bir §ey saklanamaz. Hak Teala: 



"Innallahe la yahfa aleyhi §ey'xin filardi vela fissemai 
hiivellezi yusavvirukiim filerhami." 

Bu ayette sizleri ana rahminde sekillendirdigini bildirmek- 
tedir. Ana rahmi karanhk oldugu igin bu §ekillenmeyi idraki- 
mizle bulmaya gah§im. Hak Teala ona karanhk icinde istedigi 
§ekli verir ve yapar. Qiinkii aziz olan tek Allahtir. 

Resultillah efendimiz Hak Teala icin, benim en sevdigim ve 
bana en yakin kimse, kendisine dii§en farzi yapan kimsedir, 
buyurmu§lardir. Qiinkii bu zorunlu bir ibadettir. Bakiyorum ki, 
kul nafile namazlarla bana yakla§mak ve kendini bana sevdir- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabl 305 

mek istiyor, Bu ise zorunlu olmayan ihtiyari bir ibadettir. Ma- 
demki ihtiyari ibadeti iistiin tutmu§tur. Allahtan uzaka§maya 
sebebiyyet vermis.tir. Nefsini farz olan bir ibadete yoneltirse 
onu severim, Allah'ta sevmi§ olur. Ben onu seversem onun i§i- 
den kulagi ve goren gbzii olurum. 

I§te btitiin bunlan Hak Tealaya intikal ettirseniz, kulun go- 
rii§u ondan nasil gizlenmi§ olur. Hayir gizlenmez, ciinkti ondan 
nafile namazlarm yapilmasimda istemi§tir. Fakat Hak ahka- 
minm sifati kuluna kendi sifatile degil, zati sifatiyle baksm di- 
ye, tiimu i§ik ve nur olan farzlar vermi§tir. 

Duygu ve gbriiciide onun zatiyeti olup, kendi mevcudiyeti 
degil, Hakkm mevcudiyetidir. Allah dogruyu sbyler, hidayete 
eri§tirir. 

36-37, Otuz alti ve Otuz yedinci soru: Nerede onlara gbriinur 
ve kimlere goriinur? 

Cevap: Onlarla ugra§ip anla§irsa onlara gbriinur. Bu gorii- 
nenler goren ve bilen icin bir mazhariyettir. Bunun bir mazha- 
riyet oldugunu bilmeyenler bunu. Haktan degil yabanci bir i§a- 
ret oldugunu bilirler. 

Bazi insanlar kainatta her §eyi gbriirler. Tekevviinden arzu- 
ladigi §eyi gbrenler, arzulamadiklan §eyleri dahi gbriirler, arzu- 
lanan benzeri suretler degi§ik yerlerde gbriinur. Biitiin bunlar, 
idrak edenin gbziinde ge§itli olarak birbiri ardindan gelerek bir 
yerde ve birinde birle§ir. §ayet bu ge§itli suretler insana belli 
bir yerde yeti§ir ve onda toplamrsa^ Hak Teala degi§ik §ekiller- 
le o ki§ide veya o ki§ilerde tecelli etmi§ olur ki, bunu ancak 
zevk (tad) yoliyle anlami§ olur. 

Bunun bir zevk oldugunu bilen ki§i, kendini bu zevk sifatile 
sifatlandirmi§ olurki, i§te bu kendine gbriinen kader gizliligi il- 
midir. Yeterki onlar bu kuvvetle bu basamaga ermi§ olsunlar. 

38 — Otuz sekizinci soru: Itaat ve masiyette Hak Tealanm 
izni nedir? 

Cevap: Hak Teala kavlen ve fiilen kbtiiluk yapmayi emret- 
memi§tir. Itaat ve masiyetin birle§tigi miisaade Ilahi bir izin- 



306 Fiituhat~i Mekkiye 

dir. Bu bir mezuniyet olup hukiimden gelmeyen bir miisadedir. 
bunu e§ya tizerindeki itaat ve masiyet hiikmiyle belli etmi§- 
tir. Dolayisiyle hukiim bununla memur ve mahkum olmak iste- 
mez. 

Taat ve masiyetin, taat ve masiyet olmasi yoniinden buna 
izin vermek dogru olmaz. Hak Teala derki: 









"Ve in tusibhum hasenetiin yekulii hazihi min i'ndil- 
lah ve in tusibhum seyyietiin yekulii hazihi min i'ndike 
kul kullun mini'ndillahi." 

Anlami: Iyi bir §eyle kar§ila§irlarsa Allah'tandir, kotti bir 
§eyle kar§ila§irlarsa (Resulullahi kast ederek) bu sendendir di- 
yorlar. Onlara deki hepsi Allahtandir. 

Dikkat edilecek olursa, buttin bu fuller ondan oldugu icin, 
turn fiilleri Hak Teala kendi iizerine almi§tir. 

Bu kavimlere ne olmu§turki bir §ey bilmiyorlar, bunun Mu- 
hammed aleyhisselatii vesellemden olmadigim Hak Teala bil- 
dirmi§tir. 

Ve demi§tirki 5 bir musibetle kar§ila§irsan bunun nefsinden 
oldugunu bil, buyurmu§tur. 

Buna ragmen hakikat bu olmakla, bu mesuliyeti Hak Teala 
ne sebeple iizerine almi§tir, i§te incelenmesi zaruri yon budur? 

Burada her §ey Allaha isnat edilmis.tir. Halbuki O (kul 

dedigi yani turn veya ciimlesi, anlamma gelirki, bundanda 
buttin hayirli i§ler ondandir. §er ise ondan degildir anlamim 
ta§ir. Yukardaki ve Resulullah efendimiz yoliyle Hak Tealamn 
bu hitabi soramda, sorulanida taat ve masiyet lafziyle vehme 
sokmu§tur. Bunun sebebi ise insanlarm Hak Teala hakkmdaki 
bilgi ve goriislerini ve hatta anlayislarmi, artirmalanm ve bil- 
mediklerini ogrenmeleri icin, bu §ekilde konu§mu§tur. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 307 

39 — Otuz dokuzuncu soru: Butiin kullanna bulup verdigi 
bu biiyiik akil nedir? 

Cevap Bu sorunun i^inde bulunmasi zaruri bilgiler iigtiir: 

1 — Birinci mertebe olarak: Ba§langig isbatidirki du§unce 
yoliyle elde edilen ve doyulan ve maddelerden teferriid etmis,, 
miicerred manalar. 

2 — Ikinci mertebe olarak hisle idrak edilenlerdirki bunlar- 
da be§ idrak hissimizle duyduklanmizzdir. 

3 — Akil ve his yoliyle idrak edilenlerdirki, bada tahayyiille- 
rimizdirki, akla hizmet eden tasavvur giiciyle manalari §ekil- 
lendirerek, bize his ettirirki, bu his ettirdigi §eye de tabiat adi- 
ni veririz. I§te bundanda mevcudiyet olarak ins an ve ecinni ce- 
sedleri ne§et etmis, olur. 

Allah isterse kullarmdan miikellef olanlara mutluluk sebep- 
lerini ulvi ruh aracihgi ile Peygamberlerinin dilleriyle onlara 
bildirir. §unu bilinki akillar arasmda bir listunliik vardir. Bu- 
nu giinluk ya§antimizda da goriiruz. Bunlarm tumiinii akil se- 
lim ve ilim sahibi oldugunu goremeyiz. 

Bu akillardan bir takimi mana ve gizliliklerini idrak eder, 
bir kelimenin manasmdan elli veya yiiz mana gikarir. 

Hak Teala hakkmda ruhani Ilahi bilgiler, genel alem hak- 
kmda ve matematik, akil, mantik, felsefe bilimi gibi s.eyleri bi- 
lir ve anlar, bazi akillarda bundan ustiin oldugundan, daha gok 
s.eyler bilir. Boylelikle akillann degi§ik ve bir §eyi kavramada 
birbirine benzemedigini gordiikten sonra, bu akillan, az bilen- 
lerle 90k bilenler arasmda bolmek ihtiyacmi duyariz. Bu mane- 
vi taksimi yapan bilginin admada cogunluk akhmn manevi 
miimessili adi verilir ki, mevcudatta bulunan akilh ki§ilerdeki 
akillar bundan boliinerek gikmi§tir. 

Bu biiyiik akildan tekevviin eden diger akillar miinasip ve 
yakm bir benzetme ile misal olarak, biiyiik akildan cikma digei' 
akil kandillerinin fitilleri birinci kandilden ahnan ate§le yaki- 
hr, gunkii birinci akil kandilinin nur malzemesi, 90k temiz, ya- 



308 Fittuhat'i Mekkiye 

gi saf, yag kuvveti fazla oldugu icin bu fitillerde kendi kabili- 
yetlerine gore, biiyiik kandilin kendilerini tutu§turmasim is- 
terler. 

Ilk azametli aklin yaraticisi Hak Teala'dir. Allah ilkden bu 
anlattigimiz akli yaratmi§tir. Diger akillar tabii olan nefislerle 
bundan olmu§tur. 

I§te bu biiyiik ve birinci akil, ilk pederdir ki Allah bunu ben- 
zeri olmayan azametli kitabmda ruh diye adlandirmi§tir. 

Bunada bir ek yaparak, ruh ve tabii nefisler ve ciizi ruhlar 
hakkinda da, 




"Feiza seweytiihu ve nefahtu lehu min ruhi." 

Demi§tir. Anlami: Bunlari bir tutmak icm ona ruhumdan bir 
nefes verdim. Bu ayetle bunu bizlere aciklar. I§te biiyiik akil 
budur. Ki§inin kendinden aynlmayan tabii aklidir. 

§u bilinmeliki, bir cisimden cogalmi§ olupta bir cisim te§kil 
eden pargalar, cisimlerine donerler. Qiinkii o parcalar o cisim- 
den ayrilrm§tir. Nefislerde bir nefse donerler, akillar da keza 
bir akla donerler. Bunlar yalmzligmdan srynlip cogalamazlar, 
bunlar biiyiikten kiiciige veya coktan aza geldikleri icin, tek ve 
kiiclik akil artmaz ve gogalmaz. Nasilki ciizi ve teferriit etmi§ 
aklin bulundugu nefis ve cismi boliinmeyi arzulamiyorsa, oda 
bolunmeyi ve cogalmayi istemez. 

40 — Kirkmci soru: Adem aleyhisselamm sifati nedir? 

Cevap: Sifatim iic yonden anliyabilirsin. Birincisi Allah'la 
yiiz yiize olmasi, ikincisi, ilahi adlarm toplami olmasi, iiciincii- 
siide, istersen Resuliillah efendimizin dedigi gibi olmasidir. 
Bunlardan hangisini arzularsan sifati o olmu§ olur. 

Hak Teala Ademi kendi sifati iizre halk etmi§tir. I§te sifati 
Allah sifatidir. Kendi hulkunuda, ona vererek elleri arasma 
koydugundan, kemal sifatim ona verdigi anla§ilir. Onu tarn 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 309 

olarak tophi ve eksiksiz yaratmi§tir ve turn adlari kabul etmi§- 
tir. (Tabii Hak Tealamn adlarmi). Kendisi gerceklik yoniinden, 
serbest bas.li ba§ma bir alemin butiiniidur. Ondan gayrisi 
alemden bir parcadir. 

Batmi yonden insanm Hakka olan nisbeti, bu diinyada ta- 
mamlanmi§tir. Ahiret ne§etine gorede Hakka olan nisbeti, za- 
hiri ve batmidir. Miilkiin zahiri yonden Hakka nisbeti, tamam- 
lanmi§tir ve tamdir. Mulkiin batim yoktur. 

Fakat Hakka gelince Allah denildigi igin zati dolayisiyle de- 
gil, zatmdan olan lezzeti icindir. 

Allah adiyle adlandmldigi i9in alemi talep eder, alemde Hak- 
km bir Ilah oldugu igin yalniz uluhiyyet mertebelerini bilir. 
Bundan dolayi onun burada sozu yoktur. Ancak bu neseb ve 
izafet hukmuniin yardimiyle ona Adem adi verilmistir. Ve an- 
cak bunun di§ goriiniisu anla§ilmi§tir. Ve keza Hak Tealamn 
yalniz zahiri adi bilinmektedir. I§te o ilahi bir mertebedir. Fa- 
kat zatiyeti bilinmez. 

Keza Adem alemce bir melaike idi. Melaikelerden gayrisi 
onun batimm bilemez; ne§eti dolayisiyle tabiatlannm birbirine 
zid, degi§ik olmasi sebebiyle onu kandirip ifsad ettiler, onlar bu 
tabiatta olanlarda bu fesadm netice verecegini biliyorlardi. Fa- 
kat batimm bilmi§ olsalardi, melaikenin de onun kendi hul- 
kundan oldugunu goriir ve anlardi. Bir sebeple bu toplulukta 
onun kazandigi ilahi isimleri bilmemezlikten geldiler. Fakat 
Hak Teala kendini ona gosterince oda zati Ilahiyi gormii§ oldu. 
Her §eyde bulunan dayanagmida gormii§ ve anlami§ oldu. Ale- 
min tumii Ademi Adem olarak anlatmaktadir. O Toplu bir yazi- 
dir. O alem icin ceseddeki ruh gibidir. 

Insan alemin ruhudur. Alem ise ceseddir. Bunlarm toplami 
alemi yaparki, oda buyiik bir insandir. Eger yalniz olarak bu 
alemi insansiz, dii§unecek ve bakacak olursan, onu ruhsuz 
diizgiin yapih bir cesed olarak goriirsun. 



310 — — ■ Fiituhat-i Mtkkiye 

Cesedin ruhla kemale erdigi gibi, alemin kemalide insanla 
olur. Hak Teala melaikeleri kendine bir elgi yapmi§tir. O bunla- 
ra melaike adini vermistir. Yani bunlan kendine haber elcileri 
yapmi§tir. 

Bu yonden §eklin kemalini §eref olarak ahrsan, insan kemal 
sahibidir dersin, fakat bu §eref payesini gorii§ yolundan degil, 
Allaha ibadet icin Hak Tealadan alirsan bu insan kemali icin 
daha biiyiik bir §eref olmu§ olur. 

41 — Kirkbirinci soru: Ona verdigi velayet nedir? 

Cevap: Ademin Hak Teala tarafindan verilen velayeti ii5tur: 

1 — Kendi hulkunun velayeti 

2 — Melaikelere verip onlara ogretmedigi adlarm velayeti, 

3 __ Hilafetle velayetidirki bunun hakkmda 




"Inni cai'liin filardi halifeten." 

anlamma gelen arzda bu halife yapacagim, kavli§erifidir. Bun- 
dan gaye, kiirrei arzda bana vekalet edecek bir vekil tayin et- 
tim, demektir. Aramizdaki butiin mevcudata sahip ve istedigi 
gibi tasarruf edecek bir vekil veya vekalet keyfiyeti degildir. Bu 
bizim mevzumuz olamaz, bundan murad olan, Allaha vekalet- 
tir ki, fesad yaratmak, kan dokmek, zorbalikla insanlari ez- 
mek, tahakkum denilen §eyi yapmak degildir. Bizimki ise vela- 
yettir. Buda Hak Tealaya adiyle hulkiyle vekil olmak. demektir. 
Ve zahiri adla ona vekil olmasidir. 

Hak Teala diinya i§lerini ona yiirutturrnek icin 7 gali§malan- 
nin kokii olacak olan tiim adlan ozellikleriyle ona bgretmi§tir. 
Kendisine ogrettigi bu adlarm herbirinin diinyada bir i§i var- 
dir, kendine gorede bir ozelligi vardir. Diizenli olarak ogretil- 
mesi igin, Ukden ve du§unduklerimizi ifade etmek igin bgretim 
yonunden her adin ozel bir frill vardir. Bunlar, i§aretsiz harfle- 
rin tertibi, bunlarla dogru telaffuz, ve hayalimizdeki §eylerin, 
bu ad ve fiillerle ifadesidir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 311 

Bunlardan bazilarmm ruhaniyyetle indirilmesinden, his ale- 
minde sbylenmis, ve yazimus, olsa da bir etkisi yoktur. 

Bunlardan bir kismmmda Alemi Ceberuttaki ruhani cinler- 
de hie bir etkisi bulunmaz, bunlardan bir kismmmda his sahibi 
olup tahayyul edenlere anlatilmasmda bir etkisi yoktur. Ve yi- 
ne bunlardan nesebin yeri olan yukan alemde mahfuz olanlara 
bir etkisi yoktur. 

Bu adlari ve bunlardan birinin etkisini dahi elci ve Enbiya- 
dan gayrisi bilemez. Bunlar neseb ybniine etkili olan o §eriatta- 
ki, te§ri ve amel adlaridirki, bu neseb ybniinden gok kuvvetli- 
dir, his edilmez, i§te burasi Hak tecelliyatmm ve gizliliklerinin 
yeridir. Her tiirlii haberlerin indirilmesi ve cikanlmasi, bera- 
berligi, ic rahatligi huzuru, giilme ve sevinmeyi, mikdar ve 61- 
ciilerin tayini, takdir ki§ilerine her turlii, bzel olarak tarti 
araclarmm gbnderilmesi bu merkezden yapihr. 

Hak Teala 



% t \^\^%\£> 



"Ve hiivellezi fissemai ilahun." 

Semadaki ilah odur, anlamiyle Hak Teala Semavattaki hususi- 
yetini ve kiinyesini bu sbziiyle aciklamaktadir. 

Mademki Semavatm Allahi oldugunu beyan ediyor, oyle ise 
yerin de Allahi olmasi ybniinden bu isimle kendini gbstermesi 
icab ederdi. Allahm, sifatmda gizlilik bulundugundan, arzmnz- 
da da Adem Ilah adma ona vekil olmu§tur. Onun batini adi bu- 
dur. 

Qiinkii kendisi Allahm vekili ve halifesi oldugundan, bu ba- 
tmi ad, arzimizm bzelligini ilgilendiren ve Ilahi adlardan gelen 
etkileri ona 6gretmi§ olurki, oda kendisine vekalet edecege 6g- 
retmesine vesile olur. Bu ybnden Hak Teala derki, 



l^o 



312 Filtuhat-i Mekkiye 

"Cealekiim halaife filardi" 

bunun anlamiyle, insanlar bu makam ve mertebede aralarmda 
iistiinluk ve fark olsada birbirini vekil birakabileceklerdir. 

Zaman ve hallerin degi§mesi, hal ve zamanrn verecegi emri, 
kendinden evvel ve sonraki zaiiian ve hal veremez. Bundan do- 
layi asirlarm gecmesiyle Enbiyanm ayet ve burhanlari, tiirlii 
tiirlii degi§ikliklere ugrami§tir. 

Zahire nisbetle zamamna gore halife ve Peygamberlerin, 
kuwetli isbat ve burhanla gelmesi, ulemasmida buna gore, tip 
ve sihir gibi devrin gecer §eyleriyle ugra§masmi zorunju. kil- 
mi§tir. Hak Teala bunun igin. 




"Ve refaa' ba'dakum fevka ba'din derecatin." 

demi§tir. 

Ve halife olacaklar icinde 

"Liyeblivekiim fima atakum inne rabbeke seri'uli'kabi 
ve inne rabbi legafurxin rahimun." 

t§te bu iki sifat, emretmek, yasak etmek gibi emirler ancak 
kuwetli bir hukiim sahibinin elinde bulunur. Allah'a vekil ol- 
manm sonucuda, hilafet miilk ve saltanati kuvvetlendirmeye 
yaramasidir. Bunun fill ve gabada en btiyiik etkiside, gab a ve 
fiillerde goruniir, bunlar konu§ulan veya telaffuz edilen kelime 
ve harfler olmayip (Nefsi Natik) yani konu§an nefis olmasidir. 

42 — Kirk ikinci soru: Adem veya insamn fitrati nedir? 

Cevap: Bu soruya §6yle cevap verebiliriz, insanm fitrati in- 
sanhktir. Halife olarak fitrati, halifeliktir, veya insan halife 
olarak fitratida, insan ve halife fitratidir. Birde tekewiin yb- 
niinden ne insan ve nede halife olarak fitrati vardir. Bu en 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 313 

yiiksek bir nisbettir. §ayet nisbet kesin bir hak ise, ne insanda 
ve nede halifede bulunur. Zira Hak Teala bize gonderdigi ha- 
berde 



"Kuntii sema'hu vebasarehu." 

ben onun kulagi ve gbzti olmu§tum, buyururlar. Burada in- 
sana i§aret edilmektedir. Peki ona yabanci olmayan insan ner- 
dedir? Veya halifede nerde ve yeri neresidir? 

Kendi nefsiyle emir veren, bununla tutuklayip yok eden, Sa- 
na yolunu kaybettiren ve bulduran, sana gbsterdigi §eylerle se- 
ni hayretlere dii§uren O dur. Burada ancak bir hayret belirmi§- 
tir ki, bununda bir hayret emri oldugu anla§ilir. Burada delale- 
tin zid benzeri olan dogrulukla ili§kileri oldugu anla§ilir. 

"Ente ve ma ente, ve ma remeyte iz remeyte velakin- 
nellahe rema, ve ma rema ilia Muhammedun, fema rema 
ilallahu." 

Hak Teala'mn bu kavlindende, Muhammedi ancak o diinyaya 
atip biraktigmi anlariz, oyle ise Muhammed nerdeydi? O yok- 
tu, sonra var etti, sonra yine yok etti. O iki yokluk arasmda 
miisbet bir yarlik oldu. 

Bu yoklugun ilki <^-l*~> C_*_? "Ve ma remeytu" dir ki ezeli 
bir ademdir (yokluk). Hak Tealanm <_/-> ^o-^^J* "Ve la- 
kinnallahe rema" hitabi ise ebedi bir yokluktur. Her ikisinin 

isbati ise ^l^L* ^ j> 1 "iz remeyte" sbziinde dir. Bu ayetteki 
Muhammed in isbati da, iki zaman arasmdaki mevcudiyyettir, 



314 Futuhat-i Mekkiye 

yani gecmi§ ile gelecek arasmdadir ki, gercek bir yoklukla s,up- 
heli bir yokluk arasmda oldugudur. 

Burada hissimiz ve gozlerimiz Muhammed'in diinyaya atilip 
birakilmasma §ahit oldugundan Hak Teala onu iki yokluk ara- 
smda gergek bir varlik yapmi§tir. Bu da O var olamn varligma 
delalet eder ki, bu kendi mevcudiyeti olmayip Allah'in mevcud 
oldugunu bize bgretmi§ olur. 

Siiphanehu ve Teala'nm, gelecekte, halde, gecmi§te varligi 
sabittir. Artik, §tiphe ve vehme du§menin sebebi kalmami§tir. 

Hak Teala latifdir, habirdir, yani giizeldir, tecriibe ve ihtisas 
sahibidir. Bu sebeple: 



tZ3-X>'<L t ^0b£ 



"Ve liyubliyelmu'minine minhu belaen hasenen." 

bu ayetle bize ihtibanni, yani tecrtibe ve ihtisas sahibi oldugu- 
nu gostermi§tir. 

Kullarimn ne derece iman sahibi olduklanni, imanlarim ke- 
male erdirmek icin noksanlari varsa nedenlerini arayip bulma- 
larim, boylelikle iman sahibi kullarim smavdan gecireceginin 
bildirmektedir. 

Ilk anlattiklarimizla dordiincu fitrat sebeplerini ve bunun 
ne oldugunu ogrenmis, olduk. 

Insan olmasi bakimmdan fitrati ise ? biiyiik alem fitratidir. 

Halife olmasmdan fitrati ise, Ilahi adlar fitratidir. 

Insan halife olarak fitrati ise, mensup oldugu zat fitratidir. 
Htilasa ozet olarak diyebiliriz ki } kainat tekevvununlin sonu. 
yoktur. Dolayisiyle adlarm da sonu yoktur. Biitiin varliklarm 
toplamp sayilmasi imkansizdir. Kendine gore zatiyetiri de adi 
yoktur, zat ve zatiyette iz birakan bir varlik degildir. Bunu 
kimse bilmez, hie bir isim de ona rehber olamaz. Adlar ancak 
anlatmak ve ayirt etmek icindir. Bu Allah'tan baskasma kapali 
ve yasak bir kapidir. Allahi ancak Allah bilir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 315 

Adlar bizdedir ve bizleredir. Onun yardimi bizleredir, onun 
cikisida (zuhuru) bizdendir, ahkamida yammizdadir. Gaye ve 
arzulanda bizleredir, sozlerinin bas>ngicida bizdendir. Allah 
dogruyu soyler hidayete erdirir. 

43 — Kirkuciincu soru : Fitrat nedir? 

Cevap: Mumkiinlerin karanliklanm yarip gecen i§iktir (nur- 
dur). Bu nurla suret ve §ekiller birbirinden ayri ve farkli mev- 
cud oldugunu 

"Felhamdu lillahi fatiressemavati velardi." 

Bu ayetin anlamida budur. 

"Allahu nurussemavati velardi." 

Hak Teala semavatin ve yerin nurudur anlamina gelir. §u 
var ki butun alem gok ve yerden ibarettir. I§te bu nurla Al- 
lah'm dedigi isbat olunur. Bu nurla sema ve yerlerin bulunduk- 
lari mevziler gorunur ve anla§ilir, eger bu nur olmasaydi, hie 
bir §eyi birbirinden ayiramaz ve goremezdik. I§te fitratin ma- 
nasi budur. 

44 — Kirk dordiincii soru: Ne sebeple insana be§er denildi 
Cevap: Hak Teala 

"Ma menaa'ke en tesciide lima halakte biyedi." 

ellerimle yarattigima secde etmemenin sebebi nedir? Bunu me- 
laikelerden iblise sormaktadir. Bu karine ile kendisine layik 
olan bir §eyi elleriyle yapip ve yarattigim anlatmaktadir. Bu 
yarattigi liyakatli §eye be§er denilmi§tir. 

Burada Hak Tealanm elleri kudret anlamim ta§ir, bunda bir 
§eref yoktur ki §ereflensin, ve yine nimet anlamim ta§ir 7 nimet 



316 - Futuhat-i Mekkiye 

ile kudret bu iki vasif butiin mevcudati kor etmistir, oyle ise 
Hak Tealanm elleden bahsetmesi, gercek makul ve tatmin edi- 
ci bir yonii ve vassfi vardir. Arapga dille anlasrian budur, cunkii 
Kur'an bu lugatla inmi§tir. §ayet dilin sahibi bu yarattzgimi 
elimle yaptim derse, aradaki vasitalari kaldirarak bunu kendi 
yaptigi anla§ilir. 

Burada Ademin insan cisimlerine gore nisbeti, akillarla bi- 
rinci akil nisbetine benzer. Cisimler yiiklii oldugundan elleri 
yukti ytiklemek icin istemistir. Ytikumlii olmadigi igin bunu bi- 
rinci akilda anlatmiyor. Bunlar yalniz vasitalari kaldirmak icin 
birle§mi§tir. 

Elleride zikretmekle tekvinde bu vasitalann kalkmasi ancak 
bir yaradih§ icindir, bu yaratilanada be§er adi verilir. 

Bu gercek (hakikat) cocuklara da sirayet etmi§tir, ruh Isa- 
nin vucuduna bir beser benzerligiyle girince, yaratilmasi veya 
icadi igin Hak Teala onu kendisiyle Meryem arasinda bir vasita 
yapmi§ oldu, Hak Teala: 

"Vela tuba§iruhiinne ve entiim hakifune filmesacidi." 

sizler mescitlere giderken onlari mujdelemeyin, onlara haber 
vermeyin, anlamma gelir. Buradaki (Be§ere) nin anlami di§ 
gOrunu§dur, (bii§ra) da di§ gbruniisteki bir haberin izidir. Hak 
Teala bir§eye (Kiin) dersf yani ol derse o §ey olur, bu kelime iki 
harflidir, Ademin yaratilmasinda iki elin yerini tutar, burada 
bu kelime Hak Tealanm bir mujde haberi olur, o iki harf olan 
kiif ve nun da iki elin makami olmu§ olur. Burada gbrunmeyen 
iki el arasinda oturanlarm veya yaratilacaklarm toplani yeri 
ve makami olmu§ olur. Nasil ki bu hitaptaki vav harfi kaf ve- 
nun dan gizlenmi§se, Ademin yaratilmasida oylece gizli tutul- 
mu§tur. I§te be§erin manasi budur. 

45 — Kirkbe§inci soru: Melaikelere olan ustunliigii ve onlar- 
dan ileri olmayi-nasil ba§ardi ve kazandi? 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 317 

Cevap: Hak Teala bunu soziiyle belli etmistir. 

"Ve alleme ademelesmae kiilleha." 

yaradilan §eylerin gergegini bulmak igin Ademe ttim ilahi adlar 
6gretmis,tir. Melaikenin de bilmedigi, bu ilahi adlardan, mela- 
ikeleri yapan Ilahi adlanda bulmu§tur. Bunu yaptiktan sonra 
bu adlarla onlari belirtti. Tipki ruhlari §ekillendiren maddeler 
gibi buda adlarm ilahi bir tecellisi olmu§tur. Hak Teala mela- 
ikelerine. 



£• > • i f>> ^ 




'p^4l^itLjL.l^ 



"Enbiuni besmai ha iilai inkiintum sadikine." 

sidik sahibi iseniz Hak Tealamn hangi adlarla size ne suret ve 
§ekilde goriindugiiu bana bildirin, buyurmu§tur. Kavlinizle ba- 
na hulus ile hamdedeceginizi soylemi§tiniz, kullanmada gbster- 
digim bu adlarimla bana hulus ve sedakat gosterdinizmi? §ayet 
soziiniizde dogru iseniz, §6yle demi§tiniz, seni tammadigimiz- 
dan ve bilmedigimizden biz efendilerimizi takdis ediyoruz, de- 
mi§tiniz. Bu tecellileri bilmeden biiyiiklerinizi de takdis ettiniz 
mi? Bunu yaptmiz mi? Ve beni bu adlarimla gagrrdmiz mi? 

Hak Teala bu konusmayi melaikelerle yaptiktan sonra, me- 
laikelerden cevap bekledi, melaikelerde, Rabbimiz bizlere ne 
ogrettiseniz onu biliriz, bundan baska bir §ey bilemeyiz, hik- 
met sahibinin bilmedigi e§ya diizen ve mertebelerini ancak sen 
bilirsin Allahimiz dediler. 

Sen bunlari bize degil be§er cinsinden olan halifene verdin 
ve bgrettin. Ona riitbe ve makam verdin, onu her§eyi bilir ihti- 
sas sahibi kildm, dediler. Onun iizerine Hak Teala Ademe do- 
nerek, kendilerine verdigimiz adlan bunlara bildir buyurdu- 
lar? Adem de bu tecelli olan adlan melaikelere bildirdi. I§te 
boylelikle bunlarm tumii Ademin alemi olmu§lardir. 



318 Futuhat-i Mekkiye 

Adem aleyhisselam onlara adlari bildirdikten sonra onlara, 
ben size semavattaki gizlilikleri de biliyorum demi§tim. 

Boylelikle Ademin bilgisi yer ve tabiattaki gizlilikleri de ici- 
ne almi§tir, gizli acik ne varsa onun malumu idi. 

Adem bunlari onlara ogrettikten sonra Hak Teala: 

"Iscudu ve ila ademe." 
Ademe secdeye varm emrini vermistir. Burada ogrencilerin al- 
diklan bilgiyle ogretmenlerine secdeye varmalanna benzetebi- 
liriz. Yalniz burada secde Ademe degil Allahadir. Fakat bu sec- 
deye vasita olan Ademdir. 

Adem araciligi ile Hak Teala kendi bilgisinden melaikelerine 
bu bilgiyi verdiginden, kendilerinin bilmedikleri §eyleri ogre- 
mis, olduklanndan bu bir sukiir ve memnuniyet secdesi olmu§ 
oluyor. Bundan dolayi Adem aleyhisselam, melaikelere nisbetle 
Allah katmda daha ilerde oldugunu anlami§ oluruz. 

Ademden sonra bu hakikat ancak Peygamberimiz Muham- 
med salllallahu aleyhi ve sellem efendimizde gorulmu§tur. 
Adem de oldugu gibi kendi nefsi icinde (CAMI - UL - KELIM) 
kelime toplammi getirdigini sbylemiftir. 

Resuliillah efendimiz, Hak Tealamn ellerini kast ederek: Ya- 
radih§ yoniinden Ademi kendi sureti tizere halk etmi§tir ve 
onu arzimizda kendine benzer bir halife vekil yapmistir, demi§- 
lerdir. 

Boylelikle tistunluk ve ileri mertebeyi hak etmi§tir. 

46 — Kirkaltmci soru: Hak Tealamn ona verdigi ahlak sayisi 
nedir? 

Cevap: Ona verdigi ahlak sayisi 300 diir. Resuliillah efendi- 
miz bunun hakkmda, Hak Tealamn 300 ahlak sifati vardir, 
bunlardan birisiyle bezenenler Cennete girer, buyurmu§lardir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 319 

Bu 300 ahlak Adem aleyhisselamm kalbine yerlestirilmi§tir. 
Insanlardaki kemal yiikseklik ve eksikligi hep bu 300 ahlaktan 
gelir. 

Boylelikle tarn kemal sahibi olanlar bulundugu gibi eksik 
olanlar da vardir. Bu ahlak rastgele kazamlamaz, bu amel ve 
kazanc di§idir. Bu Hak Tealanm ins ana olan bir bagi§idir ki, 
onun pe§inde ko§mak beyhudedir. Qtinkii bunun bir i§areti ve 
izi yoktur. 

ilahi tecelliler ancak bu ahlak tekamulu ile elde edilir. Ah- 
lak uc kisma ayrihr: 

1 — Oyle bir ahlak vardir ki yaradili§i yoniinden ancak bu 
ahlakla ahlaklamr. 

2 — Oyle bir ahlak vardir ki, yaradihs, ve Allah ile ahlakla- 
mr. 

3 — Oyle bir ahlak vardir ki ancak Allah ile ahlaklanmis, 
olur. 

Ozellikle 300 ahlak budur, bunlarmda Cennetlerde bir Cen- 
neti vardir ki, ancak bu ahlak sahiplerine hazirlanmi§tir ne 
mutlu bu ahlaklardan kazanmi§ olanlara. 

47 — Kirkyedinci soru: Ahlakm hazineleri kactir? 

Cevap: Mevcudat ge§idinin ve benzerlerinin sayisi kadardir, 
§ahis olarak sayilari bulunmaz ama, hazine olarak sayilari 
bellidir. Buna hazineler denmesinin sebebi ahlakm bir yerde ve 
bir kalpte toplanmi§ olmasmdandir. 

Genellikle ahlakm hazineleri iigtur, zati hazineler, ilahi ad- 
lara intisap hazine si, fiillerden cikan fiiller hazinesidir. 

Bu iic hazineden her bir hazine bir cok hazinelere acihr. O 
hazineler de digerlerine agihr ki, boylelikle bu hazineler son- 
suz, ve sayilari belli degildir. 

48 — Kirksekizinci soru: Hak Teala 117 ahlakhdir, bu ahlak- 
lar nedir? 

Cevap: Bu ahlak Peygamberlere mahsustur. Onlara anlatihr 
ve verilir. Bunlarm anlatilmasmdan 90k zevkler cikar ki bunun 
sayisim ancak Allah bilir. 



320 _— — Fiituhat-i Mekkiye 

Bu ahlaktan biri toplama ve dagitma ahlakidir, bu gayret ve 
hikmet sahibi Allahtan cikmishr ki bu ahlakla gbriinmeyen 
nuru halk etmi§tir. Bu en buyiik bir marifettir ki nur brtiile- 
mez ve gizlenemez. Bunun lezzeti manialari ve orttileri acmasi 
ve asmasmdadir. Acaba bubrtii ve manialar nedir desek, i§te o 
mania ve perde sensin. Sen kalbin ortiisusun bilemezsin, sen 
olmasan izini onda goremezsin... 

Bu ahlaktan biri de kol ve el ahlakidir, bunun anlami da 
kuvvet ve giic ahlakidir, bu kalplere ve onun sahiplerine veril- 
mi§tir, bunun da basamaklan vardir. 

Bu ahlaklardan biri de, vucud bulmada, benzer sebeplerin 
yok edilmesi ahlakidir. Bunlarm da basamak ve dereceleri var- 
dir ki buna ancak Endiiliisteki iklimde ayak basmi§tim, bunlar 
100 basamak idi, ancak Endiiliis iklimine mahsustu. 

§u bilinmeli ki her yer parcasmm ulvi alemde bir ruhaniyeti 
vardir ki, daima ona bakmaktadir. Bu ruhaniyet ilahi gercek- 
liktir. Bu ilahi gerceklik de ilahi bir ahlaktir. Bunlardan ba§ka 
diger ahlaklarm basamak ve mertebeleri, biraz daha a§agidir. 

Bu ahlaklardan her birinin Cennette dereceleri vardir ki bu- 
na ancak bu ahlakla ahlaklanmis, olanlar eri§ebilirler. Yukari- 
da saydigimiz bu dort ahlak katinda her biri, sayilarma gore 
duraklan vardir. Bu ahlaklardan 13 de Hak Tealaya mahsus- 
tur. Geri kalan ahlaklarda Cennete girecek Cennet ehline ve- 
rilmi§tir. 

49 — 50 — Kirkdokuz ve Ellinci sorular: Bu ahlaklardan ka- 
91 peygamberlere ve kaci da Resuliillah Efendimize verilmi§tir 

Cevap: Bu ahlaklardan ikisi istisna edilerek geri kalanin tii- 
mii peygamberlere verilmi§tir. 

Resuliillah Efendimize de, inayeti ezeliyenin yardimiyle bu 
ahlaklarm tumii eksiksiz olarak ona verilmi§tir. Hak Teala ki- 
tabmda: 

Hak Teala kitabmda: 



&j4^&&bX)\&* 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 321 

"Tilkerrusulii faddalna ba'dahum a'la ba'din." 

demesiyle Peygamberler arasmda ahlak sifatlarmm da farkli 
oldugunu i§aret etmektedir. §unu bil ki, Hak Teala halki yarat- 
tigi vakit bunlari siniflara ayirmi§tir. Her simfta iyi ve dogru 
ztimreler yapti, bilhassa iyi ve dogru olanlardan iman sahiple- 
rini secip ayirmi§tir, bu iman sahiplerinden de bzellikle evliya- 
lan secmistir. 

Bu ozel ki§ilerden de bz olarak Enbiyayi cikarmi§tir, bu 6z- 
lerden de, §eriat Enbiyasini cikarmisUr. Bu temiz ve iyi ki§iler- 
den de, az bir toplulugu segerek bunlardan Allah elcileri anla- 
mma gelen Resulleri gikarmis.tir. I§te bunlardan birini ayira- 
rak butiin mahlukata hakim yapmistir ki; o da Resulullah (sal- 
lallahu aleyhi ve sellem) efendimizdir. Ona kendinden sonra en 
yiiksek §eref ve makam payesi vermi§tir. Ve onu kainatm de- 
gi§mez efendisi yapmi§tir. Ve ben insanlarm efendisiyim de- 
dirtmi§tir. Kendisi bunu bir iftihar vesilesiyle soylememi§tir, 
kendi nefsinin kendisi icin degil, diinya kullan en Hak tarafin- 
dan yaratildigim bildigindendir, bunun icin sbylemistir. 

Bu sebeple kendisi kendi efendiligiyle iftihar etmeyip, ka- 
inattaki mahlukata aidiyetinden, kainat igin bir efendi olarak 
gonderilmis oldugunu anlatmak istemistir. §unu bil ki, Allah 
tarafindan yaratilan her yaratik ilahi ybne intisabi vardir. Mu- 
hakkak surette kendisinde bu izler belirir. Bu nesebi ve izi bi- 
len ki§i Allah'i biliyor demektir. Nesebi ve izi bilmeyen ki§i de 
Allah'i bilmez. 

Miimkiinlerin nesebini, istemesini bilenler, alemi bilmi§ 
olurlar. Nesebin ulviyetini bilenler, Hakkm zatiyetini selbi ola- 
rak bilirler, boylece artik Hak Teala ne nesebi kabul eder ve ne 
de nesep onu ister. 

Peki, nesebi kabul etmedigine gore neden alemi kabul etsin? 
Qtinkti nesebi kabul ederse kendisi de aleme benzemis. olur. Bu 
yonden Hak Teala alemden birisi olamaz. Ve onun ulviyetine 
yaki§am da bu iki mana ve sbzdixr. 



322 Fiituhat'i Mekkiye 



f^^3&%i\ji 



"La ilahe ilia hiivel a'zizul hakimii." 

51 — Ellibirinci soru: Minnet hazineleri ilerdedir? 

Cevap: Dii§unen ve arzulayamn icindedir. Yani, sana ve ona 
intisabi olan dii§unce sahibi iyi bir insamn elindedir. Sen iyi ol- 
mak zorunlugundasm, iyilik nerdedir? Ondan bir mecburiyet 
yoktur ki, netice birdir, oyle ise iyilik nerdedir? 

"Ve lev §aallahii fema §ae ve in ye§ e f yiizhibkum." 

Allah isterse yapar, neyi yapar? Isterse sizi gonderir. Burada 
artik hadiselere yer yoktur, hadisenin yeri ve benzerleri belli- 
dir ki. O bu hadiseleri onda yapmi§tir ki bunun belli olmasi im- 
kansizdir. 




"Ma ye'tihim. zekere miner rahmani min rabbihim 
muhdesiin." 

Buradaki zikir, Hak Teala'nm soziidiir. Onlar da bu hadis ol- 
mu§tur. Hak Tealamn sozii de onun ilmidir. Dmi ise Hak Teala- 
nm zati olmu§ olur. I§te onlarda hadis olan budur ki bu da 
minnet hazineleridir. 

Minnet ise onlarda olan hadisenin zuhurudur. 

52 — Elliikinci soru: Sai ve amellerin hazineleri nerdedir? 

Cevap: Amel sahipleri cah§malarim cesetleyip toplayacak 
olurlarsa bunun hazinesi hayal yani tasavvur olmus, olur. Bu 
hazineyi de nerde saklayacagim du§unurse ve isterse, bunun 
yeri Sidretiil miinteha'dir. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 323 

ilahi hazinelerden, kendisine d\i§en ve saklamasmi istedigi, 
Elhafiz Elalim gibi ilahi adlarm muhafaza edilecegi bu sai ha- 
zineleri 5 dir. Altmcisi yoktur. 

Allahm kollari ikidir (Amil - ve Mamul bihi) yapan ve yapti- 
randir. Burada yaptirani birakalim da, yapana bakalirn, mak- 
sadimiz cah§malarm yurutiilmesidir. 

' Bu calisma ve sayi yaptiranlar iicttir. Bunlardan biri haktir, 
biri de hakla beraber olan, ve digeri de halki yapandir. Bunla- 
nn ucuniin de sai ve cah§mada rolleri vardir. Hak Teala bunla- 
ra dogru tevecciih eder ve ko§ar. Buradaki ko§ma ve siiratli 
ilerleme Hak Teala'nm §iaridir. 

Bu ybnden: 



&A£:j^/J 



<US 



"Innallahe la ya'mel hatta temellu." 

bu Hak kelami sahih hadisinde isbatlanmi§tir, senedi vardir. 
Hak olan amel sai ise, binefsihi kendini begendirmek icin kar- 
§ihgmi ister. Burada amil olan hak kar§ihgi olan gercegi ver- 
mez muhakkak ki bir kar§ilik verilmesi icab eder, burada veri- 
lecek kar§ilik ancak medih ve senadir. Ba§ka bir §ey degildir. O 
bunu ameline ve sayma kar§ilik kabul etmis. olur. Bu amil ise 
haktir ki, hie bir eksik ve fenayi kabul etmez. 

Eger yapilan is, iyilik ve kotuliigu, veya ne iyilik ve ne de kb- 
tulugii tazammum ediyorsa bu amel amile izafe edilmez. Qiin- 
kii o bunlari yapmaya mahkum degildir. O bu gibi hukumler : 
den uzak ve temizdir. 

Qunkii o en kemal sahibi bir zattir, yeri ince ve yiiksektir. 
Cennette zevk ve nimetler icindedir. Bu ameli ve §ayi dolayi- 
siyle ancak Adem Cennetlerinde oturur, halbuki amel, amel ol- 
dugu icin btitiin Cennetlerden kismetini ister, sahibine doner 
ona bir binek olmu§ olur, bu binekle turn Cennetleri dola§mi§ 
olur. Hak Teala: 



324 — - — Futuhat-i Mekkiye 

"Netebeweu minelcenneti haysii ne§aii." 



buyurmu§tur ve bunu bu sbzle ikmal eder. 

"Feni'me ecrulaiiiilme." 

buradaki amilin bu amiller degildir. Bu hak ve hukuk ile yani 
dogruluk ile yani dogruluk ve ahlakla yiiriiyenlerdir. Onlari bu 

ayetle sena etmektedir. Burada f*— ^ "Ni'me" ve x^_>^ 

"Bi'se" kelimeleri hem medih ve hem de zem igin kullamlmi§- 
tir. Buradaki amil ise haktir. Buradaki senamn da hakki var- 
dir. Ni'me 



"Ni'me" 

Kelimesi de medih ve tahmid anlamma gelir. 

Bu aciklamayla bu ayetin inceligi anla§ilmi§ olur. Sai ve 
ameller yoniinden her amilin bu fasilda mesela bunlardan, mu- 
attal, mii§rik, kafir cahid, miinafik gibi sayyu ameline gore bir 
giri§ yeri vardir. Zaten §ekavet merkezi de bu be§ ameldir. 
Bunlari tek tek aciklayacak olursak dersimiz uzamis. olur. Bun- 
lardan her biri istedigi gibi yoluna devam etsin, mutlak adlan- 
dmlmi§ bir ecelle kar§ila§acaklardir. Ben, Haktan korkanlara 
ve korkmayanlara hitab ediyorum. Hak Teala istedigine rah- 
metini verir, bu rahmete minnet rahmetidir. I§te sai ve amelle- 
rin hazinesi budur. 

53 — Elli uciincii soru: Enbiyalar nereden verilir 

Cevap: Enbiya iki nevidir, 1 — §eriat enbiyalan, 2 — §eriat- 
siz enbiyalardir. §eriat enbiyalan da iki kismidir, ozelliginde 
te§rii hiikmu dan Enbiyalardir. Hak Tealanm i§aret ettigi gibi: 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 325 




"Ilia ma harrame israilii a'la nefsihi." 

digeri ba§ka te§rii hiikumleri ta§iyan Enbiyadir ki bunlar da 
Resullerdir. Resul olan Enbiyalar ise (Miilkiil Melik) yani padi- 
§ah miilkiinun c,evresinden gelir. Miirsel olmayan, yani gonde- 
rilmeyen Enbiya ise ihtisas cevresinden gelir. 

Ozel ruhla vahiy olmayan evliya ise kerem cevresinden gelir. 
Fakat azametli genel bir daire olan miitlak ve gercek niibiiv- 
vet, bunu kime hediye etmi§ ve vermis, ise, bunun sebebini 
kimse bilmez f bunu ancak Allahla o nubiivvetle gbnderilen bi- 
lir, Mesela rahmet kapismdan gelenlerden biri Hizir aleyhiase- 
lamdir onun hakkmda: 




"Teynahu rahmeten min i'ndina." 

i§te ona rahmet ilmi verilmi§tir ki onunla zuhur etmi§tir. Hak 
Teala §eriati olmayan bir Nebiye mutlak bir mibiivvet vermis, 
degildir. Ben sayilanm bilmedigim bir gok Allah velilerini gor- 
dtim, ve onlardan faydalandim. 

Mukayyed ve ozel bir §eriatla gonderilenlerden biri dahi bu 
giin yoktur. Onlar ancak muvafakatle goruniir, bu muvafakatte 
mujdelerdir, §eriatlarla baglanmi§ olan niibiivvet sahiplerin- 
den, bugiin ve bu zamanda bulunanlar Ilyas, Idris, ve ba aley- 
hisselamdir. 

Hizir aleyhisselam hakkmda kati hiikiim yoktur, kimi nebi- 
dir der, kimi de velidir der. Bunun dogrusunu ancak Allah bilir. 

54 — Elli dordiincii soru: Hadisci evliyalarm hazineleri ner- 
dedir? 

Cevap: Hak Tealanm cevresinde ve kar§ismdadir. Hislerinin 
his ettigi ve gozlerinin gordiigti ilahi mazhariyetlerin tiimii 
Hak Tealanm cevre ve huzurundan onlara gelmektedir. 



326 ■ Futuhat-i Mekkiye 

Resulullah efendimiz bu babta: §ayet imam namazda Semi- 
allahii limen hamide derse, siz de ona kar§ihk Rabbena vele- 
kelhamd sozii ile kar§ilik verin buyurmu§lardir. 

Hak Teala bu kavliyle Semiallahu Ilmen hamide demesi, bu 
keyfiyet Hak Tealanm kullariye konus.masidir (kelamidir). Bu- 
nun kar§ihgi yani ecri Hak Teala kelammm duyulup anla§il- 
masidir. I§te burada Hak Teala col adamiyle Peygamberlerimi- 
zin diliyle konusmu§tur. Qimkii Kuran-i Kerimi o kula o dille 
okuyan Peygamberimizdir. Ku^an Allah kelamidir. Hak Teala: 







-O o5 ^—^J l>>-^ 



&fc>t; 



"Ma ye'tiyehum min zikrin min rabbihim muhdesiin." 

bu Allah'm kelami oldugu eski olmasma ragmen bu olay onlar- 
da olmu§. Resuliillah (sallallahii aleyhi ve sellem) efendimiz 
hazreti Omer'in hadiscilerden oldugunu beyan etmi§tir. Evet 
gercek olarak bu ulu §ahsiyyet onlardan biri idi. Ben Hak Te- 
alanm Peygamberlerle degil evliyalariyle hadisini istiyorum. 

Biliyorsunuz ki varilan mertebelere gore zevklerde degi§mi§ 
olur, burada evliyalarm hadis hazinelerinin mekam sorulmu§- 
tu, sorunun ozu bu idi. Velayet kapisi acik oldugu igin bizler bu 
vadide gozlerin inkar edemeyecegi bu yonii konu§alim, en ka- 
mil ve.olgun Muhaddisler,/7ifa£ Teala hakkmdaki Peygamber- 
lerden naklen soylenenleri anlatan.] her §eyde Hak Tealanm 
hadisini iyi anlayanlardir. Bunlar gercek olarak sema ehlidir. 
Ondan duyduklan gibi naklederlerse bu bir Hadis/Ha^ Teala 
ydniinde Peygamberlerin o fikir uzerindeki ifadesi.J olmu§ olur. 
Duyduklan §eylere kendilerinden cevap verirlerse bu bir Mu- 
hadese[Kar§ihkh konu§madir.] olmus, olur. Onun hakkmda bir 
§ey duyarlarsa bu bir hadis degil bir hitap olmu§ olur. 

Hakikatler ehli miinacati yasaklamami§ Hak Teala ile ko- 
nu§mayi yasaklami§lardir. Qiinku Hak Teala kendi cevresinde 
kimseyi konusturmaz ve hie bir kimse Hak Teala ile konu§acak 
cesareti gbsteremez. Yalmz o istedigi kul veya arzuladigi kimse 
ile konu§ur. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi - 327 

Fakat kullar tipki gece miisameresine cikan Miiteheccit'ler 
gibi ancak yalvarir ve ona caginda yani mtinacatta bulunurlar, 
yalmz konu§amazlar. Butiin alem hadisci evliyalarm hazinele- 
ridir. Yeter ki, onu duysunlar. Evliya makamlari icinde en a-z 
dereceli olanlar hadiscilerdir. Fakat halk arasmdaki dereceleri 
50k ytiksektir, zira ilimleri kendi zevklerinden olmayip nakli 
veya fikn bilgilerden baska bir sey degildir. Fakat susan ve ko- 
nusmayan Muhaddisler de Allahm hadisi, yani resim alimle- 
rinde, hadisi Hal amnda konu§urlar, bunlar kendi hallerinden 
duyduklarim anlayan ve anlatan ki§ilerdir. 

Ke§if ehline gelince! Nasil ki ya§ayan bir insan, hayaliyle 
degil hissiyle her §eyi duyar ve i§itirse, bunlarda cemadatm, 
nebatatm, hayvanatm konusmasim his edip duyarlar. 

§unu bilin ki, bu Dunyada veya kainatta var olanlardan su- 
san ve ses gikarmayan bir §ey yoktur. Aksine olarak ciimle 
mevcudat konus,ur, bunlarm konu§malari Hak Teala'yi zikret- 
mek ve tesniye etmektir. 

Gergek §udur ki, viicud bulan her §eyin konu§tugudur. Fa- 
kat bunlarm konu§masi duyulmaz, giinkii sessizdirler. 

Viicud bulan her §ey Allaha bakan bir gozdiir. Allahtan gayri 
her var olan varhk, sessizdir konu§maz. Bunlar hep di§ gorii- 
nti§lerdir, konu§ma da zahiri niyette olur. Insamn viicudunu 
kaplayan deri: Her §eyi konu§turan Allah bizi de konu§turdu 
der, zahiri riiyette, yani di§ goriinu§lerde konu§ma asildir. Sus- 
mak ve ses gikarmamak, mahcubiyetten ileri gelir, benzerler- 
deki sessizlik, ve konu§mamak asildir, bunlar batmi konu§ur- 
lar, bu da utanan kimsenin sessizligine benzetilir, bu sebeple 
ses ve harfi inkar etmek veya bunlari begenmek ehli ke§if na- 
zarinda oziir ve kabahat sayihr. 

55 — Elli be§inci soru: Hadis nedir? 

Cevap: Rabbinden olmayip ondan duyulana Hadis denir. Al- 
lahtan duyarsa bu hadis sayilmaz. 



328 — — Futuhat-i Mekkiye 

"Kiintu semeu'llezi yesmeu' bihi." 

Onun i§ittigini i§idir kulak olmu§tum. §unu bil ki, Hak Teala- 
mn vasiflarmdan biri de bizatihi her §eyi duyup i§itmesidir. 

Bunu inceler isek, her ilahi adin bir ifade nisbeti vardir. In- 
samn ise bu adlar hakkmda hissen ve aklen degi§ik yer ve dii- 
sunceleri vardir. Bundan dolayi bu lezzetleri aklen ve hissen 
insana veren Uluhiyettir. Qunkii bu aleme gore o bu sifati ta- 
§ir. 

Hak Teala 

"Yeseluhu men fissemavati velardi kulle yevmin hiive 

kainatta vuku bulan her hal ve ilahi samn gbzudiir. ilahiyyat 
ilminde sabit olmu§tur ki Hak Teala iki sahsa ayni surette go- 
riinmez, ve hatta bir sahsa dahi iki kez ayni sekilde gbriinmez. 
Hak Tealanm her tecellisi o sahsa bir kelam olmus. olur. Bu te- 
celli ile o haldeki kelama da Hadis adim verirler. Bu hadis hie 
bir §ekilde zeval bulmaz, ebedidir. Yeter ki insanlar bunun bir 
hadis oldugunu anlamis olsunlar. Bazi insanlar bunun bir ha- 
dis oldugunu bilmezler, bana su veya bu goriindu derler. Hak 
Tealanm ona bu hadisi gondermis oldugunu bilmez ve tahmin 
etmez, cunkii o kismin Hak Tealaya acilan anlayis gbzleri ka- 
pahdir, bu sebeple bilmez. Bunun bir hayal mahsulii hatirlayis. 
oldugunu hesab eder. Qiinkii bunlar bu idrakleri dorde bolmu§- 
lerdir. Fakat hadiste taksim yoktur. 

Hadis bashbasma tarn olarak hadistir. Hadisin kisimlari ise 
o hadisi anlayan zevattadir, demek istiyorum. Bazilan buna 
§eytani diisunce derler, bu da Hak Tealanm istegiyle Hak kela- 
mi oldugundan rabbani bir hadis olmus olur. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 329 

Hak Teala tasavvur ettigi §eye Kiin deyince o da kan olur, 
nasil ki ? yakin ad olan meleki diisunce hadisi ilahiyi aldigi gibi, 
uzak ad ta ona mtinacatta bulunur. Nasil ki Muridin nefsi, dii- 
sunce adi hadisi ilahiden aldigi gibi ve yine rabbani diisunce- 
den Hafiz adim aldigi gibi Allah ehli de bu his edecegi ilahi ha- 
disleri ondan almi§ olurlar . 

Ciimle alem katlarma gore hadislerine devam etmektedir. 
Anlayi§ rizki ondandir, diyip ogreten muhaddis gercek hadis 
ehlindendir. Qunkii her i§ittigi §eyin §ek ve §tiphesi olmadan 
bir hadis oldugunu anlami§tir. §unu bil ki btitiin kelam ve ha- 
disler i§tilmesi eskimi§ bir olaydir, bunu oyle bil. 

56 — Ellialtinci soru: Vahiy nedir? 

Cevap: Soz yerine gececek bir isaretin sozsiiz bir izidir. Veya 
§6yle de diyebiliriz, bir mana yerine gececek bir mana i§areti- 
nin izidir. Burada vahiden murad i§arettir. Ilkten anlayacagi- 
miz ve anlatacagimiz budur. 

Anlayi§m, anlati§tan ve anla§ilandan daha siiratli oldugu- 
dur. Sende bu incelik olmazsa ? sen vahiy sahibi olamazsm, bu- 
rada vahiy siirattir. Bundan daha siiratli bir §ey tasavvur edi- 
lemez, bu bir kelam misaliki buna vahiy derler. Boyle oldugun- 
dan zatima bu yon tecelli etmistir. 

Aldigimiz haberden Hak Teala vahiy voliyle konu§ursa ? san- 
ki bir SafvanfQok soguk bir yer - veya kaypak ve soguk bir ta§ 
silsilesij sisilesi uzerindeymi§ gibi biitiin melaikeler donup ka- 
hr. 

Hak Teala Musaya goriinmek igin, Musanm bulundugu yer- 
deki dagda tecelli edince dag parga parga dagilir, Musamn brtii 
ve hicabi bu idi. Qtinkii, Allahmm emrine itaatla ona donmu§ 
bakiyordu, dagm pargalanmasiyle onu gormu§ oldu. O anda 
kaskati kesilerek yere kapanmasi bir oldu. I§te bu hissin olu§ 
§eklidir. Hak Tealamn kelamim i§idenler nefislerinde vahiy izi- 
ni simrlandirmazlar. Bunu ancak ilahi i§lerle ugra§an arifler 
bilir. Qiinkii bu alemde vahyi ilahi bu §ekilde tecelli eder. Fa- 



330 — Futuhat-i Mekkiye 

kat bunu duymazlar. Vahiy haber verilecek bir §ey hakkmda 
kokii imana bagh bir emri ilahinin suratlandinlmasi olmus 
oluyor. 

Bu da, heniiz dogmu§ bir gocugun annesinin memesini tam- 
yip almasi da ilahi bir vahiy izidir. Hak Teala bunun igin: 




"Ve nahnu akrebu ileyhi minkiim velakin la tiibsirune." 

bizler ona sizlerden dahayakimz fakat bu yakinhgi sizler gore- 
mezsiniz buyurmu§lardir. 
Ve yine §ehidler igin: 



s M%£p&^^&£§±&&$; 






"Ve evha rabbiike ilennemli enittehizi minelcibali bii- 
yuten ve mine§§;eceri ve mimma yagri§une." 

Allah ugrunda olenlere (§ehit olanlara) 6lmu§lerdir demeyiniz, 
onlar sagdirlar fakat siz bunu his edemezsiniz. 
Ve yine Hak Teala: 

"Ve la tekulu limen yuktelu fi sebilillahi emrvatun bel 
ahyaiin velakin la te§u'rune." 

Rabbin, anlara vahiy ile emir vererek daglari, agaclan kendi- 
nize mesken yapm oralarda toplamn ; buyurmuslardir. §ayet 
arilar bu vahyin emrini anlamamis. olsalardi bu yaptiklarim 
yaparlar miydi? 

§ayet kelam bir vahiy ise muhalif olan kimse artik bunu dii- 
§iinemez, onun hakimiyeti mukavemetten daha kuvvetli olur. 
Hak Teala'mn: 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 331 

"Ve evhayna ila ummi musa en erdi'hi feiza hifte aley- 
hi feelkihi filyemmi." 

Hak Teala Musanm anasma, Musayi emzirmesi icin emrimiz 
olan vahiyi gonderdik, gayet ona korkuyorsan onu denize at, 
buyuruyorlar. Evet o da onu korumak icin Allah'm emrini yeri- 
ne getirip onu tereddtitsiiz denize birakmi§>tir. Insanlik ta, bu 
anamn ^ocugunu bir tabuta koyarak denize atmasim insanliga 
yaki§mayacak bir hareket olduguna dair bir hukum vermemi§- 
tir. Demek burada vahiy en kuwetli hakim dir. Veya koruyucu 
bir yargictir. Bu ybnden Hak Teala: 



^%^ 




"Ve nahnu akrabu ileyhi min hablilveridi." 

bizler ona §ah damanndan daha yakiniz, buyurmu§lardir. Bu- 
rada insamn §ah daman onun ki§iliginde olmu§ oluyor. 

Ey Evliya dostum! §ayet Hak Teala sana bir vahiy verdigini 
du§unursen tereddiit et, etme don kendi nefsine bak, §ayet bu 
ybnde fikir ve tasawurunda ve tedbirinde bir iz bulursan, sen 
vahiy sahibi olamazsm, ctinkti o seni egemenliginin altma al- 
mis, kor ve sagir etmi§tir. Dus,unce ve tedbirlerinin arasina gi- 
rerek seni bunlardan ayrrmisUr. Netice sen de hukmiinu yap- 
mi§tir. I§te bu vahiydir, sen de bu vahyin yanmda onun dostu 
olmus. oluyor sun. 

Insan haddizatmda btinyesinin aksami yoniinden Allah'i ta- 
mr, tarn te§ekkulii yoniinden Allah'i tanimaz ve bilmez, ancak 
kendi viicudunun aksamim tanir ve bilirse o vakit cahil olan, 
alim olmus, olur. 

Insan viicudunun aksammda ne gibi sirlarm saklandigim 
bilemezsin? Bundan dolayi insan, yapihs/ yoniinden her vakit 
vahiy sahibi olamaz. 

57 — Elliyedinci soru; Enbiya ile muhaddisin arasmdaki 
fark nedir? 



332 — Futuhat-i Mekkiye 

Cevap: Teklif ilminin, teklif cevabi vardir, niibiivette gercek 
bir teklif ilmi vardir. §eriat enbiyalan, veya mutlak nubiivvet 
sahipleri istemi§ olsalar, hadiscilerin hadislerine dogrudan 
dogruya bir cumle dahi teklif yapmaz. Qiinkii hadisciler bun- 
lardan bir kismmm sahibidirler. Kendisine vahiy olacak, §eri- 
ati olmayan bir peygamberse, o evliyalarm ba§i sayihr. Btitiin 
makamlarla, §eriat sahibi enbiyalar gibi, §eriati olmayan ve 
ilahi adlari tazammun eden makamlan kendinde toplami§ 
olur. Bu gibi enbiya, kendine ait kanunlari Ruhul Emin aracili- 
giyla mtilk sahibinden almi§ olur. 

Fakat hadiscide ise, hadisten ba§ka bir §ey yoktur. Her pey- 
gamber bir Muhaddistir; fakat her muhaddis bir peygamber 
olamaz. 

I§te bu muhaddisin ise evliya olan enbiyalardir. §eriati olan 
enbiyalar ise, ruhlar bunlarm kalplerine emir ve nehiy ile iner- 
ler. Bunlardan gayri olanlar diger §eriati olmayan enbiyalar gi- 
bi, kainatta olan ve biten §eyleri, haberleri ilahi bilgileri ve giz- 
lilikleri araci ruhiyle, almis, olurlar. §ayet bu muhaddis mutlak 
nubiivvet sahibi cikarsa §eriati olan peygamberlerin gortilen 
hukumleriyle, mesela, adam oldiirmek, mal zaptetmek, veya 
buna benzer striata mugayir bir fiilde bulunmak gibi, hareket- 
leri onlemek icin o hukiimleri yiiriitur. 

§unu bil ki, §eriati olmayan bir peygamber §eriati olan bir 
Resule tabi olur. Boylelikle bu peygamberin §eri ta§iyan bir Re- 
sule tabi olarak verecegi hukiimler, diger Resullerin hukiime- 
riyle degismis olur. Boyle bir ki§i resullerden biriyle kar§ila§a- 
cak olursa, mesela Hizir Aleyhisselamin Musa Aleyhisselamla 
bulu§masindan Hizirm bir cocugun katline karar veren bir hii- 
kum cikarmis olmasi. Musanm da bunu inkar etmesi gibi bir 
anlasmamazhga yol acmi§ olur. 

Burada Musa Hizira: Benim geriatimda bu §ekilde cocuk 61- 
diirme yoktur der. Hizir ise, ona bunu ben arzumla yaptim der. 
Qiinku, Hizir aleyhisselam, Musadan once baska bir Resuliin 
§eriati hiikmiyle hareket etmistir ve ona tabi idi. Bu sebeple 



Muhyiddin-i Ibn4 Arabi — 333 

Musaya cekinmeden o hukmu kullandigmi anlatmi§ti. Iste biz- 
de Hakim ve Kadilar, Resuliillah efendimizin §eriati hiikumle- 
riyle hukiim verirler. O ge§it ahkam boylelikle enbiya olan evli- 
yalardan cikmis, olur. 

Eskiden, Resuller zamamnda bu anattigimiz §eylerin yapil- 
masmda cevaz vardi, diyecek olursak, bu gun hakim olan bir 
tek §eriat vardir ki bununla evliyamn enbiyasi bu §eriat ahka- 
mindan baska bir hiikumle gelebilirler mi ? Veya basjkaca bir 
hiikiim verebilirler mi, sorusuna, hayir da deriz, evet de diyebi- 
liriz. 

Hayir demi§ olsak, kendi reyiyle bir hukiim veremez deriz. 
Evet dersek, §afii, kendine muhalif olan hanefiye gore, kendi 
hiikmiyle hiikmeder ki, her ikisi de Muhammed aleyhissalatii 
vesselamm §eriati sayilir. Fakat bu iki hiikiim arasmdaki fark 
ve karar, Resuliillah efendimizin getirdigi s.er'a uymami§ olma- 
sidir. Bu sebeple burada enbiyamn odevi ve Hak Teala hakkm- 
daki bilgileri, Resuliillah efendimizin §eriat hiikiimlerini evli- 
yaya haber vermesi iktiza ediyor. 

Veya Resuliillah efendimizi §ahit gostererek, Ahmet §afii, 
Imam Malik Ebu Hanife gibi mezheb imamlarmm kendilerine 
nakil yoliyle gelmis olan ve dogrulanmis, bir hadis hukmiinun 
dogrulugunu onlara haber verir. Bunun iizerine veil olan enbi- 
yalar, mezhebler arasi hiikiim tarti§malan iizerinde durdular. 
Anlattigimiz ve bunlardan bgrendigimiz gibi Muhammed'in 
gerl bu hiikme uymadigi gbruliir. O soylenen hadiste dogru ol- 
madigi anla§ihr ki bunun ziddi olan bir hukmu de onlarm imza 
etmeleri icab eder. Burada nazar sahibine de dii§en bir odevde, 
§ayet bu hadisi isbata bir delil bulamayip, basjka bir hadise is- 
bat bulursa her iki yolda ictihadimn hakkini 6demi§ olur. 

Bu ictihat sahiplerinin ictihatlanm ve bunlann isbat ettigi 
neticeleri haram ettirerek yasaklami§ olur. Qiinkii bunlann tii- 
mii bir seri' sayilir. 

Zamanimizda bbyle olaylari 90k gordiik, ve bunlari vaktimi- 
zin alimlerinden taktik. Biz onlari mazur goriiriiz, ciinkii bun- 



334 — — Futuhat-i Mekkiye 

lar bir delil veya isbat bulamamislardi. Daima zan ve §iiphe 
icindeydiler. I§te bu ahkam bilginleri Allah'a hamdetmeyi dii- 
siinmuyorlardi, sayet goru§lerinin hakkim 6demi§ olsalardi, 
§afii, Malikiye hukmunii teslim etiigi gibi onlar da ona hakki- 
ni teslim ederlerdi. 

Teslim aldigi bu hiikiimle hakim bir huktim vermi§ olsaydi 
bu huktim bozulmazdi, Allah'm nzasi iizerlerine olsun, boyle- 
likle nefislerine bu kapiyi acmi§ olsalardi, dinde bozukluk yap- 
maya gali§an, sbzde hak arayan i§ sahiplerine bu kapiyi kapar- 
lar ve ona, bizim bu kapiyi kapamamiz bunlardan hakki olana 
zarar vermez derlerdi. Bu hareketleri de dogru ve iyi olmus, 
olurdu, biz onlarin bu gibi hareketlerini dogrular ve selamla- 
riz. Allah'tan onlara tarn ecir ve sevap dileriz. 

Butun bu anlattiklarimizdan muhaddislerin sifatiyle enbi- 
yanin srfatmi anlami§ oldun. Allah istedigine -dogru yolu goste- 
rir. 

58 — Ellisekizinci soru: Bunlann mekam nerdedir? 

Cevap: Tabiin, metbua gore mekam izi uzerindeki istikamet- 
tir. §eyhimiz Muhammed Bin Kaid bir konu§masma, Onun hu- 
zuruna girerken dniimde ayak izleri gordiim, bana, bu ayak izi 
peygamberinin ayak izidir dendi. Bunu duyunca icime rahatlik 
gelmi§ti demi§ti. 

§unu bil ki: Bu Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin 
devleti, tiim peygamberler ve Allah ecilerinin ayak izlerini bir 
araya toplami§tir. Her hangi bir evliya oniinde bir ayak izi go- 
riirse o iz, tabi ve varisi oldugu peygamberin ayak izi olmus. 
olur. 

Fakat Resuliillah efendimizin ayak izine bu giine kadar 
kimse basmami§tzr. §eyhimiz Muhammed Bin Kaid'in ve ba§- 
kalarimn Muhammedi olarak gordugii ayak izleri, o zatin.tabi 
ve varis oldugu peygamberin ayak izidir. Bu sebeple ona gelen 
hitapta bu Muhammedin denmiyerek, bu peygamberinin ayak 
izidir denmi§tir. Bbylelikle bu izlerin. Muhammedin izleri ol- 
madigi anla§ihr. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 335 

§ayet bu §eyhimiz bu hitabm ne demek istedigini anlamisa o 
kemal sahibi ve hadis ehli olmus. olur. Yok, §ayet o hitaptan bu 
izin Resulullah efendimize ait oldugunu anlami§sa, bu zatm 
anlayi§mda ve fikrinde bir bozukluk oldugu anla§ihr. 

§u nokta bilinmeli ki, hie bir kimse bir peygambere tarn ke- 
maliyle varis olamaz. §ayet boyle olmus, olsaydi, varis olan da 
peygamber ol'urdu. O peygambere verilen ruhtan ince meleki 
bir kismi uzanarak varisi olan §ahsm kalbine girerek ona hitap 
eder, o da ona kendi hal ve kudretine gore seslenmis. olur. Bazi 
Allah a§imlan, Allah seni mutasavvrf, hadisci yapsm derler. 
Peygamberlerden olan yerlerimizi ogrenip bilmek ve bu mane- 
vi elbiseye sahip olmak bizlere vacip olmu§tur. 

"Ve lev caa'lnahu meleken lecaa'lnahu reculen ve le- 
lebesna alcyhim ma yelbisune." 

Sayct dunyada rahatlikla yiiruyen melaikeler olsaydi, gok- 
ten onlara bir elci melaike guiiderir bu kisi olmus. olsa dahi bu- 
nu melaike gorunu§u suretinc sokar ve giydirirdik buyuruyor- 
lar. 

59 — Ellidokuzuncu soru: Diger evliyalar nerdedirler?.. 

Cevap: Nurdadirlar. Yani, ilahi nur ve azamet yuziinun per- 
desi gerisindeki, zulmetler ve nurlar arasma kan§an nur icin- 
dedir. 

Bu, seher vaktinin nuruna benzeyen bir nurdur. Miiminler 
ise nur ve zulmetlerle 6rtiilmu§ genel bir nur ieindedirler, I§te 
evliyalar bu nurdan kurtulup kari§ik nura kavu§mu§lardir. 
Bunlardan biiyiik olanlari bu azamet nuru yakmi§tir, bunlar- 
dan daha buyiiklerini de ilahi goz nuru yakmi§tir. Evliyalarm 
bilgileri zati sifatlanndan daha ileri degildir. Bu gibiler, Allah- 
tan bilgili olanlari, ve Allah'i alemden tamr ve bilirler. Bunlar- 
dan bir alt basamakta olanlar ise, Allah'i alemden tamr ve bi- 
lirler. Alemi de ulu ki§iler ancak nefsiyle bilir ki, e§ya ve ben- 



336 — ■ Fiituhat'i Mekkiye 

zerlerini bizzat nefisleriyle gbren ulu ki§iler de alemin nefsini 
gorerek onu tanir ve bilir, delil veya rehbere luzum kalmaz, 
ciinkii benzerini ve nefsini bizatihi gozleriyle gormu§tur. 

I§te bu gibi Allah evliyasi Kiyamet gununiin deh§etinden 
korku gecirmezler, iclerinde ne bir keder ve ne de bir hiizun do- 
gar. Qtinkii bunlarm tabi olduklan kimse yoktur, onlar kendi 
nefislerine inanmi§lardny diyebiliriz ki, onlarm bu halini Kiya- 
met giiniinde peygamberler dahi kiskamr. Biiyiik ziyaret gii- 
niinde minberler, basamaklar, basjkalarma olup, onlarm otura- 
caklari ozel sandalyeleri vardir. 

Fakat bunlardan, Allah bilgisi ile bezenmis, ulu biiyiikler ise, 
suretlerinin degi§ik olarak goriinmesi icinde kendilerinde ince 
levhalara dbnebilecek kuwet vardir. Her tecellide zati suretle- 
rine ince bir suret levhasi gbnderirler. Bunda kendilerinin bu- 
lundugu hali, tabi cisimleri suretindeki §ekillerinde, huzurlari- 
m ve keyifli hallerini o topluluga gosterirler. 

Bunlarm, bulundugu o yerlerde toplulugun gordiigii suret- 
lerde oldugu gibi manevi kbleleriyle beraberdirler, bunlardan 
gayrisi eger Cennette olsalar o zaman bu yerde olamazlar, bu 
ozel yerde olsalar Cennette olamazlar. Bunlar kom§ularmi, ca- 
riyelerini, gocuklarmi kaybetmis, olurlardi. Fakat bu taifeden 
kavmin biiyiikleri olanlar, miilklerinden hi 9 bir §ey kaybetmez- 
ler, bunlar mtilklerinin hakimidirler. 

60 — Altmi§mc] v soru: Duru§ma guniiniin calkantisi nedir? 

Cevap: O gimtin §iddetinden kurtulmak icin toplulugun bir- 
birine girmesi ve dalgalanmasidir. Orada- kimisi bir §efaatci 
bulmak icin ko§ar, kimisi kendisine ikram edilmesi ve kurtaril- 
masi icin ko§ar, kimisi kendine §ahit aramaya cikar, kimisi ki- 
sas icin hasmmi arar, kimisi du§manlanna gbriinmemek icin 
saklanacak delik arar, kimisi bildigi ve ogrendigi §eylerden ha- 
ya duyarak, kendini gostermeyecek bir yer arar, haya ve mah- 
cubiyetini brtmeye cali^ir ki, iste bizim s,eyhimiz, Musa Bin 
iimran Elmirteli de boyle olanlardandi, bilgi ve marifetinden 
utanc duyardi. Bir gun ona, Hocam, bu bilgi ve marifetlerini 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 337 

neden azaltmryorsun? demis,tim. Bana, bilgi ve marifetlerimle 
birlikte orada degilim ki onlardan utanayim. 

I§te o deh§et guniinde, kafirlere nisbet ve gosteris, yaprnak 
icin, yerini arayanlarda vardir. 

Imanli olanlar O deh§et giinuniin calkantisim ho§ gecirirler, 
imansiz olanlar, sersemleyip §a§irip kalir ne yapacaklarim bil- 
mezler. Akibetlerini beklerler. 

I§te Ahiret topluluk gimiinde, butiin bu hareketlere o giiniin 
calkantisi derler. Hak Teala bizlere iyi sifat sahibi olmayi tav- 
siye eder. 

Hak Teala dogruyu soyler, hidayete erdirir. 

61 — Altmis, birinci soru: Onun bu goz kapayip acmaya ka- 
dar ve bir an olan emri nasil olur? 

Cevap: Vicdan onun emrindedir, ona avdet ederek bekler.. 
§unu bil ki, keyfi olan §eyler soylenmez, fakat bir §eye benzeti- 
lerek soylenir. Qiinkii onun emri birdir ? bir kelimedir, goz kirp- 
ma siiratindadir. Kainata bakan bir goziin bir aklm goriip sec- 
mesi g6riinu§lerin hiikmii olan nimettir, i§te bu kisa ve bir an- 
lik baki§la, biitiin feleklerde ve kainatta ne varsa, ne oluyorsa 
ibadetlerden tutun da renklere kadar, hepsini bilir ve goriir. 
Kainatta ne varsa tumii, aym anda Allaha namaz kilmaktadir. 
I§te bu bekleme bizim zamanimiza nisbetle yani Allah katmda 
bir gun, Diinya giinlerinden elli bin sene tutar ki, buna misal 
de Mirag gunudtir, i§te Hak Tealanm bu rnirag giinii bu giinle- 
rin be§te birinin yarisidir §emsi giinlere gore, gtinlerin mikdar- 
lan degi§se de, Allah emri bunlar iizerinde bir anhk gorii§ gibi 
olur. 

Nasil ki elli bin sene onun icin bir tarn gun oluyorsa, bu bir 
giinde ona nisbetle goz agrp kapamak gibi kisa bir an siirdiigii 
gibi, belki de daha kisa ve daha siiratli olur, i§te bu siirati, za- 
manin coklugunu azligim Hak Teala tayin eder. 

Qunkii kendinden emir verenler hie bir kayda baglanmazlar. 
Emir oldugundan memur olan bu emri yapmakla mukelleftir. 
Hemen bekletilmeden o emir icra edilir. 



338 Futithat-i Mekkiye 

Hakkm emirlerini ne zannediyorsun? §u hava da onun hiik- 
miidiir. Alemi tabiatta, her §ey havanin hukmii altmdadir. Bir 
anhk baki§i da deh§et siirattir. Bir insan gibi o da tam ve bir- 
dir. 

I§te bu bir anlik zaman icinde ve dalgalanma ve dalma ol- 
mu§ olur. Allah istedigine dogru yolu gosterir. 

62 — Altmi§ ikinci soru: Ecel saati goz acip kapamaktan da- 
ha mi yakmdir? 

Cevap: Biz saata saat demi§tik, sebebi, bu saat dedigimiz za- 
man boliimii mesafeleri ve zamanlan gecerek bize dogru gelme- 
ye gah§ir. Bunun bize yakla§masi bir gaye goder o gaye de, ne- 
feslerimizi kesmek i^indir. Kendisine saati varmi§ kimse der- 
hal 6lmii§ olur. 

Nefisler saati olan biiyiik saatta da, insamn kiyam^ti kalk- 
mi§ olur. O biiyiik saat dort mevsimin giinlerinin toplami olan 
sene gibidir. I§te bu saat meselesi, Dtinyada bir insan igin goz 
kirpmadan daha siiratlidir. Qiinkii bu saat, insana vardigi an, 
hukmiinii amnda icra eder. Bu hakim tarafmdan verilen hiik- 
miin mahkum iizerinde kuvvet ve nufuzunu gostermi§ olur. Bu 
tayin keyfiyeti de insanm iki mesken arasmdaki yaptigi yapi- 
mn ne oldugunu ve ne olacagim belirtir. 

Bu sonucun Cennete mi, veya atese mi yakm oldugunu, an- 
cak tabii alemde hayalin mevcudiyetini ve Allahm kudretini bi- 
lenler bilir. Dii^iince ve hayal yoluyla bu iz goriiniir. Bir cok se- 
nelerin kisa olan Diinyadaki hayat zamani icine girdigini ve bu 
yakmligi bu hayal yoliyle 6grenmi§ olur. 

Buna misal olarak Cevherinin acayip bir hikayesini gostere- 
biliriz. Kendisinin anlattigma gore, bir gun evinin ekmeklik 
hamurunun alarak firma girer. Cenabet oldugunu bilmektedir, 
hamuru firma birakarak, Nil nehrine yikanmaya gider. Yikan- 
mak icin suya girer bu esnada uyuyan ve riiya goren bir insan 
gibi kendini Bagdatta goriir. Orada bir kadmla evlenerek alti 
sene birlikte ya§ar, ondan sayismi bilmedigi bir kac cocugu 
olur. Boylelikle daha su i^inde iken nefsini dbnmeye zorlar, yi- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 339 

kamr, kurulamr elbiselerini giyerek firina gider heniiz finndan 
cikan sicak ekmeklerini alarak evine doner ve ailesine ba§m- 
dan geqen olayi anlatir. 

Bir ay sonra, bir gun dalginlik amnda suda yikamrken gbrdii- 
gii kadin gelir, evini sorar ve onunla bulusur. Kadim ve cocukla- 
rim inkar etmeden tanir. Karisi ve ailesi bu kadina, bu adamla 
ne vakit evlendin diye sorulunca, o da, alti sene ewel evlendim 
ve beraber yas,adik, iste bunlarda bendeii olan cocuklandir der. 

I§te bu hakikat olmus, hikayede ve hayalde goriilen bir olay 
histe ya§amyor ve 9ikmi§ oluyor. Allah ybntinden akillari hay- 
rette birakan, Zinnun Elmisrinin alti probleminden biridir. 

Hak Teala evliyalarini bu huktim gibi giiglere sahip etmi§tir. 
Mirag ve buna benzer olaylari ve bir anda kat edilen bu muaz- 
zam mesafeleri, ancak cahiller inkar eder. Allah dogruyu soyler 
hidayete erdirir. 

63 — Altmi§ ugiincii soru: Duru§ma guniinde topluma Alla- 
hm kelami nedir? 

Cevap: Onlara, ne getirdiniz? Diye sorulur. Bu soru herkesin 
haline gore degi§ik §ekilde anla§ilir, Bu soru hakkmda hiq biri- 
sinin anlayi§i btekine benzemez. 

Bu soru kabzolan nefse yoneltilir. Bu soru o giimin deh§etin- 
den iirkenlere ve duru§ma guniinde duru§mada olanlara so- 
rulmu§ olur. 

Elgiler, peygamberler, Allaha devamli dua ve niyaz edenler, 
minberler ehli, Hak Teala'nm siyanetine ilticaya hak kazanmis, 
olanlara hie bir soru sorulmaz ve o deh§et giiniinun duru§ma- 
smda bulunmazlar. 

Durusmada bulunanlar yani (vukuf ehli) Allahm hakarmda- 
ki kavrarim bekleyen zumrelerdir ki ? sorulan o soruya da anla- 
diklan §ekilde cevap verirler, 

64 — Altmi§d6rduncii soru: Hak Teala'nm durus,ma giiniin- 
de Ehli I tevhide olan kelami nedir 

Cevap: Onlara, ne ile ve nasil beni tevhit ettiniz? Bu tevhidi 
yapmamza sebep nedir? zahiren beni tevhid etmis.seniz ve biz 



340 — Fiituhat-i Mekkiye 

buna hulul ederiz demi§ olursamz, bunu soyleyenler muhidin- 
den olamaz, diye buyurur. 

Hak Teala'nm bu sorusunda sabit iki yon vardir, bu iki yo- 
niin birisi Hal dir digeri de Mahal dir. 

Eger beni zat olarak sifatsiz ve fiilsiz tevhit etmi§seniz, beni 
tevhit etmemi§ sayilirsimz, ciinkii buna akillar ermez, bu ha- 
ber bendedir, bunu size kim getirmi§ tir. 

Yok beni fiili ve zati sifatlarimm uluhiyetiyle tevhid etmi§se- 
niz, hangi §eyle keyfinizle mi, akillarmizla mi beni tevhid etti- 
niz. Benim vahdaniyetim ne akilarimzdaki birle§tirilmi§ tev- 
hidle, ve ne de sizce ba§ka bir §ekilde olamaz. Ancak benim 
ozel te.vhidimle beni tevhit etmeniz icab eder. Benim yaratip 
ortaya koydugum sizler, nasil ve ne cesaretle bana kendi emri- 
nizle hukum gikarip beni tevhid ediyorsunuz, sizlerin getirdigi 
bu tevhide de bunun benden oldugunu nasil soyliiyorsunuz? 
Sizler, hiikmii altmda bulundugunuz benden, bdylelikle uzak- 
la§mi§ oluyorsunuz. Bu tevhid hani ya nerdedir? §ayet emir 
yapilacaksa, emir sahibi benim, sizi buraya avucumun icine 
kadar getiren kimdir? Sizleri buraya getireni icinizde goren 
var mi? Ey muvahhidler! Oyle ise tevhid nerdedir? Size bu ma- 
kam nasil verilir, sizler goziimun mazhariyetlerisiniz? Ben de 
zahir olan Allah'im, bu tevhid nerdedir soyleyiniz? Malumatla 
tevhit olmaz, i§te malumat benim ve benzettiklerinizdir. 

Muhal olanlarda neseb malumatla birle§mez, viicutla birle- 
§ir derseniz bu da olmaz ciinkii viicud mevcud olanlarm benze- 
ridir, di§ goriinu§deki degi§iklikler, dis. gorunii§un degi§ik ol- 
masmdan ileri gelir. Bilginin yani alimin nisbeti cahile nisbet 
edilmez, hatta ogrenene de nisbet edilmedigine gore tevhit ner- 
dedir? 

§imdi ortada bilinenlerle bilinmeyenler kalmi§tir. §ayet bu 
malum degil, veya mechul degil, veya mevcut degil, madem de- 
gildir demis olsan, bu da, o tevhidin aym ve benzeridir. Malu- 
matm taksiminden bu vasiflan kabul edenler vardir ki malu- 
mat kismma girmis, olurlar, bu tevhid oyle ise nerdedir? 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 341 

Ey muvahhidler bu yanh§hklari ve hatalari anlaym, §ayet 
derseniz istenilen tevhid gokluktadir, biz de buna cogunlugun 
tevhididir deriz. Oyle ise tevhid nerdedir? 

Tevhide bir §ey katilmaz ve ilave edilmez, oyle ise ey muvah- 
hitler, size sorulacak olan bu sozun cevabma hazirlanm! 

Gercek olarak §irke sapanlar, Hak Teala'nm af ve magfire- 
tinden faydalanamazlar. Peki bunlara bu azap ve §ekavet nere- 
den gelmi§tir dersek, i§te af edilmeyi§leri, onlar icin bir mtika- 
fat olmus.tur diye biliriz. Bunlar Allah'a ortak hazirlamisjardi, 
bunlari, kendilerinin buldugu tevhid bu bela ve §ekavete sii- 
riiklemi§ti, aksi halde mutlu olurlardi. Allah cumlemizi Hak 
Teala'ya tevhid edenlerden kilsm. 

65 — Altmisbes/inci soru: Hak Teala'nm elgi Peygamberlere 
kelami nedir? 

Cevap: Bunun cevabi, Hak Teala Resulleri toplayacagi giin ? 
onlara: Bana sigmmak igin ne icabette bulundunuz? Diye sora- 
caktir. Resuller de, bizim bir §eyden haberimiz yoktur, buyura- 
caklardir. 

Bundan da sunu ogrenirler ki, Hak Teala'nm gosterecegi bir 
davette, ummetleri de zahiren ve batinen bu davete onlarla 
birlikte katilacagidir. §ayet onlar Hak Teala'ya zevahiri one sii- 
recek olsalardi, onlarm Hak Teala'ya cevaplari, bir §eyden ha- 
berimiz yoktur diye cevap vermemeleri icabederdi. 

Bundan, dolayi Hak Teala'ya zahirde icabet ettigi gibi, bat- 
men cevap vermedigi cihetle §eriat hiikiimleri ve teferruatimn 
munafiktan cikmasi veya ondan olmasi dogru olmaz. 

Fakat §eriat ahkammm teferruati asi olan muminin bati- 
nmdan gikarsa dogrulugu kabul edilir, ozel bir §artla ki burada 
^ei^iden maksat batmdir. Bu da biitiin ahkam ve usullerinin te- 
ferruatma kadar imanm yayimis, olmasidir. §ayet bunlar dan 
bir kismma iman eder, bir kismim inkar eder kiifre giderse, 
bunlar imandan sayilmazlar, gercek olarak o kafir olmu§ olur. 
Hak Teala Resullerine: Ne ile icabet ettiniz diye sormaktadir, 
Hak Teala'nm bu sorusu onlara bir kiilfet mi idi? 



342 Futuhat-i Mekkiye 

§ayet soru sahibi, Resullerin zatiyeti igin ve kendinin de ya- 
km kul ve koleleri olduklarmdan bunlara onun kelami nedir 
diye soracak olursa ve kullarmdan kendine yakm olanlarla na- 
sil konu§ursa onlarla da oyle konus,masi icab eder. 

Hak Teala'nm onlarla nasil konu§tugunu sizlere anlatmak 
benim yetkim icinde degildir. 

Sizlere anlattigim soz benim soziim olmayrp, Hak Teala'yi ba- 
siretle davet edenlere Allah'm Resulii namina verdigi cevaptir: 

Bu dil, onun davetine gidecek olamn yerine gececek bir soz- 
diir. Hak Teala burada Resul gibi konu§maktadir. Resuliine bu- 
nu soylemesini O, emretmi§tir. Resuliin etbai ve onun izinde 
yuriiyenler, onun varisleri oldugu igin, bu kelamm onlarla da 
ilgisi vardir. Is.te Resullere olan kelam budur. Bunu bilsek te, 
bilmesek te bu bizlere bir zevk ve tad vermez. Qiinku bunlari 
bilseydik ve tadmi almis, olsaydik onlar gibi peygamber ve elci 
olurduk. 

Bizler nelerden konu§uyor ve kimler icin konu§uyoruz? Bun- 
lari birakalim da temel mevzuumuza gecelim. 

Hak Teala der ki: 

"Fekadvecat temiini ve ena la ecidiili." 

Biz ilim dili boyle soyliiyor, fakat sen bize iman diliyle hi- 
tap ettin! Bizde sana, iman ettik, deriz. 

Sen dersin ki, kim bana bir kari§ yakla§irsa, ben ona bir 
ar§m yakla§mm. Kim ki bana bir ar§m yakla§irsa ben ona 
iki kolu uzunlugu kadar yaklasmm. 

Bizler sana sinir tammadik, sen kendi nefsinle kendine simr 
cizmektesin ve bizlere de bir §uur vermi§ oluyorsun. Biz nasil 
sana ve kendimize sinir cizebiliriz, sen imam kendine yakm 
kildm, bu iman lisaniyle bu soz senindir, kendi nefsinle konu§- 
tugun gibi biz konu§amayiz, bizde bu ciiret ne gezer. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 343 

Bu hitaba kar§ihk o bize, dogruyu soyliiyorsunuz i§te 
iman denilen §ey budur, cevabmi verir. Bunlardan bir kismi, 
mutlulugumuza yakla§tik, derler. O da mutlulugunuz sizlerle 
beraberdir, sizden ayrilmamis.tir, diye cevap verir. §ayet bu 
mutluluga yakla§maz isteginiz ise, bunu hicbir zaman bileme- 
yeceksiniz, unutacaksmiz, cunkii onu bilmi§ olsaydmiz dogru 
ve sidik sahibi olamazdmiz. 

Oyle ise yakmlik diye bir §ey yoktur. Bazilan biz yakmla§- 
mayi kendimizi tammak icin arzuladik ve buna inanmak iste- 
dik derler. O da bir §ey kendini bilememezlikten gelemez, 91111- 
kii §ahitlerin marifeti, sakh olam 6rtmu§ olacagmdan, bu ya- 
kmla§mayi istemeniz, anla§ilmayan bir marifetiniz olmu§ 
olur ki bu da dogru olmaz Bu sebeple turn peygamberler Alla- 
h'm yakmlaridir. §ayet haber ve risaleti kabul etmemi§ olsa- 
lardi yalmz Resuliillah efendimiz Allah'm yakim olarak kalir, 
digerleri bu yakinliga, sifatlari olmaz, Hak Teala'dan uzakla- 
§anlardan olurlardi. 

66 — Altmi§altmci Soru: Kiyamet giinii peygamberler nere- 
ye iltica ederler, iltica ettikleri yer ve arsa nerdedir? 

Cevap: Ar§m ayak cevresine iltica ederler. Kiyamette on- 
lar icin bir cok yerler vardir. Hak Teala hukmiinun tecelli etti- 
gi her yerde ve arsada bulunurlar. 

Misal olarak, sorgu sual yerinde, hesap ve tarti yerinde, 
amel kitaplarmm almacagi ve toplanacagi yerde, sirattaki ge- 
ci§ yerinde ve buna benzer yerlerde bulunurlar. Daha dogrusu 
onlar, Allahmn eli altindaki liizumlu her yerde bulunurlar. 

Durak ve derece itibarile bunlardan Hak Teala'ya en yakm 
olam iki ok atimi uzakhgmdan daha uzakta bulunmaz. Ondan 
sonra Allahm genel sorusuna, her bulunduklari arsa ve mevki- 
de nasil cevap verdiklerini bilemeyiz. Fakat Allah'm ozel soru-. 
sunada yaki§an cevabi verirler. 

6.7 — Altmi§yedinci soru: Cennetteki ziyaret giinii enbiya ve 
evliyamn basamaklan ve dizilmeleri nasil olur? 



344 — Futuhat-i Mekkiye 

Cevap: Hak Teala kendine ziyaret yapilacak giin ? biitiin cen- 
netteki insanlan, Aden cennetinde toplami§ olur. Onlara orada, 
beyaz misk kokulu kum tepecikleri iizerinde minberler, karyo- 
lalar, sandalyeler ve mevkiler hazirlatir. 

Enbiyalar iki riitbede olmak iizere, bu ziyareti yaparlar. Re- 
sullerden olan, §eriat enbiyalari ikinci riitbede bulunurlar. On- 
lara tabi enbiyalar ise iiciincii riitbede bulunurlar, bu riitbede 
bulunanlar da iki kisim olup bir kismma enbiya ve diger bir 
kisrama da Evliya denir. Orada her peygamber kendi inane de- 
recesine gore Hak Teala'yi gormii§ olur. Fakat Allah'ma ve pey- 
gamberine imanile tabi olan evliyada Allah 'mi kendi peygam- 
berinin aynasmda g6rmii§ olur. 

§ayet o veli Allah'i bilmeyi ve tammayi, nazariyle elde et- 
mi§ olsa ve bu sonucunda kendi imaniyle yakmla§ma oldugu- 
nu bilirse, o ziyaret giiniinde biri ilim riiyetile, digeri iman rii- 
yetile iki kez Allah'i gorme yetkisi vardir. ' 

§ayet o veli iki peygamber arasmda gelmi§ yani (eshab el- 
feteret) ise Rabbi hakkmda Resullerin Ilahi bilgileri gibi bir 
bilgisi olamaz. Bunlar nazarile veya tecellile kalplerine yerle- 
§en Allahlarmi bilir ve tanirlar. Bunlarm diger halka gore bir 
iistiinliikleri vardir. 

Netice olarak ziyaret giinii Hak Teala'yi gormek diinyalarm- 
daki itikatlarma bakar. 

Eimki diinyada Rabbma inamrsa, Resuliinii taklit ederek 
onu ke§f ile nazar ile goremezse, Rabbini o bir cehre olarak 
g6rmii§ olur. §ayet itikadi ile tabi oldugu peygamberi brnek 
alip taklid etse, Hak Teala'yi kendi peygamberinin simasi ve 
sureti gibi gormii§ olur. Bu ziyaret giiniinde peygamberlere ta- 
bi olan Evliyalarm enbiyayi oradakilere tanitma iistunluk ve 
odevi vardir. Orada adeta peygamberlerin birer takdimcisi 
olurlar. 

Bunlardan sonra iki tabaka varki, ne enbiya ve nede onla- 
rm tabii olan ki§iler olup bunlar Allah'm velileridir. Bunlara 
hie bir makam hiikmedemez. Bunlar digerlerinin tiimiine Rab- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 345 

larma olan dogru intisaplariyle ustimlugii vardir. Yalniz bun- 
lardan nazar sahibi evliyalar ke§f ehli olan evliyalardan bir 
basamak daha a§agidadirlar. Qiinkti bunlarla Allah arasmda 
g6rii§e mani bir perde vardir. Bunlar her defasinda bu perdeyi 
kaldirmak igin ugra§tiklan halde, kaldiramamis.lardir. 

Tibki enbiyamn tabileri gibi enbiyalarla aralarmdaki mani- 
ayi kaldirmak istemi§lersede kaldiramamis.lardir. 

Ancak Hak Teala'yi temiz olarak gbrenler ke§if ehli ile §eri- 
ati hamil enbiya ve elcilerdir. 

Akli Nazar sahipleri ise, degil Hak Teala'yi gormek onun ko 
kusunu dahi alamazlar. Bu soylediklerimize dikkat edin. Ulu- 
hiyetin hakkini verin ki, Dimde insaf sahibi olasimz, Hak Te- 
ala yiikselmededir, bir kayd ve §arta baglanmaz, onun rahmeti 
yaygmdir ve her §eyin icindedir. 

68 — Altmi§ekizinci soru: Hak Teala'ya nazar etmekten (En- 
biyalar ne gibi haz duyar? 

Cevap: bunu bilmiyorum, cunkii ben peygamber degilim, o 
nazarm zevkini ancak kendileri bilir. 

§u varki, her peygamber genel bir nimet igindedir, bundan 
haz duyar ve zevk alir. 

69 — Altmis.dokuzuncu soru: Hak Teala'ya nazar eden mu- 
haddislerin hazlari nedir ve nasildir? 

Cevap: En yakm gizlilik perdesi arkasmda bulunmaktir. Na- 
silki Rabbimn Kelammdan zevk ve haz duyarsa onu gormek- 
tende oylece zevk ve haz duymus. olur. Bir cok hadisciler, goru§ 
itibarile sair halktan farkh olurlar, ctinkti gorunu§te Allah'm 
tecelisi onlarda degi§ir. I§te bu iistiinluk halkta bulunmaz bu 
ozellik muhaddisine verilmi§tir. 

70 — Yetmi§inci soru: Hak Teala'ya nazar eden diger evliya- 
nm nazlan nedir? 

Cevap: Evliyalar mertebeler iizerindedir. Bu mertebelere go- 
re bazlari da degi§ir. Bir veli Hak Teala'yi gormekle akli bir 
lezzet ve haz duyar, diger bir veli ise, onu gormekle nefsi ve 




346 — Fiituhat-i Mekkiye 

zati bir zevk duyar. Ba§ka bir veli ise onu gormekle hissi bir 
zevk ve haz duyar. Bir veli var ki onu gormekle hayali bir zevk 
ve haz duyar, bir veli var ki onu gormekle bir gbnul ho§lugu 
keyf lezzeti duyar. Bir veli vardirki onu gormekle keyf ve 
zevk vermeyen bir haz duyar, daha bir gok degi§ik tad ve haz 
duyan Evliyalar vardir. Bunlann diinyada oldugu gibi Allah'm 
yaninda da birbirinden farkli basamaklari vardir. 
Hak Teala bunlar hakkmda 



^^A^fC*- 



"Hiim derecatiin i'ndellahi vallahii basiriin bima yag- 
melune." 

anlami: Onlar Allah katmda derecelerle yerleri vardir, Allah, 
onlarm ne yaptiklarmi goriir. 

71 — Yetmi§birinci soru: Onu gormekle umumun hazzi ne- 
dir? 

Cevap: Herkesin onu gormesi, onu anladiklan kadar gormu§ 
olmalaridir. Bazi bilginler kendi seviyelerine gore onu taklit et- 
mi§lerdir. Kimisi elde ettigi bilginin ondan almdigim soyler, ki- 
mi bu bilgiyi akhle buldugunu kabul ederek bunun akildan gel- 
digini soyler, ciinkii insan fitrati, Allah tarafmdan kullarma 
degi§ik olarak verilmi§tir. Bunlar kisimlardan ibarettir. Fakat 
bunun ash Hak Teala'mn istedigi gibi imtizac edip birle§mesi- 
dir. 

Bu sebeple bilginlerin du§unii§leri arasmdaki ayrmti bun- 
dan ileri gelmektedir. Bunlann nazarladmdaki haz da, ha- 
yallerinde ya§attiklan ve duyduklan zevk ve hazlardan iba- 
rettir. Genellikle insanlann hazlari ve zevkleri hayalidir. Dun- 
yada, Berzahta, ve Ahirette, her manayi ayirip ondan haz ve 
zevk alamazlar. 

I§te bir 90k §eriatlar, umumun anlayi§ma gore gelmi§tir. Fa- 
kat bunlann icinde de bazi ozellikle goriinur. Hak Teala'mn. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 347 

"Leyse kemislihi §eyun." 

dedigi gibi Stiphane Rabbike Rabbil izzeti Amma yasifun. 

72 — Yetmi§ikinci soru: Bunlardan biri duydugu hazla avu- 
nup kalirsa Cennet ehlide onu gbrmekten bulunduklari nimet 
ve rahatliklan unutacak olurlarsa ne olur? 

Cevap: Goriinen bir suretin, goren yoniinden giyilmi§ bir el- 
bise olmasi gibidir. Bunun sebebi de Ilahi makamin her taife- 
nin kalbinde Azametli olmasindandir. Hatta bulunduklari ra- 
hatliklar ve nimetlerden ve gordiikleri §eylerden ve tattiklari 
lezzetlerden daha azametlidir. 

Allah'i ziyarete ve onu gormege gittiklerinde, Cennetlerinde 
ancak, hurilerden olan zevcelerile, gocuklar, Cennet agaclan, 
nehirler Cennet araclari, ku§lar gibi zihayat olanlar kahr, bun- 
larm tiimu zihayat olan hayvanlardir. §ayet ev sahibi bu cen- 
nettekilerden erkek veya kadmlari gagirirsa digerleri orada ka- 
larak, Hak Teala'yi gormeye gidenlerin hediye olarak ne gibi 
hil'at-i ilahiye ile donecegini ve ne gibi haberler getirecegini ve 
ne surette doneceklerini merakla beklerler. 

Bu yiice padi§ahi gormeye gidenlerin hali boyledir. Bu ziya- 
ret sonunda Hak Teala kendini gosterdiginde, turn onu goren- 
ler kendilerinden gecmi§ ve baygin olduklarmdan Allah Mela- 
ikelerine «Bunlari ko§klerine cennetlerine geri gonderin, gun- 
kii bunlar beni gbrmekle bayilmi§lardir ? Kendilerinden gegmi§- 
lerdir» diye emir verir. 

Melaikelerde bu gelenleri yerli yerine gbnderir. Burada bun- 
larm baygmligi, Allah'm gdrimu§ nurundan olmu§tur. Bu ba- 
yilma Allah'm giizelliginden degildir. Bu iki §ey arasmda bir 
bag yoktur. Onlar bu ziyarete gelirken hep bu guzelligi du§ii- 
niip duruyorlardi. 

Allah'm Tecellisi kendi nuriyle oldugundan bunlar o sebeple 
kendinden gecmi§lerdir. Bu kendinden gecme ve baygmhk 



348 — — Futuhat-i Mekkiye 

amnda Rablarmi ruyalarmda gbrmu§lerdir. Ne suret ve §ekil- 
de onu gdrmu§ iseler, onu ummadiklan bir baska §ekil ve su- 
rette gormu§ olurlar. I§te oradaki dalgmhklan ve unutkanhk- 
lar hep bu mu§ahededen olmu§tur. 

Her §ahsm duydugu haz O §ahsm Akidesi olciileri kadar ol- 
mu§ olur. Cennettede bir Ilim car§isi vardir Henliz ondan bahs 
etmedik, hidayet Allah'tandir bunu oyle bil. 

73 — Yetmis,ucuncu soru: Mahmud olan makam nedir? 

Cevap: Turn makamlarm sonucu kendinde toplanan makam - 
dir. Makamlara verilen turn ilahi adlar bu makama bakarlar. 

Bu makam peygamberimiz Muhammed (sallallahii aleyhi ve 
sellem) in makami guzinidir. Kiyamet giinu btittin halka bu 
makamdan gorunmiis, olur ki, bu sebeple kainatm efendiligini 
bu makamla kazanmi§trr. Resulullah Efendimiz: 

"Ena seyyidiinnasi yevmelkiyameti." 

Anlamr. Ben kiyamet guniinde insanlarm efendisiyim, buyur- 
mu§lardir. Mademki melaikeler kendisine secdeye varmi§tir bu 
makamda Adem aleyhisselamm diinyadaki makami olmasi ik- 
tiza eden Ahiret giiniinde ise bu makam Muhammed sallallahii 
aleyhi ve sellem efendimize verilmi§tir. 

Qiinkii O Ilahi toplulugun kemalidir. Qiinku o ilk be§eriyetin 
babasi gibi gorunmu§tur. Viicudu Allah tarafmdan be§eri ola- 
rak yapilmi§ti. Bundan dolayi kendisi cismaniyette beserin en 
biiyiik pederi olup Allah'a en yakm olandir. Kendisi toprak in- 
san olarak ilk yaratih§tir. 

Biitun makami ar ? muvalik ve muhalif, emir ve nehi maka- 
mma kadar avcmda onunla birlikte cikmi§tir. 

Bu sebeple Adem'in avcmdaki nebi makammdan olan Muha- 
lefet ilk once hareket etmi^tir. Qiinku Adem makam icabi bu 
muhalefeti arkasmda ta§iyordu. Bu yonli §eyhim olan Eba Ab- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 349 

bastan sordum. Oda "Ademe asi olan arkasmda ta§idigi muha- 
lefet dedigimiz cocuklaridir." Demi§ti. 

l§te bu sonuc Resuliillah efendimizde olmu§turki boylelikle 
bu mahmut makamm sahibi olmu§tur. 

Kendisi ibadma bu makamdan §efaat kapisim acmi§tir. Me- 
laikelerda, Elcilerden enbiya ve evliya ve mumin kullarmdan 
§efaata hak kazananlara §efaat hakki verilmesi icin Allah'tan 
bu talebi ilk isteyecek kendisidir. Peygamberimiz Allah'a ken- 
disini lisanile kelamile, beyanile begendirmi§tir. O gun icin 
peygamberimizin iic §efaati vardir. Ba§langicta ? ortada ve son- 
daki §efaatidir. 

Resulunun talebi iizerine Hak Teala ve tekaddes hazretleri, 
Melaikelere peygamberlere ve mizminlere §efaat hakki vermi§- 
tir. §efaat etmeyen bir tek O merhametli zatiyet kalmi§tirki o 
da ziilcelaldir. Hie §iiphesiz en sonda merhametini gosterecek- 
tir. 

Ytice Allah, Erhamurrahimin ile kahhar ve §edidiilikap Ad- 
larmi birle§tirecek §efaatini yapar. Ate§te yananlari ve ceza go- 
ren ziimreleri bu Adlarla azaptan cikarir ve affeder. Buna mii- 
masil diger Ilahi adlarmda §efaati vardir. Sozii uzatmamak 
icin Allah cximlemizi §efaatcilar zumresinden kilsm derim. Hak 
Teala §efaati soru soran ki§ilerin acir ve sevabi yapmi§tir. Bii- 
tlin bu anlattiklarimizm ozeti ve sonucu olarak bu makama 
Mahmud makam denilmi§tir. 



^^j^^^^i 



"Ve ileyhi yiirceu'lemru kiilluhu." 

74 — Yetmi§d6rduncii soru: Bu makami neyle kapanmi§tir? 

Cevap: Her peygamberin kabul edilen bir daveti vardir. (Sal- 
lallahii aleyhi ve sellem) Efendimiz Ahireti diger peygamber- 
lerden daha iyi bildiginden dolayi diger peygamberler gibi da- 
vetini cabuklukla yapmi§tir. Ben davetimi iimmetimin biiyuk- 
lerine saklamistim. Buyurmu§lardir. 



350 Filtuhat-i Mekkiye 

§unu bilki! btitiin isler bu makamdan cikar ve diger makam- 
lara buradan gonderilir ve tekrar o makama doneceginden bu- 
nu sahibi 50k buyiik bir zat gercekten kelime topluluklanm bir 
araya getiren bir §ahsiyet olmahdm Iyi dualar kelamm sifati- 
dir. Sonra onun irsali Umumi oldugu icin §eriatida tiim §eriat- 
lari icine almi§tir. Seran yapilmasi icab eden biitiin amelleri 
kendinde toplami§tir. §unu bilki amel cennetleri 70-80 arasin- 
dadir. Ne artar ve nede eksilir, iman ise 70 den fazla kapisi 
vardir. Dtinyada insan hangi iman amellerinden birini yapsa 
hie bir §ekilde ondan sorumlu tutulamaz. 

Peygamberimiz Aleyhisselatii vesselam fiilen veya i§aretle 
bizlere, cennet adedine e§it iman dallarile cikmi§ olmasi, bun- 
lan kendilerine ornek yapanlara bu amellerinden biiyiik bir 
kazanc elde etmelerine vesile ve sebep hazirlami§tir. Ummetin- 
den her bir ferd, bu ornek amellerden birini mutak yapmis. 
olur. Ahiret giiniindeki terazisinde bu ameli yer ahr. 

Bundan dolayi cennette istedikleri gibi faydalanirlar. tlahi 
Siinnetler ondan cikmi§tir. Ve vine (Camiiil kelim) olmasi ve 
umumi basi ile bu ytiksek makami diinyada elde etmi§tir. Diin- 
yada elde edilen bu makam Ahirettede ona verilmi§ olur. 

75 — Yetmi§be§inci soru: (Sallallahii aleyhi ve sellem) efen- 
dimizle diger peygamberler arasmdaki haz etme ne kadardir?. 

Cevap: Peygamberler toplulugundan olmasi dolayisiyle onun 
duydugu hazla digerlerinin duydugu haz birdir. Ayri ayn ola- 
rak incelenirse onunla her birinin arasmda 78 haz farki vardir. 

Bunlardan Adem Aleyhisselam istisna edilir. Bu iki peygam- 
ber arasmda zahiri ve batim fark vardir. Ilk yaradihs.ta diinya- 
da kendisi Adem Aleyhisselamm batim idi. Adem de zahiri idi. 
Ahirette ise Adem Aleyhisselam Muhammed Aleyhisselamm 
batim ve peygamberimizde onun zahiri olacaktir. Diger pey- 
gamberlerle olan haz sayilan bundan ibarettir ve boyle olur. 
Bir gok dostlarimiz, vakti belirten zaman olgme ve belirtme bil- 
gisini yasaklami§lardir. Bu onlarm bir hatasidir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 351 

Bunu daha fazla agiklamak uzun zamana ve soze ihtiyac 
gosterir. Bu aciklama yonleri o kadar cokturki sayilari 124 000 
kadar izahi vardir. Bu izahlarin sayisi peygamberlerin sayisi 
kadardir. 

§ayet bu muazzam rakamla gelen peygamberlerin peygam- 
berimizle olan haz farkmi anlatacak olursak, anlatmaya omru- 
miiz ve zamanimiz miisaade etmez. Peygamberimizle her pey- 
gamber arasmdaki haz sayisi 78 kendisininde fazladan bir haz- 
zi olduguna gore 79 hazzi olmu§ olur. . 

Riyazi nisbette her peygamberin hazzi, peygamberimize go- 
r e 1 olmus, olur, 
79 

76 — Yetmi§altinci soru: Hamid livasi nedir? 
~ Cevap: Burmn sancagi ve i§areti, Hamid icabi Hamdetmek- 
tir. Bu Hamidlerin en mukemmeli ve en yiiksegidir, Bu bir 
mertebe ve riitbe i§aretidir. Tibki bir padi§ahm dalgalanan 
bayragmdan onun o mahalde mevcudiyeti anla§ildigi gibi, bu 
livada biitiin kullarm tamyacagi bir hamid bayragidir. Bu san- 
cakta Resuliillah efendimize verilmi§tir. 

Resulullah efendimiz! Adem Aleyhisselamdan a§agi her §ey 
benim livamm altmdadir, buyurmuslardir. Ne sebeple Adem- 
den a§agi demi§tir, bununda izahi §byledir. Qiinkii Allah'a 
hamdetme ilahi adlarla olur. Ademde turn adlari ilahi inayetle 
bildigi igin ve bu adlarm Allah'a aidiyeti sebebi ile en yiiksek 
makami teskil eder. Burada da ve ilk ne§ettede Adem Aleyhis- 
selam kendisi oldugu, bu mahmud makamda Ahirette kendisi- 
nin olacagmdan tabirinde Bunlardan a§agi, soziinii kullanmi§- 
tir. Kendisi de Ahiret giiniinde Livayi Muhammediyi asaleten 
Ademden alarak Zuhur edecektir. vakit Adem Aleyhisselam 
zahiren ona tabi bir peygamber olarak peygamberler arasmda 
yerini almis, olacaktir. 

Boylelikle ilk ne§ette Melaikelerde o Livamn altmda bulun- 
duklarmdan Ahirette de Hazreti Resuliin sancagi altmda bulu- 



352 Fiituhat-i Mekkiye 

nacaklari tabiidir. Sonunda Resulullah efencjimizin ciimle Ale- 
me bu mertebe ve makamla hilafeti goriilmus, olur. 

77 — Yetmi§yedinci soru: Hamdm Livasim kazanmak icin 
rabbine ne gibi senada bulunur? 

Cevap: Hamidleri icinde toplayan Kuranla Senada bulunur. 
Onun icin bu kitaba Okunan Anlamma gelen Kuran adi veril- 
mi§tir. Bilhassa ba§langictaki (Elhamdii lillahi Rabbilalemin, 
Errahman iirrahim Maliki Yevmiddin) bu Hamid ve sena sozle- 
ri ve kelami Peygamberimizden evvel hie bir peygambere gon- 
derilmemi§tir. Iste Allah'a sena budur. Bundan ba§ka bir ha- 
midle Allah'a hamd arzulanmaz... 

78 — Yetrnis sekizinci soru: Rabbma ne gibi bir ubudiyette 
bulunmu§tur? 

Cevap: Ubudiyyet demek kulun Rabbe intisabidir Ubudiyyet 
bu olgunluguna gore bundan sonra bu ubudiyyet ona intisabm- 
dan dolayi ilahi mazhariyetten cikmi§ olur. 

Itiraz etmeden verilen emri yapmak ubudiyyettir. Ubudiy- 
yet itiraz ve muhalefet yoktur. Bir §eye yap veya ol dendimi o 
§ey tereddiitstiz derhal olur ve yapilir. Yapma denildimi yapil- 
maz. I§te Ahiret giinunde bu ubudiyyetle Allahma kendini tak- 
dim eder. Orada emir verilmeden Hak Teala'nm huzurunda in- 
sanlar secdeye varir, bu secdenin yapilmasma memur olan pey- 
gamberimizdir. Fakat secde Allah'a yapilmaktadir. Memur ol- 
masi hasebile peygamberimizde bu secdeye emirsiz olarak i§ti- 
rak etmis, olur. Secdede iken Hak Teala'dan ona «Ba§mi sec- 
deden kaldir, ne sual edeceksen et, §efaat et ki, §efaat bula- 
sm." Hitabi gelmi§ olur. 

Sonra kendisine sadik olan olmayanlar belli olsun diye, ba§- 
ka bir yerde Hak Teala'ya secde etmeleri icin kullara emir veri- 
lir. I§te bu, Ubudiyet secdesi olmu§ olur. Bu diinyada Allah'i 
gercek tamyanlar Rablanna ancak ubudiyet icin ibadet eder- 
ler. Bunlarm ancak Allah ile miinasebetleri vardir. 



Muhyiddin-i Ibn4 Arabi — 353 

Biitun bunlar kiyamet guniinun gercekleridir. 

79 — Yetmi§dokuzuncu soru: Kerem anahtarlanni almak 
icin neyle hatmeder ve baglar? 

Cevap: Bunu Ubudiyet ile sonuclandmr. Bu makam ikidir: 
Bu makamm en yuksegi ba§langic olarak Ubudettir. Ubudiyet 
derecesi ise sondur ve nihayettir, makamca ikinci derecededir. 
Hak Teala'nm emir ve nehyi, bu terkiple olur. 

Mesela: Itaat etti, asi oldu, tovbe etti, iman etti, kufretti, 
tevhit etti ve mtisrik oldu. Tasdik etti, yalanci oldu, gibi terkib- 
ler ubudiyet olan ikinci dereceyi ilgilendirir. Ubudiyetin icab 
ettigi bu ikinci derecenin hakkmi odeyenler efendisinin emir ve 
nehilerini yapmis, olanlara kerem anahtarlari verilmis, olur. 

80 — Sekseninci soru: Rabbimizin hediye ve bagi§lan kimle- 
re verilir? 

Cevap: Velayet sahibi olup Allah'm ahlak sifatile sifatlanmis 
olan her §ahsa verilir. Bu bagi§ diinyadaki iyi amelleri ve ah- 
laklari derecesinde kendilerine yapilir. Mesela vilayet sahibi 
Allahi bilen ve taniyan, Hakkm sesi ve gozii olursa bu bagi§lar- 
dan bir kismet almaz, cunkxi bu bagi§ zenginden zengine olma- 
yip, zenginden fakire yapilir. Bu sebeple bu bagisjar hak eden- 
lere gore degisjx. Bu degi§ik bagi§lar ne sebeple olursa olsun 
almmasmdan otiirii Allah'a sukiir edilmelidir. 

81 — Seksenbirinci soru: Kerem Anahtarlari nedir 

Cevap: 6z olarak Hak Teala'nm sena ettigi kerem anahtar- 
lari bunlardir. 



"Ettaibune elabidune elhamidune elsaihune elra- 
kiu'ne elsacidune elamirune bilma'rufi vennahune a'nil- 
miinkeri." 



354 Fiituhat-i Mekkiye 

Tovbeyi, Ibadeti, Hamdetmek, seyahat etmek, Allah'a riiku 
ve sucudda bulunmayi, yonelmeyi, kotiilukten uzakla§mayi, 
Allah'm sinirlarim korumayi ve hatta benim gibi §iirimle onu 
methetmeyi, yapabilenleri, butiin bunlar onun keremidir. Hak 
Teala kullarma bu sifatarla bezenmeyi ve bu fiilleri yapmalari- 
m kitabile bildirmis, ve tavsiye etmi§tir. 

I§te bu sifatlar Kerem Anahtarlaridir. Goziin goremeyecegi, 
kulaklarm i§itemiyecegi, aklm hatirlayamayacagi ilahi bagi§- 
lar bu anahtarlarla elde edilir. 

Cennetteki ko§klerde oturanlar, orada huzur iginde sedirlere 
uzananlar, Cennet nimetlerinden faydalananlar, o mutluluk di- 
yarinin kapilarim bu kerem anahtarlarile acip oraya girmi§ler- 
dir. 

82 — Seksenikinci soru: Nubuvvetin cezasi ne kadardir, 

Cevap: Bunlarm sayisi, Hazreti Ademden Resulullah efendi- ' 
mize kadar gelmi§ ve gegmis, peygamberlerle, Allah tarafmdan 
gonderilen, kitap, sahife, haberler sayismcadir. 

Bilinen §udur ki, Elimizdeki Kuran bunlann tumiinu icinde 
toplami§tir. Peygamberimizin bunun hakkmda §u sozii vardir. 
(Kuran kimlerle korundu) Ciimlesi ve ifadesi bunu bir isbati- 
dir. Biitiin Nubiivvetleri icinde toplayan kitap, kitaplarm Anasi 
olan Kuran'dir. Bunun yegane anahtanda Besmelei §erifedir. 
Te§ri peygamberimizle son bulmasma ragmen, Kuranla birlik- 
te Niibuvvet kiyamete kadar siiriip gidecektir. Qiinku tesri nii- 
biivvetin bir parcasidir. Ilahi alem haberleri. Hie, bir zaman ek- 
silmez, devamhdir. §ayet bu gelmeyecek olursa viicudun beka- 
si igin alemin alacagi gidada tukenmi§ olur. Du§iiniinki diinya- 
da yedi deniz vardir, bu denizlerin suyu tiikenirde hakkm kela- 
mi ttikenmiyor, ciinkii o devamli olarak icadtadir. 01 demekle 
her §ey oluyor, i§te insanlarm ya§ama gidasi bu 01 kelimesinin 
devammdadir. 

Bu yalniz insanlarm degil, biitiin mevcudatm temel gidasmi 
teskil eder. Tiikenmez kelimesi nubuvvetin bir ciiz'udiir. Ey fi- 
kir sahipleri, diger ciiziilerden bir parca olan sende nerdesin? 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 355 

83 — Seksen uciincii soru: Niibiivvet nedir? 

Cevap: Niibiivvet, oyle ince basamakli bir makamdirki bunu 
Ar§m sahibi ancak tayin eder. Hak Teala bunu kula ve her- 
kes icin salih bir ahlak, ve makbul amellerle indirirki, kalpler 
bunu tanir, Nefisler bunu inkar etmez, Akillar ona dogru yone- 
lir, yapilacaklara uygun gelir, hastahklari yok eder, i§te bu du- 
ragm ince basamaklarma varabilirlerse bu yer mutlak Ilahi 
haberler menzili olmu§ olur. Hakkm nazari, bu ilahi haberleri 
buradan o duraga nazaran kendi emirlerile istinabe ve hilafet- 
le gondermi§ olur. Buradan cikan ilahi emirler, ruhi haberlerle 
birlikte o halife ve vekilin kalbine yerle§dirilir. I§te bu keyfiy- 
yet te§ri niibiivveti olmu§ olur. 

Hak Teala bu yonde 

"Ve kezalike evhayna ileyke ruhan min emrina." 

ve yine Hak Teala kitabmda 

"Yiinezzilu elmelaiketii birruhi min emrihi a'la men 
ye§aii min i'badihi." 

bu ayetteki anlama gore bu, inkara degil umumiyete aittir. 



^^mTi\w^\c 



"En enziru ennehii la ilahe ilia ena fattekun." 

Bu ayette ozel bir te§ri niibiivveti vardir, burada Hak Teala 
kullarmdan istedigine ruhu verir ve bu misal belli olan ka- 
vu§ma giiniinii hatirlatirsa, bu umumi niibiivvet olmayip te§- 
rii niibiivvet olmu§ olur. Uyariei olma icin Ruhuleminin kalbi- 
ne girmesi ve yerle§mesi icab eder. Burada uyarma (tuzar) tes- 



356 Fiituhat-i Mekkiye 

rii niibiivvetle kesin olarak birle§mi§ olur. Gelmi§ olan bu ha- 
berler te§rii nubiivvetin haberleridir. 

Umumi mibiivvetin eczasicia (zerreleri) o kadar cokturki, sa- 
yilari bilinmez ve tutulmaz. Bunlar muvakkat olmayip daimi- 
dir. Diinya ve Ahirette devami vardir. Yolumuz ki§ilerinden ba- 
zilari, bu kapiyi kapami§lardrr. Sebebini anlayamadim, bir ga- 
yelerimi vardi, veya Allah tarafmdan muvaffakmi kilmmadi- 
lar. 

Umumi Niibiivvetin ehli olanlar Evliyamn enbiyasi olanlar- 
dir, Allah bunlarm tumunii Fiizaladan kilmi§tir. 

84 — Seksendordiincii soru: Siddikiler kimlerdir ve eksa- 
mi nedir? 

Cevap: Yetmi§ten fazla kisimlari vardir. Yani dogrulugu bili- 
nen ve onaylanan iman dallarmin sayisi kadar sayisi vardir, 
iki peygamber arasmda gelen enbiya evliyamn hilafma, siddi- 
kiyet ancak §eriat enbiyalan ve onlarm tabilerine inhisar eder. 

Bu makam sahipleri Ilahi kanunlan kalplerine inen ruhlar- 
la alirlar. Bunlarm niizulii ilmi olmayip, haberlidir. 

Bunlar Ilahi kanunlan ilahi nurla ke§federek, iman sifatile 
almi§ olurlar. 

Bu gibiler kendilerine indirilen ruhlari tasdik eden kimler- 
dir. Bunlarida Allah tan haberli olarak ahr, bunlari tecelli yo- 
ntinden degil iman yoniinden almi§ olurlar. Zira tecelli imamn 
verdigini vermez, bunu ona inanmi§ olmasmdan degil ancak 
akil nuru ile vermi§ olur. 

Allahm kimlere ve ne gibi haberler verecegi belli olmadigi ci- 
hetle Siddik olanlarm ecza ve aksamida belli olmaz sayili 
olan siddiklarm ecza ve aksamim belli etmek icin Allah'a ya- 
km olmak zarureti vardir. Bu sifatm sadik adiyle gergek miina- 
sebeti vardir. 

Sadik olanlarda yalan soylemez ve bu cirkin sifat onlara ya- 
ki§maz. Demek siddik olan Sadiktan aldigi ciimle haberlere 
yerlerine dogru olarak ula§tiran §ahis olmu§ oluyor. §ayet bu 



Muhyiddin-i ibn~i Arabi — . 357 

haberler dogruca Allah'tan gelen ilahi haberler ise, bunu oylece 
onaylamasi ve sonradan Allah'a bildirmesi icab eder. 

§ayet bu siddik Allah'a bir kavmin ilahi emrini yalanladik- 
larmi bildlirse, Allah'ta ona verecegi haberde bu ihbarm dogru- 
lugunu bildirir. Qiinkii bu yalan gelen haberlere degil, kendile- 
rine nisbetle inkar edenlerin sifati olmus. olur. Bu haberi sadi- 
ka nisbet edersek bu siddik olmu§ sayilir. Yalanciya nisbet 
edersek, yalan sayilir. 

Burada goriilen ve haber veren sadik olan Allah'tir. Bu ma- 
kamdan cikacak her hangi bir haber dogru cikrms. olur. Iman 
sahibi de bunu dogrular. Burada siddik Vucudi bir emirdir. Ya- 
lan ise Ademi bir emirdir. Birde nesebi, hayale nisbetle yalan 
vardirki, bu siddik sayilir. Siddik ise, kehdilerinin istedigi ve 
kendi nisbetine gore, bu sidkin kendisinde bulunmadigi icin sa- 
dika asilmi§ olur. Biitun bunlari anladiktan sonra sen bu siddi- 
kiler icin sayilarmm belli odugunu ister soyle, ister soyleme. 
Fakat hakikat §udurki, bunun aksam ve eczasmda dogru olan, 
akil ve fikrin ve hayalin selametidir ve haber verenin sidkma 
dogruluguna iman etmektir. I§te siddikiler bu sifatlardan zevk 
ahrlar. Bu siddik ve gerceklerin heyeti umumiyesindene Yesjl 
nur derler. 

Cevap: Iki mir arasmdaki ye§il nurdur. Alemi gaybin perdesi 
(hicabi) gerisindeki muhbirin kerem nurundan icinde ona ben- 
zer bir nur hasil olur, Hak Teala 

85 — Seksenbe§inci soru: Siddikiyyet nedir? 

Cevap: Iki nur arasmdaki ye§il nurdur. Alemi gaybin perdesi 
(hicabi) gerisindeki muhribin keremnurundan icinde ona ben- 
zer bir nur hasil olur, Hak Teala 

"Hiivallahullezi la ilahe ilia huvelmelikulkuddusus- 
selamulimi'minu." 



358 — Futuhat-i Mekkiye 

diyor. Bu ayette iki adini gbrmtis. oluyoruz, ilk ve birinci ad Al- 
lah, ikinciqside Miimindir. Ash nur olan bu kitabindaki bu 
ayette Miimin kelimesinin iki yonu vardir. Birincisi emniyet 
ikincisde Ibadmdan sadiklarm tasdikcisi olmasidir. 

Siddikilerin istinat ettikleri ilahi adlardan biride Elmumin- 
dir. Yani kendi nefsinden veya zatiyetinden emin olan kimse 
demektir. Bununda mahlukattaki izi imandir ve bundan aldik- 
lari adlarda, sadiklar ve Miiminler adidir. Bu sidiklardan do- 
layi bu ki§ilere nur verilmi§tir. Onlarda bu nur olmasaydi, 
haber dogrulugunu tayin edemezlerdi. Bu ki§iler bahtiyarlarm 
bahtiyaridirlar. 

86 — Seksen Altinci soru: Ubudiyyet kac hisse ile subut bul- 
mu§tur? 

Cevap: Ilahi adlar adedi olan 99 hisse iizerine kurulmu§tur. 
Bunlari toplayanlar cennete girer, her ilahi adin kendine ait 
ozel bir ubudiyeti vardir. Velayeti sabit olan ilk ilahi adlarla 
ona ibadet eden mahluklardan bir mahluk vardir. 

Resuliillah (sallallhu aleyhi ve^sellem) efendimizin bunu 
belli ettigi sabit olmamistrr. Bazi insanlar sayilari fikren topla- 
maya cah§ir, bunlann nasta geldigini bilmezler, nasilki bir in- 
sanin evliya oldugu halde evliyahgmi bilmedigi gibi, bu insan- 
larda bu sayilari sayiyor fakat nasla varid olup olmadigmi bil- 
miyorlar. 

Kendinden talep etmeleri icin Hak Teala bazi ki§ilere kendi 
ilahi adlarmi tammi§tir. Ada gore bu arif veli ol ki§iye ubudiye- 
ti gbstermis. olur. Kimki bu adlari, tamr ve kendinde toplarsa 
manevi ve hissi olan cennete girmi§ olur. Manevi cennetler 
kendine layik olan Ubudeti taniyip silmek icin bu ilahi adlari 
ne ile ister ve arzular? 

Hissi olan cennetlerde killardan istedigi amelleri ne ile talep 
eder ve arzulami§ olur? I§te bunlari birbirinden ayirmak icab 
eder, Allahtan talep etmesini bilmeyen, Ubudiyet adini nasi! 
bilir. Buna nazaran Ubudiyetin bir 90k oklari ve dallan vardir. 



1 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 359 

Sayilarim yukarda gbstermis,tik. Bununla ugra§anlar ve bunla- 
n yayanlar ikidir. Bir ki§i vardirki akli oldugu icin §eriati ol- 
madigi igin yapmaz. Bir ki§i vardirki bunu kendi §eriati oldugu 
igin yapar bu da aklile yapmis. sayilir. Bunu kendi aklile yap an 
parlak i§ikli heykellere veya hos, akillara intisab ettirir. 

Bunu kendi §eriati icabi olarak yapanlar, izleri dolayisiyle 
bunu Allah suphanehii ve Teala'ya intisap ettirir. Onu sana 
gostermemek igin maddesi olmayan bo§ sermayesiz akillar, 
kendi icatlari nur heykellerine benzeyen vasitalari seninle 
onun ara§ma yerle§tirirler, fakat basireti olmayan bir sebep gi- 
bi bilirler. 

Ben §ahsen Allah'a yakm olanlardan hiq birisinin onun sevi- 
yesinde Allah'la birlikte Taabbiid edildigini gormedim ve duy- 
madim. Semalarda olan melaikeler derler ki: Burada fesat gi- 
karacak kinase mi yapacaksm? Be§erden Allah'a bagli ve temiz 
olanlar derler ki: 

"Rabbena zalemna enfiisena." 

yarabbimiz i§te nefislerimize zulm ettik, ve yine derlerki : 

"Rabbi la tezer a'lelardi minelkafirine deyyaren." 

yarabbimiz yer yuziinde kafirlere mesken verme ve yine der- 
lerki: Bu e§kiya cetesini helak edersen bu giinden sonra sana 
ibadet edilmez. 

Hilkat itibariyle ins an aceleci oldugu icin, kiskanchgi ve hir- 
si ile onlari yenmek ister. Butiin mesele bundan ibarettir. Bu 
hal vaktinde hukmunu gosteren tabii bir harekettir. 

Iki Allah olsaydi mutlak aralarmda bir husumet olurdu. 
Vahdet bozulurdu. Taraflar arzuladigmi yapmaya kalkarlardi. 



360 Futuhat-i Mekkiye 

Biitiin yonlerile Vahdet noksanhgi kabul etmeyen Kemali 
varir. Buna tevhid edenin cephesinden degil, kendi cephenden 
bak. §ayet muvahhidin gozii onda ise ta kendisidir. §ayet 
Muvahhidin gozii onda degilse bu bir terkib olurki bizimde at- 
latacagimiz ve maksadimiz bu degildir. Bu sebeple ilahi adla- 
nn ahkami, adlariyle degi§mektedir, byle ise Allah'm adlarm- 
dan (Elmiintakun, §edidiil Ikab, Elkahir minelrahim, Elgamir 
Ellatif) bu ilahi adlar nerdedir? Qiinkii intikamcidan intikam 
almayi ister, merhametlide bu intikamm kaldirilmasim ister. 
Her bir ad kendi hiikmunu yapmaya bakar, Hakimiyeti kazan- 
mak icin aralannda gercekten bir kavga cikmi§ olur. Ilahi ad- 
lara bakacak olursak bunlar ilahi dogii§ten bahseder. Bu se- 
beple Allahii Teala peygamberine. 



't&^^AKz 



"Ve cadilhiim billeti hiye ahsenu." 

Daha iyi bir §eyle onlarla miicadele et buyurmu§lardir. Ilahi 
adlarm istedigi miicadeleyi yapmasi icin peygamberlerine, 
rastgele miicadele degil daha iyisiyle miicadele emrini vermis,- 
tir. Resuliillah (sallallahii aleyhi ve sellem) efendimizin buyur- 
dugu gibi, «Allah'i goriiyormus. gibi ona ibadet et, ki§i iyilikle 
ve ihsanla miicadele ederse sanki Allah'mi goriiyormus, gibi 
miicadele etmi§ olur.» Bunu oyle bil! Bu Ubudiyet makamim 
kazanmama yegane mani olan gafletimdir, dalgmligimdir. Be- 
nimle onun arasmda Ancak gaflet hicabi kalmi§ti. Bu hicab 
kaldirilamaz. 

Allah'a hamd olsun ki acelelik hicabi benden kalkmi§tir. Fa- 
kat gaflet hicabi ise kaldirilmasi imkansizdir. 

§ayet bu hicab aradan kaldmlmis. olsaydi O insan hakkmda 
Rububiyetin giziilikleride kalkmis, olurdu. Siihey] bin Abdullah 
buna i§aret ederekderki «Rububiyetin bir giziligi vardirki bu 
gizlilik goriiniirse, rububiyet iptal edilmi§ olur.» Buna gore bu 
gizlilik elde edilebilir. Fakat ben bilmiyorum ve duymadim, 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 361 

acaba bu rububiyet sirri zat tarafmdan elde edilerek biitiin 
mevcudiyetile gikarihp gosterilebilir mi? 

Ben iyi biliyorum ve kaniim ki bu vuku bulmami§tir, bunu 
elde etmek igin umidimi kesmi§ degilim. Fakat §u varki bu ma- 
kama yakla§mak igin ki§i nefsine nasihat ederse iyi etmi§ olur. 

87 — Seksenyedinci soru: Hak Teala tevhidcilerden bekled- 
igi nedir? 

Cevap: Hak Teala batm ve zahirle adlandmldigi igin sikinti 
ve zahmeti kaldirmi§tir. Burada zahir batim siki§tirmaz. Ba- 
tm da zahire tazyik yapmaz. Bu zorlama her iki yonden ya 
zahiri olur veya batini olur. Mazhariyet yonunden Zahir olan 
odur, kimligi yonunden o batmdir. Zahir oldugundan degil ben- 
zerleri yonunden mazhariyetler degi§ik ve coktur. Ahadiyet bu- 
nun zuhurundandir, sayilar da benzerlerindendir, Tevhit sifati- 
le sifatlanan Muvahhitlerden kimligi yonunden Hak Tealamn 
istegi ancak tevhittir. Mazhariyetler cogalsada, zahir cogalmaz . 
ve degi§mez, goren o goriinen o olmadikca ba§ka bir §ey gore- 
mezler. O talep etmeden onlar bir§ey talep etmezler. O i§itme- 
den talep ile matlupta bir §ey talep etmek. I§itme ve i§idilmi§ 
olan birbirini siki§tirmaz, aralannda hig bir kavga olmaz, Te- 
zatlar dbvu§e ve anla§mamazhga sebep olur. 

Hak Teala Elmada renk, tad, koku yarattigi halde esas cev- 
herde bir anla§mamazlik ve birbirine zahmet verme yoktur. Bu 
meyvedeki sifatlarm birbirine muhalefeti ve Tezadi goriilmez. 
Tumii cevherde anla§mi§ ve birle§mi§tir. 

Mesela aym meyvede gift koku, gift renk, gift tad bulunmasi 
imkansizdir. ikile§tikleri igin, aym sifati ta§iyan iki sifat hil- 
ar ay a gelemez, tezadlarm bir araya gelmesi muhalefeti ve an- 
la§mazhgi dogurur. Bundan dolayi Hak Teala muvahhidinden 
kendisini rahatsiz etmemeyi ve siki§tirmamayi talep eder ki, 
Rab rab olarak, kul da kul olarak kalmasim arzular. 

Muvahhid olanlar Ilahi adlarla ayaklanmayacagmdan, aym 
kul ve aym Rabbin mevcudiyetinden dolayi Hak Teala kulunu 



362 Futuhat-i Mekkiye 

ibadetinde siki§tirmayacagi gibi, kulda Rabbini rububiyetinde 
siki§tirmamasi ve ona zahmet vermemesi icab eder. Bu sebeple 
Hak Teala muvahhid olanlardan yalmz tevhid talebinde bulun- 
mu§tur. Bu istekle bu zahmet kalkmis, miinazaada son bulmu§ 
oldugundan, aleminde devamhligma vesile olacak, ebediyetin, 
makuliyetine gore, ezeliyetinde anlami anla§ilacaktir. 

Qizdigimiz bir hat iizerinde farazi bir nokta olmasaydi, ezeli- 
yet ile ebediyeti birbirinden ayiramazdik ve yine zamanm 
adem olmasi keyfiyeti olmasaydi, mazi ile mtistakbeli (gecmi§ 
ile gelecegi) birbirinden ayiramazdik. I§te bu ara cizgi iizerin- 
deki nokta Ruhubiyettir. Bununla kimlik (htiviyet) benzerlik 
birbirinden ayrihrki buna Mazhariyetler deriz. Beni senden ve 
ondan belli eden nokta sensin, ne demek istedigimi anladiysan 
sen Muvahhit olursun Hak ne isterse o istegi yap, cunkii bu 
istegi yapmak zorunlugundasm. 

88 — Seksensekizinci soru: Dileyen Hak Adiyle Hak nedir? 

Cevap Belirtilmi§ istekleri yoniinden, kullarmdan talep etti- 
gi haktan dolayi ona Hak deriz. Tekewiinleri yoniinden bunlar 
mazhariyetler olup Hakkm talep ettigi hak olmus. olur. Belli 
olanlardan bilinen budur. Muktazi olan bunu ancak talep kar- 
s,ismda verir. Rabbimz nefsine rahmeti yazmis.tir, bunu kendi- 
ne zorunlu kilmi§tir. I§te bu rahmet yerine gore bir hak ol 1 
mu§ olur. Hak Teala 



0»^"l>— ■ ^ uJJi Vii j^5 



"Ve kane hakkan aleyna nasrulmii'minine." 

buyurur. Anlami: Muminleri Zafere eri§tirmek bize bir hak ol- 
mu§tur, i§te bu bir haktan ba§ka bir §ey degildir. Bu gergegin 
gergek kazancidir. 

Zatiyeti dolayisiyle degil, icabi dolayisiyle onunda bir huku- 
ku vardir. Belli olanlar bu mazhariyeti hak etmemis, olsalardi, 
bunda hak zuhur etmez ve hikmet sahibi olamazdi. §ayet bu 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 363 

hiiviyet ile rububiyet sultanmm zuhuru, bu mazhariyetleri hak 
etmemi§ ve belli etmemi§ olsaydi bunda bir bozukluk olmu§ 
olurdu ve bu haklarda zuhur etmez ve goriilmezdi. Bir kendi 
nefsinin zuhuruna §ahit olsun diye bir §ey kendi kendine zu- 
hur etmez, muhakkak bir belirtinin onda zuhuru icab eder, bu- 
rada Me§hud ve §ahit deriz. Fakat bu belirtiler bunu hak et- 
mez, bu sebeple Hak Teala 



1 &h^%& 



"Ketebe rabbukiim ala nefsihirrahmete." 

demi§tir, Bu ayette goren gozlerin rahmeti hak ettigini ifade 
etmemi§tir, goz ve goru§lerin hak ettigi bir §ey yoktur ancak 
mazhariyetleri vardir. §a anda bu dersimizle ilgili §u §iirimizi 
size okuyahm, belkide bundan bir §eyler anlarsimz. 

Hak nedir, bana degil Hakka sor 

gercek budur ondan baska Hak yoktur 

Ona el giteiile degil bu gozle bakanm 

hilkatte Haktan ba§ka goz yoktur. 

Hak kelimesi onun huviyeti ve kimligidir. Adi ise Hulkdir ki 
o ondan halk olmu§tur. Misal olarak: 

^£?> 

"Halaka kiille §ey'in hakkahu." 

her §eyin hakkim o halk etmi§tir ve yine 



>&&lk**J& 



"A'ta kulle §ey'in halkahu." 

her §eye kendi Hulkunu vermi§tir. Ve yine 



$^%0*S*$&V&\Z 



364 — Futuhat-i Mekkiye 

"Ve ma halaknassemavati velarda ve ma beynehuma 
ilia bilhakki." 



ve 



r^j^&m 



"Bilhakki enzelnahu ve bilhakki nezele." 

ve yine 



Ctftt •: 



ilQ^\i\ 



"Inna erselnake bilhakki be§iran ve nezHiran." 

ve yine 







fratSiPi 



"Ve kulilhakku min rabbikiim." 

bu ayetlerde goruldiigii gibi burada hak hukuk istenmekte- 
dir, Hak ile hak istenir, Haktan sonra geriye artik ne kalmi§ 
olur. Ne kaldigim ben size soyleyeyim, delalet ve sapikhk kal- 
mi§ olur. 

Bu nisbete gore hak bir viicuttur. Delalet ise bir §a§kinhk ve 
hayrettir. Yukardan nazil olan bir hak, eksik olan bir hak, ve 
gonderilecek olan bir hak, bunlann tiimii Rabbimiz olan Allah- 
tandir. Bu haktan aynlip uzakla§anlar nereye gidiyorlar 




"Inne hiive ilia zikriin lilalemine." 

biz bunu ancak Alemlere hatirlatinz. Burada bunlardan so- 
rumlu olan haktir, muvahhidlerden istenen §ey de budur. Ne- 
fisle Vacibil vucud oldugundan ona hak adim vermi§lerdir. 

89 — Seksendokuzuncu soru: Bunun ba§langici nedir? 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 365 

Cevap: Burada Vicdan Hakka avdet eder. Ba§langici birinci 
ad olan addan ba§lar, Hak Teala kendine 

"Huvelevvelii velahiru vezzahiru velbatinu ve huve 
bikiilli §ey'in alimun." 

buyurur. Kendi ilk adini en ba§a koymu§tur. Bu ayetten Alla- 
hin ilk admin Evveliyat oldugunu 6grenmi§ oluyoruz. 

Qiinkti Viicud bulan ciimle mevcudatm ba§ vuracagi yer 
Hak olacaktir. Bu sebeple onun ba§langici eweliyetle olmu§tur. 
Bu evveliyet nisbeti oyle bir nisbettirki, ancak kendi belirtileri- 
le olmu§ olur. En ulvi kalem yani birinci Akil ondan zuhur et- 
mi§tir ki, onun ilk yarattigida bu kalemdir. Bu onun ilk viicu- 
dudur. 

Ezeli Zatiyyet eweliyetle Tavsif edilmez, ancak onunla Allah 
tavsif edilir. Allahii Teala (Sebbaha lillah) burada kendisi Alla- 
hi te§bih etmektedir. Yani Sebbaha kendisidir. 






"Ma fissemavati velardi." 

onun belirtileri ve gbzleridir. 



> ^ 



^^y^^jC 



"Ve huvelaziziilhakimu." 

kendi hiiviyeti olan guclii ve men edici sifati olmakla Hakim ol- 
masida vicdanma delalet eder. 

Semavati ve yerin sakinleri semavat ve yerle birlikte onlarm 
ezici ve kahredici kuvveti ve inhisan altmda bulunduklarmdan 
Allahma hamd ve sena edip tesbih cekerler. 



366 — Futuhat-i Mekkiye 

"Yuhyi ve yumitii." 

Burada gbz ile belirtiyi ya§atryor, fakat vasfi da bldurrnu§ 
oluyor. Ya§atildigindan dolayi gormenin ve belirtinin devami 
vardir. Sifatlar ise onda arka arkaya birikmis. olur. Zuhur ve 
belirtilerin devamli olmasi, bir evvelkinin zevaliyle o sifati za- 
il olmu§ olur ve yine onun yerine ba§ka sifat gelirki o sifat da 
vicdandir. Bu da Allaha rucu etmi§ our. 



i&&^$ 



"Ala kiilli §ey f in kadiriin." 

Burada sabit olan belirtiler ve mazhariyetler ilahi iktidarm 
htikmiinde ve avucunda bulundugunu bize anlatiyor. Buradaki 
vicdan ilk sifat olarak Allaha donmu§ olurki, mertebe yoniin- 
den ba§langig sifati bu glmu§ olur. Hak Teala'nm ilk mazhari- 
yeti de ilahi kalemin zuhurudur. Bu da ilkten aklm zuhuru de- 
mektir. Goziin mazhariyeti de hakkm kendisine zuhur etme- 
siyle belli olmu§tur ki o ilk zuhuru te§kil eder. Kalem ise zuhur 
ve niazhariyette bulunur ki, bununla mevcudiyeti anla§ilir. Ne- 
tice, ilkten Allah vardi, akil da onun gizli hicabi (ortusii) ve 
kalkam olup, sifatlar onda, birikmi§ olur. Birinci akim zuhur 
ve mevcudiyeti alemin ba§langicmi te§kil etmi§tir. Kesuliillah 
efendimiz: Allah ilkten Hak olan Hakki yaratmi§tir, gokler ve 
yerleri bununla var etmi§tir buyurmu§lardir. 

90 — Doksamnci soru: Halk etmede ne gibi §eyler yapti. 

Cevap: Bu sorunun iki ybnii vardir, Bundan maksat kaina- 
tm tekevviinii ve yaratilmasi, ise bunlarm olacagi mukadder 
oldugundan, bunlari icad etmek kendi fiilinin hali olmu§ olur. 
Maksat bu olmayip halk ettigi mevcudat ise bunlara yok olma 
(Adem) hali verilmi§tir. Hak Teala insanlara 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi - — 367 

"Ev la yezkuriilinsanu enna halaknahu min kablu." 

biz sizleri daha onceden halk ettigimizi hatirlamamasimz 
anlamim ta§ir. Burada kula, kiymetlendirildigini ve adem olan 
aslim hatirlatryorsada kendisine bu diinyada var olu§ nimeti 
vermi§tirki, bununla onda, zahirin mevcudiyetini belli etmi§, 
ve gostermi§tir. Hak Teala katmda insamn itibarh olmasmdan 
ona tek olarak hitab etmektedir, ctinku bu alemi onun icin ya- 
ratmi§tir, o tekewiinii itibariyle ilahi bir suret ve §ekil oldu- 
gundan alemin biitiin gerceklerini kendisinde toplamis, oluyor 
tek olarak ona hitap etmesi, biitiin aleme hitabi sayilir. Bir di- 
ger yonden bakacak olursak, insandan ba§ka hie bir kimse 
Uluhiyeti iddia etmemi§tir. Iblis cahilligiyle mahlukati isyana 
te§vik ederek kendi nefsinin daha faziletli ve ates, unsurundan 
yaratilmasmdan btiirii, insandan daha hayirh olacagmi dii§un- 
mu§tiir. Bu sebeple ademe secdeye varmami§, Allahm emrine 
isyan etmi§tir. Allah ona bu isyam dolayisiyle, masiyetle cehli 
kendi nefsinde toplamis oldugundan admi Kafir koymu§tur. 

Ins an da kendini Allah siisu vererek en yiiksek Allah oldu- 
gunu ilddia etmi§tir. Bu sebeple Allahm hitabi, yukardaki 
Ayette goriildiigii gibi tek insana olmu§tur. Ona da genellikle 
yokluk sifati ademi vermi§tir. Onun ozel fiili ise Halk ettigine 
genellikle, Ilahi hikmetin hak ettigi hakki vermis, olmasidir. Bu 
ayette bunun isbatidir: 




"A'ta kulle §ey'in halkahu siimme heda." 

O yarattiklarma her seyi vermis bagislamis ve dogru yolu 
gostermi§tir buyururlar. Hak Teala insanlari Rabbine salih 
olacak en niiikemmel bir surette yaratmistir, insan bazen ken- 
di kemalini ve hulkunu unutur, sunu isterim, bunu isterim der. 



368 — Futuhat-i Mekkiye 

Qiinku kendi nefsi icin halk olmami§tir, ba§kasi icin halk ol- 
mus, tur. Yani Allah icindir burada bu gaflet ve unutkanhk, ken- 
disinin kendi nefsi icin yaratildigmi ona anlatir. 
Resuliillah efendimiz, 

"Levlem teznibu lecaallahii bikavmin yeznibune 
feyestagfirune feyagfirullahii lehum." 

buyurmu§lardir. Anlami, sizler kabahat veya sue. yapmazsimz, 
Allah bu sucu i§eyecek kullar getirir, sonra onlar tovbe ederler, 
ve Allah onlan af eder, buyurmu§lardir. Kendisi bu sozii ile bu 
alemde ilahi hiikmun zuhuru icin her §eyin olacagma i§aret et- 
mi§tir. 

91 — Doksanbirinci soru: Hak ne ile tevkil kilmdi? 

Cevap: Allah'm emirlerini yiirutmek, ve ahkamim infaz et- 
mek igin vekil kihnmi§tir. Bu icra i§i de kanunlarla yapihr Hak 
Teala 

"Ve rehbaniyyeten ibtedeu'ha ma ketebeha a'leyhim." 

Insanlar ruhbaniyeti ibda ettiler biz onlara boyle bir §ey farz 
kilmadik ve yazmadik buyuruyorlar. Bu Ayette Allah'm ins an- 
lari zem ettigi goruluyor, cimkii insanlar bu biidati icat ettikle- 
ri halde onun hakkmi vermedikleri bildiriliyor. Peygamber 
efendimizin 



^i 



'■&£-&&& 



4^. 



"Men senne sunneten haseneten felehu ecruha ve 
ecru men a'mele biha." 

kimki hasen (iyi) bir i§ yaparsa sevabi ve ecri bu ameli yapana 
ait olur, buyurmu§lardir. Hayir i§i bizatihi sevabi davet eder ve 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 369 

ister, §eriatta bu sevap amelin zemanmi insanlara gostermis, 
olur ve yine haseri bir amel yapan kimse on katiyle mukafatla- 
mr, buyuruyorlar. 

Hak Teala Davut Aleyhisselama! Ey Davut, bizim ismi zahi- 
rimizle senden evvelkilere bizim vekilimiz olarak gonderilenle- 
ri, yerlerinden atmi§lardir, bu sebeple halka cikman iein biz se- 
ni arzda vekil ve halife yaptik, insanlar arasmda hakkaniyetle 
hiikiim ver, kendi nefsinin arzularma uyma, buyuruyorlar. 
Bundan anlryoruzki, dininin icablarmi yuriitmek icin Allahii 
Teala kendine Hakki vekil kilmaktadir. 

Hak Teala hiilefasma da §u emri vermi§tir! Bu vekilimin ve- 
recegi hiikum ve emirle yiiruyuniiz ve bununla hiikum veriniz 
keyfi hukiimden kagimniz, buyurmu§lardir. Boylelikle her mu- 
tahap, tebasmin ve maiyyetinin durumundan mesul olmasi ge- 
rekiyor. Adalet de bu hakkm sifatidir, bu adet sifatim kullan- 
mak igin Hak Teala hiilafalarim vekil kilmi§tir. Ir§at edici Al- 
lahtir. 

92 — Doksanikinci soru: Halifeler bunu nasil kullandilar, 
meyveleri nedir? 

Cevap: Ubudetle beraber olmaktir, meyvesi budur. Fakat ru- 
bubiyetin marazlari insanlarda bu meyvelerin almmasma ma- 
ni olur bundan gayri insanda bunun ba§ka bir meyvesi vardir 
ki o da biitun giiciiyle Hakkm kulagi ? ve gozii olmasidir. Ayrica 
her §ahisda da saltanati, zemamndaki hukmiiniin altma attigi 
imza meyvesi vardir. Fakat htiziin ve vecdin §iddetinden olan 
amel meyveleri ise, Allah ehlinden olan bu gibi akil sahipleri- 
nindir, Qtinku bunlar kismetlerini dertlerile hazirlayip getir- 
mi§lerdir. Bunlardan bir kismi muradma diinyaya kavu§ur. Bir 
kismmm meyveleri ve muradlan da birikerek kiyamet giinune 
kalir. 

insanlarm ululari ne igin yaratildiklarim bilmedikleri gibi, 
tekevviinlerile beraber dursalardi, makbul olurlardi. 

Emirde oldugu gibi bunlar, Hakki istedigi §ekilde halka ta- 
sarruf etmeye birakarak kendilerinin tasarrufunu red ettiler. 



370 Futuhat-i Mekkiye 

Onlarda boyle bir §ey zuhur etmi§ olsaydi, bunu kasith yap- 
mi§ olmazlardi. Qlinkii bunu onlara yaptiran Allah'tir. Bunun 
bilinmesi hikmeti Hak oldugu icin onlara gostermi§tir. Hiik- 
metmek makama ait olup bildirene ait olmaz. 

Padi§ahi gormiiyor musun? Emirleri iilkesinde yurutiilmek- 
tedir, ne isyan vardir ve nede korku. Insan oldugu icin ricada 
bulunur. Insaniyette bunu emreder. Onun gozii ve belirtisi 
olur. O padi§ah olduguna gore insaniyette onun makami olmu§ 
oiur. 

Akilli insanlar, memlekete hakim olanm, zat ve benzeri de- 
gil Makamin tahakkiim ettigini gbrmus. olurlar. 

Tekevviinii insan oldugundan bu boyledir. Onunla her hangi 
bir insan arasmda fark yoktur.. Allah'm kisileri mazhariyetli 
tekewiinlerile degil benzerleri ybminden kendi nefislerini go- 
riirler. Burada hakim olan, bulunduklari riitbelerdir. Yoksa 
§ahsiyetleri degildir. Ve vakit bu riitbe iie hukum. ederlerse 
Ubudet ve Uhudiyetten kazanclan, yaptiklari farzlar, ve nafile 
ibadetler, onlarm topladigi hak meyveleri olmu§ olur. 

93 — Doksaniigiincu soru: Hakkm verdigi adalet hiikmu si- 
fatile cevabi hak eden kimdir? 

Cevap: §unu bil ki hakli olan §ayet bu hakki veriyorsa, bu 
Allah'tir, demektir. Burada taifenin maksadi, olan hakki, 
Hakki istemek icin hak ettigi davasmm sadiki olmasidir. Bu 
zor bir meseledir. Hakki olmadigi halde Hak Teala halkma her 
§eyi bagi§lami§, her ferdin istihkakmi belirtmis, ve vermi§tir. 
Bunu verdigi halde bu istihkaki nasil olurda onlardan men ed- 
er. 

Gercek §udur ki, Hak Teala halkma her §eyi vermis, goriin- 
mesine ragmen, ona bir §ey vermemi§tir. Mademki Hak Te- 
ala'da adem olmayip, edebiyyet ve beka sifati vardir, Tabiatiy- 
le ki§ilerinde cesitli istekleri sonsuz olacaktir. Ne hatirma ge- 
lirse onu rabbinden isteyecektir. Daha akhna gelmedik §eyler- 
de coktur. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 371 

Hakli olan bir istekli hakli oldugu istihkaka gore hakkini 
Allah'tan isteyecektir. Bu sebeple insan bir talepte bulunaca- 
gi vakit, dii§unerek istemelidir Veya sormalidir. Sorgu ve is- 
teginde bir hak yonii vardir. Bunu bilen hak sahibine sormali- 
dir. §ayet ondan cevap alamazsa baska bir adalet merciine bas, 
vurmalidir. 

Bizim §eyhlerimizden Ebul Abbas bin Elarif Essmhaci du- 
asmda §byle derdi. Yarabbi sen niibuwet ve risalet kapilarim 
bizlerden ba§kalarma kapadm. Vilayet kapismi kapamadm, 
Allah'im velayette ne kadar yuksek rlitbe kildiysan senin yan- 
ma ve bu makama hie bir veli eri§emedi. Beni yamna eri§enler- 
den kil Allah'im. 

Burada, §eyhimiz bu makami istemeyi hak etmi§ olmasma 
ragmen, niibiiwet ve risaletin insamn hakki oldugu halde, bu 
isteginin onun hakki olmasi imkansizdir. Hak Teala burada §e- 
riat niibuvvetini ve s.er'i kapismi kapamis.tir. Fakat vilayet ka- 
pismi bizlere kapamamis.tir. Bu sebeple s.eyhimiz bu makamm 
iist derecesini istemektedir. 

Burada bir noktaya dikkat nazarmizi cekerim. Resuliillah 
efendimiz bu bapta: Cennetteki bu ulvi makam ve dereceyi bir 
ki§i kazanacaktir. Bunu da bana kismet etmesini Allah'tan di- 
lerim, buyurdular. 

Kim ki bu vesile ile bana bir §ey sorarsa benim §efaatimi ka- 
zana caktir, demi§di. Hak Teala bu yonden: 

"Vebtegu ileyhil vesilete." 

buyuruyorlar. 

94 — Doksandbrdiincu soru: Hak sahibi olanm yen neresi- 
dir? 

Cevap: Bunun yeri, 



372 Futuhat-i Mekkiye 

"Fi maka'di sidkin i'nde melikin muktedir." 

burasidir. Anlami: kudretli bir padi§ahm yanmdaki dogruluk 
katmdadir. 

Evet, ancak dogruluk sandalyasma oturan bir kimse huku- 
kunu isteyebilir. Ne icin hukukunu ister? Sadik oldugundan is- 
temi§tir. Hak, ancak kudretlinin yanmda bulunmakla istenir 
Yukaridaki ayete gore hakh olan miitteki olanla bu yerde bir- 
le§mi§ oluyorlar. Miitteki Cennettedir. Hak sahibi de Cennette 
olmasma ragmen aralarmda bir fark vardir. 

Ikisinin de Cennetle i§tiraki vardir. Hakli oldugu icin miitte- 
ki ile i§tiraki olmustur. Burada miitteki olan sidik sandalya- 
sim, hakki gbzeten kuvvetli bir melikin (padi§ahm) yanmda 
oldugu icin elde edebilmi§tir. 

G6rii§, iktidar, teyit bekasi olan bir gevredir. Bu adlar bu- 
lundugu bu muhitten inerler. Ayri ayri yerleri ve mekanlan 
vardir. 

Bunlarm yeri Sadik ad, Hak, Nasir, gibi adlar bu adlardan 
birkacidir. Bu adlardan hangisi ona bakacak olursa kendisi 
onun yerinde olmu§ olur. Zatiyette ise bunun yeri vacibatta- 
dir. Uluhiyette ise bunun yeri istenen zaferdedir. Ubudiyette 
ise bunun yeri farzlarm yapilmasmdadir. Ahvalde ise bunun 
yeri etkidedir. Makamatta ise bunun yeri sidikta dir. Cennette 
ise bunun yeri Mani Hicabm kalkmasmdadir. Diinyada ise bu- 
nun yeri fi.il ve ameldedir. Bilgi ve marifette ise bunun yeri, 
kendi emri yoniinden Hak olmasmdadir. Yarattigi alemdeki 
yeri ise adalet ve vefasmdadir, bbyle olmakla her cevrede ve 
mecliste bir yeri varsada, her istekli bir hak bulur belli ederse, 
makami hie. bir zaman sarsilmaz. Ve orasi onun evi sayihr. 

Oruclu ise orucunu bozmaz. Namazmdan geri kalmaz. Qiin- 
kii o temelli kat sahibi omu§tur. Seyahati kalmami§tir. Hatta 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 373 

sefer halinde dahi namaz birakilmaz ve oruc bozulmaz. Haz- 
reti Ai§enin, benim hie bir taksirim yoktur. Miimmlerin Anasi- 
yim, ne helalim olmu§sa evimde peygamberden olmustur. Ona 
yolculugum olursa bunun aksi olmu§ olur. 

95 — Doksanbe§inci soru: Evliyanm vekari ve kalplerinin 
siikunu nedir? 

Cevap: §ayet veli bu sebepleri kovalar ve bunlari her hangi 
bir sebeple a§arsa Cabir sina ve Cabir kina memleketine gi- 
der. Iki doguda bir dogu ve iki batida bir batiyi bir araya geti- 
rip, makamlara, resullere, ve §eriat enbiyasma hakkim oderse 
ve Ulvi Melaikenin insafmi tanirsa, ilahi adlan ilahi adlara 
yiiklerse, hig bir mahlukta bir hakki olmazsa, ne bir resuliin, 
nede bir imamin ve nede bir makam sahibinin zulmunden veya 
adaletinden varisi oldugu ve korkacagi bir makami yoksa, o va- 
kit kendi ustiinluguniin ve kadrinin bilinmemezliginden Al- 
lah 'ma sigmarak ricada bulunur. Bu i§tigalinden dolayi kendi 
hakkmi dahi bilmez. Bir yerde ve halde resullerin dahi kendi- 
sine benzememesini temenni eder. Btitun bu saydiklarimizm 
toplami, vekar sifatlan olup ; kallerinin supkun buldugu yerde 
meskenleri olmu§ olur. Onlar Allah'm muhafaza ettigi giiveyi- 
leridir. I§te kendisiyle onun arasmdaki mania budur. 

Bir ce§it Mii'min vardir ki, burhan ve isbatiyle kalbinde ha-, 
sil ettigi imam ba§ka bir i§ saklar. 

Kalplerin ne§'e ve sevinciyle birle§en iman i§te bu imandir. 
Kendisiyle arasmdaki hicab budur. Qiinkii burada sahibinde 
§ek ve §iiphe birakmaz §iiphe sokulacak ve yamayacak bir yer 
bulamaz. Onun yeri de isbat ve delildir. 

Sonra iki tiirlti mii'min vardir. Bir mii'min var ki goziinde ve 
bakismda bir nur ta§ir. O nur imaniyle bulu§ursa, i mania ala- 
kah goriinmeyen nesneleri dahi gormii§ olur. 

Ikinci bir mii'min var ki, goziinde o nur yoktur. Yalniz iman 
nuru vardir. Kendine onunla bakar ve baskalarmi da onunla 
goriir. 



374 Fiituhat-i Mekkiye 

Enbiyalar, ruhun kendilerine getirdigi §eyden emindirler, 
bir muminin hazzi kendisine verilirse, zahirden verilir. Batmi 
haz ise icinde sakladiklandir. 

Evveliyetten hazzi ise ilahi hatiralardir, Uhreviyetten 
hazzi ise geri kalan ilahi hatiralari yeti§tirmektir. Onun kav- 
li bu sozle itmam edilir. 






"Ve hiive bikxilli §ey'in a'limun." 

97 — Doksanyedinci soru: Her §ey helak olur, o yiiz helak ol- 
maz. Bu Allah kelammdan mii'minin hazzi nedir? 

Cevap: Anlattigimiz gibi iman sahibi ki§i ol kimsedir ki, ba- 
siret goziinde ancak iman nuru ta§ryan kimsedir. 

Onun icin biitim mevcudat §eyyiyette yok olmaktadir. An- 
cak o §eyin zatiyeti, yiizii, gergegi, ve benzerlerindeki gorunu§ii 
kalmaktadir. 

Allah'm mazhariyette yiizunii bazi bilgin dostlarimiz yu- 
karidaki ayette olan (Halik) icine sokarlar, bazi dostlanmiz- 
da o yiizii mazhariyet itibariyle oldugu gibi birakir. Helake 
sokmazlar. Bunu helake sokanlar bunu ozel bir mazhariyet 
itibar ettiklerinden oraya sokarlar. Bunu helake sokmayan- 
lar ise devamli mazhariyet itibar ettiklerinden onu helake 
sokmazlar. 

Fakat bizler, §eyyiyyet lafzim Hakkm zatma tesbit ederek 
veremeyiz. Qiinkii bize oyle bir §ey gelmedi. Boyle bir §eyle hi- 
tap edilmedik. Edep her §eyin iistiindedir. Burada onun yiizii, 
ilkten oldugu gibi mazhariyeti istemekle, ve kimligini istemek- 
tedir. Mazhariyetse onunla zahir yiizii arasmda bir miinasebeti 
vardir. Onun icin bu istisna edilir. Burada Hak Teala: 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 375 

"Innema kavliina li§ey'in iza erednahu." 

Helak hali adim §ey koymu§tur. §eyle sifatlanan her §ey yok 
olmaya mahkumdur. Yaratih§ta degi§iklik olmaz. Yaradih§, ya- 
radih§trr; adem de, ademdir 

Burada var sifatiyle sifatlanan var oluyor. Yok sifatiyle si- 
fatlanan yok olur gider. Ke§if ehlinin aras,tirma ve iricelemesi 
bu sonucu vermi§tir. Fakat o yiiz dyle bir yiizdiir ki, onden go- 
riir, arkadan gbriir, gbrmedigi tara* yoktur. Her tarafi goz ve 
basiret oldugundan bu yiiz onu korumaktadir. 

Peki boyle azametli ve emsalsiz bir cehreye tehlike hangi 
ybnden sokulabilir? Bunu nasil helak edebilir? Imkani var mi- 
dir veya yok mudur? Cevabi yoktur. Allah dogruyu soyler, hida- 
yete eri§tirir. 

98 — Doksansekizinci soru: Hak Teala yuziiniin ozelligi ne- 
dir? 

Cevap: Kullannm te§bihleri onadir. O tehlikelidir, Helak 
edicide, helak eden olmaz. §unu bil ki; gergeklerin helak olma 
sifati yoktur. Her §eyin yuzti o §eyin sifatidir. Birbirine nisbetle 
gerceklere aykiri olan emirler helake ugrar. 

Qiinku gerceklere aykiri emirler o gehreyi helak edemez. Bu- 
rada birbirine zit nisbetler vardir. Bu nisbetlerden birisi her 
hangi yone nisbet edilirse muhakkak bir taraf yok olur gider. 
Bu nisbetlerden aykinhk ta§iyana, Helak adi verilir. Bu ay- 
kirihgin zeval bulup istinap ettigi yerde helak edicidir. Qiinkii 
kendiliginden gercekleri toplamis.tir. 

Gercek helak etmedigine gore, cehrenin sifatmda degi§me 
ozelligi oldugundan helak edici oldugunu kabul et. 

Bu nisbetlere gore en miinasib olanida helak edici sifati ol- 
masidir. 

99 — Doksandokuzuncu soru: Haindin ba§langici nedir 
Cevap: Ba§langici ba§langictadir. Hamdeden ki§ide bu an- 

lam bulunur. Muhakkak ki bunun, mana yoniine baghligi 
vardir. Qiinku her olaym kesin olarak bir ba§langici vardir. 



376 — Futuhat-i Mekkiye 

Her ba§langicmda bir sebebi yardir. Bu sebeplerde olayla bag- 
lanmayi ta'yin eder. 

Hamdm Telaffuz yoliyle basJangici, onu dilile telaffuz ve ifa- 
de ettigi andir. 

Bundan sonra bunu istersen ilahi bir fiil sifatina bagla ve 
kabulet. Istersen onu tenzih sifatma baglayip tenzih et. Bura- 
daki Hamid'ten sorulacak olursa, burada kul, benzeri oldugu 
icin, sena'yi onu yaratmis. olan hakka yapmi§tir. 

Mademki Hak onu icat etmi§tir oyle ise kul hamdi ba§langic 
yaparak ona hamdetmi§ olacaktir. §ayet gayesi hamdedileni, 
hamdetmek ise, bunun baslangici bagi§lama ve minnet olur. 
§ayet kulun gayesi hamid basJangici ile hakikat zatma, veya 
yaratiklarma hamdetmekse Sena tizerine Sena yapilmahdir. 
Bunun ba§langici da sena olan ilimdir. 

§ayet maksadi bizzat hakka hamdetmek ise, bunun ba§- 
langici kimliktir (hiiviyet). Bu da Gayp'tir. Hie bir zaman zu- 
hur etmez. §ayet maksadi bu sena ile Hak Tealamn Hulkuna 
hamdetmek ise, bunun ba§langici, hulkunu ba§kasma degil 
ona izafe etmektir. 

§ayet maksadi, fatiha ile ona hamdetmek ise, bunun ba§lan- 
gici bu sure tin B, harfi olmus, olur. 

Hakka, Hakkin hulkiyle bakacak olursan bunun ba§langici, 
Bismillahirrahmanirrahim olan Fatihanm besmelesidir. 

§ayet ona alemle ilgisi oldugundan miicerred hak nazariyle 
bakacak olursan, bunun ba§langici 

^dlT^X\ " ElhamdiiliI1 ahi ,, 'm 

Elifi olmus, olur ki, hie bir emirle baglantisi olmaz. Ve hie bir 
zamanda bunu arzulamaz. Ve bir emirle ili§igi olmaz. 

Elhamdulillah'm ba§langic harfi olan elif, yani E harfi, hak- 
ka baglanmasi icin fatiha siiresiyle birlikte yiikselir, bu harf 
ancak anlamda ilahi adlarla birle§mi§tir ki, bu adlar onu bel- 
li etmi§tir, cikarmi§tir. Bu adlardan baska hie bir §ey onunla 
birle§mez. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 377 

§ayet maksadi yaptigi senalarin sonucuna hamdetmek ise 
bunun ba§langici da, sonucu oldugu icin adlarm ona donmesi 
olacaktir. Bunun izleri ancak zahirde ve mazhariyette goriilur. 
Sena ise zahire yapilir. Bundan bir soru cikarabiliriz. Mesela; 
denir ki, Hamd ile zahirin ba§langici nedir Bu soru ile soru sa- 
hibi Fatiha'yi kasdetmi§tir. Qiinkii ilk sorusundan sonra de- 
mi§tiki, Amin demenin manasi nedir? bu kelime Fatihayi bitir- 
dikten sonra kullamimasi me§ru olan bir kelimedir. Bu Sena 
icinde bir duadir. Her senali duada kari§iktir. Onun icin Hak 
Teala «Namazi benimle kulum arasmda ikiye boldiim, yarisi 
benim, yansida kullunundur.» der. Burada bu yon kuluna sby- 
lenmemi§ oldugundan, amin kelimesini soylemek zarureti var- 
dir. Bu suretin sonunda aminden evvelki soru. 

"Ihdina" 

Bize bagi§ladeniyor. Bir kimse ancak ihtiyacmdan dolayi bir 
§eyi bir digerinden ister. Bu sebeple hamdm ba§langici bu ihti- 
yactan dogmu§tur. Icabet hakkmdaki soruda da, ihtiyaci ona 
vacip kilmamis.tir. Ancak, Hak Teala'nm zenginligi dolayisiyle 
ona ihtiyaci olmu§tur. Bundan dolayi hamdm ba§langici 
Hak'km alemlerden daha zengin olu§udur. 

"Vallahu ganiyyiin a'nilalemine." 

Hak Teala: 

"Ya eyyiihennasu entiimul fukaraii ilallahi vallahu 
huvelganiyyulhamidii." 

dikkat edecek olursak Hak Teala bu ayetteki telaffuzunda, fu- 
karaligi zenginlige on almi§tir. Fakat anlam itibariyle Alia- 



378 — Futuhat-i Mekkiye 

h'm zenginligi, halkm fukarahgmdan daha eskidir. Bu zengin- 
lik ezelden beri onda olan bir §eydir Fukarahgi da, ezelden al- 
digi zenginlikle Allah'm yok etmege mahkum kimselere veril- 
mi§tir. Tekaddiun ve Teahhiir (on alma ve gerileme) bu iki 
nokta birbirini nefi ve isbat eder. Bunlardan birisi digerinin 
online gecemez. Qiinkii ezelde tekaddiim veya teahhiir olmaya- 
cagini bilmelisin. 

100 — Yuziincii soru: Amin demekten maksat nedir? 
Cevap: Davetci kendi maslahati icabi dua olan Sena'yi yap- 

mak isteginde, ona Amin diyeceksin dediler. O da bunu kisalta- 
rak veya uzatarak soylemi§tir. JJer'i §erifteki habere gore bunu 
cehren, veya gizli olarak icten soylemesi i§aret edilmi§tir. 

Burada bu emir bellidir. Zahir ve batm olmu§tur. Batm ol- 
mu§sa gizlemek lazimdir. Zahir olmu§sa bunu i§ittirerek (ceh- 
ren) yapmasi iktiza eder. Zahirde bunu soylemek daha yaygm- 
dir Bunu cehren soylemek batma haz vermi§ olur. Fakat gizle- 
mi§ ise zahirin bundan haberi olmaz. Batm hususidir. Kendine 
gore ozel gizlilikleri vardir. Zahir ise umumidir, bunda i§ittire- 
rek ifade yaygmdir. 

Burada oyle gizlilikler vardir ki bunun anahtan Hak Teala- 
dadir. Bunu ondan ba§kasi bilmez. 

Sonuc olarak diye biliriz ki, hidayetin sonucu mutluluktur. 
Bir insan diinya hayatmda hidayete eri§meye bilir, Fakat Al- 
lah'm inayeti onu gecerek, meyvasi olan hidayeti toplami§ olur. 
Bu sebeple, sana icabet ediyorum demez. Af ve magfiret vardir, 
der. I§te Hak Teala'nm Amin demesinin maksadi budur. 

Hak Teala bu amine kar§ihk yapilan davet nisbetinde ona 
icabet eder, bu icabette ona kesin bir saadet vardir. Umumiyet- 
le her duada istenilende, budur. 

101 — Yiizbirinci soru: Secde nedir? 

Her secde edenin, kendi zatiyeti olan ashni secde ile gor- 
mesidir. Ona §6yle derler, senden kaybolam iste bakalim, senin 
gikmis, oldugun asil odur. Bu sebeple cisim kendi ash olan top- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 379 

raga secde eder. Ruh da kendinin ciktigi Kiilli Ruha secde eder, 
Kendine bu mertebeyi kazandiran sir da Rabbma secde etmi§ 
olur. 

Bu diizenler tiimii gizlidir, goriinmez. Bu diizenin agaclarda 
ciktigim gormiiyor musun? Tekevviin bir gizlilik icinde olur; 
kimse onu goremez. Yumurta iginde tekevviin eden bir hay van 
gizlilik icinde olup o tekevviin keyfiyetini kimse goremez. Hak- 
tan cikan biitiin e§yanm ash gizlidir, goriinmez. Secde padi§ah- 
lari selamlamaga mahsus bir harekettir. Maiyyet daha alt kat- 
ta olduklarmdan secde onlar tarafmdan yapihr. 

Ey Allah'im! Bizim bulundugumuz durak, senin ulviyetine 
nisbetle en a§agi duraktir. Yani diptir. Ona ne§etinden degil 
mertebe ve mekan bakimmdan nazar etmi§lerdir. Onlar de- 
vamli olarak ne§'et halindedirler. Melaikelerde bu bilgi ve ma- 
rifet mertebesine secde etmi§lerdir. Veya etmektedir. 

Melaikelerin bu secdesinden haberimiz yoktur bu bilgisizlik 
cahil oldugumuzdan ileri gelmi^tir. Ondan ne zuhur etmi§se, 
bu meyanda golgeler dahi onu gormek igin secde etmektedir. 
Ondan cikan nur §ahislarm golgesini yok etmemek icin asliyle 
kendini korur. Demek asil olmadan Beka mumklin olmaz. Ale- 
min bekasida Allah'm varligmdadir. Arzimizda hakim olan Al- 
lah'm golgesidir. 

Allah'm Kiyamet giinlindeki golgeside Ar^'dir, Bir memle- 
kette bir bozukluk varsa fesad cikarsa, bunu sebebini soranla- 
ra, ar§a sor derler. 

§ayet kalp secdeye varirsa, artik o secdeden ba§mi kaldir- 
maz, ebedi olarak secdede kahr. Qlinkii onun secdesi ilahi adla- 
radir, zatiyete degildir. Qlinkii bu ilahi adlar onu kalp yapmi§- 
tir. Qlinkii onu halden hale, dlinya ve ahiret haline cevirmekte- 
dirler. 

§ayet Hak Teala bu kalbe bir mukallip tecelli ettirirse, ken- 
dini ceviricinin avcunda gormli§ olur. Bu cevirende, hig bir 
mahlukun onsuz olamayacagi ilahi adlardir. Mahlukata hii- 
klim eden de bunlardir. 



380 — — Futuhat-i Mekkiye 

Ahiret guntinde sorgu ve suale tabi olmayacak kimse de, 
kalbi secde eden ki§idir. Secdeden daha §erefli bir hal yoktur. 
Bu, bilgiye varma halidir, ilim srfatmdanda daha §erefli bir si- 
fat yoktur. Diinya ve ahirette insana rahatlik ve mutluluk ge- 
tirir. 

102 — Yiizikinci soru: Siicudun ba§langici nedir? 

Cevap: Secdenin ba§langici seni, secdeye vardiran hal ve 
amillerin tenevviiundedir. Bunun alimini aramak lazimdir. 
Mademki secdeye talip oldun kendini de malul bir hasta bulu- 
yorsun, malul olan kimse bu secdeyi yapmak icin ayaga kalka- 
maz. Hasta olan ki§i, cismen hastadir, kendi nefsini hasta et- 
memesi icab eder. Seni ayaga kaldirack her hal seni memnun 
etmez ve razi etmez. Seni memnun edip razi etmezse, seni o 
vakit hasta etmis, olur. §imdi seni iyi etmek icin bir hasta baki- 
ciya ihtiyac his edilir. Hasta bakicrya ihtiyaci olan ki§i, onun 
bakimma muhtag oldugundan, kendini muhtac ve fakir goriir. 
Sen ona muhtag oldunmu, belkemigini kirar ve sende ba§mi 
yerden kaldiramazsm. Artik sen daimi siicudla sifatlanmis, 
olursun. 

I§te secdenin ba§langici budur. §ayet bu kasd edilmeyip, bu- 
nun ba§lamasma Amil olan nedir veya, seedede sana ilk veri- 
len §ey nedir diye sorulacak olursa, bizde cevap olarak, yakm- 
hk vermi§tir, diye biliriz. Yakmhkta, bizi yakla§tiran bir uzak- 
liga goturmiis, olur. 

§unu bil ki, sana secdeyi veren ve ba§latan amil uzak yakm- 
lik denilen addir. §imdi seni boylelikle uzakhktan yakmhga ge- 
tirmis. oldum. 

Hak Teala 

"Vescud vakterib." 

yaklas, ve secde et buyurur. Ba§ka bir §ey demez. Boylelikle 
kendisine yakla§mana miisaade ettigini anlami§ olursun. Hak 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 381 

Tealaya secdeye varip yakla§anlara, bu yakmlik makamindan 
liyakatlerine gore makam verilmis, olur. 

Ilahi adlara mazhar oldugun icin ? sana bu inceligi vermis- 
tir. Bu incelik sifatiyle sifatlandigm icin sana secdeye varma 
emir edilmi§tir. Bunu boyle bil!.. 

103 — Yiizuciincu soru: 



X 



(SO 






"Eli'zzetii izari." 

Hak Teala'mn bu kelami nedir 

Cevap: Anlami: Kuvvet ve kudretim, benim libasimdir. (El- 
bisemdir). Bundan maksat nedir bunu izaha cali§ahm. Hak 
Teala kullarma kendini tanitmak icin darbi meseller getirerek, 
kendi ilminden isteyenlere istedikleri malumat ve meselleri, 
vermek igin onlan davet etmi§tir. Bu brneklerden 



^t^^i^^J^ 



"Meselii nurihi kemi§katin fiha misbahun." 

anlami, kandil icindeki nur gibi ve yine 



■M&&X& 



-Oil 

"Allahu nuriissemavati velardi." 

Allah goklerin ve yerin nurudur. Buyurur. Burada Hak Teala 
kendi nefsini nur yapmi§tir. Birinci haber budur. Demek sifati. 
ve hiiviyeti (kimligi) nurdur. Mademki Allah nurdur, kandilin 
nuru nerdedir ve nedir? 

Ve yine haberlerden biri de, Allah Teala vahiy ile konu§ursa 
bn konu§masi sanki Safrandaki silsile gibi olur (ortakhk buz 
deryasi kesilir.) oyle ise Hakkm kelami nerdedir? I§te bunlar 
gibi. 



382 Futuhat-i Mekkiye 






"Eli'zzetii izari." 

buyurmu§lardir. Kuvvet giydigim elbisedir ve sifatimdir anla- 
mma gelir. Burada kullarma giydigi giyimin ne oldugunu 6g- 
retmis.tir ki, isteyen bu sifatla bezenmis, olsun. Burada Izhar 
yani giyim iig §eyde kullamlir. Birisi guzelle§mek icin, ikincisi 
kendini korumak icin, ucuncusiide kendini gizlemek icindir. Bu 
tic. ge§it emirle kendini korumu§ olur. Qiinkii izzet kuvvetdir, 
burada izzet tzara, yani elbiseye ihtiyaci vardir bu izara, kuv- 
veti korumus, oluyor. 

Hak Teala bu korunma elbisesini giyince, ondaki vasifla, 
akil icadi ire benzerleri idrak edip kabul etmeyi men etmi§tir. 

Bunu nasil icad etmi§tir, nasil kabul etmi§tir, bu mazhari- 
yete nasil eri§mi§tir, ondan ba§kasi bunu bilmez. 

Izzet, azamet, kibriya, onun bas, sifatlarmdandir. Bulacagi- 
miz Izzet ve Kahir ise gizliligi idraktir. Alem bununla zuhur et- 
mi§tir. 

104 — Yuzdordiincii soru: Azamet benim paltomdur, deme- 
sinden kasit nedir? 

Cevap: Hak diyor ki, Akillarm giydigi bu Azamet elbisesi, 
Hakkm tecellisini idraktan saklayan yekpare bir giyimdir, 
(paltodur). 

Hakikatte, azamet Hakkm sifati degildir. Azamet onu bi- 
lip taniyan kalplerin sifatidir ki, bunu giyenlere perde vazifesi 
goriir. 

Ebu Nairn Hafiz'm (Delailiinnubuvve) admdaki eserinde, 
Cibril Aleyhisselam, Resuliillah sallallahii aleyhi ve sellem 
efendimizi, agactaki bir ku§ yuvasma oturtup, kendide diger 
bir ku§ yuvasma oturarak esraya, yani Hak Teala'nm huzuru- 
na goturmu§tur. Diinyamn semasma yardiklarmda, o onlara 
yakut ve incideu yapilmis. ve refrefe benzeyen ir sey uzanir. 
Bu esnada Cebrail Aleyhisselam, kendinden gegerek bakilir, fa- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 383 

kat peygamberi zi§an efendimizde hig bir degi§iklik olmaz, ol- 
dugu gibi kahr. 

Resultillah efendimiz bu olay hakkmda, O vakit Cebrail 
Aleyhisselamm bana nisbetle alemdeki ustunlugiinu anlanu§ 
oldum. Qiinkii o semadan uzanip gelmi§ olan §eyin ne oldugu- 
nu anlami§tir ? fakat ben bir §ey anlamami§tim, buyurmu§lar- 
dir. 

Bu sarkan ve siislii ilahi nurdan dolayi, Cebrail Aleyhissela- 
min kalbinde, hasil olan azamet onu bilip tammasmdan ileri 
gelmi§tir. I§te burada bu hal gbriinenden degil, gbrenin icin- 
de olmu§tur ki, Cibrilin kalbi azametle sifatlanmis, oluyor. 
§ayet bu hal goriinen §eyden olsaydi, herkes onu tanzim eder 
biiyuturdu. Fakat bu bbyle degildir, Sahih den haber aldigi- 
miza gore Hak Teala bu iimmete ancak kiyamet gtinu goriine- 
cektir. 

Daha onceki derslerde anlattigimiz gibi, kiyamet giiniinde 
Hak Teala iminafiklara, ben sizin rabbinizim buyurur, mtina- 
fiklar ise cahilliklerinden onu inkar ederek bilmemezlikten ge- 
lir, tazimde bulunmazlar. 

Fakat tamdiklan rablari izile onlara gbrundiigu vakit, kendi 
rablari oldugunu anlamis. olurlar, o vakit kalplerinde ona kar§i 
bir haybet ve azamet his etmi§ olurlar. 

Hak Teala'nm Azamet benim paltom'dir, demesinden murad, 
alim olanlarm akillarma giydirdigi palto olmu§ olur, yoksa el- 
bise degildir. 

Qiinkii elbise parcalariyle bir btitiindur, Palto ise ba§li ba§i- 
na bir biitiindiir, pargalan yoktur, onunla her tarafim kapami§ 
olur. 

El Azametii Izari kavlinde, izar yekpare giyime, yani, ceket 
pantalon veya §alvar olmayip, paltoya denir. 

105 — Yuzbe§inci soru: Izar nedir? 

Cevap: Ilahi kudretin gercegi etkileyen ve gizleyen gayret 
brtiisudiir. Bunun agiklamasim bir evvelki dersimizde yapmis- 
tik. 



384 Fiituhat-i Mekkiye 

106— Yiizaltinci soru: Rida *\ ;> j> "Rida'" nedir? 

Cevap: Ilahi gereekleri ve imkanlari,kendi yaratih§i suretin- 
de toplayan zattir. Bundan daha miikemmel bir kemal tasav- 
vur edilemez, bazi bilginler arasmda bu mevzuda anla§ama- 
mazhk olmu§tur, diyorlar ki, yukandaki anlama gore bu kamil 
ki§iden iki s,ahis bulunmaz mi? 

Veya iki olmayip bir ki§i bulundugunu farzetsek bu §ahis 
kimdir? Dunyanm neresindedir? Be§er midir, cin midir, melek 
midir? Boylece munaka§a yaparlar. Bunu Rida adlandirmasin- 
dan gaye Helak anlamma geldigi icindir. Bunu harcamak icin 
kullamr. Bu Rida'yi giyinmi§ olanda helak edici olmu§ olur ki, 
ismi faili Halik olur. §imdi artik meseleyi sana birakiyorum, 
bak bakalim bunu giyen kimdir, sen hiikmiinu ver. Anlattigimi- 
zm gercegini bulacaksm, bunu giyinmis, olan gorunmemek icin 
bununla kendini gizler. Hak Teala bu yonde der ki, 

"La tiidrikhulebsaru." 

basiretler ona varamaz. Bu palto gorulmemeyi saglar've gore- 
cek gozlere perde olur. Gozler ancak maniayi yani hicabi goriir, 
icindekini goremez, smiri orasidir orda kalmis. olur. Bunda da 
diisunenler icin bir hikmet vardir. 

"inne fi zalike leayatin likavmin ya'kilune." 

107 — Yiizyedinci soru: Kibir nedir? 

Cevap: Bunun hakkmdaki cevap degi§iktir. Qogunlukla bu- 
nu §6yle anlatirlar, bu kalplerin degismesinden olan bir haldir. 

Burada hak herkes9e bilinmektedir, kibriyada onun ilmine 
tabidir. Bunu bilen bir kimse Hakkm biiyuklugii, kalbindekin- 
den daha azametli olarak kalbine girmis, olur. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 385 

§ayet kibriya zata sifat olmu§ olsaydi zat yukiimlu (miirek- 
kep) olmu§ olurdu. Bu sebeple gelen haberde 



Ji^iir 



"Elkibriyaii ridai." 

buyurulur. Bundan anla§ildigma gore Kibriya kul ile Hak ara- 
smda bir hicab olmu§ oluyor. Hak Teala bu hicabi kulu tarafin- 
dan goriilmemek ve aslmi belli etmemek icin koymu§tur. 

Buradaki biiyiikluk onu ancak giyinmis. olana izafe edilir. 
Burada hayret edilecek bir hal vardir. Azamette oyledir. Bu 
Hakkin ne zati ve ne de manevi sifatidir. Manalarm sifatim 
kendi zatiyetinde kullanmayi ve kendi nefsi icin sifat olmasin- 
da imkansiz kilmi§tir. Bu iki yon ■ kaldinlmis, olursa, bu sifat 
ancak onun tecelli edecegi giine ait olmu§ olur. 

108 — Yiizsekizinci soru: Vekar nedir 

Cevap: Tecelli yukiinii, husul bulmadan once ta§imak ve 
onunla yok olmaktir, oliim vuku bulmadan evvel, oliim sarho§- 
luguna girme haline benzetilir. Bu sebeple tecellide oncelikler 
vardir. Giine§ dogmadan fecrin dogmasma benzer. Aldigimiz 
haberlerde, Rabbin dagdaki tecellisinde Melaike ve Ruhani 
kuvvetlerin, Rablerinden once oraya bulutlar halinde varmala- 
ri, bu tecellinin vekardan olmu§ agirliklaridir. 

§ayet bir §eyde agirlik arttimi, tabii olarak siirat ve hareket- 
te azalmi§ ve zayiflami§ olur. 

I§te bu agirlik ve siikun haline Vekar adi verilir. Bu siikun 
tabii mizactan olmayip ariz olan agirliktan ileri gelir. 

Heybet ve azamete varis olan ki§ide emir sonucu olan siikuna 
da Vefcar adi verilir. Fakat insanin tabii mizacmdaki, rutubet ve 
soguguna harareti yenmesinden veya korunmasmdan olan sii- 
kun vekar degildir. Vekar ise tazim ve azametin sonucudur. 

Bazi Allah ki§ileri vardir ki, onlara bakilacak olursa, onlar- 
daki vekar ve azamet derhal gbriilur ve anla§ihr. Hak Teala bu 
bapta, buyuruyorlar 



386 Filtuhat-i Mekkiye 

"Ve i'badurrahmanillezine yem§une a'lalardi hevnen." 

01 rahmamn kullan ki yerde agir ve yava§ ytiriirler. Peygam- 
ber efendimizde Cuma Namazma i§aretle: 



.>>* 



X><j$£>% 



"Fela tii'tuha ve entum tesu'ne." 

buyuruyorlar, anlami §udur, oraya ancak agir agir yiirtiyerek 
vekarla gelin. 

109 — Ytizdokuzuncu soru: Padi§ahm taci nedir? 

Cevap: Padi§ahm taci, padi§ahm i§aretidir. Hakim olan ki- 
tabm taclandinlmasi icin hakim olan sultamn yazisi o kitap 
iginde olmasi ve bulunmasiyle olur. 

Bu kitap rakamlidir, Allah'a yakm olanlar bunu mtt§ahede 
eder. Yakm olmayanlar bunu goremez ve bilemezler. Bu kitabm 
taglandirilmasi, gergeklerin toplanmasiyle olmus,tur. Bu da onu 
yapana bir i§aret ve delildir. Bu kitab ilahi adlarla suslenmi§ 
oldugundan, bu adlar bu kitaba tabi olmu§lardir, bu taglandir- 
ma ile ilahi emirlerin hukiim ve izleri melikte ve kemal sahi- 
binde belli olmu§tur. 

110 — Yuzonuncu soru: Heybet meclislerinin sifati nedir? 
Cevap: Heybet vekara varis oldugundan, bu meclisin sifati 

sorulmaktadir. Bunun hakkm iki eli oturmasmm sifati nedir? 
Bunun sifati iltifat etmemektir. Ve gizliligin g6riinu§lerle i§ti- 
galidir. Kalbin hatiralardan akhnda fikir yaralarmdan temiz 
ve uzak kalmasidm Iyiyi, kotiiyu ayirmamak ve kulaklan da- 
imi olarak o yone Qevirmek, basiretini batirmadan gozleri yere 
dikmek, dertleri toplayip nefsinde hafifletmis, olmasidir. I§te bu 
gibi ve bu sifati ta§iyan meclis azalarmm toplanmasmdan bir 
giirultu degil ancak bir vizilti duyulur. t§te Heybet meclisleri- 
nin sifati budur. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 387 

111 — Yiizonbirinci soru: 

"Mulkulala'." 

Allah ailesinin mulk sifati nedir? 

Cevap: Ruhanidir. Mulktin sifati ozellikle cemadata aittir. 
Bu, yaratilanlann Allah Siiphanehii ve Teala'ya karsi en itaatli 
olamdir. Qiinkii kendisinin Allah'a miilk oldugunu bilmektedir. 
Bununla beraber, Allah'tan gayri, kainatta ne yaratilmis. ise o 
Allah'm malidir, Burada mulkiin ustunliigii ve fazileti, kendisi- 
ni mulk olarak bilmesidir. Buna gore Allah ile muamelesi var- 
dir. 

Bitkilerden her bitki bu sifati ta§imaz, bunlardan bazilari 
nisbet olsun diye biter, geri kalanlar ise miilk oldugunu bilerek 
ve bu gercekle cikarlar, bunlardan bir kismi gercekte durmaz- 
lar. Hak Teala onlari su §ekilde anlatmi§tir. 

"Velillahi yesciidu men fissemavati ve men filardi 
tav'an ve kerhen." 

Semavat ve yerde ne varsa, isteyerek veya istemeyerek Alla- 
h'a secde ederler. Burada istemiyerek secdeye varanm itaatli 
olmasi mumkiindur. Burada en azametli olan Allah ailesidir ve 
en miikemmeli de ona cbmertce verilen Nimettir. 

Nimetlere bu miilkleri veren odur. Resuliillah efendimiz §oy- 
le buyurmustur. Size verdigi nimetlerden dolayi Allahi seviniz. 

Allah'tan gayri her §ey gidalanmaktadir. Allah'tan gayri her- 
kes nimetler icindedir. Allah'a olan ibadet te. Allah'm nimeti 
olan, mulkun nimetidir Nimetlerde miilkten sayilir ve nimete 
muhtactir. Bu nimetin viicut ve bekasida, nimete hak edenler- 
dedir. 

112 — Yiizonikinci soru:, Ziya miilkuniin sifati nedir? 



388 Futuhat-i Mekkiye 

Cevap: Hak Teala buna Kur'an'da Ziya demi§tir. Tekva sa- 
hibi olanlara bunu hatirlatmi§tir. Kur'an'da bu i§ik yandikca, 
onun miilkii ve mall olmu§ olur. 

Kainatta giine§i i§ik yapmi§tir, diinyamiz bu giine§le i§ik- 
landik^a, kendi benzerini onda goriir ki, buna da ziya miilkii 
denilir. Her hangi bir nur bir i§ik verirse o ziya miilkiinden ol- 
mu§ olur. Nur ile i§ik arasmda fark vardir. 

Resuliillah sallallahii aleyhi ve sellem efendimiz, Hak Teala 

hakkmda oS^ \ ^> "Hicabuhunnurii" buyurmu§lardir ya- 
ni hakkm hicabi nurdur, buyurmu§lardir. I§ik ise mani bir per- 
de degildir, onunla her §ey goriiniir. Nur ise bunu gizler ve gbs- 
termez. Burada i§ik nurun izidir, veya nurun gblgesidir. Bura- 
da ilahi nur hicabi i§ik yapmi§tir. 

Fakat i§ik (ziya) hicaba nisbetle golge, nura nisbetle bir hi- 
cabtir Boylelikle ziya oldugundan o kesfedicidir. Golge oldugu 
yoniinden rahattir. Burada ziyamn miilkii, ke§fin miilkii olur 
ki, bu da, ilmin miilkii olmu§ olur. Rahatligm miilkii de rahme 
tin miilkii olmu§ olur. 

Dikkat edecek olursak burada ziyayi, rahmetle ilim arasma 
sokmus, ve toplami§tir. Hak Teala Hizira minnet babmda 




"Teynahu rahmeten min i'ndina." 

buyurmu§lardir. Burada Hizir'a verilen rahmet golgedir. Ayetin 
devami olan 



Ciiitf^ilifo 



"Ve a'llemnahu min ledunna i'lmen." 

buradaki ilim de i§iktir. Hizira verilen ziya kesfidir ki, ke§ifle- 
rin en miikemmel olamdir. Ve noksansizdir. Biraz evvel nurun 
bir hicab oldugunu soylemi§tik, Resuliillah efendimizin Onu 
nurani goriiyorum demi§ olmasi, gozlerin hie bir vakit nuru id- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 389 

rak edip gbrerniyecegidir. Qiinkii goziin gorii§u zaiftir. Nur ken- 
di nefsinde bizatihi hicaptir. Fakat ziya boyle degildir. ruhun 
nuru, olmakla ziya zatm nuru olur. Boylelikle, ziyanin miilku 
zati mulktiir, ve ilahi adlarm zatida ilahi adlarm i§igi olur ki, 
ziya miilkti ilahi adlar miilkii olmu§ olur. 

Kur'an' a gelince byle bir i§iktir ki, bunun miilku Kur'an'm 
gbsterdikleridir. Musa Aleyhisselam zamanmda (Muhammedi 
Kur'an'dan) bazi bilgileri Hizir Aleyhisselam 6grenmi§ bulun- 
maktadir. 

Qunkii Kur'an semavi olarak inen kitaplardaki ilimleri bi- 
ze aciklamis. oluyor. Ku^an-i bilene ve ta§ryana tarn bir i§ik ve- 
rilmis, olur. Bu i§ik ciimle ilimleri icine almi§tir Hak Teala 



v^^uilKu 



"Ma ferratna filkitabi min §ey f in." 

buyurmu§lardir. Bu aye tie Aziz olan Ku^an'i i§aret etmektedir. 
O Kufana ne iki eli arasmdan ve nede arkasmdan batil hie bir 
§ey giremez. Zaten bu sebepledir ki, efendimize 

"Camiu'lkelim." 

adi verilmistir. 

Kur'an melaikeler ve enbiya hakkinda her ilim ve her dim 
icinde toplami§ oldugu cihetle, ve kendiside lsik olmasi itiba- 
riyle bunu biitiin dallariyle Kur'an ehline aciklamis, olur. 

Kur'an i§ik olmakla zatiyeti bakimmdan Nurdur. Qunkii, 
kendi izzet ve kuvvetini bilmez, ve idrak etmez. Kur'an'i Hak 
Teala kime vermis, ise ona kamil ve tarn ilmide vermis, olur. 

Be§er arasmdaki halktan Muhammedilerden daha kamil ve 
tamamiyyeti nefsinde toplayan kimse yoktur. Ayette bunu acik 
olarak bildirmektedir. 



390 Futuhat-i Mekkiye 




"Ve hum hayre ummetin uhricet linnasi." 

Burada bizleri en hayirh iimmet olarak gostermektedir. Hak 
Teala giine§i butiin alemde hayat nurunun viicud bulmasi 
icin yapmishr. Hak Teala yasanti ile aleme merhamet etmi§- 
tir. 

Buradaki ya§antida rahmetin miilkti olmu§ olur. 01 felek 
ki, icine her §ey sigim§tir. 

ilim, Irade, Kudret, Kelam, i§itme, Gorme, Idrak yoniinden 
Allah'a nisbet edilen her§eyde, ya§antinin ilahi zata nis- 
beti §arttir. Bu nisbeti yiikselttikge, bu neseb de tiimuyle 
yukselmis. olur ki, bu da biitun adlari icine alan zati rahmet- 
tir. Bu da zati nurun i§igidir, hicab nesebinin 6rtu§udur. 
Qiinku ilah ancak bu neseblerle akleder. Zata bir hicab ve 
ilah olmasi hasebiyle, bu neseble de zat nuru taakkul eder. 

Burada Uluhiyet, ziyamn gozii, ke§if ilminin gozii, nesebi 
golgenin gozii, rahmetinde gozii olmu§ olur. 

Demek oluyor ki, Uluhiyet kevin icin ilim ve rahmeti ken- 
dinde toplamaktadir. Hak Teala bu miilkun ziyasi olan ilahi 
makami, ilahi adlar icin vermemi^tir. Bu makam, goklerin ve 
yerlerin ve onlann arasmdaki miilkiinden daha yiiksek ve da- 
ha ince bir makam dir. Bunu bir gok insanlar bilmez, buradaki 
zenginligi sana hatirlattim, burada §ifa vardir. 

113 — Yiizoniiciincii soru: Melikil kuddusun sifati nedir? 

Cevap: Melaikeler, seni takdis ediyoruz dediler, kimi takdis 
ederler? Takdis ettikleri efendileridir. Senin i9i.11, her §eye ha- 
kim ve mutasarif olan padi§ahm ehlinden olduk, dediler. 

Be§erden kalbden temiz ve pak olanlar da, her §eye hakim 
olan padi§ahm ehlinden sayilir. Resuliillah efendimizin ehli 
bey tide bu azametli padi§ahm ehlindendir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 391 

Ulvi ruhlar tlimiyle bu padi§ah ailesinden sayilir.' Bu sifatlar 
ona mensup zevatlarla degi§ir. Allah siiphanehu ve Teala pa- 
di§ah adim Kuddus adiyle sifatlandirdigi zaman, padi§ah mul- 
kxi taleb edeceginden, burada padi§aha Kudiisii yani nimetle- 
ri vermi§ ve ona ilhak etmi§tir. Bu azametli padi§ahm zevati 
iki tiirlti takdis edilir, bunlardan zati nimeti olan zevat var- 
dir, bunlar ancak ilahi adlardan tekevviin eden ve bunlara ilti- 
fat eden, kevni, zevattir. Bunlan hie, bir §ey ve hicab Allahla- 
rmdan gizleyemez. Bunlarm hicab sifati olmadigmdan Allahla- 
rmdan gizlenemezler. Qunkii o hicab onlarca mukaddes degil- 
dir ve o azamete izafe edilmez. O azametli padi§ahdan ayrilip 
cikmi§ olur. I§te bu gibiler gece giindiiz tesbih cekerler ve ona 
hamdederler hie. bir kimseye iftira etmezler, kendi biiyiiklerini 
daimi §ehadetle tenzih ederler. I§te bu makami, be§er cinsin- 
den kimse elde edememi§tir. Ancak inayeti siiphaniye §ehade- 
tiyle tekewiin etmi§ ve hilkatin bidayetinde yaratilip sonradan 
zahiren diinyaya gonderilen Muhammed sallallahii aleyhi ve 
sellem efendimiz bu makama ermi§tir. 

Qunkii kendisi bir soziinde 



oS&j'CS} 



(j^^ji 



"Kiintii nebiyyen ve ademe beynelmai vettini." 

camur ve su arasmda ben peygamber ve insandim, buyurmu§- 
lardir. 

Kendisini oyle bir memlekette bulmu§ ki, orada Allahi tev- 
hid eden bir ki§i yoktu. Biitiin aile efradi mu§ruk olmalarma 
ragmen, kendisi mii§rik olmadi. Allahi tevhide devam etti. 

Ruhan ve bedenen olgunluk cagma geldiginden ve fikir yo- 
niinden de kuvvetlendiginden ve i§ yapacak bir ya§a ula§tigm- 
dan Hara dagmdaki magarasma gekilip rabbini diis, iinmeye ve 
onunla ba§ ba§a "kalmaya ba§lami§ti. Bu hal onda bir zaman 
devam etti. En nihayet Hak Teala onu butiin insanhk icin bir 
rahmet olarak gonderip vazifedar kildi. 



392 Futuhat-i Mekkiye 

Peygamber efendimizin ozelliklerinden biri de devamli ola- 
rak Allaha zikir etmesiydi. 

Mii'minlerin Annesi Hazreti Ai§e onun hakkmda: Resulul- 
lah kendi nefsi igin, bu sadiktir ciinkii gozii uyur, fakat kalbi 
uyumaz, dedigini ondan duyarak haber vermi§tir. 

Onun olumiide hissen olmu§tur. Qunkii hissiyle uyurdu. 
Hak Teala buna i§aretle 

£ ---- 



+ ■* 



"Inneke meyyitiin." 

sen olmu§sun diye ona hitap etmi§tir. 

Hayat onu ilk halk ettigi giinden bir dost gibi ona refakat 
etmi§, kalbi ne uyumu§ ve ne de 01mu§tii. Halikini bir an dahi 
mu§ahededen vaz gecmemi§ti. Zinunnu nusriden bir misak 
almmasi yoniinden kendisine soruldugunda sanki kendisi su 
anda sesiyle kulagmm icindedir. demi§tir. 

Bu ulu zatm bu halde iken onun tamdigmi anlatmak iste- 
mi§tir. Bu sebeple kimsenin eri§emedigi bu makama onun eri- 
§ebildigini soylemi§tim. Bunu kesin olarak degil bir ihtimaller 
olacagini anlatmak istedim. Kurgan ile gonderilen vahiyde 






"Kul innema ene be§eriin mislukum." 

soylemesini istemi§tir. Bundan §unu anliyoruz ki, kendisinin 
htikmii be§er hukmiidur. Burada istisna edilen bir §ey varsa 
kendisine ozellikle ilahi yakmligm verilmi§ olmasidir. Bunuda 
kendi sozleriyle isbatlamistir. Ve demi^tir ki, ben bir be^erim, 
be§erin gazabi gibi gazab eder, onun razi oldugu §eye bende ra- 
zi olurum. 

§u var ki gazap ve riza beserde Nefsi nattk'in sifati olmayip 
Hayvani nefsin sifati olmasidir. Fakat hayvanlarda bu sifat go- 
riinmez. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 393 

Bu Melikul kudus'tin sifatlarmdan biri de, tabiattan ve 
hakiki olarakta ilahi adlann izleriyle ilahi adlann mii§ahede- 
sinden uzakla§maktar. Bu uzakla§ma etkiden olmayip uluhiye- 
tinin gercekliginden olmaktadir. 

Benim bildigim §udur ki, tabii nes/et 'Allah'in haber verdi- 
gine gore hem yaratimi§ ve hem de yaratilmami§tir. Bundan 
maksad, bunun tarn veya noksan olarak halk edilip edilmedi- 
gidir. 

Tamamlanmayan bir hulk, Hak Teala'mn bu kavline girmi§- 
tir 



ij&gfeajti 



"A'ta kulle §ey'in halkahu." 

her §eye kendi Hulkunu vermistir. Burada noksanhk verdigini 
i§aret ediyor. 

Burada noksana ilave yapmak da onun benzeri olacagindan, 
hulkunda noksanhk oldugu anla§ilirdi. Fakat her §ey verdigine 
gore hulkuna bir noksanhk vermemi§tir, 

Noksanhgm tamami noksanhktir. 

114 — Yuzondbrduncii soru: Elkadus nedir? 

Cevap: Temizlik ve pakhktir. Bu da iki turliidiir, birisi zati 
digeri arazidir. 

Zati olan pakhk azamet admin verdigi ve etkisinin zatmda 
oldugu ve ilahi cevrenin tenzihine pakhk (Elkudus) denir. 

Bir eserin kabulii, kabil olanla degistirilmesidir, eger bu degi- 
§iklik, benzeri benzerine bir yer ve mekanda yapihyorsa, o me- 
kan ve yer degi§iklikle tavsif edilir. Bunun anlami da §udur, 
mesela bu yer sari iken ye§il olmu§tur veya sakin iken hareketli 
olmus, gibi. Burada zati taharet yer degi§tirip, degi§ikligi kabul- 
leniyor demektir. Pakhk ile azamet degi§ikligi kabullenmez. 

Fakat arazi taharet, degi§ikligi kabul eder. Ve bozar yani 
nakzeder, insanlar bu yonden birbiriyle anla§amazlar. Bu se- 



394 Futuhat-i Mekkiye 

beple neflsleri riyazat ile pak etmek, ahlaki temize cikarmak 
olur. 

Mizacm miicadele ile temizlenmesi, akillarm ke§if ve mlita- 
laa ile temizlenmesi, yaralarm me§ru olan emir ve nehileri bil- 
mekle temizlenmesi, bu gibi taharetle, bunlann zidlan hie bir 
zaman ve yerde birle§emez, padi§ahim daha once anlattigimiz 
Kudmus budur. Yani taharet, pakbk budur. 

Arizi olan taharet ise ancak Miirekkeblerde olur, eger yii- 
kiimlu olan taharetle sifatlamrsa buna taharet cevresi denir ki 
bu temizlik vasfmi bozacak zidlan kabul etmeyen bir' hicaptir. 
Eger bu cevreye giri§ men edilmeseydi, burasi taharet cevresi 
olmazdi. 

Bu hicap duvan rabbinin verdigi yasak degildi, burada pak- 
lik nezahet ve temizlik ve tenzih edenlerde Akici Ilahi bir haki- 
kattir. 

Onun nuruna ozel ve muayyen hie bir renk giremez ve yeti- 
§emez, hie bir gozde kainatm hakikatlerine nufuz edemez. Ay- 
rilmis. nur alemlerinde de karanhktan bir iz yoktur. 

Bu sebeple unsuri cisimlerin tedbirli ve becerikli ruhlari, bu 
temizlik hicabi cevresine hig bir zaman giremezler, fakat kamil 
ve arif ki§i bunu bir taharet cevresi olarak gorur. Bu sebeple 
anlayan ve bilen ki§iler, bu ruhlarm hig bir zaman bu paklik 
cevresine giremiyecegini soylerler. 

§ey ise kendi nefsiyle buraya girmesi imkansizdir. (Jiinku 
onda Kudus cevresi hicabi vardir. Arif olanda, olmayanda bu 
yonden anla§mi§ olup, ruhlarm Kudsi hazineye girmeyecegini 
soylerler ve kesinlikle paklik ta§imaz derler. tnsan tabiatmm, 
karanlik, diinyada, berzahta ve ahirette becerikli ve tedbirli 
ruhlari birakmazlar ve beraberdirler. Yalmz bu bilgin ve Arif- 
ler, gorii^lerinde anla§mamazliga du§tiiler, bunlann tiimii ger- 
cegi soyleyip manalanm i§aret etmislerdir. Fakat bir mana 
iizerinde birle§emediler. Bu sebeple bu ihtilaf, bu yolda bir ha- 
kikat olarak du§iinulemez. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 395 

§ayet Zati ve Arazi taharetle sifatlanan her zata, temiz, ve- 
ya pak padi§ah mi diyecegiz? 

Elkuddus ilahi bir adtir ondan zahir olan her §eyde paklik 
yapilmi§tir. Kim ki ctimle e§yalara ilahi hakikatlere bagh ola- 
rak bakarsa, Allah'tan gayri o, tumiin temizlik padi§ahi olur. 

Fakat bu e§yalara benzerliklerinden dolayi bakarsa o temiz- 
lik §ahi tahareti arazi olmaymca, onunla birlikte olmaz. 

Fakat zati temizlik, Melikil Kudus olmasi icin pak ve paklik 
padi§ahi olmasi icab eder. O vakit bu ad ona verilmi§ olur. Her 
temizleyicinin temizligi, zatm yapabilecegi temizlige gore olur. 

Burada iki turlii taharet vardir. Hissi taharet ve manevi ta- 
haret i§te Melikiil kudus, bundandir. 

Hak Teala 

"Ve yiinezzilii a'leykiim minessemai maen liyiitah- 
hirekumbihi ve yiizhibe ankiim ricze§§eytani ve liyer- 
bite a'la kulubikiim ve yiisebbite bihilakdame." 

ayette belirtildigine gore gokten suyun inmesi bu manevi te- 
mizligin sebebidir. 

Hissi olan taharet ise Resulullah efendimizin Eba Hiireyre- 
ye ciiniib iken olan soziidiir. Eba Hiireyre ta'zim maksadiyle 
uzatmis, oldugu elini Resulullah efendimizin elinden cekmi§tir, 
ciinkii temiz olmayip, ciiniib oldugunu hatirlami§ti, peygambe- 
rimiz ona, ya Eba Hiireyre bir mu'min hie, bir zaman kirlen- 
mez, mii'min'm teri ve artigi temizdir, buyurdular, i§te bu hissi 
taharete bir misaldtir. Biitiin bu vadiler temizdir, ancak ona bir 
ariza gelirse kirlenir. Her vadide bir §eytan vardir. O kirlidir. O 
kirli vadiden §eytan cikmadikca, mu'min bir hayir gbrmez. 



396 Futuhat-i Mekkiye 

Bu cihet peygamber efendimizden sabit olmustur ki, bu va- 
dide §eytan vardir buyararak oradan aynlip ytikseldi ve baska 
bir yerde namazmi kilmi§tir. Iblisin durak yeri olan bu vadi 
Araftaki (urne) vadisidir onun icin arife gunii Arafata cikarlar 
o vadiden yiikselirler. 

115 — Yuzonbe§inci soru: (Subuhatiil vechiyye).Nur ve aza- 
metin cehresi ve yonti nedir? 

Cevap: Bir §eyin yiizti o §eyin zati ve gercegidir. Onlar zati 
nurlardir bizimle onun arasmda ilahi adlarm hicabi vardir. 
Hak Teala bu cehre hakkmda 

ft 



%U\l*J&f 



"Kiille §ey'in halikiin ilia vechehu." 

buyurmu§lardir. Umumiyetle nur ve azamet Subuhat budur. 
Yaygm ve ona yaki§mayacak bir dille buna tenzib nurlari de- 
riz. Bu ademi hukiimlerdir. Hakikatte adem zata layik degildir. 
Burada hayret ettigimiz §ey, adem cehre ve yonleri taayyiin et- 
mi§tir. Boylece o vlicudu emirie tenzih edilmedigi icin ilahi ad- 
lar ona neseb olmu§lardir. Eger iyi du§uniirsen, mumkiinlerin 
benzerlerini bu neseblerin yaptigmi anlarsm. Bu halleri bu 
zattan kazanacak olursan. Ya cah§ma suretiyle veya isbat su- 
retiyle veya her iki ybnle ve her hal kendi nefsine gore bir ad 
telaf-fuz eder. Bu adlarda iki kismadir. Bir kismmm tumii 
nurlardir. Bu adlar viicudu emirlere delalet eder bir kisimda 
tumii karanhklardir ki bu adlar tenzihe delalet eder ve der ki, 
Allah Teala'nm nur dan yetmi§ ve hatta yetmi§ bin hicabi var- 
dir, Bunu iizerinden kaldiracak olsa, hulkunun basireti cehre- 
deki nur ve azametin yandigim idrak edemezdi. 

§ayet ilahi adlar kaldinlmi§ olsa bu hicaplar da kalkmi§ 
olurdu. Bu i'ahi adlar olan bu hicaplar kalkmi§ olsa, zaiin aha- 
diyeti cikmi§ ve gorunmu§ olurdu. Viicudla sifatlanan bir ben- 
zer, onun ahadiyetinde duramaz ve mumkiinlerin benzer mev- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 397 

cudiyetleri, viicudla sifatlanmayarak gitmis, olurdu. Viicudla 
sifatlanmayi ancak bu adlarla kabul ederdi. 

Bu hicabar gerisindeki miimkiinler, mekan hazretlerinin 
zati bir tecellisi olup, ilahi adlarm hicabi gerisinden, viicud si- 
fatiyle varis kilmmi§tir. Mtimkiinlere, benzerligiyle ilgisi yok- 
tur. Allah ancak aklen ve ke§fen bilinir ve anla§ihr. 

116 — Yiiz onaltmci soru: Ask serabi nedir? 

Cevap: Iki tecelli arasmda orta bir tecellidir ki, bu kesilme- 
yen devamli bir tecellidir. Hak Tealanm arif kullarma tecelli et- 
tigi en ulvi makamdir. Bunun ba§langici zevk tecellisidir. Tecel- 
lide kanarak igmek, goniil fukarasi ki§ilere mahsustur. Bunlar 
ilahi §araba susami^, olduklarmdan gayeleri kanarak icmektir. 

Varifk ehli ise Eba Yezid ve emsalleri gibilerde otekiler gibi 
kanarak icme yoktur. En ba§ta size sunacagim mevzu. A§km 
ne oldugudur. Bununla bu §arabm ne oldugunu kasesine vann- 
caya kadar ogrenmi§ olacaksimz. 

§unu bil ki bu a§k ug mertebe iizerine kurulmu§tur. 1 — Ta- 
bii a§k. insanlarm birbirine asik olduklari gibi ? bunda hayvani 
ruhla birle§me ve ortakhk vardir. Burada i§tirak eden ruhlar 
lezzet yoluyle taraf sahiplerine ruh olmu§ olur. Sonug, §ehvetin 
kabarmasma ve nikaha varmi§ olur. Rengin renklere kan§tigi 
ve suyun her yere nlifuz etti gibi, ba a§k §ehveti de biittin mi- 
zaglara sirayet etmi§ olur. 

2 — Ruhani nefsi a§ktir. Bu da kadir ve kiymet bilerek ve 
onun hakkmi vererek, sevgiliye benzemeye galismaktir. 

3 — Ilahi a§ktir. Bu da Allah'm kendi kulunu, kulun da Alla- 
h'mi sevmesidir. Hak Tealanm bu bapta 

"Yiihibbuhum ve yuhibbunehu." 

buyurmu§lardir. Burada ask kar§ilikhdir. Burada kul, kendi 
kevnini hakkm bir mazhari olarak goriir ki, bu goru§tende za- 



398 Futuhat-i Mekkiye 

hir olanda haktir. Bu tipki cisimdeki ruh gibidir. Bunun batmi 
bilinmez. Ancak bunu a§ik olan gbriir ve bilir. Yeter ki Hak ku- 
la mazhar olsun, kulunun sifatiyle sifatlanmi§ olsun. Onun 61- 
cii, mikdar smiriyle bezenerek kulunu mu§ahede etsin. Iste 
bundan sonra kulu Allah'm sevgilisi olmu§ olur. 

Hal boyle giderse a§kin smiri ve sonu olmaz. Fakat resmi ve 
lafzi simrlari vardir. Kim ki a§k smirim tecavuz ederse, bu a§- 
ki tamyamaz ve bilemez, bu §arabida icmemis, ise bunun tadi- 
m nereden bilmi§ olur. Kim ki, bu §arabi icmekle, kandim veya 
dondum derse, yine bu a§ka varmi§ sayilmaz. Hakiki a§k kan- 
madan doymadan devamli icmektir. 

Tabii askm sebebi, ya bir baki§ veya bir duyu§tur. Bu iki se- 
bep insanm muhayyilesini etkileyerek, canlandinr ve du§iin- 
diiru. Bundan sonra sevgilinin sureti bir resim gibi sevenin ha- 
yalindedir. Onu M9 bir §ekilde birakmaz. Hayalin resim kuvve- 
ti, bu sevgiliyi daha giizellestirir ve canlandinr, bunun sonucu, 
sevenin rengi sararir, dudaklari kurur, gozleri igeri gomiilur, 
kuvvetten dii§er, yemekten kesilir. A§km kuvveti A§ki, ma§u- 
kasina yakla§maya ve onunla bulu§maya sevk eder. 

Sevgilisiyle kar§ila§tiklari vakit a§ik korku icindedir. Ken- 
dinde onu kar§ilamak kudreti bulunmadigmdan, kendinden 
gecer. 

A§iklar korkak olduklari halde tabbi askm kuvveti a§iki ce- 
saretlendirir, bu cesaret ve ikdam, kendinde olmayip, sevgili- 
sinden kendine ge9mi§tir. Bu hal a§ikta sevgilisiyle birle§ince- 
ye kadar, uzaktan ve yakmdan devam eder. Birle§emezler ise 
bu hal oliimle neticelenir. 

I§te Leyla ile Mechunun hikayesi boyledir. Burada Mecnun 
olan Kays neye bakmis, olsa, ve neyi gormii§ ve hatirlami§ olsa, 
Leyla Leyla diye feryad ederdi. Hayalindeki Leyla'nm resmi ve 
§ekli uzakla§tik5a, a§ki alevlenir artar, ona yakla§tikca sakin- 
le§irdi. I§te buradaki Hayal hissi etkilemektedir. Bu etkinin co- 
galmasi Meleki aklm kaybolmasma kadar gitmi§ olur. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 399 

Askm, gerek a§ikta gerekse ma§ukta olan etkileri bunlardir. 
Hak Teala ilahi adlarmin her birine, bir sifat ve kudret vermi§- 
tir ve bunlari da severek vermi§tir. Hak Teala bu ilahi adlara, 
alemin ne§'etinde, severek birer odev vermi§tir. Bu sebeple Ale- 
min icadida Sevgiden olmu§tur. Ruhani ask ise, §ekli, bu anlat- 
tigimiz olcii ve smirdan uzaktadir. Ruhani kuvvetlerin nesebi 
yonleri vardir. Bu nesebi yonler, seven ve sevilen arasmda, bu 
iltifatlari, gorerek, i§iderek, ve bilerek yayarsa bu A§k olmu§- 
tur. Azalmi§ ise bu a§k sayilmaz ve bu adi almaz. 

Burada nesebden maksad, Ruhlarm ask vesilesiyle eserek, 
a§ki, alici ve tutucu ruhlara ruh vermesidir. Bu alici ruhlar 
kendilerine esip gelen ruhlari, kabul etmemekle elem duyar. 
Diger ruhlar ise adem olmadiklari halde Tekevviinu Adem ola- 
cak o ruhun adi, zamanin §artlanni tekemmiil ettirmedigin- 
den, fazla ruh verememekten elem duyar. 

Hakikatte bu dogru degildir. Bu ruhlardan her biri, digerle- 
rinin a§ki ugruna takatlarim sarf etmi§lerdir. 

Boyle bir a§kta iki sevgiliden biri cismi ve ceseri olmayan 
a§ikinin uzakla§ip ayrih§im duymaz ise, iki §ahis arasmda ay- 
nlma vuku bulmu§ olur. Tabbi askta, yayginligin yaptigi gibi, 
bu yon onu etkilemis, olur. Burada, manalar ne cizilir ve ne de 
baglamr. Fitrati eksik olanlar, ancak onu hayal etmi§ olurlar, 
cunkii onu suretsiz olarak resmederler, i§te Ariflerin avama go- 
re usttin sevgisi budur. 

Ilahi A§kta ise, bu nur olan giizel addan dolayi, nur miim- 
ktinlerin gozlerine geldiginde, nefsi imkanma zulmet nazan fi§- 
kirir. Bu hal onda kendi gozii olan bir goz yapmi§ olur ki, ancak 
onunla goriir. O giizel, giizel adiyle tecelli ederek ona a§ik olur, 
miimkunun o gozii, kendine ilahi bir mazhar olur ki, o gozii 
mumkunle asdarlayarak, nefsinden uzakla§tmp yok eder. Bunu 
yaparken Allah'm onu sevdigini bilmez, ve ona mazhar oldugu- 
nu anlamaz. Burada kendi nefsini sevmi§ oldugunu anlar, ve 
burada her §ey kendi nefsinin sevgisiyle yogruldugunu his eder, 
boylelikle miimkunun nazarmda zahirde ancak o kalmis. olur. 



400 Fiituhat-i Mekkiye 

Allah ancak Allah'i sever, kul a§kla sifatlanmaz, bu sifatm 
a§kta bir hukmti yoktur. Hak Teala kulunu onda cikan §eylerle 
sever, bunada zuhur eden §eyde Hak'tir. ilahi a§km alameti, 
hayal edilen ve du§unulen his ve maneyi cevre icmde, biitiin 
kainatm sevilmesidir. 

Her bir cevrenin nurdan bir gozu vardir. Bu gozle, bu giizel 
adi gorerek ona nur elbisesini giydirir. Her a§ik ancak nefsine 
a§ik olur. Hak Teala nefsinin, mezahiri sevdigini soylemis.tir. 
Mazhariyetler ise gozde yok olacagmdan sevgiliyi bu zahire 
baglami§ olur ki, onda da za hir olan odur. I§te zahir ile maz- 
hariyet arasmdaki nisbet a§ktir, a§ka baglanan da Ademdir. 
Ademin aska asilip kalmasi, as, km devami demektir ki, niha- 
yetsizlikle ve siikut etmekle tavsif edilemez. 

A§k Allah'm sifatlarmdandir, mahluk sevgisinin Allah ile il- 
gili yoktur. Fakat Allah'm sevgilisinin mahlukla ilgisi vardir. 
Qiinkii mahluk yokluga mahkumdur. Mahluk Allah tarafmdan 
devamh sevilir, cunkii mahluk kendiliginden zahir olmayip Al- 
lahm bir mazhandir. 

Ilahi bir askla kul sevilirse sevgisi bu kadar olmu§ olur. On- 
da bu giizellik ve ne de hayal kaydi vardir. Qtinkii bunlann tii- 
mii onda oldugundan bu a§ka bu gibi §eyler baglanmaz. Bu iic 
mertebe arasmdaki iki fark boylece anla§ilmi§ olur. 

§unu bil ki hayal bir gercektir, tahayyiil ise bazan gercek, 
bazan batildir. 

117 — Yiiz onyedinci soru: Ask kasesi nedir? 

Cevap: Kalptir. Bir halden bir hale dbniip calkalanmaya 
Kalp denir. Sevilen Allahta oyledir, her gun bir halden bir hale 
gecer. 



^nj>vSJ^ 



"Kiille yevmin hiive fi §ey'." 
Cam beyaz billur bir kaseye konan ce§itli renkteki maiyatin 
rengi billur kasede, kasenin esas rengiyle goriinmeyip kendi 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 401 

renkleriyle gbrundiigu gibi sevgililerin alaka ve ce§idiyle seve- 
nin de sevgisi degi§mi§ olur ve sevenin rengi sevgilisinin rengi- 
ni almi§ olur k, bu olaym da ancak kalble baglantisi vardir. Bu 
olay ne akildan ve ne de hisden ne§er eder. Akil kayd ve bag 
alemindendir. His ise zareretten cikmi§tir, bellidir ki, bu, kal- 
bin ziddi olarak kayt ve baglama Alemindendir. 

Bundan dolayi a§km bir cok degi§ik zid ahkami vardir ki bu- 
nu ancak kalple birlikte donlip calkalanmakla kabul eder. I§te 
his bu galkalanmayi kabile birlikte yapar. Burada billur kase 
mazhar olanin gozii olup serap ise bu kaseden acilan gozdtir. 
Bu §arabi icen de tecelli edenin miitecelli olan da yaptigi fiildir 

118 — Yiizonsekizinci soru: Nereden ve neden? 

Cevap: Giizel admin tecellisinden. Resuliillah Efendimiz 






"Innallahe cemiliin yuhibbulce^lale. ,, 

buyurmu§tur. Bu sabit bir hadistir. Burada Hak Teala nefsinin 
guzelligini ve bu giizelligi sevmi§ oldugunu anlatmi§ oluyor. O 
yarattigi Alemi sevmektedir, bu alemden de daha giizel bir §ey 
yoktur. Alem giizeldir, giizellikte onun zatmdandir. 

Ctimle Alem Allah'i sever, bu giizellik ondan halkma intikal 
edip, sirayet ettiginden, halki bu sebeple onun sifatma meftun- 
dur. 

Alem ise onun mazhariyetleridir. Alemin birbirini sevmesi, 
Allahm kendi nefsini sevmesinden dogmu§tur. A§k Mevcudun 
sifatidir, viicud bulanda Allah'in giizelligidir. Boylece kendi 
kendini sifatlandirmi§ olmaktadir. Ondaki heybet giizelligin- 
dendir. tnsanlar da o celalin bir eseridir. O Eserde de bir gok 
bilgiler veren odur. 

Sallallahii Aleyhi vesellem efendimiz, bazi gizli Ilimler var- 
dir ki, bunu ancak Allah'm alimleri bilir, bunlar bu ilim adiyle 
konusurlarsa bunu ancak Allah'm Adlanmi§ kullari inkar eder, 
buyurmus. ardir. 



402 Futuhat-i Mekkiye 

Insan natikasmm altmdaki ilim ise budur. Natikanm di§m- 
da ve tahakkiimu altmda olmayan ilmi sen nasil du§uniiyor- 
sun? Her ilim kelime ve ibarelerin hiikmune girmez, onun tii- 
mii zevk ilimleridir. §unu bilin ki akildan daha alimi olmadigi 
gibi, akildan da daha cahili bulunmaz. 

Akil ebedi olarak faydalanir, akil oyle bir alimdir ki, ilmini 
bilmez akil oyle bir cahildir ki 7 cehli tiikenmez. 

119 — Seni kendi askiyle sarhos, eden bu a§k §arabi nedir? 

Cevap: Burada ic ice iki soru vardir, biri kendi A§kinin sar- 
ho§lugu digeri ikram edecegi a§k§arabidir. Bunlann cevaplan 
da degi§iktir. Mesela deriz ki, Tecellilerin degi§mesi, onun sen- 
deki zuhurundan ileri gelmi§tir. Nefsini senin ugrunda tavsif 
ederek seni sarhos, etmi§tir. Bu sarho§lukla senin ona a§ik ol- 
mam ba§armi§tir. Bu tecelliden, sende bunu anlamis, olursun. 
Onun ugrunda ondan ba§ka kimseyi sevmeyeceksin? §ayet sen 
zeval bulursan onda sana kar§i bir kalmaz, fakat sen zeval bul- 
mazsm, onda da Ask vasfi bulmaz. I§te yukaridaki sorunun iki 
yonlii cevabi bu olmakla beraber, birinci yonii anla§ildi demek- 
tir. 

Ikinci yone cevap ise, burada §arap, senin ona, onun sana 
a§kidir. Sakm a§ik olma, a§km ne demek oldugunu ancak onun 
a§k §erabim icip sarho§ olursan, a§ik olmamn ve a§km ne oldu- 
gunu anlamis, olursun. Onu sevdigini anlattigm halde o seni 
sarho§ etmi§tir. Seven Arif olmaz. Arifte daimi a§ik olmaz. Bu- 
rada a§ikm arife gore iistunliigii ve farki vardir. §u var ki ma- 
rifet a§ktan olur. Sana olan sevgisi, senin ona olan sevginden 
daha sarho§ edicidir ki bu, bildigimiz tabbi tahammiir eden §e- 
rabm icUmesidir. Bunu Resuliillah efendimiz Esra gecesi icmi§ 
olsaydi, biitiin iimmeti azar ve yoldan <nkmi§ olurdu. 

Senin ona olan a§km seni sarhos, etmez sen burada Hamir 
§arabi yerine beyaz slit §arabi icdin ki bu §arabi Esra gecesi 
Peygamber efendimiz icmistir ki, bu ilahi iftarla biitiin iimmeti 
de hidayet yoluna girmi§ bu §arabm lezzetini tatmi§tir. I§te bu 
§arap ilahi ismeti muhafaza eden §araptir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 403 

Ayik ve sarhos iken a§k §arabinm ne oldugunu ogrenmis ol- 
dun, senin ona a§ik olman onun sana a§ik olmasmdan ileri gel- 
mi§tir. Sana sundugu a§k sarabi, senin ona asikmm sonucu ve 
mukafatidir. Onun a§kmi kaybedersen, sen seversin o seni sev- 
mez. 

120 — Yuzyirminci soru: Kabza ne demektir? 

Cevap: Ruhlara tabi olan cisimler olmayip, cisimlere tabi 
olan ruhlarla, arzimiz biitiinu ile Allahm avucu icinde bir tu- 
tan §eydir. §ayet o cisimleri avuglarsa ruhlari da kabzetmi§, 
yani almis olur. Qiinkti bunlar bu cisimlerin heykelleridir. Ha- 
ber verdigine gore her §ey onun avcunun icindedir. Arz gibi ve 
buna benzer her sey onun ruhundandir. Cisimler iki kisimdir, 
unsuri cisimler ve nuri cisimlerdir ki, bu da tabii cisimlerdir. 
Allah cisimlerin varhklarma, ruh varhklarini baglami§tir. Ci- 
simlerin bekasi ruhlarm bekasiyle olur. Tekrar ona vermek 
iizere icindekilerini ahr, bu ruhlarla bu cisimleri gidalandirir 
ve icindekileri cikartir? 

"Minha halaknakiim ve fiha nui'dukum ve minha 
nuhriciikum tareten uhra." 

Ve yine bu bapta §6yle der 

— r^r«* \ ■* — ^v 

"Velekad halaknelinsane min sulaletin min tinin elem 
nahlukkiim min main mehinin." 

bu ayetteki menin kelimesi dumandir, anlaminda, sizi dumanh 
bir sudan halk etmedik mi? buyurur. 



404 — Futuhat-i Mekkiye 




"Fesevvahunne seba' semavatin." 

bu ayette gok unsurlaridir. Ve insuri cisimlerdir ki, mekanda 
erkamn iizerinde bulunsa da, erkan mekan itibariyle daha yu- 
karidir. 

Allah, kabzeder, yayar, yaydigim da tekrar toparlar ahr, za- 
tmdan ona bir §ey vermez. Allahm nefsinde zeval olan bir §eyi 
goriiyormusun? Mumkiinun kabul ettigi bir §eyi o kabul eder 
mi? Kendi nefsinin imkam ile, icad etmede vacibil viicud olmu§ 
ve icad etmistir. I§te bu zati yardimdir. Bir ta§i ele ahp firlatir- 
sak ta§m yiikselme hareketi, zor ile olmu§tur. Qiinkii ini§ tabi- 
atidir. §ayet o tas.ni tabiatim zor etkilemeseydi o ta§ yiiksel- 
mezdi, bunun aksini du§unecek olursak, tabiati yiikselme ol- 
saydi, zora liizum kalmaz kendiliginden yiikselirdi. I§te burada 
frizi bir etki vardir, cunkii avug onu etkileyerek firlatmishr. 
Oda o giic nisbetinde yukselmi§tir. 

Hak Teala bu bapta, 

"Vallahii bikiilli §ey'in muhitun." 

Allah bir 90k seylerle gevrelenmistir. Diisun bir kez, sene ne ile 
kivmp sardi, sende acik en ufak bir delik ve kacacak bir yer bi- 
rakmadi, tarn muhasara etti, seni de ahp kabzetti, madem ki 
beni cevirip sarnnsfar, peki kabzetmesinin manasi nedir? Oyle 
ise bu bir muhasara bir gevirme §ekli degildir. §u var ki, mum- 
ktinlerden, Allah'tan baska kimse yoktur. Ancak da Esmaiil- 
husna denilen ilahi ve gercek rabbani bir nisbete baglidir. Her 
mumkiin genellikle ilahi gercegin kabzasmdadir. (avucundadir, 
sunu bil ki, kabzanin kabzetmede on dort kisim ve be§ usulu 
vardir ki, bu 14 kisimdan felek dairesinin yansi cikmis. olur. 
Bu da on dort duraktir ve gorunmeyen yansi da bir bu kadar- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 405 

dir. Bu kisimlar btitiin harfleri iginde toplar yalmz Cim harfi 
oraya girmez ve onu istemez. Bunun sebebini ara§trrdiksa da 
bgrenemedik . 

Bunun sebebi nedir? Hak Tealanm inayeti ve merhametiyle 
bunun sebebini bir tek kul ogrenebildi. Bu eserinde de bunu 
yazdi. Bu bgrenme ve bulu§ benden fazla onundur. Sidik yoliyle 
faydalamp onu buldum, bana bunu bulduran ve agiklayan da 
odur. 

Diger be§ usul ise derecelerle bir artma gbsterir, bu arti§m 
en yukari yeri ilimdir. O ortamn aslidir. Sagmda iki asil vardir 
ki birisi hayat, digeri kudrettir. Solunda ise yine iki asil vardir, 
biri irade, digeri, kuldur. 

Her asil iig kisimdir, bunlardan yalmz kudretin ozel iki kis- 
mi vardir ki iigimcusu ondan siikut etmi§tir. Qiinkii, onun ikti- 
dari Hacir edilmis, olup serbest degildir. I§te bu sez alimlerin 
sozudiir, alemde ash, ilahi gergek olmayan bir §ey yoktur. Hak 
Teala delili akli yoliyle nefsini tavsif etmi§tir. 

Ke§if ehli ise akil gevresi gerisinde ilahi kuvvetin dostlandir. 
Kabzamn ne oldugunu bilirler. Kabzamn ne oldugunu bu §ekil- 
de bilmeyenler onun kudret ve kadrinin ne oldugunu anlama- 
yanlardir. 

121 — Yuzyirmibirinci soru: Bu yakalamp kabzaya girmeyi 
hali edenler kimlerdir? 

Cevap: Siirgunler ve ba§i bo§ olanlardir, daha dogrusu ka- 
nun kacaklandir. Viicup mertebesi ve muhal mertebesiyle ya- 
kalanacak olanlar ancak bu ba§i bo§ olanlardir. Yakalama an- 
cak §er halinden olur. §ayet ki§i §er veya haylazlik yapmasaydi 
yakalanmaz ve hapsedilmezdi, boylesinin elinden bbyle bir §er 
gikarsa yine tedbir olarak yakalamp tevkif edilir. I§te bu gibile- 
rin bir kismim viicup mertebesi yakalar, bunlardan bir kismim 
da muhal mertebesi tevkif eder. Burada derin bir uzaklik var- 
dir, bunu agiklayahm, burada bir mumkuniin icadi ilahi ilimle 
ilgili olmazsa o §ey viicud bulmaz, viicudu da muhal olmus. 



406 Futuhat-i Mekkiye 

olur. Burada muhal miimkunse tahakkiim ederek onu kendine 
tabi kilmis, olur ki, onun icadma ilahi bilgi yapmamis, olur. Fa- 
kat bunun bulunmasi zaruridir. Qiinkii o vacibil vlicuddur. Bu- 
rada viicub mumkiine hiikmederek onu vacibin kabzasim ver- 
mi§ olur ki nefsine nazaran artik onun hiikmu kalmami§tir. 

Burada mumklin di§ari gikmami§dir ki yakalanmi§ olsun, 
byle ise ya mubalin veya vacibin avcundadir. Bu iki makam di- 
§mda kendisinin bir mertebesi kalmamis.dir ki onda bulunsun 
ve buna da imkan yoktur. 

Muhal, vacip, ve uzak derinlik igin, bir takim cemaat, im- 
kansiz bir §ey yoktur, sonsuz olsa da mutlak bulunur dediler. 

Hie §iiphesiz bu gibiler, zahiri yonden bunda hata ettiler. Bir 
diger yonden de dogruyu soylediler. Hatalari ise, hie bir kevin 
yoktur ki viicudun iktiza ettigi ve yaptigi benzeri yapsm, ya- 
parsa bunun ziddmi yapar. Mesela oturmasi caiz olan viicudun 
ayaga kalkmasi igibi, burada kiyam gikarihrsa ayakta duran 
cismin oturmasi imkansiz olum§ olur. 

Oyle ise cismin kiyam zamam, bu oturmanm viicudu §iiphe- 
siz viicudla hig bir §ekilde sifatlanmayan, ozel cisme gore ve bu 
nisbetle muhalin kabzasma gecmis, olur. 

Burada miimkiinler sonsuzdur. I§te bu derinlik uzak bir ta- 
savvurdur. Bu ancak, nazari tedkik ve ara§tirmayla kabul edi- 
lir. Qiinku hatirdan siiratle kagtigmdan ,onun zevkini tadim 
alan ancak tutabilir. 

122 — Yuzyirmiikinci soru: Bunlari ele gegirdikten sonra on- 
lara ne yapar? 

Cevap: Muhakkak bir §ey yapar, bunlari kaldirir indirir, da- 
gitir toplar, agar kapar, saklar gikarir, hirpalar birle§tirir. 
Umumiyetle onlara yapacagi §ey, hallerini degi§tirmektir. Qiin- 
kii bunlar zati yapidir. Bunlari degi§tirmezse, ilahi tekevviinii 
bozulmu§ olur. Hahi tekewunii de zati sifatidir. Bundan miim- 
kiinlerde mamulleri degi§tirmek, birakilmayan bir zorunluk- 
tur. Bundan dolayi bunlar Hak Teala'nm avueu iginde bulunur- 
lar. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 407 

123 — Yuzyirmiucuncii soru: Hak Teala evliyalarma giinde 
kac kez nazar eder? 

O evliyalarm miitevellisi oldugu icin, veli kevne bagli kal- 
dikca hal degis,ikliklerinin sayismca onlara nazar eder. Bu sa- 
yida fazla eksik olmadan 100 baki§a inhisar eder. 

§ayet evliyalar vaktin disma gikarsa, o baki§ onlara vakitsiz 
ve zamansiz olur. Hak Teala'mn nazari onlara hendesesiz bir 
ilahi bagi§ olmu§ olur. 

124 — Yuzyirmidordiincu sora: Hak Teala evliyalarm neresi- 
ne nazar eder? 

Cevap: Onlarm di§ gorumi§lerine nazar etmeyip, batim giz- 
liliklerine nazar eder. Hak Teala bunlarm di§ gbrunii§lerini va- 
ki ile yapar ve yiirutur. Bunlarm goniilleri de tek bir goze bak- 
maktadir. Bundan ytiz gevirir veya uzakla§irsa ilahi baki§m 
nazari da bu nisbetle onlardan eksilmi§ olur. Bazi ileri gelen- 
lerden biri olan Elku§eyn'nin risalesinde anlattigi gibi, ki§i bii- 
tiin omrii boyunca eksiksiz olarak Hak Teala'ya yonelir, sonra 
ondan bir lahza sirt cevirirse, o anhk an, ona butiin omrii bo- 
yunca kazandirdigmi kaybetmesine kafi gelir ve artar der. 

Hak Teala'dan yiiz cevirmenin ne kadar kotii bir §ey oldugu- 
nu goriiyorsunuz, ilim ve bilginin §erefi bununla sana goriin- 
mu§ oluyor. Sen ancak ilimle yukselebilirsin, her faydalandigm 
§ey de ilimdir. Hak Teala peygamberine bu yonde konu§masmi 
istemi§tir. 

"Ve kul rabbi zidni i'lmen." 

Bu ad ve en §erefli sifattir. 

125 — Yuzyirmibe§inci soru: Hak Teala enbiyamn nesine 
nazar eder? 

Cevap: Ilim yonunti isterse esrarlarma (gizliliklerine) nazar 
eder, 



408 — Futuhat-i Mekkiye 

Vahiy yonunii isterse, kalplerine bakar, ali§kanliklarmi ar- 
zularsa nefislerine bakar, Hak Teala'nm bu baki§i iki kisimdir. 
Birincisi vasita He nazar, bu Ruhulemin yoluyla kalbe olur. Bu 
da Hak Teala'nm bu sozti ile sabittir. 

"Nezele bihirruhuleminii a'la kalbibike." 

Ikincisi vasitasiz nazar, bu da Hak Teala'nm sozti olan 

"Feevha ila a'bdihi ma evha." 

dogrudan dogruya Vahiy yoliyle kula hitap edilir. 

Hak Teala'nm baki§i enbiyamn gizliliklerine ise, onlara ihti- 
ya?lari olan ilmi verir, onlara kesif yoliyle bunlari acip gosterir 
onu gozleriyle goremezler amma Hak Teala'nm bu ilim iginde 
oldugunu gorur ve anlami§ olurlar. Bu verdigi bilgi de nelerin 
saklandigmi onlara gbstermi§ oldugundan, onlarin gozleri ka- 
ma§ir. Ve bunun da goriinen hak oldugunu anlami§ olurlar. 

Allahin onlara her baki§i, bilgilerinin artmasma yol agar. 
Qunkii o ilmin talep edilmesini emretmi§tir. Insanlardaki ilim 
noksanhgi bundandir. 

Resultillah (S.L.A.M.) Efendimiz: Beni biraksamz da ben sizi 
birakmam buyurmu§lardir ve yine, evet demi§ olsan iizerine 
dii§eni yapmi§ olursun. Fakat buna tahammiil edemiyorsunuz, 
buyurmu§lardir. 

Hak Teala Enbiyalarm kalplerine bakacak olursa, vahiy 
kalplerindedir. Onunla calkalamrlar, halden hale gelirler. Bu 
hal vahiy icinde serf bir hukiim olur. Bununla peygamber Alla- 
hma davet ediyorsa, onunda bu davete olan siikutu bir §eri'dir. 
Bunun da manasi, kendi usuluniiz iizere kalm, demektir, I§te 
peygamberlere arz olunan arzi vahiy budur. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 409 

Enbiyanm zatma olacak zati vahiy ise, bir §eye ihtiyac his 
etmeksizin teklifsiz olarak Hak Teala'ya hamid ve tesbih etme- 
lidir. Nefesin, nefes alana aidiyeti gibi, o da onlar icindir. Bura- 
da vahiy ayri ayri gelir. Arzi vahiy ise topluca gelir. 

Bu da iki ce§ittir. Bir ce§idi isbat ve delil ile gelir ki bu da 
peygamberlerin §eriati olur ve bir ce§id de, delilsiz ve isbatsiz 
gelir ki Hak Teala'nm batmi adi olan Hakim'den, zamamn ha- 
kimlerinin kalplerine, his ettirmeden hikmet iktizasi olarak 
verdi bu hikmete, namusu vazi derler. Zamamn hiikemasi bu- 
nun Hak Teala tarafindan degil, kendi nazarlanndan oldugunu 
bilirler. Netice olarak bunun, kendi nazarlanndan degil Allah 
tarafindan bir hikmet olarak verildigini goriir ve anlarius, olur- 
lar. Aldiklari bu vahiy ile niibtivvetlerini isbat edecek bir §eyle- 
ri yoksa, kendi tebaalarma, zamanlarmm insanlarma ellerin- 
deki bu namusu vazi simrlari icinde hukiimlerini verir ve hare- 
ketlerini buna gore tanzim ederler. Hak Teala da bu gibileri 
dtinya ve ahirette mukafatlandirmis, olur. 

§ayet bu simrlan icinde buna riayet etmezlerse, Ruhbaniyet 
gibi bid'atlan yaratirlarsa Hak Teala yine dunya ye ahirette 
yaptiklarmm miikafat veya cezalarmi vermi§ olur. Hak Teala 
bu yonde §6yle buyuruyor: 






"Ve men senne siinneten haseneten felehu ecriiha ve 
ecru men a'milebiha ve men senne siinneten seyyieten 
fea'leyhi vizruha ve vizru men a'mele biha." 

Hak Teala hiikmi namus vaznni, tasdik ettigi gibi, hiikmi ve 
geri namusu vaz eden kulu da tasdik eder. 

Bunun diinyadaki cezasi, maslahatm icabma gore, ailede 
malda, lrzda, vuku bulacak olaylara tabidir. Hiikmi namusun 



410 — Fiituhat-i Mekkiye 

sahip ve vazii ilahi hiikmun etkisinde oldugundan ahirette bu 
hukmiinden dolayi, ceza gormez belki de af olur. 

Htikmi namus sahibi hicab ehlinden, ise, bunun i§i Allah'a 
kalmis.tir, o hukmiinun verir. 

126 — Yiizyirmialtmci soru: Hak Teala kendi ozel maiyyeti- 
ne her gun icin, ikbali (teveccuhii) kagtir? 

Cevap: Giinde 24.000 bin kez yonelir ve her gun onlara ba- 
gi§ta bulunur. Birinci yonelmede onlara verdigini ikinci de on- 
lardan ahr. Hie bir itirazlan olmaz, Hak Teala onlara verdigini 
alacagi vakit, onlara edebi emreder. Onlar da Hak Teala'dan 
aldiklarim edepleriyle geri vermis, olurlar. Bu ali§ veri§te edep- 
lerini bozacak olurlarsa bunun vebali onlarmdir. Artik boylele- 
ri ilahi maiyyet olamazlar. I§te bu maiyyet hakla birlikte cun- 
da 24 bin kez hazir bulunurlar. 

§ayet sen de bunlar hakkmda bir bilgi yoksa ve bunlari ya- 
zacak olursan her gun icin hakkm maiyyetine olan yonelmesi 
nefeslerinin sayisi kadardir, diye yazarsm. Kim ki gunliik nefe- 
sinin sayismi ogrenirse hakkin kendisine olacak ikbal ve teveo 
ciihunu anlamis, olur. 

Qiinku o nefes, Rahmamn nefesindendir. O da Allah'm kula 
bir tevecciihiidur. Insani heykeller bu nefesle nurlanir, nefes ci- 
simlerde bir riizgardir. Giizellikler de ruhlardir, bunun anlami 
da, yani ruhun manasi, ya§ayan siikundur. 

127 — Yiizyirmiyedinci soru: Halkla, dostla, enbiya ile, ma- 
iyyetle, olmak ne demektir? Bunlardaki fark nedir? 

Cevap: Hak Teala der ki: 

"Ve huve ma'kum eynema kuntiim." 
nerede iseniz o sizinle beraberdir, anlamma gelir. Hak Teala bu 
ayetteki (iseniz) kelimesini bizler icin soylemis.tir. Hak Teala 
Musa ve Harun Aleyhisselama: 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 411 

"Inneni mea'kiima esmeu' ve era." 
sizinle birlikte duyar ve goruriim buyurmu§lardir. Bundan 
maksad §udur, i§idecekleri ve gorecekleri seylerle onu hatirla- 
malarim tenbihlemis. oluyor. 

Aldigimiz dogru habere gore, §ayet Hak, bir kulunu sevecek 
olursa, onun sozii ve kulagi olmus. olur ki, onun gordiigii gozle 
goriir, i§ittigi kulakla isitmi§ olur. Hie §iiphesiz sevgi bir kul 
icin boyle olursa, peygamber icin daha baska olmu§ olur. 

Evliyanm da katlari coktur, bunlardan bir kismim soylemi§- 
tik, maiyyet bir miinasebetin iktizasidir. Haktan miinasebeti 
kaldiracak ybnii degil ancak miinasip olanim alalim, Hak Te- 
alamn yukanda zikredilen, kelam ile i§i inceleyelim. Hak Te- 
ala, siz hangi halde olursamz olunuz der. Qunku insan ce§itli 
hallerden gecer, var olur, yok olur, bu hallerden hangisi olursa 
olsun, ister adem de, ister viicudta bulunsun, Hak Teala sizler- 
le beraber oldugunu soyliiyor. Bunun isbati da bu kelamin icin- 
dedir. Tevile hacet yoktur. Sonra Hak Teala her seyi kullari icin 
verdigini buyurur. Bu halk ettigi zevat, kendilerine liizumlu 
olan §eyleri, ondan isterler. Bu zevatm maiyyetleri de, kendi 
derecelerine gore ihtiyaclarmi talep ederler. Qiinku onlar da 
Allah'm halkidir. Allah'm temiz dostlan da bu haktandir. Hak 
Teala peygamberini esfiya olmadan evvel secmez, esfiyaya da 
bir safi tecellisi vermi§tir. 

Hak Teala'nm peygamberlerle olan beraberligi, onu koru- 
mak veya muhafaza etmek icin degil, ortaya koydugu davanm 
yuriimesi ve temelle§mesi icindir. Hak Teala bizatihi haber 
verdigine gore, bir cok enbiyanm kendi kavimleri tarafmdan, 
olduruldugunii bildirmektedir. Bunlar ne korundu ve ne de 
muhafaza edildi. Halbuki maiyyetin taraf tutup davanm yurii- 
mesi icin iimmetlere liizumlu huccet ve isbati, cikarmalan icab 
ederdi. 



412 Futuhat-i Mekkiye 

Hig bir kimse, ilahi vasif ve temizlik siizgecinden gegmeden 
peygamber olamaz. I§te son peygamber de bu siizgegten geg- 
mi§tir. Istafadan olmu§tur. Zira biitiin halk mustafa olamaz, 
her mustafa da peygamber olamaz. Ancak o teblig olayi olduk- 
tan sonra Mustafa peygamber olmu§tu. Bu haberi de ona ozel 
maiyyetiyle yapilmi§tir. Dolayisiyle Mustafa'yi da bu halktan 
kendine ozel bir peygamber yapmi§tir. 

Zati maiyyete gelince bu meghuldiir. Maiyyetin nisbetini bi- 
lemeyiz, ilimde ve lutiifte o kulla ve turn halkla beraberdir, es- 
fiya ile vekildir, enbiya ile te'yit ve isbat igin beraberdir, ozel 
maiyyetle de ne§ir, ve agmak igin beraberdir. 

128 — Ytizyirmisekizinci soru: 



\<&jj£s=*J& 



"Velezikrullahi ekberu." 

Bu sozii ile zikri nedir? 

Cevap: Bu kelamiyle kendi nefsine nefsini hatirlatmasidir. 
Kendi nefsi mahzari oldugu zikir de daha buyiiktiir. §unu bil 
ki Hak Teala bunu boyle sbylemeden kasdi, kendine kibriyali- 
gmdan dolayi bir sifatla bu vasfi vermedi. O soyle buyurdu: 



^Cji\S 



"Innessalate tenha a f nilfah§ai velmunkeri." 

bu sbziiyle iginde haram ve yasak olan bir hakikat binasim 
kurmu§tur. Bu ayette sugun faili namaz kilan olursa, haram 
olan bir §eyin tasarrutunu yasaklamak igindir. Bu ayetle iki 
hiikmii yasaklami§tir. Bu maddeler Fah§a ile Mtinker'dir. Bun- 
dan ba§ka taatlardan bahsetmiyor Ancak namaz kilanlara hi- 
tap edilmi§tir. Namazm fiil ve sozleri, igine, gokga zikir aldigi 
igin bunu tavsiye etmektedir. Musallinin dilini zikirle hareket 
ettirmek, namazm efaliyle beraberligi vardir. Bu sebeple, Ru- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 413 

kuda, sucut da bu zikir yapilir. Yarabbi bana hidayeti ihsan et, 
veya, rizkimi ver, bunlar hep zikirdir. 

Kendisi ismi fail olarak zakir olmus. oluyor. Zikredilen de ya- 
ni mezkurda Allah olmu§ oluyor. Bu zikirlerin en buyiigii Alla- 
ha yapilmis. oluyor. Bu sebeple Allah'in zikri, zikirlerin en bu- 
yiigii olmu§ oluyor. 

129 — Yiiz yirmi dokuzuncu soru: 
> 




"Fezkiirum ezkurkiim." 

Bu zikri nedir? 

Cevap: Bu zikir muvafakat ve anla§manm miikafatidir. Hak 
Teala: 

"Cezaen vifakan." 

buyurmus.tur. Buradaki Allah'in zikri, kulun zikrinden evvel 
namaz kilamn, sabiken kendisi oldugudur. O kendi zikrini, si- 
zin namazda yapacagimz zikirden sonraya birakmi§tir. Sizler 
onu zikretmeyince o sizi zikretmez. Onun zikrinden ilham 
alanlar ve muvaffak olanlar, onu ne diye hatirlamasm? Sakm 
ha, devamh onu hatirlaym ki o da sizi hatirlasm. §unu bil ki 
zikir onadir ve onun biiyuklugiinedir. 

Zikir, zikredenin halleriyle degi§ir. Kimi onu nefsinde i^in- 
den kat kat iizere zikreder. Qiinkii vicdan nefisten oldugu i^in 
Allaha avdet eder, bu zikir de dolayisiyle onunla birlikte Alla- 
h'a varmis, olur. Kendini oyalamak icin onu nefsinde zikreder 
ki, vicdan tekrar kendine donsiin, ve doner, bu ki§ilerden her 
biri onu bu yonde veya diger yonlerde tiimu ile zikrederse, Al- 
lah o §ahsi nefsinde zikretmi§ olur ki, §ahsm nefsinden Hak 
Teala'ya avdet ederek nefsine girer. Qiinkii ondan halk olmu§- 
tur. Ona doner ki, burada kulun zikriyle Allah'in zikri birbiri- 



414 Fiituhat-i Mekkiye 

nin benzeri olmus, olur, Bu ilahi bir ilimdir. Sizlere aciklarms. 
oluyorum. Allah dogruyu soyler, hidayete eri§ tirir. 

130 — Yiizotuzuncu soru: Adm manasi nedir? 

Cevap: Izden (eserden) olan bir keyfiyettir veya emirden 
olan bir izdir. Buna ad dersin ad olmu§ olur. Bazi dostlarimizca 
ad ve resim, ezeldeki hukmtiyle ebediyete ytiruyen, iki sifat ta- 
§ir. Adla resim arasmdaki fark, Allah ehlinin lafizlarindaki ma- 
na aciklamasmda gelecektir. 

131 — Ytiz otuz birinci soru: Ctimle Adlarin giktigi ba§ ad 
nedir? 

Cevap: Hie §uphesiz icinde (El Hayytil kayyiim) olan en bii- 
yuk adtir. Bunun Allah adi oldugunu soylersen, ben hayir duy- 
madim derim. Qiinkii bu, onun ozelligini gosterir. Fakat bu, ko- 
nu§anm sifati ise oteki adm hilafma Sidki gostermi§ olur. 

Tirmizi'nin mezhebinde zahir olan gergekten biitun adlarin 
cikti ba§ ad, biiyuk ve kamil olan insandan cikmi§tir. Eger ha- 
kikat bu ise bu adm aciklanmasi ve bildirilmesi ona du§mii§ 
oluyor. Qiinkii Hak Teala zatmdan zevk alarak Adem Aleyhis- 
selama, tiim ilahi adlan 6gretmi§, ve ona bunlari agiklami§ti. 
Hak Teala'nm ilahi gevresinde bir ad birakmadan, tiimiiyle ona 
gorunmu§tu, boylelikle oda ilahi adlarm halikini 6grenmi§ti. 

132 — Yiizotuzikinci soru: Hangi admin ozelligini yukari 
alemden gizlemistir? 

Cevap: Sakladigi bu ad, diger adlarm ondan giktigi adtir. 
Bunu soracak olursan bu ad, yirmi otuz adla miirekkeptir ele- 
yiniz. 

Bu adlarm aralarmda da 41 his ve mana vardir. Fakat bun- 
lar manen olmayip hissen 288 ve 6 sayiyle yukumliidur. Bu bii- 
yiik sayiyi ozel olarak alti sayi ile toplarsan bu ad miirekkep 
olur. Yok bu 288 den 6 sayiyi cikanr isen bu ad miirekkep ol- 
maz. I§te bunu, bundan fazla aciklayamayiz. Qiinkii Hak Teala 
kendini ilgilendiren bu ozelligi halkmdan saklami§tir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 415 

Bunu aciklamak bizlerin terbiye ve edebine yaki§maz. Ben 
Tirmizinin bu soru ile bunun §erh ve izahmi du§iindiigunu 
zannetmiyorum. Ancak bundan ehlullahi mesul tutarak, bu yo- 
niin aciklanmamasi icin smav gayesiyle bunu sordugunu tah- 
min ediyorum. Allah'm dostlari ise ilahi edeple susludiirler. Al- 
lah'm onlara gbsterdigini gizleyemezler. Onlar da Allah'm giz- 
ledigini goremezler. Bu bbyle bilinmelidir. 

133 — Yuzotuzuciincii soru: Slileymamn efendisi bunu nasil 
elde etmis, ve Stileyman Aleyhisselamdan bunu nasil gizlemi§- 
tir? 

Cevap: Kendi cemiyetindeki talebeligi zamamnda cah§ma- 
siyle elde etmi§tir. §eyhi ondaki iistiin halleri sezmis, ve bunu 
ondan gizlemi§tir, cunkii hiikiim vaktindir, onun peygamberlik 
vaktinin geldigini anlami§tir. O hangi cemiyete elgi olarak gbn- 
derilmi§ ise, onun sahibi olmu§ olur. Onun gbnderildigi dostta 
kendi toplumundandir. Kendisi rabbinden aldigi emirle toplu- 
luguna yoneldi, ve Stileymana yiiriiyecegi yolda ne gibi §eylere 
katlanacagim gbstermi§ti. Siileymanm efal ve harekati Belkis 
toplulugunda kadrinin, ve §6hretinin yukselmesine yol acmi§- 
tir. Belkis boylelikle ondan bir §ey esirgememi§tir. Siileymanda 
odevini kismen unutarak bu melikenin tantanali hayatma ka- 
pildigmdan, Hak Teala ondan makamimn nezahetini korumak 
icin ona verdigi tasarruf iznini katlayip kaldirmi§ti. 

134 — Yuzotuzdbrdiincii soru: Bunun sebebi ne idi? 
Bunun sebebi, ba§kalarma haber vermektir. §eyhine tabi 

olan bir talebe bu haberi ba§kasma aktarirsa, §eyhin kudreti, 
onun ta'zim ve biiyiikliigii mechulatta kalir. Bu hal Siileyman- 
da zuhur etmeseydi o, vehim ve §iipheye diis,erdi. §iiphesiz 
onun da gayesi budur. anda Siileymanm goriinii§unii ancak 
Allah bilir. O edep ve ahlak gbriinii§unde idi, tasarrufunda 
onun §irke dii§mesini istemiyordu. 

Ebussuudun dedigi gibi, istedigi tasarrufu verdim ve onu bi- 
raktim... Hak Teala oyle istemi§ti.. Bu uzun bir hikayedir. 



416 Futuhat-i Mekkiye 

Burada peygambere dus,en odev isbati sahibinin eliyle gos- 
termektir. §ayet tabi bunu tasdik ederse, ve onun hizmetinde 
bulunursa bu isbatm hakki tamamlanmis, olur. §ayet bunda 
bir hayir gbriirlerse, bu haller tabi olanlar da ilerleme ve yuk- 
selme hirsim artirmis, olur. 

135 — Yiizotuzbesinci soru: Ona bu Adlardan neyi ogretti, 
harfleri mi veya manasim mi ? 

Cevap: Manasim ogretmeyip harflerini 6gretmi§tir. Manasi- 
ni bilmis, olsaydi, Siileymam men ettigi gibi bununla amel et- 
mesini de menederdi. Allah'm, Musamn dostu hakkmdaki soz- 
lerini gormiiyor musun? O harfm manaya yapi§tigi gibi o da, 
dostu da Musa'ya giydirilmi§ bir elbise gibi uzerinden cikmi- 
yordu. Fakat o, ondan siynldi ve cikti, ona Allah taatmdan ba§- 
ka^muamelede bulundu. Hak Teala onu uzdti ve peri§an etti. 
Fakat Suleymamn dostu onunla Allah taatmda ugra§ti ve mut- 
lu oldu. 

Gecmis. iimmetlerden bunun manasim bilenler ancak pey- 
gamberler ve elcilerdir. Bunun mana ve adini i§te bu Muham- 
medi taife bilmis, oldu. Bunlardan bir kismma bunun mana ve 
harflerini toplattirdi, bazilarma da manasim verdi. Bu iimmete 
mana vermeyip, yalmz harflerini verdigi gorulmemi§tir. Yerin 
ve semavatm parcalayicisi olan Allah, manayi vermeyip harfle- 
rini vermistir. 

136 — Yiizotuzaltmci soru: Bu sakh kapisi nerdedir? 
Cevap: Magrip illerindedir. Peygamber efendimizin bir hadi- 

sinde, Magripte oyle bir taife vardir ki, kiyamet giiniine kadar 
hak yolunda yiiruyeceklerdir, tovbe kapisi kapanip kilitlendik- 
ten sonra giine§ onlarm iizerine batidan dogacaktir, bu tovbe 
kapilari kapandiktan sonra artik nefsin imam yaramayacaktir. 
Buyurmu§lardir. 

Allah'm mii'min kuluna hig bir kapi kapanmayacaktir. Oyle 
ise onsuz nasil kilitlenir. Mii'mine de ceza olsun diye onu o ka- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 417 

pimn arkasinda birakmistir. Mii'min oraya girdikten sonra cik- 
mamasi icin, mu'minin inayetiyle o kapi kapanmi§tir. Artik 
imi'minin oradan cikacagi bir kapi kalmami§tir. Hak Teala ka- 
fire vebal, mii'mine de rahmet olarak batidaki tovbe kapismi 
kapami§tir. Qunkii orasi gizliliklerin saklandigi diyardir. Bu 
dyle bir sirdir ki ihtisas sahipleri ancak bunu bilir. §ayet bu 
kapi doguda olsaydi, herkese zahir olurdu. Genellikle islahi ka- 
bil olmayan fesad cikardi. O vakit dogu fesadin menbai ve 
umumun bir iptila evi olmus. olurdu. Bati dunyaya ciki§ ve ahi- 
rete giri§ yeri olurdu. Allah her seye kadirdir. 

137 — Yiizotuzyedinci soru: Elbisesi nasildir? 

Cevap: Onu davet eden gibi manevidir. Adim mana bakimin- 
dan gercek olarak ahrsan, elbisesi kendi adimn harfleridir. §a- 
yet harfler yoniinden almak istersen, elbisesi onu davet edenin 
hali olmus, olur. Tahayyiilde hissi buna §ahit tutarsan, onun 
kisvesi diki§siz, iizerinde buru§an sarimtirak bir renk olmus, 
olur. 

Beni Israilin acik renkteki sari inegini gormuyor musun? 
Bununla oluyii diriltmi§tir. Bilhassa bu olay ki§ ba§langici olan 
safer aymin birinden on be§ine kadar olursa, ilim hayatmm, 
iman hayatinin en azametli bir eseri olmus. olur. Qiinkii diger 
zamanlara nisbeten bu olaylar, bu ayda siiratle olmus olur. Ye- 
ter ki, giydigi elbise, yiin veya hay van kihndan, deve tiiyiinden 
olmu§ olsun. 

Qiinku Hak Teala o kavimlere turlu §ekillerle gorunmu§ olur 
ki, giyimi de degi§ir. §ayet hep aym sekilde goriinseydi size ke- 
sin olarak kisvesinin §u olacagmi soyleyebilirdik. 

Bazilari hakkin kisvesini sari renkte yani safran renginde 
bir deri oldugunu soylerler. Bilhassa Hiiseyin bin Mansur bunu 
boyle anlattigimiz gibi gbrmustiir ki bazi uzuvlarim ona goster- 
memek icin alti arsm, boyunda sari renkteki deriyle orttugiinii 
soyler. 



418 Futithat-i Mekkiye 

138 — Yuzotuzsekizinci soru: Harfleri nedir? 
Cevap:Elelif Jol^ Ellam f$& elelif velvav ^IJljoS^I 

Elzay uf Ijb Elra *\)\j Eldal Jllilj Elzal &Wj dir. 

Bunlari Ozel olarak birbirine yiiklersek, bu ad kendiliginden 
nes/et etmi§ olur. Ve gbzii, rengi, boyu, eni, miktari cikmi§ olur. 

Ben bunu biliyorum, benim arzum Hak Teala'dan §udur ki 
kesin olarak ubudiyet ki, rububiyyetin hissen ve manen ate§i 
bize dokunmasin. 

139 — Yiizotuzdokuzuncu soru: Harflerin her biri kesin ola- 
rak adlarmm anahtaridir, bu adlar nerdedir, bu harflerin sayi- 
si 28 olduguna gore bu harfler nelerdir? 

Cevap: Bu harflerden bir teki sayisiz bir cok ilahi adlari 
agar. Bu harflerin acacagi adlar, istilah hiikmiiyle bu harfler- 
den te§ekkul etmi§ ilahi adlarin adlarini acmi§ olur. §u sabit 
olmus,ur ki, Hak Teala konu§kandir, konu§ur. Bundan dolayi 
nefsini kelam ile adlandirmi§tir. Ona yaki§an da budur. I§te 
harflerden cikan bu adlar da o adlarin adi olmu§ olur. §ayet 
her bi harf bir adi acmi§ olsa, buna hayet edilirdi. 

Umumun ezberindeki adlari duymuyormusun? Mesela Me- 

lik dlil 

Elmusavvir oJ^L* Elmennan ^^XVj Elmuktedir 

jX&& Elmiihyi J*j Elmumit ^S Elmalik I0j 

Elmelik ^jfc Elmukaddem 5% Elmuahhir Cj^'j 

Elmximin Jo^ Elmuheymin u^ ] j Elmiitekebbir j^Slj 

Elmugni ^5 Elmuiz J^ Elmuzil «Jj^L? 

Gibi, bu saydiklarimiz bir harfin actigi adlardir. Ve daha gok 
vardir. §unu bil ki, diinyada bulunan her ad, onun adidir. Ba§- 
kasimn degildir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 419 

Dtinyadaki mahluklar onun adim sayamazlar. Ve tesbit ede- 
mezler. 

I§te bu harflar az olmasma ragmen sayilmayacak ilahi adla- 
rm anahtandir. Peki bu harflar nerdedir demi§ olsak, sen de 
ona §6yle cevap verirsin, bu harflar, Rahmanm nefesine maruz 
olan nefeslerin viisati icindedir. Hak Teala adlarmm sayica co- 
galmasi, ancak g6rus,lerine baghdir. Ona nisbetle sayi adlan 
hakim olmaz. Hatta ozel adi Vahidin de ona bir hiikmii olmaz. 
Buna gore Hak Tealanm adlan ne vahdetle ve ne de kesretle 
sifatlanir. 

140 — Yiizkirkmci soru: Elif harfi harflarm nasil ba§langici 
olmu§tur? 

Cevap: Qiinkii bu harf dogru hareket eder, cunkii bu Elif bir 
nesnenin olmasi icin, her §eyi yapan gozeten bir harftir. §ayet 
tekewiin ufki hareketle olur demi§ olsak, tekevviin ancak has- 
tahkla olur, hastahkla bir temayiildtir. Hak Teala'mn icad etti- 
gi bu alem hakkmda illetlerin illeti olarak hiikmi akilla soyle- 
nenleri gormtiyor musun? Halbuki illet kiyana ve i§e bakmaya 
mani olan bir haldir. Faraza diyelim ki viicud, bu ilete nezaret 
etsin ve onun hizmetinde bulunsun, burada her emrin bir baki- 
cisi, vardir. Bunu oyle bil.. Uluhiyetinde bakicisi hie §uphesiz 
kendine ilah olacak bir Me'luhu talep eder. Burada Elif harfi, 
yiikiimlu olan Lam harfini ancak kendine munasip goriir ve 
onunla birle§ir. Bu da Elif ve Nundan terekkiip eder. Bu birle§- 
me olunca lafzi lam harfi degil rakami lam harfi gikmi§ olur. 
Lafzi lam, rakamla §ekli iki harftan ibarettir. Talaffuzda bir 
onun gibi bir fiil yapar, nak§etmede elif ve nunun fiilini yapmi§ 
olur. Boylece her harf bununla ytikumlii olur ki, Nun harfi ya- 
kmdan fiilini yaptigi gibi Ka ve Zay harflari da fiilini uzaktan 
yapmi§ olur. 

Qiinku Nun harfi, Zay ve Ra'dan miirekkeptir. Burada ben 
rakami harflari istedim, anlattigimiz gibi rakama Elif ile ba§- 
landi, bununla turn harflarm, §ekli agilmi§ oldu. Qiinkii, nasil 
ki nokta hattm temelini te§kil ediyorsa, hatta §ekillerin ashni 



420 Futuhat-i Mekkiye 

teskil etmi§ olur. I§te cizgi ve hat ta bu Eliftir. Harflarda bun- 
dan te§ekkiil eder, onda erir gider. Qtinkti o turn harflarm te- 
melidir. 

Lafzi harflara gelince, hie §iiphesiz bunu da Elif yapmis, olur 
ki, §ayet bu yayilma ve agilma onu doyurursa, o da harftan cik- 
mi§ olur. §ayet harfa harf yiikleyip doyurursan, Elif harfi rag- 
bet goriir ve ona temayiil ba§lar ki, bu temayulii de, illetli olan 
Vav harfi yapmi§ olur ki, bu fazla doyumdan cikmi§ olur. 

Mesela: 

or 

"Kun" 
demek istedigimiz zaman burada Kaf harfi vav harfiyle doyu- 
rularak getirilmistir. Peki buradaki vav harfi ne olmu§tur? de- 
mis, olsak, cevap olarak siikunda kaybolmu§tur deriz. Bu da 
bunun subutudur. Qunkii Hak haraket etmez. Burada Vav har- 
finin siikunu 



if 



0„ 
"Kun" 

ile kar§ilasirsa> Nun harfinin siikunu giyaben vavla sifatlan- 
mi§ olur. Hak Teala'mn dedigi gibi: 



^J>Ji° i y^*\jk>* 



"Halaka ademe ala suretihi." 

Ademi sureti tizre halk etti, buyurdugu gibi. Adlari da i§te bu 



/ 



"Kiin" 

de bulunan Nun harfinin vududiyle sabit kilmi§tir. Bu ilahi se- 
bepleri cahiller kabullenmez ve kaldirmak ister. Bu sebepleri 
sabit isbat edenler de ilahi ilimle ugra§an ahlak ve edep sahibi 
alimlerdir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 421 

Lafzi harflardan ruh alemleri bulunur, rakami harflardan 
his alemi bulunur, fikri harflardan da hayal ve akil alemi bulu- 
nur. Bu harflardan her ce§idden harfla adlarm adi te§ekktil et- 
mis, olur. 

141 — Yuzkirkbirinci soru: Sonunda Elif ve Lam harfi nasil 
tekerriir eder? 

Cevap: Bu yon mtinasip ve giftle§mi§ rakami harflara mah- 
sustur. Bu bir nazimdir. 



"Elif, be, te, se" 

Harflan ise vazi ebced harflari degildir. Qunku lam ve Elif 
ancak nazimda gikmi§tir. 






"Elif, be, te, se" 

Harflari ise §ekil itibariyle ebced hilafma kendine miinasip 
harflari segerek siralami§tir. Qiinkii Lam harfi Elif harfinin el- 
bisesi ve cenneti olmu§ oluyor. Bu da yapi§ik Nun harfiyle 6r- 
tunmiis, oluyor ki, onunla lam'm vucud bulmasi tamamlanmis, 
olup nazmin sonuna birakilmi§ olur ki, ondan sonra ancak Ya 
kalmi§ olur ki, bu terkip aleminde gikmista ki, bu i§aretlerin 
en sonuncusudur. Bu sebeple en sona Ya'i birakmi§tir. Qiinkii 
ona yer olarak ancak dip kalmi§tir. Bu harfin bu §ekildeki ini§ 
sebebi, fazlaca doyurularak agirlasmasmdan ileri gelmi§tir. Ve 
bu ini§in son duragi da dip olmu§tur. 

Bizler Hak Teala'nm icad etmis, oldugu e§yaya, e§ya nazariy- 
le bakmi§ oluruz. Halbuki bu e§yanm vazii haktan ba§kasi de- 
gildir ve onun eseridir. Madem ki ba§langic olarak birincilik 
Elifdedir, sonunculukta onda olmasi arzu edilir. Onun kemali 
harflarm basmda cikmasidir. Bbylelikle onun batini da harf- 
larm sonunda olmasi arzu edilir ki, ba§langici nihayetle zahiri 
de batinla toplamis, olsun. Ya harfi da his alemine meyl eden 



422 — - — Fiituhat-i Mekkiye 

bir harfdir. Lamelif icindeki elife rehber olmasi bu dii§u§e se- 
bep olmu§tur, Bu dii§tugu alemde siifli alemdir. Burada lam 
harfi aynlarak Elifin boynuna sanlirsa Nun harfi blikiilerek 
kiiciilur. Ve Lam igindeki Elif lame-lifle kar§ila§mi§ olur. Hatta 
burada onu bizzat kendi nefsi kar§ilar ki, Elif Elifi kar§ilayip, 
nun harfini aralarma baglamis, olsunlar. Burada Elif Rabbiyle 
birle§en kulun sirri olmu§ olur. Bu da Allah'm bir minnet kapi- 
sidir ki, Hafi Teala, bu yonde: 







.jLOj 



{ y 



"Lev enfakte ma filardi cemia'n ma ellefte beyne 
kulubihim." 

Buyurmu§lardir. Burada dikkat edecek olursak, burada Hak 
Teala, kalplerini kendi aralarmda birle§tirdik dememektedir. 
Bunun arasma He'nin Hu'sunu getirerek, Ilahi adlarm coklu- 
gundan cemiyette kendilerine miinasip du§eni gostermek icin, 
Mim harfini cemi yaparak onlan 6rtmii§tur. 

Biitiin bu anlatilanlardan murad §udur, Allah siiphanehii ve 
Teala miiminlerin kalplerini onun kalbine yakla§tirmi§ ve an- 
la§tirmi§tir. Qiinkii miiminler Resuliillah (Sallallahii aleyhi ve 
sellem) efendimizin etrafmda sirf Allah ve onun icin toplanmi§ 
ve onunla birlik olmu§lardir. 

V-J c__> C-J I 

"Elif, be, te, se" 

Harf nazmmda, lam elifin ne icin tekrarlandigmi anladm 
degil mi? 

142 — Yiizkirkikinci soru: Hangi hesapla bu harflarm sayi- 
si 28 olmu§tur? 

Cevap: Unsuri alemde bu harflarm benzerlerinin cikmas- 
mdan ileri gelmi§tir. Nasil ki toprak ve su hayvani cisimlere, 
ate§ unsuru cinlere, ve unsuri aleme mahsus ise, hava unsu- 
runda da bu harflarm sultam vardir. 



Muhyiddin-i thn-i Arabi 423 

En yankin sebep bunlari bu unsura intisap ettirmektir. Qiin- 
ku unsurlar feleklerin hareketinden meydana gelmi§tir. Felek- 
lerden bir felegin hareketi 28 konaktir. 

Alem ise Rahmamn nefesinden olmu§tur. Qiinkii Allah ona 
ilahi adlarla nefes etmi§tir. Nefes etmek hava unsuruna miina- 
sip oldugundan feleki duraklar hava unsurunda te§ekkiil et- 
mi§tir. Bu imsurlann cikmasi ve hiikum zamam gelince bunla- 
rm neler yapacagim bize gostermi§tir. Bu unsurda viicud bulan 
en miikemmel ne§et, insan olmu§tur ki, icinde hak olan la elif- 
le, 28 harfiii ciktigi 28 felegin duragmdan olmu§ bir surettir. 

I§te bu harfler nihayetsiz olan biitiin kelimeleri icad etmi§- 
tir. Bu beyanla sizlere hangi hesapla bu harflerin 28 oldugunu 
anlatmi§ oldum. 

143 — Yiizkirkiiciincu soru: Ademi kendi sureti iizre halk et- 
mis.tir demesi nedendir? 

Cevap : §unu bilki, dii§iinen ne du§uniirse, du§iiniilen odur. 
Ba§ka bir §ey degildir. Muhakkak ki Hak Teala alemi de kendi - 
si gibi gormek ister. Insan dedigimiz Adem tlim alemin biitiinii 
sayihr. Qiinkii o bir kiiciik insan olup biiyiik alemin oziinden 
cikmis.tir. Alemin biiyiiklugiinii insan idraki icine almaz, fakat 
insan hacim itibariyle en kiigiik makul varlik oldugu icin idrak 
gerek suretinden ve gerek aksammdan ta§idigi ruhani kuvve- 
tinden onu koruyabilir. 

Allahii Teala kendi admdan olan, Allah'tan ba§ka Ilahi adi- 
mn gercegini insanm viicut aksamma baglami§tir. Bununla 
tiim Ilahi adlari insana baglami§ oluyor. §ayet Allah biitiin ad- 
lari tazammum ediyorsa, bundan dolayi Adem Allah adi sure- 
tiyle cikmi§tir. 

Keza insan denilen varlik, cismi ufak olmakla beraber, bii- 
tiin manalan kendinde ta§ir, insan kendi cirminden daha ufak 
olsa da, ondan insan adi zeval bulmaz, hala insandir ve insan 
kalir. Bu da misal olarak bir devenin terzi ignesi deliginden 
gecmesine benzer. Qiinkii buna imkan yoktur. Ne deveyi kiiciih 



424 Futuhat-i Mekkiye 

tebiliriz ve ne de igne deligini buyiitebiliriz, bunun aksini ka- 
bul etsek, deve develigini kaybeder, ignede igneliginden cikmis. 
olur. Ins an yapismm irilik veya ufakhgi, kendi sifatmdan bir 
§ey kaybettirmez. 

Kudret ise igne deliginden gececek bir deve yaratabilir. Her 
§eyi yapan isterse onu da yapar. 

Keza insan viicudca ne kadar ufak olursa olsun, biiyiik ale- 
min biitiin gerceklerini kendinde toplami§ oluyor. Bundan do- 
layi akilli olanlara biiyiik alim admi verirler. Alemde zuhur et- 
meyecek bir mana kalmaz. Ilim malumu tasvir eder. Zati ale- 
min sifati ilimdir. Onun ilmi de onun suretidir. Ademde bu su- 
ret iizre halk edilmi§tir bu sebeple Hak Teala Ademi kendi su- 
reti iizerine halk etmi§tir. Vicdan Ademe donsede, bu mana hig 
bir zaman degi§mez. Ademin sureti ilmen suret olarak kaldigi 
gibi suretide hissen ashna mutabik olarak kalmi§ olur. Bu ha- 
kikatler ancak hayal veya akil yoliyle du§iiniilebilir. Fakat biz 
ve emsalimiz gibiler bunu hayal ve tasavvur etmeden bilir. Ha- 
disde geldigi iizre §unu anladik ki, Hak Teala Ademi kendi su- 
reti iizre halk etmi§tir. Onu ogrenmek ve bilmek igin degil, ta- 
savvur yoniinden kendine.benzetmi§tir. 

141 — Yiizkirkdordiincii soru: 12 Peygamberin ummetimden 
olmasim temenni ederim, sozii nedir? 

Cevap: En hayirh iimmet Muhammed iimmetidir. Diger ve 
sabik iimmetlerin Enbiya ve etbama verilmi§ olandan daha 
fazla olarak Resulullah efendimize hediye edilmis, siinnetler 
vardir. Sabik ummetler Peygamberlerinin getirdigi siinnetlerle 
yiirumemi§lerdir. Siinnetle yiirumek bu iimmete kismet olmu§- 
tur ki, bu sebeple iimmetlerin en hayirlisi olmu§uz. 

Bizler ve Enbiyalar bu hayirda bir meslek icindeyiz. Pey- 
gamberlerle iimmeti arasmdaki mertebe birdir. Allah katmda 
her peygamberin kendi iimmetinden daha hayirh oldugu gibi, 
Muhammed de Allah katmda iimmetinden daha hayirlidir. 
Bbylelikle (Sallallahii aleyhi ve sellem) efendimiz enbiyanm en 
hayirhsidir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 425 

Bu sorudaki 12 Peygamber geceleyin dogmus.lardir, oliinceye 
kadar oruc tutmu§lardir. Butiin omurleri boyunca bir gun dahi 
oruglarim bozmadilar, onlari ozenerek bunlarm iimmeti Mu- 
hammedden olmasim Allah'tan dileriz. Artik temenni biz den , 
muhabbette onlara kalmis.tir. Kimi severlerse kiyamet gunii 
onunla olacaklardir. 

Kiyamet giinii sabik iimmetlerin peygamberlerinden iki iic 
peygamber gelir, Muhammed (S.L.A.M.) gcldigi vakit iimmetiy- 
le birlikte, maiyyetinde, Enbiyalar tabi Enbiyalar, tabi olma- 
yan Peygamber ve evliyalar bulunur. Bunlarm tiimu onu takip 
eder. Onun pe§inde yiiriiyenler iic smif te§kil eder. Bu 50k ge- 
ni§ bir mevzudur, daha evvelki derslerimizde kismen bunu 
agiklami§tik, bunu burada keserek §unu bilmemiz icab ederki, 
Hak Teala nasilki uzak felek bur9lariml2 yapti ise bu peygam- 
berleride 12 yapmi§tir. Her bir burg bu 12 Peygamberin giki§ 
burcudur. Bunlarm iimmet-i Muhammetden olmalari temenni 
olunur. 

145 — Ytizkirkbe§inci soru: Musa aleyhisselamm, beni iim- 
■ meti Muhammetden eyle diye dua etmesinin manasi nedir? 

Cevap: Hazreti Musa, kendi ummetinin kendisine olan nis- 
betini ve Peygamberlerin Muhammede olan nisbetinin ne oldu- 
gunu ve aradaki farki ogrendiginden bu sozii soylemi§tir. 

Kendi ummetinin kendine olan nisbeti, ancak zahiri ve bati- 
ni adiyledir, ve Enbiyanm kendine olan nisbeti de batini adiy- 
ledir. Hazreti Musa iki adm §eriacmdan bulunmasmi Allah'tan 
istemi§tir. Fakat kendisinin tabi bir Peygamber oldugunu anla- 
yinca kendi yoniinii efendimizin yaninda ikamete hasretmi§tir. 

§ayet kiyamet giinii gosteri§ kalabahkla olmu§ olsaydi, Pey- 
gamberlerin iginde Musa'mn etbamdan daha kalabalik bir Pey- 
gamber bulunmazdi. Sahih'deki habere gore, (Sallallahii aleyhi 
ve sellem) efendimiz, bir gun havada muazzam bir karalti go- 
riir, bunun ne oldugunu Allah'mdan sorar ona, bu muazzam 
karaltmm Musa ummetinin kalabahgidir diye buyurulur. Re- 
suliillah efendimiz kiyamet gununiin efendisiyim, demi§tir. 
Efendilik goklukla degildir. 



426 -■ Futuhat-i Mekkiye 

§ayet Hazreti Musa diiasiyle ve batini ve zahiri olarak iim- 
meti Muhammetden ise, bu kalabaligi ile bizim karaltimizi hie 
§uphesiz artiracaktir. Musa'nm duasmdaki iki adm birle§mesi- 
ni yiice Peygamberimizde bizlere bildirmi§tir. Bundan dolayi 
Musa da Ha§ir giinu iimmetiyle bizim siralarimizda bulunma- 
smdan iftihar duyacaktir. Kendisi Peygamberimizin maiyetin- 
de umeradan biri gibi duracaktir. Kuwet ve ordu yoniinden en 
kuwetli orduya sahip bir kumandan olarak, efendimizin hiir- 
met ve takdir edecegi bir ki§i olacaktir. Tirmizi bir eserinde, 
iimmeti Muhammed iginde, Eba Bekir Siddik'tan daha faziletli 
kim vardir der. Evet Resuliillah efendimizden sonra muslii- 
manlar icinde ondan daha faziletlisini goremeyiz, bu bilinen 
bir keyfiyettir. 

§u varki, Peygamber olarak Isa Aleyhisselam Eba Bekirden 
daha faziletlidir. Qiinkii oda Muhammede tabi ; iimmeti Mu- 
hammetdendir. Bunu da daha evvelki derslerimizde anlatmi§- 
tik ki, dti§manlari da bilsin ve ogrensin. Hazreti Isa kesin ola- 
rak son zamanda bu iimmete inecektir, Resuliillah efendimizin 
siinnetiyle hiikiim yuriitecektir, diger ir§atci dogru yolu goste- 
ren halifeler gibi hiikmedecektir. Domuzu olduriip salibi kira- 
caktir. Boylelikle kitab ehlinden bir cok halk islam olacaktir, 
bunu boyle bilmeli.... 

146 — Yiiz kirk altmci soru: Peygamber olmayan Allah'm 
ibadi vardir, Peygamberler bunlarm Allah'a yakmligim ve ma- 
kamini kiskamrlar bunlar kimlerdir? 

Cevap: Bunlar seri Enbiyalar olmayip, ilim ve ahlak Enbiya- 
laridir. Seri Peygamberlerin hidayet nurunu alarak bu hidaye- 
te erdiler. Bu kitabimizm bazi kapilannda bunlan anlatmistik. 

Evet, bu gibilerin tabileri yoktur, sebebi ise ikidir. Biricin se~ 
bep nefisleriyle ve biitun basiretleriyle Allah'a yaptiklan du- 
alarm zenginligidir. Bunlarm kim olduklarim tabi Peygamber- 
lerde tamyamaz. Qiinkii yiizleri ne diinyada ve ne de ahirette 
karadir. Enbiya, elgiler, ve melaikelerce siyah goruniirler. Bu 
siyahliklarmdan dolayi insanlar yoniinden de bilinmezler. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 427 

Dimyada \nm\ar bilinmedigi gibi ahirette de biYmmezW ve 
b\m\aia §efaat istenmez, bu gvbilei ozeflSde kiyamet gtxmi ra- 
laata ermi§ dostlardan olmu§ olurar. 

Ahiret giiniinde Enbiyalar kendileri icin degil iimmetleri 
icin biiyiik korku gecirir. Diger Enbiyalar ise kendi nefisleri 
igin iclerinde biiyiik korku uyamr. Ancak bu anlattigimiz taife- 
dir ki, o giin icin ne nefislerine ve ne de ba§kalari icin hie bir 
korku ve deh§et duymazlar. Sebebi ise diger Peygamberler gibi 
ne iimmetleri vardir ve ne de tabalari vardir. Bunlan Melaike- 
ler kar§ilar ve onlara: 




■$$&* 



"Heza yevmukumullezi kuntiim tua'dune." 

I§te size vait edilen bugiindiir, derler. Ve buyur ederler. Bu se- 
beple onlardan korku ve heyecan kalkmis. tarn bir rahatliga ka- 
vu§mu§lardir. Peygamberler bundan dolayi onlara ozenir ve 
kiskamrlar. 

147 — Yiiz kirk yedinci soru: *i\>— ~> "Bismillahi" Bunun 
manasi nedir? 

Cevap: Bu besmelenin ba§langici, tekevviinde kul icin Hak 

Teala'nm buyrugu olan ,j^=* "Kiin" Ktin yani (ol) demek 
derece ve mesabesindedir. Qiinkii bu sozle Hak Teala istedigini 

yaratir. Hallaci Manstir bir sozunde, Kulun £y^ La "Bismi- 

lahi" demesi Hak Teala'nm v "-a "Kiin" demesine benzer 



demi§tir. Bazi Allah'm kullari vardir ki, Bismillah demeden 
kiin tabirini kulamrlar ki, bunlar da o iimmetin biiyiikleridir. 

Resuliillah efendimizden naklen anlatildigma gore, Tebiik 
gazvesi esnasmda tammadiklari bir ki§iye rastladilar Resulu 
Ekrem ona, sen Ebuzer ol buyurdular, oda Ebuzer olmus.tu. 
Burada Resuliillah efendimiz, Bismillah dememi§tir, yalmzca 



428 Futuhat-i Mekkiye 

ol kelimesi agzmdan $ikmi§ti. Halbuki ol kelimesi bir emri Ila- 
hidir, ve kesindir. 

Farzlariyle nafilelerini birakmayan bir ki§i, nafile namazlar 
iistiin tutularak Hak Teala tarafmdan sevilir. Bundan dolayi 
Hak Teala onlarm duygulari, basiretleri eli ve kuvveti olmayi 
arzular. Bunun icindir ki, Peygamberimiz bunlarm nur olmasi- 
m dilemi§tir. Qiinkii Hak Teala bizatihi 



"Feinnallahe nurussemavati velardi." 

Yerin ve goklerin nurudur. Bundan dolayi htikema ehli de bu 
ybnde derlerki, kuldan istenilen §ey ilahi, adlarla sifatlanmak- 
tir. 

Hak Teala bizleri ilahi adlarmdan ve sifatlarmdan mahrum 
etmemesini dileriz. Allah dogruyu soyler ve hidayete eri§tirir. 

148 — Yiizkirksekizinci soru: Sana selam olsun ey Nebi, so- 
zuniin anlami nedir? 

Cevap: Arz ve selamlama Peygamberlerin sifatmdan oldu- 
gundan, miiminlerden de bu selam istenmi§tir. Selam verme 
gibi Peygamberlerin getirdikleri bir meseleyi, illetli olarak gor- 
meyip, ona inanmalari lazimdir. 

§ayet Peygamber illetli olarak gelirse, malul olanlari nasil 
kabul ederse onu da oylece kabul etmesi icab eder. §ayet bun- 
lari getirmezse ona selam verir §6yle der. 

"Esselamii a'leyke eyyuhennebiyyii." 

149 — Yiizkirkdokuzuncu soru: 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 429 

"Esselamu a'leyna ve a'la i'badillahissalihine." 

Neden soylenir? 

Cevap: Bu soziiyle bizlere selam vermek istemektedir. Buna 
kar§ihk, itiraz etmeden nefislerimizi bu selama kar§ihk verme- 
ye icbar ederiz. 

Bu gbrunu§te hukum, §ayet kar§ihk vermeyi icab ediyorsa, 
muhakkak ki, gerek bizler ve gerekse salih kullar bu iltifata i§- 
tirak ederler, ve selam verirler. 

Bu selama i§tirak edenler salih sifatmi ta§imalan icab ettigi 
cihetle, bu selamm gercek olarak bize yapildigi htikmiine gec- 
mi§ olmasidir. Hak Teala: 

"Fesellimu a'la enfusikiim tehiyyeten min i'ndillahi 
miibareken tayyibeten." 

Allah adma kendi nefislerinizle kendiniz miibarek ve giizel bir 
selam verin buyurmu§lardir. 

Ilahi emirleri biitiin mertebelerde temsil etmek igin Hak Te- 
ala bize nefislerimize selam vermeyi emretmi§tir. Boylece in- 
san, namazmda kendi nefsinin yabancisi olarak Allah'i ile be- 
raber olmalidir ki, ona Rabbinin kelamiyle bu selami vermis, ol- 
sun. Yukardaki ayetin sonu da, Allah'm kula selami anlammi 
ta§ir. Sende burada kendi nefsinin tercemani olmu§ olursun. 

150 — Yiizellinci soru: Ehli beytim ummetime emanettir, ne 
demektir? 

(Sallallahu aleyhi ve sellem) efendimiz "Selman bizim ehl-i 
beytimizdendir" buyurmu§lardir. Her kulda efendisinin sifati 
bulunur. O Allah'm kulu olarak geldiginde onu kendi sifati 
olan kesin taatla sifatlandinp adim Muhammed ve Ahmet koy- 
mu§ tur. Kur'an ehlide Allah'm sifatiyle sifatlanmis. oldugundan 
Allah ailesinden sayilir. 



430 — — Futuhat-i Mekkiye 

Kufan bir emniyyet ve §ifa kaynagidir. Kur'anm iimmetide 
ona gonderilen Peygamberin iimmetidir. Bu iimmetten Pey- 
gamberin sifatiyle sifatlanan kimse ehli beytten sayilir. Boyle- 
likle butiin bu vasif sahipleri Allah'm ehli beyti olmu§ olur. 
Hak Teala'dan iimmeti Muhammede gelecek rahmeti bildiren 
§u ayete bakiniz: 






>.JLS?^-> 



"Ve rahmeti vesia't kiille §ey f in." 

Rahmetim oyle geni§tirki her §eyi icine alir. Peygamberine de 
bu sifati verdigini §u aye tie bildirmektedir: 




"Bilmu'minine reufun rahimun." 

Bu iimmetten mumin olmayan tek ki§i yoktur. Tumu Allah'a 
iman etmi§tir. Bu bahsi kitabimizm bazi yerlerinde yerine gore 
aciklami§tik, bu sebeple bunu ozetleyelim. 

Hak Teala Peygamberimiz zevcelerine §u vasifta bulunmala- 
nm tavsiye derek §unlari bildirmi§tir: 






"Ve karrene fi buyutikunne ve la teberrecne teber- 
rucelcahiliyyetilula ve ekimnessalate ve atinezzekate ve 
eti'nallahe ve resulehu." 

Anlam olarak, Evinizde birbirinize yakm olun, birinci cahiliyet 
devrindeki gibi evinizi birakip siislenerek di§ari gikmaym, na- 
mazmizi kilm, zekatimzi verin, Allah ve Resuliiniin emirlerine 
saygili olunuz, buyuruyorlar. Hak Teala bu talimati onlara sirf 
Muhammedin .zevceleri olduklarmdan bu miibarek aileye bir 



Muhyiddin-i Ibn~i Arabi 431 

soz ve leke gelmemesi icin gondermi§tir. Onlarm §eytana uya- 
rak yapacagi usulsiiz bir hareket, Allah'm sevdigi bu Resuliin 
ailesine yaki§ik olmazdi. Qiinkii onun makami Allah katmda 
en yiiksek yerde idi. 

Keza Muhammedin iimmeti de oteki diinyada ate§te ebedi 
olarak kalsalardi bu utanc ve §erefsizlik olacak, Resuliillah 
efendimizin makamim da lekeleyecekti. Cehenemin hizmetkar- 
lari ha§ir giinii §byle derler, alemler icin bir nur olarak gonde- 
rilen Muhammedin ummetinden, §er sahibi olarak hie birinin 
ate§e girmedigini gormekteyiz. 

Hak Teala niibiivvet evini diinya ve ahirette temiz kilmi§tir. 
Ahirette iimmetten kimse ate§te kalmayacaktir. Ahirettede 
Muhammed iimmetine layik olan yon budur. Ate§te bu iimmet- 
ten kalanda olsa Ehli beytin bereketiyle bu ate§ onlari yakma- 
yacak, soguk ve selamet olarak onlara esecektir. Bu evin ailesi 
ne geni§ bir bereket icinde imi§, Ehli beyt adi, ona tabi olan ve 
ona iman eden biitiin ummetine verilmi§tir. 

Kiyamet giinii miimin olsun olmasm biitiin alem onunla bir- 
likte ha§ir olacaktir. O yalmz miiminler icin gelmemi§tir. Bii- 
tiin alem igin gonderilmi§tir: 

"Ve ma erselnake ilia rahmeten lilalemine." 

Buyurulmu§tur: 

Hak Teala buradaki Ehlibeyt yani ev ailesinin anlammdaki 
ev kelimesini batini olarak kabul etmi§tir. Daha ewel gelen §e- 
riatlar, yine Resuliillahm §eriati olmu§ olsa da fecir vaktinden 
giine§in dogmasma kadar kisa bir vakti icine almi§ olur ki, 
Muhammedle gelen §eriatm ustiinliigii, giine§in dogu§undan 
batmasma kadar olan aydmhga benzer... Bu i§igm uzun ve 
azametli oldugu anla§ilmi§ olur. Buradaki tarn gun lsigi fecir 
i§igi gibi kisa olmayip uzun siirmesi giine§ten olur. 



432 Futuhat-i Mekkiye 

Burada Ademden son insan ferdine kadar turn alem Mu- 
hammedin iimmeti olmu§ olur. Bunlann tiimii Ehli beytin be- 
reketine ve §efaatma nail olmu§ olurlar. 

Dikkat edinki, Peygamberimiz kendi nefsi igin, ben iimmeti- 
min efendisiyim dememi§, ben biitiin insanlarm efendisiyim 
buyurmu§lardir. . 

151 — Yuzellibirinci soru: Ali Muhammed ne demektir 
Cevap: (Sallallahii aleyhi ve sellem) efendimiz bunun icin, 

her peygamber belirli bir aileye intisab eder, benimde aile ola- 
rak intisabim, mtimin olanadir. Qiinkti Hak Teala'nm bir adi 
da Elmifmindir. Her §iddet bu hazirliktan cikmi§ olur. Bu keli- 
me §ahislari bundan dolayi azametlendirir. Ve biiyiitiir. Qolde 
goriinen serab gibi §ahsm azametine (Al) derler. Muhammedin 
Al'i de bu serapta goriinen azametleridir. 

Qolde yiiriiyen bir insan uzakta ufukta bir parilti goriir su 
zan ederek oraya dogru yiiriir. Yiiriidiikge o su uzakla§ir. Bu 
goriinen, ve insani sudur zanniyle aldatan serap hadisesidir. 
Serap diye goriinen o yere Muhammedi getirmis. olsanda onu 
orada bulamazsm. Orada ancak Muhammed suretinde Allahi 
bulmus. olursun. Onu da Muhammedi bir gdriisle gormii§ olur- 
sun. O seraba yakla§tigmda orada bir §ey olmadigmi anlar, 
orada ancak Allah'i bulmus, olursun. 

Buradaki Allah anlayi§m seraptaki Allah anlayi§ma benzer. 
Onu su zannetmi§tin ? o su degil, goz onu su gormii§ olur. Bu 
anlattigim olayla Allah'i kesin olarak anladim dersin, bundan 
anlarimki, onu anlamamak ve anlamaktan aciz olmak, onu an- 
lamak demektir, onu da kimse anlayamami^tir. 

Allaha giivenip dayanmi§ olanlar §unu bilsin ki, Allah arifle- 
rinin kalplerinde coldeki serap gibi buyiimii§ olur. Boylece o ki- 
§iyede o aileden denir. Ali Muhammed kelamimn manasi bu- 
dur. 

152 — Yiizelliikinci soru: Tedbir ve kelam hazinelerinden 
hiiccet ve isbat hazineleri nerdedir? 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi ■ — 4S3 

Cevap: Hak Teala'nm sozundedir. 

"Felillahi elhiiccetul baligatu." 

Her ybnden bunun Ba§langici genel hazine olan tedbirlerdir. 
Bu yonii Hak Teala bildirmi§tir: 

"Yiidebbirulemre." 

Yani emri hazirlayan odur. 

Iste bu hazinelerin i^inde soz hazineleri vardir. Tedbir hazi- 
neleri bir 90k hazineleri i§ine alir. Mesela bunlardan kelam ha- 
zinelerini icine almi§tir. Hak Teala'nm: 



^CJix$J*?<x> 



" Yuf as silulay at i ." 

Dedigi budur. Kelam hazinelerinin iginde kar§i gelenlere hiic- 
cet ve isbat hazineleri vardir. Burada KurWda kelam hiicce- 
tidir. Hak Teala bu ybnde: 






"Kul fe'tu bisuretin min mislihL" 

Buna benzer bir suret getirin bakahm buyurmu§lardir. 

Hiq §uphesiz, ins ve cin toplanmi§ olsa ve birbirini destekle- 
mi§ olsalar dahi, bunun benzerini yapamazlar. Qiinkii bu kitap 
hiiccet hazinelerinden gelmi§tir. Diger kitaplar ve sahifelerde 
kelam hazinelerinden gelmi§tir. Diger bilumum mahlukatta 
tedbir hazinelerinden gelmi§tir, bunu bbyle bilesin. 

153 — Yuzelliuciincu soru: Ba§langic ilminin hazinelerinden 
Allah'm ilim hazineleri nerdedir? 



434 — Futilhat'i Mekkiye 

Cevap: Bu hazineler yaratma giiciiniin devammdadir. Hak 
Teala her vakit icin alimdir. Qunkii Ilahtir, mumkiinde Allah'- 
la§mi§ olanadir. Adem de mumkiinun olmus, olur. Bu hal ezeli 
bir sifat olup, halen boylece siiriip gider ve gdrunmu§ olur. Al- 
lah'm ilim hazineleri ba§langic hazinelerindendir. 

Hak Teala bir §eyle infirad etmi§tirki bunu kendisinden ba§- 
kasi bilmez, oda kendisine has olan sirnn sirridir. Bu gizlilik- 
ler icinde oyle gizlilikler vardirki, o gizlilik ona mahsustur. 
Hak Teala insanlara kendi sifatmdan verdigi ahlak ile siisle- 
mi§tir. Ve herkesin kabiliyetine gore bir anlayi§ ve zeka ver- 
mi§tir. Bu bir Ilahi gizliliktir. Halkma verdigi ilimde yine Iiahi 
bir sirdir. Enbiya ve Evliya'ya da gizlilikleri gorme ilmi vermi§- 
tir. 

Tasavvuf nedir dersek? Bunun cevabi, zahiren ve batman se- 
ri edeple durmaya tasavvuf denir. 

Yakaza nedir dersek? Ki temennimiz bunun ehlinden olalim. 
Allah'm gizledigini anlamaktir deriz. Bununla uyamrsm ve 
dikkat edersin. Intibah veya dikkat nedir, dersek, inayet yoluy- 
la hakkm kavlini men etmesidir deriz bu da ancak taat ehlinde 
olur. 

Taat ise her §eyin butuniidiir. Yani ubudettir. Ubudet nedir 
dersek, kulun kendi nefsine degil Allah'a intisabi demektir. §a- 
yet kendini Allah'a degil nefsine intisap ettirirse buna da ubu- 
diyet demis, oluruz. Burada ubudet hepsinden ustiindiir. Buna 
(Siva) makami hukiim edemez. 

Oyle ise Siva makami nedir diye sorarsak, halkta olan Hak- 
km batmlari ve hakta olan halkm batmlandir, deriz. Buradan 
da soz ilmi cikar ki, bu da nedir desek, Allahin hitabidir deriz. 
Oyalanma nedir dersek, belirsiz olan zati gizliliktir deriz. I§te 
bbylelikle her §eyin bir ba§langici vardir. Bu mevzu anla§ilma- 
si giic ve cok uzun oldugu icin, bunu burada kesmek daha dog- 
ru olmu§ olur. Qiinkii ilim zincirleme birbirine baglidir bir ev- 
velkini ogrenmezseniz bir sonrakini kavrayamazsimz... 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 435 

154 — Yiizellidorduncu soru: Kitaplarin anasi sozii nedir? 
Cevap: Burada (Urn) ana manasma gelmekle beraber topluluk 
demektir, Ummiil kura denirki, koylerin ba§i anasi ve koy top- 
lulugu manasma gelir. Mesela insamn ba§i da, insamn anasi 
sayilir. Qiinkii his ve manevi duygular orada toplanmis, olur. 

Fatiha ise indirilmis semavi kitaplarin anasi, basi, ve her 
§eyi ihtiva eden o kitaplarin azametli toplulugudur ki o da 
Kur'an'dir. 

Hazreti Musa, anlattigimiz gibi Allah'a duasmda, iki adm 
kendi §eriatmda toplanmasim istemi§tir. i§in hakikatina vakif 
olunca, Muhammedin §eriatma ve Kur'an'ma yonelmisfir. Bu 
sebeple Muhammedin dini ve §eriati, biitiin din ve §eriatlan 
icine alan bir §eriat ve dindir. 

Resulullah efendimiz Hak Teala'nin ona gonderip verdigi bu 
ana kitapla bize gorunmu§tur. Ondan evvel nazil olan turn ki- 
tap ve haberleri bu azametli kitap iyine almi§tir. Bunun iginde 
yedi 6z ayet varki ilahi adlari igine alan 7 sifati ilahi gibi, bii- 
tiin ayetleri icine almi§tir. Her bir ilahi ad ve bunun tiimu bu 
ayete girmi§ olur. Qiinkii ozet olarak diyebiliriz ki Kurgan bu 
sebeple ana ve ba§ kitap olmu§tur. 

155 — Yuzellibe§inci soru: Peygamberlerin mujdelendigi, ve 
Peygamberimize verilen af ve magfiret nedir? 

Cevap: Magfiret demek, kendini koruma ve manevi ortiinme 
demektir. Hak Teala magfiret ortiisiiyle Enbiyayi diinyada ko- 
rumu§tur. Qiinkii bunlar Resulullah efendimizin diinyaya gbn- 
derdigi miimessillerdir. Bunun bbyle oldugunu da ahirette on- 
lara gostermi§ olacaktir. (Jiinku kiyamet giiniinde insanlarm 
efendisiyim demesinin sebebi budur. Onlarm da §efi olmalan 
icin Allah'tan §efaat dileyecektir. Onun vasitasiyle bu §efaat iz- 
nine onlari kavu§turacaktir. Hak Teala bundan dolayi Enbiya- 
ya ozel olarak, magfiret mujdelemi§tir. Muhammed (S.L.A.M.) 
da umumi magfireti mujdelemi§tir ? gtinkii onun nezahet ve i.s- 
meti giin gibi sabit olmu§tur. Onun af edilecek bir kabahati ol~ 
madigmdan, ona bir kabahat ve sue yiikleyemeyiz Daha once- 



436 — Fiituhat-i Mekkiye 

den anlattigirmz gibi kendisi butiin insanhgi Allab yoluna da- 
vet ettiginden, biittin insanlar Ademin hilkatinden kiyamete 
kadar onun iimmetinden sayilir. 

Hak Teala, insanlardan gikmis. olan ilerde ve geride olmus 
suclarm affma onun vasita olacagim mujdelemistir. Allah'in bu 
bildirisinde, muhatap olan o idi, fakat kasdedilen insanlardi, 
bir ata sozii vardir, oglum sana soyliiyorum, kom§un sen anla, 
gibidir. Hak Teala'mn kelami ve hitabi ona olmakla, biittin be- 
§eriyyetle ilgili idi. Bu da: 

"Liya'fire lekellahu ma tekaddeme min zenbike ve ma 
teahhere." 

Hak Teala'mn rahmeti genis oldugundan, biitiin insanlan istis- 
nasiz af edecektir. Ona yaki§anda budur. Bu sebeple Peygam- 
berine de umumi affi mujdelemistir. Resulullah efendimiz, Pey- 
gamberlerle birlikte ve basta olmak iizre turn insanlar icin se- 
faat isteyecek ve Allah tarafindan bu istegi kabul olunacaktir. 

Tirmiziye ait yuz elli be§ sorunun, kendi yoniimden cevabini 
bizzat size ogretmis oldum, buradaki hakikatleri, anlayi§im ve 
kudretimin yettigi kadar sizlere agikladim. 

Bununla beraber, Allah'm ilmi bundan kat kat genistir, ve 
hie bir §ekilde son bulmayan bir ilmi vardir, ozet olarak sonsuz 
bir umman gibidir. Allah'tan baska bir Rab yoktur bunu boyle 
bilmen lazimdir. Allah dogruyu soyler hidayete eristirir. 




Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 437 



MUSAMAKINDANEFIS VE MUHABBETTN 
HELAK EVI HAKKINDABILGILER 

§unu bil ki, Hak Teala miilklerle stislenen felekleri halk et- 
tikten sonra yedi seyyar kevkepten, kendi Ilani emriyle koydu- 
gu ve belli olmayan bir asil tayin ederek, her birinin hareketini 
ve yerini ve istikamet yonunii ayn ayn tesbit ve tayin etmi§tir. 

Bunlarm hareketi ve feza bo§lugunda yiizmeleri, zaman ve 
vakitlarm zuhuruna sebep olmu§tur, Hak Teala miimkunler- 
den evvel bunlarm mekanim halk etti. Bu mumktinden, yedi 
gok semalarmdan mekanlara dogru ince §effaf levhalar serip 
uzatti, sonra Halk ettigi bu mekanlarda, mekanlarm durumu- 
na gore miimkiinler bulundurdu. 

Aziz ve alim olan Allah'm takdiriyle ve kuvvet sifatimn en 
yiiksek derecesiyle akillardan bir akil yaratip ismi zahirmdan 
o mekana bagi§ladi. Sonra bu akh carparak kahretti, bu darp 
neticesi ondaki muhabbet Kar, soguk, serinlik muhabbet ve fe- 
rahlik yaratti. 

Bu akla ait birinci ve ikinci addan be§ ilim nehri patlayip 
akdi. Bu nehirler ismi batm ile akarak, zahir ve batim ba§lan- 
gicida diger ba^langiglara ve sonuda diger sonuglara baglaya- 
rak nisbeten kudsile§ti. Kendi yamnda bulunan ana kitaptan 
bir cevre yikti, buna o toplulugun ba§i veya anasi dendi. 

l§te Hak Teala beni inayetiyle o cevreye soktu. Zahir ve ba- 
tm ile onu gbrdum. Bu aklm yerini orada ara§tirdim, ve mu- 
ayene ettim. Orada siyah bir nokta gdrdiim. Bu nokta kirmizi 
ye sarimtirak temiz ve §effaf bir ince ortiiyle 6rtulmu§tu. Bu 
muayyen yerle o mekanlar arasmda bulunan bu ince §effaf lev- 
ha §eridini muayene ettim. Orada bu akh seyretmekte olan 
Musa, Harun ve Yusuf Aleyhisselamlari gordiim. 



438 — Futuhat-i Mekkiye 

Hak Teala bu akil cevresinden kendi nefsine tahsis edecegi, 
ve ancak sayisim kendisinin bilecegi topluluklari bu akildan 
ayirmi§tir. I§te btitun gevrelere, Hak Teala'mn ozel bir nazari 
vardir. Hak Teala'mn ogretip ve bunu bildirdigi ki§iler, muhak- 
kak ki bu ikram ve dogrulugun bir hurmet eseri olarak bu cev~ 
relere tenzih makamlari admi verirler. 

l§te bu cevre meclisine Hak Teala'mn yiiksek ruhaniyetleri 
girerse bunlar ilahi nezahat sifatmi kazanmis, olurlar. Kazanc- 
larmm miktarlanni ancak Allah bilir. 

Bunlar itaat ve korku, iftihar ve zillet halini almi§ olurlarki, 
daha evvelce bu ruhaniyyet bu gevreye girmeden once bunlar 
hakkin vechini temamiyeti ve kemaliyle gorme imkanlan yok- 
tu. Fakat bazi ki§iler bunlari goriir, bazi ki§ilere de kendisi bu 
hali verir, fakat bunu bilmez, bunu hangi derecede kazandigmi 
anlayamaz. 

Biz simdi bunlari birakalim da, o menzilde biraktigimiz akla 
donelim. Onun bu evde bir infial eseri olmasi lazimdir. Baka- 
lim bu akhn bu evde neyi var ve neyi yoktur. Goren icin bu 
evin hususiyeti nedir? Hak Teala bu evde sidik ve nezahati §a- 
mslandirarak, buraya 72 merdiven ayagi koymu§tur. Bu safi- 
yet ve nezahata cikacaklar icin bu merdiven ayaklari bu yiik- 
selme Ilmini onlara vermis, olur. Bu ilimde ke§if ilmidir. I§te bu 
merdivenle en yukanya cikabileni orada onu bizatihi ana top- 
luluk ve cevresi kar§ilar ona bu yukselmenin, mukafati olarak, 
onu Ilahi nezahat ve vahdaniyetle sena etmeyi, ayrica ona sid- 
ki, kahn, zaferi, ihlas ve zilleti vermis, olur. Ve bu sifatlarla onu 
siisler. 

Hak Teala beni bu merdivenlere soktu, bu yiikselme merdi- 
venlerini gozlerden saklamaz iizre tabiat karanhgiyle ve bir 
daha acilmamak iizre sakladigim gordiim. Bu gun icin bu mer- 
divenlere cikan olmadigi gibi, buna ayagmi koyanda cikmamis- 
tir. 

Bu merdivenleri, oraya cikacaklara tabii zulmet arkasmdan 
gosterir. I§te ben orada onu gormekle, oraya cikarken berabe- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 439 

rimdeki ce§idli derecedeki cumlelerle, en yiiksek gercekleri de 
g6rmii§ oldum. I§te o vakit kendisinin §amslandirdigi akla, yu- 
kari yukselmesini emretti. O cikarken bu akil iizerinde bir cok 
akillar toplanmi§tir. Bende hayretle bu sahislanmi§ aklin ne 
diyecegine ve ne yapacagma bakiyordum. Ve ondan faydalan- 
mak istiyordum. 

Biraz sonra bu akil konu§mayan halinde §a§kmhk ve kizgin- 
lik beliren bir §ahis olarak dondii. Onun bu hali Hak Teala'nin 
ruhlari yaptigi tenbih ve ihtan ona da yapmis olmasmdan ileri 
geldigini anlami§tnn. Verilen bir haberde anlatildigma go- 
re,Cebrail ile Mikail aleyhisselam bir giin ba§ba§a verip agla- 
maya baslamislar, bu hali goren Hak Teala onlardan aglama- 
nin sebebini sormu§ neden aghyorsunuz demi§, onlarda cevap 
olarak Hak Teala'ya, ya Rabbimiz senin Mikrinden emin degi- 
liz demi§ler. O da onlara oylece kalm ve bilin diye vahiy buyu- 
rur. 

Bize de ne vahiy etmi§ ise, etmi§ oldugundan, sagina bakti- 
gim vakit muhabbet ve §ehvetin miinacatta olduklarmi gor- 
diim. 

Ekseri akillarda kendini gosteren muhabbete Hak Teala nii- 
fuz kuvveti vermi§tir. Bu sebeple Hak Teala'yi korumak icin bu 
muhabbet o evde kalmi§tir. Ve akla hitap ederek, her mevcudta 
tapimlan Allah benim demi§ ve bu soziiyle ona kar§i cikmi§tir. 

Anlatildigma gore muhabbet §eytanlan pe§ine takarak ve 
§ehvetide elleri arasma alarak, yuruyiip Cehenneme girmi§tir, 
orada ate§in bol oldugu bir yerde, o ate§in ortasma gelince o 
atesin iizerine §ehveti korumak icin katrandan bir yatak seri- 
lir. Bu yayginm serilmesi Hak Teala'nin azabmdan kurtulmak 
icindi. Fakat ona yaslandiklarmda, ciimlesi birden helak ol- 
muslardir. 

Bu manzara korkunc, urkiitucii, ve hem de keramet tasiyor- 
du. Ciinkii bunlar mutlularm rahathk nimetleriyle yok olmu§- 
lardi. Hak Teala beni ve bizlerle olan Arifleri o gun igin Bu 
Afetten korusun. Amin. 



440 Futuhat-i Mekkiye 

Mevzuumuza dbnelim, o manzaradan sonra bu evde ne gibi 
gizlilik ve ilimlerin bulundugunu, ve ne gibi gergeklerle kars> 
la§acagimi bgrenmek istedim, bu evin sahibi olan akil elimden 
tutarak §6yle dedi. I§te bu ev helak evidir. Yani yok olma ve 
dii§me evidir. Bu evin be§ odasi vardi, birinci odada- 4 hazine 
dolabi vardi. Birinci dolapta tig kilit, ikincisinde keza iig kilit, 
iigtinciisiinde ise 6 kilit dbrdunciisunde ise yine iig kilit bulunu- 
yordu. Bunlari agip gormek istedim, ev sahibim mani olarak, 
Sen once btitiin odalari dola§ hazine dolaplarimn yerini ogren 
ve gbr, ondan sonra sira ile bunlari acarsm dedi. Sonra elimden 
tutarak ikinci odaya gectik, orada dort dolap gbrdiim, birinci 
dolabm 6 kilidi vardi, ikincisinde iic iicunciisunde 4 dordiincii- 
siinde 6 kilit vardi, ve yine elimden tutarak beni tigiincu odaya 
gbtxirdu, burada 3 dolap gbrdiim, birinci dolapta 5 ikincisinde 
4, uctincusunde 6 kilit bulunuyordu, ve yine elimden tutarak 
bir kapidan cikip diger kapidan igeriye birlikte giriyorduk, bby- 
lelikle dbrdiincu odaya girmi§ olduk, burada da 3 dolap vardi, 
birinci dolapta 7 kilit, ikincisinde 5, uctinciisunde yine 5 kilit 
vardi. 

Ve yine elimden tutarak evin be§inci odasma girmis, olduk, 
burada da yine 3 dolap vardi, birincisinde 7 ikincisinde 3 iigiin- 
ciisiinde 5 kilit bulunuyordu. Burada isimiz bitmi§ ve be§ odayi 
da gezmis. ve dolaplarimn yerlerini bgrenmi§ olduk. 

Bundan sonra birinci odaya dbnerek orada bu dolaplar igin- 
de emanet edilen ve saklanan hazineleri gormek istedim. 

Birinci dolabm bnune geldigimiz vakit, kilitlerin iizerinde 
anahtarlarimn asih oldugunu gbrdttm. Bazi kilitlerin iizerinde 
iki veya iic anahtar bulufltayordu. Birinci dolabm birinci kilidi 
iizerinde iig anahtar gbrdiim. Her bir anahtarm 400 devir ha- 
reketi vardi. Bu hareketieri uygulayarak birinci kilidi agtim. 
Ve yine aym dolabm uciincii kilidinde 3 anahtar asih idi, bun- 
lar da 400 hareketle agiliyordu, bunu da agtim. Ikinci kilide db- 
nerek baktim bu ig ige iki kilit idi, iki anahtan vardi, her anah- 
tarm 2 devir hareketi ile 4 hareketle agiliyordu bunu da agarak 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 441 

iceri girmis, oldum. Anahtarlarm devir hareketi sayismca, bana 
burada bir 50k tehlikeli ilimler gorundii. Oyle zan ediyorum ki 
bunlarla bu giine kadar kimse ugra§mami§tir, Qiinkii bunlarla 
ugra§mi§ olsalar derhal helak olurlardi. Bu ilimler, fikir erba- 
bmdan Hiiliemaya ait akli ilimler idi, bununla ugra§anlardan 
bir kismimn sonsuz bir helake gittigini, ve bazilarim da helake 
goturiirken kurtuldugunu gormu§tum. Bu ilimlerde §eriat Nu- 
runun hie bir izi yoktu, bundan dolayi bu ilimlerle ugra§anlara 
mutluluk haram olmu§tur. Qiinkii burada Birahmalilara ait 
bir cok sihir ilimleri vardi. Bunlardan igtinap etmek icin biitiin 
bu ilimleri bir anda 6grenmi§ oldum. Bunlara gizli ilimler de- 
nir, aciklanmasma imkan yoktur. 

Bu ilimde ihtisas sahibi olmak ve bunu ogrenmek icin Resu- 
liillah efendimizin, sahabeden Yaman oglu Hazifeyi memur et- 
mi§ti. Bundan dolayidir ki, Hazife sahabe arasmda gizli ilmin 
sahibi diye anihrdi. Bu zat bu ilimle nifak ehlini tamr ve bilir- 
di. Hatta bu ctimleden bir gun Hazreti Omer radiyallahii anhii, 
bu zata yemin ettirerek boyle bir §eyin olup olmadigim sormu§, 
hayir yoktur, senden ba§kasma da bundan sonra soylemem di- 
ye cevap vermis, lerdi. 

Bundan dolayi hazreti Omer Hazifenin bulunmadigi bir ce- 
nazede namaz kilmazdi. Ancak onun bulundugu ve namaz kil- 
digi cenaze icin namaz kilardi. Bundan dolayi bu ilmi ogrenip 
ondan cekinip korkanlar mutlu olurlar, bunu ogrenip faydalan- 
mamak icin amel edenler ise felakete du§mii§ olurlar. 

Ben bunu goriip ogrendikten sonra, bununla amel etmemeyi 
Allah'm inayetiyle ba§ardim. Bu makami elde etmek icin bizim 
yolumuzda olanlardan bunun pe§inde giden meslekda§larim- 
dan bir coklarmm helake ugradiklarmi gbrdiim. Qiinkii bu 
haznedeki ilimler, nefislere a§ik oldugundan, bununla ugra- 
§anlar bunun erbabi olduklarim zan ederek, ba§a gecmek ister- 
ler, nefisler hem cinsine kar§i riyaset etmeye istekli oldukla- 
rmdan bu ilimle alemin kar§isma gikarak, hem kendilerini ve 
hem de maiyyetlerini delalete ve sapikhga siiriiklemi§ olurlar. 
Bunu bilmeli fakat amelinden kacimlmalidir. 



442 — — Futuhat-i Mekkiye 

Bu birinci dolap muhteviyatmi ogrendikten sonra, ikinci do- 
laba gectik burada iki kilit iizerinde bir siirii anahtar gordiik, 
iiciincii kilitte ise anahtar yoktu. Birinci kilidin iizerinde lie 
anahtar vardi, her kilit anahtariyle on harekette acihyordu. 
Bunu actim ikinci kilide gectim, buradaki kilidin bir anahtari 
vardi ve 4 hareketle acihyordu, bunu da acarak iiciincii kilide 
gectim. Orada anahtar olmadigmdan ne yapacagimi §a§irdim. 
Ev sahibim akil bana, anahtari olmayan her kilide (inne rabbe- 
ke hiivel fettahiil alim) diye okursun dedi, bunu okuyunca kilit 
acilmi§, oldu. O sirada bana anahtarsiz kilitlerin anahtari ale- 
mi gaypte bulunur dediler. 

Gercek olarak dolap acilmi§ti. Burada anahtarlarm devir 
hareketine gore ve sayismca, ilimlerin suret ve resimlerini gor- 
diim. Bunlarm arasmda bu anahtarlarm devir hareket ve sayi- 
sindan fazla, Have ilim gordiim ve yammdakine bunun ne oldu- 
gunu sordum. O da bana aciklayarak bunun, butun ilim ve bil- 
gileri icine alan bir ilimdir. Biitiin ilimlere, ilim sermayesi bu- 
radan gecer ve bula§ir, dedi. 

Burada akhma biiyiiklerden, Ebel Maani Elciiveyniy gelmi§- 
ti. Bu zat ilim bahsinde §oyle konu§urdu. Ilimde bir ilim ogre- 
nilir, ve bgrenilen bu ilimle de sair bilgiler ogrenilmi§ olur, der- 
di. Bu sozii ile elde ettigi ilmiyle, kendisinin bilmedigi ilmi elde 
edecegini anlatmak istemi§tir. 

Fakat bu i§ onun dii§undiigu gibi degildir. Insan bunu sira- 
yetti o gizli ilimle bilmedigi ilmi ogrenebilir, ctinku biitiin ma- 
lumat bu sari ilimden olup, ba§ka bir ilimden gelmez. Bununla 
ilimler belli olur. Bunu oylece bilin. Qiinkii o Ona ke§f etmeyi 
vermis. tir, verdigi. ke§ifte mana ke§fi olup, suret veya mana 
ke§fi degildir. 

Iste bu ikinci dolapta gordiigiim ilimler §unlardir. Burada 
esyalarm tekevviin ettigi, iktidar ve kuvvet ilimleri ki,o nda 
kevinlere izafe edilen enzerler zuhur edip, kullarm fiillerine in- 
tisab eden benzerlerdir. I§te bu ev sari ilmi ta§idigi icin bunla- 
ra helak hiikmii verir. Gercekler bu bir nisbet ve izafettir. Yok- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 443 

sa benzerin helaki degildir. Bu evin verdigi ve buraca helak 
olan §ey bu fiillerin kullara olan nisbetidir. Hakikatte sari olan 
bu ilim, Allah'm fiilleri oldugunu bizlere ogretir. Kullarm flil ve 
benzeyi§leri helakten uzaktir. 

Iste bu hareketten dolayi tekevvun ilmiyle her tekevviin 
eden §eyde, ol yani (kun) gizlilik ilmini bgrenmis, oldum. Bun- 
dan sonra alti kilidi bulunan uciincii dolaba gectim, anahtarla- 
ri uzerinde idi. Birinci kilitte bir anahtar vardi bir devir hare- 
ketile acihyordu. ikinci kilitte iki devir hareketli iki anahtar 
vardi, ucunciisiide onar devir hareketli iki anahtar vardi. Dor- 
diincu kilitte 30 hareketli bir tek anahtar vardi. Be§inci kilitte 
bes. devir hareketli bir anahtar vardi, altmcismda iki devir ha- 
reketli iki anah bulunuyordu, bunlarm tiimiinu cevirerek dola- 
bi actim. Burada birbirini ezip kiran bir Cehennem manzarasi 
gordum. Bu Cehennem atesinin ye§il bir Cennet bahcesi vardi, 
yanmakta olan bir ki§iyi ate§ten cikarilarak buraya dikiyorlar- 
di, bir saat orada kaldiktan sonra, tekrar ate§e sokuluyordu. 

Alti tiirlii azapla i§kence edildikten sonra tekrar o yesal Cen- 
nete cikanliyordu. Bu deh§et manzarasindan aldigmi intiba, o 
Cennetten icdigim su benim ismetimdi, bunu nasil koruyup 
muhafaza edecegimi bu deh§et verici azap manzarasi bana og- 
retmisti. 

Bundan sonra buradan cikarak dorduncii dolaba gectim. Bi- 
rinci kilitte 6 hendesi §ekilde devir ve hareketi olan bir tek 
anahtar vardi, ikinci kilitte 400 hareketli tic anahtar vardi, 
uguncii kilit ig ice bir kilit olup, ki devir hareketiyle dort hare- 
ket yapan iki anahtari vardi, bunlari da Allah'm izniyle actim, 
burada birinci dolapta olmayan diger ilimleri buldum. Burada 
tehlikeli sifatlari ta§iyan zevatm, benzerleri tarafmdan nasil 
helak olacagi ilmi buldum, bundan korunmak icin bunuda og- 
renmis oldum. Bu evdeki ilimler dolap anahtar] armin devir ve 
hareketleri sayismca bulunmaktadir. Sonradan ev sahibimle 
birlikte, orada nelerin bu]undugunu gormek iizre ikinci odaya 
gecerek, buradaki 4 dolaptan birincisinin. online geldim. Bunda 



444 — Futuhat-i Mekkiye 

alti kilit bulunuyordu, birinci kilit 40 haraketli bir tek anah- 
tarla acihyordu. ikinci kilitte anahtar yoktu, bunu da Hak Te- 
ala'nm admi vermek sure tile actim. Uciincii kilitte de bir hara- 
ketli bir anahtar vardi. Bunu da actim Dorduncii kilitte de bir- 
birine benzemeyen 900 devir hareketli iki anahtar vardi, bunu 
da agmi§ oldum. 

Be§inci kilitte ise hendesi 50 devir hareketli iki anahtar var- 
di, bunu da agtim. Altmci kilitte ise anahtar yoktu, ve yine bu- 
rayi Hak Teala'nm adiyle acrm§ oldum. Bazi ke§if erbabi bu do- 
labm altmci kilidinde 10 hareketli iki anahtar bulundugunu 
soylerle, bu dogru degildir, bunun Anahtarsiz oldugu daha ger- 
gektir. 

Dolabi agip baktigim vakit, buradaki ilimlerin, anahtar ha- 
reketlerinin sayismca oldugunu mii§ahede ettim. Bu dolapta 
Allah'mi tammayan ve bilmeyenlerin istinat ettigi Fanilik 
ilimlerinin bulundugunu gordiim ve ogrendim. Bu dolaptan ci- 
karak ikinci dolaba gectim, bunda iXq kilit gordiim, birinci kilit- 
te bir anahtar, ikicisinde iki anahtar, ucunciisunde bir anahtar, 
bu anahtarlarm devir hareketlerinin toplami 125 idi, boylelikle 
burayi da acmis, oldum, burada diger ilimlere ancak buradan 
verilen ilim suretlerini gordiim. Bunlar kuvvetli olanlardi, bir 
anda hepsini ogrendim ve oradan ciktim. 

Oradan iiciincu dolaba gectim, bunda 4 kilit vardi, 1, 3, 4 ki- 
litler 71 devir hareketli ve birer anahtari vardi, ikinci kilitte 
ise anahtar yoktu, Allah'm adiyle ve iizerlerindeki anahtarlar- 
la belli olan devir ve hareketleri yaparak dolabi actim. Burada 
Samiriyi kavmiyle delalete diis,uren ve sonra hidayete erdiren 
ilim suretlerini gordiim. Bunun §errinden uzak olmak, ve dog- 
ru harekette bulunmakla ne demek oldugunu 6grenmi§ oldum, 
Oradan cikip dorduncii dolaba geldim. Bunda 6 kilit vardi. 1, 2, 
4, 5 kilitlerde birer anahtar, 3 cii kilitte ise anahtar yoktu. 6 ci 
kilitte ise iki anahtar bulunuyordu. Biitun bu kilitler 390 devir 
hareketle acilryordu. Allah'm izniyle bunlari actim. Ve dolaba 
girdim Burada, gordiigum ilimler ancak cehcli ve gah§mayi go- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 445 

ze alarak kazamlan ilimlerdi. Yani bunlar fikir ile idrak edile- 
cek ilimlerdi. Bunlari da ogrendikten sonra ev sahibimle birlik- 
te iiciincii odaya gegtik. Burada iig dolap vardi. Bunun birinci- 
sinde be§ kilit bunun ikinci kilidinde 3, be§incisinde anahtar 
yoktu, diger kalan kilitlerde tek anahtar bulunuyordu. Bu tek 
anahtarla ve Allah'm adiyle bu kilitleri agarak, dolaba girdim. 
Burada sicak ve soguk garpmasi gibi tabiat ve hal ilimlerini 
buldum. Bunlari ogrenerek buradan gikip ikinci dolaba geg- 
tim, bunun 4 kilidi vardi, 2, 4, kilitlerin anahtarlan yoktu. Bi- 
rinci kilidin 50 devir ve hareketle acilan iki anahtari vardi. 
Ugiincii kilit ise 200 devir ve hareketle acilan bir anahtari var- 
di. 

Allah'm adi, ve izniyle bu kilitleri acarak dolaba girdim. Bu- 
rada korku ve miicadele, §evk ve i§tiyak, cehennemin soguk 
ate§i olan (zemherir) i degil kizgm ve sicak ates, olan Sair ilmi- 
ni gormu§ oldum. 

Qiinkii Cehennemde insan derilerinin yanmasi ve zemherir- 
den ve nede sairden olmu§ olur. Bu yanma bu iki kom§unun 
imtizacmdan dogar. Bunlardan her biri buraya azap icin getiri- 
lene sahip cikmak istediginden ? aralarmda hasil olan bu ceki§- 
me buraya giren insanlarln derilerinin yanmasma sebep olur. 
Bu deh§etli bir manzaradir. Bu yanan derilerin bir yenisi ile 
degi§tirilmesi de ilahi bir gevreye ait oldugu keyfiyeti Nas da 
gelmi§tir. Viicutlar degil deriler degi§ir. Hak Teala'nm emri de- 
gi§mez. I§te bu dolaplardaki ilimler bunlardi. Bunlari da ogre- 
nerek oradan cikarak ugiincu dolaba geldim, bunda 6 kilit gor- 
diim. Bir evvelki dolaptaki kilit ve anahtarlara benziyordu, 
yalmz ikinci kilitte anahtar yoktu. Birinci kilitte iki anahtar 
vardi, ticiincu kilitte de iig anahtar vardi. Dorduncii ve be§inci 
kilitlerde birer anahtar vardi. Altmci kilitte ise iki anahtar 
vardi. Bu anahtarlar 1137 devir hareketiyle bu kilitleri acryor- 
du. Allahm adiyle ve bu anahtarlarla bu dolabi actim. 

Burada mirac ve yiikselme ilimlerinin bulundugunu gor- 
diim. Bu ilimler, gecici heveslilere degil can ve goniilden bunla- 



446 — Futuhat-i Mekkiye 

n isteyenlere ait idi. Bunlar da ancak riyazet, sevk ve miicade- 
le ile elde edilebilirdi. Bunlari da ogrendikten sonra, oradan ci- 
kip dbrdiincu odaya gectim. 

Burada lie dolap vardi. Birinci dolap yedi kilitli idi. Bunlar- 
dan ikinci kilit anahtarsiz idi. Birinci kilidin ise, alti devir ha- 
reketiyle acilan bir anahtari vardi. Uciincu kilit ise bir anah- 
tarh olup 40 devir hareketi vardi. Geri kalan kilit vi anahtarla- 
nn devir ve hareketi 605 idi. Bbylelikle bu dolabm anahtari de- 
vir hareketinin toplami 652 hareket tutuyordu. 

Allah'm izniyle bunlann tiimiinu actim ve iceri girdim. Bu- 
rada nikaha ait ilimler vardi. Zevcelerin Allah'a taati olmadigi- 
na, ve kocasma yardimda bulunmadigma gore, ruh tarafmdan 
onlara yapilacak muamele, ve bilgilere ait ilimler vardi. 

Hatta bu ciimleden namaz abdesti alan bir kocaya karismm 
su dokmede yardim edip edemiyecegi bilgiler de vardi. 

§unu size bildireyim ki, bazi ulema bu fiilde kerahat buldu- 
lar. Bu ciimleden Vehbani Selmioglu Nefis bunda kerahat bu- 
lundugunu bizzat peygamberimiz sallallahti aleyhi ve sel- 
lem'den 6grenmi§ti. Ve Bunu da bana haber vermi§ti. 

I§te biitiin bunlar bu dolapta bulunan ilimler idi. Oradan ci- 
karak 2 nci dolaba gectim. Bunda be§ kilit gordiim. Ikinci kilit 
ic ice bir kilit idi. Ve bir anahtari vardi.. Ugiincu kilit anahtar- 
siz idi. Birinci kilidin ise bir anahtari vardi. Keza be§inci kili- 
din de tek anahtari vardi. Dbrdiincu kilidin ise rig anahtari bu- 
lunuyordu. 

Biitiin anahtarlarm kilitlerdeki devir hareketi 478 idi. Bunu 
da acarak iceri girdim. Burada bulduklarim bir evvelki dolap- 
tan biraz farkli olup orada bulunmayan bir kac ilim fazlahgi 
vardi. 

Buradan gikip iigiincii dolaba gegtim. Bu dolabm be§ kilidi 
vardi. Birinci kilidin anahtari yoktu. Ikinci, iiciincii, ve dordiin- 
cii kilitlerin birer anahtarlari vardi, be§ kilidin ise iki anahtari 
bulunuyordu. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 447 

Biitiin bu anahtarlarm 46 devir hareketi vardi. Bunu cla 
acarak girdim. Orada Cehennemi tutusturup yakmak icin tas- 
lar hakkmda bilgiler vardi. 

Ta§larm yekpare soguk ve kati olmasi tabiat limine aykin 
gorunur. Fakat Allah'm emir ve iradeleri Ibrahim aleyhissela- 
ma yetistigi gibi bu cemadatta da hukmu icra eder. (Ya Nuru 
kuni berden) buyrugunda oldugu gibidir. 

Oradan cikarak evin son odasi olan besinci odaya gectim. Bu 
odada uc dolap vardi. Birinci dolabm 7 kilidi bulunuyordu. 

Birinci, ikinci, uciincii, dordiincii kilitler iki§er anahtarli idi. 
Besinci ve altmci kilitlerin ise birer anahtari vardi. 

Yedinci kilidin ise anahtari yoktu. Biitiin bu kilitler 113 de- 
vir ve hareketle acihyordu. Bunu da acmis, oldum. Burada bul- 
duklarim ilimleri idrak eden, hissi, hayali, fikri ve bunlardan 
dogan du§iinceleri, ezberlemeyi, ezberleneni aynca cemaatlari 
bilme ve tanima, lsiklan, ve §eref getiren bilgileri, ruhlarm 
goklerdeki akinti yollanm, hayvanatta, bitkilerde, ve cemadat- 
ta tabiatm bunlar iizerindeki etkilerini sagdan esen ve alemle- 
re gelmis, olan Rahmamn nefesi ilim gibi ve bunlar hakkmda 
bir 90k bilgiler vardi. 

Bunlari ogrendikten sonra oradan gikip ikinci dolaba gel- 
dim. Burada tie kilit gordiim. Birinci ve iictincu de birer anah- 
tar vardi. Ikinci kilitte ise iki anahtar vardi. Bu anahtarlar bu 
kilitleri 40 devir ve hareketlerle aciyordu. 

Bunu da actim ve iceri girdim. Burada Allah eh line mans us 
var olmamn umumi sebepleri, Allah'a izafe edilen ve itimat 
edilen ini§ sebepleri ve bunlari terk edenlerin Allah kapusun- 
dan kogumasi, gibi, insanlan §erefleriyle zahit yapan ilimler 
dolu idi. 

Burada hukmi §eriat ilimleri olmayip Allah tarafmdan inzal 
edilen seriatlara ait, ilim ve bilgiler vardi. Bunlari da ogren- 
dikten sonra uciincii ve son dolaba gegtim. Burada bes kilit 
gordiim. Bu kilitlerin birer anahtarlari vardi. Bu kilitler bu 
anahtarlari 434 devir ve hareketiyle acihyordu. 



448 Futuhat-i Mekkiye 

Bunu da actim ve girdim. Burada birbirini saran ve kucakla- 
yan ilimleri gordum. 

Mesela, ruhlarm cesedlere sarilip kucakla§masi, seven ve 
sevilenlerin bir birine sanlmasi, ayaklarm bir birine dolanip 
kari§masi, ve bilhassa, Lam Harfinin Elif harfiyle sarilip dii- 
riilmesi, gibi bir 90k ve birbirini ilgilendiren ilimler vardi. 

I§te bu dolap biitiin bu bilgi ve ilimleri icine almi§ti. Boyle- 
likle bu ilahi evin iginde bulunan ve sakli olan ilimleri gordii- 
giim gibi sizlere anlatmi§ oldum. 

Hak Teala bu yonde: 



^ 



^^W&K^&SLJb&W; 



"Ve in min §ey f in ilia i'ndena hazainiihu ve ma niinez- 
ziliihu ilia bikaderin maglumin." 

bunun manasi, bizde bir §ey yoktur ki hazinesi veya dolabi ol- 
mu§ olmasm, liizumlu olanlari miktarlariyle birlikte buradan 
indiririz. 

Bu ilahi eve girerken yalmz bir odaya girmemistim. Bu oda- 
da bir koridorun iizerinde idi. Ve bu oda kimseye acilmami§ti, 
fakat Hak Teala bunu bana agti. Burada bu kitapta yazmi§ ol- 
dugum bilciimle dolap ve ilahi hazinelerin anahtarlari vardi. 

Allah dogruyu soyler ve hidayete erdirir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 



449 



ODEVLi MELAiKE MAKAMLARI 




Levhi Mahfuz olan, 
Kulli Nefis 



iki Kuvvet 




ODEVLi YAKiN MELAIKE MAKAMLARI 



(§ekilNo: 1) 
21/3 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 451 



KARANLIK BULUT VE DUMAN igiNDE 
BULUNAN AR§ HAKKINDA BILGILER 

§unu bilin ki, Hak Teala kendinde bir §ey yok iken mevcudi- 
yet sifatiyle sifatlanmista. Miimkunlerden vticud bulma sifati- 
m ta§ir, diye bilirim ki, Hak Teala mevcudiyetin ta kendisidir. 

Bir konus,masmda Resultillah sallallahti aleyhi ve sellem 
efendimiz, Allah vardi, fakat bir §eyi yoktu, aemde bir §ey bu- 
lunmaz iken Allah vardi, buyurmu§lardir. Kendi nefsinin rnev- 
cudiyetini bu sozle hatirlatmi§tir. Allah Teala ciimle aleme 
kendini tanitmasmi arzulamis.tir. I§te bu tamtma ancak ozel 
bir §ekilde olabilirdi. Hak Teala kendi nefsi, ve kimligi baki- 
mmdan bilinmez, bu bilinmemezlik ve goriinmemezlik keyfiye- 
tine ilim denilmi§tir. Eba Bekir elsiddik'm agik ve manah bir 
sozii vardir hazret der ki, Idrakin idrak edilmesine idrak id- 
raktan acizdir, buyurmu§lardir. Bu kelamdan anla§ilan, var ol- 
mada bilinmeyen bir emir ve olay var ki, o da Allah suphanehii 
ve Teala'dir. 

Ezelden beri mevcudiyetini siirdurmek icin Vacibil viicudun, 
ozellikle mumkiin olan §eylerde, mevcudiyeti olmayan sabit 
benzerleri vardir. Hak Teala bizlere hitab ederse, bunu sabit 
bir viicuddan degil, semi olarak duymu§ oluruz. Qiinkii onda 
temsil kuvveti oldugu gibi, ilimde ve gbrmede de subut bulmu§ 
fakat vucud bulmayan muhakkak bir hukmii ve niifuzu vardir. 
O da kendisini sabit bir goru§le gormektedir. 

Hak Teala muhabbet sifatiyle sifatlandigi cihetle, muhabbet- 
le sifatlanan zatta kendi nefsini rahmetle sifatlanmis. oldugunu 
goriir ve his eder. Bundan dolayi nefes alan ki§i, teneffus etme- 
de kendinde bir rahatlik hisseder. Nefes almada insamn i^ine 
giren ve gikan nefes, ol ki§inin nefsi igin bir rahmet olmu§ olur. 



452 Filtuhat-i Mekkiye 

I§te Hak Teala'dan ancak rahmet sudur eder, bu rahmet her 
§eyi icine alacak geni§likte olup, biitiin aleme verilmis,tir. 

Hak Teala'nin evvelki zati §ekli, buluta benzer bir duman 
§eklinde olmasidir. Bu icinde rahmet dolup ta§an rahmani bir 
buhardir. O bizzat rahmetin goziidiir. Bu rahmet dumani Hak 
varhginin kabul ettigi bir zarftir. Bu dumanin cevheri rahathk- 
tan dogan ruh §ekillerini kabul etmi§tir. Bu ruhlar sadik ruh~ 
lardir, ancak kendilerinin zuhur ettigi cevheri tamyorlardi. O 
her §eyin ash ve hakkin batini gizliligi idi . 

Batmi hukmiinden alemin zuhuru imkansizdir. t§te bu ilk 
dumanda rahmarun zahiri adi olmu§tur. 

Kendi nefsini ba§ta gorerek, ilmi ve ozel bir tecelli ile ruhi 
§ekillerden birini secmi§tir. Hazir ve kendine yakm olan ruhlar 
dahi onu kiyamete kadar bilmeyeceklerdir. Hak Teala zatmda 
oyle bir kuvvet buldu ki bununla diger ruhlar a listiin geldi. O 
onlari gordtigti halde, onlar, birbirlerini gormedikleri gibi, onu 
da goremez oldular. Hak Teala kendi nefsini bu ruhlarla yiik- 
lenmis, buldu. Buldugu ve yarattigi bu kuvvetle nasil ciktigim 
ve var oldugunu anlami§ti. Bu anlayi§ ilim idi. Ilimde makul 
gercekler bulundugunu anlayarak, bunu akil ettigi icin bunu 
makulat olarak adlandirdi. 

Bu fark kendi nefsinde belli olunca bu makullerin her biri- 
nin digerine benzemedigini gordii. Bunlar ancak Hakka ait bil- 
giler olup nefsinde makul olanlardi. Bunlarm hiikmunu hak da 
gosterecek, ilahi adlarla adlandirip ona intisap edecek, vucubiil 
viicudda, mevcudiyetleri olmadigi gibi imkani mevcudiyetleri 
de yok idi . 

Bu adlar kendisine ezelden beri intisabi oldugundan, hakka 
nisbeti vardi. Ayrica hakkin hukmiinden zuhur eden mahluka- 
ta da intisabi vardir, Bu cok eski ezeli ve ebedi bir olaydir. 

Bbylelikle Hak Teala'nin mahlukatmdan bu akil viicud bul- 
mu§tur. Hak Teala'nin bu alemi duman ve bulut icinde gizli 
olarak yarattigmi bu akil ogrenmis, oldu. Ve bu dumanin Rah- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 453 

mamn nefesi oldugunu gordii. Nazari ilimde adlandiracak 
iiciincii bir emrin cikmasi icin iki emrin bncelikle bulundugunu 
sbyledi, i§te bu iiciincii emir daha ewelki iki emrin ciftle§me- 
siyle meydana gelen bir emirdL Sonra hakta gbrdugiinii gizli 
ve yakin ruhlarda gbrmedi. Bu sebeple kendisinin diger ruhlar- 
dan, fazla hakka yakm oldugunu gordii. Bu akil duman iceri- 
sinde hakkm kamil ve tarn bir insan §eklini ve suretini bir §a- 
his gblgesi gbrmii§ oldu ki, onun yamnda kendi nefsini o derece 
eksik buldu ve gordii. Ondan ne ge§idli alemlerin tekevviin 
edecegini, diinyada dahi ne gibi §eylerin dogacagim 6grenmi§ 
ve bilmi§ oldu. Bu fikirle kamil bir insanda bulunan insanlik 
kemal derecelerini elde etmege gah§ti. 

Bir insamn kemali fiiliyle olgiilur, bu kemal fiili de ; kuvvet 
ve birinci akil birle§erek viicuda gelir. 

Kuvvet ve fiil olmasaydi mevcudiyyet olmazdi. Bundan dola- 
yi kudretinin kemaliyle sifatlanmak igin alemi oldugu gibi bu- 
lup kuvvetten fiile cikarmi§ oldu. Eger mumkiinlerin tumiinu 
icad etmek imkamni bulsaydi, bu mumkiinlerden Ademle sifat- 
lanmi§ icad etmedik bir tek §ey dahi birakmazdi. Hak Teala 
kendi zatmda iki gblge gordii. Turun yam ba§mda Musa'ya te- 
celli ettigi gibi, bu akla da sag taraftan ilahi tecelli zuhur etti. 
Allah Teala'nm azaptan uzak uzatilmi§ rahmet ta§iyan iki mii- 
barek eli vardir. Bununla rahmeti yayar ve toplar. 

I§te o akim zatmdan uzunun gblge o tecellinin nurundan ol- 
mu§tur, ki bu da Levhi Mahfuz veya Zati tabiattir. 

Bununla beraber orada bunun tiimiine (hayat ? il™ ? iracle ; 
sbz) denilir. Cisimlerde ise buna sicaklik, sogukluk, kuruluk, 
rutubet adi verilir. Rukiinlerde ise bunlara ate§, hava, su, top- 
rak adi verilir. Canlilarda yani hayvanlarda ise buna, siyahlik, 
sarilik, balgam, kan, denilir ki, bunlarin tiimiinde benzerlik 
birdir yalmz bunlardaki hiikiim degi§iktir. 

Biitun bunlardan sonra akil cehresini o dumana cevirerek 
orada kendinden neler kaldigim gbrmek istedi. Fakat hie bir' 
suretin zuhur etmedigini gbrmii§ oldu. Orayi §ekillerle aydin- 



454 — Fiituhat-i Mekkiye 

latarak oraya bakti, orayi halis bir zulmet ve karanlik i$inde 
oldugunu gbrmiis, oldu. 

§unu bil ki, sen ne vakit gblgenle birle§irsen sana ilahi te- 
celli yayilir. Tecelli nuru yayilmca golgesi ona doner ve onunla 
birle§ir. Bu da ona manevi bir nikah olarak ar§in sudurunu ha- 
zirlamis, olur. 

Hak Teala'nm: 



u^s 



l£>— * 



"Alelar§isteva." 

Bu soziiyle Rahmamn ar§in iizerine £ikip oturdugunu anlatir. 

§unu bilmeli ki, Hak Teala insana kendi viicudundan daha 
yakmdir. 



W¥ 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 



455 



iLAHlADALETveBUYUKUJK 
Cismi BiifunlB* 




§ekil 2 
22/3 



AR§, KURSU, IKI AYAK KADEMESI AR§IN 

KURULDUGU SU, HAVAYI TA§IYAN SU, 

ZULMETTEN NE§ET EDEN SUYU TUTAN 

HAVA HAKKINDA BILGILER 



§unu bil ki, bu zulmet gizliligin zulmetidir. Iginde buldugu- 
nu gormeyelim diye burasi karanliga bogulmu§tur. Bu zifiri 
karanligm adida zulmettir. 

Gozlerimiz bu zulmetten siyrilip gikan bir §eyi ancak gorebi- 
lir. Bu zulmet gizliligin aynasi da, alemde ne §ekiller gikarsa 
bizler onu gbrmu§ ve ona bakmi§ oluruz, ki bu gorduklerimizin 
gizlilik aynasmdan oldugunu dahi bilemeyiz. Hak Teala'ya go- 



456 — Futuhat-i Mekkiye 

re bu bir aynadir. Hak Teala bu aynaya tecelli ederse, alemin 
§ekil ve benzerleri, bu aynaya basilmis ve §ekillenmi§ olur. 

Allahli Ziilcelal tecellisinde berdevamdir. Biitiin alemin su- 
ret ve §ekilleri bu gizlilikte ve bu zulmet icinde bulunmaktadir. 
Hak Teala'nm Ar§i da iste bu zulmet icinde bulunmaktadir. Bu 
dort ayakli bir karyoladir. Dort yiizu ve ybnii vardir. Bu dort 
ybniin her bir yontinde bir cok asli mesnetler vardir. Bu ar§m 
yeri degirmi ve ice dogru bir cokiintu §eklindedir. Bunun etra- 
fmda da kiirsii, felekler, cennetler, semalar, riikunler, ve dogu- 
ruculari vardir. 

Biitiin bunlan yarattiktan sonra Rahman ar§m iistiine cikip 
oturmu§tur. O butiinu ile bir rahmettir. Bu rahmet de bu du- 
man ve zulmet icinde bir surettir. 

Bunun babasi akil, anasi da nefestir. Qiinku ana ve baba co- 
cuklarma rahmet ve §efkatle baktiklarmda o da ar§a rahmetle 
dolu olarak oturmu§tur. Hak Teala merhametcilerin en merha- 
metlisidir. Akil ile neles ise Allah'ta ikramci olarak bulunurlar. 
Allah'm iki sevgilisidirler. Bu sebeple bir §ey zuhur etmez ki, 
iginde rahmeti olmasm. Rahmetsiz zuhur eden bir §eyi yoktur. 

Hak Teala'nm zahiri gbrunu§ii azap olmakla, batmi goriinu- 
§ii ise sirf rahmettir. 

Hak Teala yeri yaratti, yerdeki liizumlu §eyleri var ettikten 
sonra, gokleri yaratti her goge lazim olan emir ve vahiylerini 
verdikten sonra kainatm temellerini de diizene soktuktan son- 
ra ve tekewiin edecek §eylerin bir halden bir hale intikallerini 
siraladiktan sonra ar§a yukselip oturmu§tur. Biitiin bu yaptik- 
larini zevk ve haz alarak yapmi§tir. Bizler yani Allah ehli olan- 
lar, nasil etrafini zevk ve hazla uyariyorsa, bu ogretilen ve 
zevkle etrafa tatbik edilen bu ogretim, ne bir fikirden ve ne de 
bir §eyi hazirlayip tedbirden ^lkmamaktadir. Bizler bunu an- 
cak ilahi bir zevk duydugumuzdan yapmaktayiz. O bizlere 
bunlan ihsan etmi§tir. Bizlere kadar inen odur ? evden ve ini§- 
ten ayrilmayan odur. O, bir §eyin haline gore, her §eyle berabe- 
rir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 457 

I§te onun bu yonunii kayd ettigim gice, Hak Teala bana va- 
kia olarak dortte bir insan boyunda beyaz kizil sach bir adam 
gdsterdi, bu kilsi o anda iki ellerimin arasmda oturuyordu. Ve 
sakin duruyordu. O sirada Hak Teala'dan bana bir kitap gele- 
rek, bu ki§i kullarimizdan biridir, terazindeki amellerin artsm 
diye onu sana gonderdim, ona faydali ol, buyurdular. Hak Te- 
ala'ya bunun kim oldugunu sordum, bana bu ki§i Ebu Abbas 
Bin Cudi'dir, be§erratta oturur buyurdular. Ben ise o anda 
§am'da bulunuyordum. Hak Teala'ya doniip, ey Rabbim, bu zat 
benden nasil faydalanir o nerede ben neredeyim dedim. O bana 
seni ona nasil, gosterdimse onu da sana oylece gostermis, oluyo- 
rum. Sen onunla konus, o senden faydalanir buyurdular. l§te 
sen nasil onu gbriiyorsan o da seni goriiyor, konu§ bakalim o 
senin hitabmi i§idir duyar, sen ne soyler isen o da onu soyleye- 
cektir, sana §unlari sbyliiyor, §am'da bir er ki§i gordiim adi 
Muhammed Bin Arabi idi. Bir hususta bana bir §ey teklif edip 
yiikledi fakat o §ey ben de yoktu, o benim hocamdi dedi. Bu se- 
fer ona donerek Ey Eba Abbas bu soziinle §imdi ne arzularsm 
ne istersin diye sordum. Kendisi bana biitun guciimle o istek 
icin gallop duruyorum. Bana bu ybn Hak Teala tarafindan 
aciklamnca istenen ki§i oldugunu anlayarak, sarf etmi§ oldu- 
gum emek ve yorgunluk iistumden kalktigmdan rahata kavu§- 
tum dedi. 

Ben de ona, Ey karde§im, §ehadetiyle tamam olarak Hak Te- 
ala vasil olan senden daha hayirli kimse var midir §imdi sen 
Hak Teala'ya §6yle bir miinacatta bulun ve hitap et (Babbi zed- 
ni Ilmen) Allah'im benim bilgilerimi artir diye yalvar. Bu diin- 
ya hep teklif ve talep evidir, rahatlik ne arar, dogrusu ya senin 
sozunden ben bir §ey anlamadim. Yalniz isteginin ben oldugu- 
mu anlamis. oldum. Diinyadaki cali§malarmi ve yorgunluklan- 
m mi unutmak istiyorsun, hayir; bu diinya rahat ve istirahat 
diinyasi degildir. Bir §eye mi gali§tm ve onda muvaffak oldun, 
arkasim birakma, ikinci bir §eye bak, bo§ vakit gecirme, burasi 
Ahiretin bir tarlasidir. Tarlani bos, birakma ek ? yeti§ir, ugra§, 



458 — Futuhat-i Mekkiye 

yorul, Allah'a yakla§ vaktini bos. gegirme, iste bulundugumuz 
evin hali boyledir dedim. 

Bunun iizerine bu anlattiklarimdan dolayi bana te§ekkiir 
ederek ayrildi, Allah'm ona ve bizlere verdigi inayete bakm! 

§imdi mevzuumuza dbnelim, Hak Teala. ar§m etrafmda ta- 
vaf eden ve ar§ nurundan yarattigi melaikeler vardir. Bunlarm 
arasmdan dort melaikeye arsm dort ayagmi ta§ima odevi ver- 
mi§tir. Dort kaideden her birinin iki yana yonu vardir. Bunla- 
rm erkamm da riitbe yominden birbirinden iisttin yaratmi§tir. 

Hak Teala'ya §iikurler olsun ki, beni bu riikunlerin en fazi- 
letlisi kilip o azametli ar§m ta§iyicilarmdan kilmi§tir. 

§unu da ilave edeyim ki, Hak Teala arsi ta§iyacak melaike- 
ler yarattigi gibi, insan simfmdan suretler vardir ki, bunlari da 
ar§i ta§imaya memur etmi§tir. I§te bu insan smifindan olan en 
kiymetli temellerden ve ta§iyanlardan birisi de benim. 

Benim, bulundugum ve ta§idigim kisimda Rahmamn rah- 
met hazineleri vardir. Bu sebeple beni de §iddetli yaratmasma 
ragmen, merhametli kilmi§tir. §unu da biliyorum ki, her §id- 
dette bir gev§eklik vardir, Hig bir azab yoktur ki sonunda mer- 
hamet olmasm, sikilan bir §ey yoktur ki sonradan geni§leme- 
sin, her darhgm da bir bollugu vardir, iste esash olarak bu iki 
yonii 6grenmi§ oldum. 

Sagimdaki kaide ise rahmettir. Solumdaki direk ise, §iddet 
ve kahir kaidesidir. Tarn kar§imdaki dorduncii direk ise, benim 
kaidemden ta§anlarm intikal yeridir. Rahmet ve §iddetten faz- 
la olanlar orada nur ve zulmet olarak goruliir, bunun icinde 
hem siddet ve hem de rahmet vardir. Ar§m her iki esas diregi- 
nin arasmda bir ilave direk vardir ki, bunlar sekiz kaide te§kil 
eder. Bu dordtinun §imdilik ta§iyicilari yoktur! 

Ahiret giinii Hak Teala'nm emirleriyle sekiz ta§iyicisi olmu§ 
olur. Ar§m istinatgahlari arasi nurla siislenmi§tir. Arsm cokiin- 
tii kismiyle kiirsii arasmda geni§ bir feza boslugu, ve yanmak- 
ta olan bir hava vardir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 459 

Bu feza bo§lugunda ar§m ko§e ve bucaklarmda Adem oglun- 
dan evliyalar bir yandan bir yana ucu§maktadir. Ar§m ayaklari 
ise donmu§ su iizerindedir ki, bu sogukluk rahmete izafe edilir. 

Bunun boyle oldugunu peygamberimiz (sallallahii aleyhi ve 
sellem) efendimiz anlatmi§lardir. 

I§te bu donmus suyun yeri soguk hava iizerindedir. Suyu 
donduran bu hava olmu§tur. Bu soguk havada bizatihi gizli 
olan zulmettir. Bu zulmetin ne oldugunu Allah 'tan ba§ka bir 
kimse bilmez. 

§ayet arzimiz ba§ka bir arzla degi§ecek olsa insanlar bu zul- 
met kopriisiinde duracaklardir. Bu degis,me gozde degil yerin 
sifatmda olacaktir, o vakit arzimiz fesat yeri degil dogruluk ye- 
ri olarak kalacaktir. Yerin §ekli ise girintisiz gikmtisiz, dumdiiz 
bir hal alacaktir. Bu yontin aciklamasi Allah'm izniyle sonraki 
derslerde yapilacaktir. I§te Hak Teala kursiiyii bu ar§m bo§lu- 
gunda yaratmi§tir. §ekil itibariyle dortgene benzemektedir. 
Bunu halk ettikten sonra ayaklarmi oraya uzatip sarkitmi§tir. 
Ar§ta bulunan ve manayi igine alan rahmet kelimesi, kiirsiide 
rahmet ve terletici sikici gazap olarak ikiye ayrildigim gorii- 
riiz. Qiinkii alemde ne olacak ve ne yapilacaksa liizumlu emir- 
ler buradan verilir. 

Mesela alemleri sikmak ve yaymak, ve bunlarm zidlarmi 
viicuda getirmek, mesela izaz etmek ve tezlil etmek, sikmak ve 
yaymak, veren ve mani olan gibi §eyler ki, biitiin bunlar Hak 
Teala'nm rahmet kelimesinin ayrilmasmdan ileri gelmi§tir. 

Rahman ar§a gikmca iki ayagi da kiirsiide olmu§ olur. Kiirsii 
bu giki§m rahathk yeridir. Oraya basan ayaklar bu sifatlari ta- 
§ir ki, bunlar da siibut kademi, sidik kademi, cebbar kademi, ce- 
bir kademi ve ihtiyari kademdir. Bu son iki kademin ilahi ilimde 
bir cok dereceleri vardir. Bu kursuniin yeri de yine donmus, su 
iizerindedir. Bu kiirsiiniin, bo§lugunda ar§ta oldugu gibi sema 
ve erkandan ciimle mahliikat vardir. Ayrica da rahmet bolme- 
sinden buraya ait melaikeler vardir, bu bahis cok uzundur, oz 
olarak size ar§ ve kiirsii hakkmda bu kadar malumat yeter. 



460 



Fiituhat-i Mekkiye 



SOZU GE$EN KURSU 




(§ekil 3) 
23/3 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi - 461 



ATLAS FELEK, BURgLAR, CENNETLER 

TUBA AGACI KEVKEPLERLE DOLU 

FELEGIN DUZEYI 

§unu bil ki, Hak Teala daha evvel anlattigimiz kursii iginde 
§effaf yuvarlak dairevi bir cisim yaratmi§tir. Bunu da on iki 
e§it pargaya ayirmi§tir. Bu pargalara Burglar admi vermi§tir. 

Kitabmda biitiin ayrmtilariyle bizlere anlattigi burglar bun- 
lardir. 



^^h>liitCli£ji3 



"Vessemai zatilbiiruci" 

Bu burglar sulu ve toprakh, havali ve ate§li unsurlardan 
miirekkep olup, tipki dtinya ehlinin unsurlari gibidir. Hak Te- 
ala her bir burgta Cennet ehlinden bir melaikeyi orada iskan 
ettirir. I§te bu burglardan Cennetlerde tekevviin edecek §eyler 
tekevviin eder. Tekevviin etmiyecek olanlar da tekevviin etmez, 
bozulacak olan bozulur, bozulmayacak olan da bozulmaz. 

Bozulmalar, kar§iliklarm tiimii bu burglarm degi§mesiyle ve 
kurulan diizenin bozulmasiyle olmus, olur. 

Imamcilar bu 12 burcu oniki imama intisap ettirirler. Bu 
dogru veya yanli§ olabilir. Gergek olarak biitiin alemin onciilii- 
giinii bu oniki burgta bulunan on iki melaike yapmaktadir. 
Boylelikle bu 12 burg alemlerin gergek olarak imamligim yap- 
maktadir. Bu oniki melaike yerlerinde sabit olup tekevviin iti- 
bariyle bulunduklari menzillerden hig bir sebepe degi§tirile- 
mezler. Bunlann aldiklan yardim ve imdatlar onlara oralar- 
dan geldigini his edemezler. 



462 — Futuhat-i Mekkiye 

Ar§in esasi dort kaide iizerinde oturtulmus, oldugundan, bu 
burglar oniki olmasma ragmen dort mertebe iizerinde bulun- 
maktadirlar. 

Fakat bu konak ve duraklar iictiir. Bunlar Diinya, Berzah ve 
Ahiret'tir. Bu konaklardan her bir konagm, dort menzili vardir, 
bu konaklarda bunlarm hiikmu gecer. §ayet bu iic konagi 4 ila 
garpacak olursamz, bundan 12 kisim cikar ki, bunlar da 12 
burca delalet etmi§ olur. Dtinyamiz Ahiret giinii ate§e donecegi 
cihetle bu dort menzilin hiikmu iizerinde kalmi§ olur. Cennet 
car§ismdaki Berzahta bu 4 menzilin etkisi altmdadir. Cennet 
de bu dordiin etkisi altmdadir. 

Bunlardan Oglak, Arslan, Yaya burclari, dort menzilin etkisi 
altmda bulunmakla beraber, ayni mizag ve onlarla aym merte- 
bededir, Okiiz, Ba§ak ve Keci burcu da ba§ka mertebede ha- 
kimdirler. Ikizler, Terazi, Kova burglan ise ba§ka mertebede ve 
hakimdirler. Yengeg, Akrep, Bahk burglari da ba§ka bir merte- 
bede hakimdirler. Bu iiglii burglardan ayri ayri her bir burcun 
tabiati ve mizaci birbirine benzedigi gibi, hiikiim menzili eri ise 
iictiir. 

Bunlar dort hakim vali olarak bir menzilde bulunurlar. Bun- 
lardan her biri o menzilde tarn olarak hiikmii geger. 

Nitekim yedi Hunniis ve Kiinnus ecrammdan her biri gece 
ve giindiizii yapmaktadirlar ve bunun sahibi ve hakimidirler. 
Fakat geri kalan ciiriimlerin sahipleri ise giindiiz ve geceyi ya- 
panla birlikte hiikiimleri gegmi§ olur. Ancak bu cemaatten ay- 
rilmak isteyenler, giiniin ilk saatmda ve 8. ci saatmda ba§h ba- 
§ina ayrilabilir. Keza gece He ahirette bunun gibidir. Arslan 
burcu onlarm oldugu gibi, diinyamnki ise yengec burcudur ki 
bu degi§ebilir. Burada arslan burcu sabit burclardandrr. Bu on 
iki burctan her birinin onda hiikmii Vardir. 

Diinyamiz ise yengeg burcunun hakimiyeti ve ona aidiyeti 
olmakla beraber diger burclarm da burada hiikiim ve etkisi ek- 
sik olamaz. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 463 

Berzah alemi ba§ak burcunun etki ve htikmii altmda bulun- 
makla beraber diger burglarm da buraya ayri ayri etkisi var- 
dir. 

Ortada iigiincii bir menzil kaliyor ki, bu da diinyamizin ate- 
§e donmesidir. Gergek olarak diinyamizin sahibi yengeg burcu 
olmakla, ate§e dbnmesi halinde, artik yengeg burcunun hiikmii 
ve etkisi kalmayrp, onun yerini ve hakimiyetini Terazi burcuy- 
la birlikte diger burglarm etki ve hakimiyeti altma girmis. olur. 

§una bakm ki, burada ne tuhaf §eyler goreceksiniz? Mesela, 
Cehennem ate§ine dii§enlerin azabi sona erdigi vakit, artik ve 
orada Terazi burcunun hiikmii ve etkisi kalmayip bunu Ikizler 
burcu teslim almi§ olur. Bununla birlikte diger burglarm da et- 
kisi i§tirakleri vardir. 

Hak Teala bu Atlas felegi hakim ve valileriyle gevirdigi va- 
kit, bu cevirmenin sonunu gece ve gundiizii olmayan tarn bir 
gun olarak yapmi§ti. Bunun icindekileri de donme hareketiyle 
birlikte yapmi§ti. £mir ve vahiylerini miimessillerine hiikiim- 
de bulunmalari igin vermi§tir ki, bu hiikum ve emirler muay- 
yen ve belli bir miiddet igin kendilerine verilmi§tir. Bu miiddet 
ve vakitler, Diinyevi, Uhrevi ve Berzahi, menzillerde degi§ik 
olurlar. 

§u var ki, Berzahi miiddet en hizli, ve hiikmii en gok olan ol- 
dugu gibi, onu da giinlerine gore sivriltmi§ ve yiiceltmi§tir. 
Orada giinler dahi farkhdir Bir gun olur yarim devre ile geger, 
gun olur ki tarn devre ile geger. Gun olur ki 28 devre ile tamam 
olur. Yiikselmedeki giinlerde bu artar §ahsi i§lerde bunlar ek- 
silmis. olur. 

Bu degi§iklik iki gun arasmda degi§en giinlerin dereceleri 
vardir. Hak Teala bu oniki burcun miimessili olan her bir mela- 
ikeye otuz ilim hazinesi vermi§tir. Her hazinenin bir dolabi 
vardir. Her bir dolap sonsuz, tiikenmeyen ilimleri iginde bulun- 
durur, i§te bunlar hakkinda Hak Teala: 



464 ■ Futuhat-i Mekkiye 

"Ve in min §ey'in ilia i'ndena hazainehu ve ma niinez- 
ziliihu ilia bikaderin ma'lumin." 

buyuruyorlar. I§te bu burglardaki melaikeler, kainatta liizumlu 
olan §eyleri bu dolaplardan alarak indirmi§ olurlar. 

Her dolaptan indirilen ilim ve bilgiler, asagida bir gun kala- 
rak tekrar yerine donmtis, olur. Bazilari ise indirildikten 100 
sene sonra dolaplarma donmiis, olurlar. Burada inen ve cikan 
ilim ve bilgiler bir giin ile 100 sene arasmda degi§ir. Burada 
giin dedigim sey, bu Atlas felegin hareketi kadardir, Her sene 
bu felek hareketinin 360 giinii olacagmdan 100 senenin kag 
giin ettigini siz hesap ediniz. Bunu da bylece bilmi§ olursunuz. 

Talimler ehli tarafmdan bu hazineler felegin dereceleri diye 
adlandirilir. Buraya inenlerde, kom§ulan ve menzilleri ve men- 
zillerden sabit ve ytikselmis, olan ve bu dolaplardan hasil olan 
ilahi ilimler gibi, alemde etkisi olanlardir. Yere nisbetle, ve di- 
ger 7 kom§u ve §eri hareketli kevkeplere nazaran agir hareket- 
li olan kevkeplere sabit kevkepler diyoruz. Cennet ve Cehen- 
nem ehline nezaket hakki bu oniki burca verilmi§tir Cennette- 
ki hiikiimler hep bu 12 buret an cikmis, olur. 

Fakat dunya ve ate§ ehli ise hie bir hiikme tabi olmayarak 
inen miimessillerle idare edilirler. 

Cennetlerdeki tekevvunden tutun da, yemek ve icmek, ni- 
kah ve hareket, siikun ve oliim, degi§iklik ve §ehvet gibi §eyler, 
olup ve bitenler! ve ne cikmi§ olursa hepsi o hazinelerden inen 
ilimlerle ve 12 miimessilin elleriyle ve Allah'm izniyle yapilir. 

Aden Cenneti istisna edilerek diger Cennetleri bu 12 mii- 
messil bina etmi§lerdir. Qiinkti cennet-i Adeni Hak Teala kendi 
eliyle halk etmi§ ve kendi padi§ahhgma bir kale olarak yap- 
mi§tir. 



Muhyiddind tbn-i Arabi 465 

Bu Cennetin sonsuz alanlarmda. Misk'den mamul kum te- 
peleri yapmi§tir. Hak Teala zahiri olarak kendini bu suretle 
Misk olarak gostermi§ olur. Ve hayvani g6rii§lerin zahiri ortu- 
sii olmu§ olur. Bu misk yigintilan iizerinde kendi elleriyle Tuba 
denilen cennet agaclan dikmis, olur. I§te Allah Teala bu Cermet 
agaclariyle kendi Cenneti olan Aden cennetini suslemi§tir. Bu 
agaclar o kadar yiiksektir ki, kendi surlarim a§mi§ ve etrafa 
yayilmi§tir. Bu agaclarm dallari sari Cennetlere kadar uzan- 
mi§ olur ki, bunun dallarmdaki meyveler yenecek bir nesneden 
olmayip, cennet ehlini siisleyecek ziynet meyveleri vermis, olur- 
lar. 

Cennet ehlinin elbiselerine gelince, bunlar dokumadan ya- 
pilmi§ kuma§lardan olmayip Cennet mamullerindendir. Nasil 
ki, diinyada giil toplamak kasdiyle bir giil bahcesine dahp giil 
topladigimizda elbiselerinizin kollari giil dikeninden paralanir- 
sa, cennet ehlinin de elbiseleri bu Tuba agacimn ziynetlerini 
toplarken paralanmi§ olur. 

Giiniin birinde (sallallahii aleyhi ve sellem efendimiz halka) 
hutbede bulunurken adamm biri iceri girerek; Ya Resuliillah! 
Cennet ehlinin elibeseleri kendiliginden mi halk olur veya do- 
kuma midir? Diye sorunca orada bulunanlar bu soruya gtil- 
mu§lerdir. Resuliillah efendimiz bu giilenlere, §ayet bir cahil 
ki§i bir alime bir §ey soracak olursa buna giilmek mi icab eder 
diyerek soru sahibine Cennet meyvesinden yapihr buyurmu§- 
lardir. 

O vakit orada bulunup giilenler de bilmedikleri bu yonii an- 
lami§ ve bilmis, oldular. 

Her Cennet ile diger Cennet arasmi ^evreleyen bir sur var- 
dir. Her Cennet kendini manasiyle adlandirmi§tir. 3 nolu sekil- 
de bu cennetlerin mevkilerini ve yerlerini adlariyle ve sirasiyle 
gostermi§ olduk. 

Bunlarm en yiiksegi Vesile cennetidir ki, bu Cennet Aden 
Cennetiyle diger Cennetleri icine almistir. 



466 : — Fiituhat-i Mekkiye 

Burasi Resulullah efendimize tahsis edilmi§tir. Bu Vesile 
cennetinin her cennette bir suret ve resmi vardir. Resuliillah 
efendimize bu cennetin verilmesi sebebi ise Allah'm bir hikmet 
olarak iimmetine olan duasmi kazandirmi§tir. Hak Teala bu 
Vesile cennetinin yerini yuvarlak ve miikevkep felek sathmda 
yapmistir, ki bu satih (yiizey) Cehennem ate§inin dami olmu§ 
olur. Bunun hakkmda da gelecek derslerimizde geni§ acikla- 
malar yapacagim. 

Hak Teala her Cennette Esmaiil Hiisnasi sayismca 100 ba- - 
samak yapmi§tir. Hak Teala'nm azametli bir adi vardir ki, Hak 
Teala bu adiyle alemde temayiiz edecektir. Bu ad ile ozellikle 
Vesile cennetine nezaret etmektedir. Hak Teala'nm bu azametli 
admin her cennette bir kemal hiikmii vardir. Bunu oyle bil. 

Cennet evlerine gelince ve bildirildigine gore bunlarm sayisi 
Kur'an ayetlerinin sayismcadir. 

Allaha §iikiirler olsun ki, bunu da bu ayetleri okumakla ka- 
zanmis, olduk. Bizlere bildirilmeyen menzileri de ihtisas cenne- 
tinde ihtisasimizla elde etmi§ olduk. Mirac yolundan ise ates. 
ehlinin cennetini elde etmi§ oluyoruz ki, bunlar buranin aile- 
sindendir. 

Cennet kapilari teklif azasmm sayisma gore 8'dir. Aldigirmz 
haberlerden Resuliillah efendimiz bu yonde, §ayet bir ki§i ab- 
dest ahp ve nefsini unutarak, yani nefsiyle konu§mayarak iki 
rekat namaz kilarsa, cennetin sekiz kapisi da ona acilarak iste- 
digi kapidan iceriye girmi§ olur buyurmu§lardir. Bunun iizeri- 
ne Hazreti Ebii Bekir bir soru sormus, ne icin sekiz kapidan 
birden girilmesin diye sorunca, o vakit Resuliillah efendimiz 
Hazreti Ebu Bekirin sorusunu dogrulami§, bu hal ile namaz ki- 
lan ki§i sekiz cennet kapilarmdan bir anda iceri girer haberini 
vermi§tir. 

Qiinkii insanda her uzvun bir kapisi vardir. Insan uzuvlari 
ise sekizdir. Goz, kulak, dil, eller, karm, mahrem uzuv ayaklar 
ve kalptir. I§te yukaridaki hal iizere amel edenler bu kapilar- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 467 

dan sekiz uzuv ile aym anda girmi§ olur. Qtinkii insanin ahiret 
nes/eti Berzah nes/eti gibidir. Insamn ic alemi yani Batim ken- 
dine gore bir hayaldir. Cennetlerin 79 erigi (murdiim) vardir. 
Bu erik agac,larmm yetmi§ten fazla dallari vardir ki, bunlar 
iman dallaridir. Her iman dalmin cennete bir yolu vardir. Cen- 
net ehlinin Her cennette yeri vardir. Ate§, ehli ise ate§ten cik- 
mayanlardir. Mana bakimmdan butiin ceniietleri bildikleri 
halde, yalniz iki cennetin manasim bilemezler bunlar Firdevs 
ile Vesile cennetidir, ki buraya hie bir zaman ayak basamazlar. 
Qiinkii biitiin cennetlerin cehennemde bir benzeri vardir, an- 
cak ismi gecen iki cennetin orada benzeri yoktur. 

Hak Teala 300 ahlakla sifatlanmi§tir. Mti'min olsun kafir ol- 
sun bir ins an Allah'in bu,. 300 ahlakmdan biriyle ahlaklanmi§ 
olur. Hak Teala'mn biitiin ahlaklari birbirinden glizel ve iyidir. 
I§te bu giizel ahlakla sifatlanan kimse, yerine gore bunu kulla- 
mrsa iyilik yapmi§sa iyilik, bu giizel ahlaki kotii kullanmi§ ise 
cezasim mutak gorecektir. Allah dogruyu soyler ve hidayete er- 
dirir. 




468 



Futuhat-i Mekkiye 





C/> 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 469 



KEVKEBLERLE DOLU YUVARLAK FELEK, 
SEMALARIN KUBBELERI UZERINDE 
BULUNAN ARZIMI, U<? ESAS RUKUN, 

SEMALRI TUTAN DIREK, MADEN NEBAT, 
HAYVAN INSAN HAKKINDA BILGILER 

Bu kevkeplerle dolu felegin konaklan ve bu semalar ve arzi- 
mizm biitiinliigii esas riikiinler, ve dogurucular, ve arzimiza 
dii§memesi icin sema kubbelerini tutan direkler, insanlarm Al- 
lah'ma kar§i ktifram nimette bulunmalan ve onun emirlerine 
kar§i geldikleri halde, Allah'm sifatmda bulunan rahmet ve 
§efkati, bu semalarm ve suriimlerin arzimiza dii§iip insanligi 
yok etmesine mani oluyor. Insanlarin tiimii arzda zeval bul- 
duktan sonra ancak o vakit bu ciiriimler ve semalar buraya dii- 
§iip arzimizi butiiniyle yok edecektir. 

§unu bil ki, Hak Teala bu curiimlerle dolu olan felegi, atlas 
renkteki felegin karm bo§lugunda yaratmi§tir. 

Bunun her ikisi arasmda da cennetleri yaratmi§tir. i§te bu 
miikevkep felek cennetin yeri, atlas felekte cennetin semasidir. 
Her ikisinin arasmdaki gbk bo§lugu, geni§ligini ve uzunlugunu 
ancak Allah ile Allah'm bildirdigi ki§iler bilir. I§te bu miikev- 
kep felek, geni§ ve sonsuz sema deryalari icinde bir halka gi- 
bidr. Bu miikevkep felegin ic kismmda 28 konak tesis edilmi§- 
tir. 

Bunun icinde menzilleri olan ve seyyar ciiriimler adi verilen 
ecram da vardir. Bunlarla menzilleri olmayan diger kevkepler 
arasmda bir fark yoktur. Hak Teala: 



J 4tLs -StUlS^lSf \5 



470 ■ — Futuhat-i Mekkiye 

"Velkamere kaddernahu menazile." 

bu miikevkep felek iginde seyyar ciirumlerin menzil ve yerleri 
belli edilmi§tir. Burasi kevkepler arasmda bir mmtikadir. 

Orasi ilahi farz ve takdirle muayyen miktarda ecramla dolu- 
dur. Bu miktarlann benzerleri ancak bu seyyar kevkeblerle bi- 
linir ki, o yere bir seyyar kevkep inmeden bunlar da menziller 
oldugu bilinmez. Boyle olmasaydi, ba§ka kevkeplerden bir far- 
ki olmazdi. 

I§te bu felegin altmda diinyamiz bulunyor. Hak Teala burg- 
larmda olan hazinelerinden, ve etkili bilgilerden bir §ey almak 
igin, on iki Melaikesinin elinde bulunan bu kevkeplerden ber 
bir kevkebe atlas felek iginde bir yer gostermi§tir. Zira Hak Te- 
ala ber bir kevkebe ayri bir tabiat vermi§tir. Bu seyyar uydula- 
ra giine§ten. nur verilmektedir o bu manzumenin en azametli 
ciinnu ve kevkeplerin kalbidir. Bu kevkebte nur admda daimi 
bir tecelli vardir. Bu nur semalar ve yerin nuru olan Allah nu- 
ru degildir. Insanlar bu semalardaki ve yerdeki nurun gune§ 
curmiinden oldugunu, soylerler. Giine§ ile diger kevkepler ara- 
smda bir fark yoktur. Giine§teki nur tecellisi devamlidir. Onun 
igin giine§ nuru toplamp duriilmez. 

Qiinkii bu nur misali tecelli, gtines, ile, goz arasmdaki Hi- 
cap'la, bakan gozlerden saklanmi§ olur. 

I§te bu kevkeplerin bo§luktaki yiizmesi felek iginde bir gok 
feleklerin kuvvetle bir birine garparak yeni kevkepler meydana 
gelmis, olur. Bu garpma ile buradaki havada butiin mahlukata 
yayilmi§ olur. 

I§te bu hava alemin hayatidir. Bu ? nemli sicak bir havadir. 
Bu hava igindeki nisbetler ve dereceler yxikseldi mi, buna ate§ 
adi verilmis olur. Hararet ve rutubet derecesi dusdumii bu da, 
su admi almi§ olur.! Bu iki hal ve §eklin ortasi veya mutedili 
hava olmus. olur. 

Allahti Ziilcelal, i§te bu hava iginde suyu tutmu§tur. Bu hem 
akar, intisap eder, ve hem de hareketlidir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 471 

Havadan gayri siiratle istihale edecek ve degi§ecek bir §ey 
yoktur. . Kendisi asil rukiindiir. Bu asilda, hararet ve rutubetin 
mutedil ve dogru bir yolda birbiriyle izdivaciyle olmus. olur. Bu 
en azametli bir unsur, ve biitun unsurlann da ashdir. §u da 
buna en yakm bir ashdir. Bu sebeple Hak Teala bununla her 
§eye hayat vermi§tir. 

Burada en azametli burglar hava burclaridir. Bunlar da, 
Ikizler, Terazi ve Kova burglandir. 

Hak Teala yedi kat dunyayi yarattigi vakit, bunlardan her 
birini digerinden bir nisbet icinde kuciik ve biiyiik yaratmi§tir. 
Bu yedi kat kevkeplerin her birinin ayn ayri sema kubbeleri 
vardir. 

Hak Teala arzimizi yarattiktan ve buralara kuvvetler ve ri- 
ziklar koyduktan sonra, en nihayet diinya havasim duman 
olan bakir renginden yapmi§tir. I§te bu dumandan list iiste 
olan yedi kat gokleri §effaf olarak yaratmi§, ve bunlari arza 
kubbeler misali oturtmu§tur. Ayrica halk ettigi bu yerlerden 
(ciirumler) her birinin etrafim gok ile cevirmi§tir. Arzimiz bu 
yedi kat yerden, do§enmi§ ve yayilmi§ bir hahya benzemi§tir. 
Bu yedi semada da ayrica uydular yaratip bunlari da muayyen 
bir diizene sokmu§tur. Bunlardan en yakm kom§u Ay'dir Bu 
uydu diinya semasmdadir. Ikinci semada Utarit uydusu vardir. 
Uctincu semada Ziihre vardir. Dorduncii ve orta semada Giines. 
vardir. Be§inci semada kirmizi olan Merih vardir. Altmci sema- 
da Mii§teri. Yedinci semada ise zuhal uydusu vardir. 4 nolu §e- 
kilde bunlari ve yerlerini sizlere gostermis, olduk. Bu kevkeple- 
rin tumii boslukta yiizmeye ba§ladiktan, burclardaki hazine- 
lerde buraya indikten sonra ve melaikeler tarafmdan bu hazi- 
neler de buralara hediye edildikten sonra, biitiin bu inenler bu 
uydulardaki rukunlere te'sir etmeye ba§lami§tir. 

Bu etkiden bir cok §eyler dogmu§. Bunlardan kati olanlar 
viicud bulmu§tur. Bu viicud bulanlar §unlardir. Madenler, bit- 
kiler, hayvanlardir. En nihayette de insan viicud bulmu§tur. 



472 Fiituhat-i Mekkiye 

Hayvan, insani kamilin halefidir. Onda olan zahiri suret ile 
alemin gerceklerini kendinde toplami§ oldu. 

Hak Teala kamil insanda ciimle alemin gerceklerini ve hak- 
km gerceklerini izafe ve Have etmi§tir. Bu suretle insan kendi- 
ni dogrulamis ve nasil zuhur etmis. ise oylece zuhur etmi§tir. 

Bu etkiler viicud bulan her §eyde o §eyin kamil ce§idini mey- 
dana getirmi§tir. 

En kemal mertebede olan madenlerden birisi de Altun'dir. 
Nebatlarda en kamili Vakvak agacidir. Hayvanlarda ise en ka- 
mil §ekil ve suret Insan gikmi§tir. Bunlardan her iki ce§it arasi 
orta bir §ey viicud bulmu§tur. Mesela insanlar tarafmdan yeni- 
len yaz aylan kumsal collerde kendiliginden biten ve tohumsuz 
yeti§en ve Hazreti Resuliin adlandirdigi Men yani maden ve 
nebat arasi olan Txirklerin ad verdigi kizila mail Ak Man- 
tar'dir. Hurma da nebat hayvan arasmda viicud bulmu§tur. 
Maymun cinsinden §ebek de hayvanla insan arasmda viicud 
bulmu§tur. 

Hak Teala bu yarattigi suretlere iifledigi anda bunlara bir 
ruh girmi§ ve canlanmi§tir. Bu canlilar kendini o vakit tammis, 
ve tamtmi§tir. Hak Teala bu viicud buldurdugu bu canhlari ve 
katilan (cemadat) iki keyfiyet iizerine yapmi§tir. Bunlardan bir 
kismi gidalanmak suretiyle biiyiir, uzar ve geli§ir. Digeri de gi- 
dasiz olarak geli§ir. 

Bunlardan gidasiz olarak geli§enler madenler ve ta§lardir. 
Digeri ise nebatlardir (bitkiler). Ve yine bunlardan gida yoliyle 
geli§en ve hayat bulan canli hayvanlardxr ki, bunlarm tiimii 
konu§an canli nefislerdir. Alemlerde nefissiz hie §ekil mevcud 
degildir. 

Giindiiz ve gece giine§in dogmasi ve batmasiyle olur. Zaman 
ise olaylarm birbiriyle birle§mesinden olmu§ olur ki, zaman de- 
nilen olay giin, gece giindiiz, sene mevsimleri, biitiin bunlarm 
tiimii nisbi emirler olup, belirsiz ve gercek olarak viicudu yok- 
tur. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabt 473 

Hak Teala her semaya emir ve vahyini vermistir. Sonradan 
bunlarm idaresine mumessiller ve vekiller tayin etmi§tir. 

Hak Teala bu curiimlere dairevi bir hareket vermi§tir ki, 
onun icin bunlara Eflak adi verilmistir. Ayrica yedinci gok yu- 
zeyinde de mamur ev olan melaikelerin kabesini yapmi§tir. Bu- 
nun adim da (Dirali) koymu§tur. Bunun sekli de 4 No. lu tab- 
lonun bir yanmda gosterilmi§tir, Hak Teala her semayi imar 
edecek ruh alemleri ve melaikeler yaratmi§tir. Bu melaikeler 
alemin maslahat ve faydalanmasi icin inen Allah'm sefirleridir. 

Bu Sefirlerin her birinin belli bir makami ve yeri olup, bu 
yerleri hie bir zaman terk edip a§amazlar. 

Bakiye alemlerin i§i ise Hak Teala'ya, namaz, niyaz, Allah'i 
te§bih ve senadir. Yedinci gok ile imikevkep felek arasmda kiir- 
siiler vardir. Bu kiirsiilerde miikellef olanlarm resimlerine ben- 
zeyen resimler ayrica Tahir melaikeler eliyle tutulup kaldirilan 
ortuler vardir. Bu melaikelerin odevi, bu mukelleflerin resimle- 
rine ve suretlerine nezaret etmek ve ortiilerini de elleriyle tut- 
maktan ibarettir. 

§ayet bu melaikeler bu suretlere bakacak olursa, bunlar ya- 
ni bu suretler, derhal bulunduklari §ekilden ba§ka bir §ekle 
donmiis, ve degi§mi§ olurlar. Melaikeler bunlardaki cirkinligin 
gectigini ve guzelle§tiklerini goriince bu ortiileri yiizlerinden 
cabucak kaldirirlar ve onlar da o vakit giizellikleriyle ve suslu 
ziynetleriyle gbrunmii§ olurlar. 

Hak Teala bu yonii yani Allah'm ahlakiyle ahlaklanmak, Al- 
lah'in kullariyle edeblenmek, alemin iyiliklerini cikarip goster- 
mek, kotiiliiklerini saklamak, gibi §eyler icin §eriatlarm geldi- 
gini ke§if ehline bildirmi§ ve gostermi§tir. 

§ayet Allah'm ehlindenim deyip kotuliikleriyle alemde bera- 
ber olanlar bu hukmiin hilafma olarak davasmda yalanci sayi- 
hr. Bu ve bu gibi misallerden dolayi Hak Teala Gafir, Gafur ve 
Gaffar a dim ahr. 

Hak Teala miilklerini tekevviin ettirdigi vakit, daha evvel 
anlattigimiz gibi Adem Aleyhisselami asli rukiinlerden elleriy- 
le yaratmi§ti. 



474 - — Futuhat-i Mekkiye 

Onun sogumasi ve kurumasi icin terkibinin en cogunu top- 
raktan kilmish. Bu sebeple onu da halife olarak halk ettigi top- 
raga indirmi§tir. 

Ondan evvel rukiinlerden ecinnileri yaratmi§tir. Bunlarm 
viicud yapisimn gogunu da ate§ten kilmis.tir. Bunlarm viicud 
bulmasi, Ademe, iblise, melaikelere verilen emirle olmu§lardir. 

Hak Teala bunlarm vasiflanm bizlere Kur'an'da anlatmi§tir. 
Bunlari tekrar etmeye ve anlatmaya liizum yoktur. 

Hak Teala Allah'i inkar etmeyen ve Allah'i tevhid eden insan 
icin gbk suretini diger gok suretine tutturmu§tur, ciinkii bun- 
lar, devamli olarak Allah'i zikredip dururlar, hatirlarmdan Al- 
lah'tan ba§ka bir §ey gecmez. 

Onlarm nazarmda Allah'i inkar ve nefiy edecek bir iddialari 
yoktur. Onlarm me§galesi Allah birin biridir du§uncesiyle otu- 
rup kalkmalaridir.. 

Resuliillah efendimiz: Biiyiik zikir olan Allah Allah diyecek 
arz tizerinde kimse kalmadigi vakit kiyamet Saati ba§lami§ 
olur, buyurmu§lardir. Hak Teala bunu da kitabmda zikretmi§: 



>jLr£ 



"Vele zikrullahi ekberu." 

demis.lerdir. 



Resuliillah efendimiz bu biiyiik zikir yerine La, Ilahe Allah 
diye bir §ey soylenmesini istememi§tir. Bu ad i§te bu imamm 
uydurmasi ve hezeyamdir. Yoksa Hak Teala semalarm yere 
du§memesi icin onu tutmamistir. Allah Teala muvahhid kisileri 
icin semalari bir birine baglami§tir, Hak Teala buyrugunda: 



"Enneha vahiyetiin." 




Muhyiddin-i tbn-i Arabt 475 

demektedir. Yani bunun manasi da bu gok ve semalar dii§mek- 
te ve inmektedir, demek halen yoldadir. Miimessil ve vekiller 
yollarmda hareket halindedir. Hak Teala arza ve arzm tizerin- 
de olanlara varis olacak giine kadar bu yolda olan vekil ve su- 
retler alemin esasi olan diinya, berzah ve ahirette bir §ekilden 
bir §ekle istihale etmek ve degi§mek suretiyle zuhur edecekler- 
dir. 

O vakit kainatta bir §ey kalmayacaktir ancak ahiret Cennet 
ve Cehennem kalmi§ olur. Bunlardan her birini Hak Teala iste- 
digi tin ve iinsle doldurmu§ olacaktir. 

Hak Teala'nin Sidik kademi Cennete basacak, Cebbar kade- 
mi de Cehenneme basacaktir. 

I§te kiirsiide bulunan Hak Teala'nin iki kademinin ahiret 
giiminde basacagi, yerler buralandir. 



¥¥ 



476 



Fiituhat-i Mekkiye 



HA§IRALAIMI 




Be$inci Sira 



Altmci Sira 



Yedinci Sira 



HA§IR ALANI 

§ekil 5 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi - 477 



MAHLER YERI VE BUNUN tgiNDE BULUNAN 

TERTtPLENMI§ MERTEBELER, AR§IN 

MEKANI MAHKEME VE AZALARI VE ETRAFI 

KU§ATAN MELAIKE SIRALARI 

§unu bil ki, Hak Teala sura tifledigi vakit, diinya iizerinde 
gelmis. vah§i hay van ve insanlar kabirlerinden ve oldiikleri 
yerlerde ayaga kalkacaklardir, bu Sur sesiyle bunlar kalkip 
korkularmdan donakalacaklardir, ikinci Sur sesiyle ciimle, 
mahlukat ha§ir yerinde toplamp emre hazir olacaklardir. Bu 
esnada yerler dahi agirhklarim di§ariya atacak icinde yalmz 
benzeri kalacaktir ki, buda dunyamn zahiri nes/etiyle ahiretin 
zahiri nes/eti arasmda bu fark kalrms, olacaktir. Qunkii ne§'et 
yerden nebatm bittigi gibi tedricen cikarilmi§tir. Fazlayi da 
curmiinde, enine boyuna olmasma ragmen kabul etmi§ olduk. 
Fakat ahiret nes/eti bitkilerin bittigi gibi olmuyor. 

Son olarak ikinci defa Surla ufledigi vakit yerlerimizden kal- 
dirmi§ oluyor. Surdaki iifleme ile ilk nes/etin zuhuru arasmda 
fark vardir. Hak Teala ahiret nes/etinde insam ayni suretle ye- 
rinden cikarmis, oluyor. 

Onun kavli olan 

"Kema bedeekiim teudune." 

demesinden, sizleri diinya ne§'etinde nasil hayata ba§latti ise 
oylece bize geri doneceksiniz buyurmaktadir. Hak Teala'nm 



478 — — Futuhat-i Mekkiye 

"Ve lekad a'limtumunne§etelula felev la tezekkeru ve 
nun§iekum fima la ta'lemune." 

Anlam, birinci ve ilk ne§'eti 6grenmi§ ve bilmi§ oldunuz, §ayet 
bunu hatirlayamazsamz, bilmediginiz bir §ekilde sizleri yeni- 
den ne§'et ettirebiliriz anlamma gelmektedir. 

Arzm agirliklarim cikardi demesinden cikan mana da, arzda 
gizledigi ve yigdigi hazinelerden artik sakh bir §ey kalmami§- 
tir anlamma gelir, i§te bu alem artik birbirini goremeyecek 
kopriisiiz olan zulmete birakilmi§ olacaktir. 

Hak Teala bu sebeple alemin, yer ve semamn §eklini nasil 
degi§tirecegini, insanlar gbrmesin diye onlari bu karanliga 
gommu§ olur. Yukari gokler ve yerler yerimize dii§tugu vakit, 
arzimiz yayilip uzayacaktir. Arzda goriilen egrilik biiyriiluk, 
yiikseklik, alcaklik kalmayacaktir. Yer yiizli dumdiiz bir hale 
gelecektir. I§te bunlar kiyamet giinii olacak olaylardir. 

Diinyadan sonra artik uyumak yoktur. Qtinkii kiyamet gii- 
niidiir. Miikevkep felek bu kez ate§e dondiigunden, ve bu fele- 
gin igi Mukaar oldugundan sonsuz derinligi sebebiyle Cehen- 
nem adini almi§tir. 

Sirat ise arzimizm usttinden miikevkep felek dogrultusunda 
ve belirli bir yiikseklikte cennet surlari di§indaki geni§ ve ci- 
menli alana dogru kurulur. Halkm en once girecegi Cennet Na- 
irn Cennetidir. 

I§te bu geni§ ve cimenlik alan, Cennete gireceklerin ziyafet 
yeridir. Orada kar gibi bir undan mamul ekmekler yenecektir. 
Hak Teala bu yonde. 



1 •" 



' • I,* *Jl *- " 



> r 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 479 

"Fil mu'minine iza ekamutevrate velincile min beni is- 
raile ve ma unzile Ileyhim min rabbihim lekelu min fev- 
kihim Ve min tahti erculihim." 

buyurmu§lardir. 

Muhammedi (S.L.A.M.) efendimizin ummeti olan bizler ise 
Rabbimizden inen her §eye iman ederiz ve onunla amel ederiz. 
Bizden gayri iimmetlerden olanlar da bizler gibi iman etmi§ler- 
dir. Bir kismi iman etmekle beraber bir kismi da kufurde kal- 
mi§tir. 

I§te yukaridaki ayette zikri geqen iman edenler necat bul- 
mu§ bahtiyar ki§ilerdir. Bu gibiler ayette de agiklandigma gore 
yiyeceklerini ustlerinden ve ayaklarmm altinda bulacaklardir. 
Ustlerindeki yiyecekler, Cennet surlannm iizerinden kendileri- 
ne dogru sarkan agac dallarindaki meyveleri toplamak suretiy- 
le yiyecekler, ayaklarmm altinda bulunan beyaz ak undan ya- 
pilan ekmek ve yemekleri hazir bulup yiyeceklerdir. 

Amellerin tartilmasi iqin bu Sur di§mda muazzam gimenlik 
alanda teraziler hazirlanmi§tir. 

Her miikellefin tartilacak terazisi ayri ayridir. Bu alan da 
bir surla gevrelenmi§tirdir ki, bu yerin adina (Araf) denir. 

Bu yer Cennetle Cehennem arasindadir. Burada terazi kefe- 
leri denk gelince biri digerine tercih edilmez. Bu esnada muha- 
fiz melekler halkm diinyadaki amel kitaplarmi ellerinde tutar- 
lar. Ve bunlari orada sahiplerinin boyunlarma elleriye asarlar. 
Bunlardan bir kismi kitaplarmi sagdan ahr, kimi de soldan 
alir. Bunlardan bir kismi da kitaplarmi arkalarmdan alirlar ki, 
bu gibiler de delalete dii§mu§ imamlardir ki, hem kendileri de- 
lalete dii§mii§ ve hem de etrafmdaki insanlari delalete yiirut- 
mii§ kimselerdir. 

Burada bir havuz vardir, bu havuza sular ozel kaplardan ak- 
maktadir. Kag ki§i bu sudan igecekse o kadar kaptan bu havu- 
za su akacaktir. Bu sular Surlara yapi§tirilan bir 50k borular- 
dan gelir, bu borular biri altm, biri de gumii§ten yapilmi§tir. I§- 



480 — — Futuhat-i Mekkiye 

te bu altm ve gumu§ borulardan akan sulari iman edenler ice- 
cektir. 

Buralarmi aydmlatmak icin nurdan yapili degi§ik renkte 
minberlerin i§iklan buralardan yerlere dokiilur. 

Bu lsrklandirilmis, yerlere bir insan taifesi getirilip oturtu- 
lur. Bu i§iklardan bu insanlar baygm bir hale gelirler. Bunlari 
ebedi rahmette kimse tanimaz. Bunlar Ilahi Hilat libasi giymi§ 
olurlar, buraya gelen her insan kendine ve e§it Melaikeler, §ey- 
tanlarla gelir. Hasjx giinu, mutlular ve §ekavat sahipleri icin 
Velayet insanlarm imamlariyle agilmis. bulunur. Bu sebeple her 
ummet kendi rehber ve elcilerinin etrafmda toplamr. Aynca ef- 
rad ile enbiya, eciler hilafma insan ziimrelerinden ayri olarak 
ha§ir olurlar. Qiinkii bunlar askerlerin dostlari ve sahibidirler. 
Kendilerine gore bzel makamlari vardir. Hak Teala kendi ar§i- 
nm ve Ileri arasmda neticeye varmak icin yiiksek ve azametli 
mertebede olan Vesile cennetinden bu gimenlik alana uzanan 
yerde mahkemeyi kurmu§ olur. Bu vesile cennetidir ki buna 
Makami Mahmud derler. Burasi efendimiz (Sallallahii aleyhi 
ve sellem) e tahsis edilmistir. 

Ha§ir giinii bu yere yedi kat goklerden inen melaikeler bu 
yerin etrafmi yedi sira olarak ku§atmi§ olurlar. Her gok kati 
melaikeleri bu yerin cevresinde kendi yerini almi§ olur. Burada 
kaim olan ruh bu cemaatin ba§mda gelmi§ olur ki, §eriatlari el- 
gilere indiren bu melektir. Sonra bu ha§ir yerindeki mahkeme- 
ye Hak Teala'mn inzal ettigi kitaplar ve sahifeler getirilir. Bu 
kitap ve sahifeler hangi kavimlere indi ise bu kavimler kendi 
kitaplarmin arkasmda toplanmis, olur. Bunlar feterat eshabm- 
dan daha imtiyazhdir. 

Bundan sonra Hak Teala'mn oturdugu ve sekiz melaikenin 
ta§idigi ar§ getirilip o Ha§ir yerine konmu§ olur. Burada Cen- 
net ar§m sagmda ve bir tarafmda da Cehennem ve ate§ bulu- 
nur. Ha§irda bulunanlar bu azametli heybet ve manzaradan 
kalpleri titremektedir. Insan, Melaike, ecinni, vahsl hayvanlar 
tiimu korkudan sinmi§, ancak i§aret ve hafif sesle birbirleriyle 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 481 

anlasmaktadir. Bu sirada ilk kestf ayaklarda olur ki Allah ile 
kullari arasmdaki hicap da kalkmis, olur. 

O sirada Hakkm miinadisi, butun insanlarm secdeye varma- 
larim emreder. Hangi dinden olursa olsun eiimle insanlar istis- 
nasiz secdeye varans, olurlar. Bunlardan korku ve riya ile sec- 
dede bulunanlar baslarc iizerine diismu§ olurlar. 

Araf ehli bu insanlari ve cennete girecekleri secdelerinden 
anlami§ olurlar. Qiinkii bu secde teklif secdesidir. Dogru secde- 
ye varanlar ise Cennete girerler. Bundan sonra yiiksek mahke- 
me insan zumreleri hakkmda Adil hukmunii vermeye ba§lar. 
Bu mahkemede hie bir insana zuliim ve i§kence edilmez. 

Hak Teala mahkeme giimi hie bir kulunu muaheze etmez. 
Bu da Hak Teala'nm insanlara kar§i bir kerem ve liitfudur. 

Bundan fazla ayrmtih bilgiler ve emirleri arzu edenler, hasn* 
giiniinde bilmediklerini ogrenir ve goriirler. 

Ha§ir giinu ilk olarak efendimiz S.A.L.M. den §efaat icin 
miiracaat vuku bulmus, olur. §efaat edeceklere Hak Teala §efa- 
at emrini verir. Hak Teala bunlarm istedikleri gibi sefaat etme- 
lerini kabul eder. Allah'm rahmeti o gun igin §efaatcilarm kalp- 
lerine yayilmi§ olur. Hak Teala §ayet bir §efaatginin §efaatini 
red ederse, o ^efaatgiyi kuciik du§urmemek icin degil ? veya §e- 
faat edecegi kimsenin §efaat rahmetine kavu§mamasi ybniin- 
den olmayip, bunu ancak Ilahi minnetini his ettirmek icin bazi 
kullarmin §efaatini red etmi§ olur ve bunu onun icin yapar. 

Allahii Teala bu gibilerin mutlulugunu temin eder ve iizerle- 
rindeki keder sikmtiyi kaldirrms, olur. Bunlardan bir kismmj 
ate§ten gikarip cennete kor. Hak Teala o mah§er giiniinde §un- 
lari soyler, Melaikeler, Peygamberler, Miiminler §efaatta bu- 
lundular, ancak geride kalan ve §efaatta bulunmayan Erha- 
murrahimin kalmi§tir, buyururlar. Bunun mana ve medlulii 
kendisinin heniiz §efaat izhar etmedigi anla§ilir. 

Hak Teala cehennemi kizdinci gazabiyle doldurur, Cenneti 
ise rizasiyle doldurur. Kendisi son §efaatci oldugundan, istedi- 



482 Fiituhat~i Mekkiye 

gini ate§ten ve azaptan cikararak Cennete koymu§ olur. Rah- 
met ve rizamn viisati ondadir, kizdirici gazabm vtisati da onda- 
dir, Hak Teal a rahimdir af edicidir, merhametlidir §efkatlidir. 
Zalim ve zuliim sifatim ta§imaz. Biitiin bunlar bittikten sonra, 
ha§ir yerinde cennet ehlinden kimse kalmaymca, oralar da 
ate§ evi haline gelip yanmaya ba§lar. Bu ate§in iginde Zemhe- 
rir sogugu olsa da, Cehennem bu miikevkep felegin en gukur ve 
dip yerinde oldugundan ciimlesi ate§e donmu§ olur. Biitiin ka- 
inat biitiin alpm mutlak bu mah§er yerinden gegmi§ olacaktir, 
bu geci§ten kimse, istisna edilmez, mutlak o mah§er yerinden 
gecer. Allah ciimlemizi bu dogru yoldan ayirmasm, Cennete 
dogru yiiriitsun, Allah dogruyu soyler, hidayete eri§ tirir. 




Muhyiddin-i tbn-i Arabi 



483 



ZAHiRiTEKLlFAZASI 




BATiNiTEKLIFAZASI 



CEHENNEMIN §EKLI, KAPILARI EVLERI 
DERINLIKLERi HAKKINDA BILGILER 



§unu bilki, Cehennemin vtisati yer ve goklerin bulundugu 
yerleri kaplar. Burada zemherir soguklan olmakla, ate§ te var- 
dir. Cehennemde insanlar amel defterlerine gore yerlerini alir- 
lar, ve kendilerine gore mlinasip yerlere yerle§tirilir. Ate§ ehli 
Cehennemde kendilerine tahsis edilen ate§ nimetlerini bulur. 
Muaheze suresi gegtikten sonra, serinlemeleri ve lsinmalari 
icin zekkum agacmdan kiyafetlerini alirlar. Ici yananlar igini 
sogutmak igin, ici donanlar da icini lsitmak icin bu agacm mey- 
vesinden yerler. 



484 — Futuhat-i Mekkiye 

Zahiri teklif azalarma gore cehennemin kapilari 7 dir. Kalp 
kapisi da bunlara tabi edilmi§tir. Allah bunu oraya tabi ettigi 
giinden bu giine kadar orasi kapahdir, hie bir §ekilde acilmaz. 
I§te insanlar ve ecinniler bu yedi kapidan Cehenneme girmi§ 
olurlar. Kimsenin girmedigi kapali kapi ise burayi cevreleyen 
sur icindedir. Bunun batimnda rahmet, zahirinde ise azap bu- 
lunur. I§te o azap da kalplere giren ve bakan atestir. Cehenne- 
min menzileri, derinlikleri, erikleri, Cennette oludgu gibidir. 
Ne artar ve nede eksilir. Ate§te miras olarak ate§ bulunmadigi 
gbi, ihtisas ate§i de yoktur. Burada esas ate§, amellerin ate§i- 
dir. Biitiin bunlari yapan ve hazirlayan nefistir. Mu amelile 
kendisine azap e§itligi hazirlanmi§ olur. Cennet ehlinden olan- 
lann dtinyadaki amellerinin oldugu gibi ate§in bir kenannda 
kalmis, olur. I§te diinyada yapilan iyilik ve kotiiliikler, oteki 
diinyada da yerine bulmu§ ve herke ameline kavu§mu§ olur. 
Ahiret gnu vah§i hayvanlardan tutun da, Allah'm insanlarm 
yemesini helal kildigi biitiin hayvanlar toplanmi§ olur. Yalmz 
bunlarm arasmda geyim ve ceylanlar bulunmaz bu hayvanla- 
nn yeri cennetir. Ate§te insanlardan ba§ka- kimse kalmayinca 
oliim bir kog §eklinde Cennetle Cehennem arasma getirlir. 

Gerek Cennettekiler ve gerekse Cehennemdekilere bu neder 
diye sorulur? Onlarda evet bu oliimdiir, derler. Emin ruh olan 
Melek gelerek bu kiigu kesilmek iizre yan yatirir, o sirada Yah- 
ya Aleyhisselam gelerek elinde tuttugu keskir bir bigak ve jilet- 
le bu kocu orada kesmis, olur. O sirada emin ruh olan Melek 
Cennet ve Cehennem ehline donerek artik bundan sonra oliim 
yoktur diye seslenir. I§te o vakit Cehennemde olmeden ebediy- 
yen ate§ iginde azapta kalacaklarmdan ? ve artik buradan gik- 
mayacaklarmdan otiirii ate§ ehlinin kalbinde yeis ve keder 
ba§lami§ olur. Cennet ehli de artik di§ari gikma imkanim bula- 
mayacaklarmdan, rahathk hasretine dii§erler. O sirada biitiin 
kapilar kapanmi§ olur. Cehennem kapilarmm adlanna gelince 
bunlar sirasiyle ve 6 Nolu §ekilde de gosterildigi gibi §unlardir: 
Cehennem kapisi-Cahim kapisi-Sair kapisi-Sakar kapasi-Laza 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 485 

kapisi-Hutame kapisi-Sicin kapisidir. Sekizinci ve acilmayan 
kapi da Hicap kapisidir. Iman erikleri ve dallarmdan bir dala 
sahip olanla ondan mutlak bir tecelli goriir ve bulurlar. Iyi 
amel edenler bu amelleri kendi neflslerine hayir. getirir. Kot 
ameller ise yine kendilerine rucu etmi§ olur. §er yapanlar §er 
goriir, hayir yapanlar hayir goriir. Diinya ve ahirette yani iki 
evde insanlarm nefsi ve heyetleri hatiralara gore degi§mi§ olur. 
Diinyada insamn batmi ahirette zahir olmu§ olur. Diinyada 
bnu saklami§, fakat ahirette bu saklananlar zahiri §ehadette 
bulunurlar herkes ettigin ve yaptigim bulur. Allah dogruyu 
soyler ve hidayete erdirir. 






486 



Futuhat-i Mekkiye 



( Elhay ) 

.1 Elkail I [ ElmGrit 1 ^— ^ I E!kadir j I Elalim j 
^ ^ ^ — -^ I Elmudebbir J 

©( Elmufsii J /^ ^\ 
\^__^y f Elcevad ) 




( Ha?irYeri J 
I Cennet j I Ate$ I 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 487 



ILAHI ADLAR gEVRESI, DUNYA, 
AHIRET VE RERZAH HAKKINDA BILGILER 

§unu bil ki, Allah'm gtizel adlari kendisine gore bir nisbet ve 
izafettir. Bu adlann icinde imamlarla yardimcilari vardir. Bun- 
lardan bazilanmn miimkun olanlara zaruri ihtiyaclari vardir. 
Bir kismi da bu mumkiinlere ihtiyag his etmezler. Bunun Hak- 
ka olan kuvvetli nisbet tarafi, halka olan isteginden daha yon- 
liidur. Bunlardan mumkiin olan Elhay, Elalim, Elmurid'dir. 
Ke§fen Elkail olan akli gorii§te bu Elkadir olandir. Bu dort ad 
ve sifati hilkat bizatihi istemis, olur. Riikunler tabiata istinat 
ettigi gibi tabiat ta bu dort ada istinat eder. Kar§imda da renk- 
ler bu dort ada istinat ettigi gibi, bunlarm arkasma da lisanin 
analari istinad eder. Bunlar, beyan, zaman ve mekan olarak hi- 
rer cevherdir. §unlardan ba§ka bu adlar ahizinet ve gbzumden 
ba§ka bir §ey kalmaz. Sonradan bu adlari iki ad izlemi§ olur. 

Bunlar da ^JjHi " E1 Mxidebbiru" medbirli ve \j£sl\ 

"El Mufassilu" ayricidir. 

Sonradan ^fcft "Ed Cevadu" comert ve Jo-Jill 

"El Muksitii" adil gelir bu iki addan da sehadet ve gayp ale- 
minden diinya evi ile bunlardan olup bela ile afiyet cennet ve 
ate§ evi bunlardan cikmi§ olur. Hak Teala her ciftten iki §ey 
yaratrm§tir ki, Esenlik viisatiyle, gam ve zarar viisati'dir. i§te 
bunlarm ikisinden de iki Tahmid cikmi§tir. Birisi: 



£%&+J&£$j£tt 



"El Hamdii lillahi el munimi el mufaddali." 

diger tahmit ise: 



488 — - Futuhat-i Mekkiye 

"El hamdii lillahi ala kiilli halin." 

Bu iki addan da nefiste iki kuvvet cikmis. olur. Bunlar da il- 
mi kuwet ve ameli kuvvettir. Bunlar da su neticeyi verir. Kuv- 
vet, fiil, kevin, istihale, yukari alemler, a§agi alemler, halk et- 
me, emretme, gibi olan olaylardir. 

Ilahi adlar neseb olarak madem ki eserler istemi§tir. O bo- 
zulmadan onun hiikmiinun bozulmasmm liizumu yoktur. Fa- 
kat viicudi bir emir olmu§ olsa o yeni ba§tan cikmi§ olur, alemi 
viicuda getirsin, getirmesin, Allah yalmz bir Allah'tir. Bazi ve- 
himli kimseler, kendisine adlandmlan adlarla, Hakkin yerine 
kaim vucudi benzerlere delalet ettigini tahayyiil ederler. Bu- 
nun hiikmu olmami§ olsa yayilmaz, bozuk olarak ondan mut- 
lak bir §ey kalir. Bundan dolayi soylemis, olduk ki, Hak Teala 
alemin tumiine merhamet etseydi ederdi, biitun alemi azaba 
soksaydi, sokar idi, bazilanna rahmetini ve bazilarma da aza- 
bim vermi§ olsaydi, bu da olurdu. Muayyen bir miiddet icin 
azap ettirmi§ olsa onu da yapabilirdi. Hak Teala Vacibil Viicud 
ise kendi nefsine kerahet getirmeyen bir mumkunii yapmaktan 
gekinmez. Istedigi §eyi halkmda infaz eder. I§te o istedigi fiili 
yapacak kudrettedir. Allahii Teala alemi halk ettigi vakit ge§it- 
li gerceklerle mertebe sahibi olarak onu goriiyoruz. Her haki- 
kat ondan bir ozel nisbetle hak istemektedir. Hak Teala elcile- 
rini gonderdigi vakit onlari bu gerceklerle ve ona neseb olarak 
adlarla onlari gondermi§tir. Bunlarla halk ettigi alemler, ma- 
kul olarak viicuda benzeri olmayan, eserde hiikmu olan zatiye- 
tini anlamis, olsunlar. Bu alemde goriilen ve zahir olan hakikat 
ise, halk etmede, rizikta, menfaatta, icadta, ihtisasta, ve ah- 
kamda, galip gelmede, kahir ve lutufde, tenezziilde, cekmede, 
muhabbette, buguzda, yakla§ma ve uzakla§mada tazimde ve 
tahkirde ve alemde zuhur eden her sifatm ozel bir nisbeti, biz- 
lerce §eran bilinen ve malum olan adlari, kendine davet etmeyi 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 489 

ister. Bunlardan bir kismi mu§terektir. I§tirak halinde olan her 
adin belli olan bir manasi varsa, o ad belli olarak cikmi§ olur. 

Adlarda asil olan §ey lafzi olarak i§tirak ve belli olmaktir. 
Bunlardan bir kismi belli olur ve bir kismi da mtiteradif olur. 
Miiteradif olsa da herbir addan digerinde olmayan bir mana 
gikmasi icab eder. I§te bu manadan kendi nefsine ne ad verildi- 
gini anlamis, oluruz. Hak Teala diinya evini yaratip buraya 
hayvanlari iskan ettirdi. Bu hayvanlar icinde kamil insani bii- 
tiin bu canhlara halife ve imam olarak kildi. Ona adlarm ilmi- 
ni ve bunlarm delalet ettigi ilahi manalari ogretmis, ve vermi§- 
tir. Bu keyfiyyet insana ve gocuklarma ve onun neslinden gele- 
ceklere yerde ve gbklerdeki §eyleri emrine vermi§tir. Burada 
oyle bir halk yaratmi§tir ki 7 bu halk buradadir demi§ olan, dog- 
ruyu soylemi§ olursun. Hayir bu halk yoktur adem olmu§tur 
demi§ olsan yine dogruyu soylemi§ olursun. §ayet bu halk bu- 
rada mevcud degil de yok olmami§tir demi§ olsan yine dogruyu 
soylemi§ olursun. 

Diinyada insan bir hayaldir. Bir golgedir, o burada iki halde 
bulunur. Baglanma hali, ikincisi de ayrilma halidir. Ittisal hali 
insan ve bazi hayvan vucudiyle olur. infisal hali ise zahiri id- 
rak ile alakah olan hallerdir ki, ondan her an ayrilmayi icab 
eden aym nefsin emridir. Hak Teala Kiyamet giinii ate§e done- 
cek Cenneti ve menzillerini ve ziyafet yerlerini halk etmi§tir. 
Ate§ten de ne arzu etmi§ ise istedigini halk etmi§tir. Geriye ne 
kaldi ise kuwette kalmi§ olur. Allah tabii viicudda ne degi§ik- 
lik istemi§ ise o orada olacaktir. Bugiin igin diinya evi olan bu 
yerler, yarm Kiyamet giinii Cehennem evi haline donecektir. 
Bu Allah'm bilecegidir. Allah dogruyu soyler hidayete erdirir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 



491 



ELKESiP: 

Miskden yapilmi§ kum tepeleri alani 




MISKDEN YAPILMI§ EKSIBELER ELANI, 

YARATIKLARIN ORADAKI DURUMU 

HAKKINDA BILGILER 



§unu bil ki, Miskden mamul kum tepecikleri Aden Cenne- 
tindedir. Aden Cenneti ise biitun Cennetin merkezi, kalasi ve 
kasabasidir. Burasi padi§ah ve maiyyetine mahsustur. Halktan 
kimseler buraya ancak ziyaret maksadiyle girebilirler. Bu misk 
yigmlari arasmda minberler sedirler, karyolalar, kiirsiiler ve 
kademeli yerler hazirlanmi§tir. Qunku bu misk tepeleri alani- 
na girecekler, yani buramn ehli dort taife te§kil eder. Bunlar 
Miiminler, evliyalar, enbiyalar, ve elcilerdir. Bu dort simftan 
her biri bir digerinden tistiindur. Hak Teala bu yonde: 



492 Futuhat-i Mekkiye 



*>. ^JL^^vLS — ^j, — ^}\2X 



"Tilke elrusulii fazdalna badahum ala badin." 

ve yine: 




^AiJ^aSIj 



"Ve lekad faddalna bade ennebiyyine ala badm." 

Bu dlinya evine ayni gayeye ortalikta gelmelerine ragmen, bu- 
lunduklan zamana ve ba§larmdan gegen olaylara ve aldiklari 
bdevlere, gore elci ve peygamberler arasmda da bir ustiinliik ve 
imtiyaz farki vardir. Bu ayetler bunu acikca bizlere anlatmak- 
tadir. Ve yine Hak Teala: 




"Ve refaa badakum favke badin derecatin." 

buyurmu§lardir. Hak Teala bu ayette umum halki kasd etmek- 
tedir. Halk arasmda bile bir ustiinliik ve fark buhmacaktir, oy- 
le ise bu Cennete dunya ve ahiretin biitiin Adem ogullari gire- 
cektir. Insanlar orada, yani Cennette yerlerini aldiktan sonra, 
Hak Teala onlari kendini gormeye davet edecektir. Kendi giic- 
leriyle, binekleriyle Allah'in emir ve taatma imtisalen davet 
edildikleri yere dogru hizla yiiriimeye ba§larlar. Bunlardan bir 
kismi ko§arak gider, bir kismi da agir gider. Bir kismi da orta 
yuriiyu§le oraya varir, O miskten mamul kum tepeciklerinde 
toplanmi§ ve kendi derece ve mertebelerine gore yerlerini al- 
mi§ olurlar. 

Bir cocugun annesinin memesine §evki tabiiyle yapi§tigi gi- 
bi, bir miknatism bir demir cubugu kendine gektigi gibi, herkes 
bu davet yerini arar, o yer ve mevki onu kendisine cekmi§ olur. 
Orada herkesin emel ve gayesi gerceklesjnis. olur. Hie bir kimse - 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 493 

orada bir ba§kasmm yerine goz dikemez, orada insani kuciik 
dti§tirecek hie bir yer yoktur. Her §ahsm yeri gayesiyle olglilli 
olarak kendisine verilmi§tir. I§te bu sebepledir ki, herkes ken- 
disinin bulundugu mertebe ve yere a§iktir. Bunlar olmasaydi, 
bu a§k ve emel dogmami§ olsaydi, o cennet yeri insanlara bir 
elem ve iztirab yeri olmus, olurdu. Orasi Cennetlikten cikardi. 
Bu Ilahi hukiim ne acayiptir degil mi? Iki riiyette ate§ ehline 
hicabi azametlendirerek tatsiz kilar. Qiinkii onlara tatbik edi- 
len bu azaptan daha §iddetli azap yoktur. Ilk riiyette umuma 
§umulu olan rahmet cikmadan evvel ve azab miiddeti bitme- 
den bu hicab azabm zevkini tatmak icin kendilerine yapilmi§ 
olur. Ikinci riiyette Allah'm rahmeti Canim ehline yayilmis, 
olur. Insanlar bu misk tepeleri alanma Hak Teala'yi gormek 
igin geldikleri vakit 7 Hak Teala umumiyetle kendilerinin itikat- 
larma gore a§ikare olarak tecelli edecektir. Bu tecelli birdir. Iki 
olamaz. Kendi itikat ve dereceleri ve dii§iinceleri ayri ayri olsa 
da o suretle kendilerine gbrtinecektir. 

Hakikat halde Allah aym Allah'tir, onu gordiikleri an o tecel- 
li nuru ile boyannu§ olacaklardir. Bunlardan her biri oradan 
Allah'i gordiigii §ekildeki nurla cikmi§ olacaktir. Hak Teala 
bunlari gordiikleri nimetlerle geriye cevirip kendi Cennetlerine 
gonderecegi vakit melaikelere hitaben: Bu misk yigmlari bu 
davetlilere dagitilrms.tir bunlari kb§klerine geri cevirin buyu- 
rurlar. Bunlar ko§klerine ve ailelerine dondiikleri vakit ko§kle- 
rinin ve ailelerinin kendileri gibi Ilahi suret nuruna boyanmis, 
olduklarmi goriirler ve bundan biiyiik bir zevk ve haz duymus, 
olurlar. Qiinkii onlar Hak Teala'yi mii§ahede esnasmda yok ol- 
ma (fena) halinde idiler ve gorduklerinden bir tad ve zevk duy- 
mami§lardi, ancak bu lezzeti ilk tecellide ve sultanlanmn ilk 
hiikmunde almi§ olacaklardi. Fakat yok olma halinde oldukla- 
rmdan bu tecelli de bu lezzet yok olup gitmi§tir. Fakat evlerine 
dondiiklerinde ailelerinde o tecellinin suretini gordiikleri vakit 
onlardaki zevk devamh olarak kendilerinde kalmi§ olur. Allah 
dogruyu soyler ve hidayete erdirir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 495 



ilLAHi AHLAK VE AHLAKI MUHAMMEDIYE 
HAKKINDA BILGILER 

Resultillah efenmizi, ilahi ahlak vasiflariyle, aleme bu ah- 
lakla rehber olarak Allah tarafindan gonderilmistir. Ahlaksiz 
bir cemiyet ya§amayacagi gibi, semavi dinlerin tiimii ahlak 
uzerine kurulmu§tur. I§te bu dinlerden islam dini de fazilet ve 
ahlak temelleri uzerine kurulmu§tur. Resuliillah efendimiz 
S.L.A.M.'insanlar icinde en yiiksek ahlaki vasiflarla bezenmi§- 
tir. 

Hak Teala kitabmda onun ne derece ahlakh oldugunu bizle- 
re anlatiyor. Bundan dolayi kendi ummetinin de, kendisi gibi 
fazilet ve ahlak sahibi olmasim arzulamaktadir. Resuliillah 
efendimiz dus,unce ve terbiyede birbirine dii§man ve aralannda 
ziddiyet bulunan a§iret ve kabileler arasmda bir muvazene te- 
sis ederek, onlari birbiriyle anla§tirdi. Qikan her ihtilafta ken- 
disi hakem rolunii yaparak, hakhyi hakh ve haksizi da haksiz 
gikariyordu, bu gidi§le kisa bir miiddet sonra ortada kin ve 
adavet tohumlari tedricen kalkmis, oldu. Bu ybndeki faaliyetle- 
rinden dolayi hie bir muaheze ve ihtar i§itmiyordu. Bu yiiksek 
meziyyetleriyle herkesin sevgi ve muhabbetiyle birlikte muhi- 
tinin itimadim kazanmi§ oldu. Her simf halk ve erbabi sanat 
onu taklit etmeye ba§lami§lardi. Tiiccar ticaretinde onun gibi 
hareket etmeye ve namuskarane kazamr, yoluna girmi§ oldu- 
lar. Hak ve adalet bilhassa ahlak uzerinde biiyiik bir etkisi olu- 
yordu. Zalim ve sert olan muhitini, yava§ yava§, dogru Qizgiye 
sokuyor, bilhassa kiz cocuklarmm diri diri gomiilerek oldiirtil- 
mesi keyfiyetine sozleriyle tavsiyeleriyle kar§i gikmakta ve bu 
sakim adetin kaldirilmasmda biitiin meziyyetlerini kullanmak- 
ta kusur etmiyordu. Ve bunda da muvaffak omu§tur. Bir millet 
icindeki fertler arasmda kin, adavet, fitne, fesad hayinlik ci- 
karsa o kiitle biiyiik ziyanlar goriir. Ve peri§anhga mahkum 



496 Futuhat-i Mekhiye 

olur. Qiinkii Allah'm §aman boyle insanlara sessiz gelir. Faizci- 
lik tefecilik her ne kadar haris bir insam kazandirsa da netice 
yine husrandir. Fazilet ve ahlak hie bir §eyle kiyas edilrnez, 
muharebe ve gazvelerde dahi du§mamna hilim ve merhametle 
muamele eder, gomillerini alir, koyu du§mamm dahi imana 
sokmaya manen mecbur ederdi. 

Onun yeti§tirdigi ki§iler de ahlak ve faziletler de birer im- 
mune idi. Bugiin icin dunyamn her tarafmda incelemede bulu- 
nan alimler ve din adamlan, en yuksek ahlaki meziyet ve ka- 
nunlarmi getiren islam dini ve en yuksek turn ustiin ahlak me- 
ziyetlerini nefsinde toplayan yiice Peygamberimiz Muhammed 
Mustafa (S.L.A.M.) efendimizin olduguna inanmi§lardir 

I§te dort halifesi: Ebu Bekir, Omer, Osman, Ali. I§te ensar ve 
muhacirin, i§te A§ere-i Mubes,§ire, ayri ayri her biri cevher ve 
fazilet, ahlak numunesidir. Bunu kimden kazanmi§lardir. Hep- 
si de, bir kaci miistesna Resuliillah'm du§manlan idi. Onun 
yuksek ahlak ve fazileti, hepsine yayilmi§ ve bunlar, hem ah- 
lak-i Muhammediye ve hem de ilahi ahlak ile siislenmis, oldu- 
lar. Bu ahlak mirasi onlardan bizlere intikal etmistir. Ahlaki 
Muhammediye kiyamet giimine kadar islam iimmetlerinde de- 
vam edip gidecektir. §u halde her milletin medari iftihari ahla- 
kidir. Sanayide ticarette, ziraatte, her §eyde orf ve adette ba§h- 
ca muvaffakiyyet ahlak giizelligiyle olur. Bilhassa ahlak hukuk 
ve adaletle imtizac ederse kemalini bulmu§ olur. 

Hazreti Muhammet (Sallallahii aleyhi ve sellem ) efendimiz, 
bize insanca ya§amasim ve saadet yollarmi en iyi bir §ekilde 
gostermi§tir. Bunu izleyenler kesin mutluluga varmi§ olurlar. 
Allah dogruyu soyler hidayete erdirir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 497 



iMAN HAKKINDA BILGILER 

§unu bil ki! Iman ikrar ve tasdiktir. Amel ile sureti birbirine 
baglar. Din usulu be§tir: Tevhit, adil, niibiivvet, imamet, mu- 
ad'dir. Bunlardan tevhit, mibiivvet, muad, din usultidur. Adil 
ve imamet ise mezheptir. Tevhit dort kisimdir. 

1 — Tevhidi zati, 

2 — Tevhidi sifati, 

3 — Tevhidi hulki, 

4 — Tevhidi ibadetidir. 

Tevhidi zati: Hak Teala ciimle noksan sifatlardan beri ve te- 
mizdir. Kendisi kemal sifatmda olup, her yonden kimseye 
muhtag olmayan, mticerredlerden ve basitlikten miinezzehtir. 
Ayrica miinezzeh bir cevheriyyet sahibidir. Bir §eyin iizerinde 
karari olmayan dogurma ve tenasiilden beridir. Diinya ve ahi- 
rette, alemi berzah ve misalde, golge ve hayal aleminde, zaman 
ve mekanda, goriinmeden uzak, alimi kill ve imir§id kamil, 
imam oisun nebi olsun, gozler onu gormekten aciz bir Allah'tir, 
§eriki yoktur, Vahdaniyyet sifatim ta§iyan odur. 

Hazreti Ali Allah'm rizasi iizerine olsun, biri tarafindan so- 
rulan bir soruya: 

"La tiidriikuhu el uyune bimiirf adeti el ebsari vel ye- 
kiin ratehu elkulubi bihakikati el imani." 

buyurmusjardir. Akil, vehim ve hayal, zahiri ve batini hisler, 
hava cevher, arz, suret ve misallerin onu ihata etmesi imkan- 
sizdir. Kendisine ortak, yardimci, mii§avir ve tedbire ihtiyac ol- 
mayan, zenginliktedir, mutlaktir, eskilikte ezelidir. Biitun bu 
sifatlar selbi ve celali olarak tefsir ye tabir edilir. 



498 — Futuhat-i Mekkiye 

Tevhidi sifati iki kismidir. 1 — Zati sifat, 2 — Fiili sifat. Zati 
sifat iigtiir. Hayat, kudret ve ilimdir. 

Hayat: Hak Teala hazretleri, Hay'dir. Her iig zamanin tu- 
miinde o vardir. Mazi, hal, istikbal de zinde bir hayatiyete ma- 
liktir. Onun igin oliim yok, viicudu vacip, yoklugu imkansizdir. 

Kudret: Yani vacibil viicud, tig zamanin her birisinde kadir- 
dir. Yani irade viicudu mumktinlerin her bir ferdini yahut umu- 
munu miiddetsiz ve maddesiz, halk etmek kudreti elindedir. 

Hak Teala alimdir, mazi hal ve istikbalde, yani iig zamanin. 
ciimlesinde inkisaf, e§yanin hilkatte zuhurunda sebeptir. Bun- 
larin, alimi, ve bilicisidir. Ilminin gevresi ctizi ve ktilli olarak, 
ziyade ve nok'san, tagyir ve tebdil kabul etmez, tefaviit olma- 
dan her §eyin hilkatindan evvel ve sonrasi igin e§ittir. Ilmin 
dallari ise irade ve idraktir. Irade: Hak Teala tig zamanin her 
birinde miirid imi§, ve mlirittir. Umumun maslahatim bilmek- 
tedir, idrak ise: Hak Teala mudriktir. Duyulanlari bilmekte, 
i§itmekte ve gormektedir. Ciiz'i olanlari dahi bilir, i§idir ve go- 
riir. Bilgisi her §eyi sarmi§ olur. Ezelden oyledir ebedi olarak 
boyle kalacaktir. Tevhid sifatinin ikincisi fiili sifattir. Subut 
eden sifatlarda isbati, selbi sifatlarda da nefiy ve red vaciptir. 
Hak Teala rizikta comerttir. Kudretin eli ondadir. Ba§ka tiirlii 
olamaz diyerek itikat etmek vaciptir. O zatinda ve sifatinda, 
zati sifatinda, ve fiili sifatmda §eriki olmayan bir yektir. 

Hulki Tevhide gelince, bu beyandadir. Miimkiin olan alem- 
lerde her §eyi halk etmesi mesela ruh aleminin, benzerlik ale- 
minin, gblge alemini, miicerret alemleri, hicab alemini, ceberut 
alemini, melekler alemini, ar§, kiirsti, gokler alemini, lahuti 
alemi, nasuti alemi, cevher alemini, maden ler, nebatat, cema- 
dat, hayvanat, felekiyyat, daglar, tepeler, nehirler, agaglar, ta§- 
lar, vah§i hayvanlar, ku§lar, cinler ve insler, bunlarm azi ve go 
gu tiim Hak Teala'nm yedi kudretindedir, diyerek itikat etmek 
bir mecburiyyet ve vaciptir. 

Dordunciisti tevhidi ibadetidir. Bu da iki kisimdir. 1 — Allah 
igin tevhit, 2 — Baskasi igin tevhit. Bu da ikiye ayrihr: Miista- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 499 

kil olarak tevhid mii§tereken tevhittir. Allah icin tevhid: ozel- 
likle bu zati vacibil-vucut icin yapilir. 

"Iyyake na'budu." 

gibidir. Hak Teala: 

"Vema halaktiil cinne vel inse ilia liyabidune." 

buyurmu§lardir. Kim ki ibadeti Allah'm yiizune hulus ile ya- 
pars a ona has mumin derler. Ikincisi ise: Allah'tan gayrisine 
olan ibadettir. Melek, Peygamber, imam giine§, ay, cin, ins, es- 
nam, evsan, ne olursa olsun bunlari anan bunlara tevhit geti- 
rip ibadet edenlerin fiili kufurdur, faili de kafirdir. 

Din usuluniin ikincisi adalettir. Burada Hak Teala'nm kulla- 
rma hie bir §ekilde zuliim edecegi mu§ahede edilmemistir. Ve 
dti§unulmemi§tir. Sebebi ise zuliim en kabili ve fena bir sifat- 
tir. Hak Teala bu sifattan uzaktir ve bu sifati ta§imaz. Hak Te- 
ala'nm liituf ve keremi, merhamet ve §efkati vardir. Bu sebeple 
Hak Teala hiikmiinde adildir. Ve adil sifatim ta§ir. Hak Te- 
ala'nm tekliflerinde cebir ve tazyik yoktur. Herkes fiil ve ame- 
linde hiirdtir. Herkes kendi arzusiyle hayre amel ederse Al- 
lah'm memnuniyetini iizerine cekmi§ olur. §er isler ise sonun- 
da ceza ve ate§e miistahak olur. 

Din usuliiniin uguhcusii niibiivvettir: Bu da iki kisrmdir. Bi- 
rincisi umurai ntibuwet: Bunun da ilki Adem sonuncusu da 
Yiice peygamberimizdir. Bu gelen Enbiyalar, kendileri ve §eri- 
atlari haktir. Ve tasdiklidir. Bunlarm sayisi 124000'dir. Bunlar 
her yonden masum Allah'm memurlaridir. Peygamber bir in- 
sandir. Hie birini inkare mecal yoktur. Bunlar Hak Teala tara- 
fmdan, haber veren Ismetleri korunmus, kimselerdir Bunlarm 
sozne getirdikleri Ilahi emirlere inkiyat etmek farzdir (ozel nti- 



500 — Futuhat-i Mekkiye 

biivvete gelince: O da bizim Peygamberimiz Resulii ekrem Mu- 
hammed bin Abdullah bin Abdiilmuttalip, bin Hasmi, bin Ab- 
diilmunaf icindir. Kendisi Enbiyamn sonuncusu ve hatimidir. 
Umum Enbiya,, ruhani melaikelerin ve bilciimle melaikelerin, 
evvelden ve sonradan mevcud olanlann cin ve insin, en fazilet- 
lisi, en giizeli, en akilhsi, en cesaretlisi ve en kahramam, en co- 
merdi, en zekisi, onun gibi aziz ve muhterem kimse halk olma- 
yrp, ve olmayacak, kendisi Hak tarafmdan kaffei mahlukata 
gonderilmi§tir. Ondan sonra hi? bir elgi ve Peygamber gelmeye- 
cektir. §eriati diger §eriatlarm hiikmunii kaldirdigi gibi, dini 
de kiyamete kadar ayakta duracaktir. Kur'an azimii§§an dahi 
onun bir mucizesidir. Allah tarafmdan ona gonderilmistir. Bun- 
dan sonra diger bir Kur'an dahi gelmeyecektir. Bunun nasihi 
yoktur. Inkari ise kufurdur. Insanlar bunun bir benzerini yapip 
getirmekten acizdirler. 

Din usuliintin dbrdunciisu Imamettir: imamet genel bir riya- 
settir. Diinyada din umurunu Peygamber yerine geviren kimse- 
dir ve Allah'm emirleridir. Imamla Peygamber arasmda va- 
hiy'den ba§ka fark yoktur. Peygambere vahiy gelir, imama gel- 
mez. Imam §eriatm muhafizi ve bekci§idir. Bu sebeple imamla- 
rm da her §eyden miinezzeh temiz, kotiiliiklerden masum, ol- 
masi icab eder. Hig bir nakisasi olmamasi lazim gelir. Din usu- 
liinun be§incisi de muattir: Evvelce ozel niibiivvetin Ismet ve 
sifati subute kavu§mu§tu. Resulii ekrem sadik ve emindir. 
Onun sidkma itikat ile getirdigi her §eyi kabul etmek farzdir. 
Her emirde bize o olay hakkmda haber veren eskiden dahi ol- 
mus, olsa sabik Enbiyalarm ve sabik ummetlerin halini haber 
vermesine dahi inanmak bir farz ve mecburiyettir. 

Haleti intizarda Azrail Aleyhisselamm geli§i, ruhu kabz et- 
mesi, blen insanin kabre girmesi, kabir azabi, berzah alemine 
intikal, Surun calmmasi, kiyamet giiniinun kopmasi, fani ci- 
simlerin toplamp dirilmesi ha§ir hali, sorgu ve sual, amal ki- 
taplanmn ta§mma ve sahiplerine verilmesi mahkeme-i kiibra, 
hesap ve terazi, istintak, miikafat veya miicazat, azabm envai 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 501 

tatbikati, Cehennem menzillerine giri§, Zakkumun yenmesi, 
demir zincirlere vurulma, sert ve kaba ate§ melaikelerinin m§- 
mina ug-ramak, ates. katlari arasmda yanmak, gibi §eylerin, ve 
bunlarm ciimlesini bizler icin ikrar ve tasdik etmek icap eder. 
Qunkii emini sadik bunlarm vuku bulacagmi bizlere haber ver- 
mi§tir. §imdi ise azap veya sevap verilmesi aklen ve seman her 
ikisi de sabittir. Aklen sabit oldu ki teklif bila arz zulumdiir. 
Zuliimde gok cirkin bir harekettir. Seman ise: 




"Cezaen bima kiintum ta'melune." 

ayetince de itaata mukafat, isyana miicazat icra olacaktir. §u 
da gizli kalmasm ki, sevabm kazamlmasi bir §arta baghdir. Ki- 
§i arif billah, halis muvahhit olsun ozel niibiivveti Muhamme- 
diyyeyi inkar ederse sevap olur mu olmaz mi? Cevabi ise ol- 
maz. Sevap ve ikabm istihkak erbabma mukafat ve miicazatm 
devamli olarak Itikat edilmesi icab etmektedir. 

Ey miiminler §unu bilmi§ olasimz ki, Kur'am Kerim ve hadi- 
si §erif tovbe etmenizi emretmektedir. Bu emir dahi vucub ifa- 
de eder, kadin olsun erkek olsun her miimin tevbeye kiyam et- 
mek farz ve vaciptir. Tovbe: Giinahin mazide vukuuna neda- 
meti halde terk etmek, miistakbelde ise onun geri donmemesi- 
ne azim etmek demektir. Allah dogruyu soyler ve hidayete eri§- 
tirir. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi 



503 




YUKSEKLIK VE ALCAKUKLARiYLE BUTUN 

ALEMIN RUBAN VE CISMEN TOPLU OLARAK 

KATLARIYLE BIRLIKTE TERTIBI 



§unu bil ki! Allah'tan ba§ka her geye alem derler. I§te alem 
dedigimiz §ey budur. Miimkunler bulunsun bulunmasm, bu bi- 
zim ilmimize bir i§arettir. Veya vacibil vucudun zatma bir i§a- 
rettir. Yani o da Allah'm mevcudiyetine bir i§arettir demektir. 
Adem.de olsun viicudda olsun imkanlarm zati bir hiikmu var- 
dir. Bunu tercih etmek icab eder. Tercihci ise belli ve a§ikardir. 
Bu sebeple buna bu iz ve alametten dolayi alem adim veriyo- 
ruz. Qiinkii, bu, tercih edenin bir isbatidir. §unu bil ki! alemin 
vticud bulmasi hie bir §ey ifade etmez, ancak bu alemin ondan 



504 - — ■ Futuhat-i Mekkiye 

evvelki suretleri, (Ama) dir. Yani bulut renginde koyu bir du- 
mandir. I§te bu alem bu dumandan cikmi§tir. Bunun gercegine 
bakacak olursan bu, zeval hiikmunde olan, zeval bulmus. bir 
gecittir. Hak Teala: 



^Aytycj>&fe~ 



"Kullii §ey'in halikun ilia vechehu." 

buyurduklari gibi her §ey zeval bulur, ancak onun yiizii zeval- 
sizdir. Anlamma gelir. 

Resulullah (S.L.A.M.) efendimizin en dogru beyti Araplar- 
dan olan Liibeyt soylemi§tir. 



j^^c^? 



"Ela kullu §ey'in mahela allahu el batili." 

Demi§tir. Bir gercek yoktur ki, o §eyi nefsiyle isbatlasm. Bu 
ancak ba§kasmda mevcuttur. Bu sebepledir ki Resulullah efen- 
dimiz en dogru §iir beytini Araplar soylemi§tir buyurmu§lardir. 
§unu bil ki! Sab it olan cevher o duman ve buluttur. Bu da Rah- 
mamn nefesidir. Biitiin alemler bunun icinde zuhur eden §ekil- 
lerdir. Bunlar bir arz ve gegit halindedir. Bunlarm yok edilmesi 
de mumkundiir. I§te bu suret ve §ekiller ve resimler mumkiin- 
lerdir. Bu mumkunlerin bu dumana nisbeti §ekil ve suretlerin 
goren gozler aynasma inikasi nisbeti gibidir. 

Hak Teala ctimle alemin gozudiir. Goren odur, mumkiinleri 
bilen de odur. Mumkunlerin §ekil ve suretleriyle ciimle bildik- 
lerini idrak etmektedir. I§te alem dedigimiz §ey Hakk'm baki§i 
ile bu duman arasmda zuhur etmi§tir. Bunu goren icin isbat ve 
delil haktir. Bunu oylece dii§un? Sen de kimligini ogren ve bel- 
le, fakat bunun zuhurundaki sira ve tertipte ilahi Sadik nur 
ruhlari, yaratilmis. ve ibda edilmis, nur suretleriyle cevheri ne- 
fiste siralanmi§ olur ki, bu da o (Ama) dedigimiz dumandir. 
Bunlardan birisi de birinci akil olan kalemdir. Sonra Levhi 



Muhyiddin-i tbrt-i Arabi — 505 

Mahfuz olan nefis gelir. Bundan sonra cisim gelir, sonra ars ge- 
lir, sonra arsm yeri olan donmus. ve katilasmis. su, hava ve ka- 
ranlik, daha sonra Melaikeleri gelir, sonra boz renkteki feza ve 
melaikesi, sonra feleklerin duraklan, Cennetler, kevkepler, 
sonra arzimiz ve su, sonra Hava unsuru, sonra ate§ ve duman 
ve bununla yedi semayi yarip ayirmistir, bu semalar ise, ay se- 
masi, miisterinin semasi ve doviisgenin (elmukatil) semasi ve 
bunlardan halk olunan felekler sonra ate§ melaikesi, su hava 
ve yer melaikesi, sonra yaratilanlardan maden, nebat, hayvan 
en son olarak ta insan cesedinin ne§eti, ve bunlardan cikanlar 
ve son olarak ta mukelleflerin amellerinden olan mahlukat §e- 
killeri, iste Hak Teala'nm zuhur veya vehim ettigi icatta tertibi 
boyledir. 

Viicudi mekandaki tertibine gelince! Tevehhiim edilen me- 
kan anlattigimiz gibi, kiilli cisim deki ve icindeki makulat, once 
Ar§, sonra kiirsii, sonra atlas renk, sonra iginde Cennetler olan 
miikevkep felek, sonra ziihalin semasi, mii§terinin semasi, me- 
rihin semasi, giine§in semasi, ziihrenin semasi katibin semasi, 
kamerin semasidir. Bunlardan sonra havasiz bo§luk sonra ha- 
va, su, ve yerdir. 

Menzillerde ve mekanlardaki tertibe gelince! Kamil insan, 
birinci akil, sadik ruhlar, nefis, ar§ kiirsii, atlas renk, misk ek- 
sibeleri; vesile Cenneti, Aden Cenneti, Firdevs Cenneti, Dariis- 
selam Cenneti, Dariilme-kame Cenneti, Me'va Cenneti, Huld 
Cenneti, Nairn Cenneti, bunlardan s<»nra menzillerin felekle- 
ri, sonra mamur ev, sonra giines. semasi, ay semasi, miisteri se- 
masi, zuhal semasi, ziihre semasi, katip semasi, merih semasi, 
bundan sonra hava, su toprak, ate§, hayvan, nebat, ve maden- 
ler, insanlarda ise elci Peygamberler Enbiya, Evliya, iman 
edenler ve diger bakiye halktir. 

Ummetlerden ise: Muhammed limine ti, Musa ummeti ve di- 
ger iimmetler de kendi Resullerinin menzil ve derecelerine go- 
redir. Hak Teala'nm etkide (miiessiriyyet) olan tertibi ise: 
Bunlardan (halde) yani simdilik etkiliyenler, himmetteki etkiy- 



506 Futuhat-i Mekkiye 

le soz ve kavildeki etkidir. Fiilde etki ve heyeti umumiyesine 
topluca olan etkidir ki, (firtma ve riizgarlarm kum cbllerinde 
ki etkileri gibi) ve buna benziyen etkilerdir. I§te bunlar §ekille- 
rin suretidir. Viicud bulan her §eyde bir etki vardir. Bu etkinin 
izi etkende derhal goriilur. Bazi §ekiller hudus eder ki, bu etki- 
ler ona derhal ruh verir Alemin tertip ve tanzimindeki ni§an 
ve izi soylemi§tik, i§te bunu ben size hatirlatiyorum. 

Alemin tertip ve tanzimindeki nida ve hutbe Allah'a hamd 
olsun ki, diger ba§langiclar gibi ba§langici yoktur. Esmaulhus- 
nanm yuksekligi ve ezeliyeti gibi, kain olan akil, nefis, ne ba- 
sitler ve ne de miirekkepler. Ne arz ve ne de semalar gibi bii- 
tiin bunlann bir ba§langici olmakla Hak Teala'mn baslangici 
yoktur. 

O duman ve bulut icinde byle bir alimdir ki, bilmedigi ilim 
yoktur. O byle bir kudret sahibidir ki, caiz olan bir §eyden aciz 
kalmayandir. O §byle bir miirid ve istek sahibidir ki, hig bir 
§eyden geri kalmaz, yarattigi mucizelerden dahi izac olur. 

O oyle bir konu§kandir ki, harfsiz ve sessiz konu§ur. O oyle 
bir goru§ sahibidir ki, her §eyi gormekle beraber, kendi zatiye- 
tini goriir ve bilir. O byle bir canhhgi vardir ki, her zaman ve 
mekan icin Hay, birliginin ve vahdaniyetinin ezelden ebede 
dogru akar gider. Zeval bulmaz. Onun samadi makami vardir. 

Hak Teala i§te bu sifatlarla, kamil insam mevcudatm, en §e- 
reflisi ve hayirlisi olarak yaratmi§tir. Ve kelamim itmam et- 
mi§tir. Her §eyden temiz ve beri olan cismaniyetin, ruhaniyetin 
efendisi, vesile ve firdevs Cennetlerinin hakimi, belali ha§ir 
guniiniin makami Mahmut sahibi olan Muhammed (sallallahii 
aleyhi ve sellem) efendimize salat ve selamlar olsun. 

Hak Teala mevcud olmayan e§yalara, §ekil, bigim, hudutlari 
ve benzerlerini viicuda getirmek istedigi vakit, ilim suretinde 
cevheri §ekillerle tecelli ederek bunlari viicuda getirmi§tir. 
Ba§ka bir §ekildeki tecellilerle vezin ve miktarlari viicuda ge- 
tirmi§tir. Ve yine bu gibi tecellilerle, devirleri, hareketleri za- 
manlari, mekanlari, kuturlari ve alemin nizamim ta§iyacak 



Muhyiddin-i ibn~i Arabi — 507 

olan miimkunleri viicuda getirmistir. Yapmadigi §ey birakma- 
mi§tir, ilahi cevrenin ne oldugunu ve neye muktedir olacagmi 
mevcudatiyle isbat etmi§tir. I§te Hak Teala bizlere bu bilgileri 
vermi§tir. Bundan ba§ka artik vaciplerle muhaller kalmi§tir. 
Hak Teala ilk mevcudiyet olarak idare ettigi §ey izlerin felegi- 
dir. Bu Oyle bir idaredir ki, manevi bir kavram ta§ir. Mumkiin- 
lerde yaraticilar da makulatta ilk zuhur eden suret feleklerin 
ilkidir. Bu duman (ama) iginde sadik ruhlann suretleri sakli- 
dir. l§te bundan da ilahi kalem her §eyi bilen ve yazan ve feyz 
verici haberleri veren birinci akildir. 

I§te bu Haktan dogmus, olan hakikati Muhammediyedir. O 
giizellikler ve i§aretler ehlinin adaletidir. Ke§ifler ehline gore o 
kiilli ve umumi olan kudsi ruhtur. Hak Teala ona alim, hafiz ve 
tarn olarak kendisine beka vermi§tir. Ve yine ona kudreti fevzi 
ve her turlu ilmi ve her ttirlu iradeyi vermi§tir. O Ilahi adlarla 
bir seviyededir. Bundan sonra bu felegin dununda nefisler fele- 
gini cevirip idare etmi§tir. O da ntibuvvetlerle korunan ve 
mahfuz olan levhadir. Ke§ifler ehlince idrak ve i§aretlere gelin- 
ce bu mtinfail nefistir. Buna da kamil olmayan beka ve te-ma- 
miyet vermi§tir. Sonraki ke§ifte tozu yapmi§tir. Benzer de ol- 
mayip, tabiatta, zihinlerde nazarda da korkuncluk ve azameti 
yapmi§tir. Bunlardan ilk suret ve §ekil olarak bu toz icinde iig 
buudu (uzakhgi) 9ikarmi§tir. Orasi onun mekani olmu§tur. 
Hak Teala buna dort sultan yoneltmi§tir. Bunlardan, ate§, top- 
rak, hava ve su burglari zuhur etmi§tir. I§te giinler bunlarla te- 
mayiiz etmi§tir. Alemlerin cismi cevresini saran bu §effaf ve in- 
ce yuvarlak cismin adma kerim ve azametli ar§ adi verilmi§tir. 
Hak Teala bunun iizerine simrlamadan ve miktardan uzak ola- 
rak Rahman adiyle oturmu§tur. 

Bundan sonra Hak Teala ilk olarak bu felegin iginde ikinci 
bir felek cevirip birakmi§tir ki, buna da ktirsli adim vermi§tir. 
Hak Teala bu kiirsiiye ayaklarmi uzatip basmi§tir. Bundan da 
onun kudret ve bilgisiyle hikmet olan emirler ayrilmi§tir. Hak 
Teala bu kiirsiide blitiin giizellikleri ve hayirlan bulundurmu§- 



508 Fiituhat-i Mekkiye 

tur. Cennetlerdeki koskleri ve gardaklan yapmi§tir. Sonra bu- 
rada turn emirlerin menzillerini yapmi§tir. Bu menzilleri kendi 
ruhaniyetiyle tahkim etmistir. (Giiglendirmistir). Bu menzilleri 
(konaklari) kan§ik bir ortamda miistakir ve kararli yapmisfar. 

Hak Teala bundan sonra bu ikinci felegin icinde iigniicii ve 
yuvarlak bir felek daha yapmi§tir, aynca bunun iginde yiizer 
bir kevkep yaratmi§tir ki bu hiinniis ve kimmis. cinsinden yedi 
kevkepten birisidir. Bunu fakir ve kendisine muti kilmi§tir. Bu 
kevkebe her §eym koyu siyahhgim vermi§tir. Sifat olarak bura- 
ya hiiziin ve kederi emanet kilmi§ aynca buraya hiiziinle bir- 
likte hasretleri, gogmeyi, oliim sarho§lugunu ve karanliklarm 
esrarmi, kurtulus, ve necat bulmayi, helak etmeyi, agaglan, ye- 
mi§leri, yilanlan, muzur hayvanlan, vah§ice siirtiismeyi, silin- 
mi§ veezilmi§ yollari, zorluk ve me§akkatleri emanet etmi§, 
kiilli nefis miisaade ettigi vakit arzi siikunete kavu§turmak 
igin daglan ve biitiin bu saydiklarimizi halk etmi§tir. Burayi 
da kulu ve Resulii olan Peygamber Halil Ibrahim'in ruhaniye- 
tine terk etmi§tir. Sonradan bu felegin icinde dordiincii bir fe- 
lek yaratmi§tir ki ve yine bunun iginde hiinniis ve kiinnus cin- 
sinden yiizer ve hareketli bir kevkep yaratmi§tir. Buraya da 
emanet olarak uzayan ve yiikselen hurma agaglarim kaza ve 
hiikumlerdeki adaleti, hukiimetleri, hayirlan, sebepleri, mutlu- 
luklari, giizel ve beyaz yumurtalari, nimetleri, itidalleri, ke§fi 
mekruh olan §eyleri ke§f etmeyi,srrn if§a etmeyi, ibadetlerin 
sirlarim ve yakmliklari, sadakalari, isbrt ve delaili, namazlan, 
nurlu olan §eyleri, davetlere icabeti arafatta duranlara nazar 
etmeyi, Hac menasikini, §eytam ta§lamayi, kiilli nefis miisa- 
ade edince bunlari halk ederek ve donmus, sularm tahlilini ya- 
parak burayi kulu ve Peygamberi olan Musa aleyhisselamm 
ruhaniyetine terketmi§tir. 

Sonra bu felegin iginde be§inci bir felek cevirerek yaratmi§- 
tir ki, bunun iginde de, hiinniis ve kiinnus cinsinden seyyar bir 
kevkep viicuda getirmi§, buraya da emanet olarak, mezheple- 
rin korunmasim, keskin ve ince kilmglara birakmi§tir. Mayiat 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 509 

icindeki tortularda inciyi yaratmi§tir. Buralarda taassuplan, 
hamiyetleri, fitne ve fesadi, hidayet ve dalalet ehli arasmda 
muharebeleri, salim akillarda ve tahayyiilerde vazik acik delil 
ve isbatlari bulmayi, kiilli nefis miisaade edince havayi incelt- 
meyi halk edip Peygamberi olan Harun ve Yahya aleyhissela- 
mm ruhaniyetlerine birakmi§tir. Sonra bu felegin cevresi icin- 
de altmci felegi yaratmi§tir. Bunun icinde de azametli yiizer 
parlak bir kevkep halk etmi§tir. Buraya da emanet olarak, ru- 
haniyetin sirlarim nurlarm i§inlarmi, ziyalann parlakhgim, 
galici §im§ekleri, nurlu i§mlari, nurlu cesedleri, kamil mertebe- 
leri, mutedil yukseli§leri, inci gibi bilgileri, kiymetli paha bicil- 
mez yakutlan, tiim nurlarm toplulugunu, sari olan sirlari, bil- 
giler tesisatim, akici nurlari, tedbirli ruhlarm kaldmlmasim, 
kapali ve anla§ilmaz emirlerin izahmi, zorlu meselelerin halli- 
ni, nagmelerdeki giizel §eylerin i§idilmesini, varidatm tamam- 
ligim, ruhani zenginliklerin en yiiksek mertebelere yucelmesi- 
ni, nafi illetlerle illetleri defi etmeyi, giizel soz ve kelimeleri 
bilmeyi, giizel kokulari koklamayi, daha buna benzer bir 50k 
§eyler gibi ve yine kiilli nefis miisaade edince alemi isitmak 
icin hava bo§lugunu barekete getirmek suretiyle etrafi isitmak 
gibi etkileri vardir. Burayi da Peygamberi olan Idris aleyhisse- 
lamm ruhaniyetine vermi§tir. 

Bundan sonra bu felek cevresi icinde yedinci bir felek yarat- 
mi§tir ki, bunun iginde yine hiinniis ve kiinniis cinsinde seyyar 
ve yiizer bir kevkep halk etmi§tir. Buna emanet olarak da tarn 
tasviri birakmis.tir. Ayrica nizam giizelligini, tatli ve i§tah veri- 
ci duyguyu, ac,ik ve giizel heybetli gorii§ii, buraya ayrica iinsii 
ve celal vermi§tir. Kiilli nefis miisaade edince burada buharla- 
nn riikiiniinden serin saf suyu halk etmi§tir. Burayi da tarn ve 
giizel Peygamber Yusuf aleyhisselamm ruhaniyetine terk et- 
mi§tir. 

Sonra bu felek cevresi iginde sekizinci felegi cevirerek yarat- 
mi§tir, Bunun icinde de hiinniis ve kiinniis cinsinden yiizer 
seyyar bir kevkep bfrakmis.tir ki, buraya da emanet olarak, 



510 Futuhat-i Mekkiye 

vahyi, evhami, ilhami, tehlikeyi, sert kotii fikir ve diisunceleri 
koymu§tur, ayrica, kotii riiyalan, miijdeleri, sinai bulusjan, 
ameli neticeleri, fikirdeki dogruluk ve yanh§liklan, faal kuv- 
vetleri, vehimleri, kehanetleri, sikici §eyleri tislimlan ve azim- 
leri, kiilli nefis miisaade edince rutubetli serin buharlan, sert 
buharlara imtizac ettirmistir. 

Burayi da kulu ve peygamberi olan Isa Aleyhisselamm ruha- 
niyetine terk etmi§tir. 

Bundan sonra bu felegin cevresi icinde dokuzuncu felegi icat 
etmi§tir ki, bunun icinde de yiizer seyyar bir kevkep halk et- 
mi§tir. Buraya da emanet olarak fazla ve eksikleri, istihaleleri, 
kiilli nefis miisaade edince burada usarelerin renginden dogu- 
rucularin imdadim halk etmi§tir. Burayi da Peygamberi ve 
dostu olan Adem aleyhisselamm ruhaniyetine birakmi§tir. 

Hak Teala i§te bu ic ice yuvarlak olan bu feleklerde tiirlii si- 
milar dan temiz melaikeleri iskan etmi§tir. Bunlardan bir kis- 
mi oturmakta bir kismi da ayakta beklemektedir. Bunlardan 
bir kismi riikuda bir kismi da secdededirler. Bu melaikeler se- 
malarm mimardirlar. Allah bunlardan itikaf eden ruhlan yap- 
mi§tir. Bunlar en §erefli gevrededirler Hak Teala bunlardan 
rablerine ve gevresine muti ve zelil melaikeler yapmis. ve onlan 
vekil kilmi§tir. Allah'm hak ettigi bu miikevvenatta bunlari ha- 
berlerle, risalelerle bulunduklari yerlere etraflica tafsilat ve 
malumatla kendisine vekil kilmi§tir. 

Sonra bu azametli felegin icinde Esir denilen hava bo§lugu- 
nu yaratmi§tir. Bunun icinde emanet olarak buraya carpan ve 
dii§en ecsamm yok olmasmi kilmi§tir. Bundan sonra hava kii- 
resini yapmistir. Burada bu kirici sikici riizgarlan harekete ge- 
cirerek denizleri bununla dalgalandirdi. Buharlari bu denizler- 
den yapti, buralardan bulutlari yukari kaldirdi, oradan saf tat- 
li sular indirdi. Bu kiirrede ucan cisimlerin ruhlarim tutturdu. 
Bu hava ve, esir kiiresinde kokrunc gok guriiltiileri cakici ve 
kapici §im§ekleri, ve bldiiriicu yildirimlan yapti. Yukardan bo§- 
luktan buraya olduriicii ta§lari du§urdii. Arzda yiiksek daglari 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 511 

yaratti, sonra inen ve gikan ate§ ruhlarmi halk etti Donmu§ 
kati sulari yarat tti. 

Sonra bu kiirenin icinde Hak Teala emanet olarak ve bize 
haber verdigi gibi bltileri dirilten akici izleri yaparak sessiz 
hayvanlari burada iskan etmi§tir. 

Bunun icin de bir kiire daha cevirmi§tir ki, buraya da ema- 
net olarak miikewenattaki madenlerin, nebatlarm, hayvanla- 
rm tabim koymu§tur. Hak Teala madenleri iic tabakadan yap- 
mi§tir. Bun.lar, sulu tabakalar, toprak tabakalan, ta§ tabaka- 
lan dir. 

Nebatlari da iki tiirlii yapmi§tir, bunlar dikilen nebatlarla, 
ekilen nebatlardir. Hayvanlarm da bir kismini dogurucu ve 
emzirici, kucaklayici olarak yaratmi§tir. En sonunda da hepsi- 
nin iistiinde ve degerinde ins am yaratmi§tir. Insana ilahi adla- 
rm bilgisini ve sifatlarim hediye etmi§tir. Btitiin mahliikat bu 
insana muti olmu§tur. l§te insan bu sebepledir ki, mevcudatm 
en sonuncusu olmu§tur. Onun ruhaniyetinden bidayette vela- 
yetlerin sirn ona nasip kilinims.tir. 

Cismaniyetinden ise ona zeval bulma ve sonluk kismet et- 
mi§tir. Onda emir ba§lami§, onda bitmi§tir. 

Hak Teala bu insani arzda kendine halife ve vekil tayin et- 
mi§tir. Qiinkii semavatta olan burada vardir. Onu balife yapa- 
rak ayetlerle i§aretlerle, mucizelerle teyit etmi§tir. Hak Teala 
insani kerametlerle ihtisas sahibi kilmi§tir. 

Hak Teala iyiyi kotiiyii ayirmak icin, kotiiyii ate§ derelerine, 
iyiyi de derecelerle mutluluk menzillerine ula§tirmak icin onda 
mes.ru kaziyyeleri nasp etmi§tir. 

Alemin ba§langici anlattigim gibi bu suretle olmu§tur. §unu 
bil ki, bilgilerde eksiklik veya fazlalik etkilerden ileri gelir. Her 
etki diger etkilerden daha iistun ve faziletlidir. 

Bu menzillerdeki ilimler, kevmi ittisal ilmi, ve kevmi ilahi 
infisal ilmidir. Bunun icinde Hak tenzih ilmi gelir. Bunun icin- 
de de Allah nezdinden inen kitablar icinde Furkan ilmi gelir. 



512 Futuhat-i Mekkiye 

Ho§ biitiin bu kitaplarm icindekiler Allah'm kelamidir. Nigin 
suretleri ve ayetleri gogalmisfrr? Soz oldugu igin mi? Veya onun 
namma konu§tugu igin mi?.. Bunun igin insanlarm, kendisine 
iman edenlerle etmeyenlerin, ilim farki vardir. Ve bunun iginde 
de ulvi alemin ilmi vardir. Bunun iginde de Eceller ilmi vardir. 
Bu ilim iginde de insamn faziletli olmasi hikmet ilmi vardir. I§- 
te Hakk'm suretini ve alemin hakikatlerini toplayan kulli bir 
insamn ilmi ve bilecekleri §eyler bunlardir. 

Bunun ba§langic ye sonunda ayirt etme ilmi vardir. Muadm 
manasi nedir? Bu vucudi bir emir midir? Veya tertip edilmi§ 
bir nisbet midir? Tibki makaramdan azil edilen ve sonra yine 
vilayetine ve makamma iade edilen vali gibi midir? l§te bu mu- 
adm iginde sebep ilmi vardir. Bu yiizdendir ki, geri dbnmeyi in- 
kar eden miinkire benzer. Nedir bu inkar edilen geriye geli§? 
Burada miinkirin sifati nedir? Allaha nisbet edilen onun vah- 
daniyetinin ve birliginin bir nisbet e§yasi vardir. 

Allah'm rahmeti gazabim gecebilir mi? Evet geger, her §eye 
Allah'm rahmeti yayilmis. olmasmdan dolayi, gazabi 6nlemi§tir, 
oyle ise gazaba yer kalmami§tir ki, kendini gbstermis, olsun. 

Bundan da Hak Teala'ya kar§i hidayet ilmi gikmi§ olur. Bu 
hidayet ilminden de alimden alemi in§a (yapma) ilmi cikar. 

. §u muhakkak ki eksik veya fazla olarak ilmin mutlak kema- 
le dogru yiiriiyecegi anla§ihr. 

Mesela sen kimsin ve nesin? 

Atacak olsam- — ^-V*-> jj"lza rameyte" atmadim.^ZHL-LT^ \z 
"Ma rameyte" Burada emir ilmi vardir. Bu ilimle Hak Teala 
kendine benzerligi ve fiili dolayisiyle miikellefi korumaktadir. 
Burada oyle bir ilim vardir ki bununla ilim kemale erer. Hatta 
ilmin kemalidir. Bu kemal fazlahgi kabul etmez ve cikmaz. An- 
cak bundan gikan ilim belli olur ve yine ona donmiis. olur. 

Alem tamamlandiktan sonra bunda ancak alim zuhur etmi§- 
tir. Qiinku Allah'm emri birdir. O bu emri tabir ve tefsir eder. 
Gerceklere gore burada istihaleler degi§iktir. Mesela su buhara 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 513 

donmektedir. Melekte surette insana donebilir. Keza tecelli de 
oyledir. Bunu bilen bu emrin ne oldugunu bilir. Mesela cocuk 
babasma benzedigi igin ona gelecek laflardan ve iftiralardan 
kendini temize cikarmi§ olur. Ve §upheleri iistiine cekmez. Bu- 
radan da §unu ogreniyorsun ki, Allah'tan ba§ka halk eden bir 
halik yoktur. 

§unu bil ki hie bir riitbe ve makam ilimden daha §erefli de- 
gildir. Melaikelerin tumii de Allah ilmi ile doludurlar. Bunlarm 
icinde insanlar gibi cahil kimseler bulunmaz. Hak Teala mela- 
ikeler yoniinden: 

"§ehide allahu ennehu la ilahe ilia hiive velmelaike- 
tii." 

Buyurmu§lardir. Hak Teala insanlar hakkmda: 






3> 



"Ve ulul el ilme." 

Buyurmu§lardir. Insanlara dedigini Melaikeye dedigi gibi de- 
memi§tir. I§te buradaki ilim tevhid ilmidir. Yoksa viicudi ilim 
degildir. 

Ciimle alem viicud ilmidir, yoksa zat veya mertebe veya tev- 
hit ilmi degildir. 

Oz olarak §unu soyliyeyim ki, daha bir gok sayilmayacak ka- 
dar ilimler vardir. 

Hak denilen anlam ve mefhum ancak mahlukun dilinden 
cikmi§tir. Hak Teala kullariyle hicabin kaldmlmasi hakkmda 
konusmadi, ciinku o §6yle hitap eder, benim verecegim hiik- 
miin takipcisi yoktur. Hiikiim takipcisi dunyaya du§mii§tur. . 
Gercek sudur ki, Allah'tan gayri iz leyici yoktur. 



514 Futuhat-i Mekkiye 

Bu tipki §eriatlardaki hukiimlerin izale edilmesi gibidir. O 
bunu me§ru kilrm§ ve bu me§ruiyyeti kaldirmi§tir. Ve yine ba§- 
ka hiikiim ve seri getirmi§tir. Bunlann nasihi ve mensuhu da 
Allah'dandir. 

Delaletle gelen alimin emri ise Hak'tandir. Bunu isbatsiz ve 
delilsiz dahi gonderen ve red eden yine Hak'tir. 

Allab ilmi ile ugra§anlar biitiin bunlann Hak Teala'dan ol- 
dugunu bilirler. Hak birbirini kovalar, haklar birbiri ardmdan 
gelir. 

Bir dava zamani, red edilen diger dava zamam olamaz. Ger- 
qege kar§i gelme zamanla i§irak etmez. Boylelikle kar§i koyma, 
ve kar§i gelmenin ne oldugunu anla. Bunda hakkm inzal ilmi 
vardir. Bir §eyi bilen ki§i nefsinin o ilimden indigini bilir. Bu 
sebeple ve diyebilirz ki, hie bir §ey veya riitbe ilim riitbesinden 
daha §erefli degildir. Qiinku ilim seni hak menziline indirmi§ 
olur. 

Allah gercegi soyler hidayete erdirir. . 



Muhyiddin-i lbn-i Arabi ' : / . . ■ . — 515 



GERgEKgtLERDEN KIMSENIN KE§F 

EDEMEDIGt VE ANLAYAMADIGI, BERING! 

TEVEKKUL MENZILI HAKKINDA BILGiLER 

Hak Teala (Leyse kemislihi §ey'iin) buyurur. Bu sozle kendi 
sifatmi anlatmaktadir. Bu §ekildeki anlayi§ ancak kendi sine 
olmus. olur. Onun kavline gore: 



r^ 



V>j£==^*>»jAJ 



"Ve hiive maakum eynema kuntum." 

Buyurmalari, yani bizler nerde olursak olalim, o bizimle birlik- 
te oldugunu anlatmak istiyor. 

Kendisi gecenin ticte bir bakiyesi kalan gecede diinya sema- 
sina inse de ve ar§a yukselmemis, olsa da o duman ve bulut 
icinde dahi bulunmus, olsa ve hatta yerde ve gokte dahi bulun- 
mus, olsa da kendisi insanlara atardamardan daha yakm bulu- 
nur. I§te bu sifatla ancak o sifatlanabilir. Hak Teala bir kulunu 
gormek icin, bir yerden bir yere ta§mmaz, aksine o kuldan kay- 
bolan ayetleri ona gostermek icin onunla birlikte olun Hak Te- 
ala der ki: 

"Siibhane ellezi esra biabdihi leylen mine elmeseldi 
elharami ila elmescidi elaksa ellezi barekna havlefru li- 
nuriyehu min ayatina." 

buyurmu§lardir. 



516 — Futuhat-i Mekkiye 

§ayet Hak Teala kavlini ve kendi ayetlerini gostermek igin 
insani, bir yerden bir yere nakil etmek isterse bunu yapacak 
kudrettedir ve yapar. Resulullah efendimizin kavli olan, arz 
ayaklarimm altmda o kadar kiiguliiyor ve toplamyordu ki bu- 
nun dogusunu da, batisim da goriiyordum i§te benim iimmeti- 
min miilku de bu gbrdugiim topluluk kadar olacaktir. Buyur- 
mu§lardir: 

"Essemavati velardi veli yekiine mine elmukinine." 

Ve keza Hak Teala Ibrahim Aleyhisselam igin: 



*J^^\*£®X 



"Ve kezalike nuri ibrahime melekute." 

buyurmu§lardir. Bu belli olan bir g6rii§tiir. Qtinkii bu goriilen 
ve §ehadet edilen bir gergektir. Allahii Teala kuluna ne gibi bir 
mekan verdigini gostermek igin ve onu bir yerden bir yere ta§i- 
digim, bunu ancak ayetleriyle i§aret etmektedir. Hak Teala bu 
esra hadisiyle, benim mekanim yoktur, ve belli degildir. Ona 
yerimi gostermek veya mucizelerimi anlatmak igin onu esraya 
gikarmadim. Bu mekanlann benimle bir miinasebeti yoktur. 
Nerede olursa olsun ben onun yamndayim ancak iman eden 
kulumun kalbine girerim. Madem ki ben onun kalbindeyim na- 
sil olur da benimle beraber Esra'ya gikar? 

Hak Teala Resulu olan Muhammed (S.L.A.M.) efendimizi 
gormek ve ayetlerini ona gostermek istedigi vakit ona ruhul 
emini yani Cebrail aleyhisselami sebepleri isbatlamak ve ona 
kuvvet vermek igin, Burak denilen ilahi bir binek ile beraber 
gonderir. 

Hak Teala alemdeki sebeplerin siibutunu bizlere ogretmek 
igin, melaikelerine dahi kanatlar yapmi§tir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 517 

Burak denilen ilahi binek ku§u da berzahi bir hayvandir. Bu 
iki cins hayvandan dogma, katirdan bir derece a§agi ve e§ek- 
ten bir derece iistiindiir. Hak Teala Burak'i da iki cins arasmda 
bir emirden yapmi§tir Peygamberimiz buna binmis. Cebrail 
aleyhisselamla birlikte yukari yiicelmi§tir. Bu Burak denilen 
ilahi binek Peygamberlerin ozel nobet atidir. Hakikati halde 
Peygamber buna zahiren binip emir olunan yere gikar batmen 
ise ona varamaz ve binemez. Bu o peygamber icin bir te§rif ve 
tenbihtir. 

Resuliillah efendimiz bu binek uzerinde kuduse gelerek on- 
dan inmi§, ve bu binegi Peygamberlerin ba§ladigi halkaya bag- 
lami§tir. 

Ki bunlar sebeplerin isbati icin yapilmi§tir. Ona binemeden 
hie bir Peygamber Allah'm huzuruna varamaz. Efendimiz onu 
halkaya baglamadan birakabilirdi. Fakat onu adeta uyarak 
bagladi. Qiinkii burak onu ta§imaya memur kilmmi§ti. Qiinkii 
ona binek hayvani olarak gonderilmi§ti. Her binek hayvani 
baglandigi gibi adet hiikmii bozulmasm diye onu baglami^ti. 
Resuliillah efendimiz Burak'i §6yle anlatmi§tir. O giines.e ben- 
zer, §im§ek ve i§ik gibi cakip gider. Buyurmu§lardir. 

Peygamberimiz Mescidil aksada namaz kildiktan sonra Ceb- 
rail Buraki getirerek Resulii ekrem ile birlikte ve iizerine bera- 
berce binerek, hava derinliklerine dogru ucmu§lardir. Bu Resu- 
liillah susadigmdan su ihtiyaci ba§ gostermi§tir. Cebrail aleyhi- 
saelam bir kap icinde slit, diger kap iginde §arap olarak iki kab- 
la gelmis. (bu olay daha ewelden ickinin tahriminden evvel ol- 
mu§tur). Bu iki kabi Resuliillahm online koyup buyur etmi§tir. 

Resuliillah efendimiz slit kabim alarak susuzlugunu gider- 
mi§, ve sutten igip otekine el siirmemis.tir. Bunun iizerine Ceb- 
rail aleyhisselam Resuliillah efendimize: Susuzlugunu gider- 
mek icin siitii ictiginden isabetli hareket ettin, iimmetinde bu- 
nu icmekle isabetli hareket etmi§ olacaklardir. Peygamber 
efendimiz riiyasmda siit goriince, kalkip siit icer ve ba§mdan 
gegen olayi tevil ederdi. 



51 g Futuhat-i Mekkiye 

Buharinin sahihinde yazildigi gibi, Resuliillah efendimiz an- 
latir, Sanki bir kase stit getirmis oldugunu gordiim, ictim, o ka- 
dar cok ictimki adamakilli doydum, ve tirnaklarimm ucundan 
stit fiskirdigim gordiim. Bunun fazlasim da Omer^e vermis, ol- 
dum. 

Etrafmdakiler bunu neye tevil ettigini, sorunca, bunu ilme 
yordum buyurmuslardir. 

Dtinyanm semasma ula§tiklan vakit, sema bekcisi Cebrail 
aleyhisselami karsilamis ve ona: bu kimdir ve beraberinde kim 
var diye sorunca o da bekciye, beraberimde Allah'm sevgilisi, 
Muhammed (S.L.A.M.) vardir. Ona gonderilmi§tim, derdemez 
bize yolu acti ve iceri girdik, orada Adem Aleyhisselami gordiik 
sagmda Cennetin mutlu kistieri vardi, solunda ise ate§i tiittii- 
renler §ekavet ve ate§ ehli bulunuyordu. 

Bu sirada efendimiz kendini Adem Aleyhisselamm sagmda 
bulunan mutlu ki§iler arasmda g6rmii§ttir, bundan dolayi Hak 
Teala'ya §tikranda bulundu. Bu sirada insanin iki mekanda 
olan yerini bgrenmi§ ve gormtis. oldu. Qtinkti o kendisini aynen 
mutlular icinde gormiistti ona hitaben: Salih evlat, Salih Pey- 
gamber merhaba, ho§ ■ geldin diye kendisine hitab edilmi§ti. 
Sonradan oraya veda ederek, Cebraille birlikte feza bo§luklan- 
na cikip yiikselmeye ba§ladilar. Ikinci semaya vardiklan vakit 
Cebrail Aleyhisselam birinci semada oldugu gibi, sorgu ve su- 
ale tabi kilmdiktan sonra, iceri girildi. Orada Isa Aleyhisselam 
cesediyle bizatihi kendilerine goriindti, kendisi o ana kadar 63- 
memi§ti. Hak Teala onu kendi semasma ref etmis, ve orada is- 
kan etmi§ti. O semanm hiikmiinti ona vermi§ti. O bizim ilk 
^eyhimizdir. Onun eliyle geri donecegiz, onun inayeti bizlerde 
yticedir. Bir saat dahi bizim akhmizdan uzak kalmaz, Allah'tan 
ricam onun dtinyaya inecegi zamam bizlere idrak buyursun.. 

Resultillah efendimizi Isa Aleyhisselam gtilerek ve btiytik bir 
muhabbetle kar§ilami§ ve misafir etmi§tir. 

Onunla vedalastiktan sonra buradan uciincii semaya ucul- 
mus digerlerinde oldugu gibi sorgu ve sualden sonra iceri giril- 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 519 

mi§tir. Burada onlari Yusuf Aleyhisselam kar§ilami§ misafir et- 
mi§ ve onunla gorusmiis.tur. 

Orada olani biteni efendimiz Cebraille birlikte gormiisterdi r. 
Oraya veda ederek, bundan sonra burakla birlikte dordiincu 
sema katma gikilmis. otekiler de oldugu gibi sorgu ve sualden 
sonra igeri girmelerine izin verilmi§tir. Onlari iceride Idris 
Aleyhisselam bizatihi cismaniyetiyle kar§ilami§tir. su ana 
kadar ya§iyor ve olmemi§tir. 

Hak Teala onu boylece yiiksek bir yere kaldirarak bu sema 
katinda iskan etmis. ve bu semamn hiikmiinu ona vermi§tii\ 
Birbirleriyle goriisup selamla§tiktan sonra, vedala§arak, Ceb- 
rail ile birlikte buraka binerek be§inci sema katma cikmi§lar- 
dir. 

Ve miitad merasimden sonra igeri girmelerine izin verilmis,, 
igeride onlari Harun Aleyhisselam ile Yahya Aleyhisselam kar- 
§ilami§lardir. 

Onlarla konusup selamla§tiktan sonra, onlara veda ederek 
oradan Altmci sema katma yiikselmi§lerdir, ayni ve miitad me- 
rasimden sonra igeri girmi§ler orada onlari Musa Aleyhisselam 
kar§ilami§tir. Onunla gbru§iip selamla§tiktan ve vedala§tiktan 
sonra, yedinci sema katma gikilmi§tir ve yine ayni seremoni- 
den sonra igeri girmelerine miisaade edilmi§ igerde Ibrahim 
Halil Aleyhisselamla kar§ila§mi§lardir. Orada Ibrahim Aley- 
hisselami arkasmi beyti mamure yaslanmis, olarak gormu§tur. 
Bu mamur evin admm Durah oldugunu kendisine soylemi§tir. 
Resuliillah efendimiz buraya tevecciih ederek iki rekat namaz 
kimi§tir. Buraya giinde 70 bin melaikenm bir kapudan girip di- 
ger kapudan giktigmi haber vermi§tir. Melaikeler buraya kev- 
keplerin gikis kapusu denilen yerden girdikleri ve kevkepierin 
grup ettigi kapudan giktigmi bizlere soylemi§tir, Ibrahim Aley- 
hisselam, Resuliillah efendimize bu melaikelerin, her giin igin 
Cibril Aleyhisselam 'm silkinmesinden olan, hayat suyu damla- 
larmdan meydana geldigini soylemis.tir. 



520 Futuhat-i Mekkiye 

Ku§larm hayat suyuna dalup silkindikleri gibi, Cebrail Aley- 
hisselamda her gun bu hayat suyuna bir defa girip silkelenir. 
I§te bu silkinmeden sicrayan damlalar gunde 70 bin melaike- 
nin halk olmasma sebep olmaktadir. 

Resuliillah efendimiz Ibrahim Aleyhisselamla goriisiip se- 
lamla§tiktan sonra ona veda ederek Cibril ile beraber sidrei 
mtintehaya cikmi§ oldular, o seviyeye vannca orada acayip bir 
takim agaclar gorduler, yapraklan fillerin kulaklarma benzi- 
yordu. Bu yapraklan Hak Teala nurdan bir ortii ile 6rtulniii§- 
tii. Kimse bunlarm ne §ekilde oldugunu ve ne vasif ta§idigim 
anlatamaz. Bu nurun §iddetinden goz nuru bunlari idrak ede- 
mez bir hale gelir. Burada bu agaclarm arasmdan dort nehrin 
aktigim gorduler. Bu nehirlerin ikisi zahiri ikisi de batini idi. 

Cibril Aleyhisselam bu iki zahiri olarak goriinen nehrin biri- 
sinin Nil digerinin de Firat nehri oldugunu kendisine haber 
vermi§tir. 

Diger iki batini nehir de cennete dogru akip gidiyordu. Bu 
iki nehir ya Nil ile Firat kiyamet giinii cennete doneceklerdir. 
Bu iki nehirden biri bal digeri ise slit nehridir. Cennette ise 
dort nehir vardir, bunlardan biri tortusuz saf bir nehir, digeri 
tadi degi§meyen siit nehri ve bir digeri de icimi giizel olan §a- 
rap ve hamir nehridir. Dordunctisii ise bal akan bir nehirdir. 
I§te bu nehirlerden igenlere bu nehirler ozel bir tad ve ilim ve- 
rir. Bunlari diinyadaki zevk sahipleri bilir. 

Insan ogullarimn amellerinin bu sidrede nihayet bulmu§ ol- 
dugunu, Resuliillah efendimize, Cibril Aleyhisselam bildirmi§ 
ve haber vermi§tir. Burasimn, Ruhlann karargahi oldugunu 
bildirmi§ ruhlann buradan indigini ve buraya dondugiinii bun- 
larm bir devir yaptiklarmi ona anlatmi§tir. 

Resuliillah efendimiz burada artik Burak'tan inerek, Refrefe 
binmi§tir. Cebrail Aleyhisselam onu Refrefin melaikesine tes- 
lim ederek cekilmi§tir. Kendisine birlikte gidilmesi teklif edi- 
lince cevap olarak, imkan yoktur buradan bteye bir adim ata- 
mam, §ayet bir adim atsam, yanip giderim, bundan dolayi hu- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi - 521 

dudu a§mak ilerlemek elimde degildir. Hak Teala seni yamna 
davet ettiginin sebebi; kendi ayet ve burhanlarmi sana goster- 
mek icindir, dikkat et! Sakm gaflete kapilina diyerek ona veda 
edip ayrilmi§tir. Bundan sonra Resulullah efendimiz Refrefin 
melegi ile beraber Refrefe binerek yukanya uruc etmi§, sesle 
i§idilebilir bir mesafeye gelmi§lerdir. Oradan yazi ve kalem hi- 
§irtisi duyuluyordu. 

Hak Teala'nm levhi mahfuzu nelerin yazilmasim ve ne gibi 
§eylerin ibadma gonderecegini, melaikelerin bu ilahi emirleri 
not aldiklari anla§ihyordu. Bu esnada Resuliillah efendimizi 
Hak Teala bir nur batirip cikardi ve onu yalmz birakti, kendisi- 
ne refakat eden melek geri kalmi§ti. Bundan dolayi onu gorme- 
diginden heyecana dii§niu§ ne yapacagim §a§irmi§ti. Bu nur 
iginde heyecan ve korkudan adeta sarho§ hale gelmi§ti, igine o 
anda vecid dolarak kendisini bir hal almis, saga ve sola yalpa 
yapmaya ba§lami§ti. Bunun sebebi de levhalarda yazi yazan 
kalemlerin hi§irtisi olmu§tur. 

Bu hi§irtinm cikardigi tatli nagmeler onda kendinden gegme 
halin dogmasma sebep olmu§tur, ki Hak Teala onun daha evvel 
bilmedigi, ancak vahiy yoluyla bildirdigi ilmi §imdi kendisine 
bizatihi vermis, tir. Hak Teala'dan iceri girmek icin izin talep et- 
ti. O sirada Eba Bekrin sesine benzer bir ses i§itti, bu ses §6yle 
diyordu: Ya Muhammed yuriime dur! Rabbin namaz kilmakta- 
dir. Bu ses onu urkutmu§tu, icinden kendi kendine, Rabbim mi 
namaz kiliyor? Diye hayrete du§mus,tu ve yine aym ses ona 
evet melaikelerle birlikte size namaz kilan odur, bu hitaptan 
hakkm namaz kilmasmdaki maksadm ne oldugunu anlami§ti. 
Namaz dan sonra kavli gibi: 

"Senefrugu lekiim eyyiihe essuklani." 

Artik bu hitaptan sonra onu ba§ka bir §ey du§iinmeden ahkoy- 
madi, Hak Teala'nm bir cok simf alemi ozel zamanlarda ve me- 
kanlarda halkettigini dii§unmu§tii. 



522 — Futuhat-i Mekkiye 

I§te bu duraklama ona bir 90k §eyler ogretmisti. Bundan 
sonra igeri girmesine izin verildi ve girdi. I§te §imdi gordiikleri 
de diisundiikleri gibi cikryordu, inam§ ve dti§iinceleri gordtikle- 
riyle degi§ik degildi, bilakis aym mezahirdi. Kendisine giinde 
gece ve giindiiz olarak (50) rekat namaz emredilmisti. Bundan 
sonra inmeye ba§ladi, Musa Aleyhisselama vardigmda Musa 
ona Hakla ne konu§tugunu sordu. Kendisi ona: Hak Teala urn- 
metime her gun icin gece ve giindiiz olarak 50 rekat namazi 
farz kilmi§tir. Musa Aleyhisselam kendisine, ya Muhammed 
ben bunu senden evvel tecriibe ettim ve yaptim, bunu yapmak- 
tan da zevk duydum, fakat iimmetim beni cok yordu ve iizdii, 
sana §unu soyliyeyim ki senin iimmetinde bunu ba§arcp kaldi- 
ramaz, git rabbma miiracaat et ki, bunu sana hafifletsin. 

Resuliillah efendimiz bundan sonra rabbma donerek miira- 
caatta bulunur, Rabbi da ona bu namazlardan 10 rekatmi kil- 
dirmi§ olur, tekrar Musa'ya doner bunu anlatir, tekrar Rabbma 
miiracaat et sana bunu hafifletsin der. Tekrar doner miiracaat- 
ta bulunur. Hak Teala miiracaatmi kabul ederek bu namazlar- 
dan on eksiltir. Tekrar Musaya doner, Musa geriye kalam cok 
bularak rabbma miiracaati tavsiye eder, tekrar Rabbma doner 
ve yalvarir Rabbi de on rekat indirir. Musa'ya doner ve keyfiye- 
ti bildirir, Musa ona Allah'a don ve miiracaatta bulun der, do- 
niip miiracaat eder, Rabbi da on daha eksiltir. Tekrar Musa'ya 
doner, Musada ona miiracaati tavsiye eder, da rabbma miira- 
caat eder, rabbi da bunu kabul ederek on daha namazi hafifle- 
tir. Ve ona kalan 50 rekattir benim soziimde bir degi§iklik ol- 
maz diye cevap verir. Doner bunu Musa'ya anlatir, da yine 
Rabbma miiracaatta bulun ki bu namazlari biraz daha sana 
hafifletsin der. O da Musa'ya cevap olarak, ben artik Rabbim- 
dan utamyorum, bana §6yle boyle dedi der. Orada Musaya ve- 
dala§arak fecirden evvel arza donmii§ oldu, dogruca ta§a iner 
(hacerilesved olacak), bunu tavaf ederek evine doniip gider. Sa- 
bah olunca biitiin bunlari etrafmdaki kimselere anlatti. Ona 
iman edenler bunu tasdik ettiler, iman etmeyenler de onu ya- 
lanladilar.. Ve kendisinden §iiphe ettiler. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 523 

Sonradan bir olay oldu, kendisine inanmayanlara cok uzak- 
larda yolda yiiriiyen bir kafiledeki abdest olaymdan ve olayda- 
ki sahistan haber verdi. Yapilan tahkikatla olay onun dedigi gi- 
bi cikti, abdest alan sahsi buldular ve sorguya cektiler, o da 
evet dedi, abdest alirken su kabim devrildi, bu da Resuliillah'm 
sozlerinin dogrulugunu isbatlami§ti. 

Ve yine kendisine inanmayanlara icinizde kudtisii §erifi bi- 
len ve goren kim var dedi, ben onlara orayi anlatayim, onlar da 
beni dinlesinler, ki kendisi orada birkac adim yuruyii§ yapmis. 
ve iki rekat namaz kilmisU. O anda Hak Teala onu yiikselterek 
ona orayi gostermi§ti. Artik kudtisii s.erifi hazir olanlara anlat- 
maya ba§lami§ti orayi btitiin eskaliyle onlara sbylemi§ti, riiya 
goriir gibi gbrduklerini bir bir siralamis.ti, Bundan dolayi orada 
bulunanlardan hie biri bunu inkar edemedigi gibi, hie. biri de 
onunla bu yonden miinazaa ve mtinaka§ada bulunmami§ti. 
Qiinkii Esra bu yerlerde cismiyle olmu§tur, 

Resuliillah efendimiz 84 kez hakkm huzuruna yukselmi§tir, 
bunlardan biri, cismiyle geri kalan uruclar ise ruhi vahiy ve 
riiya ile olmu§tur. 

Evliyalara gelince: Evliyalarm ruhi ve Berzahi uruclari var- 
dir. Bu uruc (esra ile) cesedlendirilmi§ manalan his eder onlan 
hayal sekilleriyle mtisahede ederler, bu gordukleri suret ye se- 
killerle bunlarm ta§idigi manayi ogrenir ve bilirler. 

Evliyalarm yerde ve havada yukselmeleri olmakla beraber, 
gokte hissedilir kademleri yoktur. 

I§te Resuliillah efendimiz, bu evliya cemaatina hissiyle cis- 
miyle felekleri asip uruc ettigini ve bu noktadan onlara tema- 
yiiz ettigini gbrmekteyiz. Bu uruc, ile his edilir hakiki mesafele- 
ri bizzat kat etmi§tir. Btitiin bunlarm hissen olmayip mana ile 
oldugunu varislerine bildirmi§tir. 

§imdi Hak Teala'nm Allah ehline ve bana gostermis. oldugu 
urucu (esrayi) anlatahm. Evliyalarm uruclari degi§iktir. His si 
uruc hilafina bunlarm cesedlendirilmi§ manalan vardir, evliya- 
larm mrraclan ruhi mi'raclardrr. Bu uruc ile berzahi §ekilleri 



524 — Fiituhat-i Mekkiye 

gorme, kalpleri gorme cesedlendirilmis. manalan gormedir. Be- 
nim bu esradan miisahede ettigim yonleri esra ve yolculuk ter- 
tibi admdaki kitabimda anlatmi§tim. 

Hak Teala kendi ayetlerini gostermek icin, evliyalarmm ve 
Elgilerinin ruhlarim esra ettirmek istemis. olsa, bunu sirf bun- 
larm ilim ve bilgilerini artirmak igin bunlari urug ettirir. Bun- 
lardan bir kismini yukari aleme alir. Ve miinasip olduklan 
alemlerde durdurup onlara lazim olan geyi gostermi§ olur. Her 
alemde kendi zatinda miinasip olan bir §eyi oraya birakir. Ora- 
ya biraktigi kimse ile kendisi arasma hicab birakir. Fakat bu 
hicabi o yiikselen ki§i gbrmez, kendisi yalmz kalmca bu koydu- 
gu hicabi kaldinr. Allah ile kur orada bulusmus. olur. 

I§te kul bu esrada kaldigi miiddetce, bir hayal gibi olur, ka- 
Ian o mu degil mi §eklinde bulunur. Kendisini kendisi olarak 
degil ba§ka §ey olarak his etti mi, bu Esra manevi Esra olur. 
Aslen alem §eklinde kendi sureti de sureline benzer bir hal 
alir. Ve etrafmdaki her §eyi Allah suret ve seklinde gormeye 
ba§lar. Kendine gore biitiin alem hak suretinde goruniir, insan- 
da alem suretinde goruniir ve yine insan hak suretinde gorii- 
niir. Bu bir nevi e§itliktir. Eger her elif harfi Ba olursa ve her 
Ba harfi de Cim olursa ve cim harfini Ba harfi olarak degil elif 
olarak gbrsen velev ki, alem hak suretinde olsa da, i§te boyle- 
likle insan orada kendi nefsini alem suretinde degil hak sure- 
tinde gormiis, olur. 

Alemin kemali insanla tamamlanmi§tir, insanin Allah nez- 
dinde mertebesi birincidir. Vucud ve nes'ette ise sonuncudur. 

Riitbe itibariyle insan hak sureti kemaliyle hepsinden ki- 
demlidir. Bir §eye §u bu surettedir veya §u surettedir denniez. 
Ancak biitiin yonlerden bunun boyle olmayacagmi bilmek la- 
zim dir. 

Nasil ki Cim harfma Ba oldugundan Elif demis isek ve Ba 
harfina da elif dedigimiz gibi, burada her benzer digerine te- 
mayiiz etmi§tir. Halbuki benzeri degildir. Qiinkii elif eliftir ba 
harfi de ba harfidir. Cim de cim'dir. Burada da hak haktir, in- 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 525 

san insandir, alem de alemdir. Boylelikle bu e§itlik belli olmus. 
oldu. 

Hak Teala giizel adlariyle evliyasini esra etmis olsa ki, bii- 
tiin ilahi adlar Hak Teala'mn degisik halleriyle ciimle alerain 
degisik ahvalinin ilmidir. Mezkur adlardaki ahkam degi§iklik- 
lerini bildigimiz gibi bu degisme ve tekalliip, bu adlari bizlere 
belli etmi§tir. 

I§te ondan cikan ve degi§en ve ona donen ada o bu ada hal 
adi koymu§tur. Qunkii bu ad halden hale donmektedir. 

Resuliillah (S.L.A.M.) efendimiz mii'minlere karsi hem rauf 
ve hemde rahim idi. Bu yonden hepimiz birbirimize §ehadet 
edebiliriz. Nefislerimizi de sabirli ve §iikredici hale gevirebili- 
riz. Sabredenlere ve §iikredenlere Hak Teala ayetlerini goster- 
mek icin kulu Muhammedi kendi adlariyle esraya yuceltmi§tir. 
Orada alemden aleme intikal etmi§ ve oradan aldiklariyle ta- 
virdan tavira, halden hale donerek, arza donmu§ ve sabahi ai- 
lesinin yaninda etmi§tir. Boylelikle hiQ bir kimse ev halki dahi 
onun ba§ma gelenleri his etmemi§ ve anlamami§tir. Bu sir ola- 
rak kendinde kalmi§tir. Ancak konu§maya ba§ladigi vakit etra- 
findakiler ondan baska bir dille konu§tugunu isitmi§ oldular. 
Birisi ona bu nedir nasildir diye soracak olsa, o da onlara Hak 
Teala kendi ayetlerini bana gostermek icin beni esraya gbturdu 
diye cevap veriyordu. 

Kendisini dinleyenler, yalan iddiada bulunuyorsun seni biz 
kaybetmedik bunlardan fakihlerden biri, bu ki§i peygamberligi 
iddia ediyor ? veya akhnda bir bozukluk vardir, bu ya bir zindik 
veyahut bir bunaktir, katli vaciptir diyordu. Bunamis ise ona 
diyecegimiz yoktur. Dediler. Bir kisim kavimler bunun dogru- 
luguna inandilar ve itibar gosterdiler bir kismi ise yalanladi, 
bu mesele alemde kari§ikhga yol acmi§ti, bunu soyleyen fakih 
zat kaybolup gitti. 

§unu bil ki, bu tarikat sahibi ile bu alem arasmda Esra'da 
sifat farki yoktur. Bu ayetlerle bu hallerin alemdeki degi§ikli- 
gini gormek demek hepsi bir isbat ve burhan sayihr. Bunlarm 



526 — Futuhat-i Mekkiye 

tumii ayetlerdi. Onlar da bunun iginde olduklari halde bunu 
hissetmiyorlardi, kendilerinin de iginde olduklari bu halleri in- 
kar ediyorlar ve Allah'a darbi meseller getiriyorlardi. Ha§a, ha- 
§a, onlar gozleri agik olduklari halde bir §ey goremiyorlar, kor 
olmu§lardi. 

Hak Teala der ki : 



y^\&\$j^& 



"Fela tadribu Iillahilemsali." 

buyurmus.lardir. Allah'm evliyalari ise Allah'a misal getirmez. 
Aksine olarak Hak Teala insanlar icin yerine gore veli ise mi- 
saller getirir. Qiinkii Hak Teala her §eyi bilir bizlerse bir §ey 
bilmeyiz burada Allah misaller getirmez, yalniz getirdigi misal- 
lerin ne oldugunu Allah bilir. 
Mesela Hak Teala'nm: 







"Allahu nurussemavati velardi." 

buyurmu§lardir. Bunun anlami: Allah Teala yerlerin ve gokle- 
rin nurudur, burada Allah nurunun sifatmi agiklamaktadir. Bu 
kandil, kandil iginde yanan ve cam iginde cam bir gerag gibi 
i§ildayan bir nurdur, Mubarek zeytin agacma benzer bir agagta 
yanan elmastan bir kevkep gibidir. Ate§e temas etmeden bu- 
nun yagi yanmaktadir. Sonra Hak Teala misal getirerek: 



ftj&tesea&r, 



"Vallahu bikiilli §ey'in a'limiin 

buyurmaktadir. Bu da ozel bir gerag veya i§ildayan bir kandil.- 
dir. Burada Allah nurunun yalniz bir kandil gibi i§ildadigim 
soylemek arzu edilmez. Qiinkii goriis. sahibi, kandil yagmm ta- 



Muhyiddin~i Ibn-i Arabi — 527 

zelendikce yandigim goriir. Hak Teala'nm nuru ise tazelenmez 
ve buna benzemez, sifati da bunun gibi degildir. 

Daima edebimizi ve ahlakimizi koyalim. Hak Teala insanla- 
ra misal getirir, bizler de bu simrlarda durahm, ilahi edep bu- 
nu emretmektedir. 

Allah'm insanlar icin getirdigi misalleri bulamaz isek o va- 
kit insanlar iizerine misaller getiririz ki, bir §ey bilmeyen bu 
insanlar bu misallerle bir §ey ogrenmis. olurlar. 

Insaf edelim ki, Allah bu misallerin hepsini bilmektedir. §en 
fikir ve itibar sahibi isen dogru ve sevap olan seyleri soyleye- 
lim. 

Ke§if ve §ehadet sahibi isen bir §ey arastirmaya bakma, ciin- 
kii sende rabbinin beyyineleri vardir. 

Iste evliyalarm darbi mesellerdeki halleri boyledir. Eshab 
kehif sayilan hakkmda ihtilafta olan insanlar icinde ezbere de- 
dikleri gibi Hak Teala: 



a 



"Seyekulune selasetiin." 

ve yine: 

"Kul rabbi a'lemu bi i'dtihim." 

sayilan iictiir diyorlar. Bunlarm sayilarim ancak Rabbim bilir 
diye §6yle buyurmaktadir. 

Bunlann sayilan aym cinsten olmasi lazimdir. Dorttiir be- 
§incisi, kopekleridir diye soylemi§ durmu§lardir. 

Hayir dort ki§i degil bestir altmcisi kopekleridir, bazdan da 
altidir yedincisi kopekleridir, bazilari ise yedidir, sekizincisi ko- 
pekleridir, demi§lerdir. Bunun dogrusunu ancak Allah bilir. 

Hak Teala adlarmdaki ayetlerini bizlere de gosterecekti ctin- 
kii bu bizim miras hakkimizdi. 



528 Futuhat-i Mekkiye 

Bunlari gostermek iizere beni de yerimden alarak, ve riikun- 
lerinin icine sikistirarak, beni imkammla birlikte Burak ile 
urue ettirdi. Bu sirada yerim olan arzimizm benimle beraber 
oldugunu gormiiyordum. Bunu Allah'm topraktan halk ettigi 
asli peder almi§tir, demislerdir. 

Su riikniinden aynldiktan sonra kendimi kaybettim. Bana 
bu sefer, sen hafif ve basit sudan halk olmu§sun dendi. Bunu 
kendine zillet bilerek topraga yapi§mi§tir, onun icin onu birak- 
tim, o anda ben de iki §ey eksilmi§ti, beni haya rukniine geti- 
rince, severek degi§mi§ti. 

Hava bana hitaben, sen de ben yoktum, bende zeval yoktur, 
senden bir istegim var ? seni korkutup ufunetlendirecegim. Ben 
zat olarak iyiyim. Benimle kom§u olan ve benimle sohbet ede- 
ne de kotuyum dedi. O bu sifatla sifatlanmi§ti, koklayan ki§ile- 
re benim kokumu o degi§tirmi§ti. 

Ona, bunu ne icin sende birakayim dedim. O da bana, senin 
suyundan ve gamurdan senin ufunetinden bu bozukluk ondan 
gitsin diye alikoyacagim dedi. 

Bende bunun uzerine onlari onda birakarak ate§ riikniine 
vardim. Orada bir soz duydum, biri diyor ki: Pi§mek iizere bize 
bir camur geldi, zaten bunun igin gonderildi dendi. Digerleri 
evet dogrudur dediler ve bir ses bize beraberinde kim vardi di- 
ye soruldu, Islah een ve ikrah ettiren Cebrail vardir beraberin- 
de gitmektedir ve biinyesinden ayrilmak mecburiyetindedir. 
Onun yaninda bana: Onun ne§etinde bende onda az bir kisim 
vardir ki sayet benim melegimin ve iktidanmm ve nufuzumu 
tasarruf ettigim ve zuhur edecegim cevreye ula§tigi vakit onu 
onunla birakmayacagim dedi. 

Boylelikle birinci semaya niifuz edip giktim. Artik kendi be- 
deni ne§etimde bende bir §ey kalmami§ti. 

Pederim Adem Aleyhisselama selam verdim, topragimi sor- 
du bende olanlardir. Arz bende olan emaneti aldigindan camu- 
rumu, suyumu, orada birakarak ayrildim dedim. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 529 

Bunun iizerine bana: Evladim babanda da boyle olmu§tu, 
dedi, hakkmi talep etmi§, hie bir yere taaddi etmemi§ idi. Nite- 
kim sen de bu §ekilde oradan aynlmi§ oldun. Acaba oraya done- 
cek misin? Donmeyecekmisin, bunu bilemezsin ki? Hak Te- 
ala'nm ne murat ettigini kimse bilmez. Ancak Hak Teala bildir- 
digi vakit ins an o §eyi 6grenmi§ ve bilmis, olur. 

O esnada bir yone doniince kendimi onun elleri arasmda 
buldum. Sagmda yakm hisimlari, ona dedim ki, i§te bu gordti- 
giim benim, o bu soze gulmu§tu ve yine ben, ellerinin arasmda- 
yim ve senin saginda durmaktayim. Evet dedi, i§te Hak Teala 
elterini uzattigi vakit bende nefsimi boylece hakkm iki elleri 
arasmda bulmu§tum demi§ti. 

Evet bunu gordtim diger elinde ne vardi diye sordum, alem 
vardir dedi. §unu anladimki hakkm sag kolu mutlulugu i§aret 
etmektedir oyle mi dedim. Bana evet mutlulugu iktiza etmek- 
tedir dedi, Ona cevap olarak, demek Hak Teala bizleri sag ve 
sol ehli olarak ikiye ayirmi§tir dedim. 

Bana: Ey evladim, babamn sagi odur solu da budur hie bir 
§ekilde degi§mez, bu iki yonde Allah'm yonii ve Allah'm elleri- 
dir, sagim miibarektir, benim gocuklarim sagunda ve solumda- 
dir, ben ve yakmlarim hakkm sagmdayiz, diger alemden ka- 
lanlarda haklan sol ilahi elindedir. 

Oyle ise bizler kedere ve §ekavete du§meyecegiz dedim. Ba- 
bam da bana, §ayet ilahi gazap devam etseydi, §ekavet keder, 
ve yeis iginde kahrdik. Meskenler degi§mi§ olsa da mutluluk 
devamhdir. 

Allah Teala hie bir ev nimetsiz yaratmami§tir, o evin ehli bu- 
lunduklari evin mimaridirlar. Onlar bu evleri in§a ederler. Snir 
hattmm yapilmasiyle biiyuk gecid giinii Allah'm gazabi sona 
ermi§ olur. 

I§te bu smir gizildigi an gazapta kalmami§ olur. Artik ortada 
her §eyi igine alan nza ve rahmetten ba§ka bir §ey kalmaz. 

Bu simrlama sona erdigi vakit genellikle ilahi hukiim umu- 
mi rahmete dbnmu§ olur. I§te babam olan Adem biittin bunlan 



530 - Futilhat-i Mekkiye 

bana ogretmistir. Bunlari daha evvel bilmiyordum. Bu ogren- 
diklerim ahirette benimle son bulacak bu bana diinya hayatin- 
da biiyiik bir miijde olmu§tu ve kiyamette zamanla nihayet bu- 
lacaktir. Hak Teala'nm dedig gibi 50 bin sen i§te simrm miid- 
det ve zamam bu kadanr. 

Bu miiddet bittikten sonra artik hiikum ve keyfiyyet esma- 
iilhusna ile birlikte rahm olan rahmana kalmi§ olur. 

O giizeldir, kime hukmunii yoneltse, rahim, rahmetiyle ga- 
zaptan ociinii almi§ olur. Rahmet gazabi §iddetle carpip ezer ve 
tezlil eder. Hakikate eri§meye mani olur. Hiikum orada adlarla 
ve neseblerle kar§ila§mi§ olur. Hulk ise rahmetle dolup ta§mi§ 
olmakla beraber adlarm hiikiimleri, kar§i gelmekte berdevam- 
dir. Bunu boyle bil, bu ilim cok acayip, ince ve yabancidir. 

Sakh oldugu iin insanlar bunu bilmezler, §unu bil ki, vticud 
bulan her §ey rahmettir. 

Pederim bana hayir dua okuduktan sonra oradan uzakla§a- 
rak Isa Aleyhisselamm bulundugu ikinci semaya inmi§ oldum. 
Onun yanmda teyzezadesi Yahya Aleyhisselami gordiim. 
hayvani bir ya§antica idi. Teyzezadesi olmakla beraber kendisi 
ruh idi. Hayvani ya§anti ruha birlikte, bulunacagindan Yahya 
Aleyhisselami Allah'm ruhu Isa'nm yanmda buldum. Hie §iip- 
hesiz ruhmar olmez ve ya§ar. Her hayatta olan da ruh degildir. 
Onlara selam verdim. Allah'm ruhu olmakla beraber bizden 
ileri ne ile bizleri gectin diye sordum. Bana cevap olarak anne- 
me beni bagisdayanm kim oldugunu gormiiyor musun? Tabi- 
atiyle bir man veri bende anlayacagimi anlami§ oldum ve ba- 
na: Bu oyle olmasaydi ben oliileri diriltemezdim. 

Ona cevap olarak: Ne§etleri senin gibi olmayanlardan oliile- 
ri diriltenleri bizler g6rmii§ olduk. Bunun lizerne bana, onlar 
tarn olarak kendiliklerinden oliileri diriltmediler, yalniz ben- 
den varis olduklari kadr oliileri diriltebilmi§lerdir. 

Onlar benim makamimda olmadiklari gibi bende oliileri ih- 
ya etmek igin bu ruhu verenin makammda degilim. Buyurdu- 
lar. Bana bunu hibe eden Cebrail Aleyhisselam bir yere basmaz 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 531 

ki orasi ya§amasm, ozellile o suretlerin ruhlarma hakim olur. 
Bana hibe edilen ruhdur ki oraya basmda hayati vermi§ olur, 
bunu boyle bil buyurdular. 

Bundan sonra ytizii Yahya Aleyhisselama cevirdim ve ona 
hitaben: Hak Teala'mn emirleriyle kiyamet gtinu sen oltimii bir 
ktic §eklinde, Cennet ile. Cehennem arasmda getirerek orada 
onu keskin bir bicakla bogazladigim haber alrm§imdir. Bu geti- 
rilen blirm sureti bir koga benzemektedir, her iki taraf gbrsiin 
diye on o arada kesim§ olacaksm byle mi, 

Bana cevap olarak: Evet dogrudur, arzu edilmez amma be- 
nim addim benimle kalmaz, (junkii ben Yahya'ymi. Yani ya§a- 
yan bir kimseyim, o ise hayat evindedir, yani ya§amlan yerde 
bulunuyor, bu sebepten bu blumii yok etmek icab etmektedir, 
bunu benden ba§ka kimse yok edemez. 

Bende cevap olarak, bana sbylediklerinin ve i§aret ettikleri- 
nin dogrulugunu tasdik ederim, fakat alemde ya§ayan Yahya- 
lar coktur dedim, o da bana: Ben bu adi basjangigta ilk olarak 
aldim, ilkte olsun ister sonda olsun kim ya§arsa benimle bera- 
berya§ar 

Hak Teala bundan evvel bana bir ad vermi§ti, bu sebeple her 
Yahya bana tabi olmu§tur. Benim zuhurumla onlarm bir hiik- 
mti kalmami§tir. Bana yanimda olmayan bir §eyi hatirlatip 
tenbihte bulundu, bundan dolayi kendisine te§ekkur ettim ve 
onlara hitaben: Allah'a hamdederim ki Allah'm Ruhu Isa ile 
Yahya Aleyhisselamlan yani her ikinizi de bir semada bir ara- 
ya getirmi§tir, sizlere bir meseleyi soracagim ki cevabi bniinuz- 
de oluyordu. Her ikiniz de hakki selamlama ile ihtisas sahibisi- 
niz, Isa be§ikte iken: 

"Vesselamii a'leyye yevm vulidtii ve yevme emutii ve 
yevme eba'sii hayen." 

soylemi§tir. Yahya Aleyhisselam iginde: 



532 - — Futuhat-i Mekkiye 

"Ve selaimin a'leyhi yevme viilide ve yevme yemut 
ve yevme yuba'sii hayyen" 

dedigini duyduk. Bunun hakkinda bana bir agiklama yapar mi- 
smiz, dedim, tsa Aleyhisselam, kendi nefsine olan Allah'm sela- 
mini haber verdigi gibi, Yahya Aleyhisselam da, Hak Teala'nin 
selamim haber verdigini soyledi. Ve yine bana, ben Kur'an eh- 
linden degil miyim diye bana sordu, bende, evet hepimiz yani 
bizler Kur'an ehlindeniz dedim. 

tsa Aleyhisselam bana, benimle teyzeoglu arasini Hak Te- 
ala'nin nasil birlestirdigine bak Hak Teala benim iqin: 

"Ve nebiyyen minessalihine." 

yani iyi ve salih olan peygamberlerdendir dedi. Bende oha ce- 
vap olarak, evet dogrudur dedim, Yahya bana: Is a hakkinda 
teyzezadem salihlerdendir demiyor dedi. Sonra ilave etti, 
isa'nm be§ikteki kelami, teyzemin ve onlara tensip edilen §ey- 
lerden temize cikmasma, beraet etmesine, sebep olmu§tur, boy- 
lece her §eyi bana izah etmis, oldular. 

Yahya Aleyhisselam bana, Isa'yi ziyaretimin sebebi akraba 
oldugum icindir. Bu sebeple ziyaretine geldim, aynca da Haru- 
na da ziyarete giderim. Qiinkli teyzem onu dininde ve nesebin- 
de kandirmistir. Bende ona o onun kardesi degildir, ve arala- 
rmda da uzun bir zaman vardir dedim. Bunun iizerine bana 
Hak Teala'nin sbziimi hatirlatti: 



%%»jj&k&$$ 



"Ve ila semude ehahiim salihan." 

bu nasil kardesTiktir, o bir babadan bir annedendir. Semudun 
karde§i oldugunu gormiiyor musun O kabilenin adim Semud 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 533 

koymu§tur, burada Salih peygamber Semudun neslindendir, 
hie suphesiz karde§ sayilirlar, benim onlara olan ziyaretim sev- 
digimden ve merhametimdendir. Benim Isa'ya olan yakmhgim 
benim Harun'a olan yakmligimdan daha yakindir, demi§ti. 

Sonra beni alarak beraberce ticiincu semaya yukselmis, ol- 
duk, orada Yusuf Aleyhisselam vardi, ona selam verdim ve se- 
lamim aldi ve beni ho§ karsriadi. Ve onunla da kendi hayat hi- 
kayesi iizerine bir cok §eyler konu§tuk. Ve kendisinden bir 90k 
bilgiler alarak, kendisine te§ekkur ederek aynldik. Oradan Id- 
ris Aleyhisselama vardim, kendisine selam verdim, beni hos. 
kar§ilayarak selamimi aldi ve bana, Ey Muhammedin varisi 
ho§ geldin sefalar getirdin diyerek beni kucakladi. Kendisine, 
bunu nasil ve nerden biliyorsun dedim, bizler her qeyi biliriz ve 
her §eyden haberimiz olur buyurdular, boylelikle ondan da bir 
90k gercekleri 6grenmi§ oldum. Kendisine te§ekkiir ederek ay- 
nldim, oradan Harun Aleyhisselamm yerine vardim. Orada 
Yahya Aleyhisselami gordiim, beni gecmis, ve benden evvel ora- 
ya varmi§ti. Kendisine: Yolda size rastlamadim, acaba ba§ka 
bir yoldanim geldiniz diye sordum, bana cevap olarak herkesin 
bir yolu vardir ki kendine mahsustur. Ancak oradan gider ve 
gelir, bir digeri yolu bilmez ve gormez buyurdular. 

Harun Aleyhisselamla, selamlattiktan sonra bana: Ey mii- 
kemmel ve kemal sahibi varis ho§ geldin, diyerek bana iltifatta 
bulundu, ben de onu selamlayarak, peygamber ve elgi olmakla 
sen halifenin hulafasism, selamim sana olsun dedim. O bana: 
Ben asli huktimle bir peygamberim, Allah elgiligini karde§imin 
sorusuyla almis, oldum. Buyurdu, ondan da bircok gercekleri 
ogrenerek kendisine te§ekkiir ettikten sonra vedala§arak aynl- 
dik, oradan Musa Aleyhisselam'm katma indim. Kendisini se- 
lamladim, ve te§ekkiir ettim, kendisiyle uzun uzadiya konu§- 
tuk. Hakkimda Peygamberimiz efendimizle anla§tiklan §eyle- 
re te§ekkiir ettim. Ondan birgok §eyleri 6grenmi§ oldum Musa 
Aleyhisselamla vedala§arak ayrildim. Oradan dogruca Ibrahim 
Halil Aleyhisselamm semasma indim. Selam verdim, ve beni 



534 Futuhat-i Mekkiye 

ho§ kar§ilayarak selamladi, ve ona ey pederim, putlari kirdigm 
vakit onlara tapanlara, bu kirma i§ini biiyiik put yapti dedin, 
bunu ne igin boyle sbyledin? Qiinku onlar Hakkm buyukliigiine 
inanmryorlardi, putlarma inaniyorlardi, bu sebeple boyle de- 
dim, buyurdular. 

Boylelikle kendisinden birgok bilmedigim §eyleri bgrendim, 
kendisi bu bildikleriyle ilmine ilim katti, burada birgok ilah 
ilimler buldum. Burada gayp ilmini ve yakmlik ilimlerini bul- 
mu§ oldum. Ayrica burada fazladan birgok ilim hazineleri gbr- 
diim . Bu ilim hazineleri ancak ariflerin kalplerine varabilir. 
Orada Hak Teala'nm eliyle yazdigi hakiki Tevrati gbrdiim. 
Hayret ettim. Bunu Hak Teala nasil eliyle yazmi§ti ki, o Tevrat 
yahudilerin elinde degi§tirilmi§ ve bozulmu§tu. 

Boylelikle burada cebir ilmini ricat ilmini gbrdiim, bu ilim 
yeni ba§tan baise ve ahiretteki cesedlerin ha§ri idi. 

Qiinkii insan dunyadan ayrildi mi artik dtinyaya dbnmesi 
imkansizdir. Buradan ayrilanlar, iki yere giderler ya Cennet 
evine veya Cehennem evine gitmi§ olurlar. 

Diinya insanlari iki ev iizere ayrilacaklardir. Ya ate§ evinde 
veya mutluluk evinde payidar olacaklardir. 

Sahabelerden bazilari §byle derlerdi, ey deniz ne vakit ate§ 
olacaksm? I§te bu igilmeyen deniz ate§e dbnecek ve Cehenne- 
me girecekler bu ate§ten iceceklerdir. Reslilullah efendimiz 
Cennetteki dbrt nehir hakkmda §unlan bildirir, bu nehirlerden 
Seyhan Ceyhan, Nil ve Firat'tan bahsederdi. Minberim ile kab- 
rim arasmda Cennetlerde bir bahge ve Cennet vardir buyur- 
mu§lardir. 

Bizler taklitgi cemaatlardan degiliz, bunlardan bir gok bahis 
ve haberler vardir. Ona inandigimiz gibi Allah'a §iikiir emir 
bizdendir. Yine burada Peygamberimizin §u dedigi ilmi de gbr- 
diim. Sizinle iimmetleri gogaltacagim buyurmu§lardir. Bu bi- 
zim igin bir §eref ve iftihar vesilesi olmu§tur. Sizlere ne soyle- 
yeyim? byle ilimler ve bilgiler edendim ki, bu anlatmakla biti- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 535 

rilmez, dinleme adabi ilmini gordiim, erkeklerin di§ilere olan 
riighaniyyet ilmini gordiim. Ayetlerden faydalanma ilmini, soz 
ve terk ilmini gordiim. Ve daha neler neler gordiim. Allah'm 
kuluna ve kulun da Allah'ma kar§i hitap ilmini gordiim. I§te 
bunlarm tiimiinii burada gordiim ve ogrendim. 

Sadik olanlarm ahiret giiniinde ilahi cevreye nasil girecekle- 
rini ve cikacaklarmi ve nasil hareket edeceklerini gordiim. Ay- 
nca burada dokuzlarm mertebe ilmini gordiim. Burada iki ha- 
simm kar§ila§ma ilmini gordiim. 

Bunlar acaba bir viicud emrimi idi? veya Ademi bir emir mi 
idi? Burada Hakkm mahluktu yarattigi ilmi gordiim ve ogren- 
dim, burada tahmidlerin mertebe ve neticelerini gordiim. I§te 
ruhen ve manen esrada iken vardigim ve gordiigiim §eyler 
bunlardi. Allah dogruyu soyler ve hidayete eri§tirir. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi - — — 537 



ALLAH YOLUNDA YURUYEREK 

FAYDALANMAK ISTEYENLERE 

HUKMI VASIYETLER 

1 — Ey musltiman kardesim, Islam kelimesi iizerinde sebat 
sahibi ol. La ilahe illallah zikrini agzmdan birakma. Resiilul- 
lah efendimizin bir soztinde, gerek ben gerek peygamberlerin 
en faziletli hitab ve konu§masi isbat ve nefi yoniinden La ilahe 
illallah telaffuzudur. 

Bunun ihtiva ettigi ve ta§idigi manayi bunun tartismi veya 
veznini ancak bilenler anlar, bgrendigimize gore ve bunu isbat- 
lay an ve gelen haberler de, bn telaffuzun bir kelimei tevhid oL 
dugunu bildirir. Bu kelime ile her §ey kiyaslanmaz, olgiilmez, 
bununla kiyaslanacak bir§ey olsaydi, bunun iki tic ge§idi olur- 
du. 

Fakat buna imkan olmadigmdan buna muadil ve bu tartida 
bir kelime olmadigmdan bu kelimei tevhidin bir kac ttirlii soy- 
lemek imkansiz olmaktadir. Umumiyetle bilginler, §irkin kar§i- 
hginin tevhid oldugunu soylemektedirler. Bu yonii daha evvel- 
ki derslerimizde anlatmi§tik. 

Bir insan ya mu§rik veya muvahhid olur. Terazide tevhidi 
ancak §irk tartar. Bundan dolayi terazide ikisi bir araya gele- 
mezler. 

Bizim bildigimiz, ve Hak Teala'dan verilen en dogru haber- 
lerde bu yedi gok ve yedi yeri yapan benden ba§ka biri yapmi§ 
olsaydi, terazinin bir kefesine onu, bir kefesine de Lailahe illal- 
lah kelimei tevhidini koyacak olursaniz, Lailahe illallah keli- 
mei tevhid kefesi dana agir bastigim gormiis. olursunuz. Qunkii 
terazinin yeri ve mevkii belli degildir. Kul amellerinin vardigi 
Sidrei Muntehanm sabit kevkeplerinin bulundugu mukalar bir 
felek icindedir. 



538 — — Fiituhat-i Mekkiye 

Kullarm bu amellerine kar§ilik bir terazi icab eder, bu terazi 
amellerin tecaviiz etmedigi nesneleri tartmakla tecaviiz etmez, 
ne eksik tartar ve ne de agir tartar. Bu yedi gok ve yeri Hak 
Teala'dan gayri baskasi yapmis. olsaydi boyle mi olurdu? Bun- 
dan da katiyyetle anla§ihyorki, bunlarm haliki ve vazii Hak 
Teala'dir. Sonra su bilinmelidir ki, Hak Teala umumun menfa- 
atma, en faziletli ve en agir, ve en faydali §eyleri vazetmistir. 

Bu sebeple Allah her §eyin bir ziddim ve karsdigmi esit ola- 
rak yaratmistir. Bu yonde (Sallallahu Aleyhi ve sellem) efendi- 
miz yukarda anlattigmnz gibi, ben ve diger Peygamberlerin ko- 
nu§tugu en faziletli sey «Lailahe illallahtir.» buyurmu§lardir. 

Ey Allahm muhipleri, sabit olan zikri birakmaym, giinkii bu 
zikir bir kuwettir. En 50k i§igi olan bir nurdur. Bunun ulvi bir 
makami vardir. Bunu ancak bununla amel edenler bilir. §ayet 
kurtulu§u arzuluyorsamz, Mizan sahibi yer ve gbklerin yapici- 
si olan Allah'im bu kelimei tevhid ile zikret.. 

2 — Ey karde§im, hastalari git yokla ve onlari ziyaret et! 
Bunda hem iyi niyyet ve hem de itibar vardir. Allah insam has- 
tahkh olarak yaratmi§tir. Nazarmi hastaya cevirir isen kendi 
hastahgina bakmi§ gibi olursun. §unu bil ki kul hastalandigi 
vakit Allah onun yamnda olur. Hasta olan kisi hastahgmdan 
aci gekmekte iken kalb ve diliyle Allah dedigini ve Allahi zik- 
rettigini duymazmism. 

Doktor tarafindan tedavi edilerek ilaci verilmesine ragmen 
hasta daima Allah'a tevekktil eder, onun yardimiyle iyi olacagi- 
ni bilerek, onun adim agzmdan hie bir zaman dti§urmez. (Jtin- 
kii Hak Teala hastasimn yanmdadir Kiyamet giinii Hak Teala 
Adem ogluna seslenerek: Ey Adem oglu ben hastalandim, sen 
beni ziyaret etmedin? O da ona cevap olarak: Ey Rabbim sen 
Alemlerin Rabbisin ben seni nasil ziyaret edebilirim? Hak Te- 
ala ona: Filanca hastalanmi§ti duymadm mi? Onu ne sebeple 
ziyaret etmedin? §ayet ziyaret etmi§ onun hatirim sorums, ol- 
saydm beni orada bulacakdm? I§te bu hadis dogrudur. Burada 
beni yamnda bulacaktm sozti, hasta olamn namma giyaben ve- 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 539 

ya aleni olarak Allah tarafmdan soylenmis sozdiir; Ey karde- 
§im, §ayet sana kullardan yediren iciren olursa, bundan sana 
bir §eref ve iftihar gelmeyecek olsa dahi sen de ona, onu bulur- 
san on karsilik ver, o kisiyi yedir, icir. Qiinku yedirip icirmek ve 
ikram etmek seni Hak menzilesine sokmus. olur. 

Bir dilenci dilenirken sesini yiikselterek Allah icin bana ve- 
rm diye bagirir, bunu kendi soylemez, senin ona yardim etmen 
icin ve sana halini duyurmak igin bunu ona Allah soyletir. Dik- 
kat edecek olursamz o dilenci, Allah'm adiyle sana iltica etmis. 
durumdadir. O seni Allah menzilesine indirmis. oluyor. Bundan 
dolayi senin ona yardim edip vermen ve onu memnun etmen 
icab eder. I§ olarak ve amel olarak bundan daha §erefli ne var- 
dir? 

Yukarda anlattigimiz hadis de yine Hak Teala der ki: Ey 
Adem oglu sana verdim ve yedirdim, sen bana bir §ey yedirme- 
din, kul buna hitaben ey! Alemlerin Rabbi olan Allah'mi, ben 
seni nasil yediririm? Deyince, seni filanca kulum doyurmu§tu 
ve yedirmi§ti, sen ona bir §ey ikram edip yedirmedin, §ayet ye- 
dirmi§ olsaydm beni orada bulacaktm. Buyururlar, ve yine 
Hak Teala, ey Adem oglu susami§tm sana su verip igirdim, sen 
bana bir sey icirmedin? Kul cevap olarak: Ey Alemlerin Rabbi 
olan Allah'im sana ben nasil bir §ey icirebilirim. Hak Teala, 
kullarmdan filanca sana icirdigini bilmiyor musun? §ayet sen 
ona bir §ey icirmis olsaydin beni onun yamnda bulacaktm. Bu 
hadisi Muslim Muhammed bin Hatemden, o da Behizden, o da 
Hammad bin selmeden, oda Sabitten, oda eba Nafiden, oda 
Hiireyreden alarak Resuliillah efendimiz der ki: Bu habere go- 
re Allah Teala nefsini kendisiyle beraber olanlarla ve Allah adi- 
m zikredenlerle ve ona seslenenlerin seviyesine indirmis, olur. 

Bundan dolayi kiyamet gunii, yukarda anlattigimiz §ekilde 
hareket edenleri Hak Teala miikafatlandirir. Yedirdigi ve igir- 
digi §eyleri Hak Teala'nm yamnda bulur. Ey karde§im bu se- 
beple yardim maksadiyle uzanan elleri hig bir sekilde bo§ qe- 
virme, bir §ey veremeyecek durumunda isen ona gtizel sbzle 



540 Futuhat-i Mekkiye 

mukabele et. Bunu unutma. Verdigin miikafatim alirsin. Haz- 
reti Hasan ve Htiseyin efendilerimiz bir fakir gordiilermi, kosa- 
rak ve iyi sozle elindekilerini ona verirler, hatiran alarak gon- 
derirlerdi. 

Hazreti Hasan efendimiz soyle der, verilen sadaka ve yapi- 
lan yardim ahiret giiniinde o fukara tarafmdan yiikumiin ha- 
fifligine sebep olur. 

3 — Ey karde§lerim kullara zuliim etmekten kacmm, zuliim 
kiyamet giinuniin karanliklaridir. Hak Teala'nm verdigi bir 
hakki kuldan ahr, ve ondan esirger isen o kula zuliim etmi§ 
olursun. Sen kudret sahibi isen o kulun hakkmi korursun. 
Qiinkii o hak sana verildigi gibi aynen ona da verilmi§tir. O ku- 
lun hakkmi kurtarmak veya ona iade etmek kudretin oldugu 
halde bundan uzakla§mak ve yiiz cevirmekle aym zalimin zu- 
liim ortakligina du§miis. olursun. Yani Allah katmda zalim sifa- 
tmi ve sicilini almis. olursun. 

Bilhassa muhtac olana yardim mii'minin odev ve sifatlarm- 
dandir. Qiinkii mii'minler karde§tir. Bir mii'min bir ihtiyag ve 
zaruretten oliirse, mii'min kom§usu da Allah katmda sorumlu- 
dur. Hayir yapmaktan daha faziletli bir §ey yoktur. Ata ve ih- 
san sahibi kul diinya ve ahirette mutludur. 

■ * 

4 — Ey veli olacak kimse, diinyada yiikselmekten gekin? 
kendini kiigiik gor. Senin soziin yiikselirse bunu Allah'tan bil. 
Halkm kalbinde sana incelik ululuk ve sana rizik vermis, seni 
sevdirmi§ ise bunu Allahtan bil. Ey dostum! sana tevazu zillet 
ve inkisar yara§ir. Qiinkii sen yerdeki topraktan nes/et ettin, 
sakm onun iistiinde yiikselmeye kalkma, ciinkii o senin anan- 
dir. Anasma kar§i biiyukliik gosteren kimse ona asi olmu§ de- 
mektir. Anaya, babaya isyan etmek haramdir. Allah katmda da 
af edilmeyecek suglardandir. 

§unu sana tavsiye ederim ki, yerde yiikselmeyi arzu etme, 
bu yiikselmeyi sen Allah'mdan isteme, birak o seni yiikseltsin. 



Muhyiddin4 ibn-i Arabi — 541 

Sen arzu edip istersen kiyamet giinu htisrana ugrar nadim 
olursun. 

Resuliillah efendimizin bu yondeki hadisi soyledir: Yeryii- 
zlinde ytikselmeyi arzu edenler velayet veya tahakkiim etmeyi 
arzulami§ olacaklanndan, kiyamet giinii bu gabalanndan otii- 
rii pi§manhk duyacaklardir. 

5 — E y karde§im! Bir musluman her Cuma giinti yikanmali- 
dir. Bu yikanma namazdan evvel olmalidir. Bu gusiille uzerine 
dii§en vacibi yapmi§ olursun. 

Sahihden ogrendigimize gore Cuma guslii miiminlere vacip 
olmu§ tur. Resuliillah efendimizden ogrendigimize gore her 
musluman haftada bir gun yikanmalidir Hafta yedi gun oldu- 
guna gore Cuma giinu ikinci haftamn ba§langici ve bir onceki 
haftanm da son giiniidur. Bu gusiil ile, musluman temizligini 
yapmi§ olacagmdan Allah'imn rizasim da almis, olur. 

Temizlikde Allah emriyle imandan olduguna gore, bu emri 
yapmak her musluman igin §arttir. 

6 — Ey miisliiman karde§im! Ahlak sahibi olmaya bakm? 
Bunun faziletlerini unutmaym. 

Yiice peygamberimiz (sallallahii aleyhi ve sellem efendimiz), 
ben ahlak faziletlerini tamamlamak icin gonderildim buyur- 
mu§lardir. Ahlaki giizel olan Cennette kendine yiiksek bir ev 
hazirlamis, olur demi§lerdir. 

Ahlaki bize Hak Teala verdiginden onun ahlakiyle ahlaklan- 
mak icab etmektedir ve bu ahlak kar§ihkh olur. Birisini mem- 
nun etmek igin digerini kirmamak icab eder. Insan oyle bir 
hulk ve ahlak sahibi olmahki, ciimle etrafmdakileri ahlak ve 
nezahetiyle etrafmda toplamali ve aralarim bulmalidir. 

Demek burada ahlak bahsinde Hak Teala nefsini kullariyla 
sohbete sokmu§tur. Sabit olan ve resulliillah efendimizden og- 
rendigimize gore bu yonden: Sen seferde iken vekilin de ciimle 



542 — Filtuhat-i Mekkiye 

insanlara ve ailene sahiptir. Hak Teala ona hitaben nerede 
olursamz olun o sizlerle beraberdir. 

Allah'm sohbetinde bilhassa ahlak faziletlerini sarf etmek 
lazimdir. Allah'm rizasim kazanacak her seyi yapmak lazimdir. 
Onun nzasi olmayan bir §eyden igtinap edilmelidir. 

Bilhassa Allah tecaviiz ve teaddiyi hig bir §ekilde kabul et- 
mez ve buna razi olmaz. Mii'min kimse Allah'm razi olmadigi 
bir §eyi yapmaz. Allah'm du§mam ise onun bizce itiban yoktur. 
Qunkii Hak Teala mii'minlerin kardes, oldugunu bildirir ve yi- 
ne: 

"La tettehizu a'diivvi ve a'duwekum evliyae tiilkune 
ileyhim bilmeveddeti." 

Allah tarafi iltizam edilirse biitiin mii'minler bundan fayda 
goriir, kazangh cikarlar. 

Bundan dolayi her mii'min kul, Allah'm mahlukatmdan 
olan, ba§kasma kar§i Melaikeye, cinne, insan, hayvan, nebat 
ve cemadata hatta mii'min olan ve olmayanlara kar§i mekari- 
mi ahlakla gikmah ve onlara ona gore muamele etmelidir. 

Bu ahlak ilmi gizli fakat §erefli bir ilimdir. Bunu elde etme- 

ye bak! 

* 

7 — Ey miisluman kardesim! Haya sahibi olmaya bak! Qiinkii 
Allah Haydir. Hayamn kbkii imandir. Hayamn tiimti hayirhdir. 

Hak Teala kiyamet giiniinde lekeli ve §aibe ta§iyanlardan 
utamr. Bir kul haya ile sifatlamrsa Allah'm nzasi olmayan §ey- 
leri birakmis, Allahim ve Resuliinii memnun etmi§ olur. Haya- 
mn manasi terk etmek veya birakmaktir. Haya insana hayir 
getirir, haya sahibi bir insandan, kendini mahcup edecek ve 
kiiciik diisurecek bir §ey gikmaz. Mu'minin sifatlarmdan birisi 
de hayadir. Haya olmayanda iman da bulunmaz. Bunu boylece 
bilmelidir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 543 

8 — Ey musliiman karde§im! Etrafina daima nasihatta bu- 
lun. Qiinkii nasihat borgtur ve din gorevidir. Musliiman sahi- 
binde, peygamber efendimiz: Nasihat borgtur, buyuruyorlar. 
Eime diye sorduklarmda, Allah'a, peygamberine ve biitun mus- 
liimanlaradir buyurdular. 

§unu bil ki, nasihat etmek nasihat mevzuu da igneye, nasi- 
hat edende elbise bigen ve diken bir terziye benzer. 

Kullarmm arasini bulan ve onlarm Allah katmda mutluluk- 
lanni temin eden, Allah ve din ugrunda gaba gosteren, nasihat- 
ta bulunan ki§idir. Miisliiman iimmetlere nasihat edenler sun- 
lardir. Mahallin amirleri, halkm dini gorevlerini idare edenler, 
hakimler, din alimlerinden olup fetva veren ulema, bunlann 
tiimii islamm onderleri ve imamlari sayilir. Bunlar diinya ve 
ahirette insana nelerden fayda gelecegini, ve nelerden zarar 
gorecegini verecekleri nasihatlarla, mensup olduklan cemiyeti 
uyarirlar, bu uyarmalann cemiyet uzerinde biiyiik etkileri var- 
dir. Mesela yiik ta§iyan ve susamis, bir hayvanm susuzlugunu 
gidermek igin kendiliginden suya dogru gittigini goriirsiin, bu 
hayvanm su igmesine mani olan varsa, onu bizzat suya dogru 
yiiriitmen ve sahibine nasihat etmen senin vazifendir. Bu aym 
zamanda dini bir vecibedir. 

Islam olsun olmasin veya Islam olmayandan ahlak ve edep 
harici bir hareket veya fiil gbriilmu§ olsa ona nasihat etmek ve 
dogru yolu gostermek §arttir. 

Hatta Islam orf ve adetlerine gore, islam olmayanlarla bir 
muharebeye tutu§madan once hasmim islama davet edip nasi- 
hat etmek icab eder. Nasihat ve ihtari kabul etmiyecek olursa 
onunla dovii§ebilirsiniz. Bunun aksine sizin haberleriniz ve na- 
sihatlarmiz iizerine sulh yani bari§ talep edilirse ve §ayet bun- 
da menfaatiniz varsa d6vu§meyip bari§a gidilecegini Hak Teala 
kitabmda bildirmektedir. 

Yalmz, nasihat eden ki§i ilimle bezenmi§ olmali ki, kar§ism- 
dakini ikna edebilsin. Mesela: Umumi ilimlerle §eriatmm ince- 
liklerini bilmis. olmali, nasihatini da zamana ve bulundugu me- 



544 Futuhat-i Mekkiye 

kana gore yapmahdir. Bazen rastgele dusuniilmeden yapilan 
nasihatlar (ogiitler) aksi etkiler yapar. Nasihat eden ki§i, ilim 
sahibi, ahlak sahibi, haya sahibi, goriis. sahibi, mutedil mizagh 
insan olmali, bunlar olmadi mi yapilan ogiitlerden hig bir fayda 
goriilmeyecegi gibi, hatalarm siiratle artmasma da sebebiyet 
vermis, olur!.. 

9 — Ey musliiman kardes,im, Allah'tan fakir olmaya bak! Bu 
tavsiye tenbel ol, gah§ma, sefil ol, muhtag Vaziyete gel, goluk 
cocugun ag kalsm, miskinlik ve tenbellikle gah§mayip sefil kal- 
man demek degildir. Dtinyada her insan calismakla niiikellef- 
tir. Allah ye Peygamberi tembel gali§mayan kulunu sevmez. 

Biz burada fakirligi manen ve maddeten Allah yoniinden an- 
latmaga gali§acagiz. 

Ey insan oglu giinkii sen her an Allah'a muhtagsm. Ona nis- 
betle, hig bir §ey degilsin elbette fakirsin. Her §eyi sana veren o 
oldugu gibi olur olmaz her §eyi de ondan istersin. Allah'dan fa- 
kir ve muhtag olmak ne demektir? Anlami ise, Hak Teala sen- 
den rububiyet kokusunu almamalidir. Ancak senden ubudiyyet 
ve kulluk kokusunu koklamak ister ve bekler. Allah rahmet ey- 
lesin §eyhim ve hocam olan Ebiil Abbas Elureybi bana: Sen 
kiymetini tuttugun davada degil bulundugun haldeki tasarru- 
funda ara, derdi. 

Sen sen ol! Nefsin sana, Allah ile zengin ol derse, sana ta- 
hakkiimu emretmi§tir demektir. Sende ona, ben Allah'a muh- 
tag ve fakirim, hamurumdaki tuza varmcaya kadar ona muh- 
tacim, ve ona kar§i fakirim, o beni neye muhtag birakti? Der- 
sin?.. 

10 — Ey musliiman karde§im! Fatiha suresini okudugun va- 
kit besmeleyi Fatihaya baglayip, kesmeden bir nefes ile oku- 
man iktiza eder. Allah'm azametine yemin ederek bunun kati- 
yetini tevsik ve isbat eden Musullu §eyh Ebul Hasan tarafm- 
dan bana nakil edilmi§ti. Bunu bana 601 hicri senesinde Mu- 
sulu ziyaretimde nakil etmi§ti. O da bunu yeminle isbatlaya- 
rak §eyhi olan Abdullah Tusi Elhatipten dinlemi§, o da bunu 



Muhyiddin4 Ibn~i Arabi 545 

babasi Ahmetten, o da bumi Mtibarek Nisaburiden, o da bunu 
Eba Bekir fazil Elhureviden o da bunu Muhammed bin Ali El- 
casi gafiiden o da bunu Abdullah Serhasiden o da bunu Ebu 
Bekir Muhammed bin Fazildan o da bunu Muhammed bin Ali 
Elverrak Fakihden o da bunu Fakih Muhammed Tavilden, o da 
bunu Muhammed Zahit Elaleviden o da bunu Musa Bin isadan 
o da bunu Ebu Bekir Elraciiden, o da bunu Ammar Elbermeki- 
den o da bunu Enes bin Malikten, o da bunu Hazreti Aliden, o 
da bunu Ebu Bekir Elsiddikten, o da bunu Resuliillah efendi- 
mizden o da bunu Cebrail Aleyhisselamdan o da bunu Mikail 
Aleyhisselamdan o da bunu Israfil Alevhisselamdan, Israfil 
Aleyhisselama Hak Teala dedi ki: Izzetime, Celalime, keremi- 
me, vticuduma yemin ederim ki, kim ki besmeleyi fatiha ile bir- 
le§tirerek bir kez okursa bu soziime §ahit olun ki, onu gufrani- 
ma nail edip kotiiluklerini ondan uzakla§tinp, iyiliklerini ka- 
bul edecegim, dilini ate§te yakmayacagim, onu kabir azabm- 
dan, Cehennem azabmdan, kiyamet azabmdan, duru§ma gu- 
niinun deh§etinden koruyacagim. Benimle de ciimle Enbiya ve 
evliyalardan once bulu§acagmi vait ederim... 




Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 547 



KUR'AN TEFSIRI HAKKINDA 
GENEL BILGILER 

Arablar Islamiyetin ba§langicmda Resuliillah efendimiz ta- 
rafmdan bir sure veya bir ayet tilavet buyuruldukca o sure ve- 
ya ayeti gerek nriifredat elfaz, gerek kelime terkibi itibariyle 
anlayarak mana neye §amil ise, o cihetleri de idrak ederlerdi. 
Qiinkii o sure ve ayetler kendi lisanlariyle ve kendi lisanlarimn 
belagat tarzi ile inmi§ olmakta idi. Fazla olarak o sure ve ayet- 
ler, ekseriyetle oyle bir takim olaylar esnasmda inmi§ idi ki 
mezkur olaylar inen ayetleri anlamakta karine te§kil ediyordu. 

Bununla beraber bir ayetin anla§ilmasmda mu§kulata dii~ 
§tince peygamber efendimize muracaat ederlerdi. Cenab-i Pey- 
gamber onlara anlayamadiklan §eyleri tefsir eder, ve ayetler- 
den mensuh bir §ey varsa nasihi gbstererek mu§kullerini hal 
ederdi. 

I§te Eshabi Kiram hazreti Peygamberden bu izahati alarak 
ezberlerlerdi. Kendisinden sonra gelen tabiin ve bunlann tabi- 
ini sahabei kiramdan Kur'an ilmini almis.lardi. 

En sonunda islamiyet devlet sekline girerek kanun ve ni- 
zamlara ihtiyac olunca Kur'an-! azimu§s,an istenilen kanun ve 
nizamlara bir menba ve dogu§ yeri olarak gorulmu§ Kui^an'm 
tefsirine bir kat daha ehemmiyet verilmis, hafizlar ve mufessir- 
ler, o ahkami ^ikarmakta Islamlarm bas vuracagi yer olmus- 
tur. 

§u halde hafizlar ve miifessirler Islamm ilk zamanlannda 
fukaha Bayilirdi. Islamlar birinci asri hicrinin sonlanna kadar 
tefsiri §ifahen ezber olarak bellemis. ve nakil etmisjerdir. 

Kur'an tefsirini yazi ile ilk tesbit edip yazan zat 104 hicri se- 
nesinde vefat eden Miicahit bin Ciibeyr idi. Daha sonra p.ek cok 
zevat, tefsire dair eser yazmi§lar ve nihayet 207 senesinde ve- 



548 - — Fiituhat-i Mekkiye 

fat eden Vakidiy ve 310 senesinde vefat eden Taberi, gibi zatlar 
yetismi§lerdir. Vakidiye gelince o meshur Arap miiverrihlerin- 
dendi 130 hicri senesinde Medinei Mtinevvere'de dogmus. ve 
207 senesinde Bagdatta vefat etmistir. Kendisine halife Me- 
mun zamanmda Bagdad'm Kesafe denilen dogu kesimi kadih- 
gma getirilmisti, 

Futuha dair bir kac kitabi vardir, ozellikle §am'in fethini 
pek uzunca yazmi§trr. Fakat hadis ilminde pek itimade §ayan 
degildir. 

Tabariye gelince, Arabm biiyiik ve ileri tarih yazan idi. Fi- 
kih ? hadis ve tefsirde ve diger ililmlerde yerini doldurur ki§i 
yoktu. Biiyiik bir tefsir kitabi vardir. 

Yazdigi tarihler de bitaraf olarak geni§ bir siimulle yazilmi§- 
tir. Bu tarih kitabi alemin hilkatinden 300 hicri senesine kadar 
olan vukuati ihtiva eder (kapsar). Taberi 224 senesinde Tabe- 
ristanm Amil §ehrinde dogup 310 senesinde Bagdat'ta vefat et- 
mistir. 

Bu siralarda Araplar ekseriyetle okuma ve yazma bilmezler- 
di. Merak ettikleri §eyleri anlamak isteyince kendi aralarmda 
oturan ve kendilerinden evvel kitap'ehlinden olan, Musevi ve 
hiristiyanlardan sorarlardi. Bunlar ekseriyetle museviligi ka- 
bul eden yemenlilerden ibaretti. Bu musevi ve hiristiyanlar, o 
sirada her ne kadar Islam olmuslarsa da kendi din ve kitapla- 
rmin tesirinden kurtulamami§lardi. 

Bunlara bir §ey sorulunca tevrattan hatirlarmda kalan hi- 
kayeler anlatihrdi. 

Bu sebeple tefsir kitablari bu nevinden menkiilat ile dolmu§- 
tu. Hazreti Omer zamanmda Islam olan Karp bin Mani muse- 
vilerin en §ohret sahiplerinden birisiydi. 

Keza hazreti Peygamberin, Medineye hicreti sirasmda Islam 
olan Abdullah bin Selam bin Elharis dahi bu ki§ilerdendi. 

Bundan ba§ka Sabiilerden ve Mecusilerden bir 90k kimseler 
Islam olmuslardi. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 549 

Bunlardan bazilan buyiik bir mevki ihraz etmi§, bunlara da- 
hi bir mii§kul hakkmda bir soru sorulunca eski mezheplerinde 
hafizalannda kalan malumati soylerlerdi. 

Bu kabilede olan zevatm en me§huru Vehep bin Miineyye 
idi. Bunun biiyiik babasi Yemeni istila eden habeshleri memle- 
ketten cikarmak icin Iran hukiimdari tarafmdan mezkur kita- 
ya gonderilen yardim kuvveti efradmdan bir Iranh idi. 

Bu Iranlilar Yemen'de kalarak coluk cocuk sahibi olmu§lar 
ve Iran ogullari namiyle isim almis.lardi. 

Bunlar Yemen'de museviler arasmda oturduklarmdan muse- 
vilere ait bir cok adet ve malumati onlardan almi§lar, diger ci- 
hetten Habe§liler ile kari§tiklarmdan bunlardan da hiristiyan- 
hga ait bir gok §eyleri 6grenmi§erdir. 

Bu cihetle Islamiyetin ilk asirlarmda yazilan tefsir kitaplari 
bu neviden bir gok malumati kapsamaktadir. Nitekim hiristi- 
yanhk dahi ilk asirlarmda bu gibi hallere dii§mekten kurtula- 
mami§ti. 

Fakat bir zaman sonra ilimler dili zuhur ederek Islamlar bu 
ilimlerle ugra§ip mantik ve felsefi kitaplari okuyunca delil ve 
kiyas aramaga ali§arak tefsire dair olan kitaplari incelemi§ler ? 
bunlari esasli incelemeden sonra akil ve mantiga muvafik bir 
hale koymu§lardir. 

Bu zevatm en §6hretlileri Kurtubah (Enduluslii) Ibin Atiyye 
ile (bu zatm adi ebu Muhammed Abdiilhak bin Atiyyedir). Ke§- 
§af eserinin sahibi Zamah§eridir. 

Yukarda ismi gecen Ibni Atiyye, Endiiluste, Kurtiaba'da yeti- 
§en en buyiik ve ileri ulemadandir. 481 hicri senesinde dogmu§ 
546 Lome kasabasmda vefat etmi§ ve oraya g6miilmu§tur. 

Elveciz adh me§hur ve muteber bir tefsir eseri vardir, Allah 
rahmet eylesin.. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 551 

FUTUHATI MEKKIYE MUELLiFININ 
HAYAT HIKAYESI 

Bu kitabm muellifi, guzeller giizeli, biiyiik §eyh ve veli, Eh- 
lullah ve arifibillah Halifetul hiilafa, elmusel ilallah, gavstilva- 
silin, mesnedilkamilin, Esseyyidiul Mesut, ve seyhul Mahmud, 
biiyiik mutasavvif §eyh, Muhammed bin Ali, bin Muhammed 
bin Ahmet, bin Abdullah Elhatemi Taiy'dir. Kendisi §eyh Mii- 
hiddin lakabiyle anilir. Qiinkii §ark miisliimanlarindan bu la- 
kapla anilan Kadi Eba Bekir Bin El'arabi mevcut oldugundan 
ve lakaplari da birbirine benzedigi cihetle, hazreti §eyhin laka- 
bmdan Elif ve Lam harfleri gikarclmak suretiyle Ibin Arabi la- 
kabi vermi§lerdir. 

Halbuki bu zat islam diyari Magripte Elif ve Lam harfleriyle 
birlikte lakabi ibin Elarabi, Endiiltiste ise ibin Serake diye an- 
liyordu. I§te bu iki biiyiik zati birbirinden ayirmak icin kitabi- 
miz muellifinin lakabmdan Elif ve Lam harfleri kaldirilmak 
suretiyle ibin Arabi olarak kisaltilmi§tir. Ve asirlar boyu bu §e- 
kilde amlmi§tir. 

§eyh Muhittin hazretleri 560 hicri senesinin Ramazan ayi- 
mn 17 giinii gecesinin ilk saatlarmda Enduliisun Miirsiye ka~ 
sabasmda diinyaya gelmi§tir. Bu kent bidayette Endiilus Eme- 
vileri zamamnda Islamlar tarafmdan viicuda getirilmi§tir. Bu 
kasabamn yeri Endiilusiin dogu kesimindedir. Bunun batism- 
da l§bilya denilen tarihi ve giizel bir §ehir vardir. Burasi Cen- 
net misali bag ve bahcelerle bezenmi§ ? bir yerdir. I§te bu miir- 
siye cennet diyari gibi giizel ve Endiilus Emevileri tarafmdan 
tesis ve in§a edilmis. Endiilusiin en §irin bir kasabasidir. 

Hazreti §eyh kuciik bir ya§ta I§bilye'deki hocasi §eyh Eba 
Bekir bin Halef den Kur'an dersi almi§, hadis derslerinde baba- 
si yerine kaim olan Eba Elhasan §iireyh bin Muhammed §iit- 



552 Futuhat-i Mekkiye 

reyh Elrainiy'den ogrenmisti, Ve yine bazi din adabi ve dersle- 
rinde §eyh Eba Elkasun El§arrat Elkurtubiden almisti. O va- 
kitler igin Isbilya §ehri Endiilusiin en hareketli ve bereketli 
namli merkezlerinden biri sayihrdi. Bu sehrin 15 kapisi vardi. 
Burasi da Endiilusiin bati kesiminde bir yerdi. Bunun gtineyin- 
de Kurtuba merkez §ehri bulunuyordu. Orasi da Islamm aza- 
metli bir lilkesi idi. Bu iki ba§ §ehir arasmda yaya olarak dort 
giinliik bir uzashk vardi. Bu §ehrin lugatca anlami yayilmi§ §e- 
hir anlamma gelir. Bu zeki ve anlayish kiicxik cocuk, bu ufak 
ya§ta gerek Pasta ve gerekse Enduliisteki butiin hocalarimn 
nazar, takdir ve hayretini cekiyordu. 

Degi§ik alim hocalardan hadis, §iir ? edebiyat, fikih, ve din il- 
mini ogrenip ikmal ediyor, giinden giine §6hreti dort bir yana 
yayilmi§ oluyordu. ibadetinde Mezhebi zahiri, itikatlarmda ise 
mezhebi batim idi. Ilk hocalarmdan Muhammed bin §iireyh ve 
Ibin Mesedi'nin anlattigma gore sonsuz zekasiyle ilim deryasi- 
na dogru bu cocugun akip gittigini, bildirmi§lerdir. Keskin ze- 
kasiyle her §eyi inceden inceye dii§unur, ve az konu§urdu. Ko- 
nu§tugu her seyde bir hikmet vardi. Icinde hazineler saklamis. 
gibi halleri vardi. Bunun sirrini ancak Hak Teala biliyordu. 
Kendisi hadislere pek diiskundii. Bir 90k hadisleri Ebalkasim 
Elhazestani'den i§itmi§ ve bellemi§ti. 

Miislimin sahihini de seyh Ebalhasan bin Eba Nasirdan 606 
hieri senesinin §evvalinde dinlemi§ti. 

Bu yonde Eba Tahir Elselefi'den umumi icazetname almi§tir. 
Hazreti §eyh bilhassa Tasawufta pek ileri gitmi§ ve buyiik bir 
isim birakmaya ba§laimstir. Tasawuf babmda bir cok kitaplar 
ve telifleri vardir. Bunlardan Elcemi vettafdil, hakalkul Tenzil, 
Velcezyel Muktebise, Velhatral Muhtalisa, ve yine Ke§fulmana 
Fi Tefsir Esmatilhiisna, gibi nam almi§ eser ve telifleri vardir. 
Ve yine kendisinin Ilahi bilgiler, Elesra ila Makamul Esra gibi 
tasavvufi dus,iincelerle yuklii eserleri ve astronomiyi ilgilendi- 
ren Mevakiulmicum, Ve Matali Ehilet Esrariilulum gibi mes- 
hur telifi vardir. Ve yine miiellefatindan Ankaiil Magrip, ve yi- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 553 

ne Hatimulevliya sifa-tiyle yazdigi Magrip Giinesi ve Faziletler 
admdaki sohret bulmus eserleri vardir. Ve yine namli eserle- 
rinden Elesran Kudsiyye ve Matali, Envar-i Ilahiyye Bundan 
sonra en azametli eserlerinden biri de Fusus ile Medeni fetih- 
ler kitabidir. En nihayet en biiyiik ve azametli eserlerinden biri 
olan Fiituhati Mekkiyesiyle §6h'reti yedi cihana varmisUr, Bu 
kitabi 973 hicri senesinde biiyiik iistad ve hoca olan seyh Ab- 
dtilvehhab bin Ahmet §erani Hazretleri yeni bastan miitalaa 
etmi§, fiituhati Mekkiyenin icine ve §eyh Ekbere ait olmayan 
bir takim aleyhte yabanci yazilan icinden ayiklayarak hiilasa 
etmi§ ve bunun adini da Kirmizi Kibrit koymu§tur. 

Ehli siinnet ve cemaat aleyhine yazili olan bu yazilan, bu 
§eyhi cekemeyenler ve onun tasawufi felsefesini hazim edemi- 
yenler, bu kitaba sokmu§ ve bu biiyiik zati kotiilemeye ve goz- 
den dii§iirmeye cah§mi§lardi. I§te yukarda ismi gecen alim zat 
955 senesinde vefat eden El§erif §emseddin Esseyit Muham- 
med bin Esseyit Eba Tayyip Elmedeni ile gorii§erek ve onda 
bulunan ve bizzat §eyh Muhiddin Ibni Arabinin elyazisiyle 
Konya'da yazilan fiituhati, Misir'da bulunan fiituhatla kar§i- 
la§tirmak suretiyle hakiki fiituhati Mekkiyeyi ortaya gikarmis, 
oldular. Konyadaki asil niishasmda ehli siinnet ve cemaati 
aleyhinde hi£ bir §eyin mevcud olmadigim mii§ahede ve tesbit 
ettiler. Vaktiyle Misir'da iktibas olarak yazilan Fiituhati Mek- 
kiye'ye bir cok muhalif akideler ve dii§iincelerin kasden sokul- 
dugu anla§ildigmdan Konyadaki niisha esas tutularak yeni 
ba§tan bu kitabin tabi ve teksirine ve §eyhi ekberi bu siifli 
mahluklarm §errinden korumak kasdiyle dogru olarak yeni 
ba§tan kaleme almmi§ ve tabi ve teksiri yapilmi§tir. Kendisi 
bir yok mesnedli ve isbath hadisleri toplami§ ve tesbit etmi§tir. 

§eyh Ekberin hadis ve Ilahi gizlilikler hakkmda bir cok 
eserleri oldugu gibi, maarifte, ilimde, fende sayilmayacak ka- 
dar da eserleri vardir. Biitiin omriince yazi yazmi§, etrafim 
uyarmi§, muhitine ve tslama faydali olmu§ biiyiik §ahsiyetler- 
den biridir. Kendisi sekiz ya§ma kadar vatani olan Miirsiyede 



554 — FUtuhat-i Mekkiye 

oturmu§, 568 hicri senesinde oradan ayrilarak I§bilye'ye gel- 
mi§ 598 hicri senesine kadar orada tahsilini yapmi§, ilim ve ir- 
fanim ikmal etmi§, bu olgunluga bu Endiiliis kasabasmda eri§- 
mi§tir. Bu tarihten sonra hac odevini yapmak iizre hazirliga 
ba§lami§ hafiz Elselifiy ve ibin, Asakir ve Abulferej bin Elcev- 
ziy gibi zamamn §6hretli alimlerinden icazet alarak, vatanma 
bir daha donmemek iizre Hicaza dogru yola gikmista. Misira 
gelmi§ ? Hicazda oturmus, Bagdadi, Musulu, ve Rum diyan 
Anadoluyu gezmi§ hatta bir miiddet Konya, Malatya, Erzincan 
gibi Selguklarm hakimiyyetinde buiunan §ehirlerde dinlenmi§ 
ve oturmu§tur. Etrafma bir 90k seckin alimleri, miiridleri, ce- 
maatlan toplami§, cumlenin hayranhgmi ve sevgisini iizerine 
gekmi§tir. 601 senesinde ilk Bagda'da gidi§inde orada 12 gun 
oturmus, sonradan ikinci defa olarak 608 senesinde Bagda'da 
varmi§ orada bir miiddet oturmu§tur. Nefis cihadmda, riyazet- 
te ileri gitmis,, tasavvuf babmda ve bu yonde bir 50k yazilar 
yazmi§tir. Kendisi aym zamanda lirik bir §air ve edip idi. Eli 
acik ecdadi gibi comert hayir sever bir zat idi. §airligi akici ve 
sonsuzdu, tasavvufi bapta yiizlerce hatta binlerce §iir yazmi§- 
tir. Lisani agi§ ? tatli ve cekici konu§masi vardi. Onu dinleyen 
bir daha dinlemek isterdi. Natikasi kuwetli cekici bir iislubu 
vardi. 

Kendisi 90k heybetli celal sahibi ve suretli bir insandi. Ken- 
disi latifeden ho§lamr, etrafim sikmazdi, inanmayanlan gabuk 
ikna eder kimseyi sikmadan sbzlerini dinletirdi. §eyh Miihid- 
din hazretleri ibin Seraka adiyle amhrdi. Endiilusteki lakabi 
bu idi. Dili 90k agik, anlayis.1 90k kuwetli iradesi yiiksek zekasi 
keskin idi. Son olarak Hacca gitmek iizere Misira gelip bir §ey 
konu§madan ayrilmi§lardir. §eyhi Ekbere Siihreverdiyi nasil 
buldun soziinii ve yazismi tenkit ettiler, hakaret ve tecaviiz et- 
tiler. Fakat Hak Teala onu bu bilgisiz ham ve sofu diyardan 
§eyh Eba elhasan elbicaiy eliyle ve yardimiyle kurtarmi§tir. 

Bu §eyh bu kotulugii yapmak isteyenlere kar§i 9ikmi§, yan- 
li§ diisunduklerini ve bunun 90k kiymetli biiyiik bir §ahsiyyet 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabl — 555 

ve Allah ehli evliya oldugunu anlatarak, binbir giicliikle mer- 
hum §eyhi ekberi mutlak bir kotiiliik ve oliimden kurtarmi§tir. 

Yemenli Abdullah bin sair elyafiiy seyh ekber hakkmda sun- 
lari bizlere bildirir. §eyhi ekber, Iranli seyh Siihreverdi ile bu- 
lu§mu§tur. Birbirlerini tammislar ve bir saat kar§ihkh beraber 
oturmu§lar ve sonradan bir §ey konusmadan ayrilmislardir. 
§eyhi Ekbere «Siihreverdiyi nasil buldunuz» sorusuna, §eyhi 
Ekber: «Tepeden tirnaga kadar siinnetle doludur» buyurmu§- 
lardir. Bu sefer Iranli §eyhe: «§eyhi Ekberi nasil buldunuz» so- 
rusuna kar§ihk, siihreverdi: Hakikatlar denizidir, buyurmu§- 
lardir. 

§eyh Muhittin hazretleri anlasilmasi zor biiyiik bir §ahsiy- 
yet idi. (Junkii, Hizir Aleyhisselam onun hocasi idi. Onunla bir 
cok defalar bulusmus. ve gbrusmu§lerdi. Kendisi yukarda anla- 
tildigi iizre artik mezkur tarihten sonra vatani olan Enduliise 
dbnmemis ve §am J da ikamete karar vermis olunceye kadar 
orada oturmu§tur. Tekke ve zaviyesini de orada kurmu§, bir 
gok ilim erbabi etrafim sarmi§ binlerce talebe ve miirid yeti§- 
tirmi§. Allah yolunda durmadan cehdi nefs etmis, etrafma isla- 
miyet nurunu yaymistir. Bu ciimleden Mevlana Celaleddin Ru- 
miye de gene yasmda hocalik etmis ve bir iki kez bulusmuslar- 
dir. Artik §am onun genglik ve yashlik cagmm ikinci vatani ol- 
mustur. Mevlana Celaleddin Rumi Hazretleri Konya'ya gelme- 
den babasiyle Hicaz yoluyla gam'a geldiginde, ilk gene yasmm 
dersini bu §6hretli §eyhten almi§tir. 

Demek Mevlana Hazretleri, tasavvuf da babasmdan aldigi 
feyzle kalmarms temel bilgilerini §am'da gene yasmda seyhi 
Ekber'den almi§tir. Mevlana'nm olgun cagmda da seyhi Ekber 
Konya'ya Mevlana'nm davetlisi olarak gelmi§ ve bir miiddet 
onunla goriismiistur. 

Hatta bu sirada Selcuk hiikumdari s/eyhi Ekber'in ikameti 
igin ikram olarak kendisine Konya'da bir kosk hediye etmis, ve 
orada bir miiddet oturmu§tur. Giiniin birinde fakir bir dervi§ 
bu kbskiln oniinden gecerken durup bu giizel ka§aneyi seyre 



556 Futuhat-i Mekkiye 

dalmi§, bu hal §eyhi Ekbertn dikkat nazarim gekmi§ ve bu fa- 
kir tammadigi §eyhi Ekber'e, ne giizel ko§k, bunun gibi bir ko§~ 
kiim olsaydi ne olurdu diye s6ylenmi§, fakirin bu sozii §eyhi 
Ekberin icinde firtma estirmi§ o fakiri gagirarak derhal o ko§- 
kii biittin e§yasiyle birlikte o fakire hediye ederek iginden gikip 
gitmi§tir. 

§eyh Muhiddin Hazretleri bir kag izdivag yapmi§, bu evlen- 
melerden gocuklan olmu§tur. Iki gocugunun adi biliniyorsa da, 
bir kag gocugunun adi bilinmemektedir. 

Kendisi 638 hicri senesinin Rebiiil Ahirin 18'ci Per§embe'yi 
Cuma'ya baglayan gece §am'da Salihiye'de vefat etmi§ kasyun 
dagmm eteginde Salihiye mevkiine defin edilmi§tir. 

Yavuz Sultan Selim §am'i fethettiginde yari kaybolmu§ olan 
bu ulu §eyhin mezarim tesbit ettirmi§ ve yeni ba§tan tiirbesini 
yaptirmi§ ve oraya bir cami de ilave etmi§tir. §eyh ardmda iki 
gocuk birakmi§ bunlardan 618 de Malatya'da dogan Sadettin 
Muhammed admdaki oglu, iyi yeti§mi§, hadisleri bellemis, §air 
ruhlu bir gengti. Kendisinin btiyiikge §iir divani vardir. 656 hic- 
ri senesinde hentiz gene ya§mda iken §am'da vefat etmi§ baba- 
simn yanma gomulmu§tur. Bu tarih Hulagunun Bagda'da girip 
Halife Mustasrmi oldurdiigii tarihtir. Ikinci oglu ise Imadeddin 
Ebu Abdullah Muhammed, §am'da yeti§mi§ 667 senesinde ve- 
fat etmi§, babasi ve karde§inin yanma defn edilmi§tir. Allahm 
rahmeti iizerlerine olsun. 




Muhyiddin-i Ibn4 Arabi 557 



ENDULUS ULEMASI 

Felsefe ilmi Endiiltise hiikiimdar Abdurrahman Evsat tara- 
fmdan sokulmu§tu. Endulusliiler felsefi ilimlerin bazilariyle 
ugra§arak yeni ilimlerde ve ilmi nucumda §ohretli alimler ye- 
ti§tirdiler, bunlarm ilki kible sahibi namiyle un almi§ iicuncii 
asri hicrinin sonlarmda vefat edenebu Ubeyde Miilim bin Ah- 
met idi. Bundan sonra Ibni semine lakabiyle amlan ve 315 se- 
nesinde vefat eden §6hretli tabiblerden Kurtubali Yahya bin 
Yahya ile Merhiti denilen ve 398 senesinde olen enduliisteki 
asrimn riyazi ilimler imami olan Ebulkasim Mesleme bin Ah- 
mettir. Bu son olarak adi gecen zat iig kiymetli talebe yeti§tir- 
mi§tir ki, en me§hurlari, Girnatah miihendis ibin Semahtir, di- 
geri riyaziyeci ibnisafferdir. Ve dige«ri de hesab hendese ve tip 
alimi (kitabiil erkan filmuamelat ala tarikilburhan) sahibi 
Abulhasan Ali bin Suleymah Zihravidir. Ve yine me§hur mii- 
hendislerden Abiilhakem Amru bin Abdurrahman kirmani'dir. 
Bunlar ulumu dahile ile ugra§irlardi. Bu zat §arka seyahat 
ederek Harran da ikametle orada hendese ve tibbi ogrendikten 
sonra Endiiliiseavdetle 458 senesinde Seragostada vefat etmi§- 
tir. Bu ulema eski alimlerin ugra§tiklan, riyaziye, heyet, hen- 
dese ve emsah §eylerle ugra§mi§lardir. 

Felsefeye gelince buna ancak Ihvani sefa risalelerinin endii- 
ltise girmesinden sonra ehemmiyet vermi§ler ? endiilus emevi 
padi§ahlarmdan hakem bin Nasir, daha evvel §arktan felsefe 
kitaplarim endiiliise getirtmis.ti. Ibni Saeg namiyle tanmmis, ve 
533 tarihinde vefat eden Ebu Bekir bin Bace bu devrin yeti§tir- 
digi, buyiik feylesoflardandi. Kurtubali kadi Ebulvelid ibnir- 
rii§t de onun talebesindendi. Ayrica ibin Tufeyl, ibin Hud gibi 
feylesof ve hekimler de yeti§mi§tir. 

Ibin Hace ile Ibin Rii§d'un yazdigi eserler, bu giinku Avrupa- 
lilarm ba§langictaki uyanmalanna esas olmu§tur. Ibin Cel- 



558 — — Futuhat-i Mekkiye 

cel'in yazdigi tib nebatlannm adlarim eskiler dahi bilmezlerdi. 
Ediplerden ibin Ciibeyr de edebi yazilariyle §ohret yapmi§ti. 
Enduliis kiituphanelerine gelince, 350 hicri senesinden 366 se- 
nesine kadar hukiim siiren endiiliis padi§ahlarmdan Hakem 
bin Nasir, Abbasi halifesi Memunu kendine rehber yapmi§ti; 
bu zat kitab toplamayi severdi. Ulemaya da du§kundii, kitap 
toplamada §6hret yapmis.ti. Kendisi §imdi Abbasilerle yan§a 
cikmi§ bulunuyordu. Her tarafa adamlar gondererek ve biiyuk 
masraflar yaparak, kutuphaneler tesis etmisti. Bilhassa Agam 
kitabi sahibi Abulferec esbehani hiikiimdari gibi Emevi ashn- 
dan idi. I§te bu huklimdar bu alimi ve kitaplarim Endiilus'e 
getirtti. Ve daha bir 90k kitaplar cem etti. Bu kitaplar Kurtuba 
Sarayi'nda hususi salonlara konarak muhafaza edildi. Burada- 
ki §iir divanlari sayisi 44 binden fazla idi. Gergek olarak da bu 
saray kiitiiphanelerindeki cild sayisinm 400 bin oldugu ibni 
Haldun'un eserinden anla§ilmaktadir. Bu kiitiiphaneler halkin 
kendi evlerinde merakla tesis ettikleri kutiiphanelerden ayn- 
dir. Bilhassa Kurtuba'da bunlardan baska binlerce eseri olan 
ozel kiitiiphaneler vardi. 

(Izleri bu giine kadar gelen yapilar ve kalmtilar) 

Bulundugu kent: Yapmin cinsi: 

Girnatada Me§hur Elhamra Sarayi 

Girnatada Elhamra camii 

Kurtubada Kurtuba sarayi 

Sokoviyyede Elkasir sarayi 

Tuleytulede Santiyago kilisesinin Arab kulesi 

I§biyada Elkasir sarayi 

Ve daha binlerce irili ufakh mescid imaret ve hamamlar var- 
dir. Enduliis din ulemasma gelince, Fiituhati Mekkiyede bun- 
larm adlan hazreti §eyh tarafmdan gosterildiginden aynca bu- 
rada tekrarlamayi dogru bulmadim. Bu kitabm boylece sonuna 
gelmis, bulunmaktayim takdir sizden hidayet yiice mevlada 
amin. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 559 

Ismi "§eyhtil Ebubekir Muhiddin'dir. Lakabi coktur. §eyhul 
Ekber, Hatemiil Evliya, §eyhtil azam, Kutbul arifin, Imamul 
muvahhidin, Rehberii alem... vesaire... 

560 yili (Hicri) Ramazan ayinin on yedinci pazartesi gunii 
tspanya'da "Enduliis" vilayetinin "Mersiyye" §ehrinde diinyaya 
gelmi§lerdir. Pederinin ismi "Mehmet bin Ali ibni Arabi" dir. 
Sekiz yas>rmda (568) tarihinde Mersiyye'den 'SeviFe gitmi§ 
ve o zamanin Alim ve muhaddislerinden olan "Ebu Muham- 
med" ve "Ibni BesgiiF'den ilim tahsil etmistir. Hicri 598 yilmda 
hacca gitmi§. Misir, Irak ve §am'i dolasarak Konya'ya gelmi§. 
Orada meshur ulemadan "Sadreddini Konyevi" ye rastlami§. 
Onun validesi evlenmis ve Sadreddin'den maddi ve manevi 
ilimlerle siislenip §am'a dbnmu§tur. Batm ilmini "Gavsiil 
Azam Abdiilkadir Geylani, §eyh Ebu Medyeni Magribi, Ebu 
Abduilahil Temimi, Ebu Hasan ibni Cami, Cemaleddin Yu- 
nus"dan ogrenmistir. Zamanin meshur alimlerinden Imam 
Fahreddini Razi ile mektupla§mi§ ve bir miiddet sonra da bu- 
lu§mu§lardir. 

Meshur Ibni Cezvi der ki: Kur'an-i Kerim'de gizli olan Ism-i 
Azami o bilirdi ve ilmi Simyaya da vakifti. 

Hafiz Ibni Neccar der ki: 

— §am'a gittigimde Muhiddini Arabi ile goru§tum ve btitun 
anlattiklarim yazdim. Vallah ne guzel §eyhi KamildirL 

§eyh Sadeddin Hamevi de: 

— Muhiddin, sahili bulunmaz bir marifet denizidir.. diyor. 
Muhiddini Arabi, zamamnm en buyiik zatlanndan Hazreti 

Ebiil Hasanil §azeli ile konusarak ehli hakikatin ahvaline va- 
kif oldugunu soyler. Be§yiizden fazla eseri vardir, (Bunlardan 
bazilarmi bu faslin sonunda gosterdik). Eserleri muhtelif lisa- 
na terctime olunmaktadir. Meshur ka§if Edison bile ona eserin- 
de "Ustadim" der. 

Hicri 638 yili Rabiiilahir aymin 22 ci Cuma gecesi 78 ya^-m- 
da vefat etmi§ ve §am'da "Kasyon" dagi etegindeki "Salihiye" 
nam mevkiye gbmulmustur. Mezari o zamanin taassubu yu- 



■l 



560 — — — Fiituhat-i Mekkiye 

ziinden kaybolmus ve Osmanli Turk padi§ahi Yavuz Sultan Se- 
lim tarafmdan buhmarak meydana gikanlmis, ve iizerine mu- 
azzam bir turbe yaptirmistir. Iki tane evladi vardir. 

1 — cisi: §eyh Muhammed Sadeddin.. Hicri 618 yili Rama- 
zan Aymda Malatya §ehrinde dogmus. Hadis ilminde iistad ol- 
mu§. 

2 — cisi: Ebu Abdullah lakabile amlan §eyh Mehemmed 
imadeddindir. 667 Hicri yilinda §am'da vefat etmi§ ve pederi- 
nin yanina gomulmu§tur. 



* 

* * 



Muhyiddin-i lbn-i Arabi 561 



MENKIBELER 

Muhiddini Arabfnin pederi Bagdat'a gelmifti, kendisinde ih- 
tiyarlik alametleri ba§ gostermi§ti. Her fani insan gibi o da bu 
alemden gidecegini biliyor ve yerine bir tek evlat birakmak is- 
tiyordu. Bagdat'ta Biiyuk Evliya Gavsiil azam Hz. Muhiddin 
Abdiilkadir Geylanfyi ziyarete gitti. Hazreti Baziil E§hebe Ce- 
nabi Haktan kendisine bir erkek evlat lutfetmesi icin dua et- 
mesini rica etti. Hz. Gavs murakabeye dalip: 

— Ya Mehmet bin Ali, ben alemi misale nazar ettim, senin 
sulbiin kesilmi§.. Beyhude yorulma. 

— Aman sultamm sizin duanizi Cenabi Allah red etmez. 
Hazreti Abdiilkadir bir kere daha dahp: 

— Benim kismetimde, sulbiimden gelecek bir erkek evlat 
var. Istersen onu sana vereyim. 

— Evet, liitfedin.. 

— Ohaldegel!.. 

Sultan Evliya Hazreti Abdiilkadir, Mehmed'in arkasma ge^ti 
kendi de sirtmi gevirip arkadan kolkola tutu§tular. §eyh Meh- 
met bin Ali Endiiliis'te bu hadiseyi anlatirken der ki: 

— Vaktaki Hazreti Gavstil azamla sirtsirta verdik ensemden 
belime sicak bir §eyin aktigim hissettim. Ve bir mtiddet sonra- 
da bir evladim oldu ve ismi Hazreti Abdiilkadir'in emrettigi 
veghile Muhiddin kodum. 

Muhiddin Arabi Enduliis'ten Hicaz'a dogru yola giktigi vakit 
Allah'a yalvarmi§: 

— Ya Rabbi., ne olur bana omrumun sonuna kadar gececek 
zahiri ve batmi ahvali gbster. Cenabi Hak onun bu duasim ka- 
bul etmi§. Murakabeye dalan §eyhul Ekbere gayip alemini ag- 
mi§ ve birgok acayibat gostermi§. Hazreti Muhiddin, der ki: 



562 ■ — — Futuhat-i Mekkiye 

— Kiyamete kadar gelen Kutuplan isim ve nesepleri ile if§a 
edebilirim. Fakat her asrm halkina merhameten gizledim, ciin- 
kti, a§ikar olan §eye itiraz etmek insam felakete siiriikler. 

Hazreti §eyhul Ekber Hizir ile kar§ila§masmi §6yle hikaye 
eder: 

"— Siilukumun iptidai zamanlarmda idi... §eyhim Ebul Ab- 
bas'm bir zat hakkmda s6ylemi§ oldugu sozleri kabul etmemi§- 
tim. O gun boyuna itiraz ediyordum. Yamndan ayrihp haneme 
avdet ederken tammadigrm nurlu bir kimse ile kar§ila§tim. O 
§ahis benimle selamla§ti ve: 

— §eyh Ebul Abbas'm o zat hakkmda soyledigi §eyler dogru- 
dur, onu tasdik et., dedi. Ben hayretle geriye doniip meseleyi 
§eyhime anlattim o: 

— Sana soyledigim soziin dogru oldugunu isbat etmek icin 
Hizir Aleyhisselamdan yardim istedim.. dedi. Ben de bir daha 
itirazda bulunmayacagrma tovbe ettim. 

Muhiddin Arabi ikinci defa olarak Hizirla mulakatim §6yle 
nakleder: 

— Tunus limanmda bir gemide bulunuyordum. Gece uykum 
kacmi§ti. Gliverteye £ikmi§tim. Ayi biitiin guzelligile denizden 
seyrediyordum. Dalmi§tim, birden iirperdim. Geminin yan ci- 
hetinden uzun boylu beyaz sakalh bir zatm suyun iizerine basa 
basa geldigini gordiim. Gozlerimi ogu§turdum, acaba bu bir ha- 
yal miydi? Bu zat yanima yakla§ti, ayaginm birini kaldirip di- 
gerinin iizerine koydu. Ayagma dikkat ettim, ayagi lslak degil- 
di! Bana selam verdi, bir iki soz soyleyip bir tepe iizerinde bu- 
lunan Menare §ehri tarafma dogru gitmiye ba§ladi. Fakat hay- 
ret!. Her adimda bir mil katediyordu. Qok uzaklardan onun ila- 
hi zikrini i§itip ga§y oldum.. Ertesi giin §ehre cikmi§trm. Bir 
§eyh yanima yakla§ip: 

— Gemide Hizir ile gecen gece nasil idi. O sana ne dedi ve 
sen ona ne cevap verdin ?, dedi. 






Muhyiddind Ibn-i Arabi : 563 

Rivayete nazaran §eyhul Ekber Biiyiik Okyanusta seyahat 
ederken bir memlekete ugrami§. Ogle vakti imi§. Harap bir 
mescide namaz kilmak icin girmi§. Yamnda mucize, keramet 
gibi harikulade §eyleri inkar eden birisi varmi§.. Birkac seyyah 
da mescide gelmi§ler. §eyh denizde gordtigii ve sonradan Hizir 
oldugunu bgrendigi zatmda onlarm arasmda oldugunu gormtis,. 
Hizir yerde mihrapta duran kiiciik bir hasiri yerden yedi arsm 
hava tizerinde muallakta durdurup iisttinde namaz kilmi§ ve 
§eyhe: Ben bunu §u inkar eden §ahis icin yaptim demi§tir. 






Bir vakit gelmi§ ki Muhiddini Arabi Hz. leri §eyb Ebiil Ab- 
bas J a bir mektup yazmi§: 

— Bana batmmla tevecciih et ben sana batimmla soracagm 
suallerin cevaplarim vereyim demis... Bir miiddet sonra Ebui 
Abbas'tan bir mektup almi§. Ebul Abbas: 

— Gegen gece Evliyalari bir daire §eklinde toplanmi§ gor- 
diim. Ortalarmda iki zat var idi. Bunlarm biri "Ebul Hasan bin 
Siban" digeri "Enduliislii" idi. Bana bir ses dedi ki: 

— §u dairenin ortasmda bulunan iki §ahistan birisi Gavis- 
tir!. Bir ayeti kerime okundu ikisi birden secdeye kapandilar. 
Hangisi ba§mi secdeden evvel kaldirirsa Kutup ve Gavis odur 
denildi. Evvela Endtiliis ba§mi secdeden kaldirdi. Kendisine 
harfi ve kelimesi olmiyan bir sual sordum. Bana dogru bir defa 
ufurmekle cevabim verdi. Bu nefeste biitiin sordugum sualle- 
rin cevabi vardi. Bu nefes beni kendimden gecirdi. Diger veli- 
lerde o nefesten ga§yolmu§lardi, Endiiliislunun yiiziine dikkat- 
le baktim sen idinL 

Soguk bir ki§ giinii idi. Muhiddini Arabi bir evde iic ki§iyle 
sohbet ediyordu. Bu adamlardan biri inatci biri filozof idi. Di- 
yordu ki: 

— Cahil insanlar Kur'an'daki Ibrahim Peygamber kissasim 
yanh§ anlarlar.. 

— Negibi?.. 



564 — — Futuhat-i Mekkiye 

— Ibrahim Aleyhisselam atese atildi, ate§ onu yakmadi der- 
ler. Halbuki, ate§ yanici cisimleri muhakkak yakar, KurWda- 
ki ate§i Nemrud demek ona gazap ve hiddetinden ibarettir. 
Ate§e firlatilmasi hiddetinin kendi uzerine gelmesini ve ate§in 
yakmamasi bu gazabm kendisine dokunmamasidir, yoksa ate§ 
yakmaz mi?.. Muhiddin Arabi dedi ki: 

— Eger ben size ate§in Hazreti Ibrahim Halilullahi yakma- 
digini ve Kur'an-i Kerimdeki sozlerin dogru oldugunu bizzat 
gbsterirsem imana gelir misin?. 

— Bu imkansiz bir §eydir. 

— Ban burada Ibrahim Peygamberin davasim isbat etmek 
icin onun yerine gecerim ve gosterecegim harikulade mucize 
keramet olmaz. 

— Bu mumkiin degildir.. 

— Evet. 

— §imdi onun yakip yakmadigim bizzat kendin gorursun.. 
Muhiddin Arabi Filozofun "aman ne yapiyorsun" demesine kal- 
madan mangaldaki ate§i filozofun kucagma bo§altti. Filozofun 
rengi kul gibi olmu§tu. Fakat hayret ate§ onun kucagim yak- 
miyordu. Elile tuttu yakmiyordu.. Gozlerini acti. 

— Bu sayani hayret bir §ey!., dedi ve atesi mangala doldur- 
du. Hz. Muhiddin Arabi: 

— Tekrar ate§i bir tut bakalim.. dedi Filozofun elini uzatma- 
sile: 

— Ay!., diye cekmesi bir oldu.. Ate§ elini yakmi§ti, Muhiddi- 
ni Arabi tennan sesile dedi ki: 

— Ey Filozof, ne oldun.. Hani ate§ yakardi. Sonra yakmaz 
oldu. Tekrar yakti.. 

ff., 

— I§te §oyle oldu. Ate§ emir ile yakar. Ve Emri ilahile yak- 
maz. Cenabi Allah diledigini i§ler... 

* 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 565 

Muhiddini Arabi Hazretleri §eyh §ahabeddini Siihreverdi 
ile bulusmuslardi. Her ikisi murakabe edip kunusmaksizm ay- 
nlirlar.. Onlari seyreden ihvam kiram; §eyhul Ekberm yamna 
giderler, ve Hazreti Stihreverdi'yi nasil buldugunu sorarlar: 
Hz. Muhiddin: 

— Cenabi Siihreverdi, tepeden tirnaga kadar siinneti pey- 
gamberi ile muttasif, zahiri ve batim nuru Ahmediye ile parla- 
maktadir... buyurur.. 

Bu sefer Hazreti Siihreverdi'ye giderler ona §eyhul Ekber 
hakkmda ne dusundiigiinu sorarlar. O su cevabi verir: 

— Muhiddini Arabi ucsuz bucaksiz bir hakikattir!.. 






Hazreti Gavsiil Azam Abdulkadir Geylani halifelerinden 
§eyh Cemaleddin Yunus bin Yahya'yi yamna cagrrmis. ve: 

— Benden sonra benim kiinyem olan "Muhiddin" ismini ta- 
§iyan aziztil viicut bir zat cikacaktir. §imdi verecegim hirkayi 
ona teslim ediniz., demistir. Bilahare o hirkai Gavsiyye Hazreti 
Muhiddine ula§mi§ ve Muhiddin Arabi Hazretleri omruniin 
son giinlerinde o hirkai miibareki evladi manevisi Sadrettini 
Konyevi Hazretlerine giydirmi§tir. 






Mehabettini Taberi Validesinden su hadiseyi hikaye eder; 

"— Muhiddini Arabi bir gun Kabe'de Kabe'nin manasi hak-' 
kmda bir vaaz veriyordu. Igimden onun dediklerini inkar et- 
tim. O gece manamda Kabe'nin §eyhul Ekberi tavaf ettigini 
gbrdiimL" 

Biiyuk Islam alimlerinden Fahreddini Razi biiyiik bir debde- 
be ile Kabe'ye gelmisti. Kabe'yi tavaf ediyordu, O sirada ihra- 
mma burunmii§ bir adamin kendisine ayaga kalkmadigim gor- 
dii. Iginden: 

— Benim gibi bir alime hiirmet etmemek, tazim yapmamak 
ne ayip §ey!., dedi. 



566 Futuhat-i Mekkiye 

Biraz sonra biiyiik camide vaaza gikryordu. Butun Mekke 
ahalisi Tefsiri Kebi'ri yazan bu btiyiik alimin vaazini dinlemek 
igin camiye dolmu§tu. Fahreddini Razi agir agir kiirsiye gikti. 

— Ey cemaati muslimin dedi.. Fakat birden kafasi durur gi- 
bi oldu. Aklmdaki bilgiler o anda silinmi§ti. Ter iginde kaldi.. 

— Bugiin biraz rahatsizim konu§amryacagim dedi. Ve kiir- 
siiden indi. Hanesine vardigi vakit ba§im secdeye koydu agla- 
maya ba§ladi: 

— Ya Rabbi ne i§ledim de ; ne gibi bir kusur yaptim da beni 
kepaze ettin. O gece manasmda ona Muhiddin'i gosterdiler. 
Evet o iginden kizdigi adam Muhiddini Arabi Hazretleri idi. 
Onu giinlerce aradi. Umit kesmi§ bir vaziyette iken kapisi ga- 
lindi. Ko§tu agti, Bir de baktiki §eyhiil Ekber kar§ismda. On- 
dan af diledi, o da Hakka dua edip Fahri Razi'ye bilgisini iade 
ettirdi. 

Muhiddini Arabi'nin yiiksek sozlerini kimse anlamiyordu. 
Bir gun Cebele gikip: 

— Ey §am ahalisi sizin taptiginiz mabut benim ayagim al- 
tmdadir!, deyince halk onu hapsetti, oldiireceklerdi, fakat §eyh 
Ebul Hasan onun sozlerini degi§tirmi§ ve onu hapisten kurtar- 
mi§. Muhiddin'e: 

— Kendisinden dolayi Nasut alemine Lahut aleminin girmi§ 
oldugu bir kimse nasil hapis edilir?., deyince Muhiddin: 

— Benim sozlerini sekir halinde soylenmis, sozlerdir. Bunlar 
sug teskil eder mi?.. 

Heyhat, Muhiddini Arabi' nin sozleri, eserleri muhitinde bii- 
yiik bir sug addolunuyordu. Cahil halk onun vefatmdan sonra 
mezanni yiktilar, ni§anim birakmadilar. O hazretin mezari Ya- 
vuz Sultan Selimin gam'i istilasma kadar devam etti. Yavuz 
Zembilli Ali Efendiden, Muhiddini Arabi'ye aid birgok malumat 
almi§ti. Onun bir eserindeki: 

"Iza dahallesini ila §m yazharu kabri Muhiddin" ibaresidir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 567 

"Selim §am'a dahil olunca Muhiddi'nin kabri meydana 51- 
kar" olarak gozdu. Ve §am alimlerini toplayip Muhiddi'nin ne- 
rede: 

"— Sizin taptigimz benim ayagimm altmdadir" soziinu soy- 
lemi§ oldugunu sordu. Onlar, Cebeldeki yeri gosterdiler. Oray 
kazdirdi ve orada bir 50k paralar gikartti. Demek ki Muhiddin 
onlara par ay a tapmakta oldugunu soylemi§. Muhiddin'in, yeri- 
ni kesfettirip mezarim buldurdu. Ve iizerine muazzam bir tiir- 
be in§a ettirdi. 



1 



* 



Muhiddini Arabi Hazretlerinin manevi evladi Sadrettin §ey- 
hin kabrini ziyaret edip avdet ediyordu. Sicak bir giindu.. Tar- 
sus ovasmda yiiruyordu. Qicekleri seyre ba§ladi. Onlardan bir 
iki tane kopanp kokladi. Onlara bakip kudreti ilahiyeyi du§iin- 
miye ba§ladi. Allah'm sevgi ate§i kalbini yakmaya ba§ladi. Ya~ 
va§ca soylendi: 

— Bu diinyamn cefasi neden gekilir. §eyhim, Sultamm Mu- 
hiddin bu diinyadan gittikten sonra ben nigin ya§iyorum.. 

O anda olmeyi arzu etmis,ti. Birden kar§ismda bir nur belir- 
di icinden Muhiddini Arabi belirip elini uzatti: 

— Bana bakL, dedi. Bu anda Sadrettin kendisini kaybetti. 
Goziinii agtigi vakit Muhiddini Arabi yanmdaydi. 

— Guliimsedi.. Evladim, biz ebediyiz olmeyiz!.. 

§eyh Sadrettin, Muhiddini Arabinin ruhuyla bunun gibi bir 
90k defalar konu§mu§ ve ilmi batim inki§af etmi§tir. 



* * 



Muhiddi'ne birisi yiiz bin kuru§ degerinde bir ev bagi§lami§ 
idi ? icinde oturuyordu. Bir gun bir fakir gelip: 

— Allah rizasi igin bana bir §ey ver!., deyince Muhiddin: 

— Bu evden ba§ka bir §eyim yoktur. Al onu da sana verdim., 
demi§. Ve evi terketmi§tir. 



568 ; Futuhat-i Mekkiye 

Kendisine sormu§lar: 

— Bir salike/SaZi^ Ilmi Tasavvufu tatbik ederek ogrenmiye 
qali§an kimsedir. $eyh onun ilstadidir.] ne lazimdir.. 

— Bir salike uyku halinde huzur iizerine olup uyamklik ha- 
linde nasil akh hay aline tasarruf ediyorsa rtiyasmda dahi oyle 
tasarruf etmelidir.. Bir kulda bu rahathk meydana gelirse ale- 
mi herzahta[Alemi berzah bu dilnyadan sonra ruhun gidecegi 
alemdir. 2 nci alemi misdldir. 1 inci alemi misal dlemi Eruah 
He dilnya arasinda 2 ncisi dunya alemi He kiyamet alemi ara- 
sindadir. Izahi Eserleri kisminda mufassalan verilecektirj ga- 
li§masimn meyvasmi bulup fayda goriir.. Cevabim vermi§. 

— Ervah ile ne §ekilde goru§uyorsun? 

— Uc §ekilde. } cevabim vermi§. 1 — Rliyada. 2 — Onlari bu 
fani aleme davet ile. 3 — Ben bu kalibi terkedip ruhumla onla- 
rm yamna varmakla. 




Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 569 



ESERLERI 

Muhiddini Arabi' nin 500 u gegen eseri vardir. Bunlarm ismi- 
ni anmak bile insana hayret verir. En btiyiik eseri Fiituhati 
Mekkiye'dir. Ondan sonra me§hur olan Fiisusiil Hikem'dir. Yii- 
ze yakm muhtelif mevzular iizerine yazilmi§ risaleler vardir. 
Muhiddin Arabfnin yazdigi eserlerden me§hurlarim yazryoruz: 

"Fiituhati Mekkiyye, Neticetiil Hak } Vesayatil Kudsiyye, Le- 
vamiunnur, Netayiciit Tevhid, Barbut Tevhid, Tecelliyiil I§are, 
Eddevrii Ala, Risalei Keyfiyetiissuluk, Risalei Kutub ve Nuk- 
ba, Tasfiri Adem, Kudreti Ulumet Hakayik, Ricali Gayb, Esrari 
Uluhiyye ve Mirac, Kitabiil Beyan fi hakikatiil insan, Mariciil 
bab fi kesfiil evtad vel Aktap, Tuhfetiil Sefere, Kitabiil Kiirsi, 
Ars, Levh, Felek, Cisim, Zaman, Mekan, Siicudel Kalb, Risaleti 
Niibiiweti Vilayeti vel Marifet, Kitabi Nar, Cermet, A§k, Elme- 
nazzaratiil Beynel insanii vel Hayvan, tnsam Kamil, El Ruh 
vel Nefis, El Talib ve Meczup, El Ifna vel Baka, Sehivvel Sekir, 
Istihare, Risalei fi Esraril Zat, §akkal cib ve Sefi Hicaciil Gayb, 
El Makamat Fit Tasavvuf, Ennecatu Min Esrari Sifat, Sirril 
Esmail Htisna, Cilail Kulub, Siracil Vehhab, Hakikatiil Insan, 
Kitabi Taa§§uk El Nefsi Ba Cisim, i§aretii Kur'an Fi Ellemel 
Insan, Kitabiil Nur Kitabiil Anka, Ravzatiil A§ikm, Ittihadiil 
Kevni, Mekarimiil Ahlak, Camiul Ahkam, Cifrul Cami, Kitabi 
Elif, Nun, Ruhul Kudiis, §eceretiil Viicut Vel Bahril Mev'ut, El 
Kenzil Tilsim Minessiril Azam Fi Ilmel Huriif, Esrail Mekttim, 
Hurufil Kelimat, Eldiirretul Nasiyettul Minel Cifir, Kesfiil Es- 
rar, Ke§fiir Settar an Havasiil Esrar, El Mevalidiil Cismani 
Verruhani, Nevmii Vel Yakaza, Tefsiri Suretil Fatiha, Mevaki- 
unniicum, Fususiil Hikem," 

Biz bu kitabimizda Muhiddini Arabi Hz. lerini iyice anhya- 
bilmemiz ve onun ileri goru§leriyle aydmlanmamiz icin muhte- 
lif kitap ve risalelerinden topladigimiz yazilari ayri birer konu 
halinde sunuyoruz. 



570 — — Fiituhat-i Mekkiye 



"VUCUT" 

Viicut birdir. O da Cenabi Hakkm varhgidir. Onun varligi 
kendi zatmdan ibarettir. Ve biittin mevcudatm varligi ondadir. 
Onun iledir. Hakikatta Cenabi Haktan ba§ka haricte hie bir 
mevcut yoktur. Bu viicudu ilahinin evvelide kendisidir ahiri de 
(Hiivel .Evvelii Vel Ahirii) Viicuda bir men§e aramak bo§unadir. 
Qiinkii, evvelce var olan viicut §imdide vardir. Yok olan bir §ey 
hie bir vakit var olmaz. Var olan, mevcut olan §eyde yok olmaz. 
Ve yokluk (Adem) denilen bir §ey oyle bir ebedi ve sonsuz bir 
karanliktir ki; ondan hicbir vakit bir §ey gikmaz. Bir hareket 
goriilmez. Viicut namiitenahi oldugundan yokluk denilen §ey 
mevcut degildir. Bu goriinen mevcudat viicudu ilahinin muhte- 
lif mertebelere tenezziil tecelliyatmdan ibarettir. Viicutii ilahi- 
nin 7 tecelliyat mertebesi vardir: 

1 — Ahadiyyet: (Bu mertebe viicudu ilahinin esasidir. Cena- 
bi Hakkm bu mertebesine insanlar vakif olamazlar. 

Qiinkii insanlardaki akil, rehini, fikir, havas ve kiyas gibi 
kabiliyetler bilinmiyen nurani buytik varligi anlamaga yetmez. 
Qiinkii, bu idrak kabiliyetleri o btiyiik varligm yanmda biiyiik 
bir kesafet halindedir. Kesif latifin halinden anlar mi?.. 

Bu mutlak viicut gizli bir hazinedir. Kendi Cenabi zatisinde 
miistagraktir. Sonradan viicut bulan insan Cenabi Hakkm 
Ahadiyyet halini anliyamaz. Biiyiik Peygamberimiz ("La Tete- 
fekkeru. bi zatillah Allah'm hakikatini dii§iinmeyiniz buyur- 
mu§lardir. 

2 — Taayyiini evvel mertebesidir. 

Bu mertebede Cenabi Hak kendisindeki Esma ve sifati toplu 
olarak bilir. Bu mertebede biitiin Esma ve sifatile tezahiir eder. 
Biitiin Esma ve sifat burada toplu oldugu icin "Allah" denir. Bu 
mertebeye Tecellii Ewel de derler. Qtinki, Ahadiyyette gizli olan 
burada a§ikar oldu. Cenabi Hak buyurdu: "Ben bir gizli hazine 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 571 

idim bilinmekligimi istedim. Zatimdan Zatma tecelli ettigim va- 
kit Habibim Muhammedim meydana geldi ve ona olan askim- 
dan bu kainati halkettim." Bu mertebenin zahiri (di§i) ve batmi 
(ici) vardir. Zahirine Niibiivveti mutlaka, batinma Velayetil 
mutlaka derler. Hazreti Fahri kainat buyurdu. "Kiintii Nebiy- 
yen ve ademi beynel mai vettiyn" (Ademin camuru halkolunma- 
dan ben Nebi idim). Biitiin Nebi ve Veliler onun ruhu miibare- 
kinden halkolundular. Niibiiwet ve vilayet lsigmi ondan aldilar. 
Bu mertebeye Hakikati Muhammediye ismi de verilmi§tir. 

3 cii mertebe — Taayyumi sani 2 ci mertebedir. 

Bundan ewelki mertebede toplu olan Esma ve sifat ve bunla- 
nn icap ettirdigi biitiin mana ve suretler bu mertebede yekdige- 
rinden ayrilirlar. Yaradilan e§yanm hakikatlerinden ibaret olan 
bu suretler kendi hakikatini ve etrafmi bilmezler, sinirlari yok- 
tur. Qiinkii onlann viicutlari ilmidir. Viicut bu mertebede bu il- 
mi suretler sebebile mtiteaddit olur. Kesretin ba§langici burasi- 
dir. Tasavvuf lisanmda bu ilmi suretlere "Ayani Sabite" denir. 
Bu mertebede biitiin e§ya, varliklar yekdigerinden aynlmi§lar 
fakat §ekle biirunmemi§lerdir. Bu ayani sabitelerin harici bir 
viicutlari yoktur. Bunlar §uunati zatiyeden ibarettirler: Hakkm 
viicud ile mevcutturlar. Buayani sabitelerin her birinin kendi- 
sine gore bir kabiliyeti ve istidati vardir. Hicbir vakit biri digeri- 
ne benzemez. Mutlak viicut bu ayani sabitelerin (ilmi suretle- 
rin) herbirinin istidatma uygun olarak herbir aym ile goriiniir. 

4 iincii mertebe: Mertebei Ervahtir. 

Bu mertebede ilmi suretlerin herbiri bir basit cevher olarak 
meydana cikar. Bu basit cevherlerin herbirinin rengi ve §ekli 
olmadigi gibi zaman ve mekan ile de vasiflanmami§lardir. Qiin- 
kii zaman ve mekan cisme goredir, bunlar ise cisim degillerdir. 

Bu mertebede her bir ruh kendini ve kendi mislini ve kendi- 
nin mebdei olan Cenabi Hakki bilir. Ervah Cenabi Hakkm as- 
kerleridir. Burada tani§masi olanlar diinyada da anla§ilirlar, 
burada uzla§amiyanlar diinyada da uzla§amazlar. Her Ruh 
kendi zati ile mevcut olup baka hususunda bedene muhtag de- 
gildir. 



572 Futuhat-i Mekhiye 

Kur'an-i Kerim'deki (Elestii birabbikiim) "Ben sizin Rabbiniz 
degil miyim" hitabi bu mertebede olmu§ ve ruhlar "Kalu bela" 
"Evet sen bizim Rabbimizsin" deyip Cenabi Hakki tasdik et- 
mi§lerdir/Ce^a6t Allah, o alemde kendisine secde eden ruhla- 
rin sozunde sadik olup olmadiklarim meydana gikartmak igin 
bu alemi imtihan olan dunyaya sevketmi§tir.] 

5 inci Mertebe Alemi Misaldir. 

Bu mertebeye alemi misal denmesinin sebebi: Alemi Ervah- 
tan zahir olan her bir ferdin bu alemden sonra gidecegi Alemi 
Ecsam (cisimler alemi) da meydana getirecegi surete benzer 
bir §ekil bu alemde goziikmesi, nasil olmasmdandrr. (Insanda 
alemi misalin mu§abihi hayaldir.) Burada e§ya mtirekkep ve 
latiftir, bunlar yirtilmaz ve parcalanmaz, yapi§tirilmaz. Ayna- 
da ve riiyada goriilen hayali suretler gibidir. Evliyayi kiram 
hazretlerinin daima nazar ettikleri (baktiklari) alem alemi Mi- 
saldir. Bu aleme Levhi mahfuz da denir. Riiyada olacak §eyle- 
rin bir numunesi bu alemde mevcuttur (nasilki bir ressamm 
yapacagi resim biitun manzarasi ve teferriiatile hayalinde 
mevcuttur), bu alemde de diinyada "vuku bu acak ve bulan her . 
bir hadise biitun teferriiatile mevcuttur. Kendinden gecebilen 
yani diinyamn kesretinden siyrihp ruhlarim bu aleme sevke- 
denler ruhlarimn temizligine gore o alemi goriir ve olacak ha- 
disattan haberleri olur. Onlar igin kayip bir§ey yoktur. 

Muhiddin Arabi Hz. leri de bbyle buyiik §ahislardandir, aca- 
yibattan soyledikleri herbir soz cikmi§tir. Telgrafin icadmdan 
yiizlerce yil ewel "iki demir birbirine vurunca uzaktan ses ge- 
lir, demir yere dii§iince uzak yakm olur" diye bu giinkii diinya- 
yi birbirine bagliyan demiryollarmi anlatmi§tir. 

— Size kiyamete kadar gelecek veli ve kutuplarm ismini ve 
§eklini gosterebilirim diyen de o biiyiik kamildir. Muhiddini 
Arabi Hazretlerinin istikbal hakkmda soylediklerinin hepsi 
cikmi§ tir ve gikmaktadir. 

6 nci meratip - Alemi Ecsam (Alemi §ahadet) dir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 573 

Bu alemde suretler Alemi misaldeki suretlerin aksine olarak 
ayrihrlar, pargalamrlar, yanarlar ve dagilirlar. (Alemi misalde- 
ki bir §ekli el ile tutup ba§kasma gosteremedigimiz halde Ale- 
mi §ahadette tutup gostermek kabildir. 

Bazi alimler alemi canli ve cansiz olarak ikiye bolerlersede 
hakikatte hepsi canhdir. Hepsinin mertebei taayyiinu sanide (3 
uncii mertebe) sabit olan bir hakikati vardir. Ve bu hakikat 
onun ruhudur. 

7 ncisi Diinya aleminde goriilen insan - mertebesidir. (Bura- 
daki insan lafzi insam kamil igindir. Insam kamili ayn birba- 
his halinde sunacagimiz icin burada kisaca anlattik.) Bu mer- 
tebe viicudu mutlakm son tecellisi ve son biirundiigu elbisedir. 

Bbylelikle 7 mertebe halinde viicut bahsini tamamladik. 



5fi * 




574 — — Fiituhat-i Mekkiye 



ALEMIN OLUSU 

Iki cihan server! Peygamberimiz bir hadisinde buyururlar- 
ki["Innallahe halaka durretun beydaiin fe nazare ilel Celdli vel 
heybeti fesabet hayailn fesare nisfilha raaen ve nisfiiha naren fe 
hasiile minha duhaniln fe haldkas semavati mindu hanin vel 
arda zebeduhu fe kdne ar§iihu alel ma. "] "Hak Teala evveM bii- 
yiik bir beyaz inci yaratti. Heybet ve Celal baki§lariyle ona 
bakti. O inci hayadan eridi. Onun yarisi su ve yarisi ate§ oldu. 
Ve ondan bir duman meydana cikti. Gok yiiziinu dumandan ve 
yeryiiziinu onun kopiigiinden yaratti. Onun ar§i su iizerinde ol- 
du." 

Bu Hadisi §erifteki mana §udur: "Allah'tan murat viicudu 
ilahinin yukarda gosterdigimiz mertebei vahdetidir. Biiyiik be- 
yaz inciden maksat hakikati insaniyye (Taayyiinii Sani) merte- 
besidir. Bu mertebeye Heybet ve Celal nazarlarile bakmak ha- 
kikati insaniyye Alemi Ervah mertebesine tenezzuliidiir. Ve bu 
tenezziilden hasil olan gayriyyet mukabelesi olarak viicudu ila- 
hinin ortiinmesidir. (Qiinkii Cemal baki§i Hakkm kendi nurile 
Bu apagiktir. Nazari Celalim ile gayriyyet elbisesi le ortiinmek 
vardir, yani gayriyetten maksat 1 ci meratipten 2 ci ve diger 
mertebelere viicudun tenezzuliidiir. 

Beyaz incinin hayadan erimesinden maksat viicut bahsinde 
izah ettigimiz veghile "Kiin" ol emrile muhtelif ayam sabitenin 
muhtelii' devrelerden gecip Alemi Ecsama varmasi ve orada vii- 
cudu harici meydan bulmasidir. Ve nefesi Rahmanile ortasmda 
ate§ ve etrafimn rutubet ve su olmasma i§arettir (seyyaremizin 
bu duman halindeki sehabi muzideh ve ktirei arzm onun teka- 
liis etmesinden meydana geldigi) Ar§; miilk ve bina manasin- 
dadir. Biitiin alemler Allah'm birer emlakidir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 575 

Bu hadisi §eriften anla§ildigi iizere Arz ve Gokyuzii iptidai 
yaradili§ta biti§ik bir madde idi. Sonra birbirlerinden ayrildi- 
lar ve ecsamm olmasi sudandir. (Bu hadisi §erif §u ayeti keri- 
menin tefsiridir: "Evelem yerellezine keferu ennes semavati vel 
arda kaneta ratkan fefeteknahiima ve cealna minel maikiille 
§ey'in hay efela yiiminun." 

Giine§ kendi manzumesinin kalbi gibidir. Ve Cenabi Allah'm 
ismi ARAPQA "Muhyi" "Diri, hay at verici" nin mazharidir. 
Onun igin kendine tabi olan seyyarelere hayat sacar. 

Cenabi Allah bir ayeti kerimesinde yedi kat semavatm ve 
Arzm iki giinde yaratildigmi soyluyor/A;ye£ "Allahilllezi hala- 
kas semavati vel arda vema beynehiima ft sitteki eyyamin siim- 
mes leva alel ars" Kulinkuntilm letekfilrune lillezi halakal arda 
fi yevmeyni. " Secde 41 6 Ayet 4]. 

Bu Ayetteki gun kelimesi biiyiik devre demektir, 1 inci dev- 
rede semavat ve Arz biti§iktir. 2 nci devrede ise Sema ve Arz 
biibirinden ayrildilar. Ve §u ayeti 'kerime[ (C Vecaale fiha revasiye 
rnin fevkiha ve bereke fihave kadere fiha akvataha fi erbaati ey- 
yam." Fussilet 478 Ayet 10] mucibince diinyamiz dort devrede 
tekamtil etmi§tir: 

Gok yiiziinde gordugumiiz veya gormedigimiz bir cok yildiz- 
lar, varliklar vardir ki, bir taraftan meydana gelir ve diger ta- 
raftan dagihrlar. Bunlarm dagili§lan ve olu§lari hakkm viicu- 
du dahilindedir. Qiinkii o, her §eyin evveli ve sonudur. Ve her- 
§eyi muhittir. (Hazreti Abdiilkadir Geylani Sultam enbiya Ce- 
nabi Hak ile konu§masmda §6yle anlatir " — Ya Rabbi senin 
igin bir mekan var midir? Tarafi ilahiden §u cevap gelir: " — Ya 
Gavstil azam ben mekanlarm mekaniyim benim igin mekan 
yoktur ve ben insanm sirriyim.) 

Arzdan evvel yaradilan seyyareler seyyarei ulviyye ve on- 

1 — Devri ate§ 2 — Su devri 3 — Toprak devri 5 — Neba- 
tat ve hayatat devridir. 



576 Futuhat-i Mekkiye 

Gok yiiziinde sayilamiyacak derecede alemler mevcuttur. 
Hazreti Resulii Ekrem S. A . bir hadisinde §oyle buyurur:f7ft- 
nallahe teala haldka miete elfi elfi kandilin ve aldka bit ar§i 
vessemavati vel ardi vema fiha hattel cennete uennar. Killlaha 
fil kandilin vahidin veld ydlemu dkddiin ma fil kandili illalla- 
hii teala."] 

Allahii Taala milyonlarca kandil yaratip onlari Ar§a giviledi 
Arz ve Semavat ve onlarda olan §eyler, cermet ve cehennem 
hepsi bir kandilin igindedir. Kandillerde olan §eyi Cenabi Hak- 
tan ba§ka hig bir kimse vakif degildir. (Bu Hadisi §erifteki kan- 
dilden murat yildizlardir.) 

Diger bir hadisi §erifte ["Lenta silile Musd aleyyisselam rilye- 
tillahi tedld ve kdne mag§iyyen aleyhi ke§efel gitail anhil ferea 
seb'ine elfiturin aid vahidiin minha Musd yekulu rabbi erini - 
ildhir"]. 

'Vaktaki Musa Peygamber Allahi gormekligi istedi Ve onun 
uzerine kendisinden gegti. (Cenabi Musa A. S. Hakki gormek 
istemi§ti. Cenabi Hak "beni gbremezsin varligm sana perde 
oluyor" demi§ti. Hazreti Musa israr etti. O vakit Cenabi Hak 
Tur dagmda tecelli etti tur pargalandi. Buradaki Tur Hz. Mu- 
sanin viicududur.) Hazreti Musa'mn goziinden perde kalkti ve 
herbirinin iizerinde "Rabbi erini" diyen, bir Musa Jsulunan yet- 
mi§ bin tur gordii!. 

Muhiddim Arabi Hz. leri "Fiisiis" nam eserinde her Peygam- 
beri bir kelimei ruhiyye ile anmi§tir. Hurufu nefsi Rahmaniden 
her Nebi bir heyeti igtimaiyle harfi oldugundan, ruhu Enbiya- 
ya Kelimat denmi§tir. 

Btitun mevcudatta Allah'm bir kelimesinden ibarettir. Ayet 
(Kul levkanel bahri midaden li kelimati rabbi) Kainat Allah'm 
(Kiin) 01 emrinden viicut bulmu§tur. Mertebei Adem alemde 
olan biitun mertebeleri kendisinde toplar. Binaeneleyh Adem 
ayinei mertebei ilahiyeye ve biitiin esmai rabbaniyyenin zuh- 
ruur. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 577 

Allah'i Teala bu alemi biiyiik bir ceset halinde vlicuda getir- 
di. Ve o cesede ruh olarak Ademi koydu. Ve Adem bu alemden 
maksat ve netice oldu. (Buradaki Ademden maksat insani ka- 
mildir.) Allah insani kamile biitiin isimlerini ogretti. (Esmai 
ilahiyiye insan kamile ruhani ve cismani ku we tier yerindedir.) 
Gorliniiste bu alem insam kebir (biiyiik insan) ve Adem de in- 
sani sagir (Kiiciik insan) dir. Halbuki manen Ademi sagir alem 
ve Ademi kebir insandir. Binaenaleyh alemde mufassalen ne 
varsa Ademin viicudunda toplu ozlii olarak mevcuttur. Aleme 
insani kebir tabiri dogru degildir. Fakat; insani kamilin o 
alemde olmasi sebebile onada denilebilir. (Qiinkii, alemi bir ce- 
set farzettik. Insanda onun icindeki ruh olmasile ikisine birden 
biiyiik insan denilebilir.) Insan arzm, melekutun, ceberut ve la- 
hutun bzii ve m&nasidir. [Bazi sufiler Ahadiyyet ve Taayyunii 
Euvel mertebelerine Ceberut, Alemi Taayyilnil Sani ve alemi Er- 
vaha lahut ve alemi misdle melekilt ve dilnyaya Nasut tabir 
ederler.] 

Allah'm okunmasi en giic olan ve sirlarini hikmetlerini ta§i- 
yan bir kitabidir. Insam kamil esmalarmi ta§iyan bir kitabi ila- 
hi oldugu icin sureti Rahman iizerine halkolundu. (Hadisi §e- 
rifteki Allah'm insam kendi sureti iizerine halketmesi demek; 
Cenabi Hakkm esma ve sifati iizerine halketmesi demektir. Ya- 
ni insan sureti §ekli He nasil goriiniiyorsa Cenabi Hakta esma 
ve sifatile biliniyor, i§te insan o esma ve sifati iizerine yaratti.) 
Cenabi Hak insam kamil de tecelli etti. 

Insan cisminin sekli unsuriyle meydanda goriindii. Onun 
icin peygamberlerimiz (bende sizin gibiyim) buyurdu. Cenabi 
Hak kendi merifetinin bilinmesi ign peygamberler ve veliler 
gonderdi. Peygamberler diger insanlardan ziyade Alemi Lahut 
Ceberut ve Melekiitun esranm ve Allah'm emanetini ta§imak- 
tadir. Ayet (innel aradnel emanete alessemavati.. ilahirdir.) Ba- 
zi insanlar kendilerinde olan Cenabi Hakkm kudretini goriip 
bunlari kendisinden gikryor zan etti. Firavun ve Nemrut gibi- 
ler Uluhiyet iddia ettiler. 



578 : — Futuhat-i Mekkiye 

Buttin Esmai Ilahiyye insamn hakikatma taliptirler. Insa- 
nm iki yiizii vardir. Di§i aleme ve i^i Hakka dontiktur. Insanm 
bir yiizii yiikseklere ve bir yiizii yere uzamr. Onun i^in insan 
§eytam ve Melegi Ulviyyi ve siifleyyi kendisinde topluyan bir 
(Mecmaul bahreyni yeltekiyan)/fei denizin birle§tigi yer.] dir. 

Cenabi Hak bir ayeti kerimesinde diyor ki:['Ya md§erel cini 
vel insi inistetatum en tenfuzu min aktarissemavati vel ardi 
fenfuzu lha tenfiizune ilia bi sultan, "]. 

'Ey insan ve cin [Kur'ani Kerim'in bir 90k yerlerinde Cenabi 
Hak Cin tabir edilen bir takim mahlukattan bahsetmistir. Su- 
rei Cinin, inzali §6yle olmu§tur. Hz. Ali ve Ibni Mes'ut R.A. 
Hazreti Fahri alem bir gun yanma alarak bir semte g6tiirmu§. 
Onlara bir yeri i§aret etmi§: 

— Burada durunuz! Buyurmu§. Ve kendisi ilerlemi§ Gokten 
giivercin siiriileri gibi bir taife belirmi§, bunlar Peygamberin 
etrafmi sarmi§lar. Hepsi genq kimselermi§. Bunlara biiyiik 
Peygamber Surei Cini okumu§. Bu vak'ayi Hazreti Ali ve Ibni 
Mes'ut gozleri seyretmi§ler. (Bu gun bile bazi §eyler var ki on- 
larm varligi yeni yeni anla§iliyor. Mesela mikroplar. Pestoriin 
mikroskobu ke§fetmesile goriilmeye ba§lamadi mi. Bugiin Ispi- 
ritizme ile ilmi ile ruhlarla temas etmege cali§ryor, belki giiniin 
birinde cinlerde gozle goriilebilecektir. Biiyiik Peygamber "ben 
insanlarm ve cinlerin Peyga'mberiyim" buyuruyor... taifesi: Se- 
mavat ve arzm hudutlarmdan gikabilirseniz 91km bakahm. 
Hayir sizin kuvvet ve kudretiniz yetmez. Ancak kuvveti ilahiy- 
ye ile benim kudretimle 9ikabilirsiniz. 

Hazreti Muhiddini Arabi Fiituhati Mekkiyye isimli kitabm- 
da kendisinin bizim bilmedigimiz alemleri seyrettigini soyler: 
"Alemi Simsime" tabir edilen yere ruhumla gittim. Cesedim 
diinyada kalmi§ti. O alemin, sakinleri beni kar§iladilar. Ru- 
hum o alemin cinsine gore yeni bir kaliba biirunmii§tu. 

O alemde 90k hayret edilecek §eyler gordiim. Topragi yumu- 
§ak kirmizi altmdandi. Aga9lan ve meyvalari hepsi altmdandi. 
Bir kimse o meyvalardan ahp yese oyle bir zevk i9inde kahr 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi - 579 

ML Orada bir yer daha var ki ? gumiistendir. Oman meyvalari 
da anlatilamiyacak kadar kokulu ve lezzetlidir. Ve beyaz kafur- 
dan bir yer daha vardir ki, orasi ate§ gibi yanar goziikiir. Fakat 
icine girildigi vakit yakmaz. Ve bazi yerleri mutedil ve bazi yer- 
leri soguktur. 

Ve yine zafirandan bir yer vardir ki, oranm ferahhgi hicbir 
arzda yoktur. Ve oranm meyvalarindan biri koparildimi hemen 
yerine yenisi biter. Koparan farkma varmaz bile. Kadmlanmn 
giizelligi; cennetteki hurilerin guzelliginin arzdaki giizellere 
nisbeti gibidir. 

O alemde Teklifi ilahi yoktur. Onlar Allah'm tanzimi iizerine 
hareket ederler. 

O alemde ayrilacagim vakit o alemin mahluklan beni sela- 
metlediler. Arkamdan o arzm elbisesini cikardim ve arza don- 
diim.. Aklm diinyamizda mumkiin gormedigini o alemde mum- 
kiin oldugunu gordiim. 

(Muhiddini Arabi Hazretleri alemi Simsine tabir edilen yer- 
de bir 50k acayibatlar naklediyor. Altmdan ve Gumii§ten ? Zafi- 
ran ve kafurdan yerler ve ate§ gibi §iddetli yanar bir §ey oldu- 
gu halde icine girildigi vakit insani yakmamasi ve koparilan 
meyvenin yerinde ani olarak bitmesi hayret edilecek ve aklimi- 
zm alamiyacagi §eylerdir. Fakat dikkat edersek bizim diinya- 
mizm bile muhtelif bolgelerinde bile muazzam farklar vardir. 
§imal kutbunda ya§iyan insanlarla orta iklim bolgesinde ya§i- 
yan insanlarm durumu bir degildir. Orada 6 ay gece ve 6 ay 
giindiiz olur. Hatti iistiivada ya§iyan insanlarm viicutlari o 60- 
70 derece (golgede) hararete nasil tahammiil ediyorlar. Bunlar 
bizi hayrete sevkeder. Du§undtiriir, Ya arzi bizden olan diger 
yildizlarda kimbilir ne gibi ahval vardir. Bugiin Merih ve Ziih- 
re gibi yildizlarda hayat oldugunu fen alimleri isbat ediyorlar. 
Senenin muhtelif zamanlarmda o alemlere teleskopla baktikla- 
ri zaman o diinyalarm kutuplarmda beyazlik ve ye§illik gorii- 
yorlar. O diinyamn etrafmda havai nesimi olmasile orada da 
hayat olduguna kabul ediyorlar. Ve hatta o alemlere gitmek 
igin proje hazirhyorlar...) 



580 — : Futuhat-i Mekkiye 



INSANI KAMIL 

Insani Kamil, yukarda beyan ettigimiz yedi mertebeyi viicu- 
dunda toplanmi§tir. Insam Kamil Kur'am 'Kerimdeki Ismi 
Azamflsmi azam Kur'am kerimin iginde gizlidir. Kadir gecesi 
nasil gecelerin iginde gizli ise Ismi Azam da dyledir. Fakat ekse- 
ri ulemamn ittifakiyla "Allah" ismi Ismi Azamdir. Qilnku Allah 
ismi doksan dokuz Esmai Rdhiyi nefsinde toplamistir Muhid- 
din Arabi Hz. leri de onu kastediyor.] yerindedir. Ve ismi Azam 
butun Allah'in Esmasmi nasil kendinde toplami§sa zahiri ve 
batini butun mertebeleri insani Kamil havidir. Insani Kamil 
onsekiz bin alemin ozudiir, insani Kamil onsekiz bin alemi on- 
sekiz bin gbzle seyreder. (Her aleme dahil olup o alemin goziile 
goriir, His alemini his gozixyle goriir.) 

Insam Kamilin kalbi biitiin mekanlan igine alir, insani Ka- 
milin kalbi Allah'm aynasidir. 

§u nihayeti olmiyan varlik ki, onu yaratan, meydana geti- 
ren, varligin yanmda ne kadar olabilir? O sonu bulunmiyan, 
kainati icad eyliyen aym kalb Arifte olsa idi, Arif ona doymaz 
idi. Eger ciimle agaglar ve nebatlar kalem olsa biitiin denizler 
miirekkep olsa ve butun cinlerle melaikeier insani Kamilin bii- 
yukliigunu ve ahvalini yazmaga kalkarlar kiyamete kadar biti- 
remezlerdi... Nitekim Kur'am Kerimde Cenabi Hak Habibine 
buyurdu "Ya Habibim; Sen soyleki, benim Rabbimin kelimele- 
rini yazmada biitiin denizler miirekkep olsaydi denizler bitip 
Rabbimin sozleri bitmezdi.["Kul levkdnel bahri midade likeli- 
mati rabbi enfedel bahri kalbe en tevfiid kelimatirabbi velev 
clynd bi muslihi medada."] 

Bu insani kamilin bir adi "Alem" dir. "Insani kamille Kuran 
bir karde§tir/Hadisi serif "El insanu vel Kur'an tevaman"]" Yu- 
kanda soylemi§ oldugumuz biitiin alemler birbirinin aynasidir. 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi — 581 

Ve biitiin alemlerin aynasi insam kamildir. Ve insani kamil Al- 
lah'm Halifesidir. Hazreti §eyhiil Ekber buyurur ki: 

"Eger Arif kendi hakikatini bilseydi kendini bir itikatla raii- 
kellef tutmazdi. Eger Arif kendi hakikatini bilirse kamil olur- 
du. Ve Insam Kamil olunca kalbi Hakkm mutlaka aynasi olur. 
Ve Cenabi Hak ne suretle tecelli ederse onu itirazsiz kabul 
ederdi. 

Bir ins an Arifi bill ah olmak igin tig sefer eder. 

1 incisi — Her kimsenin zati ilahide bir hakikati vardir. Ce- 
nabi Allah o hakikatin diinyaya gelip a§ikar olmasim dilese o 
hakikat Akh kiilde tasarruf eder ve oradan Nefsi kiile gelir. Ve 
sonra Ar§ ve Kiirsiden gegip yedi kat goklerden (1) gegip Feleki 
kamere gelir ve sonra kiirrei nara, (Ate§e) ve kiirrei hava, su 
ve topraga gelir ve orada, maden nebat, hayvan'a gegip oradan 
insana gelir. Insana gelince yarim dairesi tamam olur. (Insan- 
da tekrar bir rehberi kamille geldigi noktaya varirsa daire ta- 
mam olur.) 

2 ncisi akli kiille gelip ve seferi manevi ile gelmek lazim ki 
ona hakikati Muhammediye de derler. (Bu mertebeye varmca 
biitiin gegmi§ oldugu mertebelerden birer huy, birer renk, birer 
sifati reddiye getirmi§tir. Onlarm fena olanlanni miir§id attn- 
mi§tir bir salikin buluga erme akh kiille gelmesidir ve ilk Evli- 
yahk mertebesi buradan ba§lar.) Bu makamda Renksiz olui 1 . 
Bu makamda, akh ? akh kiil, nefsi, nefsi kiil, ruhu, ruhu mu- 
kaddes olur. Ve bu makama cemi ve badel fark dahi derler. 
Meczup ve Hak makamidir. Salik bu makamda, kahp bu ma- 
kamdan gegmege gayret etmezse kimseye rehberlik yapamaz. 
Ve tekmil olamaz. Burasi seyri fillah mertebesidir. Burada ne 
kendisinden ve nede alemden haberdardir. Ve §eriat emrinide 
tutamaz, ciinku kendini kayib etmi§tir. Bu fena fillah mertebe- 
sinden gegmesi lazimdir. 

3 iincii seyir: Bakabillah mertebesidir. 

Burada salik. "Hak" dan halka doner. Cemi makammdan 
fark makamma gelir. Insanlari ir§at etmek igin bu mertebeden 



582 — — Futuhat-i Mekkiye 

manevi nlizul ile inib beseriyet elbisesine buriinur. -Biiyiik 
Peygamberimiz Hz. Result! Ekrem buyvLnxr[ ft innema ene be§e- 
run mislukum yuhd ileyye"] "Ben de sizin gibi insanim." 

Bu avdetten sonra o kimsenin biitiin i§leri itidal iizerinedir. 
Diinyanm hevesatina kaptirmaz. Ve seriati Muhammediyeden 
ayrilmaz. O kimselerin (yani yukandaki 3 seyirden gecip kamil 
olanlarm) di§i halk ile ve kalbi Hak ile mesgul olur. Kamilin bu 
makama inisi onun terakkisidir. Bunlar bir kimsenin Tanrisi 
hakkmda olan itikadatim inkar ve red etmezler ciinkii onlar 
biitiin itikatlarin ne §ekilde meydana geldigini bilirler. 

Cenabi Allah habibine buyurur: 

"Senin Rabbin boyle hiikiim ve takdir etmistir ki, kendisin- 
den baskasma ibadet etmiyesinr'Ve kaadd rabbuke elld tdbildu 
ilia iyayah]" 

Hatta puta tapanlarm dahi hakikatte ibadeti Tanriyadir. 
Qiinkli onlarm varligi Cenabi Hak iledir. 

Bu makamda Arife[ ( 'Fe eynema tuvellu fe semme uechulldh] 
"Hangi tarafa zahiren ve batman donerseniz orada Hakkm yii- 
ziinii goriirsiinuz" manasi tecelli eder. 

Fakat["Kulle yevmin hilve ft §e'n"] "Her anda ve bir §anda" 
yani daima yeni ba§ka, bir olu§ta, terakkide aye tine gore yeni 
yeni makamat ve ilerleyi§ vardir. Bu makamda A§ik, kamil in- 
san sevgilisi Cenabi Hakkm tiirlii tiirlii naz ve cilvelerini go- 
riir. Baska ba§ka imtihanlara maruz kalir. Bazan Kabiz (dur- 
gunluk, sikmti) ve Celal halleri ve hazanda basit (aciklik, fe- 
rahhk) ve Cemal hallerine dii§er. Her kime bakarsa, ondaki ka- 
biliyeti eze\iyeyi[Yukarda vilcut bahsinde izah ettimiz veghile 
ayani sabitelerine nazar eder,] goriir. Ona gore hareket eder, O 
kimsenin hangi ismi ilahiyyenin tesiriyle hareket ettigini bilir. 
Nitekim Kui^ani Kerimde gelir; 

[Vemd min ddbbetin fil drdi ilia hilve ahsen bi ndsiyetihi in- 
ne rabbi did siraten miistakiym"] " — Diinyada hareket, eden 
biitiin varlik Cenabi Hakkm tahti ve tasarrufu, altmdadir. 
nasil isterse oyle yapar. Benim rabbim dogru yol iizeredir." 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 583 

Biitiin herkes bir ismi ilahinin mazhandir. Onun tesirile ha- 
reket ederler. Ve ona mazhar diisen ismi ilahi (Celal, Cemal; 
Hadi,) o ismin sirati mtistakimidir. (Yayin dogrulugu egriligin- 
dedir. Dalalet ismi Mudile gore dogrudur. Yani o isimden olma- 
lidir. Halbuki dalalet ismi Hadi (Ya Hadi) ismine gore egri go- 
riiniir) Onun icin kamil insan kimsenin dinine kansmaz. 

Cenabi Allah buyurur: "— Ey Habibim sen dinimi yalniz teb- 
lig et Onlari (insanlari) kendi haline birak.. 

Viicut "isim ve resim ve sifat" tan miinezzeh iken bu ma- 
kamda be§eriyete tenezziil etmistir. Hadisi kudside["Meradtii 
lem teadeni ve cddtillem tatamani" (Nitekim Gasiyyede Hazreti 
Abdiilkadir Geyldni Hakka sorar) "—- Ydrdbbi sen yer icermi- 
sin?. Hak Tedld buyurur: "—Fakirlerin yedigi benim yemegim- 
dir") "Hasta oldum sormiya gelmedin. Ac kaldim doyurmadm" 
buyurulur. 

Hazreti Muhiddini Arabi buyurur ki: Bu Kamil, Arif olan in- 
sanlarm sonu sudur ki: "Onlar Cenabi Mutlak Hz. lerine iba- 
det ederler, diger insanlar ise zihninde tasavvur ettigi Tanriya 
ibadet yaparlar. Nitekim Allah buyvLrur["Limenilmiilkul yevm 
lillahil vahidil kahhar."] (lillahil vahidil kahhar) "Benden ba§- 
ka hiikmedici bir Tanri varmidir. Yoktur." O vakit Kahhar olan 
Allah bir sevdigine Kahhar sifatile tecelli eylerse o kimsenin 
nazarmda biitiin e§ya mahvolup yalniz Allah kahr. Ve bir miid- 
det sonra Hak kendi varhgina yeni bir varhk katip hayat verir. 
Allah boyasile boy &w:[ a Sib gatallah" Ay et. J Iginde ve di§mda 
olan biitiin karakteri degi§ir. Ehli ke§f biitiin makamati ve ilmi 
bilir. Hie bir §eyin cahili degildir ve ke§fi tarn., olan kainil in- 
san herhangi bir soziin ne iQin sbylenmis, oldugunu ve onu soyl- 
iyen zatm hangi makarada oldugunu bilir. Ve soylenilen soziide 
bunun i5in mazur goriir. Ve girkin gormez cunkii: bilir ki, Ce- 
nabi Allah hie bir §eyi bosuna yere yaratmami§tir. Arif ciimle 
makamat ve mertebelerin bir Esmanm tecellisi oldugunu bilir. 
O kimse "Olmeden evvel 6luniiz./" ff Mii^ Kable entemutu" Ha- 
dis..] "sirrina eri§mi§tir. O kimse kendini Hakkm deryasma bi- 



584 Futuhat-i Mekkiye 

rakmi§ o deryadaki katresini ummana kan§tirmi§tir. Bir insa- 
mn ruhu bedeninden ayrilirsa o ruh renksiz iken §ahsm itikadi 
ve fikrine gore bir renk alir ve elbiseye biiriinur. 

Allah hakikatte kendi fikrini ta§iyamiyan kimsenin gonliine 
gelmez. Goniil ve fikir Allah olursa o kul musafirinin hakkma 
riayet etmis, olur. Eger hakkin emri kalbe nazil oldugu vakit 
Hakkm yerine melaike ile bulu§ursa bu bulu§madan bir sureti 
melekiye hasil olub Ervahin yiikseldigi yoldan, yiikselib sidreyi 
miintehaya kadar varir, oradan ileri gecemez. Ve kalbine Emri 
hak geldigi vakit kendisine §eytan yolda§ ederse onunla bulu§- 
masinda bir siyah ku§ gibi ruhani viicut peydahlar ve Feleki 
Kamere kadar yiikselir oradan ileri gecemez./Bzr qok buy ilk 
mutasavvifler Cennet ve Cehennemin yildizlar aleminde kuru- 
lacagini soylerler. 

Bir insanm dlilmunde ruhu eger diinyadan almi§ oldugu fe- 
na ahlaklari atamami§sa Kilrrei arzla Ayin arasmdaki minti- 
kada kahr, yer yuzunde yapilan fenahklari goriir onlarla izti- 
rap ceker, Ruhu kabrinde cesedine sokulan, saldiran hayvanat 
tarafmdan ve olmeden evvel yapmi§ onunla milbadele eder. Izti- 
rap geker. 

Dilnyada fen ahlaklamndan siynlip tertemiz olunlerin ruhu 
semcdara kolayhkla yiikselir. Kamer mmtikasini gegib diger yil- 
dizlar a giderler.] 

Alemi §ehadet her nekadar Allah'm esmasmin zuhuruna 
miisait ise de tamamile parlak bir ayna olmadigmdan sureti 
ilahiyye butiin kemalile onda goriinmez. Bunun icin insan ya- 
radilmi§tir. Alem insan viicudile bir parlak ayna olur ve "oraya 
ilahi suret akseder. Fakat bu aksetmek kelimesi uzaktan veya 
haricten bir§eyin aksetmesi demek degildir butiin zerrelerde 
bizzat zuhur ve rahathk ile gormek zevkidir. Bunu Kur'am mil 
bin ne giizel soyler. 

"La tiidrikuhul ebsar ve hiive yiidriktil ebsar ve htivellatiful 
habir". 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 585 

Latif viicud e§ya suretile goruniince onlarda zahir olan ah- 
val latif zatm zevk ve gormesile makami olur. Ayeti kerimede 
onun igin "Habir" ve "Latif ismi zikredilmistir. 

Bu kainatta Allah can ve kainat ceset hukmiindedir. Ve Me- 
lekler, Felekiyyat, Anasir (Ate§, su, hava, toprak, mevalid (Ne- 
bat, maden, hayvan) hepsinin hiilasasi ye ozii Adem oldugun- 
dan yerin ve gbklerin yaradilmasi onun igin olmu§tur. Cenabi 
Allah huyururrLevldk levldk lemd halektiil eflak" "Vema ersel- 
mdke ilia rahmeten HI alemin."] (Ey habibim ben bu alemleri 
senin icin yarattim, sen alemin rahmetisin.) 

Esmai ilahiyyenin toplu olmasmdan ibaret bulunan emaneti 
ilahiyyeyi kabul etmege ve ta§imaga Semavat ve Arz, nebatat 
ve hayvanat razi olmadilar. Yani bunlarm taayyiinleri yapih§- 
lari miisait olmayip ancak Ademin, insanm yapih§i miisait pl- 
du. Ayeti kerimede buyuruluri^/nna aradnel emanete alesse- 
mavati vel ardi vel cibdle feebeyne en yahmilnehd ve e§fakne 
minhd ve hamelehel insdn"] "Ben Emaneti ilahiyyemi Semava- 
ta ve Arza, daglara teklif ettim onlar red ettiler. Ancak onu in- 
san kabul etti." 

Cenabi Allah giine§i kalb ve diger seyyareleri aza olmak iize- 
re mahzumei giine§i halketti ve insani da butiin varhklarm ay- 
nasi yapti. Onda kendisi tecelli etti. (Buradaki insandan adem- 
den maksat Insani Kamildir.). 

Insani Kamilin kemali yalniz ilmen degildir. Belki biitiin si- 
fat ve Esmai Ilahhiyenin ahkami kendisinde bizzat meydana 
cikar. Kendisinde sifati halk goriinmiyen yani kendisinde bii- 
tiin mertebelerde halk kudreti olmayibta ba§ka sifatm icraati 
goriinen insani kamil degildir. Insani Kamilde idam ve icad 
(yok etmek ve yeniden var etmek) imate ve ihya (oldiirmek ve 
diriltmek) gibi kuvvetler sifat ilahiyye filen goriiliir. 

Viicut mertebei uluhiyyete tenezziiliinde Esraa ve Sifat sahi- 
bidir. Fakat efal yoktur. Mertebei §ehadete tenezziiliyle hare- 
ket meydana gikar. Ve mertebei §ahadette (diinya alemi) kesif 
bir elbiseye burundiigu igin Esma ve sifati ziyade olur. Bina- 



$86 — Fiituhat-i Mekkiye 

enaleyh "Allah" ismi biitiin esmamn toplandigi bir 6z Isim olur. 
Alemsiz ve Ademsiz Allah'i gormek mumkiin olamaz. Bunun 
icin insam Kamilde Zat, Sifat ve Esma topludur. 

Bu mertebe viicudu ilahinin yedinci.ve son mertebesidir. Vii- 
cudu mutlaki ilahinin Insam Kamil mertebesindeki olgunlugu 
hicbir mertebe ve harekatinda gorulemez, Hak Insam Kamil 
ile bilir, goriir, i§itir ve biitiin sifati yaradih§ ile vasiflamr. In- 
sam Kamilin zevki, gondii hakkm gbriisii ve zevkidir. Bu ba- 
histe insam kamil diye andigimiz zat Cenabi Fahri Kainattir. 
Qiinkii; onun hakikati biitiin hakikatleri toplami§ olan merte- 
bei uluhiyyettir. (Yukarda Viicud bahsinde de goriildiigii iizere) 
"Allah" ismi onun miirebbiidir. Ve bu isim altmda toplamms, 
olan biitiin esmada itidal vardir yani birinin digerine galebesi 
esmamn tesirinde olup o isimler onun terbiyecisidir, Onun icin 
yoktur. Hepsi miisavidir. Fakat diger peygamberler ve veliler 
mazhari de "Allah" isminin mazhari oldugu halde, onlarda iti- 
dal yoktur. 

Mesela Hazreti Salih Peygamber "Ya Fettah" isminin maz- 
hari oldugundan (yani bu isim diger isimler den fazla tesir etti- 
ginden tabii burada viicudun aynasi sabitelerinin iktizasidir) 
mucizesi fetih sure tile meydana gikti. Hazreti Isa'da ismi hay- 
ya mazhari oldugu icin oliileri diriltti ve kor gozleri agti. Diger 
peygamberan da bunun gibidir. 

Insam Kamil; Allah'i tenzihte tesbih, eder["innema ene be§e- 
run mislukum"] . (Ben de sizin gibi bir be§erim) Ve Te§bihte 
tenzih e&&r,["Men reani fakat reel Hak" "yedullahi fevka eydi- 
fiim"] "Beni goren Allah'i g6rmu§tur. Bu el Hakkm elidir." Bir 
insam kamil igin hem tenzih ve hem tesbih yapmasi lazimdir. 



*** 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 587 



ADEM VE HAWA'NIN YARADILI§I 

Viicudun mutlak mertebei vahidiyetten dordiincii mertebe 
olan mertebeye tenezziil ettigi vakit iic marifet meydana geldi 

1 — Nefis marifeti: Kendi hakikatini ve aslim bilmek. 

2 — Miibdi marifeti: Kendisinin, kimin tarafmdan meydana 
geldigini bilmek. 

3 — Rabbisine kar§i viicudunun yok oldugunu bilmek. Resu- 
lii. Ekrem S. A. bir hadisinde buyururlar: 

"Cenabi Hak evvela Kalemi ve benim ruhumu halkettifEu- 
velii ma halakallahill kaleme ruhi" 

Diger bir hadis (Evvelii ma halakallahill akle vert nefs) "Ilk 
defa akh ve nefsi halkettim".] 

Onun igin diger ruhlar ondan gikmadir. Peygamber Efendi- 
mize bunun igin ruhlarm babasi (Ebul ervab) da derler. 

Buradaki ruh toplu akildir, hakiki Ademdir. Viicut bu akh 
kxillin sag yam, imkan sol yamdir. Ve Havva toplu nefsin (nefsi 
kiil) suretidir ki Akh evvelin sol kenarmdan yaradildi. Ve bu 
gortinen mevcudatm ve mahlukatm dogu§u Akli kiil ile Nefsi 
kullun izdivacmdan meydana geldi. 

Cenabi Hak, Kur'an-i Aziyminde buyurur: 

"Ya Eyyiihennasiitteku rabbekiim.. Halekakiim min nefsin 
vahidetin ve halaka minha zevceha ilhahir..." (Ben sizi evvela 
tek bir nefisten size e§ vererek cogalttim.) 

Bu erkek ve kadmlar ahseni takvim (en giizel) suretinde ya- 
ratildi Ayet: "Biz insani ahseni takvim suretinde halkettik." 
["Lekad haleknelisane fi ahsenti takvim summe rededndha esfe- 
le safilin"] 

I§te biitiin insanlarm ceddi hakikisi, ilk babasi ve annesi; 
Ademi hakiki olan Akh kiil ile Hawayi hakiki olan nefsi kiildiir. 
Ve bunlar Cennette yani Allah'm viicudu pakinde gizli ortiilii 
idiler. Kendileri memnu meyvaya el uzatmadikca cennette kal- 
dilar. Memnu agag; §u gordiigiiniiz gokluk ki Cenabi Hakk'm 



588 — Futuhat-i Mekkiye 

varhgma nazaran bir hayal ve riiyadir. Bu cokluk alemi Ervah- 
tan, Ar§tan yerlere bir agac gibi uzanmi§tir. Ve bunun meyvasi- 
m yiyenler haktan uzak kahrlar. Bunun meyvasi tabiat karanh- 
gidir. Teki gift gosterin I§te Kur'am Kerimde Allah'm anlattigi 
Adem ve Havva hakiki manasile (Akh kiil ile nefsi kiil) §eytamn 
(Vehim ile hayal kuvvetinin birle§mesi) Havvayi aldatip onun 
vasitasile men edilen meyvayi Ademin yemesi (Ve bu vehim ile 
hayalin nefsi kiilde ve nefsi kiilun akh kiile galip gel-mesile 
vahdetten kesrete ko§dular) cennetten diinyaya indiler. Ayet: 

"Ey biiyiik peygamberim, su vakti insanlara anlat ki; biz Sa- 
na soyledik (muhakkak senin Rabbin Lnsanlan Uluhiyeti ile 
icaplar. (Onlarm hakiki viicutlari yoktur. Cumlesi Esmai ila- 
hiyyemden ibarettir. Golge ise hayeldir.) Bizim sana gostermis, 
oldugumuz riiya ve Kur'an-i Kerim'deki olan mel'un agac in- 
sanlara fitnedir. (Bu gosterdigimiz cokluk taayyiinati >riiyadan 
ibarettir, onlara hakiki gozle irfan goziile bakmak lazimdir.["Ve 
iz kulna leke inne rabbeke ehatabinnasi vema cealnerrilyelleti 
eraynake inne fitneten nasi ve§§eceretel meluneti fil kufani ve 
muhavvifehilm femd yezudiihum ilia tugyanen kebira"] 

Cenabi Hak Nefis ve ruhtan ibaret olan insanlara ['Vela tek- 
rabd hazihi§ §ecereten" 

Muhiddini Arabi Hz. leri Fusununda Ademi anlatirken "goz- 
bebegi insan iqin ne mesabede ise Cenabi Hakka nisbetle Adem 
dahi o mesabededir" diyor. Buradaki Adem'den murad ayn bir 
bahis halinde sundugumuz tnsani KamiVdir. Ve Muhittini Arabi 
de insani Kdmil olarak Hazreti Muhammedill Mustafa S.A. 
efendimizi gosteriyor"] "Bu §ecereci mel'uneye yaklasmaym" bu- 
yuruyor. Onlara yakla§an insanlarm yani tabiatm karanhgmda 
kalip kendi zevk ve sefalanna dahp ashm, Hakki unutan insan- 
larm ortiisii kalmla§iyor. Biiyiik bir tugyan icinde kahyorlar. 

Ademin yaradih§i hakkmda bugiine kadar belli ba§h dort 
nazariye vardir: 

1 incisi Kur'am Kerim ve diger kiitubii semaviyyenin anlat- 
tigi §ekilde, Kur'an-i Kerim'de Cenabi Allah kainati halk ettik- 
ten sonra Adem'in cesedini kokmus, camurdan meydana getirip 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 589 

ona ruh verdi. Melaikelerine secde ile emretti. §eytan "Ben 
Adem'den hayirliyim giinkii sana yillarca ibadetim var viicu- 
dum atesten halkolunmustur o ise topraktir. Ate§ topraktan 
ustiindiir" diyerek secde etmedi ve huzuru ilahiden tard edildi. 

Kur'an-i Kerim'deki iblis, §eytan Esmai ilahiyyeden ismi 
Mudilbin mazhardir. Ve mertebei ervahtan zatm harigteki hu- 
zurundan ibarettir. Ve tek olan vucudun iki olarak gorunmesi- 
dir. Bu ise halki sasirtir yoldan cikanr. Ve bu sekilde goriis. ha- 
yalden ibarettir. Iblis, seytan ikidir. 1 incisi afaki seytan 2 ncisi 
enfusii §eytandir. 

Peygamber efendimiz: "§eytan insamn damarlarmda kan 
dilbin mazhandir. Ve mertebei ervahtan zatm harigteki zuhu- 
runle dogan §eytam miisluman yaptim." buyurmii§tur. Burada- 
ki §eytandan maksat insandaki nefse i§arettir. Nefiste hasil 
olan kuvvei vehmiyye daima vucudun biitun kuvvetlerini istila 
etmek ister. Ve viicudda eseri olmiyan bir §eyi var ve var olan 
"bir nesneyi de yok gosterir. Eger insandaki kuvvei fikriyye 
vehmiyeye tabi olursa ona mutehayyile denir iblis, nefis insani 
haktan ayri goriip "ben ondan hayirliymiT'ETie hayriln miln- 
hii."] dedi. Cevab kendisine ayri bir viicut vermek dernektir. 

I§te §eytan akli kiille tabi olmayip var yok, yokuda var gor- 
dtigti igin Hak katmdan "Fahriig inneke mines sagirin" hitabile 
koguldu. Hakkm kuvvetinden bir kuvvet olan §eytan afakta ve 
Enfuste bir 90k insanlari yoldan cikarmak icin faaliyete gecti. 
Bilhassa ahitlere ve ehli siiluka musallat oldu. Onlan yoldan 
cikarmak igin sema ve arz §ekline girdi. Hatta bazi yerde bir 
nur §eklinde goriiniip: 

— Ben Allah'im... dedi[Biiyilk Evliyaullah Abdillkadir Gey- 
lani Hazretleri §oyle anlatir. 

" — Bir gun qolde gidiyorduk, bir nur gorundii ve arkasinda 
bir ses duyuldu. 

— Yd Abdillkadir ben senden ibaadeti kaldirdim, ben senin 
Rabbinim "ye, ig" ben onun §eytan oldugnu Allah'in emirlerni 
inkdr etmesinden ve sesinin bir taraftarn gelmesinden anladim. 
Qunku Allah chitten munezzehtir. §eytani kovdum"] Fakat hig 



590 Futuhat-i Mekkiye 

bir vakit Peygamber Efendimizin §ekline giremedi. Onun yo- 
lundan giden varisi kamillerin bile., cunkii: Hazretleri Resulii 
Ekrem ve anda yok olan kamiller "Ismi Hadi"nin mazhandir. 
Halbuki §eytan ve onun askerleri "Ismi Mudil"in mazhandir. 

§eytanm Allah'm tecelliyatna kansmasi kendini Allah diye 
gbstermesi Cenabi Hakta "Hadi" ve "Miidil" isimlerini ikisinin 
toplanmis, olmasmdandir. Sonra Ademin sol ege kemiginden 
Havvayi yaratti. (Bunun hakikatmi yukarda anlattik). Yiyip 
icerek Cennette gezinmelerini fakat §ecerei mel'uneye yakla§- 
mamalarim emretti. §eytamn aldatmasile bu agaca yakla§ildi. 
Allah'ta onlari emrile cennetten diiyaya sevketti ve bu Adem'le 
Havva'dan bugiinkii insanlar tiiredi. 

2 nci Nazariye: Ehli mutasavvufa ve batm alimlerinin fikir- 
leridir. Hazreti Mevlana mesne vi §erifinde §byle buyuruyor. 

"Cemathktan oldiin ve nebat oldun. Ve nebathktan oliip hay- 
van mertebesinde gbrundiin ve ondan da ge^ip Adem oldun. Ve 
Adem olunca artik olmedin." 

Ayeti Kerime :[Surei secdede " — Ve bedee halakal insana 
min tinin siimme cedld meslilhil min suldtin min main mehinin 
summe sevvahil ve nefahtii fihi min ruhi"] "Ademi civik, kok- 
mu§ camurdan halkettim ve onun neslini sudan yaptim ve ru- 
hu gbnderdim." 

Bu Ayeti Kerime §6yle tefsir olunur "Hazreti Adem'in viicut 
bulmasi pihtila§mi§ gamurdan oldu. Onun viicudundan Havva 
yaratildi ve Adem topraktan cikan nebatati ve nebatati yiyen 
hayvanati yedi. Bu gidalar insanm viicudunda nutfe (su) oldu. 
Bu su Havvamn rahmine akti ve orada muhtelif devre gecir- 
dikten sonra insan sureti oldu ve diinyaya dogdu, (Muhittini 
Arabi insanm olu§unu, hakikatini §oyle anlatir:) 

Her kimsenin ilmi ilahide bir aym hakikati vardir, Bu haki- 
kat Alemi ervahta ve Alemi misalde §eklini alir ve Ar§, kiirri ve 
yedi felekten gegip Aym semasma ve ondan diinyaya gelir. 
Diinyada Ate§ su, havadan topraga geger. Topraktan nebat 
olur, nebati hayvan yer ve hayvandan insanm midesine girip 
mutfe olur. Bu oradan rahmi madere (ana karni) du§iip insan 
olur. Bu nazariyeye devir nazariyesi denilir. 



Muhyiddin-i tbnd Arabi — 591 

3 iincu nazariye: Adem'in muntelif devreler gecirerek yara- 
dilmasi kabul edilmez. Bunlara gore Adem Adem olarak dun- 
yada yaradilmi§tir. 

4 iincu nazariye: Bu glinku tabiiye alimlerinin tezidir. Onlar 
"Iptidai varlik basit veya miirekkep hticeyreler halindeydiler. 
E§miye fasilesinden nebatati mevaddi jelatiniyye hayvanati na- 
imeden, maden ve hayvan ve nebat vasfma haiz olan mercanlar 
ve siingerlerden ve hayvanatm kabuklanndan ibaret idi. Arzm 
tekamul etmesile hayat olgunla§ti. Karada ve denizde ya§iyan 
hayvanlar zuhur etti. Sonra havada ucan kuslar goriildii ve bir 
zaman sonra maymunlar zuhur etti. Ve onlana tekamiilu ile in- 
san zuhur etti. (Darvin nazariyesi) Son zamanlarda yapilan tet- 
kiklerde ise Darvin nazariyesi curutiilmus ve insamn kendine 
has bir neviden meydana geldigi isbat olunmu§tur. 

Bu dort; nazariyeden hangisi olursa olsun insamn butiin 
mahlukattan §erefli ve olgun oldugu meydandadir. Cenabi Al- 
l&h:["Velekad kerremnd beni ademe."] "Ben beni ademi butiin 
mahlukata iistiin ve §erefli halkettim" buyuruyor. 

Muhiddini Arabi Hazretleri, Adem fashnda buyuruyor: 

"Biz Rabbimizi bir seyle tavsif etmedik fakat o vasfm ayni 
olduk. Cenabi Hak nefsini bize tavsif etti. Onu ne zaman go- 
riirsek kendimizi gormiis. oluruz ve ne zaman kendimizi goriir- 
sek o kendi nefsini goriir buyurmu§tur. 

Bundan maksat kendimizi Cenabi Hakkm bizde tecelli eden 
sifatlari ile biliriz. Ve ilim, kudret, hayat, irade, kelam, gbrmek 
ve i§itmek gibi kendimize nisbet ettigimiz sifati ona nisbefc 
ederiz. Fakat bizde zerre olan o sifatlar Cenabi Hakda kiildiir.. 

Muhiddini Arabi Hazretleri yukardaki sozlerile kendisinin 
Cenabi Hakda ifnayi viicut ettigini gosteriyor. Ve kendinde Al- 
lah'tan ba§ka bir §ey gormiiyor. Zaten hakikatte Allah'tan bas- 
ka bir varlik varmi. §u gordiigiinuz alem denizdeki dalga ve ay- 
nadaki akis gibi degilmi? Muhittinin viicudundan kendini kim 
seyrediyor?. Cenabi hak buyuruyor ki "Ben bir hal gelir kuluma 
oyle yakm olurum ki; onun goziinden ben goriirum, Elinde ben 
kuvvetimi gosteririm. (Ayet) "Ey habibim dii§manin uzerine at- 
tigm topragi sen attigmi zan ediyorsun? Onu ben attim!.." 



592 — Fiituhat-i Mekkiye 



"KIYAMET CENNET VE CEHENNEMIN 
HAKIKATLERP 

Kiyamet : 

Kiyametin muhtelif ce§itleri vardir. 

1 — ci kiyamet: Oltim ile yani herkesin mev'ut eceli gelmesi- 
le ruhunun bu cesedi birakmasi ile olur. Peygamber S.A. 
efendimiz buyururlar^Men mate fakad kamet kiyametuhii"] 
"Olen kimsenin kiyameti kopar." 

2 — ci kiyamet: Her an ve her dakikada vukubulan kryamet- 
tir. Qunku varliklar her anda gayip, gizli alemden (misal ale- 
minden) §ehadet (diinya) alemine ve diinyadan da alemi berza- 
ha (Alemi berzah ikinci misal alemdir.) Alemi berzah denilme- 
sinin sebebi kiyamet tie alemi §ehadetin arasinda olmasmdan- 
dir. Alemi berzaha ceset degil ruh intikal eder. Ruh ise dunya 
da hangi ahlakla alaka peydan etmi§se o huyun tecessiim eden 
§eklinde bir latif kaliba dti§iirtir. Mesela 90k, §ehvetli olan in- 
sanlar, zinaya dii§ktin olanlar ve hasis olan kimseler ayi §ekli- 
ne; kiskanc ve nankor olanlar kedi §ekline; dunyada herkese 
fenahk edenler isiranlar kopek ve akrep §eklindeki latif cesede 
biirtiniirler. §urada yalniz dikkat edecegimiz bir nokta var. 
Oda bu bahsettigimiz hayvani kaliplarm diinya alemine geriye 
donerek tenasiih nazariyesindeki gibi degil, berzah, misal ale- 
minde o aleme mahsus bir latif kahp icine girer. Dunya alemi 
"ismi zahir" in ve alemi berzah ise "ismi batm" in mazhandir. 
Her fena huydan temizlenmi§ insan boyle acayib bir kaliba bu- 
runmez aleme insan olarak intikal eder. 

Bu alemi berzahta (kabir aleminde) herkese kendi hakikati- 
nin ke§flnden sorulur. Kur'an-i Kerim'de cenabi Hak buyurur: 

[*Ve caet kullil nefsin maaha saikun ve §ehit lakat kiinte fi 
gafletihi min haza fe ke§efne anke gitdeke fe basariikel yevmel 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 593 

hadid"] "Her bir nefis kendisi ile beraber saik ve sahit oldugu 
halde gelir ve ona denir ki, sen bu halinden gaflette idin, biz 
senden perdeyi kaldirdik bu gun de senin kazan9 gunundiir." 
Perdenin kalkmasi bir tecelli ilahi ile meydana gelir. Herkesin 
suali ve cevabi bu tecelli icinde suratle vuku bulur. Qunki Al- 
lah[innallahe serial hisab'] "O gtinde hesabimz siiratle gbrii- 
liir" buyuruyor./Mw/u££mz Arabi Hz. lerinin vefatindan sonra 
bazi ehli ke§if sahipleri onun kabir alemindeki halin nazar et~ 
mi§ler ve §u vak'a ile kar§ila§mi§lar: "Sorgu melekleri Muhitti- 
nin yanina gelmisler ve herkese sorulan sorguyu sormu§lar o: 

— Biz bizimle bizde idik, biz bizimle bize geldik bizi bizimle 
bizden mi sorarlar!., deyince melekler bu cevaptan bir §ey aula- 
mami§lar. Tarafi Udhiden bir ses gelmi§. 

— Muhittinimi rahat birakm. Onun sozlerini diinyada bile 
anhyan azdir. Sozleri dogrudurf.J 

3 — cii kiyamet: Irade ve istekle olum tarim bu alemde tat- 
maktadir. Buna kiigiik kiyamet denir. Bir de kiimmeliyni Evli- 
ya ullah Hazeratmm fenafillah ve bakabillah mertebelerinden 
sonra tarn vahdet haline eri§meleridir, burada kiyameti kiibra 
(biiyiik kiyamet) denir. 

4 — cii kiyamet: Biitiin kainat igin giintin biriride kopacak 
olan kiyamettir. Isra suresinde Cenabi Hak (Allah sizleri mu- 
hakkak kopacak olan kiyamet giiniinde toplayacaktir/^Le yec~ 
maannekum"]" buyuruyor. Mezardan dogrulup hesap yerine gi- 
decegimiz i9in bugiine kiyamet yani halk huzura dur manasma 
gelir. Bu giine saat giinii de denir (ve ennes saate atiyetiin la 
reybe fiha) Muhiddin Arabi Hazretleri Fiituhati Mekkiyesinin 
(64) cii babmda buyuruyor ki: "Kiyamet gunii* biitiin insanlar 
mezarlarmdan silkinip huzur rabbil alemine giktigi igin bu gii- 
ne kiyamet ismi verilmis.tir. O giinde arzimis, ba§ka bir arzla 
degi§tirilecek, o yeni arz gayet biiyiik ve genis, olacak/""YeL>7ne 
tubeddelul ardi"] mah§er giiniinde diinyada yapilan biiyiik, kii- 
giik giinah ve i§lerden sual sorulacak. Bu sulaller sirulurken 
mab§erdeki insanlardan 90k fazla olarak birinci semadan inen 



594 Futuhat-i Mekkiye 

melekler ve diger semalardan inan melekler cebrailin emrinde 
olmak iizere yedi daire olmak lizere mah§er halkimn etrafmi 
gevirirler. Muhiddini Arabi Hazretleri Futiihatimn (37) babm- 
da der ki: 

"O gun tahti ilahiyi yiiklenen sekiz melek bu tahti Cehen- 
nemle Cennet arasma getirir. Cennet sagda ve Cehennem sol 
taraftab bulunur. Cenabi Maliki yevmiddinin azamet ve heybe- 
tinden biitun insanlarm dilleri soyleme§ olur. 

"Yuk§efu.." Ayeti kerimesi mucibince birinci perde kaldinhr. 
Insanlari bir melek secdeye gagirir. Biitun insanlar secdeye ka- 
panirlar. Fakat burada riyakarane bir surette secde etmek isti- 
yenlerin muvazeneleri bozulur ve arka iistii yuvarlamrlar. Sec- 
deyi bir turlii yapamazlar. Vucutlari kendilerinin cehennemlik 
oldugunu adeta haykirir. 

Bu yerde Cenabi Hak peygamberlerine soraraki/^Yewne yec- 
meullahurrusiile"] 

— "Sizlere emrettigim dini teblig ettiginiz vakit ummetleri- 
nizden ne cevapla kar§ila§timz?.. 

— Ya Rabbi sen butiin i§imizi, halimizi bilirsin diyecekler. 
Cenabi Allah biitiin peygambeleri diinyaya geli§ sirasiile gagi- 
racak. Ilk sorguya gelen Nuh Aleyhisselamdir. (emirleri mi teb- 
lig ettin mi denilecek Nuh Aleyhisselam: 

— "Evvet yarabbi!" diyecek. Onun iimmetleri inkar edecek- 
ler. Bir miiddet sonra Hazreti Isa'ya sorulacak: 

— Sen vahdani ilahiyyetini onlara anlatacakken ben onun 
ogluyum, Meryem annemdir. dedin mi? Hazreti Isa bu sua! 
kar§ismda titriyecek: 

— Ya rabbi onlara boyle bir §ey soylemedim. Onlar bunu ke- 
dilerinden uydurdular, diyecek. 

Bu mahser giiniinde diinyanm hiicra bir ko§esinde olup ta 
kendilerine bir peygamber vasil olmiyanlar ile akil balig olma- 
dan evvel olen umum cocuklar ayri bir yerde toplanacaklar. Iq- 



Muhyiddin-i ibn-i Arabi - 595 

lerinde en akilli, alim bilinen ki§i Hakkm emrile peygamberli- 
gini ilan edecek ortaya bir ate§ yakacak ve: 

— Ben Cenabi Allah tarafmdan su an icin gonderilmis. bir 
peygamberim. Size Hak namma emrediyorum. Bana itaat gos- 
terin ve §u ate§in icinde girin!.. kim bu ate§in icine gir emrine 
itaat edrek gierse Cennete de girer. Atese girmiyenler cehenne- 
me girecektir!. diyecek, bir kismi soziinii yapmiyacaklar ve ate- 
§e atilmiyacakla. Digerleri de soziinii tasdik edip ate§e girecek- 
ler ve ates. Hz. ti Ibrahim peygamberi nasil yakmadiysa o gi- 
renleri de yakmiyacak ve girenler o biiyuk ae§in obiir tarafm- 
dan Cennete gidecekler. Digerleri ise Cehenneme." 

Muhittin Hz. leri Ahiret aleminde kurulacak nizamdan §6yle 
bahsediyor: "Mizan insanlar ile cinlerin amellerin tartmak 
icindir. Burada iyi i§ler, huylar tartilacaktir.r'Vema nunezzillu- 
hu ilia bi kaderin malum" (Biz onu ancak idare ve durumuna 
gore tayin edilmi§ bir olqii dairesinde gondeririz."] Manevi i§le- 
rin terazisi akil degil midir?" Buna mantik tabir edilmez mi, 
cenabi Allah insanin §eklini, cesedini terazi §eklinde halket- 
mi§tir. Sag ve sol eller bu terazinin kefeleridir. O ceset mizanin 
insanin dili kaldirir. Bu dil hangi tarafa donerse ondan iyilik 
ve fenalik meydana cikar. Ahiretteki amellerin (sevap ve gii- 
nahlari), fiillerin tartih§lari misajidir. Qiinki, bu i§ler dtinya 
aleminde birer haldi. Ahirette ise bu haller §ahsiyet olurlar. 
Hig bir hakikat degi§emez, burada misali olarak bir sekle gi- 
rerler. Bu anlatilanlann hepsi misalidir. Bir hadisi §erifde pey- 
gamberimiz "bir zaman sonra ahiret alimende oliim beyaz bir 
koc §eklinde getirilip bogazlanacak" buyuruyor. Bu mir misal 
olarak anlati§tir. Kryametteki mizan diinyadaki mizamn §ek- 
lindedir. Kefenin ikisinin ya miisavi gelmesi veya bunlardan 
birinin agir gelmesiyle olur. Cenabi Allah bir sevabi on sevab 
olarak kaydettirir. Halbuki, bir fenaligi bir fenalik olarak kay- 
dedilir. Bunun iin kotii insanlarm fenalik gozleri agir ve iyilik 
gbzleri hafif olur. 



596 . Fiituhat-i Mekkiye 

Ahiret aleminde yedi gecit vardir. (Futiihati Mekkiye 64 cu 
bap) arz ? defter verilme, mizan Sirat, Araf Olumiin bogazlan- 
masi Cennete (ve Cenabi Hakki gormek). 

1 — cisi Dunyada yapilan i§ler mah§erde halka birbir arz 
olunur. 

2_~ cisi Diinyada yapmi§ olduklan iyilik ve fenaliklan yazil- 
mi§ bulunan (Kiramen katibin adli mekelrein her anda yazmi§ 
bulunduklan) defterler kendilerine verilir. Ve kendilerinef 7&rd 
kitabek"] "Kitabm oku ve kendi kararim kendin ver denilir." 
(Bu gun bu hal acaba olur mu? diye sorulamaz bile. Qiinki 
Kur'an-i Kerim'in tefsiri olan fen bunu gostermi§tir. Bir sinema 
filmi bile insanlann yillarca evvel ya§adiklan sahneleri goster- 
miyor mu? Kaucuktan yapilma bir plak bize yillarca evvel soy- 
lenmi§ §arkilan dinletmiyor mu?..) Dunyada nefsi hevasi pe- 
§inde ko^anlar, boyuna hirsla mal biriktirip Allah'm emirlerini 
unutanlar o giinde unutacaklar, kitaplan arkalarmdan verile- 
cek. Daha onlar kitaplarm kendilerine sunulmasmdan vaziyet- 
lerinin vahim olduklarim anlayacak ve sararip solacaklar. 

3 — cuzii Mizan: Biitun ameller teraziye konulup tartilacak, 
insamn biitun sozleri temessiil edip tartiya konulacak. "El- 
hamdulillah" diyenin sevap gozii agir gelecektir. Qiinki Pey- 
gamberimiz §byle buyurmu§tur. (Elhamdulillah mizani doldu- 
rur.) 

Biitiin sozler terazi goziine konacak fakat "La ilahe illallah" 
kelimesi tevhidi tarn manasiile omrtinde bir kere soylemi§ bu- 
lunan insan iyiler ziimresine aynlip Cennete girecek (peygam- 
berimiz oyle buyurmu§tur. "Omriinde bir kere la ilahe illallah 
diyen Cennete girecektir" Fakat efendim bircok insanlar var ki 
boyuna tevhit cekiyorlar yapmadiklan fenalikta kalmiyor. On- 
lar zahiren kelimeyi soyliyorlar. "Vaktile bir kamilin birisi der- 
vi§i ile birlikte bir nehir kenarma gelmi§ler. §eyh demi§ki: 

— Evladim, ben ya Allah! der kar§iya suya basarak gecerim 
sen de. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 597 

— Destur ya §eyhim! dersin ve suya basarak gecersin. Talip 
peki demi§ §eyh: 

— Destur ya Allah!.. demis, ve suya basarak gecmi§ (Bir in- 
san kesafetini letafete kalbederse yani cesedini nur yaparsa 
riiyadaki gibi denizde yiirur.) Dervi§te: 

— Destur ya §eyhim! demis kendisini suyun ortasmda bul- 
mu§. O sirada aklma gelmi§. 

— "§eyhim mi biiyiik yoksa Allah mi? Tabii Allah! O halde 
ben de Allah der gecerim. 

— Destur ya Allah!. Talip batmis, ve bogulmasma ramak kal- 
im§ken kurtarilmi§. §eyh ona demi§ ki: 

— Be hey aptal. Benim nasil Allah dedigimi biliyor musun? 
Ben kirk sene Allah diye diye bu kelimenin tarn hakkim §imdi 
verdim. Allah dedigim vakit Allah tecelli etti. Ve beni batirma- 
di sen de destur ya §eyhim dedigin vakit benim soyledigim ke- 
lime yiizii suyu hiirmetine Allah seni de suya batirmadi..." I§te 
o kimselerin cektikleri kelimei tevhit tarn kelimei tevhit degil- 
dir. O tarn kelimei tevhidi soyliyebilmeleri, kelimei tevhidin 
tam hakkim verebilmeleri icin biitun fena ahlaklardan soyun- 
malari lazimdir. Zaten Peygamberimiz "Ben ahlaki tamamla- 
mak, diizeltmek icin geldim" buyurmu§lardir.) 

4 — ciisii Sirat: Diinyada gbze goriinmeyen manevi kopru 
ahiret aleminde goze goruliiyor. Bu koprii mah§er meydam ile 
Cennet arasmda kurulmu§tur. Alti Cehennem vardir. Bir kisim 
insanlar yildinm hizile, bir kisimlan ugarak ve kisimlari yiiru- 
yerek bu kil kadar olan manevi kopriiden gecerler. Insanlann 
nurlari bu koprii iizerinde rehberlik eder." Muhittini Arabi 
Hazretleri buyuruyor ki: Havada birer cisim olan kuslan tut- 
maya kadir olan Allah o ince siratm iizerinde insanlan tutma- 
ya kadirdir. (Ehli mutasavafeye gore bu sirat Feleki kamerdir. 
Diinya cehennemdir, fena huylarim atabilmi§ olanlar bu feleki 
kameri gecerler ve Cennetlere (7 yildiza) giderler. Gidemiyen- 
ler tekrar ate§, su ve hava toprak, nebat ve maden, hayvan 



598 Futuhat-i Mekkiye 

arasma avdet ederler.) Siratm ince ve keskin olu§u amellerin 
iyice elenmesi ve tahkik edilmesi demektir. 

5 — c isi Araf: Cennet He Cehennemin ortasmdaki bir yerdir. 
Bu yerin Cennete bakan tarafi onlar icin bir sefa cehenneme 
bakan kismi azap olur. (Cehennemin icinden gelen haykin§lan 
duyarak). 

6 — cisi Oliimiin bogazlanmasi: Kiyamet giinii Cenabi Allah 
bliimii temsili.bir surette (koc §eklinde) yaratip cehennem ile 
Cennetin ortasma getirip iki taraf halkimn gozleri oniinde 
Yahya peygamberin elile bogazlatacak, bundan sonra oliim di- 
ye bir §ey ortada kalmiyacak. (Yukarlarda izah olundugu vec- 
hile oliim diye olan qeyin hakikatma niifuz edilmedigi icin o 
korkunctur. Her §ey canhdir. Cenabi Allah "Hay" diri oldugu 
i9in o esmamn tevellisi kiyamet anmda zuhur edecek ve oliim 
denen kog §eklindeki temessiil eden mefhum iradei ilahile zi- 
hinlerden silinecektir.) 

7 — cisi: Cenette girenlere verilecek ziyafettir. Cennetteki 
ziyafette (Nun tabir olunan bir deniz hayvanimn cigeri burada 
yenilecektir. Cehennemde ise okiiz dalagi gikartilacatir. Okiiz 
bir kuru ve soguk hayvandir. Dalakta viicudun biitiin kirlerini 
muhafaza eder. Viicudun yaramiyan maddeleri fena kanlar 
orada toplanir) Bu okiiz dalagmi yiyen cehennem ahalisinin iz- 
tiraplari artacak. 

Cennet ve Cehennemin her alem de misali mevcuttur. Allah 
yamnda ayani sabiteleri vardir. Diinya aleminde misalleri el- 
em ve zevktir. (Diinyadaki biitiin elem veren §eyler bir cehen- 
nem hayati degil midir? Bir gegimsizlik, hakaret, achk, hasta- 
lik, bunlar Cehennemden bir niimunedir. Bir di§ agrisma ta- 
hammiil edemiyen insan Cehennem cezalanna nasil tahammiil 
eder? Diinyadaki iyilik, giizellik, giileryiizliiliik cennetin misa- 
lidir.) Peygambeimiz onun igin buyurmu§lar "Asik yiizlii olma- 
ym ? asik suratsiz yiiz Cehennemdeki zebanilerin yiizleridir." 

Insandaki kalp ve ruhun kemalat bulmasi Cennet ve nefsin 
kuvvetiyle cesede ve ruha hiikmetmesi Cehennemdir. Cenabi 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi - 599 

Hak buyuruyorrTa eyyutilhennefsel mutmainne../'] "Ey nefis- 
lerini terbiye edip, ruhi sultanilerinin emrine tabi olarak Mut- 
mainne makamma gikmi§ olanlar." (Makami mutmainne man- 
mis, kimselerin, tarn manasile her§eyin Cenabi Hak tarafindan 
oldugunu bilen kimselerin yolundan Cennete giriniz. Duamz 
kabul olunmu§tur. Cennet sizindir." (Radiye mertebesi razi 
olan insanlarm yani uzerlerine gelen her turlii bela ve sikinti- 
lara sabreden onlarm hak tarafindan kendisini imtihan igin 
gonderildigni bilen kimselerin makamidir.) Merdiyye kimseleri 
hakkm emirlerin tuttuktlari igin muratlarma eri§miler ve ebe- 
di olarak Cenneti hakikiye ki Cenneti zata dahil olmu§lardir. 
Yunus Emre ne giizel der: 

"Cennet cennet dedikleri bir kag kbskle birkag huri istiyene 
versen am seni isterim seni" Cehennem karfirlerin yeridir./" f 7n- 
ne cehenneme le muhitatun bil kafirin"] Ahirete insanlarm du- 
hulii ruhani ve cismani olarakvuku bulacaktir. Yani diinyadaki- 
gibi. Ruhu o alemde mahsus bir kabba girecktir. Hadisi kudsi- 
de buyurulur: "Ben miitteki kullari icin gbztim gbrmedigi ve 
kulagim i§itmedigi ve be§erin kalbine, hayaline gelmedik §ey- 
ler hazirladim." Gbzlerin gbrmedigi ve kulaklarm i§itmedigi ve 
akla hayale gelmeyen §eyler diinyadaki tahayyiilatimizm hari- 
cinde ve fevkmde olacaktir. Allah ne yapmaya kadir degildir? 
Cennetin manasi: Agaci gok, giizel db§emeli bir yer demektir. 

Cennet bir kac kisimdir. Efal Cenneti, Amal Cenneti, Sifat 
Cenneti; o kulun Allah'm giizel sifat ve o ahlaklarma biiriinme- 
si olur ["Tahalluku bi ahldkilldh vettasifu bi sifatillah"] "Al- 
lah'm ahlakiyle ahlaklarmuz onun sifatiyle sifatlamniz" Mii§a- 
hede makamma eri§meyen her bir miimin kendi hayatinde si- 
uretlere "Allah" demistir. Halbuki Allah biitiin bu §ekillerden 
miinezzehtir. Insan §ah damarmdan yakmdir./""Ve nahnii akre- 
biln ileyhi nitn kablil verid"] Zaten bu yakmligi onu gbstermez. 

Cenneti sifattan ba§ka Cenneti Zat vardir. (O da fena fillah, 
Allah'ta fani olan insanlarm girecegi yahut girdigi Cennettir). 
Bu Cenneti zat tig kisimdir. 



600 — — Fiituhat-i Mekkiye 

1 — c i s i Ayani Sabite Cenneti: Cenabi Allah onunla ortiil- 
mii§tur. 

2 — cisi Cenneti Ruh: Cenabi Allah Alemi Ervahta (vucut 
bahsine ve bakimz) kendisini gizlemi§tir. 

3 — ciisii Yaradilmis. alemlerdeki Cennettir. (Diinyada Cen- 
nete giren. Hakki goren Ahirettede Cennete girer hakki mii§a- 
nede eder.) 

Cennet ahalisi Hak tarafmdan verilen nimet icinde ebedi 
olarak ya§arlar (Allah'm seyrine nihayet var midir?) 
Cehennem iki kisimdir. 

1 cisi: Muvakkat Cehennem 

2 cisi: Ebedi olan Cehennem 

1 — ci Cehenneme kabiliyeti ezeliyeleri temiz olupta sonr- 
dan fena huylar almi§ olanlar girerler. (Yani bu fena huylar. 
Kibir, hirs, azamet, §ehvet, riiya yalancilik, ceki§tiricilik birer 
cehennemdir. O huylanndan kurtulurlarsa o huylarim gozya§i 
ile, fenaliklanni iyilige gevirerek atalarsa rahata kavu§urlar.) 

Eebedi olarak girenler: Allah'a §irk (ikilik) ko§anlar, kufiir 
ve nifak ehlidir. Bimlar hicbir vakit Cehennemden gikmazlar. 
Qiinki kabiliyeti ezeliyleri oledir. Onlar Cenabi Hakka kar§i is- 
tigfar ve ibadetlerin Cehennemde yaparlar. Fakat ahiret ale- 
minde bir zaman gelir ki, Cehennemin ate§i Allah'm rahmeti 
ile sogur {"Sebekat rahmeti did gadabi"] "Hakkm rahmeti gada- 
bmi bastirir." Bu hal Cehennem ahalisi hakkmda biiytik bir ni- 
mettir. §eyhul Ekber Muhittin Arabi Hz. leri Futuhati Mekki- 
sinde buyururlar ki: Cehennem havayi nariden (Ate§ havasi) 
ibarettir. Icinde ayrica ate§ yoktur. Miicrim olanlar orada ate§ 
gibi yanarlar. Ve onlarm viicudu bu havaya gore yapilmi§ oldu- 
gundan[ "Kullema nadiget ciiluduhum cedde'mahun cilluden 
gayrehd bi nezukul dzab"] ce tamamiyle mahvolmazlar. Bunlar 
Cehennemde yana yana viicutlari liyakat kesbeder ve Cennete 
sokulsa istemezler. (Insan bir giilu koklamaktan nasil ho§la- 
mrsa Cennet ahalisi de Cennetteki giizel kokulari koklamak- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 601 

tan oylece ho§lamrlar ve bir pislik gbrseler onun kokusuna bu- 
runlarim tikayip kacalar. Halbuki bok bocegi gulden nefret 
edip kagar. Cehnnemdekiler de oyledir. 

Muhitini Arabi Hazretleri buyuruyor ki: Cehennemde azap 
duyanlar Cehennemin esranna vakif olmadiklari icin azapta- 
dirlar Cehennemin hakkm (Miidil) isminin mazhari oldugunu 
anladiklari an feraha ererler (Diinyada bir nevi cehennemdir. 
Fakat bu hakikati bilmiyenler icindir. Qiinkti diinyadaki biitiin 
i§ler cenabi hakkm emriyle yapihr. Ondan baska faili hakiki 
yoktur./~7a file illallah. "] Diinyada elem ve sikmti bir §eyi hak- 
tan ayri gormek ile ba§lar. Bir yeri agriyan kimse (of) diye ba- 
girir. Halbuki halk arasmda bir tabire gore "bir insan of dedigi 
vakit §eytan onun tepesine §eytanm ismi oftur." Bu tabir ne 
giizeldir. Bir insan bir sikmtidan of derse bedbinle§ir. Yuziintin 
§ekli degi§ir, yuruyu§ii, oturus, kalki§i degi§ir, bir takim evha- 
mat onu sarmi§tir. hie bir vakit bu fena durumdan kultula- 
miyacagi zan eder. I§te bu yeis en biiyiik kufurdiir. Hakiki Al- 
lah adami biitiin sikmti ve bela hallerinde " — Oh! Yarabbi §ii- 
kiir!.. der. Ve Cenabi Hak onu manen terakki ettirir. O nikbin 
olan kimsenin diinyasi cennettir. Qiinki hakta ayrilmamis, ve 
ikilikte kahp §eytana (vehme) uymami§tir. Onun yemi§ oldugu 
kupkuru yemek, zengin insanlarm yemi§ olduklari tatli ye- 
meklerden tathdir. Misri Niyazi Hazretlerine giizel buyuruyor: 
"Kahn lutfu §eyhi vahit bilmeyen cekti azap. "01 azaptan kur- 
tulup sultan olan anlar bizi.." 

"I§te cehennemliklerde azabm hakikatini ismi Mudil oldu- 
gunu anlar sa (kendi sirlarmi cozerlerse, Cehennemin ate§i on- 
lari yakmaz.) 



*** 



602 — Filtuhat-i Mekkiye 



ESMAVESIFAT 

Viicudu ilahi birdir. Fakat sifati goktur. Viicut bu esma sifat 
ile bir 90k suretlerde tecelli eder. Bu tecelli zatmdan zatmadir. 
Bu Esmali ilahiyye ve Sifat sayilmiyacak dar goktur. Fakat asli 
sifat 8 dir. Bunlar: 

"Hayat, ilim, kudret, irade, yaratmak, semi (i§itici), kelam 
(soyleyici), basar (goren) dir. Bunlar Kemal sifati da derler. Bii- 
tiin e§yanm esasi, ba§langici olan viicud Hayatm kendisidir. 
Mtiteharriktir siikun hali hicbir vakit yoktur. Eger siikun hali 
olsaydi yokluk oiurduve ondan bir §ey zuhur etmezdi. (Fizik 
kanununa gore hicbir §ey bila sebep hareketini siikunete ve sii- 
kunetinide harekete degi§tirmez.) Hareketinden viicudun 
muhtelif devrelerdeki tecelliyat meydana gelmi§tir. Hareket 
olan yerde hareket ettiren vardir. Ve o hareket ettiren Hay (di- 
ri) dir. Hayat bi sifattir ve sifat kendinden ayrilmadigmdan 
onun aynidir. 

Viicut hayat ile sifata burunee kendi zatini ve nefsini bilme- 
si lazim gelir. Bu ise onun aslma olan bilgisi (ilim) dir. Ve bu il- 
im, Hayat gibi bir sifattir. Hayat ve ilim ile sifatlanan viicudun 
kudret ve irade ile sifatlanmmasi olamaz. Qiinkti bunlar onla- 
rm levazimidir. Bu vticutta bu sifatlarla beraber Kelam, Basai, 
Semi, Tekvin, gibi sifatlarm olmasi lazimdir. Bu sifati Zatiye- 
nin ba§i Hayattir.. Qiinki hayatm olmadigi yerde ne ilim, ne 
hareket ne kudret hie. bir §ey bulunmaz. 

Zat sifat ile ve sifat isim ile meydana cikar. Bunun igin isim 
sifatm ve sifat zatm zahiri ve zat sifatm ve sifatta esmamn ba- 
tini olur. 

Esma ve sifati ilahiyye kiilliyati itibarile sayihr. (En'am §e- 
riflerde mevcut olan doksandokuz isim.) Fakat ciiz'iyete hesab 
ile sonsuzdur. 



Muhyiddin-i lbn-i Arabi — 603 

Esmai ilahinin hepsinde iki itibar vardir: 

1 incisi Zate 2 incisi kendisinin manayi hususisine delalet 
eder. Mesela Hayat, Kudret isimleri zate delalet ettikleri gibi 
kendilerinin hususi manalarma da delalet ederler. "Hayat, 
kudret sahibi kimdir?" diye sordugunuz vakitte; 

— Zati ilahidir.. denilir. 

Cenabi Hak alemi esmai ilahiyyesini, saltanatini meydana 
gikmasi igin yaratmi§tir. 

Biz hakkm muhtelif mertebelere tenezziilunden (yukarida 
bahsetmi§tik) meydana gelen arzdaki gordiigiimuz muhtelif 
mahlukata ve eserlere bakarak §u hukmii veririz. "Allah Hay 
dir ciinkii onun viicudunun delili olan kainatm her yerinde ha- 
yat goruniiyor. Ve kendimizde diriyiz. Bu dirligimiz Hakkm di- 
ri olduguna bir i§arettir (Dekart'm dedigi gibi, mademki ben 
vanm Allah'ta vardir.) Hak ilim sahibidir. Icat yapar, goriir, i§i- 
tir, soyler insanda da bu sifat vardir. Insan da goriir, soyler, i§i- 
tir icat eder. Fakat Cenabi Hakka nazaran onun sifatlari ancak 
bir zerredir. Cenabi Hakkm diriligi bozulmaz. Ebedidir. Insan 
ise 60, 70 yilhk tabii omriinu bitirince oliir. Yani viicudun zahi- 
risi diznya aleminden kaybolur. 

Insan goriir. Fakat giizuniin kuvveti, takati kadar goriir. 
Online gikan bir setin arkasmi goremez. Cenabi Allah ise bir 
baki§ta kainati her zerresini biittin teferriiatile goriir. Higbir 
■ §ey onun baki§mdan kagamaz. Cenabi Allah i§itir. Fakat insa- 
nm i§ittigi kadar degil.. Gece karanligmda siyah karmcanm 
karata§ iizerinde gezerken gikardigi ayak sesini bile duyar. 
Onun dinlemesi bizimki gibi degildir; o kainatm her ilini bilir. 
Ve kainata istedigi dilde hitap eder. Onun yaratmasi bizim icat 
etmekligimiz gibi degildir. Biz vakitle Cenabi Allah tarafmdan 
meydana getirilmis, bir maddeyi, bir §eyi §eklini degi§tirip yep- 
yeni bir §ekle sokanz. Bizim icadimiz budur. Yoksa maddei as- 
liyesi olmadan bir §eyi meydna getiremeyiz. Maddei asliyesi ol- 
madan bir §eyi meydana getirmek ancak Cenabi Hakka mah- 



604 — — — Fiituhat-i Mekkiye 

sustur. Ve buna yaratmak denir. Zaten maddei asliye kendisi 
degil midir? 

Onun kudretile insanm ve diger mahlukatin kudreti bir mi- 
dir? Bir insan ne kadar zeki olsa, kudreti olsa onun gizdigi ka- 
nunlardan di§an gikamaz. Omrii tabiiyesi azalmca vlicudu go- 
ker, demari azalir ve giiniin birinde aslma topraga riivu eder. 
Onu Allah'tan baska higbir kuvvet donii§ten men edemez. (Bu- 
yiik Peygamberimiz Hazreti Fahri alem bir gun mescitte otu- 
rurken bir geng gormiis. ve ona bakmi§. O geng gidice yanmda- 
kilere demis ki: 

— §e geng yarm olecek, Lehvi mahfuzda byle gordiim. 
Ertesi giin olmu§ geng yine g6runmii§. Ve bu gorunli§ uzun 

zaman devam etmi§. ashabi kiram §a§irmi§lar. Qiinki Fahri 
Nebi bu geng igin olecek buyurmu§tu. Bu nasil oldu da ya§iyor. 
Sordular: 

— Ya Resulu azam bu geng igin diin olecek buyurmu§tunuz? 
Btiyiik Peygamber temessiim etti: 

— Evet byle demi§tim. Fakat geng diin evine giderken bir fa- 
kire sadaka verdi. Bu fakir ona igten: 

— Allah senden razi olsun. Omriinti uzun etsin! diye dua et- 
ti. Allah'ta onun omriinii uzatti. 

— Peki ya Resiilallah bir adamm omrii nasil uzar? 

— Allah diinyada herkese bir ya§ama miiddeti tayin etmi§- 
tir Fakat o insanm bir de kabir alemi vardir. Bu kabir alemin 
kiyamete kadar surer. I§te o gencin kabir alemindeki omriin- 
den Cenabi Hak dtinya alemindeki omriine zam yapmi§tir. (Ya- 
ni burada Hazreti Nebiyyi Zi§an buruyor ki: Insanm omrii yal- 
niz diinyaya mahsus degildir bi de alemi berzah 2 nci misal) 
denilen bir yer vardir. Diinya alemiyle alemi bezah bir tutulur. 
Yani berzah diinya aleminin devamidir. Burada eksik olarak 
vefat eden miiminler alemi berzahta ibadetine devamla tekmil 
olunurlar) biiyiik Peygamber soziinii §u hadisi §erifle bitirdi: 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi - 605 

"Essadakatii teriiddiil bela ve tezyidil omiir" (Sadaka belayi 
defeder ve omrii uzatir.) 

(§urada sunu da soyliyelim ki; insanda bir 90k sifatlar mev- 
cuttur. Fakat onlar hakkm sifatma nazaran ciiziidiir. Yalniz bir 
insan kendi ciizii olan sifatlarm Kul olan Cenabi Hakkm sifat- 
lannda fani kalirsa, o vakit Cenabi Hak (Insam Kamil)in gziin- 
de ve sair azalarmda tecelli eder. (Insan Hak ile gbriir ve Hak 
ile i§itir ilaahir... Ve o vakit insan Hakdan gayri bir viicudun 
olmadigmi bizatihi anlar) Cenabi Allah yamnda bu sifatlar top- 
luoldugu bir halde Mahlukatm yanmda muhtelif §ekilde, dere- 
cede meydana cikarlar. Mahlukat Hakkm viicudile vardir. Ayri- 
ca bir miistakil viicutlan yoktur. Bundan dolayi onlarda gorii- 
len ilim, kelam, gbrmek, i§itmek, soylemek gibi Hakka nazaran 
ciizi olan sifatlar gine Hakdan ayn bizatihi o §ahsm degildir. 
Nasil ki Insan 7 nci devrede (1 inci viicudun tenezziilati bah- 
sinde yazmi§tik) viicuda gelmis haktan ayn degilse o sifatlarda 
(Hakkm sifatlarinin) 7 nci tenezziilati Hakkmdir. Yalniz in- 
sanlarda alemi siiflide kesif, kalm bir ortti ile ortuldiigii igin 
(yani cesette hapsedildigi icin) Kiilliyette tasarruf edemez. Ne 
vakit viicut si§esini ta§a calip kirarsa (yani nefsini fena huyla- 
rmdan kurtulup diinyada iken ruhunu cesedine hakim kilip ve 
ruhi sultanini ruhi kiilli (Muhammediil Mustafa S.A.) de fani 
kilarsa) o vakit Hak ile diledigine erer. Muhittini Arabi Hz. leri 
buyuruyor hi:[Fash §uayip] "Kendini, nefsini bilen rabbisini de 
h\\ir["Menarefe nefsehu fakat arafe rabbe"] Hadisi §erifinde 
mana §udur ki: "Esmai ilahiyyenin hakikatleri muhtelif ve cok- 
tur. Fakat esasi, ash birdir. O kimse kesrete baktigi vakit onla- 
ri bir olarak gortir. Muhtelif §ekiller birlik mertebesinde kaybo- 
lur. Cenabi Hak o arifi kendi sureti iizerine halk etti["Ennella- 
he halaka ademi aid surtihi"] belki o arefin hiiviyet ve hakika- 
tmin aymdir." 

Burada "Allah insam kendi sureti iizerinde halk etti" Yani 
Allah insam kendi esma ve sifat iizerine halkette demektir. 
(Fakat yukarda da izah edildigi iizere insan ile Tanrmm ara- 



606 Futuhat-i Mekkiye 

smdaki fark a§ikardir. Hakikatta Rabdan baska bir §ey yoktur. 
Fakat alemi farka gelinince bu a§ikar olarak meydana cikar. 
imamiRabbaniye gore. "Diinyadaki goriilen viicudun golgeleri 
vehim ve hayalden dogma bir varlik degildir. Elle tutulur gozle 
goriiltir bunlar. Hakka nazaran zayif bir varliktir. Allah Hayat, 
Kudret, Irade, Semi, Basar, Ilim sifatlariyle sifatlanmis oldugu 
gibi insanda bu sifat ile muttasiftir. Fakat insandaki ilim sifati 
Cenabi Allah'm ilmine nazaran bir higtir. ilahir" Fakat Muhit- 
tini Arabi'de buyuruyor ki, "Bu goriilen viicut, bir de onun gol- 
gesi olamaz. Viicut yalniz hakkmdir ve onun muhtelif mertebe- 
ye tenezzuliinden olmu§tur. (Kar ve buz suyun bir donmu§ §ek- 
li degil midir?. Su tekasiif edince bululut olmuyor mu? Fakat 
hakikatta b muhtelif §ekillerde su degil midir? Bu mertebeye 
isareten bir cok ayetler vardir. Ezciimle/^eZem taktuluhiim 
veld kinnallahe kateluhum vema remeyte izrmeyte veldkinalla- 
he rema."] Onlari siz atmadimz. Allah atti ve o kafirleri siz kat- 
letmediniz ben katlettim," 

["Ve mekerallahe vallahu hayrill makirin"]" Allah mekir edi- 
cilerin hayirhsidir." 

['Yedullahi fevka eydihim"]"^u el onun elidir." 

Bir 90k da hadisi §erif vardir. 

["Meridate felem teadeni"]"JldLSta. oldum ziyarete gelmedin." 

["Hadisi kudsi }> vema takreb ild abdi bi§ey'i "ilahir... "JKulum 
bana emretmis oldugum seylerle, ibadet ile yakmhk ettigi vaki 
onu severim ve onu sevdigimde; onunla (i§ittigi kulagi ve gor- 
diigii gozii ve tuttugu eli, yuriidugii ayagi) olurum ve gordtigu 
gozii ve tuttugu eli, yuriidugii ayagi olurum ve benden bir §ey 
isterse veririm ve bana sigmirsa onu saklarim.) 

Bu insan kamil mertebesidir (Insam Kamil bahsinde izah 
edilmi§tir.) Cenabi hakkm insana boyle hitabi insan igin biiyiik 
bir lutuftur. Cenabi Allah hie bir mahlukatma yukardaki hadi- 
si §erifler ve ayetdeki gibi hitap etmemi§tir. Ancak Ahseni Tak- 
vim olarak halkettigi insana soylemi§tir. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 607 

Bu bahsi bitirmeden evvel sofiler lisanmda ekseriyetle sbyle- 
nilen "Cem" ve "Fark" ne demektir. Ondan bahsedelim. 

Cem: Biitiin yaratilmis, e§yada yalmz Cenabi Hakki gor- 
mek.. 

Fark: Viicut aynasma akseden gokluk ile me§gul olmak. (Yu- 
karda da izah olundugu iizere bu 90k goriilen varlik birdir. Bir 
buyuk ayna kilirsa ins an kendisini muhtelif kink aynaciklar 
uzerinde gormez mi, §a§i olan kainati iki goriir. Fakat azasi ta- 
mam olan insan iki gozle baktigi halde bir, iki kulakla is,ittigi 
halde bir duyar.) 

Buyiik mutasavviflar "Faksiz Cem'i zmdiklik ve Cemisiz 
fark fisik ve kiifurdur" demi§lerdir. 

Cem makamma ermiyen kimsede marifet ve farki olmiyan 
kimsede de ubudiyet yoktur. Arif olan kiseler ikisini de birle§ti- 
rirler. 

Yukarda Farksiz Cem zmdikliktir demi§tik. Qiinkii bu ma- 
kam Ahadiyyet makamidir. Ve makama mahsustur. Diinyada 
zahir olursa §eriata aykiri olur. 

Fark makammda ikilik makamidir. Insan nefsinin (§eytan) 
ho§landigi bu diinya suretleri vaktini gegirirse, bu varhklara 
Haktan ayri bir viicut verirse §irk etmi§ olur. Ve kiifiir karanli- 
gi i^inde yuvarlanxr gider. I§bu keserata bakip Allahi gormek 
(yani zahirde halk ile, i§i ile me§gul olup batmda Hakki zikret- 
mek dtisiinmek) teferriir etmektir. 




608 — Futuhat-i Mekkiye 

KAZAVEKADER 

Vahidiyet mertebesinde (Vucut bahsinde 3 iincii mertebedir. 
1 inci mertebe Ahadiyyet, 2 ncisi Taayyiinu evvel ve 3 cusu Ta- 
ayyiini sani, yani vahidiyet, hakikati insaniye mertebesi) Aya- 
ni sabiteler. (Her canh varligm ozleri, mesela agacin cekirdegi, 
tohumu gibi o alemde de herkesin §ekil almami§ bir ozii vardir. 
Yukanki bahiste gecmi§tir) Kendi istidati ve kabiliyetlerine go- 
re meydana cikmayi isterler yani beni dunya alemine indir de 
kendimi soyle bir goreyim derler. Onlann halleriyle Cenabi Al- 
lah'tan bu istekleri iizerine Cenabi Hak kabul etti ve onlann 
meydana cikmalarim istedi. Iste Cenabi Hakkm bu ayani sabi- 
telerin kendi kabiliyetlerine gore muhtelif mertebelerde asikar 
olmasma humiik vermesi "Kaza"dir. Fakat bu emirde Cebir 
yoktur. Qiinku bunu ayani sabiteler kendileri istemi§tir. (Ya 
Rabbi beni meydana gikar da marifetimin iyiligini veya fenali- 
gini gostereyim demi§lerdir.) Binaenaleyh Kazai ilahi Allah'm 
e§ya tizerindeki verdigi kararidir. Ve Cenabi Hak her esyayi ol- 
dugu gibi gikmasma karar vermi§ ve onlari kendi kabiliyet ve 
meziyetlerie gore tekemnriil ettirerek be§er alemine kadar eri§- 
tirmi§tir. Hicbir vakit Cenabi Hak kendi ash temiz olan bir fer- 
di zorla tutup fenalgia siiriiklememi§tir. Bu alemde herkes vii- 
cudunun istidadim yapmiya koyulmu§lardir. 

Kazai ilahi iki kisma ayrihr: 

1 — Kazai imibrem, 2 — Kazai muallak. 

1 — Kazi miibrem: Muhakkak olmasi lazim gelen kazadir. 
Bu kaza hicbir dua ile ve tedbir ile giderilmez. 

2 — Kazai muallak: Kayit ve §arta gore meydana gelir (Me- 
sela; dunya alemine geleceksin orada Peygamberlerin soziinu 
dinleyeceksin. Ona tabi olursan felhah bulacak iki cihanda da 
saadete ereceksin. Eger soziinii tutmazsan azaba diicar olacak- 
sm. Peygamberimiz bir hadisinde "Kaza kaza ile red olunur." 
buyuruyor. Bunun icin akhmizi iyi kullamp adimimiza ona go- 
re atmahyiz. Eger biz Cenabi Allah'm emirlerini tutarsak el- 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 6G9 

bette o da bizi kolliyacak ve iyi hiikiimler verecektir. Cenabi 
Hak diledig vakit bizim istegimizi yerine getirir. "Ud'uni iste- 
cib lekum." Yani benden isteyiniz size vereyim.. buyuruyor. Fa- 
kat istemesini bilmeli. Herkesin bir mesele hakkmda yazdigi 
dilekce bir olur mu. Bazilarirnnki bir anda kabul olur. Bazi 
kimselerinki de haftalar, aylar surer. Bu yazimn yazih§ seklin- 
de ve maharetindedir.) 

Kader kazamn tafsilatidir. Kazai ilahide yalmz hukiim veri- 
lir. Mesela: Halil saadet ehlidir. Mervan §akidir. Bunlarm mey- 
dana cikmasi emrolunur. Fakat ne §ekilde zuhur edecegi kade- 
re aittir. Yani kader de, filan zat filan saatte filan yerde diinya- 
ya gelecek diinyada omrii §oyle gegecek ilah gibi.. (Biiyiik Veli- 
ler bir din telkin etmek istediler mi kar§ilarmdaki insanin isti- 
dadi zatilerine yani Ayani Sabitelerine bakarlar, istitadi temiz 
diizgiin olmiyan kimseler Cevheri Muhammediyeyi sunmazlar. 
Qiinkii onlarm kabiliyeti ezeliyeleri bozuktur. Ne soylesen para 
etmez. Peygamberimiz S.A. herkesin kabiliyetini bildigi halde 
onlara dini teblig ediyordu. Qiinkii Allah onu be§eriyete biiyiik 
bir Nebi olarak gondermi§ti, ona: "Ey Habibim, sen dini teblig 
ile mukellefsin, olari kabul edip etmemesi bana aittir." buyur- 
du. Yani "ben onlarm hakikadelirin kabiliyeti ezeliyelerini bilir 
ve onlara gore, o kimselere hidayet veririm" demektii". Kiyamet 
giiniinde kafirler ve sapkmlar iizerine azap ile karar verildigi 
vakit onlar: 

Ya rabbi sen bizi diinya aleminde istedigin gibi hareket et- 
tirdin. Bizim kabahatimiz ne? Cenabi Hak: 

— Ben sizin kabiliyeti ezeliyenize gore ve isteginize gore ha- 
disat viicuda getirdim. Siz benim gonderdigim peygamber ve 
kitaplara inanmadmiz. Alemi ervahta Elestii birabbikiim "Ben 
sizin Rabbiniz degil miyim?.." hitabmda hepiniz "Kalu Bela" 

— Evet sen bizim Rabbimizsin ve bu soziimiizde biz sabit 
kalacak ve senin emirlerini tutacagiz. Bizi diinyaya sevket de~ 
mediniz mi? Ben de sizi hig degi§tirmeden yani filanm §akilik 
halini beriki saitin haline cevirmeden alemi imtihan olan diin- 
yaya sevkettim. Siz orada soziiniizii tutmadmiz ve kendi vii- 



610 Futuhat-i Mekkiye 

cutlarmiza benden ayri olarak bir varlik verdiniz, §erik ko§tu- 
nuz ve bu gun de cezamzi cekeceksiniz. 

Bir hadisi §erifte "Biitiin dogan gocuklar islam dini iizerine 
dogarlar. Fakat onlari ana ve babalari kendi dinlerine sokar- 
lar," buyuruluyor. Btittin insanlarm islam dini iizerine diinya- 
ya geli§leri bir miisavati ilahiyye degil midir?. (Musliimanlik 
yalniz bizim zamammiza mahsus bir din degildir? Ta Adem 
Peygamberin diinyaya geli§inden beri mevcuttur. Musliiman- 
lik: Allah'm bir oldugunu ve ondan ba§ka tapacak bir mevcut 
oimadigmi bildiren bir dini ilahidir. Hazreti Adem, Nuh ve di- 
ger bizce bilinen 28 Peygamber bu vahdaniyeti ilahiyeyi yaymi- 
ya cah§mi§lardir. Fakat herbiri zamamnda yeni yeni kanunlar 
ortaya koymuslardir. Yeni bir kanun cikmca kendinden evvelki 
kanunlar kalkmaz, fesholmaz mi?.. Bu da oyle olmu§. Cenabi 
Kak be§eriyetin icabatma gore kitaplar, kanunlar gondermi§- 
tir. Yani kanunlan tammayip kendilerine varlik verip eski din- 
lerinde israr edenler yoldan aynlmi§lardir. Vaktile Musevilik 
ve Hiristiyanhk bir miisluman dini iken kendi kitaplarmda 
bizzat kendi peygamberlerinin haber verdigi veghile "Yuhanna 
Incilinin 16 ci babinda peygamberimiz Hazreti Muhemmedin 
gelecegini teb§ir eder. ^^e orada peygamberimizden "peraklit" 
diye bahsolunur. Peraklit - secilmis. manasma gelen Ahmed'in 
yani Hz. Muhammed'in ismidir. Ve onun ne biiyiik bir debdebe 
ve tantana ile yere ineceginden ve diinyayi cehil ve karanligm- 
dan kurtaracagmdan bahseder. Bu giin Italya'da bulunan "Ber- 
naba" Incili de peygarnberimizi tafsilatla anlatir. Gelecek olan 
kurtanci peygambei-imizi tanimadilar ve boylelikle Miisluman- 
lik yolundan ciktilar.) 

Peygamber efendimizin tig ciheti vardir: 

1 — cisi — Ciheti Risalettir; Ahkami ilahiyyeyi teblig eder. 

2 — cisi — Cihedi Vilayettir; Onun fenafillah mertebesidir 
ki, sifatim sifati ilahide if ha etmi§lerdir. Ve bundan dolayi Pey- 
gambr ef. mizde biitiin ahlak ve sifat, isim en yiiksek sekilde 
g6runmu§tur, zaten kendisi "Ben iyi ahlaki tamamlamak icin 
geldim" buyuruyor. 



r* 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi — 611 

3 — cii — Ciheti Nubiivvettir. Bu cihet Ciheti Vilayetin zahi- 
ridir. Ve Ciheti Vilayet bunun batimdir. Ve Nebi Allah Tealamn 
habercisidir. 

Peygamberler kendi viicutlarinin iktizasi iizerine diger halk 
iizerine ustiin tutulmu§lardir. (Vallahii faddale badekiim ala 
bad fil rizki) "Allah sizin bazmizi digeriniz iizerine rizikta iis- 
tiin, hayirli tuttu." Buradaki rizik iki ki§idir. 1 incisi: Rizki ru- 
haniye... Ilahi ilim gibi... 

2 ncisi maddi riziktir. Biitiin insanlar kendi vucutlarmm ka- 
biliyetlerine gore Haktan nzik talep ettiler ve Hak da onlara 
verdi. Qunkii Allah her §eyin hakkini verir. Yani ezelde her 
aym istidati ile istemis oludugu §eyi Cenabi Hak ona lutfedip 
verdi. O varhk Semavat ve Arzdan maddi gidasim ve diinyaya 
gelmeden secmis, oldugu Alemi Ervah ve misaldende ruhani gi- 
dasim aldi. Kaza ve kader iradeti me§iyyete ve iradeti mesay- 
yet ilmi ilahiye ve ilmi ilahi malum olan kadere tabidir. 

Sim kader bahsi biiyii bir ilimdir. Hak Teala herkese a§ikar 
olarak bildizmez, cunkii herkes ne olacagmi bilip kedere ve se- 
vince diiserler. §eriatten (Allah'm emirlerinden) aynlirlar. Be- 
nim §amm made'm ki §akiliktir deyip §akiligini fazlasile yapip 
ortahgm nizamim bozarlar. Ve herkes bir isme mazhar dii§- 
mu§tur. Bu mazhar oldugu esmanin tesirinde hareket eder. Fa- 
kat kabiliyetlerinin disma cikmazlar. Kabiliyetleri oldugu ka 
dar ismi ilahi tahtmda cahsirlar. Ve bu ebediyen devarn eder. 
Mesela ayam sabitleri bozuk olanlar ismi (Mudil) in; sert , ha- 
sin olanlar ismi Kahharin; yumu§ak affedici olanlar ismi Rah- 
man 'in hiikmundedirler. 

Yukaridan beri yazdigimiza gore Cenabi Hak bir varhk iize- 
rine bir isle, bir sifat ve hal ile hiikum etmez. Ancak onun ihm 
ezeliyesindeki haline gore hiikum eder 

Hazreti Uzeyir Peygamber Cenabi Haktan kendisine kaza 
ve kader bildirmesini yalvardi. Cenabi Hak ona sert davrandr 
reddetti. Ciinkii Uzeyir A.S. Vahiy yolile ogrenmek istemisti. 
Qiinkii vahyi ilahi Resullere ve Velilere halki davet icindir. 
Halka sirn kaderi anlatmak olmaz. Onun icin Cenabi Hak va- 



ftlf^\;;f!-m^^fffggfflgfffmm mmmmf-* . n^PHf^ W nmm m^ . g -- r ■f*mm*^mwt*'mmm** rymmmmw mmm^**m*n nwppwpm 



612 Futuhat-i Mekkiye 

hiy ile istenilen Kader sirrmi bildirmedi. Kaderi bilmek bir 
zevki ve istegi ilahidir. Yani Hakkm ho§lanmasi ile ve a§k ile 
olur. Bu ise bir kabiliyet meselesidir. Bu zevken olur. Bunun 
iizerine Uzeyir A.S. Cenabi Haktan olmek ve dirilmek hadisesi- 
ni kendi viicudunda gostermesini diledi. Bu isteyi§ Hazreti Ib- 
rahim'in istegi §ekildeydi. Hak Teala onun bu istegini kabul et- 
ti. Birden onu oldurdii ve diriltti. O vakit Uzeyir Aleyhisselam 
kendisinin ne §ekilde viicut buldugunu bizatihi gordii. Hayati 
ezelisini devir, devir mu§ahade etti. Fakat Vahiy yolile istemi§ 
oldugu sirri kader verilmedi, ciinkii sirri kader halk igin zev- 
ken viicudu olmiyan bir §eydir. (Nezle olan bir kimseye giizel 
kokular koklat duyar mi? Sagir olan bir kimseye giizel §arkilar 
soyle i§itir ve zevkini arilar mi? Anlamaz.) Halkta o seviyede 
yani kabiliyetleri kaza ve kadere aykiri oldugu cihetle Cenabi 
Hak kaza ve kaderi Uzeyir A.S. halka bildirmesi icin teblig et- 
medi. Bu azarlama hali Uzeyir peygamber igin hayirli oldu ve 
Hak dedi ki: 

— Eger bu kaderi ogrenmek i§inde israr edersen senden Ne- 
bilik vazifesini geri ahrim. Bu vilayet (Velilik i§idir). 

Nebili iki kisimdir. 1 incisi batmi Nubuvvet, 2 ncisi zahiri 
Niibiivvet. Velilikde iki kisma ayrilir. 

1 — Zahiri Vilayet, 2 ncisi batmi Vilayet. 

2 — Vilayeti zahiri insanligm tekamiilii ile viicut bulmustur. 
Iki kisma ayrilir: 

1 — Umumi Vilayet, 2 — Hususi Vilayet. 

Umumla ait olan vilayet iice aynlabilir: 

1 — cisi Peygamberlerin vilayeti. 

2 — cisi Evliyaullah vilayeti 

3 — ciisti Tevhit ehline mahsus vilayet. 

2 nci kisim vilayet yani Vilayeti hususiye de ikiye ayrilir: 
1 — Hazreti Muhammedul Mustafa efendimize ve onda ifnai 

viicut eden kutuplara mahsustur. 2 ncisi siiluk goren miiminle- 

rin vilayetidir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 613 

Vilayet Muhiddini Arabi Hz. lerine gore Niibtivvetten efdal- 
dir (iistiin). Qiinkii Vilayet; Allah'm sifatindandir. Ve bzdiir. Al- 
lah'm yanmdadir. Bir kul Hakda fani olmadan Veli olamaz. Ri- 
salet, Nebilik be§eriyete tenezziildiir. Vilayet Allah'm ismidir 
(ya Veli) bu Esmai ilahiye iki alemde de ebedi kalacagma gore 
Vilayette Diinyada ve alemi ahirette baki kalacaktir. Vilayet 
oyle bir kalbdir ki kainati icinden ve di§indan kaplar. Peygam- 
berimizle peygamberlik sona ermi§tir. Peygamberlerde hem 
Velilik ve hem Nebilik mevcuttur. Fakat Velilerde yalniz vila- 
yet vardir. Vilayeti ve Niibiivveti nefsinde toplarm§ olan Nebi 
tabi yalniz Nebi olandan iistiin diir. Qiinkii kendisinde hem Vi- 
layet ve hem risalet vardir. I§te o peygamberin Vilayeti kendi 
Nubiivvetinden iistundiir. 

Niibiivvet ve Risalet Vilayette mertebei hassadir. Vilayet bii- 
tiin felegi kaplar ve sifati ilahiyedir. Niibiivvet ve Risalet diin- 
yadaki insanlarm harekati igin peygamber olan Evliyada sifat 
arizidir ve vilayette has bir riitbedir. Ve Resulde Niibiivvet ve 
Risalet onun vilayetine nisbetle has bir riitbedir. Nebinin hak- 
ka miiracati kendi vilayet cihetiledir ve Niibiivvet ve Risalet 
ona sonradan konmu§tur. (Bundan evvelki Viicut bahsinde de 
izah olundugu iizere insanin tekevviin etmesi viicudun yedi 
mertebe iizerine tenezziil etmesinden meydana gelmi§tir. Ikin- 
ci ilahide §ekli §emaili olmiyan varhklar, kendi isteklerine yani 
viicutlarimn kabiliyetlerinin meydana cikmaga te§ebbiis etme- 
leriyle, Alemi Ervah ve misalde yekdigerinden ayrilmis muhte- 
lif latif suret ve §ekillere biiriinmii§tiir. Ve Alemi Ecsamda ise 
bu latif suretler kesinenmi§ ve gordiigiimiiz varhklar medana 
gelmi§tir. Bu kadar cok e§ya ilmi ilahide yekviicut idi. I§te ora- 
si velilik mertebesidir. Orada kahir ve lutuf birle§mi^tir. Hz. 
Musa ve Firavun, Hz. Ibrahim ve Nemrut bir yerdedir. Fakat 
alemi be§eriyeye gelince Hz. Ibrahim ve Musa A.S. Niibtivvet- 
lerini izhar etmi§tir, Firavun ve Nemrut da melanetlerini gos- 
termi§lerdir.) 



614 - Filtuhat-i Mekkiye 



MUHIDDINi ARABI'YE KAR§I YAPILAN 
ITIRAZLAR 

Muhiddini Arab! Hz. lerinin kitaplan dunyanm dort bir ya- 
nma dagilmi§tir. Onun zamamnda ve ondan sonraki yillarda 
eserleri okunuyor. Lehinde ve aleyhinde yazilar yazihyor ve ya- 
zilar veriliyordu. Iste iilemadan Aliyyul Kari de §eyhul Ekbe- 
rin eserlerini okumu§ ve ona kar§i a§agidaki yazilan itirazlan 
yapmi§ti. 

Aliyyul Kari'nin yaptigi itirazlar: 

1 — Adem peygamberi anlatirken "Biz Allahi bir seyle tavsif 
etmedik. Fakat o vasfm aym olduk. Tahkikan Cenabi Hak nef- 
sini bize tavsif etti. Ne vakit onu goriirsek kendimizi goriiriiz. 
Ne zaman kendimize bakarsak o kendi nefsini seyreder." diye 
bahsetmi§tir. Bu bir agik kufurdur. Qiinkii insanin zat ve sifati 
ancak hululiye ve viicudiye mezhebine Cenabi Hakkm kendisi 
ve sifatidir. 

1 — nci suale cevabimiz: Bu sualin cevabini insam kamil ve- 
Kaza ve Kader bahislerinde vermi§tik. §urada §unu tekrar 
edelim.. "Cenabi Haktan baska bir mevcut yoktur ve o insam 
kamilde seyir eder. Be insam kamil dogrudan dogruya iki ci- 
han Fahri Muhammet Mustafa Aleyhisselamdir. Hakiki biiyiik 
adem odur. Ve Tann Ademin viicuduna haricten girmi§ veya 
onunla birlesmis, degildir ki hulul etmi§ olsun. Adem Hakkm 
en son tecellisidir." 

2 — Gine Adem Peygamber bahsinde: "Goz bebegi insan icin 
ne mertebede ise Adem da Hak yanmda Cenabi Allaha nisbetle 
o mesafededir" diyor. 

Cevap: Insam kamil ve Adem bahislerinde verilmistir. 

3 — Adem fassmda insan hakkmda "Insan ezeli ve ebedidir" 
denmi§tir. Alemin kidemine hiikiim vermek kufurdur. 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi 615 

Cevap; Viicut ve Insam kamil bahsinde de yazdigimiz iizere 
insan taayyiinii evvel yani hakikati Muhammediye makamina 
gore butiin olan varhklarm ba§i, ozudiir. Diinya alemindeki ce- 
sedi itibarile de sonra halkolunmu§tur. Ve Ademin (Hakiki 
Adem Muhammed A.S. dir) lisani ezeli ve ebedidir. Qiinkii on- 
dan soyliyen Nak&ir.rVema yentiku anil heva inhiive ilia vahyi 
yuhun Surei Necm."] 

4 — §it A.S. fassma bu alem yalmz son Peygamber ve son 
batim Evliyamndir ve onu Evliya ve Miirselinden hie birisi gbr- 
mez. Ancak Hatemi Resuliin kalb hucresinden goriir ve onu 
Evliyadan hie bir goremez ancak hatem olan velinin kalb htic- 
resinden gorur[Muhiddini Arabi ve Vahdeti viicut S. 175.] Ve 
keza ayni yerde "Riiyada Beyti muazzamada (Kabe'de) biri gii- 
mii§ ve digeri altm olarak noksan kalan iki kerpicin birini ken- 
disinin doldurdugunu soyliiyor." 

Cevap: Her peygamber ilmini ve feyzini Hakikati Muham- 
mediyeden ahr. Bu tavir Hatemi Enbiyanm kalb hiicresi (Mi§- 
kat) mertebesidir. Ve biitiin Evliya da nurlarim ve feyizlerini 
ayni yerden (Hz. Fahri kainattan) alirlar. Onlar igin de mi§kat 
mertebesidir. Hz. Fahri alem batmda hatemi vilayet ve zahirde 
de Hatemi Risalet ve Hatemi Niibuvvettir/Bjr hadisi qerif var- 
dir: "Benim ummetimin ulemasi beni israilin peygamberleri gi- 
bidir." Bu hadise gore biitiin peygamberler i§igim Fahri Alem- 
den alirlar, onlarin iilemalari ise kendi peygamberlerinden alir- 
lar. Hakiki islam ulemasi da isigini dogrudan dogruya Fahri 
Alemden altigi iqin yukariki hadisi serife mazhar olurlar] (Ka- 
za ve kader bahsine bakmiz) Muhiddin de feyzini ve ilmini Ce- 
nabi Resulu Ekrem Ef. den almi§tir. (Bunu Fiisus adh kitabi- 
mn ba§mda yazar. "Bu eserimi bana iki cihanin Fahri riiyamda 
bah§etti. Onun soylediklerini harfiyyen yazdim.") 

Muhiddini Arabi Ftituhati Mekkiyesinde peygamberimizin 
bir hadisi §erifinde "Niibtivveti duvara ve Enbiyayi duvarm 
kerpiclerine benzettigi ve i§te ben bu duvarda noksan kalan 
kerpicim, benden sonra Nebi ve Resiil gelmiyecektir." buyurdu- 



616 j — Fiituhat-i Mekkiye 

gu gun ve kendisinin Kabe'de bulundugu sirada §6yle bir rliya 
gordiigiinu; "Kabe'nin bir dizisi altm ve bir dizisi gumu§ten 
olan kerpiclerden yapildigmi bunun bir yerinde bir altm ve bir 
gumii§un eksi oldugunu anlatip: I§te o altm ve gumiis, benim, 
buradaki altm batim vilayetim ve gumu§ zahiri §eriatimdir. 
Ben bunlari ikmal ettim," demi§tir. 

Muhiddini Arabi Hazretleri "Ben hatemi Evliyayim" buyur- 
mu§. Ve eserlerinin bircok yerlerinde bu hatem kelimesini izah 
etmi§tir: Evliyamn Hatemi Fahri Alemdir. Hatem demek ken- 
dinden evvel gelenlerin sonu demektir. Muhiddin de kendinden 
evvel gelen Velilerin (Hz, Ciineydi Bagdadi, Hz. Abdul Kadir 
Geylani, Seyit Ahmed Rufai) sonunda gelmi§tir. 

§eyhtil Ekber bir eserinde ehli ke§if hakkmda §oyle buyuru- 
yor: 

"Evliyayi kiram Hazretlerinin ke§ifleri tek ? ayn evlerde gece 
yanan kandillere ve Peygamberlerin ke§ifleri giindiizun biitiin 
kainata i§ik, nur veren giine§e benzer. Ve insanlar her birine 
verilen kuvvete gore yekdigerinin iistunde ucan ku§lar gibidir. 
Stifli nur ile ciiz'i surette bakan bir insan ile ulvi nur ile kiilli 
olarak bakan §ahsm arasmda pek biiyiik fark vardir/' 

5 — Musa Peygamberi anlatirken "Firavun miimin olarak 
oldii ve temiz olarak ruhu almdi. Ve Firavun Musa'ya Allah ne- 
dir? diye sormasi dogrudur" demesi kufiirdur. 

Cevab: Bir gok iilema Firavunun imansiz olarak vefat ettigi- 
ni ve onun tarn bogulacagi siradaki, imamni kabul etmezler. 
Buna imam ye's derler. Yani olecegini anlayip can korkusile 
iman etti derler. Muhiddini Arabi ise "Bu bir yeis imam degil- 
dir. Qiinku iman ettigi anda olecegini biliyordu. Kurtulacagm- 
dan emin idi. Qiinkii o sirada Hz. Musa peygamber Asasile Ki- 
zil denize vurmu§ ve iki tarafa ayrilan sularm arasmdan ken- 
dine iman edenlerle birlikte gegip kurtulmu§tu. Firavun bunu 
g6rmii§ ve inanmi§ti ki, ben de iman edersem ben de kurtulu- 
rum. 



Muhyiddin-i ibn-i Arahi — 617 

Bosnavi Abdullah efendi: "§eyhiil Ekber kamillerin varisidir 
maziyi oldugu gibi mus,ahede eder ve bilir. Meydana acikladigi 
esrar peygamberimizin i§aretile olmu§tur. Peygamberimiz ona 
oyle sbylemi§ ve o da hukmiinti oyle vermi§tir. 

Fahri kainat efendimiz, alemlere rahmet etmek icin gelmis- 
tir. "Senden sonra geleceklere ibret ve ni§an olmaklik icin bu 
gun seni bedeninle kurtarmz." Kavli Celili Firavuna rahmet 
etmi§tir. "Bu insanlar icin bir numunedir" demi§tir. (Iki cihan 
Fahrinden biitiin ilmini riiyada bgrenmesi dogrudur.) Muhiddi- 
ni Arabi Hz. leri hayatmda bir kere bile yalan s6ylememi§tir. 
Riiyasmda peygamberimizi gormii§ oldugu sahihtir. Qiinkii 
§eytan her sekle girer fakat ismi Hadi'nin mazhari olan pey- 
gamberimizin §ekline temessiil edemez. Onun icin Peygamberi- 
m\z["Men reani fakad reani fe inn§§eytan Id yetemesselil bi"_J 
«Her kim beni gordiiyse muhakkak beni gbrmu§tiir. (Jiinku 
§eytan benim suretime giremez buyurmu§tur. Hazreti Gavsiil 
Azam Abdiilkadiriil Geylani Esrarul esrar adli kitabmda; ba- 
zi ilim vardir ki avama gizlidir. Onu ancak Allah'm bildigi Veli 
kullari bilir, ve onu anlattiklari vakit yalniz Allahtan haberi ol- 
miyanlar inanmazlar, Hadisi §erifinden bahseder. 

Bu hadiste bahsolunan ilim Hazreti Resulii Ekrem Efendi- 
mize mira9 gecesi tevdi edilen sirdir ki, onu yakm olan ashabi, 
Ashabi soffa (yakm olan Ashabi Hazreti Ali, Hz. Ebubekir ve 
Hz, Omer ve Hz. Osman ilahir.. A§ereyi muhe§§ere ve peygam- 
berin muayyen zamanlarmda hususi olarak gorii§tugu 4 ki§i, 
bunlara Ashabi soffe denir) dan ba§ka halktan hie kimseye soy- 
lememi§tir buyuruyor. 

6 — Ishak Peygamberi anlatirken; Ibrahim Peygamber oglu 
Ismail A. S.'a (riiyamda seni kurban etigimi gbrdiim, seni kur- 
ban yapacagim) dedi. Halbuki riiya alemi misaldendir. Hayal 
alemindendir, bunu o aleme uygun olarak tabir etmeli idi. Qiin- 
kii peygamberimiz riiyada gbrdiigii siitii ilim diye ve Yusuf A. 
S. da Firavunun gormii§ oldugu yedi inegifHazreti Yusuf zin- 
danda iken Firavun bir riiya gordil rilyasinda 7 zayif inek 7 



618 Futuhat-i Mekkiye 

§i§man inegi yedi, bunu kimseye tabir ettiremedi. Hz. Yusufun 
iyi rilya tabir ettigini ogrenince onu cagirtti. Riiyasini ona an- 
latti. "yedi yd bolluk olacak, bolluk yillarmda ambarlarinizi 
zahire He doldurun. Qunkii onu takip edecek 7 yil kitlik olacak- 
tir. Sikmtiya dic§meyesiniz dedi ve dedigi de cikti.] yedi yil diye 
tabir etmi§tir. Koyun Ibrahim Peygamberin oglu §eklinde go- 
riindu. Kendisi bunu bir koyunun kurban edilmesi lazim, diye 
tabir etmeliydi. Halbuki bunu zahirine yormu§tur" Demi§tir. 
Bu bir hata degil midir? 

Cevap — Allah kitabi muazzami Kur'an-i Kerim'inde 
Hazreti Ibrahime oglunu kurban etmesi hakkmda bir riiya gos- 
terdigini ve Hazreti Ibrahim bunu zahire yorarak oglu Ismaili 
kurban etmege gotiirdiigii fakat o sirada Hak tarafindan bir 
ko9 gonderilerek o kocun kurban edilmesi bildirildi. Demek 
Hazreti Ibrahimin gormii§ oldugu riiyasmda oglunun kurban 
edilmesini tabiri diinyada bir kocun kurban edilmesi hakkm- 
daydi. Fakat Hazreti Ibrahimi o §ekilde hareket ettiren Allah, 
Hazreti Ismailin Hakka teslimini kainata gostermek istiyordu. 
(Her miisliiman zahiren kurban kesmekle miikelleftir. Batmen 
ise nefsini Hakka kurban vermelidir.) 

7 — Musa Peygamber babmda "Insan riitbesi itibarile yer ve 
gbk meleklerinin ustundedir. Melaikei illiyyin unsurlardan 
(Ate§, Su, Hava, Toprak) halkedilmi§, onlarm hepsinden efdal- 
dir, diyor. Melekler nasil insandan efdal olur?. 

Cevap: Fiisusu §erh eden Bali efendi: "Insan ve Melaikeyi 
illyyinden her biri bir cihetle birbirinden tistiin ve efdal olurlar. 
Insan butiin mertebeleri nefsinde toplamasiyle mevcudati un- 
suriye ve tabiiyyeden ustiindiir. Bunun i5in insan melaikeyi 11- 
liyinden de ustiindiir. 

Melaikeyi illiyyinfBu meleklere Melaikeyi Muheymun dahi 
derler. Bu melekler ba§kalarmdan ve kendi nefislerinden haber- 
dar degillerdir. Bunlar Allahin Celdl ve Cemaline a§iktirlar, 
Bunlar dort melegin (Cebrail, Israfil Azrail, Mikail) in ve diger 
yakin meleklerin de ustundedir. Bunlan ancak veliler bilir. 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 619 

Qilnku onlar peygamberlerin ilimlerine, sirlanna varis olmus- 
lardir] ise letafetleri, unsuri bedenleri olmamasi itibarile in- 
sandan iistiindur." demi§tir. 

8 inci itiraz — §eyhiil Ekber Futuhati Mekkiyesinde "E§yayi 
meydana getireni zikrederim. O e§yamn aymdir." Diyor, bu bir 
agik kiifurdiir. Bunun tevili de yoktur. E§ya e§yadir nasil olur 
da vacibiil viicudun zuhurda olsun aym olsun. 

E§yanm olu§u sifatin tecellisi ve Esmai ilahiye mazhar ol- 
malari icindir. Fakat Allah'm zatmi gozler gcrmez ve biiyiik 
ulemadan hicbirinin ilmi cevirmez. Biz Muhiddin'in kiifriine 
kail olanlardan degiliz.. Zira §eyhiil Ekber'in i§i kat'i olarak 
belli degildir. Biz §eriat ve Tarikate aykiri soz soyliyenlerin 
kiifriine hiikiim veririz. Onun kitaplarmi okuyanlar batil iti- 
katlardan beri kalryorlar, bu Tannnin bir lutfudur. Ve ona da- 
lalet yolunda uyduklan halde bunun boyle olu§u kaza ve kade- 
rindir. Bununla beraber Muhiddin'in kitaplarmi okumak iim- 
meti miislumana haramdir. Qiinkii onun hileleri bazi vakit Ve- 
lilere bile gizli kalir. Nitekim §eyh Celal Siiyutide boyleder. 
§eyhiil Ekber'e gelince, ben onun hakkinda bir hareket yap- 
mam, onun i§ini Rabbime havale ederim. Biitiin sozleri zindik- 
liga delalet ederse de bir coklarimn soyledigi gibi ben zindiktir 
diyemem. Kendisi icin iyi du§iinuriim. Sozlerindeki manayi 
ara§tirmadan ve keramete [Keramet: Velilerin gbsterdigi hari- 
kuldde hallerdir. Bu harikuldde holler eger bir peygamberden 
oluyorsa mucize denir. Eger bir din adami tarafindan gosterili- 
yorsa istidrac tabir olur Bir veli He bir sihirbazm (istidrag ya- 
pan) arasinda ne fark vardir. Fark §u: Nebi ve Veli bulundumuz 
arzdan 7 kat sema dahilinde harikuldde i§lerini gosterebilirler. 
Halbuki istidrag yapan ancak Kamere kadar olan saha dahi- 
linde kuvvetini gosterebilir. Ve bir Veli He kar§ila§tigi zaman 
daima altta kalir. Kur'an-i Kerimde bunun misali Hz. Musa He 
firavunun sihirbazlari arasinda gegmistir.] benzer bazi vak'ala- 
n i§itildigi halde ve bir gok ulema ona dogrudur dedikleri halde 
ben tasdikte etmem. 



620 Futuhat-i Mekkiye 

Cevap — "Cenabi Hak hakikati ve zati itibarile e§yanm ay- 
m" demesi: Cenabi Hakkm Esma ve sifati ile vlicut itibarile ay- 
n degildir. Aymdir demektir. Cenabi Allah her viicudun batim- 
dir. Ve her§ey ona donmektedir. Ayet "Innalillahi ve inna ileyhi 
raciun." Allahtan baska ezeli ve ebedi olan birsey var midir!. 
Cenabi Allah'm viicudundan ba§ka bir vlicut mevcut mudur? 
Goriinen §u varliklarm di§i halk ve ici Hakdir. Cenabi Allah 
viicut ve Esma ve sifatmm mahlukatta goriinmesi itibarile 
mahlukatm aymdir. Ve zati hususiyesi ve e§yada goriinen ek- 
sik sifatlar itibarile (Qiinkii Allah noksan sifatlardan miinez- 
zehtir. Ve Allah dedigimiz vakit bir kiil ismi zikretmis, oluruz. 
Allah ismi doksan dokuz ismi ilahinin toplanmi§idir. Mesela 
Hak ismi Cenabi Allah'm bir ismidir. Hak olan, Hay olan kim- 
dir? diye sorunca Allah'tir diye ceap veririz. Fakat; Allah kim- 
dir? deyince onu tarn manasile tarif edecek baska bir isim bula- 
mayiz. Allah Alah'tir. Eski Tiirk lisamnda Tanri ? Qalab gibi ke- 
limeler "Allah!" isminin yerini tutabilir mi? Onun verdigi kuv- 
vet ve kudreti verebilir mi? Denilebilir ki bu bir inam§ mesele- 
sidir. Bir insan hangi isme inandiysa onun tesiri altmdadir. Bu 
bir cihetten dogrudur. Fakat "Allah" ismi itibarile degildir. Mu- 
harebe alanlarmda "Allah!" "Allah!" diye zikrederek dii§mana 
saldiran yigitlerde bu husus gorulmii§tur. Onlar bu ismi serifle 
on kat daha kuvvetlendigini hissetmi§ler ve kendilerinden ge- 
cerek dii§manlarina hamle yapmi§lardi, Du§manlari onlarm 
zikrettigi bu ismi uzaktan i§ittikleri vakit yiirekleri korku ile 
dolmu§tu. Bunun tecriibesi meydandadir. Cam goniilden "Al- 
lah!" diyen bir insan kendini her cihetten kuvvetli bulur. Fakat 
diger isimler bunun gibi midir?) ayni degildir. Muhiddini Arab! 
Hazretleri* Fiituhati Mekkiye'nin 205 ci babmda "O olu§ iti- 
barile her §eyin aymdir, Fakat e§yanm ayrihgmda ayni degil- 
dir. Cenabi Hak bundan miinezzehtir. Allah'a Allah , tir» buyur- 
mu§tur. Ve 558 ci babda da: "Bu gordiigiinuz alemin Hakkm 
ayni olmayip ancak Allah'm viicudunda goriindugunu gdsterir. 
Eger Hakkm ayni olsa idi Cenabi Allah'm bir mevcudati nu- 



Muhyiddin-i Ibn-i Arabi 621 

mune ve misli olmadan yaratmasi sahih olmazdi. Ben e§yayi 
yoktan var eden (§ekli yokken §ekil veren ona viicut icinde vii- 
cut bah§eden) Cenabi Allah'i tesbih ederim." demis.tir. Cenabi 
Hak Zati viicutlan itibarile e§yadan miinezzehtir. Yalniz viicut 
itbariyle onun aynidir. Vahdeti Viicudu kabul etti diye Seyhi- 
mizin §eyhi diye bahsettigi Celalettini Suyuti'yi ho§ gormiiyor. 
Fakat Aliyiil Kari Muhiddini Arabi Hazretlerinin bir cok kera- 
metlerini i§itigini soyliyerek; ben ona bir §ey soyliyemem diye- 
rek batmen ondan korktugunu acikhyor. Ve orta bir yol takip 
ediyor. Bircok biiyiik adamlarm onun tutmu§ oldugu Vahdeti 
viicut nazariyesini kabul ettiklerini soyliyor (Vahdeti viicut - 
Viicut birligi demektir. Yani Hakkm viicudundan ba§ka bir vii- 
cut yoktur. Buna delalet eden bircok Ayeti kerime ve Hadisi §e- 
rifler mevcuttur. Zaten kamil olan insanlar ve bilhassa Hz. 
Muhiddini Arabi o Kur'an-i Kerim'den ve Ahadisten gayn bir 
§ey soylememi§tir. Riiyasmda ve yakaza yani uyku ile uyanik- 
hk arasmda iki cihan servetinden aldigi emir ve ilhamat ile bu 
kitaplari yazmi§tir. Ve sonra kendisi imayi viicut ettigi yani 
viicudunu Hazreti Fahri Alemde yok ettigi icin sbzleri asla 
Kui ; an'a ve hadisi §erife aykiri olmami§tir. Bilakis onun tersi- 
dir. Hz. Mevlananm Mesnevisi'nde boyledir. Zaten bu Ayeti ke- 
rimeler ve Ahadisi §erifler okunuldugu ve onun sozlerine tatbik 
olundugu vakit onun sozleri asla Ayete ve ahadise aykiri cik- 
maz. Bir kimsenin veli oldugu ne ile anla§ihr? Sozleri ve amel- 
leri Eatabullaha uygunsa o velidir. Kur'an-i Kerim kalbin mi- 
henk ta§idir. Hakkm biz insanlara liitfettigi bir saadet deryasi- 
dir. O denizin igine garkolan insanlara ne mutlu... 

Vahdeti viicudu gosteren ayeti kerimelerden bazilari: 

[ a Allahii nitriXs semavati velarz'T Allah yerlerin ve goklerin 
nurudur". 

[Huveleuvelu, uelahir, vellzahiri vel 6a£m J 7"Evvel ve son ic ve 
di§ odur". 

["Kiillu §ey'in halikiXn ilia veghe'TYier §ey halikindir. Ancak 
onun kendisinin halik; yaraticisi yoktur. 



622 — Futuhat-i Mekkiye 

["Ve kanallahu bikiilli §eyin muhifTAll&h her §eyi kaplar, 
cevirir." 

rVe ileyhi yerciu ild emri kullihi'Ttqlerin hepsi ona doner." 

["Fe eynema tilvellu fesemme veghullah"T i YuziXniizu bangi ci- 
hete cevirirseniz cevirin Allah'in vechi oradadir." 

["innehu huvessemiul aliym"]"t§iteii ve bilen odur." 

["Ve nahnii akrebil ileyhi minkum veldkin la tubsirun"] lt Ey 
habibim, kullarim sana benden sorduklari vakit ben onlara ya- 
kmim." 

["Ve nahnii akrebil ileyhi minkum veldkin la tilbsirunTBiz 
ona sizden daha yakimz fakat siz goremezsiniz" 

["Felem taktuluhilm velakinnallahe katelehiim ve rameyte iz 
rameyte velakinnallahe ramd'T Onlari siz oldurmediniz, Allah 
katletti. Ve attigin vakitte atan sen degildin. Allah atti. (Bedir 
sava§mda Resu]ti Ekrem Efendimiz bu ayeti okuyarak yerden 
bir a vug ta§ aldi ve mu§riklerin (izerine atti.) 

["Hiluellezi yilsavvirilkilm fit erham"]"Size ana karnmda se- 
kil veren odur" 

["Kulhiivellahu ahad, Allahiissamed lemyelid velem yuled 
velem yekiin lehu kiifuven ahad"]Allah ahaddir" (Allah'tan ba§- 
ka bir viicut yoktur, yukarda viicut bahsinde gosterdigimiz 
iizere mertebeyi Ahaddiyyet viicudu ilahinin 1 nci mertebesi 
olup hakikatidir. Esasidir, Ondan ba§ka bir viicut yok k* sayil- 
sin. 

Allah'm hicbir seye ihtiyaci yoktur. Zaten butiin ihtiyaclan 
ve istekleri o verir, o halkeder. Ne oglu ve ne de kizi vardir. Di- 
ger bazi din kitaplarmda goruldiigu iizere Hazreti Isa ve Ziibe- 
yir Allah'm evladi, akrabasi degildir. Ciinkii eger Hazreti tsa'yi 
Hakkm oglu kabul edersek. Onun bir de annesi olmasi lazim 
gelecek. Ve o baba ile zevcenin bittabi pederleri ve valideleri ol- 
masi lazim gelecek ve bu ila nihaye gidecek. I§te kullann bu gi- 
bi yanlis, du^iinceye sapmamalari icin Allah kitabmda ilan edi- 
yor. Ben dogmu§ ve dogurmu§ degilim. Benim oglum ve kizim 



Muhyiddin-i tbn-i Arabt 623 

yoktur. Bu glinkii elimizde bulunan bazi Incillerde Hazreti Isa 
"Ben rabbime, babama gidecegim" diyor, Hazreti Isa'nm bu so- 
zii, Cenabi Hakki baba gibi sevmesindendir. Yoksa orm baba 
olarak saymasindan degildir. Cenabi Allah'm hicbir e§i de yok- 
tur ve olamaz. 

["Innellezine yiibayiuneke innema yiXbayiunallah yedullahi 
fevka eydihim'TSana biat edenler ancak Alah'a biat ederler. 
Allah'm eli onlarm eli ustiindedir." 

["Ve nahnii akrebil ileyhi min hablil verid"]"Ve biz insana 
§ah damarmdan yakimz" 

["Yes'eluhii men f is semavati velar di kitlli yevmin hilve ft, 
§e'n"] 'Onu yerde ve semada olan kimseler ister. hergiin bir 
§andadir, Hergiin yeni bir sekilde tecelli eder. 

["Ve fit ardi aydtiin lil mukinin ve fi enfusikum efeld tubsi- 
nin?'iman[annda kuvvet bulup e§yayi, kainati aynel yakin 
olarak gorenler icin yer yiiziinde ayet ve alamet vardm" (Cena- 
bi Hak iic §ekilde bilinir. 1 incisi Iimel yakm, yc:ni Ilim ile mi- 
sal olarak. Arabistan'da bir Kabe varmi§ ve or ay a bir 50k miis- 
lumanlar giderek onu tavaf ediyorlarmi§. Orasi dort tarafi si- 
yah ortiiyle cevrili muazzam bir yermi§. Bu ilme] yakmdir. 2 
ncisi Aynel yakm: Gorerek. Tabii Cenabi Hakkm tecelliyatim 
gorerek. Misal olarak 1 cide duydugumuz Kabe-i Serifi bizzat 
Mekke-i Miikerreme'ye gidip gozlerimizle gormek. 3 ciisii Hak- 
ka] yakm. Hakta ifnayi viicut ederek. Misal; o dort tarafi or- 
tiiyle cevrili Kabe'nin icine, esrarma vakif olmakla.) 

Vahdeti viicuda delalet eden Ahadisi §erifler: 

["Menreani fekad reyiiihak ,} ]"Beni goren §iiphesiz Hakki gor- 
du." Arifin biri ne giizel soylemistir: 

"Ayineniz bu alem her seyi Hak ile kaim 
Mir'ati Muhammedden Allah goriiniir daim" 
Burada mirat ayna demektir. Hakkm aynasi... 
Ba§ka bir a§ikta ne giizel demi§: 

"Muhammetten muhabbet oldu hasil 



624 — Futuhat-i Mekkiye 

Muhammetsiz muhabbetten ne hasil?" 

["Kanallahu veld §ey'i mea"]" Allah var idi ve onunla beraber 
bir §ey mevcut degildi." 7 

["La tahzen innallahe meana."]" Allah bizimle beraberdir, 
rniiteessir, mahsun olma." 

Hazreti Ebubekir'e magarada Peygamberi zi§ammiz buyur- 
mu§tur. 

["Mamin reculun yetasaddaku bi sadakatihi ilia vak'ati fi ye- 
dullah kable en taka fi yedussail. Ennallahe hilve yakbil el tev- 
betihi an ibade veya hazessadakat."]"Bir adam sadakayi fuka- 
raya verirken o sadaka fukaramn eline dii§meden evvel Alla- 
h'm eline du§er ve kullarmdan tovbeyi kabul eden ve sadakayi 
alan Cenabi Haktir." 

["Kuntii kenzen mahfiyyen"]"Ben bir gizli hazine idim. Bilin- 
mekligimi istedim ve zatimdan zatima tecelli ederek bu halki 
yarattim." 

["En ehadukum izakame ilessalavati feennema yenaci rabbe 
fe ennerabbe beyne ve beynel kible" Buhari seriftedir.] "Birimiz 
namaz icin kiyamettigi yani kalktigi vakitte ancak rabbine yal- 
varir. Qiinkii onun Rabbi onunla kible anasmdadir." 

["Vellezi nefsil Muhammed biyede levennekum.. ilahir.." Bu 
hadisi $erifi Tirmizi Ebu Hilreyre R.H. dan rivayet etmi§tir.] 
"Muhammedin nefsi onun elinde olan Cenabi Allah'a yemin 
ederim ki ? eger siifli olan arza bir iplik sarkitsaniz Allah'm iize- 
rine dii§erdi." 

[Imallahe yekulii yevme kiyametin yd ibni adem/meridtil fe- 
lem teadeni. Kale ydrab keyfe endiin ve ente rabbtil alemin kale 
ema alemet ene abdi fildna meride felem teadehu ema alimet 
inneke levudetihi lev ceddeteni.. ilahir.." Bu hadisi §erif Sahihi 
Mitslimin Kitabul berinde Eba Hiireyre'den rivayettir. ]"Cenahi 
Rabbiil-alemin kiyamet guniinde diyecek ki: Ey Adem oglu... 
Hasta oldum beni dolasmadm.. 



Muhyiddin-i ihn-i Arabi - 625 

Kul: 

— Ya Rabbi, Sen alemlerin Rabbi oldugun halde hen seni 
nasil dolasirim?.. der. Cenabi Hak: 

— Bilmiyor musun filan kulum hasta olmu§tu. Eger onu zi~ 
yaret etmi§ olsa idin beni onun yaninda bulmu§ olacaktm. 

— Ey insan oglu, Senden yiyecek istedim beni doyurmadm. 

— Sen Alemlerin Rabbi oldugun Halde ben seni nasil doyu- 
rurum? 

— Bilmiyor musun, ki filan kulum senden yiyecek istemi§ti 
sen onu doyurmadm. Eger sen onu doyursa idin bunu benim 
yanimda bulacak idin. 

— Ey Adem oglu, senden su istedim bana vermedin.. 

— Sen alemlerin Rabbi oldugun halde ben sana suyu nasil 
verebilirim? 

— Bilmiyor musun ki, filan kulum senden su talep etmi§ti 
sen ona vermedin. Eger ona suyu verse idin, bunu benim ya- 
nimda bulacak idin!.," 

Muhiddini Arabi Vahdeti viicut icin kitabimn bir yerinde 
§oyle der: 

"Kainatm satirlarim dii§un, giinkii onlar sana melei aladan 
gelen sayfalardir. Eger onlann satirlarim okuyabilirsen onlar- 
da (Iyi bil ki Allah 'tan ba§ka hers, ey batildir) sozleri yazilmi§tir. 
Bil ki alem Tanrmm gayri olan §eylerin ciimlesinden ibarettir. 
Ve viicut bulunsun bulunmasin mumkiinattan ba§ka bir §ey 
degildir. Ciinkii miimkiinat bize Allah'i ogretir. Imkan mumkii- 
natm yokluk ve varlik halinde lazim olan bukmudiir. Miimkii- 
natin olmasi yokluguna tercih edilmelidir ve tercih eden de Ce- 
nabi Allah'tir. Bunun icin Alem dendi. Bunu ogren ve hal viicu- 
dunda alem (ama) kabul ettigi suretlerden ba§ka bir §ey degil- 
dir. Onda meydana gikmi§tir. Bunun icin alemin hakikatma 
bakacak olursan bu alemin bir golgeden ibaret oldugunu anlar- 
sin. Bunun icin Cenabi Allah "Kiilli §eyin halikun ilia vec- 
he ,? buyurdu. 



626 — Futuhat-i Mekkiye 

Tevhidin iic mertebesi vardir: 

1 cisi Tevhidi efal: Bir fiili tecelli olup, arifin gerek insandan 
gerek melekten ve gerek §eytandan husule gelen butiin ahval 
ve harekati masivallahtan ayrilarak Allah'tan gormesidir. (Ma- 
si va Haktan alikoyan §eylerdir. Peygamber Efendimiz "Ve ne- 
heytii kalbi an masivallah." Allah kalbimizi["Kalb: Lugat itiba- 
rile manasi; bir seyi geri dondiirmek ve cevirmek veyahut bir 
kimsenin yiiregine vurmak ve dokunmak manasina gelir ki 
(gerek hakiki ve gerek manevi olsun) bir de bir nesneyi tersine 
cevirmek manasina da gelir.Bunun da be§ sureti vardir. 

1 — A§agi ve yukariya 2 — One, arkaya 3 — Saga, sola 4 — 
Arkaya one dondiirmektedir. Viicuttaki yiirege kalb denir. Kalb 
ve Fuat birdir. Fuat fariside dil, Tiirkgede goniil manasina ge- 
lir. Fuat yiiregin yani kalbin ortasma denir. Fuat kalbin habbei 
siiveydasmdan ibarettir. Ve biitiin kuvveti havasm mebdeidir. 
Nitekim dimagda cesii havassin mebdedir. Bu hakikati insa- 
niyyedir ki, buna nefsi natika ve ruhu batma derler. Ve kalb 
nefsi natikamn tahti saltanatidir. Hadis "Adem oglunda bir et 
pargasi vardir. O et parcasi salah bulursa cesedin kiillusu sa- 
lah bulur" Hazreti peygamber S.A. efendimize sormu§lar: 

" — O et pargasi nedir?." 

" — Kalbtir.." gevabim vermi§. Kalb yedi tabakadir: 

1 — Sadir mahalli (Burasi dogrulugun ve eyriligin yani me- 
lek ve §eytamn yeridir), 2 — Mahalli imasi 3 — §ugaf (Mahalli 
muhabbetil hakktir), 4 — Fuat (Mahalli niyetiil Haktir), 5 — 
Habbetiil kalb (Mahalli mahabbetil hakdir), 6 — Siiveyda (dini 
ilimler mahallidir), 7 — Mehcetil kalb (sifati ilahinin tecelli et- 
tigi yer) Mdsivadan muhafaza etsin diye dua edin" buyurmu§- 
tur. 

Bu mertebede olan insan "la fa ile illallah" der. Yani biitiin 
olan i§ler senden'dir der. Ibrahim Hakki Erzurumi Hazretleri- 
ne ne giizel der: 



Muhyiddin-i tbn-i Arabi — 627 

"Hakdan olacak i§ler, bo§tur kamu tk§vi§ler 

01 bildigin i§ler, Mevld gorelim neyler. 

Deme nigin bu boyle, yerindedir o dyle 

Bah sonunu seyreyle, Mevld gorelim neyler." 

Tevhidin 2 nci mertebesi: Tevhidi sifattir. Sifattan masivah- 
tan ayirmaktir. Allah'm her tecelli ve sifatmda Haktan gayriyi 
gormemektedir. Arif burada "la mevsufe illallah" der. 

Tevhidin 3 cii mertebesi: Tevhidi zattir.. 

Tevhidi zat, viicutta yalniz bir zati, yani Allah'i gormektir. 
Ve onun muhtelif mertebelerindeki tecelliyatim gbrmektedir. 
Arif bu makamda "la ma§uka illallah" Allah'tan ba§ka ma§uk 
yoktur ve "La mevcude illallah" Allah'tan ba§ka mevcut yoktur 
der. 

Ben bilmez idim gizli ayan hep sen imi§sin 

Tenlerde ve canlarda nihan hep sen imissin 

Senden bu cihan igre nisan isterdim ben 

Ahir bunu bildim ki cihan hep sen imi§sin 

Muhiddini Arabi Hazretlerine gore: 

Arifler katmda yedi derece, yedi tur vardir. 

1 inci Tur: Bir kimse kendi cisminde ve cesedinde tasarruf 
eden ruhi cviz'isini (Yani ona Nefsi natika derler. Fakat vahdet 
ehli indinde nefsine, kalbine, ruha ve akla ve sirra cumlesine 
§ey'i vahid derler. Ancak sifati degistikce birer itibarla birerisi- 
ni verirler. Nefsi natika cisim ve cismani degildir. Cesedinin i- 
cinde ve di§mda tedbir ve tasarruf eden (du§iinen ve kuvvetini 
istedigi gibi kullanan) onun mekani ve ni§am yoktur. Istedigi 
yerde bilkiilliye mevcuttur. Cesedin elinden tutan ve goztinden 
goreni ve dilinden soyliyen ve biitun uzuvlari kullanan, i§leten 
odur. Ve bedeninin her yerinde bizatihi ve bil kiilliye mevcut- 
tur. Ciimle bedeni gevirmi§tir. Her§eyden miinezzehtir her an 
merkezinde durur.) bilmektir. 



6 28 — Futuhat-i Mekkiye 

2 ncisi: Afakta olan nefsi kiille nazaran ona Akil ve izafi ruhi 
kiilli dahi denir. Halifetullahtir. O da cisim ve cismani degildir. 
Biitiin yerlerin ve goklerin dahilinde ve di§mda degildir. Ve 
ciimle mevcut olan varligi ihata ve tasarruf eden odur. Onda 
hicbir zaman zeval ve fena yoktur. Bu izafi ruh kemakan sabit 
olup merkezinde durur. Bunu ogrense. 

3 ciisii: Birinci ve ikinci mertebelerden gecip ciizi ruhunu 
kiilli ruhta fani ve mahvettigini goriip ruhi izafi ile dine olan 
yani nuhunun ruhu kiilli ve aklmin akh kiilli oldugunu Hak- 
kal yakm mu§ahede etmek. 

4 ciisii: Kendi ruhunu ruhu izafide yok edip ve ruhu izafiyi 
Hakkm zatmda ifna edip ciiziyetten ve kiilliyetten kurtulup 
ciimle efal ve harekati Hakta ve Cumle Esma ve sifati Hakta 
ve Ciimle zati Hakta ifna ettigini ilmel yakin ve Hakkel yakin 
olarak gormesidir. Bu mertebede "la mevcude ila hit," manasmi 
zevkle ve hali ile anlayip "Limenil millkul yevm Lillahil vahi- 
dil kahhar, yani kimin miilkii ve viicudu vardir. Ancak bir olan 
kahhar Allah mevcuttur." manasmi anlayip Allah'tan ba§ka bir 
mevcudun olmadigim bilmek. (Burada anlatilan turlarm biri 
enfiisi, biri afaki ve biri 2 sinin cemidir. Ve bir turda hepsinin 
Allah'ta fani oldugnu bilmetir) 

5 inci tur: Yukarda sayilan dort turu toplayrp, bir yerde gor- 
mektir. Bu makam sahibine ibnil vakit derler. 

6 nci tur: Burada ciimle e§yada kendini goriir, ve kendisi 
ciimle e§yaya aynadir. Biitun esyayi kendine bagli goriir. (Bu- 
rada